SON DAKİKA

#Bm

HABER DEĞER - Bm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Küba'dan BM Kürsüsünde tarihi çağrı: "ABD ablukası sessizce boğuyor ve öldürüyor" Haber

Küba'dan BM Kürsüsünde tarihi çağrı: "ABD ablukası sessizce boğuyor ve öldürüyor"

"70 yllık çok boyutlu savaş" Bakan Parrilla, ABD’nin Küba üzerindeki dış politikasını yaklaşık 70 yıldır süren "çok boyutlu ve geleneksel olmayan bir savaş" olarak tanımladı. Özellikle mevcut "enerji kuşatmasının" halk üzerinde yarattığı yıkıcı etkilere dikkat çeken Parrilla, ambargoların insani bir kriz yarattığını vurgulayarak şunları söyledi: "Ülkede her 1000 doğum başına 4 olan bebek ölüm oranı 9,9'a yükseldi. Bu, farklı koşullar altında önlenebilir ölümlerin olduğu anlamına gelir. 1780 yeni doğan kurtarılabilirdi. Kanser ölümleri arttı, çocuk ve gençlerin hayatta kalma oranları yüzde 85'ten yüzde 65'e düştü. ABD ablukası, sessizce boğuyor ve öldürüyor." "Mücadeleyi sürdüreceğiz" Parrilla, konuşmasında ABD ablukasının yarattığı insani tabloya rağmen Küba'nın geri adım atmayacağını net bir şekilde ifade etti: "Her şeye rağmen ABD'nin 'acımasız saldırganlığına' karşı mücadeleyi sürdüreceğiz." BM'de Küba'ya büyük destek Toplantı öncesinde ABD'nin oturumun düzenlenmesine yönelik itirazı üzerine yapılan usul oylamasında, uluslararası toplumun büyük çoğunluğu Küba’nın yanında durdu. 136 ülke Evet (toplantının devamı için), 9 ülke Hayır, 30 ülke ise çekimser oy kullandı. Bu oylama, ambargonun sona erdirilmesi yönündeki küresel talebin gücünü bir kez daha gözler önüne serdi. Kübalı yetkililer, uluslararası toplumdan gelen bu desteğin, "ABD'nin tek taraflı politikasının izolasyonu" anlamına geldiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BM’den Gazze raporu: 1,7 Milyon kişi "son derece kötü" koşullarda yaşıyor Haber

BM’den Gazze raporu: 1,7 Milyon kişi "son derece kötü" koşullarda yaşıyor

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, bölgedeki sivillerin karşı karşıya kaldığı dehşet verici tabloyu günlük basın toplantısında detaylandırdı. 1600 farklı yerleşim alanında insani dram BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) ve BM ortaklarının Gazze nüfusunun yaklaşık yüzde 80'ine tekabül eden 1,7 milyon kişinin sığındığı 1600 alanı kapsayan çalışması, bölgedeki yaşam şartlarının temel insani standartların çok altında olduğunu doğruluyor. Dujarric, yerinden edilen sivillerin sağlık hizmetlerinden mahrum kaldığını, temiz suya erişemediklerini ve derin bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya olduklarını vurguladı. Barınma ve hijyen krizi Raporda öne çıkan çarpıcı veriler, sivil yerleşim alanlarındaki yaşam mücadelesini gözler önüne seriyor. Verilere göre en az 59 bin bireysel barınakta her birinde 8'den fazla kişi yaşam sürerken, 39 bine yakın insan herhangi bir barınak olmaksızın açıkta uyuyor.Yaklaşık 600 bin kişi içme suyuna erişemiyor. Alanların yarısında drenaj sistemi bulunmazken, yine yarısından fazlasında açık kanalizasyon ve birikmiş atıklar ciddi hastalık riskleri oluşturuyor. Alanların yüzde 80'inde kemirgen istilası bildirilirken, barınakların neredeyse yarısında yangın tehlikesi mevcut. Ayrıca 250 bin kişinin kaldığı yaklaşık 250 tesiste patlayıcı madde riski rapor ediliyor. "Siviller her zaman korunmalı" Basın toplantısında, UNICEF'in gençlik şampiyonlarından 17 yaşındaki bir kız çocuğunun lise sınavına giderken öldürüldüğü haberini de paylaşan Dujarric, Gazze'deki topçu ateşi, hava saldırıları ve diğer şiddet olaylarının sivillere verdiği zararın boyutuna dikkat çekerek, tüm taraflara sivillerin korunması çağrısını yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sudan'da insanlık dramı derinleşiyor: Kurdufan bölgesinde kıtlık alarmı verildi! Haber

Sudan'da insanlık dramı derinleşiyor: Kurdufan bölgesinde kıtlık alarmı verildi!

