SON DAKİKA

#Borç

HABER DEĞER - Borç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Borç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Düğün takısı krizi: Çeyrek altın gelmeyince icra başlattı Haber

Düğün takısı krizi: Çeyrek altın gelmeyince icra başlattı

Kayseri’de yaşanan sıra dışı olayda bir yurttaş, yıllar önce akrabasının düğününde taktığı çeyrek altının kendi düğününde iade edilmemesi üzerine hukuki yola başvurdu. Başlatılan icra takibine karşı taraf itiraz etmeyince alacak güncel piyasa değeri üzerinden tahsil edildi. Karşılıksız kalan takı hukuki sürece taşındı İddiaya göre söz konusu kişi, daha önce çeyrek altın taktığı akrabasının kendi düğününe katılmadığını ve herhangi bir takı göndermediğini fark etti. Bunun üzerine durumu hukuki zemine taşıyarak Kayseri Genel İcra Dairesi üzerinden icra takibi başlattı. “Karşılıklılık esasına dayalı hibe” gerekçesi sunuldu Alacaklı taraf, düğünlerde takılan altının yalnızca hediye değil, bazı durumlarda karşılıklılık esasına dayalı bir uygulama olduğunu savundu. İcra ödeme emrinde, geçmişte takılan çeyrek altının güncel piyasa değeri üzerinden iadesi talep edildi. İtiraz olmayınca borç kesinleşti İcra takibinin tebliğ edilmesinin ardından borçlu taraf yasal süresi içinde itirazda bulunmadı. Bunun üzerine borç kesinleşti ve icra dairesi, altının güncel bedelini tahsil ederek alacaklıya ödedi. “Takı hukuku” tartışması yeniden gündemde Olayın kamuoyuna yansımasının ardından düğün ve sünnet gibi törenlerde takılan takıların hukuki niteliği yeniden tartışılmaya başlandı. Geleneksel olarak hediye kabul edilen takıların bazı durumlarda karşılıklılık ilişkisi kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği, hukukçular arasında farklı görüşlerle ele alınıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ünlü oyuncu hakkında yakalama kararı: 15 milyon liralık dolandırıcılık iddiası Haber

Ünlü oyuncu hakkında yakalama kararı: 15 milyon liralık dolandırıcılık iddiası

Oyuncu Ceyhun Mengiroğlu’nun alacaklılarının suç duyurusunda bulunmasının ardından, ifadesinin alınmasına yönelik yakalama kararı çıkarıldığı iddia edildi. Ağustos 2025’ten bu yana Türkiye’ye giriş yapmadığı öğrenilen Mengiroğlu’nun eşiyle birlikte Bali’ye yerleştiği öne sürüldü. Bankalardan kredi çektiği ve borç topladığı iddia edildi İddialara göre Mengiroğlu, Türkiye’den ayrılmadan önce bankalardan kredi kullandı ve kredi kartı limitlerinin tamamını harcadı. Bunun yanı sıra, çoğunluğu dizi ve film sektöründen tanıdıkları olmak üzere farklı kişilerden 10 milyon liranın üzerinde borç aldığı ileri sürüldü. Toplam borcun yaklaşık 15 milyon liraya ulaştığı belirtilirken, oyuncunun bu parayla yurt dışında yeni bir yaşam kurduğu iddia edildi. 6 aydır Türkiye dışında olduğu öne sürülüyor Hakkında yapılan suç duyurularının ardından başlatılan süreçte, Mengiroğlu’nun yaklaşık altı aydır Türkiye dışında olduğu ve tanıdıklarıyla iletişimini kestiği ifade edildi. Eski telefon hattını da kullanmadığı belirtilen oyuncunun nerede olduğuna dair resmi bir açıklama yapılmadı. Oyunculuk kariyeri 2015’te başladı Mengiroğlu, televizyon kariyerine 2015 yılında yayımlanan “Adı Mutluluk” dizisiyle adım attı. Daha sonra “Yasak Elma,” “Maria” ve “Teşkilat” gibi yapımlarda rol alarak geniş kitlelerce tanındı. Soruşturma sürecine ilişkin resmi makamlardan henüz ayrıntılı bir açıklama gelmedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dondurma zincirleri tek tek iflas bayrağını çekiyor Haber

