SON DAKİKA

#Bölgesel Barış

HABER DEĞER - Bölgesel Barış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölgesel Barış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB'den kritik Libya Anlaşması açıklaması: "Mısır ile de anlaşma imzalamaya hazırız" Haber

MSB'den kritik Libya Anlaşması açıklaması: "Mısır ile de anlaşma imzalamaya hazırız"

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin hak ve menfaatlerini korumaya yönelik faaliyetlerin kararlılıkla sürdüğünü belirterek Mısır ile deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşma imzalamaya hazır olduklarını duyurdu. Haftalık basın bilgilendirme toplantısında yapılan açıklamada, bölgesel iş birliği mesajlarının yanı sıra terörle mücadele, sınır güvenliği, uluslararası askerî temaslar ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı etkinliklerine dair önemli bilgiler paylaşıldı. "Mısır ile de anlaşma imzalamaya hazırız" Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nın emsal teşkil ettiğini belirten Bakanlık, Mısır ile de benzer bir mutabakat sağlanabileceğini vurguladı. MSB açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Mısır ile de karşılıklı menfaatler doğrultusunda Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin anlaşma imzalamaya hazır olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Mısır’ın ülkemizle böyle bir anlaşma imzalaması halinde, Yunanistan ile yapabileceği muhtemel bir anlaşmaya kıyasla 15 bin kilometrekareden daha fazla deniz yetki alanına sahip olacağı değerlendirilmektedir." Açıklamada, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru hak ve menfaatlerini uluslararası hukuk çerçevesinde korumaya devam edeceği ve bölgesel barış, güvenlik ile istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlamayı sürdüreceği yinelendi. Sincar'daki gelişmeler ve terörle mücadele Irak’ın Sincar bölgesindeki duruma değinen MSB, Irak Merkezi Hükümetinin devlet otoritesini güçlendirme ve bölgenin normalleşmesini sağlama yönündeki çalışmalarını memnuniyetle karşıladıklarını bildirdi. Açıklamada, “Irak Merkezi Hükümetinin Sincar’da devlet otoritesinin güçlendirilmesine ve bölgenin normalleşmesine yönelik yürüttüğü faaliyetleri memnuniyetle karşılıyoruz. Bölgede terör örgütlerinin varlığına son verilerek güvenliğin Irak’ın resmî güvenlik güçleri tarafından sağlanması, Sincar’da kalıcı huzur ve istikrarın tesis edilmesi ve terörsüz bölge hedefi açısından önemli bir gelişmedir. Söz konusu süreç, devletimizin ilgili kurumlarıyla koordinasyon içerisinde yakından takip edilmektedir” denildi. Bölgede terör örgütlerinin varlığına son verilerek güvenliğin Irak’ın resmî güvenlik güçleri tarafından sağlanmasının kalıcı huzur açısından kritik olduğuna dikkat çekildi. Hudutlardaki operasyonlar