Kuşatma altındaki kentlerde açlık ve tecrit: 1,1 milyon kişi yardım bekliyor BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, günlük basın toplantısında Sudan'daki insani yardım ekiplerinin sahadan aktardığı korkutucu tabloyu paylaştı. Rapora göre, Güney Kurdufan'daki Kadugli ve Delenc kentlerinde yaşayan insanlar aşırı zorluklar, ciddi hareket kısıtlamaları ve temel hizmetlere erişim engeliyle mücadele ediyor. Özellikle Kadugli'de kıtlık koşulları somut olarak tespit edilirken, Batı Kurdufan eyaletindeki Babanusa şehrinde de sürekli saldırıların devam ettiği bildirildi. Bölgede mahsur kalan yaklaşık 1,1 milyon insana temel yardım ulaştırmaya çalışan ekiplerin olağanüstü risklerle karşı karşıya olduğu vurgulanırken, kıtlığın hızla diğer bölgelere yayılabileceği belirtildi. BM'den çatışan taraflara çağrı: Sivillere geçit verin Sudan'daki insani yardım ekibi, Kurdufan genelinde artan şiddeti ve birçok şehri tecrit eden kuşatmaları en sert ifadelerle kınayan bir açıklama yayımladı. Sözcü Dujarric, çatışmalara katılan taraflara seslenerek, hem yardım çalışanlarının hem de kuşatma altındaki bölgelerden kaçmaya çalışan sivillerin korunması çağrısında bulundu. BM, ihtiyaç duyan herkese güvenli ve kesintisiz erişim sağlanmasının hayati önem taşıdığını belirterek, insani koridorların açılması gerektiğini vurguladı. Darfur'dan sonra yeni felaket bölgesi: HDK ve ordu arasındaki savaş büyüyor Sudan, 15 Nisan 2023'ten bu yana ordu ile dış destekli Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında süren kanlı bir iktidar mücadelesine sahne oluyor. Ülkenin batısındaki Darfur bölgesinin en büyük kenti Faşir'in büyük ölçüde HDK kontrolüne girmesinin ardından şiddetin merkezi Kurdufan'a kaydı. HDK mensuplarının paylaştığı görüntülerde sivillerin zorla yerinden edildiği, silahsız kişilerin öldürüldüğü ve işkenceye maruz kaldığı anlar dünya gündemine yansımıştı. Şimdi ise savaşın yarattığı yıkım, doğrudan açlık ve tecrit yoluyla sivil halkı hedef almaya devam ediyor.

Çin’den küresel insan ticaretine karşı ortak mücadele çağrısı Haber

Çin’den küresel insan ticaretine karşı ortak mücadele çağrısı

Çin, BM’de insan ticaretine karşı küresel dayanışma çağrısı yaptı Çin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Fu Cong, BM Genel Kurulu’nda düzenlenen insan ticaretiyle mücadele oturumunda yaptığı konuşmada dünya genelinde hızla büyüyen insan ticareti tehdidine dikkat çekerek uluslararası topluma “ortak istişare, ortak inşa ve ortak mücadele” çağrısında bulundu. Fu Cong, küresel insan ticareti sorununun sadece güvenlik meselesi değil, aynı zamanda milyonlarca kadın, çocuk ve göçmen için temel insan haklarını yok eden derin bir insani kriz olduğunu belirtti. BM protokollerinin 15. ve 25. yıldönümü vurgusu Bu yılın, BM İnsan Ticaretine Karşı Küresel Eylem Planı’nın 15., Kadın ve Çocukların Ticareti de dahil olmak üzere İnsan Ticaretiyle Mücadele Protokolü’nün 25. yıldönümü olduğunu hatırlatan Fu Cong, bu belgelerin küresel mücadelenin temel dayanakları olduğunu söyledi. Temsilci, BM Şartı’na bağlılığın ve çok taraflı işbirliğinin güçlendirilmesinin insan ticaretini durdurmada kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. “Kaynakları kurutun, mağdurları tekrar topluma kazandırın” Fu Cong, insan ticaretini besleyen yapılara karşı daha kararlı mücadele çağrısında bulunarak şu başlıklara dikkat çekti: İnsan ticaretinin finansal ve operasyonel kaynaklarının kurutulması, Mağdurların kurtarılması, korunması ve güvenli biçimde yeniden yerleştirilmesi, Mağdurların aile ve toplum yaşamına yeniden kazandırılması, Kolluk kuvvetleri arasında uluslararası işbirliğinin artırılması, Gelişmekte olan ülkelere teknik ve kurumsal kapasite desteği sağlanması. Fu Cong, özellikle bilgi ve deneyim paylaşımının artırılmasıyla insan ticaretindeki “küresel zayıf noktaların” güçlendirilebileceğini belirtti. Siber suç uyarısı: “Ağır yaptırımlar uygulanmalı” Çinli diplomat, konuşmasının sonunda sınır ötesi insan ticaretinde siber suçların belirleyici rolüne işaret ederek bu suçların ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. Çin’in Küresel Yönetişim Girişimi çerçevesinde BM ile işbirliğini artıracağını belirten Fu Cong, ülkesinin insan ticaretiyle mücadelede “daha etkili bir küresel yönetişim sistemi” kurulması için çabalarını sürdüreceğini ifade etti. Gelecek dönemde Çin’in, BM platformlarında kolluk işbirliği, sınır güvenliği ve dijital suçların önlenmesi konularında daha aktif rol üstlenmesi bekleniyor.

