SON DAKİKA

#Boykot

HABER DEĞER - Boykot haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Boykot haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail basını: Bilal Erdoğan’ın İsrail’e girişi yasaklandı Haber

İsrail basını: Bilal Erdoğan’ın İsrail’e girişi yasaklandı

İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı çarşamba günü aldığı kararla 29 kişiyi kara listeye ekledi. Kararla birlikte, listede yer alan isimlerin İsrail’e girişine yasak getirildi. Bilal Erdoğan da listede Bilal Erdoğan’ın da kara listeye alınanlar arasında yer aldığı bildirildi. Bilal Erdoğan, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu olarak biliniyor. İsrail basını duyurdu İsrail’in önde gelen gazetelerinden Israel Hayom’un aktardığına göre, kara listeye alınanlar arasında Mavi Marmara yardım gemisinin organizatörü ve İnsani Yardım Vakfı (İHH) Başkanı Fehmi Bülent Yıldırım ile eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş da bulunuyor. Bakanlıktan açıklama İsrail Diaspora İşleri ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, “İsrail devletinin meşruiyetini sorgulamaya ve direncini zayıflatmaya yönelik her türlü girişimi ciddiyetle ele alıyoruz” ifadelerine yer verildi. Açıklamada ayrıca, İsrail’e karşı nefreti körüklediği ve boykot çağrılarını teşvik ettiği öne sürülen kişilerin izlenmeye devam edileceği belirtildi. Chikli: ‘Gerekli adımlar atılacak’ İsrail Diaspora Bakanı Amichai Chikli ise yaptığı değerlendirmede Türkiye’yi “düşman devlet” olarak nitelendirdi. Chikli, İsrail’e karşı düşmanca faaliyetlerde bulunduğunu iddia ettiği kişilere yönelik benzer adımların atılmaya devam edeceğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın Portakal ödülünü çöpe attı: İstanbul Modern–İsrail işbirliği sanat dünyasında krize yol açtı Haber

Altın Portakal ödülünü çöpe attı: İstanbul Modern–İsrail işbirliği sanat dünyasında krize yol açtı

2024’te Ayşe filmiyle Altın Portakal En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan yönetmen Necmi Sancak, İstanbul Modern Sanat Müzesi’nin İsrail merkezli müzelerle sürdürdüğü işbirliğine sert bir protestoyla karşılık verdi. Sancak, ödülünü çöpe attığı anları sosyal medyada paylaşarak kültür-sanat kurumlarını İsrail’le bağlarını kesmeye çağırdı. Olay, sanat dünyasında boykot ve etik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. İstanbul Modern’in işbirliği listesi tepki çekti İstanbul Modern, Guggenheim Müzesi işbirliğiyle yürüttüğü Art Pass üyelik programının 2026’da da süreceğini duyurdu. Ancak program kapsamında avantaj sağlanan “anlaşmalı müzeler listesinde” Tel Aviv Museum of Art ve The Israel Museum, Jerusalem yer aldı. Paylaşımın ardından çok sayıda yurttaş ve sanatçı, müzeye İsrail kurumlarıyla işbirliğini sonlandırma çağrısı yaptı. Necmi Sancak: “Sanat katillerin propaganda aracı olamaz” Tepkilerin merkezindeki isimlerden biri olan Necmi Sancak, Altın Portakal ödülünü çöpe attığını duyurduğu paylaşımında şu ifadeleri kullandı: “Filistin’de on binlerce çocuk katledilirken, soykırımcı İsrail rejimiyle ‘kültürel işbirliği’ yapılmasını reddediyorum. Sanat direnişin yanındadır, zulmün değil.” Sancak, sanatçıları ve kamuoyunu İstanbul Modern ile İKSV’yi boykot etmeye davet etti. Geri adım geldi: Guggenheim Art Pass sona erdirildi Artan tepkilerin ardından İstanbul Modern Sanat Müzesi yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kamuoyunda oluşan hassasiyetin dikkate alındığı belirtilerek Guggenheim Art Pass üyeliğinin sona erdirildiği duyuruldu. Müze yönetimi, süreçte yaşanan yanlış anlaşılmalardan dolayı üzüntü duyulduğunu da ifade etti. İsrail müzeleri neden eleştiriliyor? Eleştirilerin odağındaki The Israel Museum, İsrail devletinin ulusal kimlik inşasında merkezi bir rol oynayan, kamu kaynaklarıyla desteklenen ve devlet protokolünün parçası olan bir kurum olarak biliniyor. İşgal altındaki topraklardan çıkarılan arkeolojik buluntuların sergilenmesi, müzenin devlet politikalarıyla iç içe olduğu eleştirilerini güçlendiriyor. Tel Aviv Museum of Art ise İsrail devletinin kuruluşunun ilan edildiği mekân olması nedeniyle sembolik bir öneme sahip. Kamu bütçesiyle desteklenen müze, İsrail’in kültürel diplomasisinin önemli araçlarından biri olarak değerlendiriliyor. Sanat dünyasında boykot tartışması büyüyor Olay, Türkiye’de kültür-sanat kurumlarının uluslararası işbirliklerinde etik sınırların nerede çizilmesi gerektiğine dair tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Bir kesim, sanatın evrenselliğini savunurken; diğer kesim, insan hakları ihlalleri karşısında kültürel boykotun bir sorumluluk olduğunu vurguluyor. Necmi Sancak’ın ödülünü çöpe atması, bireysel bir protestonun ötesine geçerek Türkiye’de sanat, etik ve siyaset ilişkisini tartışmaya açtı. İstanbul Modern’in geri adımı ise bu tartışmanın kültür kurumları üzerinde somut etkiler yaratabileceğini gösterdi.