ve terörle mücadele faaliyetleri kapsamında ise geride kalan haftada 2 PKK’lının daha teslim olduğu açıklandı. Açıklamada, "1 Ocak’tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 14 bin 629 olmuş, engellenen 957 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 57 bin 855’e ulaşmıştır” dedi. Türkiye ve Mısır arasında 'Dostluk Denizi-2026' tatbikatı İki ülke arasındaki askerî iş birliği adımları kapsamında ortak tatbikat takvimi de netleşti. MSB açıklamasına göre, 4-9 Kasım 2026 tarihleri arasında Mısır’ın İskenderiye kentinde Dostluk Denizi-2026 Tatbikatı gerçekleştirilecek. İki ülkenin deniz kuvvetleri unsurları ve personelinin katılacağı tatbikatta suüstü, denizaltı savunma, hava savunma harekâtı ve sualtı taarruz (SAT) eğitimleri icra edilecek. Öte yandan, Suriye Deniz Kuvvetleri ile yürütülen ikili ilişkiler çerçevesinde 22 Ekim'de TCG Bora ile Suriye’nin Lazkiye kentine askerî ziyaret gerçekleştirildiği, ayrıca Azerbaycan ve Arnavutluk ile yürütülen iş birliği toplantıları ile Yunanistan ile planlanan Güven Artırıcı Önlemler ziyaretlerinin takvimi paylaşıldı. Cumhuriyet'in 103. yıl dönümü için kapsamlı program MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, Cumhuriyet’in 103’üncü kuruluş yıl dönümü dolayısıyla yurt genelinde ve askerî birliklerde düzenlenecek etkinlikleri aktardı. 29 Ekim’de Anıtkabir’de tören, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde tebrikat ve Ankara’da geçit töreninin yapılacağını belirten Aktürk; Deniz Kuvvetleri tarafından 29 gemiyle 29 liman ziyareti gerçekleştirilerek gemilerin halkın ziyaretine açılacağını kaydetti. Kutlamalar kapsamında Türk Yıldızları Anıtkabir’de saygı uçuşu yaparken, SOLOTÜRK Eskişehir’de gösteri uçuşu düzenleyecek. Ayrıca Ankara’da Mehteran, Armoni Mızıkası ve Bando komutanlıklarının konserleri izleyiciyle buluşacak ve askerî müzeler gün boyunca ücretsiz ziyaret edilebilecek. Açıklamada, “Cumhuriyetimizin 103’üncü kuruluş yıl dönümünü şimdiden kutluyor; başta Ebedî Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Millî Mücadele kahramanlarımız olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve ebediyete irtihal eden kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyoruz” ifadelerini kullandı. Envantere yeni silahlar girdi Kara Kuvvetleri Komutanlığı envanterine katılan yeni araç ve sistemlerin muayene ve kabul faaliyetlerinin tamamlandığı açıklandı. Bu kapsamda Karayel Karinalı Bot, Kablolu Kamikaze-2 İnsansız Kara Aracı ile Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) tarafından üretilen MAM-15 keskin nişancı tüfeklerinin savunma sanayisi paydaşlarına teslim edildiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan fon soruşturması açıklaması: "Hepsinden hesap sorulmalıdır" Haber