En az 2 bin kişiyi öldürdüğünü itiraf eden ‘Ebu Lulu’ kimdir? Haber

En az 2 bin kişiyi öldürdüğünü itiraf eden ‘Ebu Lulu’ kimdir?

Sudan’ın Darfur bölgesi, El-Faşir’de yaşanan kitlesel şiddetin merkezindeki isimlerden biri olarak anılan El-Fatih (al-Fateh) Abdullah İdris —nam-ı diğer “Ebu Lulu” veya “El-Faşir Kasabı”— bir çevrim içi yayında “2 bin kişiyi öldürdüğünü” ve daha fazlasını öldürme niyetinde olduğunu söyledi; sosyal medya videolarında gördüğü ve bazı tanıkların aktardığı görüntüler İdris’in sivillere yönelik infazlara karıştığı iddialarını güçlendiriyor. Bu iddialar hem saha raporları hem de uydu verileriyle birlikte uluslararası alarma yol açtı. Ebu Lulu, Darfur’da savaş başlamadan önce yerel bir savaşçı olarak biliniyordu ve El-Faşir’in HDK/RSF tarafından ele geçirilmesiyle kısa sürede öne çıktı. Uzun yıllara yayılan Darfur çatışma geçmişinde bilinen bir aktör olarak görünmeyen İdris’in ismi, El-Faşir’in paramiliter güçlerin kontrolüne geçmesiyle sosyal medyada yayılan infaz görüntüleriyle geniş yankı buldu; bazı medya analizleri ve bölge uzmanları onun daha önce yerel düzeyde tanındığını, ancak son saldırılarla görünürlüğünün dramatik biçimde arttığını belirtiyor. Sosyal medyada dolaşan videolar ve tanık ifadeleri Ebu Lulu’yu “infaz sembolü” haline getirdi. Çok sayıda kısa klipte, El-Faşir civarında İdris’e atfedilen kişilerin sivillere yönelik şiddet uyguladığı ve bazı kayıtların doğrudan çevrim içi hesaplardan yayıldığı iddia ediliyor; bağımsız doğrulamayı zorlaştıran iletişim kesintilerine karşın uluslararası haber kuruluşları ve insan hakları gözlemcileri söz konusu görüntüleri, tanıklıkları ve sağlık kuruluşu raporlarını karşılaştırarak ciddi insan hakları ihlali iddiaları olduğunu vurguladı. BM ve uluslararası kuruluşlar olayları toplu infaz, tecavüz ve etnik hedefleme bağlamında değerlendiriyor. Birleşmiş Milletler yetkilileri, El-Faşir’de toplu katliam ve sivillere yönelik cinsel şiddet iddialarına dair “güvenilir raporlar” aldıklarını bildirirken, bazı kurumlar ve uzmanlar yaşananları savaş suçu veya etnik temizlik/soykırım riski çerçevesinde ele alıyor; uydu görüntüleri ve saha raporları olayların ölçeğine dair kaygıları artırdı ve bağımsız soruşturma çağrılarını tetikledi. Ebu Lulu tek “suçlu” mu sorusu, HDK/RSF içindeki sorumluluk tartışmasını gündeme getirdi. El-Faşir’den gelen görüntüler ve raporlar İdris’in öne çıkan bir isim olduğunu gösterse de BM ve insan hakları gözlemcileri, benzer eylemlere karışan farklı milis grupların ve yerel komutanların da sorumlu olduğunu belirtiyor; bazı açıklamalarda HDK/RSF yetkilileri başlangıçta bağlantıyı reddetti, ardından gözaltılar ve tutuklama haberleri geldi ancak gözlemciler bunun kapsamlı bir hesap verebilirlikten çok “günah keçisi” gösterimi olabileceği uyarısında bulunuyor. İdris’in iddialarının bağımsız doğrulanması iletişim ve erişim engelleri nedeniyle halen sınırlı; resmi soruşturmalar ve uluslararası incelemeler bekleniyor. Saha erişiminin kısıtlı olması, iletişim hatlarının kopması ve çatışma koşulları nedeniyle çeşitli kaynaklar ölü sayıları ve olay ayrıntıları hakkında farklı rakamlar veriyor; bu nedenle uluslararası medya, insan hakları örgütleri ve uydu analizleri şu aşamada en önemli doğrulama kaynakları olarak takip ediliyor. Bağımsız soruşturmalar tamamlandıkça iddiaların kesin çerçevesi netleşecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.