Putin’in gözdesi bir gecede düşüşte: Larisa Dolina Rusya’nın en nefret edilen ismi oldu Haber

Putin’in gözdesi bir gecede düşüşte: Larisa Dolina Rusya’nın en nefret edilen ismi oldu

Rusya’da pop müziğin en tanınmış isimlerinden biri olan ve Vladimir Putin tarafından sık sık övgüyle anılan Larisa Dolina, tek bir dava kararıyla kamuoyunun gözünde sert bir düşüş yaşadı. Dolandırıcılık mağduriyeti sonrası açılan dava, bu kez Dolina’yı mağdur değil, öfkenin odağı haline getirdi. Dolandırıcılık sonrası satılan ev kriz yarattı 70 yaşındaki Dolina, kendilerini “Rus istihbarat ajanı” olarak tanıtan kişiler tarafından dolandırılarak yaklaşık 175 milyon rublelik servetini kaybetti. Zararını karşılamak isteyen sanatçı, Moskova’daki lüks dairesini Polina Lurye adlı genç bir kadına sattı. Ancak süreç burada kapanmadı. Mahkeme kararı genç alıcıyı evsiz bıraktı Dolina, satışın dolandırıcılık sürecinin parçası olduğunu öne sürerek dairenin kendisine iadesini talep etti. Mahkeme bu talebi kabul etti. Kararla birlikte Lurye, parasını ödediği evden çıkarıldı ve ödediği 112 milyon rubleyi geri alamadı. Mahkeme, genç kadına parasını dolandırıcılardan tahsil etmesini önerdi. Bu karar Mart 2025’te ve Kasım ayındaki itirazda da onandı. Adalet duygusunun zedelenmesi öfkeyi büyüttü Dolina’nın parasını ve evini korurken, alıcının hem parasız hem evsiz kalması Rusya toplumunda büyük bir adaletsizlik duygusu yarattı. Sosyal medyada Dolina, kısa sürede “ülkenin en nefret edilen kadını” olarak anılmaya başladı. Tepkiler yalnızca dijital ortamla sınırlı kalmadı. Boykot çağrıları günlük hayata yayıldı Sanatçının konserleri boş kaldı, kamuoyu yoklamalarında katılımcıların büyük çoğunluğu Dolina’ya öfkeli olduğunu dile getirdi. Tepkilerin sembolü haline gelen olaylardan biri ise Burger King’in aldığı karar oldu. Şirket, “Lurye’ye para iade edilene kadar” Dolina’nın adresine sipariş teslim etmeyeceğini açıkladı. Kremlin yakınlığı tartışmaları derinleştirdi Dolina’nın iktidara yakın bir isim olması, davanın seyrine ilişkin tartışmaları daha da alevlendirdi. Kamuoyunda, Kremlin’e yakınlığın mahkeme kararlarında imtiyaz sağladığı yönündeki iddialar yüksek sesle dile getirildi. Bu durum, Rusya toplumunda nadir görülen açık bir öfke dalgasına dönüştü. Geri adım ve özür yetmedi Artan baskı üzerine Dolina, devlet televizyonuna siyahlar içinde çıkarak kamuoyundan özür diledi ve parayı taksitler halinde geri ödeyeceğini açıkladı. Ancak birçok yurttaş bu açıklamayı samimi bulmadı ve “timsah gözyaşları” olarak nitelendirdi. “Dolina etkisi” diye anılan yeni bir kavram doğdu Olay, yalnızca bir pop yıldızının itibar kaybı olarak kalmadı. Rusya’da ikinci el emlak piyasasında alıcı ve satıcı arasındaki güvenin sarsılmasını tanımlamak için “Dolina etkisi” adı verilen yeni bir kavram ortaya çıktı. Sanatçının adı, yolsuzluk ve adaletsizlik tartışmalarının simgesine dönüştü. Skandal Rusya toplumunda kalıcı iz bıraktı Siyasetçiler olayı “ulusal bir utanç” ve “sistemin iflası” olarak tanımlarken, Kremlin cephesi skandalın dış güçlerce istismar edildiğini savundu. Ancak gelinen noktada Dolina’nın kamuoyundaki imajının ağır biçimde zedelendiği ve bu yaranın kolay kolay kapanmayacağı görüşü öne çıkıyor.