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan fon soruşturması açıklaması: "Hepsinden hesap sorulmalıdır"

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Lüksemburg Temsilciler Meclisi Başkanı Claude Wiseler ile gerçekleştirdiği ikili ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, toplantıda gündeme ilişkin soruları yanıtlarken Terörsüz Türkiye süreci, Meclis bünyesinde kurulması planlanan İzleme Kurulu, Türkiye-Libya Deniz Yetki Alanları Mutabakatı ve kamuoyunun odağındaki fon soruşturmasına dair kritik mesajlar verdi. "Bölgesel barış için güçlü bir adım atılacak" Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan TBMM Başkanı Kurtulmuş, yürütülen çalışmaların sınır aşan bir boyutu olduğuna dikkat çekti. Sürecin bölgesel istikrara hizmet edeceğini kaydeden Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye’nin gerçekleşmesiyle birlikte terörsüz bir bölgenin de inşa edilmesi için çok kuvvetli bir adım atılacak. Meclis’te yasanın gerektirdiği İzleme Kurulu kurulacak. Önümüzdeki günlerde bu konu ete kemiğe bürünür. Her şey tıkır tıkır ilerliyor" şeklinde konuştu. "Libya mutabakatı üçüncü bir ülkeyi hedef almıyor" Doğu Akdeniz'deki dengeler ve Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına dair anlaşmaya değinen Kurtulmuş, mutabakatın uluslararası hukuk zeminindeki niteliğini vurguladı. Söz konusu anlaşmanın başka bir ülkeye karşı hamle olmadığını ifade eden Kurtulmuş, mutabakatın bu ilkeler çerçevesinde ele alınması gerektiğini aktardı. "Haksız kazanç sağlayan kim varsa üzerine gidilmeli" Gündemdeki fon soruşturmasına dair sorular üzerine haksız kazanç ve iddiaların kararlılıkla soruşturulması gerektiğine vurgu yapan Numan Kurtulmuş, şu değerlendirmelerde bulundu: "Fon konusunda kim haksız kazanç sağladıysa, arsızlık ve hırsızlık yaptıysa hepsinden hesap sorulmalıdır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli'den  'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den 'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen MHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında finansal piyasalardaki usulsüzlüklerden belediyelerdeki idari soruşturmalara, dış politikadan Doğu Akdeniz ve bölgesel güvenlik başlıklarına kadar pek çok konuda sert ve net mesajlar verdi. İstanbul'daki sel felaketi Bahçeli, İstanbuldaki sel felaketi hakkında, "İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İstanbul'da yaşanan sel önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır." ifadelerini kullandı. "Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturmalarına değinen MHP Lideri Bahçeli, finansal sistemin sağlıklı işlemesinin milli ekonomi açısından şart olduğunu vurguladı. Yürütülen adli ve idari süreçleri desteklediklerini belirten Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı sağlamaya yönelik politikaların etkili olması, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisini hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasayı bozucu işlemler yapıldığı, organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir." Sürecin bir arınma ve aklanma vesilesi olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. " dedi. "Mahkemeler siyasi gösteri yeri değildir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) merkezli başlayan ve çeşitli belediyelere uzanan soruşturmalara da temas eden Bahçeli, adli süreçlerin polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini belirtti: 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir." "Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir" Soruşturmalar kapsamında yürütülen basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen MHP lideri, medyanın kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna saygı duyduklarını ancak hukukun üstünlüğünün esas olduğunu söyledi: "Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır." Terörsüz Türkiye vurgusu Bahçeli yürütülen Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşarak, "Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir." vurgusunu yaptı. "Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrı düşünülemez" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, millî birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır. Üniversitelerimizin, ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir."açıklamasını yaptı. "Gençlerimiz avrupa'daki kaos senaryolarına kapılmamalı" Konuşmasında Türk gençliğine de seslenen Bahçeli, Fransa'da başlayan ve Avrupa geneline yayılan kitlesel eylemlere atıfta bulunarak gençlerin provokasyonlara karşı uyanık olmasını istedi: "Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır." "Birleşik Kıbrıs tam bir hayaldir ve felakettir" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki son gelişmeleri de yakından takip ettiklerini bildiren Bahçeli, Kapalı Maraş ve Gazi Mağusa Limanı üzerinden Rum tarafıyla yürütülen temas iddialarına sert tepki gösterdi: "Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Kıbrıs asırlardır Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır." Suriye ve Irak'taki Dönüşümü ve "Terörsüz bölge hedefi" Suriye ve Irak hattındaki askeri ve siyasi gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, Bağdat yönetiminin gayrimeşru silahlı yapıları tasfiye adımlarını ve Suriye'de YPG/SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonu veya tasfiyesine yönelik süreçleri olumlu karşıladıklarını açıkladı. Bahçeli, İran'ın PJAK konusundaki açıklamalarının da sahaya yansımasıyla bölgesel barışın tesis edileceğini ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin bölgesel bir boyut kazandığını ifade ederek, "Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat eden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgesel bir boyut da kazanmaktadır. Diğer taraftan İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında, “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır.” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

 MSB Heyeti Almanya'da temaslarda bulundu: Bölgesel güvenlik ve savunma iş birliği masada Haber

 MSB Heyeti Almanya'da temaslarda bulundu: Bölgesel güvenlik ve savunma iş birliği masada

