SON DAKİKA

#Birleşik Krallık

HABER DEĞER - Birleşik Krallık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşik Krallık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracatta hedef ülke sayısı 60’a yükseldi Haber

İhracatta hedef ülke sayısı 60’a yükseldi

İhracatçılara 2026 yılının ilk müjdesi Ticaret Bakanlığı’ndan geldi. Ticaret Bakanlığı, 2026 yılında hedef ülke sayısı 55’ten 60’a çıkardı. İhracatçılara 2026 yılının ilk müjdesi Ticaret Bakanlığı’ndan geldi. Ticaret Bakanlığı, 2026 yılında hedef ülke sayısı 55’ten 60’a çıkardı. 2025 yılındaki hedef ülkeler; Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Brezilya, Cezayir, Çekya, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahili, Filipinler, Fransa, Gana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Hindistan, Irak, İspanya, İtalya, Japonya, Kamboçya, Kanada, Katar, Kenya, Kolombiya, Kuveyt, Libya, Malezya, Meksika, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Peru, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, Senegal, Sırbistan, Suudi Arabistan, Şili, Tanzanya, Tayland, Tunus, Umman, Ürdün, Venezuela ve Vietnam 2026 yılında da yerlerini korurken, Filistin, Suriye, Slovakya, Macaristan ve Kuzey Makedonya listeye yeni giren ülkeler oldu. Ticaret Bakanlığı’nın Türk ihracatçılarının uluslararası arenada rekabetçiliklerinin artması adına her yıl 16 kalemde devlet destekleri verdiğini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, yurtdışı fuar, TURQUALITY, sektörel ticaret heyetleri, tarım, URGE, yurt içi fuar katılımı, pazara giriş, birim kira ve E-İhracat desteğinin öne çıktığını vurguladı. HEDEF ÜLKELER EİB'NİN İHRACATINDAN YÜZDE 73 PAY ALDI Hedef ülkelere yönelik düzenlenen fuar katılımı ve sektörel ticaret heyetlerinde Ticaret Bakanlığı’nın 20 puan ilave destek verdiğini, hedef sektörlerdeki firmaların ilave 5 puan daha destek aldığını vurgulayan Eskinazi, “Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılının 11 aylık döneminde gerçekleştirdiği 16 milyar 860 milyon dolarlık ihracatın 12 milyar 250 milyon dolarlık yüzde 73’lük büyük dilimi hedef ülkelere yapıldı. 2026 yılında bu çizgiyi sürdürmek istiyoruz” dedi. Ticaret Bakanlığı’nın devlet destekleri için 2025 yılında bütçesinde 33 milyar TL kaynak ayırdığı bilgisini veren Eskinazi, Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı için destek tutarını 45 milyar TL’ye çıkardığını, ihracatçılar olarak beklentilerinin Türkiye’ye kazandırdıkları döviz tutarının yüzde 1’inin ihracata destek olarak kanalize edilmesi olduğunu ifade etti. Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılı etkinlikleri hakkında da bilgi veren Eskinazi, 2025 yılında 17 fuara milli katılım organizasyonu ve 13 sektörel ticaret heyeti gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.

