SON DAKİKA

#Bölgesel Istikrar

HABER DEĞER - Bölgesel Istikrar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölgesel Istikrar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MGK kararları açıklandı... Yılın ilk toplantısında Türkiye’nin 2026 stratejileri belirlendi Haber

MGK kararları açıklandı... Yılın ilk toplantısında Türkiye’nin 2026 stratejileri belirlendi

Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yılın ilk toplantısını gerçekleştirdi. Toplantıda Türkiye’nin güvenliği, bölgesel ve küresel riskler, terörle mücadele ve insani yardımlar gündeme geldi. Cumhurbaşkanlığı himayesinde gerçekleşen Milli Güvenlik Kurulu toplantısında, 2025 yılında yaşanan önemli siyasi, askeri, ekonomik ve toplumsal gelişmeler değerlendirildi. Kurul, 2026 yılında karşılaşılabilecek riskler ve alınacak tedbirler konusunda kapsamlı değerlendirmeler yaptı. Toplantı sonunda MGK, aldığı 9 maddelik kararları kamuoyuyla paylaştı. Kararların Türkiye’nin güvenliği, bölgesel istikrarı ve küresel barış hedefleri doğrultusunda hayata geçirileceğini duyuruldu. Toplantıda öne çıkan başlıklar şöyle oldu: Terörle Mücadele: PKK/KCK, PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere ülke içi ve dışındaki tehditlere karşı yürütülen faaliyetlerin son dönemdeki durumları ele alındı. Kurul, “Terörsüz Türkiye” hedefine ulaşmak için kararlılıkla çalışılacağını vurguladı. Bölgesel Destek ve Diplomasi: Suriye’nin egemenliği, toprak bütünlüğü ve siyasi birliği konusunda Türkiye’nin desteği teyit edildi. Somalili halkın terörle mücadelesine verilen destek de altı çizilen konular arasında yer aldı. Uluslararası İnsani Yardımlar: Türkiye’nin Gazze’ye insani yardımların ulaştırılmasına devam edeceği, kalıcı barışın sağlanması için ortak sorumluluk üstleneceği ifade edildi. Bölgesel Güvenlik: İran’daki güncel gelişmelerin bölgesel istikrar açısından önemi, Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz ve çevresine olası yansımaları ele alındı. Türkiye, savaşın sona erdirilmesi ve barışın tesis edilmesi için aktif çabalarını sürdürecek. Küresel Barış Çabaları: Türkiye’nin Asya, Afrika ve Avrupa’daki kriz bölgelerinde istikrar ve barışın sağlanması amacıyla çok boyutlu faaliyetlerini 2026 yılında da kararlılıkla sürdüreceği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sınır hattında tansiyon yükseldi: Provokasyona TSK’dan anında karşılık Haber

Sınır hattında tansiyon yükseldi: Provokasyona TSK’dan anında karşılık

Suriye’de faaliyet gösteren YPG/SDG/PKK yapılanmasına bağlı bir grubun, 20 Ocak 2026 Salı günü Türkiye sınır hattında provokatif bir girişimde bulunduğu bildirildi. Güvenlik kaynaklarına göre, sınır hattında Türk bayrağını hedef alan girişim üzerine Türk Silahlı Kuvvetleri havaya uyarı ateşi açarak duruma müdahale etti ve bölgedeki hareketlilik kısa sürede kontrol altına alındı. Provokatif girişim sınır hattında yaşandı Edinilen bilgilere göre, sınır hattına yaklaşan silahlı unsurların Türk bayrağını indirmeye yönelik hamlesi, bölgede görev yapan birlikler tarafından fark edildi. Olası bir gerilimin büyümesini önlemek amacıyla Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından havaya uyarı ateşi açıldı. Müdahalenin ardından grup bölgeden uzaklaştı. Türk Silahlı Kuvvetleri hızlı müdahalede bulundu TSK’nın zamanında müdahalesiyle sınır hattındaki provokasyon engellendi. Yetkililer, olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığını belirtirken, sınır güvenliğine yönelik tedbirlerin artırıldığını aktardı. Türkiye toplumunun güvenliğini tehdit eden her türlü girişime karşı teyakkuz halinin sürdüğü vurgulandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan terör mesajı geldi Yaşanan gelişmelerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, terörle mücadeleye ilişkin değerlendirmede bulundu. Erdoğan, “Bölgemizde terörün devri kapanmıştır” ifadeleriyle Türkiye’nin sınır güvenliği ve bölgesel istikrar konusundaki kararlılığını yineledi. Sınır hattındaki gelişmeler yakından izlenirken, güvenlik birimlerinin olası yeni provokasyonlara karşı bölgede önlemlerini sürdürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara’da kritik masa: Türkiye ile Özbekistan arasında yeni dönemin şifreleri mi yazılıyor? Haber

Ankara’da kritik masa: Türkiye ile Özbekistan arasında yeni dönemin şifreleri mi yazılıyor?

Türkiye-Özbekistan Ortak Stratejik Planlama Grubu’nun dördüncü toplantısı, 20 Ocak 2026 Salı günü Ankara’da, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov’un eş başkanlıklarında başladı. Toplantıda iki ülke arasındaki siyasi, diplomatik ve bölgesel iş birliği başlıkları ele alındı. Stratejik planlama grubu Ankara’da toplandı Toplantı, Türkiye ile Özbekistan arasında son yıllarda ivme kazanan ilişkilerin kurumsal bir çerçevede değerlendirilmesi amacıyla gerçekleştirildi. Ankara’da düzenlenen görüşmede, ikili ilişkilerin mevcut durumu masaya yatırılırken, önümüzdeki döneme ilişkin ortak hedefler ve diplomatik temasların yol haritası değerlendirildi. Görüşmelerin, Türkiye toplumu ile Özbekistan halkı arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesine katkı sunması hedefleniyor. Bakanlar düzeyinde temaslar dikkat çekti Toplantı kapsamında Bakan Fidan, Özbekistanlı mevkidaşı Saidov ile ayrıca ikili bir görüşme de gerçekleştirdi. Bu görüşmede, bölgesel gelişmeler, uluslararası gündemde öne çıkan başlıklar ve karşılıklı iş birliğinin artırılmasına yönelik konular ele alındı. Diplomatik kaynaklar, temasların iki ülke arasındaki stratejik diyaloğu daha da derinleştirmeyi amaçladığını belirtti. Türkiye ile Özbekistan arasında iş birliği vurgusu öne çıktı Ortak Stratejik Planlama Grubu toplantısının, Türkiye ile Özbekistan arasında düzenli istişare mekanizması oluşturma açısından önemli bir adım olduğu ifade edildi. Ankara’daki buluşmanın, sadece devletler arası ilişkilerle sınırlı kalmayıp, ekonomi, güvenlik ve bölgesel istikrar başlıklarında da yeni iş birliği alanlarının önünü açması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’den Yemen mesajı: Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne tam saygı şart Haber

Çin’den Yemen mesajı: Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne tam saygı şart

Çin’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilci Yardımcısı Sun Lei, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ndeki oturumda Yemen’e ilişkin önemli mesajlar verdi. Sun Lei, Konsey kararlarının yanlış yorumlanmaması ya da kötüye kullanılmaması gerektiğini belirterek, Yemen’in egemenliği, güvenliği ve toprak bütünlüğüne tam saygı gösterilmesi çağrısında bulundu. BMGK kararına çekimser kalan ülkelerden biri Çin oldu BMGK, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Husilerin Kızıldeniz’de ticaret gemilerine yönelik saldırılarına ilişkin Konsey’e düzenli rapor sunma yükümlülüğünü 15 Temmuz 2026’ya kadar uzatan karar tasarısını kabul etti. Oylamada Çin ve Rusya çekimser kalırken, Konsey’in diğer üyeleri tasarıya destek verdi. Yemen’deki kriz Gazze ile bağlantılı Konsey’de yaptığı konuşmada Sun Lei, Yemen ve Kızıldeniz’de yaşanan gelişmelerin Gazze’deki çatışmalarla yakından bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Çinli diplomat, Gazze’de ilk aşama ateşkes anlaşmasının eksiksiz uygulanması, kalıcı ateşkesin sağlanması ve iki devletli çözümün hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Sun Lei, Filistin meselesine kapsamlı, adil ve kalıcı bir çözüm bulunmadan bölgesel istikrarın sağlanamayacağını ifade etti. “Yemen’de insani durum hızla kötüleşiyor” Sun Lei, Yemen’de güvenlik durumunun uzun süredir son derece kırılgan olduğunu, barış sürecinin tıkandığını ve silahlı çatışmaların devam ettiğini söyledi. Ülkedeki insani koşulların hızla kötüleştiğine işaret eden Çinli temsilci, özellikle Yemen’in güneyinde son günlerde yaşanan gelişmelerin krizi daha da karmaşık hale getirdiğini dile getirdi. Siyasi diyalog ve bölgesel sorumluluk çağrısı Çin, Yemen’deki tüm taraflara anlaşmazlıkların siyasi diyalog yoluyla çözülmesi çağrısında bulundu. Sun Lei, barış ve istikrarın yeniden tesis edilebilmesi için uygun koşulların oluşturulması gerektiğini belirterek, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi bölgesel aktörlerin yanı sıra uluslararası toplumun da siyasi çözüm sürecinde yapıcı rol üstlenmesini desteklediklerini söyledi. Husilere Kızıldeniz çağrısı Sun Lei, ayrıca Husilere yönelik bir çağrıda bulunarak, uluslararası hukuka uygun şekilde Kızıldeniz’deki tüm ülkelerin ticaret gemilerinin seyrüsefer haklarına saygı gösterilmesi ve bölgedeki deniz yollarının güvenliğinin korunması gerektiğini vurguladı. Çin’in bu açıklamaları, Yemen krizinde askeri adımlar yerine egemenlik, siyasi çözüm ve bölgesel istikrar vurgusunu öne çıkaran yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Venezuela’da dengeleri değiştiren çıkış: Tek lider Maduro’dur Haber

Venezuela’da dengeleri değiştiren çıkış: Tek lider Maduro’dur

ABD’nin askeri operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini alıkoyduğunu açıklamasının ardından, ülkede siyasi kriz derinleşiyor. Gözler, sessizliğini bozan Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’e çevrildi. “Venezuela hiçbir ülkenin sömürgesi olmayacak” Rodríguez, yaptığı sert açıklamada Venezuela’nın tek meşru liderinin Maduro olduğunu vurgulayarak, “Zincirler kırıldı. Bu halk bir daha asla köle olmayacak” ifadelerini kullandı. ABD yönetiminin söylemlerinin aksine konuşan Rodríguez, ülkesinin hiçbir devletin kolonisi olmayacağını belirtti. Maduro için acil kanıt ve serbest bırakma talebi Rodríguez, Maduro ve eşinin hayatta olduklarına dair derhal kanıt sunulmasını isteyerek, “Maduro derhal serbest bırakılmalıdır” dedi. ABD’nin tutumunu uluslararası hukukun açık ihlali olarak nitelendiren Rodríguez, bu sürecin tarih ve adalet önünde karşılıksız kalmayacağını savundu. Yüksek Mahkeme devreye girdi Gelişmelerin ardından Venezuela Yüksek Mahkemesi Anayasa Dairesi, Delcy Rodríguez’i geçici devlet başkanı olarak atadı. Kararda, idari sürekliliğin ve ulusun savunulmasının sağlanmasının amaçlandığı ifade edildi. Trump’tan açık tehdit ABD Başkanı Donald Trump ise Rodríguez’i doğrudan hedef aldı. Trump, “Eğer istediklerimizi yaparsa ABD ordusu Venezuela’ya girmez” diyerek askeri müdahale ihtimalini açıkça gündemde tuttu. Gerilim tırmanıyor Caracas yönetimi yurttaşlara sükûnet çağrısı yaparken, ABD ile Venezuela arasındaki kriz yalnızca diplomatik değil, bölgesel istikrar açısından da yeni bir kırılma noktasına ilerliyor.

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz! Haber

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz!

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’a düzenlenen saldırıların ardından düzenlediği basın toplantısında, operasyonun kapsamı ve sonrasına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in alıkonulmasının ardından, ülkede yönetimin “makul bir geçiş süreci” tamamlanana kadar ABD kontrolünde olacağını savundu. “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş bir operasyon” iddiası Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıyı “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş” büyüklükte bir askeri operasyon olarak tanımladı. Operasyonun amacının “diktatör Maduro’yu adalete teslim etmek” olduğunu öne süren Trump, çok sayıda helikopter ve savaş uçağı kullanılmasına rağmen ABD tarafında herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ve hava araçlarının zarar görmediğini iddia etti. “Geçiş sağlanana kadar yönetimde kalacağız” mesajı Venezuela’da uzun süredir devam eden siyasi krizin tekrar etmesini istemediklerini dile getiren Trump, “Güvenli, uygun ve makul bir geçiş yapabileceğimiz zamana kadar Venezuela’yı yönetmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Trump, Venezuela’nın halkın iyiliğini gözetmeyen başka aktörlerin eline geçmesine izin vermeyeceklerini savundu. Maduro ve Flores için ABD’de yargılama hazırlığı Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores’in “ABD ve yurttaşlarına karşı ölümcül narko-terörizm” suçlamasıyla New York Güney Bölgesi tarafından itham edildiğini açıkladı. İkilinin şu anda New York’a doğru giden bir gemide bulunduğunu söyleyen Trump, yargılamanın New York veya Miami’de yapılmasına karar verileceğini ifade etti. Petrol ambargosu sürecek, ABD şirketleri devreye girecek Trump, Venezuela petrolüne uygulanan ambargonun tamamen yürürlükte kalacağını ve ABD Donanması’nın bölgedeki askeri varlığını koruyacağını belirtti. ABD’nin talepleri karşılanana kadar bu durumun değişmeyeceğini söyleyen Trump, Amerikan petrol şirketlerinin Venezuela’da devreye sokulacağını, milyarlarca dolarlık yatırımla petrol altyapısının onarılacağını ve üretimin yeniden başlatılacağını dile getirdi. Bölgesel gerilim mesajlarla derinleşti Trump, açıklamasında Gustavo Petro’ya da atıfta bulunarak Kolombiya’ya yönelik sert ifadeler kullandı. Bu sözler, Venezuela merkezli krizin yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmayıp bölgesel bir gerilime dönüşebileceği yorumlarına yol açtı. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri ve siyasi müdahalesinin uluslararası hukuk, egemenlik ve bölgesel istikrar açısından yeni ve daha derin tartışmaları beraberinde getirdi.

ABD’den Maduro hamlesi: Washington, Venezuela lideri ve eşini hedef aldı Haber

ABD’den Maduro hamlesi: Washington, Venezuela lideri ve eşini hedef aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, 3 Ocak 2026’da yaptığı açıklamada, Nicolas Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında New York Güney Bölgesi’nde iddianame hazırlandığını duyurdu. Bondi, suçlamaların uyuşturucu terörizmi ve ağır silah bulundurma gibi başlıkları kapsadığını belirterek sürecin ABD yargısı önünde ilerleyeceğini ifade etti. Suçlamalar ağır başlıklar içeriyor Bondi’nin açıklamasına göre Maduro’ya uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı makineli tüfek ile yıkıcı cihazlara sahip olma suçlamaları yöneltildi. ABD Adalet Bakanı, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, söz konusu dosyanın Amerikan yargı makamlarınca ele alındığını vurguladı. “Amerikan adaletiyle karşı karşıya kalacaklar” mesajı verildi Bondi, açıklamasında Maduro ve eşinin Amerikan mahkemelerinde yargılanacağını belirterek, “Yakında Amerikan topraklarında, Amerikan adaletinin tüm hiddetiyle karşı karşıya kalacaklar” ifadelerini kullandı. Bondi ayrıca, operasyon sürecinde destek veren kişi ve kurumlara teşekkür etti. Washington’dan operasyon vurgusu geldi ABD Başkanı Donald Trump da Venezuela’da geniş çaplı saldırıların düzenlendiğini, Maduro ve eşinin yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. Trump’ın açıklamaları, Washington’un Caracas yönetimine yönelik baskıyı askeri ve hukuki boyutlarıyla artırdığı şeklinde yorumlandı. Caracas’ta patlamalar, olağanüstü durum ilanı Venezuela’nın başkenti Caracas’ta patlama seslerinin duyulmasının ardından Venezuela hükümeti, saldırılardan ABD’yi sorumlu tuttu. Hükümet açıklamasında, Devlet Başkanı Maduro’nun ülke genelinde “dış müdahaleden kaynaklanan olağanüstü durum” ilan eden kararnameyi imzaladığı bildirildi. Kriz derinleşirken uluslararası gerilim tırmanıyor ABD’nin suç duyurusu ve operasyon açıklamaları, Venezuela ile Washington arasındaki gerilimi yeni bir aşamaya taşıdı. Yaşanan gelişmelerin, bölgesel istikrar ve uluslararası hukuk açısından nasıl sonuçlar doğuracağı ise önümüzdeki günlerde netlik kazanacak

