SON DAKİKA

#Bölgesel Barış

HABER DEĞER - Bölgesel Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölgesel Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye ve SDG açıklaması: "Kürt meselesini TBMM'nin çatısı altında çözmek zorundayız" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye ve SDG açıklaması: "Kürt meselesini TBMM'nin çatısı altında çözmek zorundayız"

Suriye'deki gelişmeler ve SDG'nin entegrasyonu Suriye sahasında yaşanan hareketlilik ve diplomatik temaslar iç siyasette geniş yankı uyandırmaya devam ederken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya platformu X üzerinden kapsamlı bir açıklama yaptı. Suriye'de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşıladığını belirten Kılıçdaroğlu, SDG'nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmelerin yalnızca Suriye'nin geleceği açısından değil, bölgenin huzur ve güvenliği bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, tüm etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye'nin hem Türkiye'nin hem de bölge halklarının çıkarına olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, bu durumun Türkiye için de önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. "Kürt meselesini TBMM çatısı altında çözmek zorundayız" Açıklamasında iç barış ve Kürt meselesine dair değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kaydetti: Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, bütün etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye hem Türkiye'nin hem de bölge halklarının çıkarınadır. Bu gelişmeler Türkiye açısından da önemli bir fırsat sunmaktadır. Kürt meselesini silahın ve çatışmanın gölgesinden tamamen çıkararak demokratik siyasetin, hukukun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında çözmek zorundayız. Türkiye'de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasimizin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki tarihsel kardeşliğin daha da sağlamlaşmasıyla sonuçlanmasını yürekten diliyorum." OBİT hatırlatması ve bölgesel barış vurgusu Türkiye'nin iç barışını güçlendirmesinin Orta Doğu'nun istikrarı için de kritik bir güvence olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, yıllar önce bu anlayışla Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulmasını önerdiğini hatırlattı. Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin öncülüğünde zamanla diğer bölge ülkelerini de kapsayacak bir işbirliği yapılanmasının tarihi bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Orta Doğu'nun kaderinin başka ülkelerin çıkar hesaplarıyla değil, coğrafyadaki halkların ortak iradesiyle belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu, "Çünkü Orta Doğu'nun kaderini başka ülkelerin çıkar hesapları değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ortak iradesi belirlemelidir. Türkiye kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirdiği ölçüde bölgesinde de barışın öncüsü olabilir. Suriye'de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin'de kanın ve gözyaşının dinmesi, İran'a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgemizin yeni savaşların değil, diplomasinin, işbirliğinin ve ortak refahın coğrafyası haline gelmesi mümkündür. Bunun yolu daha fazla çatışmadan değil, daha fazla diyalogdan, diplomasiden ve bölgesel işbirliğinden geçmektedir." dedi. Türkiye'nin bölgede savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, açıklamasını "Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır. Yaşasın halkların kardeşliği" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Terörsüz Türkiye” mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Terörsüz Türkiye” mesajı

Erdoğan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Meclis’te 467 kabul oyuyla geçmesini önemli bir irade göstergesi olarak değerlendirdi. Farklı kesimleri temsil eden milletvekillerinin ortak bir noktada buluşmasının “Terörsüz Türkiye” sürecine güven kazandırdığını söyledi. Siyasi partilere de mesaj veren Erdoğan, günübirlik siyasi hesaplardan uzak durulması gerektiğini belirterek, Meclis’te ortaya çıkan 467 kabul oyununun iyi okunmasını ve buradan gerekli mesajın çıkarılmasını istedi. Erdoğan, sürece katkı sunanların “tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacağını”, süreci zora sokan ve tahrik eden girişimlerin ise tarih karşısında sorumluluk taşıyacağını ifade etti. Erdoğan, süreç boyunca siyasetçilerin ve medyanın kullandığı dile dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. “Daha fazla görüntülenme” amacıyla böylesine önemli bir meselenin zarar görmemesi gerektiğini belirterek, fevri söylemlerden kaçınılması ve sürece yük olmak yerine katkı sunulması çağrısında bulundu. Erdoğan, bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin dış politikasının yalnızca Türk milleti tarafından belirleneceğini söyledi. Türkiye’nin Suriye başta olmak üzere komşularının toparlanmasına destek vermekten vazgeçmeyeceğini belirten Erdoğan, “Milletten başka hiçbir aktör Türkiye'ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez” mesajını verdi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin bölgede barış, adalet, istikrar ve huzur dışında gizli bir gündeminin bulunmadığını ifade ederek Suriye’den Irak’a, Filistin’den Kafkasya’ya kadar bölgesel barış için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

