SON DAKİKA

#Brezilya

HABER DEĞER - Brezilya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Brezilya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epstein skandalında yeni perde: Genç kızlar model ajansları üzerinden ağa çekilmiş Haber

Epstein skandalında yeni perde: Genç kızlar model ajansları üzerinden ağa çekilmiş

ABD’de yıllardır tartışılan Epstein dosyasında yeni tanıklıklar ortaya çıktı. BBC’ye konuşan iki Brezilyalı kadın, modellik vaadiyle kurulan bir sistem üzerinden genç kızların uluslararası bir istismar ağına dahil edilmeye çalışıldığını anlattı. Tanıklıklara göre Fransız model ajansı sahibi Jean-Luc Brunel, bu süreçte kilit bir rol oynadı. Model olma vaadiyle yaklaşmış BBC Brasil’e konuşan Glaucia Fekete, 2004 yılında henüz 16 yaşındayken Brunel’in kendisine ulaştığını anlattı. Fekete, Brunel’in ailesinin evine gelerek annesini ikna etmeye çalıştığını ve kendisini Ekvador’daki bir model yarışmasına göndermek istediğini söyledi. Genç kadın, Brunel’in daha sonra tüm masrafları karşılayarak New York’a gitmesini teklif ettiğini belirtti. Ancak annesi bu teklifi kesin bir şekilde reddetti. Fekete o günü şu sözlerle anlattı: “Eğer annemin sözünü dinlemeyip New York’a gitseydim başıma ne gelebileceğini düşünmeden edemiyorum. Annem beni kurtardı.” Epstein aynı tarihlerde bölgede bulunuyordu BBC’nin ulaştığı ABD belgelerine göre Jeffrey Epstein’in 24–25 Ağustos 2004’te Ekvador’un Guayaquil kentinde bulunduğu kaydedildi. Aynı tarihlerde söz konusu model yarışmasının finali düzenleniyordu. Belgelerde ayrıca yarışmaya katılan 16 yaşından küçük bir modelin aynı yıl Epstein’in özel uçağıyla iki kez seyahat ettiği bilgisi yer aldı. “Model olacağımı sanıyordum” BBC’ye konuşan ve kimliği gizlenen başka bir Brezilyalı kadın ise Brunel’in ajansı aracılığıyla Epstein’le tanıştığını söyledi. “Ana” takma adıyla konuşan kadın şu ifadeleri kullandı: “Sao Paulo’da model olma vaadiyle kandırıldım. Kısa süre sonra fuhuşa zorlandım. ABD vizesini Brunel’in ajansı ayarladı ama aslında modellik işi yapmadım.” Kadın, daha sonra Epstein çevresinden ayrıldığını ve hayatını yeniden kurduğunu belirtti. Model ajanslarının kullanıldığı iddiası ABD Adalet Bakanlığı belgeleri ve mahkeme kayıtları, Brunel’in kurduğu model ajanslarının farklı ülkelerden genç kadınları sisteme dahil etmek için kullanılmış olabileceğini ortaya koyuyor. Belgelerde ayrıca: Epstein’in Brunel’in ABD’de kurduğu ajansa mali destek verdiği, Bazı vize süreçlerinin Epstein tarafından finanse edildiği iddiaları da yer aldı. Brunel suçlamaları reddetmişti Jean-Luc Brunel, hakkındaki suçlamaları hayatı boyunca reddetti. Fransız iş insanı 2022 yılında Fransa’da tutuklu bulunduğu cezaevinde ölü bulunmuştu. Jeffrey Epstein ise 2019 yılında ABD’de tutuklandıktan kısa süre sonra cezaevinde ölü bulunmuş ve olay uluslararası ölçekte tartışma yaratmıştı. Brezilya’da soruşturma başlatıldı Tanıklıkların ardından Brezilya Federal Savcılığı, Epstein bağlantılı olası bir insan kaçakçılığı ve istismar ağı olup olmadığını araştırmak için Şubat ayında soruşturma başlattı. Savcılar, kadınların ifadeleri ve uluslararası belgeler üzerinden sistemin nasıl çalıştığını ortaya çıkarmaya çalışıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Milyonerlerin gölgesinde bir meslek: “Milyoner dadıları” nasıl yaşıyor? Haber

Milyonerlerin gölgesinde bir meslek: “Milyoner dadıları” nasıl yaşıyor?