Millî Savunma Bakanlığı (MSB), Türkiye ile Almanya Savunma Bakanlıkları arasında liderler düzeyinde başlatılan savunma iş birliği inisiyatifi kapsamında Bakanlık heyetinin Almanya Federal Savunma Bakanlığı yetkilileriyle gerçekleştirdiği temaslara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. MSB tarafından yapılan bilgilendirmede, Bakanlık heyetinin ilk olarak Almanya Federal Savunma Bakanlığı Parlamenter Devlet Sekreteri Dr. Nils Schmid’e nezaket ziyaretinde bulunduğu bildirildi. Ziyaretin ardından MSB heyeti, Almanya Federal Savunma Bakanlığı Politika Direktörü Dr. Martin Schafer ve beraberindeki heyet ile koordinasyon ve çalışma toplantısı gerçekleştirdi. Stratejik iş birliği ve bölgesel istikrar vurgusu Görüşmelerde kriz bölgeleri ve küresel güvenlik mimarisindeki gelişmeler değerlendirilirken, MSB açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "Görüşmelerde, mevcut çatışma alanları başta olmak üzere bölgesel güvenliğin güçlendirilmesi, iki ülkenin ortak çıkarlarının korunması ve iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik imkânlar ele alınarak, bu çerçevede hayata geçirilebilecek somut çalışmalara ilişkin görüş alışverişinde bulunuldu. Temaslarda ayrıca, Türkiye ile Almanya arasındaki stratejik iş birliğinin önemi vurgulanarak bölgesel barış ve istikrara katkı sağlayacak sonuç odaklı temasların sürdürülmesi teyit edildi." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye ve SDG açıklaması: "Kürt meselesini TBMM'nin çatısı altında çözmek zorundayız" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan Suriye ve SDG açıklaması: "Kürt meselesini TBMM'nin çatısı altında çözmek zorundayız"

Suriye'deki gelişmeler ve SDG'nin entegrasyonu Suriye sahasında yaşanan hareketlilik ve diplomatik temaslar iç siyasette geniş yankı uyandırmaya devam ederken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sosyal medya platformu X üzerinden kapsamlı bir açıklama yaptı. Suriye'de kalıcı barış ve istikrar yolunda atılan adımları memnuniyetle karşıladığını belirten Kılıçdaroğlu, SDG'nin silahlı yapılarının Suriye devletine entegrasyonu yönündeki gelişmelerin yalnızca Suriye'nin geleceği açısından değil, bölgenin huzur ve güvenliği bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, tüm etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye'nin hem Türkiye'nin hem de bölge halklarının çıkarına olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, bu durumun Türkiye için de önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. "Kürt meselesini TBMM çatısı altında çözmek zorundayız" Açıklamasında iç barış ve Kürt meselesine dair değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kaydetti: Suriye Kürtlerinin kimliklerinin, temel hak ve özgürlüklerinin güvence altında olduğu, bütün etnik ve inanç gruplarının eşit yurttaşlık temelinde bir arada yaşayabildiği, demokratik ve toprak bütünlüğünü koruyan bir Suriye hem Türkiye'nin hem de bölge halklarının çıkarınadır. Bu gelişmeler Türkiye açısından da önemli bir fırsat sunmaktadır. Kürt meselesini silahın ve çatışmanın gölgesinden tamamen çıkararak demokratik siyasetin, hukukun ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin çatısı altında çözmek zorundayız. Türkiye'de yürütülen sürecin silahların tamamen bırakılması, terörün sona ermesi, demokrasimizin güçlenmesi ve Türklerle Kürtler arasındaki tarihsel kardeşliğin daha da sağlamlaşmasıyla sonuçlanmasını yürekten diliyorum." OBİT hatırlatması ve bölgesel barış vurgusu Türkiye'nin iç barışını güçlendirmesinin Orta Doğu'nun istikrarı için de kritik bir güvence olduğuna işaret eden Kılıçdaroğlu, yıllar önce bu anlayışla Orta Doğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulmasını önerdiğini hatırlattı. Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin öncülüğünde zamanla diğer bölge ülkelerini de kapsayacak bir işbirliği yapılanmasının tarihi bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, Orta Doğu'nun kaderinin başka ülkelerin çıkar hesaplarıyla değil, coğrafyadaki halkların ortak iradesiyle belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Kılıçdaroğlu, "Çünkü Orta Doğu'nun kaderini başka ülkelerin çıkar hesapları değil, bu coğrafyada yaşayan halkların ortak iradesi belirlemelidir. Türkiye kendi içinde barışı, demokrasiyi ve kardeşliği güçlendirdiği ölçüde bölgesinde de barışın öncüsü olabilir. Suriye'de kalıcı istikrarın sağlanması, Filistin'de kanın ve gözyaşının dinmesi, İran'a yönelik saldırıların sona ermesi ve bölgemizin yeni savaşların değil, diplomasinin, işbirliğinin ve ortak refahın coğrafyası haline gelmesi mümkündür. Bunun yolu daha fazla çatışmadan değil, daha fazla diyalogdan, diplomasiden ve bölgesel işbirliğinden geçmektedir." dedi. Türkiye'nin bölgede savaşların tarafı değil, barışın kurucu gücü olması gerektiğini belirten Kılıçdaroğlu, açıklamasını "Türklerin, Kürtlerin ve Arapların ortak geleceği barıştadır. Yaşasın halkların kardeşliği" sözleriyle tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Terörsüz Türkiye” mesajı Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Terörsüz Türkiye” mesajı