11 ülkeden ortak bildiri: İsrail’in Suriye saldırısı şiddetle kınandı Haber

11 ülkeden ortak bildiri: İsrail’in Suriye saldırısı şiddetle kınandı

"Son derece tehlikeli bir tırmanış" Dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail'in Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nü hedef alan saldırılarının "son derece tehlikeli bir tırmanış" olduğu vurgulandı. Açıklamada, bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin açık bir ihlali olduğu belirtilirken, şu ifadeler yer aldı: Türkiye Cumhuriyeti, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Katar Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Malezya, Moritanya İslam Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Somali Federal Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanları, İsrail'in, Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü hedef alan hava saldırılarını şiddetle kınamaktadır. Bu saldırılar, son derece tehlikeli bir tırmanışı ve Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin açık bir ihlalini teşkil etmektedir." Bildiride ayrıca, Dışişleri Bakanlarının Suriye topraklarının ve altyapısının sürekli olarak hedef alınmasından ve tahrip edilmesinden derin endişe duydukları ifade edilerek, bu tür eylemlerin Suriye'nin güvenliğini yeniden tesis etme, ulusal kurumlarını yeniden inşa etme ve yıllardır süregelen çatışmanın yarattığı insani sonuçların giderilmesi yönündeki mevcut çabalarını aşındırma riski taşıdığı kaydedildi. Uluslararası topluma "somut adım" çağrısı Dışişleri bakanları, İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeyi sürdürmesinin gerilimi tırmandırma, bölgesel barış ile istikrarı bozma ve uluslararası hukuka olan saygıyı zedeleme riski barındırdığının altını çizdi. Bildiride yapılan çağrı şu sözlerle aktarıldı: "Dışişleri Bakanları uluslararası topluma; Suriye'ye yönelik devam eden bu saldırganlık karşısında kararlı, net ve ilkeli bir duruş sergilemesi, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca somut adımlar atması, bu ihlallere son verilmesi, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyulmasının sağlanması ve İsrail güçlerinin işgal ettikleri bölgelerden çekilmesi, böylece gerilimin daha da tırmanmasının önlenerek bölgesel barış ile istikrarın korunması için çağrıda bulunmaktadır." Açıklamanın son bölümünde, Dışişleri Bakanlarının Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladığı ve "buna halel getirmeye yönelik her türlü girişimi reddettiklerini" belirttiği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’yi kışkırtmaktan vazgeçmelidir” Haber

Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’yi kışkırtmaktan vazgeçmelidir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in bölgedeki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kazanımlarının İsrail’in planlarını bozduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin sabrını sınamaktan vazgeçilmelidir” İsrail yönetiminin bölge ve dünya için bir tehdit kaynağı haline geldiğini vurgulayan Bahçeli, Türkiye’ye yönelik tutumun değişmesi gerektiğini şu sözlerle dile getirdi: “İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir.” “Ankara Deklarasyonu ilan edilmelidir" Bölgesel güvenliğin sağlanması adına Türkiye’nin öncü olması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, “Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan ‘Ankara Deklarasyonu’ ilan edilmelidir” dedi. Ayrıca, çözüm sürecine dair somut bir mekanizma önerisinde bulunan Bahçeli, “Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir” şeklinde konuştu. Diplomatik baskı ve caydırıcılık vurgusu Diplomatik çağrıların tek başına yeterli olmadığını belirten MHP Lideri, baskı mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini savundu: “Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak ‘Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması’ oluşturulmalıdır. ‘Barış için İsrail’in Çevrelenmesi’ politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir.” Türkiye’nin egemenlik hakları konusundaki kararlılığını yineleyen Bahçeli, uyarılarını şu net ifadelerle sonlandırdı: “Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Trump’ın F-35 taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Trump’ın F-35 taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar basınına gerçekleştirdiği mülakatta dış politika gündemine ilişkin kritik mesajlar verdi. İkili ilişkilerden bölgesel barış çabalarına kadar birçok başlığa değinen Erdoğan, uluslararası topluma ve ilgili ülkelere çağrılarda bulundu. Trump açıklaması ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının teslimatına ilişkin daha önce verdiği sözü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington yönetiminden bu taahhüdün hayata geçirilmesini beklediklerini vurguladı. Erdoğan açıklamasında, "Trump'tan F-35 savaş uçakları konusunda bir söz aldık ve bunu yerine getirmesini bekliyoruz" dedi. Lübnan çatışmalarında ABD'nin rolü Geçtiğimiz ay Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sırasında Trump ile Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi konusunu ele aldıklarını belirten Erdoğan, çatışmaların sonlandırılması noktasında ABD'nin üstleneceği rolün son derece kritik olduğuna dikkat çekerek, "Bu çatışmayı sona erdirme noktasında ABD'nin üstleneceği rol son derece kritiktir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Doha yönetiminin bölgesel barışın sağlanması yönündeki arabuluculuk çabalarını övdü. "Gazze'yi yalnız bırakamayız" Gazze'deki insani duruma ve bölgesel gelişmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'ye desteğini kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. Hamas'ın taahhütlerini samimiyetle yerine getirdiğini, İsrail'in ise savaşı sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak Gazze'yi yalnız bırakamayız" diyerek bölgeye gereken desteğin verilmeye devam edeceğini kaydetti. Suriye ve bölgesel istikrar vurgusu Suriye'nin istikrarını desteklemeye devam edeceklerini ve önümüzdeki dönemde bu ülkeye bir ziyaret planladığını bildiren Erdoğan, "Kürtlerle ilişkilerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz ve bölgedeki çeşitli ülkelerde haklarını koruyacağız. Suriye Kürtleri barış ve istikrar ortamından paylarını alacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Mekke Anlaşması'na da ayrı bir parantez açan Erdoğan, "Mekke Anlaşması dünyaya önemli bir mesaj gönderdi. Mekke Anlaşması, imzalayan ülkelerin şunları yapacağını öngörüyor. Eğer içlerinden biri dış saldırıya maruz kalırsa, birleşik adımlar atılacaktır. Anlaşma, diğer ülkelerin gelecekte katılımına olanak tanıyor ve Mısır'ın katılımı önemli" diyerek anlaşmanın önemine işaret etti. AB Üyelik Süreci Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Erdoğan, Avrupa'nın Türkiye'yi birliğe kabul etmeye istekli görünmediğini belirterek, "Avrupa Birliği'ne katılmak önceliğimiz değil ve Türkiye'nin katılmaması Avrupa'nın kaybıdır" sözleriyle kararlılığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cevdet Yılmaz Hamaney’in cenaze töreni için Tahran’da Haber