Fidan’dan SDG’ye net uyarı: Sabır azalıyor, askerî yol istenmiyor! Haber

Fidan’dan SDG’ye net uyarı: Sabır azalıyor, askerî yol istenmiyor!

Hakan Fidan, TRT World yayınında Suriye’deki entegrasyon sürecine dair değerlendirmelerde bulundu. Fidan, SDG’nin Şam’la imzaladığı 10 Mart mutabakatının uygulanmasındaki yavaşlığa işaret ederek, sürecin ülkenin birliği açısından kritik olduğunu vurguladı. “Sürecin hızından memnun değiliz” mesajı açıkça verildi Fidan, SDG’nin entegrasyon sürecinde zaman kazanmaya çalıştığı yönünde güçlü bir kanaat oluştuğunu söyledi. Türkiye’nin yanı sıra bazı bölgesel ortakların da aynı değerlendirmeyi paylaştığını belirten Fidan, ABD’li muhatapların sürecin tamamlanmasının Suriye’nin birliği için hayati olduğunun farkında olduğunu kaydetti. Silahlı yapıların tek komuta altında toplanması vurgulandı Suriye muhalefetindeki silahlı unsurların büyük bölümünün Suriye Savunma Bakanlığı komuta-kontrolüne girmeyi kabul ettiğini anımsatan Fidan, SDG’nin bu çerçevenin dışında kaldığını ifade etti. Bir devlette birden fazla silahlı otoritenin kabul edilemeyeceğini söyleyen Fidan, bunun ulusal birlik ve egemenlik açısından temel bir ilke olduğunu dile getirdi. “Askerî yollara dönmek istemiyoruz” uyarısı yinelendi Türkiye’nin önceliğinin diyalog, müzakere ve barışçıl yöntemler olduğunu vurgulayan Fidan, buna karşın sürecin daha fazla uzatılmasının kabul edilemeyeceğini belirtti. “Tekrar askerî yollara başvurmak zorunda kalmak istemiyoruz” diyen Fidan, SDG’nin ilgili aktörlerin sabrının tükendiğini görmesi gerektiğini söyledi. 10 Mart mutabakatına bağlılık çağrısı yapıldı Fidan, SDG’nin 10 Mart Anlaşması’ndan sapmadan ve gecikmeden yükümlülüklerini yerine getirmesinin beklendiğini ifade etti. Şam’daki Suriyeli muhatapların da bu adımı ulusal birlik için vazgeçilmez gördüğünü belirten Fidan, doğru taktik ve işbirliğiyle hedefe ulaşılabileceği yönünde temkinli bir iyimserlik taşıdığını aktardı. 10 Mart anlaşması merkezi egemenliği öngörüyor Beşar Esad’ın devrilmesinin ardından Ahmed Şara yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri arasında imzalanan 10 Mart mutabakatı; SDG güçlerinin Suriye ordusuna katılmasını, havalimanları ve petrol sahaları ile Irak ve Türkiye’ye açılan sınır kapıları dâhil tüm idari yapıların merkezi hükümete devrini öngörüyor. Anlaşma, Şam’ın egemenliğinin tesisini hedefliyor. Bu açıklamalar, Suriye’de entegrasyon sürecinin zamanlamasının bölgesel istikrar ve Türkiye toplumu açısından taşıdığı önemi bir kez daha gündeme getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.