SON DAKİKA

#Bloklaşma

HABER DEĞER - Bloklaşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bloklaşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Pekin’den dünyaya "BM Şartı" uyarısı: Güvenlik Konseyi'nin devre dışı bırakılmasına karşı çıkın Haber

Pekin’den dünyaya "BM Şartı" uyarısı: Güvenlik Konseyi'nin devre dışı bırakılmasına karşı çıkın

Küresel krizlerin tırmandığı bir dönemde Çin, Birleşmiş Milletler’in merkezi rolünün korunması adına diplomatik girişimlerini hızlandırdı. Aynı zamanda Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Bürosu Üyesi olan Dışişleri Bakanı Wang Yi, New York'taki BM Genel Merkezi'nde düzenlenen üst düzey BMGK açık oturumuna başkanlık etti. BM Şartı’nın temel amaç ve ilkelerinin korunması ile küresel sistemin güçlendirilmesinin masaya yatırıldığı bu kritik oturumun ardından Wang, geniş kapsamlı bir basın toplantısı düzenledi. "Güvenlik Konseyi bazen resmin dışında kalıyor" Çin'in, Güvenlik Konseyi’nin işlevselliğini artırmaya yönelik çözüm önerilerini paylaşan Wang Yi, BMGK'nin 80 yılı aşkın bir süredir küresel güvenlik mekanizmasının merkezinde yer aldığını ve uluslararası barışı koruma konusunda birincil sorumluluğa sahip olduğunu hatırlattı. Ancak konseyin mevcut performansına yönelik özeleştiride de bulunan Bakan, "Son yıllarda küresel ölçekteki önemli ve kritik sorunlar söz konusu olduğunda, Güvenlik Konseyi'nin zaman zaman resmin dışında kaldığını ve etkisizleştiğini ne yazık ki kabul etmek zorundayız. Dolayısıyla genel anlamda BM'yi yeniden canlandırmak ve eski gücüne kavuşturmak istiyorsak, işe öncelikle Güvenlik Konseyi'ni yeniden harekete geçirerek başlamamız gerekiyor." dedi. Üyelere "bencil çıkar ve bloklaşma" uyarısı Güvenlik Konseyi'nin yeniden işlevsel hale gelebilmesi için tüm üye ülkelere büyük sorumluluk düştüğünü belirten Wang Yi; barışın korunmasının asli görev olarak benimsenmesi, BM Şartı’na tam riayet edilmesi ve küresel adaletin savunulması gerektiğini dile getirdi. Konsey üyelerinin kendi bencil çıkarları doğrultusunda hareket etmekten kaçınmasının altını çizen Wang, uluslararası sistemi felç eden blok cepheleşmelerinin yaratılmaması gerektiği konusunda uyarıda bulundu. "Afrika’ya yapılan tarihi adaletsizlik giderilmeli" BM bünyesinde yapılması planlanan reformlara da değinen Çin Dışişleri Bakanı, küresel temsiliyet adaleti için sesini duyuramayan ülkelere alan açılması gerektiğini söyledi. Gelişmekte olan ülkeler ile küçük ve orta ölçekli devletlerin karar alma mekanizmalarındaki ağırlığının artırılmasının önemine dikkat çeken Wang Yi, bu reformlar kapsamında özellikle Afrika kıtasının geçmişten bu yana maruz kaldığı tarihsel adaletsizliğin ivedilikle telafi edilmesi gerektiğinin net bir şekilde altını çizdi. "Tek taraflı zorbalığa geçit verilmemeli" Dünya genelinde uluslararası hukuku hiçe sayan eğilimlere karşı ortak duruş çağrısını yineleyen Wang, küresel barışın reçetesinin çok taraflılık olduğunu belirtti. Uluslararası toplumun, Güvenlik Konseyi'ni devre dışı bırakmayı hedefleyen her türlü tek taraflı eyleme karşı tek vücut halinde hareket etmesi gerektiğini kaydeden Çinli Bakan, bu kararlılık sağlandığı takdirde tek taraflı zorbalıkların dünyada hiçbir zemin bulamayacağını ve hiçbir meşruiyet zemini kazanamayacağını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Milletvekili Ersin Beyaz İYİ Parti'den istifa etti Haber