Cevdet Yılmaz Hamaney’in cenaze töreni için Tahran’da

Yılmaz, başkentteki temasları kapsamında İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile de bir görüşme gerçekleştirdi. "Acıları yürekten paylaşıyoruz" Gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Yılmaz, "İran’ın Merhum Devrim Rehberi Ali Hamaney’in cenaze törenine katılmak üzere bulunduğumuz Tahran’da, İran Cumhurbaşkanı Sayın Mesud Pezeşkiyan ile bir araya geldik. Kardeş İran halkının geride bıraktığımız süreçte yaşadığı acıları yürekten paylaşıyoruz" ifadelerini kullandı. "İş birliği içinde çalışmaya devam edeceğiz" Bölgesel barış ve istikrar vurgusu yapan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye'nin bölgedeki normalleşme sürecine destek vermeye kararlı olduğunu belirtti. Yılmaz, "Türkiye olarak, bölgede barış ve istikrarın kalıcı hale gelmesi, diyalog kanallarının güçlendirilmesi ve savaşın ardından normalleşme sürecinin desteklenmesi yönündeki çalışmalara katkı sunmayı sürdüreceğiz" dedi. Ekonomik ve ticari ilişkilere de değinen Yılmaz, "Komşumuz, dost ve kardeş İran ile ikili ilişkilerimizin ekonomi, ticaret, enerji ve ulaştırma başta olmak üzere her alanda daha da geliştirilmesi için muhataplarımızla iş birliği içinde çalışmalarımızı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu. Yılmaz, taziyelerini yineleyerek sözlerini, "Nazik kabulleri için Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyor, Devrim Rehberi Ali Hamaney başta olmak üzere hayatını kaybeden tüm İranlı kardeşlerimize Allah’tan rahmet, İran devleti ile dost ve kardeş İran halkına bir kez daha sabır ve başsağlığı diliyoruz" şeklinde tamamladı. İran’ın Merhum Devrim Rehberi Ali Hamaney’in cenaze törenine katılmak üzere bulunduğumuz Tahran’da, İran Cumhurbaşkanı Sayın Mesud Pezeşkiyan ile bir araya geldik. Kardeş İran halkının geride bıraktığımız süreçte yaşadığı acıları yürekten paylaşıyoruz. Türkiye olarak,… pic.twitter.com/wRJ4WG5FdU — Cevdet Yılmaz (@_cevdetyilmaz) July 3, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Güler: "Ankara zirvesi NATO için önemli bir dönüm noktası" Haber

Bakan Güler: "Ankara zirvesi NATO için önemli bir dönüm noktası"

NATO’nun güncel güvenlik stratejileri ve Türkiye’nin bölgesel barışa katkıları üzerinde duran Güler, Ankara’da gerçekleştirilecek zirvenin tarihi önemine dikkat çekti. "Ankara'da stratejik bir yönelim belirlenecek" Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nin beklentileri aşan bir nitelikte olacağını ifade eden Bakan Güler, zirveye dair şu değerlendirmeyi paylaştı: "Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi'ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmüyoruz. Bu zirve, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz." "Hürmüz Boğazı'nda göreve hazırız" Bölgesel krizlerin çözümünde Türkiye'nin proaktif bir rol üstlendiğini hatırlatan Güler, Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Bölgesel barış ve istikrarın sağlanması kapsamında İran-ABD Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığımızı da ilettik, teşekkür ettik ve gerektiğinde Hürmüz Boğazı'nda mayın temizliğine destek vermeye hazır olduğumuzu vurguladık" ifadelerini kullandı. Savunma sanayinde ortak irade Türk savunma sanayinin müttefik ülkeler nezdinde dikkat çektiğini belirten Güler, ikili görüşmelerine dair şunları aktardı: "Toplantılar esnasında NATO üyesi üç ülkenin savunma bakanı, Türk savunma sanayinin gelişmişliği ve Türkiye ile iş birliğinin artırılmasının önemli ve gerekli olduğunu özellikle vurguladılar." "Güney kanadı artık merkezi bir mesele" NATO’nun güney kanadındaki gelişmelerin ciddiyetine vurgu yapan Bakan Güler, "Günümüz güvenlik ortamı, güney kanadının yalnızca çevresel değil, merkezi bir güvenlik meselesi olduğunu da göstermektedir" sözleriyle Türkiye’nin bölgedeki kritik rolünün altını çizdi. "Garantörlük sorumluluğumuzun gereğini yaparız" Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri ve özellikle Fransa ile GKRY arasındaki anlaşmayı değerlendiren Güler, tepkisini şu ifadelerle dile getirdi: "Son olarak garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşma; aslında meşruiyeti olmayan, hassas dengeleri bozan ve uluslararası hukuka aykırı olan bir girişimdir. Türkiye'nin askeri kapasitesi, caydırıcılığı ve bölgesel konumu dikkate alındığında, ülkemizi ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir girişimin veya ittifakın başarı şansı bulunmamaktadır." KKTC’nin güvenliğinin Türkiye için kırmızı çizgi olduğunu yineleyen Güler, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğini tehdit edecek gelişmeler karşısında da garantörlük sorumluluklarımızın gereğini yerine getirme irademiz tamdır" dedi. haberdeger.com Gündem • Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ayhan Bilgen: Halep’teki çatışma Suriye’de mutabakat ihtimalinin bittiği anlamına gelmez Haber