Brezilya’nın Sao Paulo kentinde yaşayan Giuliana Passarelli, bir milyoner iş insanının kişisel asistanı olarak çalışıyor. Gününün büyük kısmını patronunun günlük hayatını düzenlemekle geçiren Passarelli, işinin aslında süper zenginlerin zamanını satın almak anlamına geldiğini söylüyor. Ona göre bu meslek, “patronunun yapmak istemediği her şeyi halletmek” üzerine kurulu. Passarelli’nin görevleri bazen bir doğum günü organizasyonu hazırlamak ya da dişçi randevusu ayarlamak gibi sıradan işlerden oluşuyor. Ancak bazı günler program çok daha sıra dışı olabiliyor. Passarelli, patronunun koleksiyonluk bir Ferrari satın almak için gece yarısı Fransa’ya gitmeye karar verdiğini ve sabaha kadar seyahat hazırlığı yapmak zorunda kaldığını anlatıyor. Paris yakınlarında bir kasabaya gidip aracı satın almak ve gerekli tüm evrakları tamamlamak da onun sorumlulukları arasında yer almış. Sosyal medyada “milyoner dadısı” olarak bilinen Passarelli, işinin perde arkasını TikTok’ta paylaştığı videolarla anlatıyor. Paylaşımları milyonlarca izlenmeye ulaşırken, zenginlerin günlük yaşamına dair merak edilen pek çok detay da bu videolar sayesinde görünür hale geliyor. Passarelli, patronunun hayatını yönetmenin bir anlamda sürekli tetikte olmak anlamına geldiğini ifade ederek “Bir çocuğa göz kulak olur gibi sürekli dikkatli olmanız gerekiyor” diyor. Bazen görevler oldukça sıra dışı bir noktaya da ulaşabiliyor. Passarelli, patronunun minyatür tavuklara merak sardığını ve bir süre bu hayvanların bakımından sorumlu olduğunu anlatıyor. Malezya kökenli “serama” cinsi minyatür tavuklar bir dönem patronunun ofisinde yaşamış, daha sonra bir çiftliğe gönderilmiş. Ancak Passarelli hâlâ bu tavukların fotoğraflarını ve sağlık durumlarını patronuna iletmeye devam ediyor. Uzmanlara göre bu meslek aslında yeni değil, sadece modern bir form kazanmış durumda. Sao Paulo’daki Escola Superior de Propaganda e Marketing’de lüks pazarlama dersleri veren Prof. Cristina Proença, süper zenginlerin uzun zamandır ev hizmetlileri, uşaklar ve yardımcı personel çalıştırdığını belirtiyor. Ona göre günümüzde kişisel asistanlık, bu geleneksel rollerin daha profesyonelleşmiş bir versiyonu. Proença, süper zenginler için en değerli şeyin para değil zaman olduğunu vurguluyor. Bu nedenle kişisel asistanlar, patronlarının zamanını geri kazanmasını sağlayan bir hizmet sunuyor. Başka bir deyişle, zenginler aslında başkalarının zamanını satın alarak kendi zamanlarını genişletiyor. Bu meslek, lüks dünyaya yakın olma fırsatı sunduğu için birçok kişi için cazip görülüyor. Brezilya’da yaşayan João Victor Marques de bu alanda çalışan isimlerden biri. Kariyeri boyunca Monaco, Dubai, Londra ve Zürih gibi şehirlerde görev yapan Marques, süper zenginlerin dünyasına yakından tanıklık ettiğini söylüyor. Hatta bir keresinde Monaco’da demirli olan bir yat üzerinde düzenlenen davette Hollywood yıldızı Leonardo DiCaprio’nun bulunduğu bir akşam yemeğine katıldığını anlatıyor. Ancak bu işin gölge tarafı da var. Süper zenginlerin hayatına yakından tanıklık etmek, özellikle gelir eşitsizliğinin çok yüksek olduğu ülkelerde çalışanlar üzerinde karmaşık duygular yaratabiliyor. Brezilya, dünya gelir eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkelerden biri olarak biliniyor. Passarelli, her gün aşırı zenginliğe tanık olmanın bazen rahatsız edici olabildiğini kabul ediyor. “Bazen neden bu kadar büyük bir fark var diye düşünüyorsunuz” diyen Passarelli, yine de yaptığı işin sadece bir meslek olduğunu ve bu dünyayı yargılamamaya çalıştığını söylüyor. Sosyal medyada paylaştığı videoların popülerliğinin de tam olarak buradan geldiğini düşünüyor. Ona göre milyonlarca insan, kendi hayatlarından çok farklı olan bu lüks dünyayı merak ediyor. Passarelli ise bunu öğretmek ya da özendirmek için değil, sadece var olan bir gerçekliği göstermek için paylaştığını ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Temas kurulmayan Amazon kabilesinin daha önce hiç görülmemiş net görüntüleri yayınlandı Haber

Temas kurulmayan Amazon kabilesinin daha önce hiç görülmemiş net görüntüleri yayınlandı