Milletvekili Ersin Beyaz İYİ Parti'den istifa etti

İYİ Parti’nin kurucu isimlerinden ve ilk İstanbul İl Başkanı olan Ersin Beyaz’ın ayrılışı, siyaset kulislerinde geniş yankı uyandırdı. Beyaz, yaptığı uzun açıklamada Türkiye’deki mevcut bloklaşma siyasetine dikkat çekerek partinin toplumsal karşılık üretme kapasitesinin daraldığını vurguladı. "Umut dalgası beklenen etkiyi yaratamadı" Partinin mevcut yönetimsel yaklaşımını sert sözlerle eleştiren Ersin Beyaz, kuruluş dönemindeki heyecanın kaybolduğunu ifade etti. Teşkilatın beklentilerinin aksine pasif bir durağanlığın kurumsallaştırıldığını belirten Beyaz, şu değerlendirmelerde bulundu: "İYİ Parti’nin kuruluşunda taşıdığı güçlü iddianın ve umut dalgasının beklenen etkiyi ortaya koyamadığını üzülerek müşahede etmekteyim. Milletimize karşı sorumluluk bilinciyle yürüttüğümüz bu gayret; büyüme iradesi taşımayan yaklaşımların zımni ittifakıyla akamete uğratılmış, teşkilatın dinamizmini harekete geçirecek bir vizyon yerine, pasif bir sürekliliğin yeniden tahkim edilmesi tercih edilmiştir." "İlkeler ile gerçeklik arasındaki makas açıldı" Değişen toplumsal ve siyasal ihtiyaçlara cevap verecek yeni bir vizyon üretilemediğini savunan Beyaz, inandığı ilkeler ile fiili durum arasında derin bir çelişki doğduğunu aktardı. Temsil ettiği değerlerle mevcut işleyiş arasındaki makasın her geçen gün daha da açıldığını kaydeden Beyaz, bu uyumsuzluğun kendisi için İYİ Parti çatısı altında siyaset yapmayı imkansız kıldığını belirterek üyelikten ayrıldığını açıkladı. Ersin Beyaz Kimdir? Siyasi kariyerine 2017 yılında İYİ Parti İstanbul İl Kurucu Başkanı olarak başlayan, ardından Genel Başkan Başdanışmanlığı ve Genel İdare Kurulu Üyeliği gibi kritik görevlerde bulunan iç mimar Ersin Beyaz, bundan sonraki süreçte de millete hizmet anlayışıyla siyasi hayatına devam edeceğinin sinyalini verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi Haber

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz (Ph.D.), Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından yayımlanan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” başlıklı raporu resmi X hesabından değerlendirdi. Korkmaz, raporun yapay zekâyı 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi olarak konumlandırdığını ve küresel ölçekte yeni bir “Büyük Ayrışma” sürecinin başladığını iddia ettiğini aktardı. Raporun girişinde, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın “The Great Divergence” adlı eserine atıf yapıldığına dikkat çekildi. Sanayi Devrimi’nin ardından sanayileşen ülkeler ile geri kalan dünya arasındaki ekonomik makasın açıldığı hatırlatılarak, benzer bir sürecin bu kez yapay zekâ üzerinden yaşanabileceği savunuldu. ABD’nin yatırım üstünlüğü vurgusu Raporda yer verilen verilere göre ABD’de kümülatif özel sektör yapay zekâ yatırımları 470 milyar doları aşarken, Avrupa Birliği ülkelerinin toplam yatırımı yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ayrıca ABD’nin küresel hesaplama kapasitesinin yüzde 74’ünü elinde bulundurduğu belirtildi. Raporda, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin gelir artış hızlarının geçmişteki büyük teknoloji firmalarının büyüme dönemlerini geride bıraktığı ifade edildi. Sektörde maliyetlerin her yıl katlanarak arttığı, buna karşın model yeteneklerinin hızla geliştiği kaydedildi. Çin’in konumu ve donanım bağımlılığı tartışması Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de Çin’in yapay zekâ modellerinin büyük ölçüde Amerikan donanımı üzerinden eğitildiği iddiası oldu. Çin’in bu alanda önemli bir aktör olmakla birlikte ileri düzey hesaplama altyapısında ABD’ye bağımlı olduğu öne sürüldü. Dr. Korkmaz ise bu değerlendirmeye temkinli yaklaştı. Çin’in yüksek kamu yatırımları ve asimetrik kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Korkmaz, rapordaki bazı çıkarımların politik bir çerçeve taşıdığı izlenimi verdiğini ifade etti. Enerji arzı kritik eşik olarak gösterildi Raporda, yapay zekâ veri merkezlerinin 2028 yılına kadar ABD’de toplam elektrik tüketiminin yüzde 12’sine ulaşabileceği öngörüldü. Bu durumun enerji arzını yapay zekâ rekabetinin en önemli belirleyicilerinden biri haline getirdiği vurgulandı. Nükleer enerji ve doğal gaz erişiminin stratejik önem kazandığı belirtilirken, enerji hâkimiyeti ile yapay zekâ hâkimiyeti arasında doğrudan bir ilişki kuruldu. “Pax Silica” ve yeni bloklaşma Raporda ABD’nin Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefikleriyle birlikte tedarik zincirlerini kontrol etmeye yönelik bir blok oluşturduğu ve bunun “Pax Silica” olarak adlandırıldığı ifade edildi. Bu yapının, teknoloji alanında yeni bir bloklaşmayı beraberinde getirebileceği değerlendirildi. Dr. Korkmaz, bu kavramın özellikle Çin’e yönelik teknolojik bir tecrit anlamı taşıyabileceğini belirterek, sürecin yeni ve hibrit bir soğuk savaş dinamiğine evrilebileceğini dile getirdi. Türkiye açısından değerlendirme Korkmaz, Türkiye açısından en büyük riskin teknolojiyi üreten değil tüketen bir ekonomi konumunda kalmak olduğunu ifade etti. Yapay zekânın üretim ve enerji altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, ulusal stratejinin üretken yapay zekâ ve enerji yatırımları üzerine inşa edilmesinin önemine işaret etti. Beyaz Saray’ın raporu, yapay zekâyı yalnızca ekonomik bir büyüme aracı değil, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirecek stratejik bir unsur olarak konumlandırırken; Dr. Hüseyin Korkmaz’ın değerlendirmeleri, bu sürecin ekonomik olduğu kadar jeopolitik boyutlar taşıdığına dikkat çekti. ????Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. ????Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. ????Bahse konu rapora yakından bakalım.⤵️ pic.twitter.com/xZJUlpjzGa — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 13, 2026

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.