Dondurma zincirleri tek tek iflas bayrağını çekiyor

ABD’de dondurma ve frozen ürünlere olan ilgi devam etse de sektör ekonomik baskı altında. IBISWorld verilerine göre 2025’te yüzde 0,9 büyüme kaydeden dondurma dükkânları, yükselen girdi maliyetleri ve finansman yükü nedeniyle ayakta kalmakta zorlanıyor. Uzmanlar, önümüzdeki dönemde sektörde yeniden yapılanmalar, birleşmeler ve kapanmaların artabileceğine dikkat çekiyor. Süt fiyatları kâr marjlarını eritiyor Dondurma üretiminin temel hammaddesi olan süt ve süt ürünlerindeki fiyat artışı, işletmelerin maliyetlerini doğrudan yükseltti. Kanada menşeli süt ürünlerine uygulanan tarifelerin de etkisiyle tereyağı ve süt fiyatları tırmanırken, bu durum hem ürün fiyatlarının artmasına hem de kârlılığın daralmasına yol açtı. Değişen tüketici davranışları işletmeleri zorluyor Sektör yalnızca hammadde maliyetleriyle değil; artan işçilik giderleri, yüksek kira bedelleri ve yükselen faiz oranlarının getirdiği borçlanma maliyetleriyle de mücadele ediyor. Tüketicilerin harcama alışkanlıklarındaki değişim de zincirleri yeni stratejiler geliştirmeye zorlarken, bazı markalar iflas başvurusuna yöneliyor, bazıları ise mağaza kapatma kararı alıyor. Cream iflas koruma başvurusu yaptı Sandviç dondurmalarıyla bilinen Cream zincirinin çatı şirketi Creamy Treats Inc., 2 Şubat’ta iflas koruma talebinde bulundu. Şirket, 500 bin ile 1 milyon dolar arasında varlık, 100 bin ile 500 bin dolar arasında borç bildirdi. Dosyada yaklaşık 98 bin dolarlık iş hukuku davası borcu da yer aldı. Kapanmalar zincirleme etki yaratabilir 2010 yılında Kaliforniya’nın Berkeley kentinde kurulan Cream, zamanla Kuzey Kaliforniya’da yedi şubeye ulaştı. Ancak sektördeki daralma yalnızca bu markayla sınırlı değil. Dairy Queen’in Texas’taki yaklaşık 30 franchise şubesi yenileme şartlarını karşılayamadığı için kapanırken, Freddy’s Frozen Custard & Steakburgers’ın franchise işletmecisi M&M Custard LLC de iflas koruma başvurusunda bulunarak bazı eyaletlerde şube kapatacağını açıkladı. Analistler, maliyet baskısının sürmesi halinde dondurma sektöründe benzer gelişmelerin artabileceğini öngörüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yılbaşı piyangosu kazananlar ne yaptı? Haber

Yılbaşı piyangosu kazananlar ne yaptı?

Her yılın son günlerinde milyonlarca insan için aynı hayal kuruluyor: Bir bilet, yeni bir hayat. Yılbaşı piyangosu; borçlardan, geçim derdinden, sıradanlıktan kurtuluşun sembolü gibi sunuluyor. Ancak geçmiş yıllara bakıldığında büyük ikramiyeyi kazananların hikâyeleri, bu hayalin çoğu zaman sandığımız kadar parlak olmadığını gösteriyor. Para geliyor, hayat değişiyor ama mutluluk çoğu kez kapıyı çalmıyor. Kazanan ama kaybeden talihliler Türkiye’de yılbaşı piyangosu denince akla gelen bazı isimler, bugün “şans” kavramını yeniden sorgulatıyor. Ahmet Sarı (Dazkırı, 1932 doğumlu) 1964 yılbaşı çekilişinde 10 bin TL kazanan Sarı, parasını koyun alarak değerlendirdi ve kısa sürede zenginleşti. Ancak servet tükenince evliliği de dağıldı. Bugün Denizli’de bir huzurevinde yaşayan Sarı, “hiç param kalmadı” diyerek geçmişine bakıyor. Ahmet Bayram (1960 doğumlu) 2005 yılında 1 milyar 250 milyon TL kazandığında hayatı bir gecede değişti. İlk işi eşinden boşanmak oldu. Paranın büyük kısmını pavyonlarda ve gece kulüplerinde harcadı. Servet eridikçe borçlar arttı, psikolojik çöküş derinleşti. Bayram, bir süre sonra yaşamına son verdi. Kudret Şendil (1942 doğumlu) Türk piyango tarihinde ender rastlanan bir durum yaşadı: Dört kez ikramiye kazandı. Ancak kazandığı her parayı gece hayatında tüketti. Yıllar sonra yeniden kâğıt toplayarak geçinmeye başladı ve dar bir gecekonduda yaşamını sürdürdü. Ayhan Yalçınkaya (1978, Edirne) 1995’te 10 milyar TL kazandı. Memuriyeti bıraktı, iş kurdu. Girişimler başarısız olunca tekrar devlet kapısına döndü. Hayatındaki huzursuzluk hiç dinmedi. Yıllar sonra “Keşke o bileti almasaydım” diyerek pişmanlığını dile getirdi. Yeşim Akyol (1975 doğumlu) 2003’te 2 milyon TL kazanan tek kadın talihliydi. Parayı aldıktan sonra aldatıldığını öne sürerek 8 yıllık evliliğini bitirmek istedi. Ancak mahkeme ikramiyeyi evlilik birliği malı saydı ve paraya üç yıl boyunca el konuldu. Kazanç, özgürlük değil yeni bir hukuk mücadelesi getirdi. Para geliyor, denge gidiyor Bu hikâyelerde ortak bir çizgi var: Paranın gelişiyle birlikte hayatın dengesi bozuluyor. Çoğu talihli, ani zenginliğe hazırlıksız yakalanıyor. Harcama kontrolü kayboluyor, aile ilişkileri geriliyor, çevre hızla değişiyor. Bir anda “yardım istenen”, “borç talep edilen” biri hâline gelmek, psikolojik baskıyı daha da artırıyor. Uzmanlara göre sorun paranın kendisi değil; paranın geliş hızının insanın ruhsal ve sosyal altyapısını aşması. Kısacası, piyango çoğu zaman yalnızca cüzdanı değil, hayatın tamamını altüst ediyor. İsimsiz kazananlar: Sessizliği seçenler Bir başka dikkat çekici detay ise kazananların büyük bölümünün medyadan uzak durmayı tercih etmesi. Örneğin 2023 yılbaşı çekilişinde Manisa/Akhisar’da satılan çeyrek biletle 25 milyon TL kazanan talihli, kamuoyuna yalnızca “adını vermek istemeyen kişi” olarak yansıdı. Resmî kaynaklar, birçok büyük ikramiye sahibinin kimliğini gizli tuttuğunu doğruluyor. Bu tercihin arkasında güvenlik kaygıları, aile baskısı ve sosyal çevrede yaşanabilecek dönüşüm korkusu yatıyor. Görünmez kalmak, belki de parayla gelen yükten korunmanın bir yolu. Talih kuşu her zaman mutluluk getirmiyor Yılbaşı piyangosu, milyonlar için hâlâ umut demek. Ancak geçmiş örnekler, büyük ikramiyenin her zaman “mutlu son” anlamına gelmediğini açıkça gösteriyor. Kimileri serveti tüketip başladığı yere dönüyor, kimileri ailesini, kimileri ise hayatını kaybediyor. Ortaya çıkan tablo net: Para, doğru yönetilmediğinde bir kurtuluş değil, yeni bir sınav oluyor. Ve bazen talih kuşu, saadet yerine ağır bir yük bırakıp uçup gidiyor.

1,5 Milyarlık borçla iflas kararı! Haber

1,5 Milyarlık borçla iflas kararı!