Kuzey Yarımküre’de ‘H3N2’ alarmı: Grip vakaları katlandı, okullar kapandı Haber

Kuzey Yarımküre’de ‘H3N2’ alarmı: Grip vakaları katlandı, okullar kapandı

Birleşik Krallık, Kanada ve Japonya’da vaka sayıları rekor seviyelere çıkarken, bazı bölgelerde okullar geçici olarak kapatıldı. Uzmanlar, virüsün influenza A grubuna ait olduğunu ve kış aylarında ciddi bir halk sağlığı riski oluşturabileceğini belirtti. DSÖ: Yeni H3N2 türü hızla yayılıyor DSÖ Solunum Yolu Tehditleri Birimi Başkanı Dr. Wenqing Zhang, haziran ayında tespit edilen yeni H3N2 varyantının “çok hızlı yayıldığını ve bazı ülkelerde baskın hale geldiğini” bildirdi. Zhang, “Küresel ölçekte grip aktivitesi mevsimsel ortalamanın üzerine çıktı. Özellikle Kuzey Yarımküre ülkelerinde sağlık sistemleri yoğun baskı altında” uyarısında bulundu. Birleşik Krallık ve Kanada’da vaka patlaması Birleşik Krallık Ulusal Sağlık Servisi (NHS) Başkanı James Mackey, grip vakalarının geçen yıla göre üç katına çıktığını açıkladı. Mackey, “Sağlık sistemimiz zaten kış yoğunluğuna hazırlanıyordu, ancak bu kadar erken ve hızlı bir artış beklemiyorduk. Bu kış zorlu geçecek” dedi. Benzer bir artışın Kanada’da da gözlendiği, ülkenin doğu eyaletlerinde hastanelerin kapasite sınırına ulaştığı bildirildi. Japonya’da altı kat artış: 2.300 okulda eğitime ara Japonya Sağlık Bakanlığı verilerine göre, ülke genelinde grip vakaları geçen yıla kıyasla altı kat arttı. Tokyo’da vaka sayısındaki hızlı artış nedeniyle 2.300’den fazla okul ve kreşin kısmen kapatıldığı açıklandı. Yetkililer, öğrencilerde görülen yüksek ateş, öksürük ve halsizlik gibi semptomların H3N2 kaynaklı olduğuna dikkat çekti. ABD’de veri krizi: CDC veri paylaşamıyor ABD’de Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC), hükümetin kapanması nedeniyle 26 Eylül’den bu yana ulusal grip verilerini yayımlayamıyor. Vanderbilt Üniversitesi Tıp Merkezi’nden Prof. Dr. William Schaffner, bu durumun “ulusal izleme kapasitesini zayıflattığını” belirterek, “Eyalet ve üniversite laboratuvarları devreye giriyor ama önceki yıllardaki kadar hızlı analiz yapılamayacak” dedi. Schaffner ayrıca, “Aşı tam olarak yeni H3N2 ile eşleşmese bile, hastaneye yatışları ve yoğun bakım ihtiyacını ciddi şekilde azaltıyor. Aşılanmak hâlâ en etkili koruma yöntemi” uyarısında bulundu. Uzmanlardan kış öncesi uyarı Uzmanlar, H3N2’nin influenza A grubuna dahil olduğunu ve yaşlılar, kronik hastalar ile çocuklar için yüksek risk oluşturduğunu vurguladı. Kuzey Yarımküre’deki ülkelerin kışa girerken sağlık sistemlerinde alarm seviyesini artırdığı, grip aşısı kampanyalarının hızlandırıldığı bildirildi. DSÖ yetkilileri, “pandemi boyutunda bir tehdit olmasa da ciddi bir bölgesel salgın riski” bulunduğuna dikkat çekerek, halkı hijyen, maske ve aşı önlemlerine riayet etmeye çağırdı.

“Dünya seyrediyor” uyarısı: Sudan, Darfur’da yeni soykırımın başladığını duyurdu Haber

“Dünya seyrediyor” uyarısı: Sudan, Darfur’da yeni soykırımın başladığını duyurdu

İki yılı aşkın süredir iç savaşla sarsılan Sudan’da, Darfur bölgesinden gelen yeni katliam haberleri “soykırım” tartışmasını yeniden dünyaya taşıdı. Kuzey Darfur’un başkenti El-Faşir’in paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri’ne (RSF) düşmesinin ardından Sudan’ın İngiltere Büyükelçisi Babikir Elamin, Londra’da yaptığı açıklamada uluslararası topluma sert çıkıştı: “Dünya ya çaresiz ya da hiç ilgilenmiyor. Bu katliamı durdurmak zorundayız.” Darfur’dan gelen raporlar: toplu infazlar, tecavüzler, fidye için kaçırılan siviller Bölgede binlerce sivilin öldürüldüğü, kadınların sistematik biçimde cinsel saldırıya uğradığı, ailelerin fidye için kaçırıldığı belirtiliyor. Yerel kaynaklara göre sadece son haftalarda yüzlerce kişi öldürüldü, bölgede temel gıda tükendi, insanlar hayvan yemi ve deri kaynatıp yemek zorunda bırakıldı. Sudan’daki iç savaşta can kaybının 150 binin üzerine çıktığı tahmin ediliyor. “Birleşik Arap Emirlikleri soykırımın finansörü” iddiası Sudan Büyükelçisi, RSF’ye silah sağladığı iddiasıyla Birleşik Arap Emirlikleri’ni açıkça “soykırımın aktörü” olmakla suçladı. “BAE, RSF’yi silahlandırarak bu savaşın uzamasını sağlıyor” diyen Elamin, İngiltere’den baskı uygulamasını istedi: “Birleşik Krallık, BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu suçu durdurmak için BAE’ye baskı kurmalı.” BAE ise iddiaları “kesin bir dille reddetti” ve her iki tarafı da desteklemediğini savundu. İngiltere: “21. yüzyılın en büyük insani felaketi olabilir” Londra hükümeti, RSF’nin kuşattığı El-Faşir’de yaşananları “dehşet verici” olarak tanımladı ve önümüzdeki haftalarda felaketin daha da büyüyebileceği uyarısında bulundu. Birleşik Krallık Dışişleri Bakanlığı, “Darfur’da yaşananlar, uluslararası toplum gerekli adımı atmazsa 21. yüzyılın en büyük insani krizine dönüşecek” açıklaması yaptı. “RSF, IŞİD gibi muamele görmeli” çağrısı Sudan Büyükelçisi, RSF’nin bir terör örgütü olarak tanınması gerektiğini belirtti: “RSF’nin yaptığı, 20 yıl önceki Janjaweed katliamının devamıdır. Onlarla IŞİD’le nasıl mücadele ettiysek öyle mücadele etmeliyiz.” 2003’te Darfur’da aynı yapının önceki versiyonu olan Cancavid milisleri tarafından 300 bin kişinin öldürüldüğü Birleşmiş Milletler raporlarında yer almıştı. Kriz neden dünyada gündem olmuyor? Sudan’daki savaş, Ukrayna ve Gazze gündemlerinin gölgesinde küresel medyada sınırlı yer buluyor. BM uzmanlarına göre uluslararası ilginin yokluğu, RSF’nin ilerleyişini hızlandırıyor: “Dünya bakmadığı sürece soykırım daha rahat yapılıyor.”