Erdoğan, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un Meclis’te 467 kabul oyuyla geçmesini önemli bir irade göstergesi olarak değerlendirdi. Farklı kesimleri temsil eden milletvekillerinin ortak bir noktada buluşmasının “Terörsüz Türkiye” sürecine güven kazandırdığını söyledi. Siyasi partilere de mesaj veren Erdoğan, günübirlik siyasi hesaplardan uzak durulması gerektiğini belirterek, Meclis’te ortaya çıkan 467 kabul oyununun iyi okunmasını ve buradan gerekli mesajın çıkarılmasını istedi. Erdoğan, sürece katkı sunanların “tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacağını”, süreci zora sokan ve tahrik eden girişimlerin ise tarih karşısında sorumluluk taşıyacağını ifade etti. Erdoğan, süreç boyunca siyasetçilerin ve medyanın kullandığı dile dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. “Daha fazla görüntülenme” amacıyla böylesine önemli bir meselenin zarar görmemesi gerektiğini belirterek, fevri söylemlerden kaçınılması ve sürece yük olmak yerine katkı sunulması çağrısında bulundu. Erdoğan, bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde ise Türkiye’nin dış politikasının yalnızca Türk milleti tarafından belirleneceğini söyledi. Türkiye’nin Suriye başta olmak üzere komşularının toparlanmasına destek vermekten vazgeçmeyeceğini belirten Erdoğan, “Milletten başka hiçbir aktör Türkiye'ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez” mesajını verdi. Erdoğan ayrıca Türkiye’nin bölgede barış, adalet, istikrar ve huzur dışında gizli bir gündeminin bulunmadığını ifade ederek Suriye’den Irak’a, Filistin’den Kafkasya’ya kadar bölgesel barış için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

11 ülkeden ortak bildiri: İsrail’in Suriye saldırısı şiddetle kınandı Haber

11 ülkeden ortak bildiri: İsrail’in Suriye saldırısı şiddetle kınandı

"Son derece tehlikeli bir tırmanış" Dışişleri bakanları tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail'in Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü'nü hedef alan saldırılarının "son derece tehlikeli bir tırmanış" olduğu vurgulandı. Açıklamada, bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliğinin açık bir ihlali olduğu belirtilirken, şu ifadeler yer aldı: Türkiye Cumhuriyeti, Cezayir Demokratik Halk Cumhuriyeti, Endonezya Cumhuriyeti, Filistin Devleti, Katar Devleti, Lübnan Cumhuriyeti, Malezya, Moritanya İslam Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti, Somali Federal Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanları, İsrail'in, Suriye'nin kuzeybatısındaki Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’nü hedef alan hava saldırılarını şiddetle kınamaktadır. Bu saldırılar, son derece tehlikeli bir tırmanışı ve Suriye'nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin açık bir ihlalini teşkil etmektedir." Bildiride ayrıca, Dışişleri Bakanlarının Suriye topraklarının ve altyapısının sürekli olarak hedef alınmasından ve tahrip edilmesinden derin endişe duydukları ifade edilerek, bu tür eylemlerin Suriye'nin güvenliğini yeniden tesis etme, ulusal kurumlarını yeniden inşa etme ve yıllardır süregelen çatışmanın yarattığı insani sonuçların giderilmesi yönündeki mevcut çabalarını aşındırma riski taşıdığı kaydedildi. Uluslararası topluma "somut adım" çağrısı Dışişleri bakanları, İsrail'in Suriye'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal etmeyi sürdürmesinin gerilimi tırmandırma, bölgesel barış ile istikrarı bozma ve uluslararası hukuka olan saygıyı zedeleme riski barındırdığının altını çizdi. Bildiride yapılan çağrı şu sözlerle aktarıldı: "Dışişleri Bakanları uluslararası topluma; Suriye'ye yönelik devam eden bu saldırganlık karşısında kararlı, net ve ilkeli bir duruş sergilemesi, uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca somut adımlar atması, bu ihlallere son verilmesi, 1974 Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyulmasının sağlanması ve İsrail güçlerinin işgal ettikleri bölgelerden çekilmesi, böylece gerilimin daha da tırmanmasının önlenerek bölgesel barış ile istikrarın korunması için çağrıda bulunmaktadır." Açıklamanın son bölümünde, Dışişleri Bakanlarının Suriye'nin egemenliğine, bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne ve siyasi birliğine saygı gösterilmesi gerektiğini vurguladığı ve "buna halel getirmeye yönelik her türlü girişimi reddettiklerini" belirttiği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’yi kışkırtmaktan vazgeçmelidir” Haber

