Akgönül: "Devlet terbiyesini bilen bir Kürt siyasal aklına ihtiyaç var"
Türkiye, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin "Gelin anahtarı alın, kapıyı açın" çıkışıyla siyasal bir dönüşümün eşiğine girerken, bu sürecin başarıya ulaşması için muhatapların niteliği ve bölgesel tehditler dün Haber Değer'de Genel Yayın Koordinatörü Mehmet Anıl Korkmaz'ın canlı yayın konuğu olan Araştırmacı - yazar Mehmet Sabri Akgönül tarafından masaya yatırıldı. Akgönül, mevcut yasal Kürt siyasetinin devletle müzakere dilini ve hiyerarşisini bilmediğini savunarak, çözümün ancak "devlet terbiyesi" almış yeni bir siyasal zeminde mümkün olabileceğini ifade etti. Akgönül, Türkiye'nin jeopolitik rotasını korumak adına atılan bu adımların "terörsüz Türkiye" hedefinin bir parçası olduğunu vurguladı.
"Alternatifin adresi İsrail değil İran"
Terör örgütü elebaşlarından Murat Karayılan’ın "alternatifsiz değiliz" çıkışını değerlendiren Akgönül, kamuoyundaki genel algının aksine asıl adresi işaret etti. Akgönül, "Buradaki temel Karayılan'ın 'alternatifsiz değiliz'inden kastı İran'dır. Yani aslında şunu diyor Karayılan: 'İran bize bir teklif sundu, biz ne yapalım?'" diyerek örgütün Tahran ile olan temaslarını deşifre etti. 1999 yılında Öcalan’ın teslim edilmesi sürecinde Kasım Süleymani’nin bizzat devreye girerek örgütün Türkiye dışına çıkmasını engellemeye çalıştığını hatırlatarak "İran'dan yeni bir teklif geldi ve Bahçeli'nin 'bir koordinatörlük kuralım' hamlesi, tam da bu teklife karşı bir tekliftir" tespitinde bulundu.
Kürt siyasetindeki "devlet terbiyesi" sorunu
Sürecin neden tıkandığına dair en dikkat çekici tespiti yapan Akgönül, DEM Parti’nin ve legal Kürt siyasetinin devlet mekanizmasını idrak edemediğini savundu. Akgönül, bu eksikliği şu sözlerle dile getirdi: "Kürt siyasal aklı devletsiz bir akıldır. Bu anlamda devlet terbiyesi almamış bir akıldır. Hatta bir adım daha öteye gideyim; Kürt siyasal aklı terbiyesiz bir akıldır, terbiye edilmemiş. Devletle terbiye edilmemiş, devletin ne olduğuna dair bir terbiyesi yok." Kürt siyasetinin hiyerarşik devlet yapısını ve "ahesteliğin" (devlet vakarının) ne olduğunu bilmediğini belirten yazar, mevcut yapının ya devletsiz ya da devlet düşmanı bir gelenekten geldiği için müzakere masasında yetersiz kaldığını vurguladı.
Yeni bir "DEM" ve icracı koordinatörlük
Bahçeli’nin önerdiği Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü'nün, mevcut siyasal tıkanıklığı aşacak bir alternatif olarak kurgulandığını ifade eden Akgönül, bu yapının doğrudan "icracı" olacağını belirtti. Koordinatörlüğün aslında yeni bir siyasal zeminin inşası anlamına geldiğini savunan yazar, "Barış süreci ve siyasallaşma koordinatörlüğü yeni bir DEM Partisi kurulmasıyla sonuçlanacaktır. Çünkü DEM Partisi kendi tarafında yenilenmeyi kabul etmedi" dedi. Akgönül'e göre bu yapı, mevcut siyasalları depolitize ederken, dışarıda kalan kesimleri siyasallaştıracak bir amel komisyonu olarak görev yapacak.
"Türkiye küçülmemek için büyümek zorunda"
Türkiye’nin artık terörle mücadele konseptinden bölgesel hakimiyet aşamasına geçtiğini kaydeden Akgönül, ülkenin yazgısının büyüme üzerine kurulu olduğunu savundu. Antiemperyalist duruşun artık aktif bir "emperyal programa" dönüştüğünü vurgulayan araştırmacı yazar, "Yazgımız büyümektir. Neden büyümeliyiz? Küçülmemek için. Kendiliğinden antiemperyalist olan Türkiye artık emperyal bir programa sahiptir" sözleriyle Türkiye'nin yeni jeopolitik rotasını özetledi.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist