SON DAKİKA

#Borsa

HABER DEĞER - Borsa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Borsa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özel'den fon soruşturması eleştirisi: "3 kişi istifa etti diye borsaya güven mi gelecek?" Haber

Özel'den fon soruşturması eleştirisi: "3 kişi istifa etti diye borsaya güven mi gelecek?"

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen haftalık grup toplantısında gündemdeki gelişmeleri değerlendirdi. Özel; parti içi organ seçimlerinden fon krizine, bütçe rakamlarından İBB yargılamalarına ve basın özgürlüğüne kadar pek çok başlıkta açıklamalarda bulundu. "Üye sayımız 772 bin, iradeyi üyelerimize bıraktık" Parti içi demokrasi süreçlerine değinen Özel, haftasonu yapılan il seçimlerini değerlendirerek şu ifadeleri kullandı: "YENİ Parti'nin kuruluş talimatını milletimiz vermiştir. Bu partinin bütçesini milletimiz oluşturmuştur. O yüzden milletimize karşı sorumluluğumuz büyüktür. Yola çıkarken, hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağının sözünü verdik. Söz, yetki ve kararın yetkinin tamamen üyelerde olacağını söyledik. Aday çoksa üyelerin ön seçimine sunacağız dedik. Bu hafta sonu da tüm üyelerimizin oy kullanacağı il seçimlerimiz vardı. Yozgat'ta, meydanı doldurduğumuz mitingden sonra söz vermiştik. Cumartesi günü Yozgat'taki üyelerimizle buluştuk. Ardından Kırıkkale'de, sonra da Başkent'teydik. Kararı tek başıma versem mutlaka yanılırdım; Yozgat'ta 2 bin 300 kişi otursun Yozgat'ta karar versin dedik. 5 bin kişi Kırıkkale'de, 64 bin kişi Ankara'da kararını versin dedik. 772 bin şu an üye sayımız. Pazar günü üyelerimizin yüzde 65'i sandık başına gittiler ve doğrudan partinin yönetimini belirlediler. İl başkanları artık doğrudan üyelerden güç alacağını hep birlikte görüyoruz. İleride tüm partilere de örnek olacak. İktidar olduğumuzda da bunu tüm partiler için hayata geçireceğiz." "İstifa et kurtul dönemine girdiler" Fon soruşturmalarına ve borsa çalkantılarına dikkat çeken YENİ Parti Lideri Özel, kamuoyuna yansıyan rakamların çok ötesinde bir tabloyla karşı karşıya olunduğunu savundu: "Milletimiz geçim ve yaşam sorunu yaşıyor. Gelecek kaygısı gökten inmedi. Yanlış tuğla ile doğru duvar örülmez. Fon krizinde her gün kriz daha da derinleşiyor. İlk haftalarda 20 milyar dolardan bahsediliyordu bugün konunun tarafsız uzmanları 110 milyar dolardan bahsediyorlar. Eski SPK başkanı düne kadar görevdeydi. Nihayet 3'ü dün istifa etti, dün görevden aldım diye imza atmış.İlk hafta kanun teklifi olarak bu sorunu nasıl çözeceğimizi söyledik. Bizimkiler vurgunu yapanların tam listesinin açıklanması, varlıklarına el konulması gerektiğini, başka ülkelere kaçırılmış paranın peşine nasıl düşüleceğini hazırladılar. 4 hafta önce biz yol gösterdik. Tövbe hesabı açmışlar, çaldığın parayı şu hesaba bırakırsan ben de senin peşini bırakacağım diye tasarı getirmişler. İstifa et kurtul dönemine girdiler. Borsa 6 yıl öncesine düştü. Daha dün yüzde 2.5 düştü." "Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı" Meclis'e sunulan bütçe teklifini eleştiren Özel, gelir ve gider dengesizliğinin vatandaşın sırtına yük getireceğini öne sürdü: "Bir borsanın sabit olması için satıcı kadar alıcının olması lazım. Alıcının hevesli olması lazım ki borsada işlem olabilsin. 3 kişi istifa etti diye borsaya güven mi gelecek? Bir bütçe hazırladılar ve Meclis'e yolladılar. Genel Kurul'da üzerimize düşeni yapacağız. Toplam gider 27 Trilyon lira, toplam gelir 23 Trilyon lira. Bütçe açığı 3.9 Trilyon lira. Bütçe açığımız yüzde 42 artacak, Cumhuriyet tarihinin en büyük bütçe açığı olacak. Vergiler geçen yıla göre yüzde 36 artacak. Enflasyon hedefi ise yüzde 21 olacak. Vergi yüzde 36 artacak, enflasyon yüzde 21 öngörülüyor. Enflasyonun 15 puan üzerinde vergi toplayacaklar. Faize ödenecek tutar 3.9 Trilyon lira ve geçen yıla göre bu da artacak. Bu bütçeden 87 milyona asla refah çıkmaz. 2026 yılı kötüydü; maalesef 2027 yılı çok daha kötü olacak." "İmamoğlu'nun savunmasını 81 ilde anlatacağız" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davaları ve Esenyurt Belediyesi'ne atanan kayyum sürecine ilişkin iddiaları da sıralayan Özel, hukuki zeminde mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti: "8 büyük yalanın hiçbir İBB davasında karşımıza çıkmadı, iddianamede yer almadı. Mahkemede sanık Ekrem'den, sayın başkana döndü. Ekrem başkanın da savunmasını partimizin sitesine koyduk. Savunma hakkı kutsaldır deyip bütün dünyaya anlattım ya, o savunmayı 81 ilde anlatıp, o iddiaların hepsini tek tek çürüteceğiz. 30 Ekim 2024'te, Esenyurt Belediyesi'ne baskın düzenlediler, Ahmet Özer'in yerine kayyum atandı. İşte o kayyumun yardımcısı Yusuf Ulutaş'ın evinden 62 tane, sıfır ev parası çıktı." "Türkiye basın özgürlüğünde Kuzey Kore ile rekabet ediyor" Medya üzerindeki baskılara ve yayın yasaklarına değinen YENİ Parti Lideri Özgür Özel, basın özgürlüğü sıralamalarına atıfta bulunarak sözlerini şöyle tamamladı: "Ben İBB duruşmaları için canlı yayın istemiştim, Sayın Bahçeli de önce duruşmaların TV'de yayınlanabileceğini söyledi. Ancak iddianameyi gördükten sonra kendileri canlı yayından vazgeçtiler. Duruşma başlamadan önce Halk TV'ye kayyum atamalarının nedeni duruşmadaki savunmayı karartmak ve fon krizinin konuşulmasını engellemektir. Türkiye basın özgürlüğü sıralamasında 180 ülke arasında 163'üncü sıradadır. Türkiye, basın özgürlüğünde Kuzey Kore ile rekabet halindedir. Sizin umudunuzu kırmak istiyorlar. Bizim cesaretimiz onların öfkesini boğacaktır. O sandığa varacağız, kimse enseyi karartmasın." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan TBMM'de fon vurguna tepki: "SPK bürokratları derhal görevden alınmalı" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan TBMM'de fon vurguna tepki: "SPK bürokratları derhal görevden alınmalı"

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, haftalık grup toplantısında ülkenin ekonomik ve siyasi gündemini sarsan fon manipülasyonlarına, belediye operasyonlarına ve yargı süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bazı belediye başkanlarının gözaltına alınması ve tutuklanması süreçlerindeki yargılama usullerini eleştirerek hukukun kişiye göre uygulandığını savunan Kılıçdaroğlu, borsa hareketliliğini ve fon çıkışlarını bir "devlet krizi" olarak nitelendirdi. "Ağustos ve eylül aylarında 538 milyar lira çıktı" Ağustos ve eylül ayları arasında fonlardan çıkan paranın 538 milyar lirayı bulduğuna dikkat çeken Kılıçdaroğlu, sorumluluğun yalnızca kurumların üzerine atılarak geçiştirilemeyeceğini belirtti. Fon ve borsa manipülasyonlarının arkasındaki kazananların deşifre edilmesini isteyen Kılıçdaroğlu, çözüm önerilerini sıralarken şu ifadeleri kullandı: "İlk başta Sermaye Piyasası Kurulu olmak üzere denetim görevini yapmayan, olanı biteni gizleyen tüm bürokratlar derhal görevden alınmalıdır. 2026'nın Ağustos ve Eylül aylarında 5 milyon lira ve üzerinde fona para yatırıp çekenlerin isimleri, unvanları ve çektikleri miktarlar kamuoyuna açıklansın; malı kimlerin götürdüğünü görelim. Ayrıca bu soygun sürecini incelemek üzere bağımsız uzmanların yer alacağı özel bir komisyon kurulmalı ve bu soruşturma mutlak anlamda bir 'suç örgütü' kapsamında yürütülmelidir." "Bizim Anayasadan önce bir siyasi ahlak kanununa ihtiyacımız var" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni anayasa çağrısına da yanıt veren CHP lideri, siyaset mekanizması temizlenmediği sürece hiçbir yasal düzenlemenin işlevsel olamayacağını vurguladı. Siyasetin kirlenmesi durumunda yolsuzlukların engellenemeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, iktidara şu sözlerle seslendi: "Bizim anayasadan önce bir siyasi ahlak kanununa ihtiyacımız var. Siyaset kirlendiyse yolsuzluğu engelleyemezsiniz. Siyasi ahlak kanunu olmadıkça, siyasetçi gider bürokratla işbirliği yapar ve devleti soymaya kalkar. Getirin bu kanunu, hep beraber oy birliğiyle çıkaralım. Arkasından anayasa konusunu konuşmak için masaya otururuz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan "fon krizi" açıklaması: "Yapısal bir sorun yok" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan "fon krizi" açıklaması: "Yapısal bir sorun yok"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir il programı çerçevesinde katıldığı TÜRKONFED 27. İş Dünyası Zirvesi'nde ekonomi gündemini değerlendirdi. Finans piyasalarının genel olarak iyi bir noktada olduğunu ifade eden Yılmaz, borsa dünyasında tartışmalara neden olan fon incelemelerine değindi. Sermaye piyasalarının temel yapısının sağlıklı ve dirençli olduğunu vurgulayan Yılmaz, yaşananların kısıtlı bir alanda ortaya çıktığını belirtti. "Yapısal değil, geçici bir sorunla karşı karşıyayız" Sermaye piyasalarındaki gelişmelerin kurumların koordineli çalışmasıyla hızla aşılacağını kaydeden Yılmaz, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Sermaye piyasalarımızda belli bir alanda, kısıtlı bir alanda ortaya çıkmış bir sorunla karşı karşıyayız. Bu sorunu aşma yönünde de idari, adli gerekli tedbirler alınıyor, alınmaya da devam edilecek. Yapısal bir sorunla karşı karşıya değiliz. Bu sorunu aştığımız zaman sermaye piyasalarımız eskisinden de daha güçlü bir şekilde yoluna devam edecek. Ondan hiç şüpheniz olmasın." Geçici sürecin atlatılması adına devletin ilgili tüm mekanizmalarının devrede olduğunu aktaran Yılmaz, ekonomi yönetimi ile yargı organlarının tam bir eş güdüm içinde hareket ettiğini belirterek piyasa güvenliğinin korunması için adımların kararlılıkla süreceğini kaydetti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kılıçdaroğlu'ndan fon krizi çıkışı: "Siyasal iktidar bu yolsuzluğu biliyordu" Haber

Kılıçdaroğlu'ndan fon krizi çıkışı: "Siyasal iktidar bu yolsuzluğu biliyordu"

CHP Grubu'nun değerlendirme toplantısında milletvekillerine hitap eden CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin temel sorunlarına değinerek CHP'nin her zaman halkın, yoksulların ve tasarruf sahiplerinin haklarını savunacağını vurguladı. Konuşmasında borsa ve fon krizine geniş yer veren Kılıçdaroğlu, yaşananların organize bir soygun düzeni olduğunu ifade etti. "Bakan biliyordu ama önlem alınmadı" Hazine ve Maliye Bakanı'nın 4 Kasım 2025 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği Kongresi'nde fonlar üzerinden manipülasyon yapıldığını açıkça dile getirdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, üzerinden aylar geçmesine rağmen somut bir adım atılmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, "Manipülasyon yapıldığını, yolsuzluk yapıldığını ilk itiraf eden kişi Hazine ve Maliye Bakanı. Ne zaman söylemiş? 4 Kasım 2025'te. Yani yaklaşık 10-11 ay önce... 'Biliyorum' diyor, 'duymadım' demiyor. O zaman soruyoruz: Madem biliyordun, neden olayın üzerine gitmedin? Seni hangi güç engelledi?" diyerek tepki gösterdi. "455 bin vatandaşın parası risk altında" Borsa ve fonlardaki manipülasyonlar nedeniyle tekil olarak 455 bin 748 vatandaşın birikiminin risk altında olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, devletin denetim mekanizmalarının ve kurumların bu süreçte görevini yapmadığını vurguladı. Siyasetçi ile bürokrasinin iç içe geçtiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, "Siyasetçiyle bürokrasi iç içe geçerse, liyakat dediğimiz kavram unutulursa artık ortada bir devlet krizi var demektir. Devlet yönetilmiyor demektir" ifadelerini kullandı. Vurgunun parasal boyutuna da değinen Kılıçdaroğlu, 28 Ağustos ile 22 Eylül arasında fonlardaki çıkış tutarının 538 milyar lira olduğunu belirterek, "Bu milletin vergilerinden, birikimlerinden ödersen burnundan getiririz, kimse kusura bakmasın! Bunu yaptırmayız sana! Ama 'Soyguncuları yakalayıp oradan parayı alacağım, bunlara vereceğim' dersen bir şey söylemiyoruz" dedi. Mekke İttifakı ve dış politika soruları Konuşmasında Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na da değinen Kılıçdaroğlu, anlaşmanın detaylarının kamuoyuyla ve Meclis ile paylaşılması gerektiğini belirtti. Kılıçdaroğlu şu soruları yöneltti: "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın tam metni nedir ve Türkiye hangi askerî yükümlülükleri üstlenmiştir? Türkiye açısından otomatik bir askerî yükümlülük doğurmakta mıdır bu? Yarın İran'la Suudi Arabistan çatıştı, biz şimdi İran'a savaş mı açacağız? Suudi Arabistan'ın Husilerle çatışmasında verilecek Türk desteğinin sınırı nedir?" Sözlerinin sonunda siyasi ahlak yasasının bir an önce çıkarılması gerektiğine işaret eden Kılıçdaroğlu, "Soygunu yapanın partisine bakmayacağız, kimliğine bakmayacağız, yaşına boyuna bakmayacağız, uğraştığı işine bakmayacağız. Kim soygunu yapıyorsa gelip bu ülkede hesabını verecek kardeşim" diyerek kararlılık mesajı verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Özgür Özel'den "fon krizi" tepkisi: "Asrın soygunu ve dolandırıcılığı ile karşı karşıyayız" Haber

Özgür Özel'den "fon krizi" tepkisi: "Asrın soygunu ve dolandırıcılığı ile karşı karşıyayız"

10 Ekim Ankara Gar Katliamı Davası'nın duruşmasını takip etmek üzere Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gelen YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, duruşmaya verilen aranın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Katliam davasındaki adalet arayışına ve kamu görevlilerinin yargılanması gerektiğine dikkat çeken Özel, gündemdeki "fon krizi" tartışmalarına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "2 milyon kişiyi göz göre göre dolandırdılar" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ekonomik göstergelere ve güven ortamına ilişkin açıklamalarını eleştiren Özel, "Türkiye’nin ekonomisi güçlüymüş, Türkiye’de riskler yokmuş, borsa güvenliymiş ve Türkiye bu anlamda güvenilir bir ülkeymiş. Nasıl güvenilir bir ülke? Memlekette 2 milyon kişiyi göz göre göre dolandırdılar" ifadelerini kullandı. Kabineye yakın isimlerin yönlendirmeleriyle binlerce vatandaşın küçük birikimlerini bu alana yatırdığını belirten Özel, "Hem de sizin sağınızda, solunuzda, yanınızda, kabinenizde bulunan kişilerin 'Efendim TERA Fon’da paralarını değerlendiriyorlar, TERA Fon onların, yönetimi onların' deyip onlara güvenen, bilhassa size çok yakın, oyunu çoğu size veren insanlar size güvendiler, buraya para koydular ve düpedüz soyuldular" dedi. Olayın 455 bin tekil kullanıcıyı ve binlerce vatandaşı etkilediğini vurgulayan Özel, "Burada devletin sorumluluğunu tartışmak için çok önemli bir nokta, bunu hatırlatalım. Şimdi burada Türkiye’de yine devletin yok olduğu ya da çok olduğu bir konuyla karşı karşıyayız. Burada da devlet çok. Devlette görev almış olan, hükümette görev almış olan, sarayda görev almış olan çok sayıda kişinin içinde olduğu, onlar içinde olduğu için insanlara güven telkin edilen, 7 milyon yatırımcının 3,5 milyonu, yarısı Türkiye’de 10 bin liranın altında küçük paralarla 'Acaba borsada bir şeyler elde edebilirim de borcumu ödeyebilir miyim, kredi kartımı ödeyebilir miyim, kiramı ödeyebilir miyim?' diyen, bir umutla buraya parasını koymuş 2 milyon kişiyi etkileyecek, 455 bin tekil kullanıcıyı soydular" şeklinde konuştu. "Maliye Bakanı'na ve MASAK'a çok önemli görev düşüyor" Sürecin aydınlatılması için Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) hızlı bir şekilde harekete geçmesi gerektiğini belirten Özel, "Burada Maliye Bakanı'na ve ona bağlı MASAK’a çok önemli görev düşüyor. MASAK’ın hızlı bir şekilde üzerine düşeni yapması gerekiyor. Biz kapalı dönemle ilgili işlem yapanların MASAK tarafından savcılığa bildirilmesi gerektiğini söylemiştik. O konuda olumlu bir gelişme oldu" dedi. Fonun kurulduğu 2021 yılından itibaren tüm işlemlerin titizlikle incelenmesi gerektiğini kaydeden Özel, "Kimseleri kenarda tutmak, gizli tutmamak gerekiyor. Nasıl Amerika bu meseleyi geçmişte bu parayı kazananlardan bu paraları tahsil edip mağdurlara dağıttı ve sorunu çözdüyse; aynı şekilde bu sorunun Türkiye’de de çözülmesi lazım. Geçmişte buradan o büyük paraları kazanan AK Parti’nin içindeki kişilerin her birisinden mal varlıkları ile birlikte bunun tahsil edilip, mağdurlara paylaştırılması gerekiyor" diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Eski DHMİ Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar hakkında karar verildi Haber