Hollywood'dan İsrail'e kültürel boykot: 4 binden fazla imzayla büyük tepki Haber

Hollywood'dan İsrail'e kültürel boykot: 4 binden fazla imzayla büyük tepki

Gazze’de süren savaş ve insani kriz, yalnızca siyasi değil kültürel alanda da tepkileri büyütüyor. Bu kez sahneye çıkanlar sinema dünyasının devleri oldu. Oscar, BAFTA, Emmy ve Cannes ödüllü yüzlerce oyuncu, yönetmen ve yapımcı, İsrailli film kurumlarıyla çalışmayı resmen reddettiklerini ilan etti. 8 Eylül’de yayımlanan ortak metin, yayınlandığı gün 1.300’ü aşkın kişi tarafından imzalanırken; kısa sürede bu sayı 4 binin üzerine çıktı. Mark Ruffalo, Olivia Colman, Susan Sarandon, Javier Bardem, Riz Ahmed, Tilda Swinton, Joaquin Phoenix, Emma Stone, Andrew Garfield, Elliot Page ve Ava DuVernay gibi çok sayıda ünlü isim imzacılar arasında yer aldı. İmza metninde şu güçlü ifadeler dikkat çekti: “Gazze’deki katliam karşısında sessiz kalmak, suça ortak olmaktır. Biz sinemanın toplumsal etkisinin farkındayız. Bu yüzden, elimizden gelen her şeyi yaparak bu dehşete destek vermeyeceğiz.” Metin, sinema dünyasının apartheid karşıtı tarihine gönderme yaparak şöyle devam ediyor: “Apartheid Güney Afrika'da filmlerini göstermeyi reddeden 'Filmmakers United Against Apartheid'dan ilham alarak, Filistin halkına karşı soykırım ve apartheid rejiminde rol alan İsrailli film kurumlarıyla çalışmayacağız.” İmzacılar; İsrail merkezli festivallere katılmayacaklarını, bu kurumlarla ortaklık kurmayacaklarını ve filmlerini o platformlarda göstermeyeceklerini taahhüt etti. Bu çağrı, yalnızca bireysel bir tepki değil, uluslararası film endüstrisinde yankı uyandıran organize bir boykot hareketi niteliği taşıyor. Uluslararası Adalet Divanı’nın İsrail’e yönelik kararlarına atıf yapılan açıklamada, Filistin halkının maruz kaldığı zulmün görmezden gelinemeyecek etik bir sorumluluk olduğu vurgulandı.

CHP’den Tarım Kredi Marketleri’ne sert çıkış: İşten çıkarma olursa boykot başlatırız! Haber

CHP’den Tarım Kredi Marketleri’ne sert çıkış: İşten çıkarma olursa boykot başlatırız!

2,5 milyar liralık zarar iddiası Alp’in verdiği bilgiye göre Tarım Kredi Kooperatif Marketleri, 2025’in ilk altı ayında 2,5 milyar lirayı aşan zarar etti. Bu zararın ardından yüzlerce mağaza personelinin işten çıkarılacağı, ayrıca Tarım Kredi’nin iştiraklerinde de küçülme planlarının gündemde olduğu öne sürüldü. Alp, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle Meclis’e verdiği soru önergesinde şu iddialara yer verdi: Marketlerin yalnızca 2-3 personelle çalıştırılmaya zorlandığı, Buna karşın merkezde “kategori müdürü” unvanıyla yüksek maaşlı personel alımlarının sürdüğü, Çiftçilerin öz sermayesinin hızla eridiği ve kamu kaynaklarının verimsiz kullanıldığı. “Kars’ın çocuklarını işsiz bırakırsanız boykot ederiz” İşten çıkarma söylentilerinin Kars’ta büyük endişe yarattığını söyleyen Alp, şu sözlerle sert tepki gösterdi: “Kars, istihdam olanakları kısıtlı bir ilimiz. Kars’ın evlatlarının işten çıkarılması halinde, tüketimden gelen gücümüzü kullanırız. İl genelinde Tarım Kredi Marketlerine karşı boykot başlatırız. Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için.” Bakanlığa sorular CHP’li Alp, Bakan Yumaklı’ya şu soruları yöneltti: 2,5 milyar liralık zarar iddiası doğru mu? Yaklaşık 1200 çalışanın işten çıkarılması planlanıyor mu? Personel azaltılırken merkezde yüksek maaşlı alımlar neden devam ediyor? Çiftçilerin sermayesini eriten bu zararların telafisi için hangi adımlar atılacak? Kuruluş amacı olan “gıda enflasyonunu düşürme” hedefinin neden gerçekleşmediği konusunda bir inceleme yapıldı mı? Alp, yaşanacak mağduriyetlerin önlenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Kars halkı bu adaletsizliğe sessiz kalmaz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.