Mahkeme kararıyla iflas kesinleşti, konkordato kapısı kapandı. İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, Hitit Seramik AŞ hakkında iflas hükmü kurdu. Aynı dosyada Beril Seramik Hammaddeleri AŞ için de iflas kararı verildi. Mahkeme, şirketlerin konkordato kapsamında sağlanan haciz korumasını kaldırarak süreci sonlandırdı. Borç tablosu ağır: 1,5 milyarı aşan yük kaldırılamadı. Dosya kapsamında şirketin toplam borcunun yaklaşık 1,5 milyar lira seviyesinde olduğu tespit edildi. 2025 yılı için kârlılık beklentisi açıklanmışken, yılın ilk dört ayında ortaya çıkan 72 milyon liralık zarar, finansal kırılmanın derinliğini ortaya koydu. Bir dönem “kalkınma hikâyesi”ydi, bugün iflas sayfası açıldı. Yaklaşık 40 yıl önce İbrahim Hızal tarafından temelleri atılan şirket, kurucusunun 2017’deki vefatının ardından eşi Sevgi Hızal ile kızları Beril Hızal ve Eylül Nehir Hızal’ın yönetimine geçti. Ancak aile yönetimi döneminde derinleşen finansal sorunlar aşılamadı. Konkordato umut verdi, beklenen iyileşme gelmedi. Mali darboğazın büyümesi üzerine başlatılan konkordato sürecinde mahkeme şirketlere geçici mühlet tanıdı. Bu süre zarfında hacizlere karşı sağlanan kalkan, üretimi ve nakit akışını toparlamaya yetmedi; tablo düzelmeyince iflas kararı kaçınılmaz oldu. Holding ve aile için de koruma kalktı. Aynı davada İbrahim Hızal Holding AŞ ile Sevgi Hızal, Beril Hızal ve Eylül Nehir Hızal hakkında verilen geçici mühlet de kaldırıldı. Böylece hem şirketler hem de aile bireyleri açısından hacizlere karşı koruma sona erdi. Sektöre dalga: Tedarik zinciri ve istihdam riski büyüyor. Seramik sanayii, küresel talep daralması ve finansman maliyetlerindeki artıştan en fazla etkilenen alanlar arasında yer alıyor. Hitit Seramik’in iflası, yalnızca üretimi değil; hammadde tedarikçilerini, taşeronları ve çalışanları da etkileyebilecek zincirleme bir risk anlamına geliyor. Gözler tasfiye süreci ve alacaklı planında. Bundan sonraki aşamada tasfiye takvimi, alacakların tahsili ve olası satış süreçleri izlenecek. Kararın, sektördeki diğer firmaların bilanço yönetimi ve finansman stratejilerini de yeniden gözden geçirmesine yol açması bekleniyor.

Aile faciasının altından 7 milyonluk borç çıktı Haber

Aile faciasının altından 7 milyonluk borç çıktı

Denizli’de eşi ve iki çocuğunu uykuda öldürüp intihar eden çevik kuvvet polisi Coşkun Söylemez’in, yap-sat emlak işinden dolayı piyasaya yüklü miktarda borcu olduğu ortaya çıktı. Söylemez’in, psikolojik bunalıma girerek cinayetleri bu nedenle işlediği öne sürüldü. Olay, Merkezefendi ilçesi Karaman Mahallesi 1731 Sokak’taki bir evde sabah saat 06.45 sıralarında meydana geldi. İddiaya göre, Şırnak’ta görevli olan 35 yaşındaki çevik kuvvet polisi Coşkun Söylemez, 3 gün önce yıllık izin alarak eşi ve çocuklarının yaşadığı kayınvalidesinin evine geldi. Sabaha karşı beylik tabancasıyla önce uyuyan eşi Nazlı Söylemez’i, ardından 7 yaşındaki oğlu Yağız ve 2 yaşındaki kızı Duru’yu başlarından vurdu. Daha sonra aynı silahla intihar etti. Silah seslerini duyan kayınvalide, çığlıklarla dışarı çıkarak komşularından yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, anne ve çocukların hayatını kaybettiğini belirledi. Ağır yaralı olarak ambulansa alınan Coşkun Söylemez ise hastaneye kaldırılırken yolda yaşamını yitirdi. Olayın ardından yapılan incelemede, Coşkun Söylemez’in bir süre önce girdiği emlak işinden dolayı piyasaya 6-7 milyon lira civarında borçlandığı ve izne geldiğinde bu borcun sadece bir kısmını toparlayabildiği öğrenildi. Yaşadığı ekonomik çıkmazın, onu bunalıma sürüklediği ve cinayetlere yol açtığı iddia edildi. Cenazeler otopsi için adli tıp morguna kaldırılırken, yakınlarının feryatları yürekleri dağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.