Eski DHMİ Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar hakkında karar verildi

Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi'nden tahliye hükmü “Rüşvet” ve “yolsuzluk” suçlamalarıyla yargılanan eski Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) Daire Başkanı Mehmet Cemil Acar hakkındaki yargı sürecinde yeni bir gelişme yaşandı. Ankara 89. Asliye Ceza Mahkemesi, Acar’ın tutuklulukta geçirdiği süreyi dikkate alarak tahliyesine hükmetti. Kamuoyunda özellikle evinde ele geçirilen yüksek miktardaki külçe altınlarla geniş yankı uyandıran bürokrat, daha önce de tahliye edilmiş ancak savcılığın itirazı üzerine üst mahkeme kararıyla yeniden yakalanarak cezaevine gönderilmişti. Evinde 26 kilo külçe altın ve değerli eşyalar bulunmuştu Acar hakkında yürütülen soruşturma süreci, CİMER’e yapılan bir ihbarın ardından hız kazanmış; Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı da 21 Şubat 2025 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunmuştu. Bakanlık müfettişleri tarafından yapılan kapsamlı incelemelerde, Acar’ın yasal geliriyle orantısız bir mal varlığı edindiği, bazı varlıklarını gizlediği ve banka hesaplarında şüpheli hareketler yer aldığı öne sürülmüştü. Bu kapsamda Acar’ın evinde gerçekleştirilen aramalarda 26 kilogram külçe altın, 41 bin 300 euro, 19 bin dolar, çok sayıda ziynet eşyası ve 3 adet altın tespih ele geçirilmişti. Aramalarda ayrıca dijital materyal incelemesi için 35 harici belleğe el konulmuştu. Mal varlığı 237 milyon lira olarak hesaplandı Bilirkişi raporları ve soruşturma dosyasına yansıyan detaylara göre, Acar’ın toplam mal varlığının 237 milyon lira, resmi maaş gelirinin ise 13 milyon lira olduğu hesaplandı. Yapılan incelemelerde, Acar’ın 2015-2024 yılları arasında İstanbul, Ankara, Mersin ve Batman illerinde konut, iş yeri, arsa ve fabrika arazileri satın aldığı; aralarında dubleks villaların da bulunduğu toplam 12 taşınmazın tespit edildiği kaydedildi. Banka hesap hareketleri de raporda geniş yer buldu. Acar’ın VakıfBank’ta 17’si aktif olmak üzere toplam 128 hesap açtığı, bu hesapların önemli bir kısmının kısa süre kullanıldıktan sonra kapatıldığı belirlendi. Söz konusu hesaplarda yaklaşık 28,5 milyon lira bulunduğu, 2019-2024 döneminde ise sadece maaş hesabına 276,3 milyon lira giriş ve 275,8 milyon lira çıkış gerçekleştiği tespit edildi. MASAK raporu ve Acar'ın savunması Hazırlanan MASAK raporunda, Acar’ın yasal gelir durumu ile edindiği devasa mal varlığı arasında ciddi bir uyumsuzluk bulunduğu vurgulandı. Raporda, bazı para transferlerinin doğrudan suç gelirinin gizlenmesine yönelik olabileceği değerlendirmesine yer verildi. Kasım 2024’te emekli olan Acar, Mart 2025’te savcılığa verdiği ifadede aylık gelirinin yaklaşık 3 milyon lira olduğunu iddia etmişti. Bu gelirini emekli maaşı, kira, faiz, borsa ve kripto para yatırımları ile yurt dışına verdiği danışmanlık hizmetlerinden elde ettiğini savunan Acar; Mercedes marka aracını ve çok sayıda taşınmazını hangi tarih ile hangi bedelle satın aldığını hatırlamadığını öne sürmüştü. Acar ayrıca bankadaki iki kiralık kasasında bulunan muhteviyat hakkında da net bir bilgisinin bulunmadığını beyan etmişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın için çarpıcı tahmin: 8 bin dolar senaryosu Haber