Bahçeli’den İsrail’e sert uyarı: “Türkiye’yi kışkırtmaktan vazgeçmelidir”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İsrail’in bölgedeki faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli, Türkiye’nin terörle mücadeledeki kazanımlarının İsrail’in planlarını bozduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye’de alınan mesafe, terörsüz bölge yolunda yaşanan olumlu gelişmeler kaos ve çatışma ikliminden beslenen İsrail’in dengelerini sarsmış, oyunlarını bozmuştur. İsrail yönetiminin izlediği saldırgan ve yayılmacı siyaset, bütün bölgenin geleceğini tehdit eden başlıca güvenlik sorunlarından birine dönüşmüştür” ifadelerini kullandı. “Türkiye’nin sabrını sınamaktan vazgeçilmelidir” İsrail yönetiminin bölge ve dünya için bir tehdit kaynağı haline geldiğini vurgulayan Bahçeli, Türkiye’ye yönelik tutumun değişmesi gerektiğini şu sözlerle dile getirdi: “İsrail, mevcut yönetim eliyle yalnızca bölge için değil, bütün insanlık için bir tehdit kaynağı hâline gelmiştir. Türkiye’yi kışkırtmaktan, Türkiye’nin sabrını sınamaktan, ülkemizin millî güvenlik alanlarına dolaylı veya doğrudan müdahale anlamına gelebilecek teşebbüslerden ve Türkiye karşıtı çevreleri cesaretlendiren söylemlerden vazgeçilmelidir.” “Ankara Deklarasyonu ilan edilmelidir" Bölgesel güvenliğin sağlanması adına Türkiye’nin öncü olması gerektiğinin altını çizen Bahçeli, “Bölgesel barış ve güvenliği tehdit eden saldırgan politikaları karşısında İsrail’in uluslararası hukuk çerçevesinde etkisizleştirilmesi, ertelenemez bir zorunluluk haline gelmiştir. Türkiye tarafından bölgesel güvenlik anlayışına yön veren ilkeleri ortaya koyan, barış ve huzur iklimini merkeze alan ‘Ankara Deklarasyonu’ ilan edilmelidir” dedi. Ayrıca, çözüm sürecine dair somut bir mekanizma önerisinde bulunan Bahçeli, “Dünya Barış Konseyinden mülhem geçici bir ABD, Rusya, Çin ve AB’den oluşan Ortadoğu Barış Koalisyonu/Konseyi oluşturulmalı, süratle bölgede istikrar sağlanması hedeflenmelidir” şeklinde konuştu. Diplomatik baskı ve caydırıcılık vurgusu Diplomatik çağrıların tek başına yeterli olmadığını belirten MHP Lideri, baskı mekanizmalarının işletilmesi gerektiğini savundu: “Yaptırımların veya yalnızca diplomatik çağrıların tek başına kalıcı sonuç üretmediği dikkate alınarak ‘Kademeli Diplomatik Baskı ve Teşvik Mekanizması’ oluşturulmalıdır. ‘Barış için İsrail’in Çevrelenmesi’ politikası uygulanmalı ve başta bölge ülkeleri olmak üzere İsrail üzerinde siyasi ve ekonomik baskılar arttırılmalı, askeri caydırıcılık mekanizması etkinleştirilmelidir.” Türkiye’nin egemenlik hakları konusundaki kararlılığını yineleyen Bahçeli, uyarılarını şu net ifadelerle sonlandırdı: “Bir kez daha hatırlatalım. Türkiye egemenlik haklarına yönelik saldırılar karşısında kapı kapı dolaşacak bir aktör değildir. Türk milleti ayağa kalktığı zaman önünde durabilecek bir güç de yoktur.