Güney Kıbrıs’tan Erhürman’a “Crans Montana’ya dönüş” çağrısı! Haber

Güney Kıbrıs’tan Erhürman’a “Crans Montana’ya dönüş” çağrısı!

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) dün tamamlanan cumhurbaşkanlığı seçiminde resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Tufan Erhürman oyların yüzde 62,8’ini alarak yeni cumhurbaşkanı seçildi. Bu gelişmenin ardından Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis, sosyal medya hesabından dikkat çeken bir mesaj paylaştı. Hristodulidis’ten tebrik ve müzakere çağrısı Hristodulidis paylaşımında, Erhürman’ı tebrik ederek Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik müzakereleri yeniden başlatmaya hazır olduğunu belirtti. Rum lider, 2017’de sonuçsuz kalan Crans Montana Konferansı’nın kaldığı yerden devam ettirilmesi gerektiğini vurguladı. “Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in çerçevesinde, Kıbrıs sorununa esaslı bir çözüm bulmak için Crans Montana’da kesilen müzakereleri yeniden başlatmaya hazır olduğumu yineliyorum. Bu süreç, barış için tarihi bir fırsattır.” “Süreç BM ve AB ilkeleri temelinde ilerlemeli” Hristodulidis, müzakerelerin Birleşmiş Milletler kararları, Güvenlik Konseyi ilkeleri ve Avrupa Birliği değerleri temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, BM tarafından duyurulacak genişletilmiş gayrı resmi toplantının, “süreci yeniden başlatmak için önemli bir fırsat” olduğunu dile getirdi. Crans Montana görüşmeleri neden çökmüştü? İsviçre’nin Crans Montana kasabasında 2017’de yapılan Kıbrıs Konferansı, adadaki en kapsamlı çözüm girişimlerinden biri olarak tarihe geçmişti. Görüşmelerde Kıbrıslı Türk lider Mustafa Akıncı ve Rum lider Nikos Anastasiadis’in yanı sıra Türkiye, Yunanistan ve Birleşik Krallık da garantör ülkeler olarak yer almıştı. Ancak müzakereler, “güvenlik ve garantiler” başlığında uzlaşma sağlanamaması nedeniyle çökmüştü. Rum tarafı garantörlük sisteminin kaldırılmasını talep ederken, Türk tarafı bu talebe karşı çıkmış ve Türk askerinin adadaki varlığının “güvence unsuru” olduğunu savunmuştu. Ankara ve Lefkoşa temkinli Erhürman cephesinden Hristodulidis’in çağrısına ilişkin henüz resmi bir yanıt gelmezken, Ankara’nın da bu tür girişimlere temkinli yaklaştığı biliniyor. Türkiye ve KKTC, son yıllarda “iki devletli çözüm” politikasını savunuyor. Diplomatik gözlemcilere göre, Erhürman’ın göreve yeni başlamasıyla birlikte Rum liderin bu açıklaması, uluslararası toplumda “diyalog sürecini yeniden canlandırma hamlesi” olarak görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.