Altın için çarpıcı tahmin: 8 bin dolar senaryosu

Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler etkisini artırırken, altın fiyatlarına ilişkin dikkat çeken bir analiz yayımlandı. Alman bankacılık devi Deutsche Bank, altının yeni dönemde daha güçlü bir rol üstlenebileceğini belirterek uzun vadeli yükseliş beklentisini ortaya koydu. Altın çağı başladı Bankanın raporunda, küresel ekonomide uzun süredir devam eden “ılımlı dönem”in sona erdiği ve daha dalgalı bir sürece girildiği vurgulandı. Bu yeni dönemde altının öneminin artacağına işaret edilerek “altın çağının başladığı” değerlendirmesi yapıldı. Raporda, değişen küresel güç dengeleriyle birlikte altının yalnızca bir yatırım aracı değil, aynı zamanda stratejik bir rezerv unsuru haline geldiği ifade edildi. 8 bin dolar senaryosu Deutsche Bank analizine göre, özellikle gelişmekte olan ülkelerin rezerv tercihlerinde altına yönelmesi halinde fiyatlar önümüzdeki 5 yıl içinde 8 bin dolara kadar yükselebilir. Bu senaryonun gerçekleşmesi için altının merkez bankası rezervlerindeki payının yüzde 40 seviyesine ulaşması gerektiği belirtildi. Dolar gerilerken altın güçleniyor Raporda, merkez bankası rezervlerinde doların payının yüzde 60 seviyelerinden yüzde 40’a gerilediği, altının payının ise yaklaşık üç kat artarak yüzde 30’a ulaştığı bilgisi paylaşıldı. Bu değişimde jeopolitik riskler ve küresel güç dengelerindeki dönüşümün belirleyici olduğu vurgulandı. Gelişmekte olan ülkeler alımda Analize göre, özellikle gelişmekte olan ülkelerin artan altın alımları fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Küresel rezerv yapısında yaşanan bu dönüşümün önümüzdeki dönemde daha da hızlanabileceği ifade ediliyor. Yeni finansal düzenin ana unsuru olabilir Deutsche Bank analistleri, altının dolara bağımlılığın azaldığı yeni bir küresel finansal sistemde “dengeleyici” rol üstlenebileceğini belirtiyor. Küresel ticaret ve güvenlik ilişkilerinin çeşitlenmesiyle birlikte altının “güvenli liman” özelliğinin daha da güçleneceği öngörülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.