Ayhan Bilgen: Halep’teki çatışma Suriye’de mutabakat ihtimalinin bittiği anlamına gelmez

Eski milletvekili Ayhan Bilgen, Suriye’nin Halep kentinde yaşanan çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bilgen, resmi X hesabından yaptığı paylaşımda, çatışmaların Suriye’de mutabakat ihtimalinin sona erdiği anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye iç politikasındaki uzlaşma ikliminin bölgesel barış süreçlerine de katkı sunabileceğine dikkat çekti. Bilgen, Halep’teki çatışmaların barış ihtimalini tamamen ortadan kaldırmadığını savundu. Ayhan Bilgen, paylaşımında Halep’te yaşanan gelişmelerin tek başına Suriye’deki barış ihtimalini bitirmeyeceğini ifade etti. Bilgen, “Halep’te yaşanan çatışma, Suriye’de mutabakat ihtimalinin tamamen bittiği anlamına gelmez” sözleriyle, sahadaki askeri hareketliliğin diplomatik süreçlerden bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini vurguladı. Bilgen’e göre, çatışma ve sessizlik dönemleri, kimi zaman yeni dengelerin ve gerçekçi çözümlerin önünü açabiliyor. Sessizlik ve düşük yoğunluklu çatışmaların barış iradesini güçlendirebileceğini söyleyen Bilgen, çatışmaların her zaman yıkıcı sonuçlar doğurmadığına dikkat çekti. Bilgen, bu durumu şu sözlerle değerlendirdi: “Bazen sessizlik sonrası büyük fırtınalar gelir, bazen düşük yoğunluklu kontrollü çatışmalar, daha gerçekçi davranmayı sağlar, barış iradesinin gelişmesini kolaylaştırır.” Bu yaklaşım, Suriye’deki sürecin yalnızca askeri değil, siyasal ve toplumsal boyutlarıyla ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Türkiye’deki siyasal uzlaşmanın Suriye’ye olumlu yansıyabileceğini ifade eden Bilgen, paylaşımında Türkiye iç politikasına da dikkat çekti. Yasal düzenlemeler konusunda Meclis komisyonlarında sağlanacak uzlaşmanın bölgesel gelişmeler açısından da önem taşıdığını vurgulayan Bilgen, “Türkiye iç politikasında, yasal düzenleme konusunda meclis komisyonu uzlaşma sağlarsa, bu tablo Suriye’de de olumlu gelişmelere zemin oluşturur” ifadelerini kullandı. Ayhan Bilgen, Türkiye’de anayasa tartışmalarının toplum yararı temelinde yürütülmesi gerektiğini belirterek, “Türkiye anayasa konusunu komplekssiz tartışabilir” dedi. Bilgen, parti çıkarları ve kişisel kariyer hesaplarının ülke ve toplum yararının önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayarak, bu koşul sağlandığında siyaset-toplum ilişkisinin daha güçlü ve güvene dayalı bir yapıya kavuşabileceğini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.