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Trump’ın F-35 taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Trump’ın F-35 taahhüdünü yerine getirmesini bekliyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Katar basınına gerçekleştirdiği mülakatta dış politika gündemine ilişkin kritik mesajlar verdi. İkili ilişkilerden bölgesel barış çabalarına kadar birçok başlığa değinen Erdoğan, uluslararası topluma ve ilgili ülkelere çağrılarda bulundu. Trump açıklaması ABD Başkanı Donald Trump'ın Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarının teslimatına ilişkin daha önce verdiği sözü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington yönetiminden bu taahhüdün hayata geçirilmesini beklediklerini vurguladı. Erdoğan açıklamasında, "Trump'tan F-35 savaş uçakları konusunda bir söz aldık ve bunu yerine getirmesini bekliyoruz" dedi. Lübnan çatışmalarında ABD'nin rolü Geçtiğimiz ay Ankara'da düzenlenen NATO Liderler Zirvesi sırasında Trump ile Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi konusunu ele aldıklarını belirten Erdoğan, çatışmaların sonlandırılması noktasında ABD'nin üstleneceği rolün son derece kritik olduğuna dikkat çekerek, "Bu çatışmayı sona erdirme noktasında ABD'nin üstleneceği rol son derece kritiktir" ifadelerini kullandı. Ayrıca Doha yönetiminin bölgesel barışın sağlanması yönündeki arabuluculuk çabalarını övdü. "Gazze'yi yalnız bırakamayız" Gazze'deki insani duruma ve bölgesel gelişmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Gazze'ye desteğini kararlılıkla sürdüreceğini belirtti. Hamas'ın taahhütlerini samimiyetle yerine getirdiğini, İsrail'in ise savaşı sürdürmeye devam ettiğini ifade eden Erdoğan, "Türkiye olarak Gazze'yi yalnız bırakamayız" diyerek bölgeye gereken desteğin verilmeye devam edeceğini kaydetti. Suriye ve bölgesel istikrar vurgusu Suriye'nin istikrarını desteklemeye devam edeceklerini ve önümüzdeki dönemde bu ülkeye bir ziyaret planladığını bildiren Erdoğan, "Kürtlerle ilişkilerimizi güçlendirmeye devam edeceğiz ve bölgedeki çeşitli ülkelerde haklarını koruyacağız. Suriye Kürtleri barış ve istikrar ortamından paylarını alacaktır" değerlendirmesinde bulundu. Mekke Anlaşması'na da ayrı bir parantez açan Erdoğan, "Mekke Anlaşması dünyaya önemli bir mesaj gönderdi. Mekke Anlaşması, imzalayan ülkelerin şunları yapacağını öngörüyor. Eğer içlerinden biri dış saldırıya maruz kalırsa, birleşik adımlar atılacaktır. Anlaşma, diğer ülkelerin gelecekte katılımına olanak tanıyor ve Mısır'ın katılımı önemli" diyerek anlaşmanın önemine işaret etti. AB Üyelik Süreci Avrupa Birliği ile ilişkilere de değinen Erdoğan, Avrupa'nın Türkiye'yi birliğe kabul etmeye istekli görünmediğini belirterek, "Avrupa Birliği'ne katılmak önceliğimiz değil ve Türkiye'nin katılmaması Avrupa'nın kaybıdır" sözleriyle kararlılığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.