Güney Amerika’daki Amazon yağmur ormanlarında yaşayan ve dış dünyayla teması bulunmayan nadir yerli topluluklardan birine ait yüksek çözünürlüklü görüntüler ilk kez bu kadar net biçimde kamuoyuna yansıdı. Sosyal medyada hızla yayılan kayıtlar, izleyenlerde hem hayranlık hem de tedirginlik yarattı. Bilgisayar bilimci ve podcast yayıncısı Lex Fridman, yayımlanan görüntüleri analiz ederek, kayıtların teknik kalitesi ve etik boyutuna dikkat çekti. Fridman, videonun daha önce görülen uzaktan ve bulanık çekimlerden belirgin biçimde ayrıldığını vurguladı. Kameranın arkasında 20 yıllık bir doğa çalışması var Görüntüleri kaydeden isim ise yazar ve doğa korumacı Paul Rosolie. Yaklaşık 20 yıldır Amazon’da çalışan Rosolie, kayıtları 800 mm telefoto lens ve 2x telekonvertör kullanarak aldığını, böylece kabileyle fiziksel temasa girmeden yüksek netlik sağlandığını belirtti. Rosolie, “Bu görüntüleri göstermeden anlatmak mümkün değildi. Bu dünyada bir ilk,” sözleriyle çalışmanın istisnai niteliğine işaret etti. Uzmanlardan net uyarı: Temas kurulmamalı Uzmanlar, izole yerli topluluklarla temasın kesinlikle önerilmediğini yineliyor. Bu kabilelerin bağışıklık sistemlerinin dış hastalıklara karşı savunmasız olması, temasın tehdit olarak algılanması ve ölümcül sonuçlar doğurma ihtimali en büyük riskler arasında. Bu risklerin bilinen örneklerinden biri, North Sentinel Adası’ndaki izole kabileyle temas kurmaya çalışan Amerikalı John Allen Chau’nun öldürülmesi olmuştu. Yaklaşık 200 izole topluluk var Araştırmacılara göre dünyada yaklaşık 200 temas edilmemiş yerli topluluk bulunuyor; bunların önemli bir bölümü Brezilya ve Peru’yu kapsayan Amazon havzasında yaşıyor. Bu nedenle bilim insanları ve yetkililer, doğrudan temas yerine uydu görüntüleri, hava gözlemleri ve çevredeki yerli topluluklardan alınan dolaylı bilgilerle veri toplamayı tercih ediyor. Yayımlanan bu son görüntüler, bir yandan insanlığın hâlâ dokunmadığı yaşam biçimlerini gözler önüne sererken, diğer yandan bu toplulukların korunması ve mahremiyetine saygı gösterilmesi gerektiği tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB, 25 yıllık Mercosur düğümünü çözdü Haber

AB, 25 yıllık Mercosur düğümünü çözdü

Avrupa Birliği, yaklaşık çeyrek asırdır müzakere edilen AB–Mercosur Serbest Ticaret Anlaşması’nda kritik eşiği aştı. Brüksel’de yapılan oylamada Fransa’nın “hayır” oyuna rağmen üye ülkelerin nitelikli çoğunluğu sağlandı ve anlaşmanın imzalanmasının önü açıldı. Karar, sokakta çiftçi protestolarını büyütürken, Parlamento aşamasının sert tartışmalara sahne olacağını işaret ediyor. Fransa itiraz etti, nitelikli çoğunluk geçti Diplomatik kaynaklara göre Fransa, Polonya, Macaristan ve İrlanda anlaşmaya karşı oy kullanırken Belçika çekimser kaldı; Avusturya destek vermedi. Buna karşın Almanya başta olmak üzere çok sayıda ülke, küresel ticaret gerilimlerinin arttığı bir dönemde Latin Amerika ile yeni ortaklıkların “stratejik bir sinyal” olduğu görüşünde birleşti. Nitelikli çoğunluk sistemi, üye devletlerin en az yüzde 55’ini ve AB nüfusunun en az yüzde 65’ini temsil eden desteği yeterli saydığı için Paris’in itirazı süreci durduramadı. İmza yolu açıldı, gözler Parlamento’da Oylamanın ardından yazılı onay prosedürü başlatıldı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Paraguay’a giderek anlaşmayı imzalaması bekleniyor. Ancak anlaşmanın yürürlüğe girmesi için Avrupa Parlamentosu’nun basit çoğunluk onayı gerekiyor. Paris, özellikle tarım ve çevre başlıkları nedeniyle “oyunun bitmediğini” savunuyor. Sokakta çiftçi öfkesi büyüyor Karar Fransa, Belçika ve Polonya’da sert protestoları tetikledi. Otoyollar kapatıldı, sınır geçişleri bloke edildi, traktörlü eylemler düzenlendi. Tarım sendikaları, anlaşmanın Avrupa çiftçisini daha düşük çevre ve sağlık standartlarına sahip ürünlerle rekabete zorlayacağını söylüyor; “Bu anlaşma ölüm fermanımız” sloganı öne çıkıyor. Ekonomik beklentiler ve riskler Anlaşmanın AB ihracatında yaklaşık 4 milyar avroluk gümrük vergisini kaldırması hedefleniyor. Mercosur ülkeleri Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’da otomotiv parçaları, süt ürünleri ve şarap gibi kalemlerde yüksek tarifeler bulunuyor. Almanya ve İspanya, anlaşmayı ABD’nin gümrük baskıları karşısında yeni pazarlar açmanın ve Çin’e bağımlılığı azaltmanın aracı olarak görüyor. Muhalifler ise sığır eti, kümes hayvanı ve şeker gibi ucuz ithalatın yerli üreticiyi zorlayacağını vurguluyor. Komisyon taviz verdi, ikna sağlanamadı Avrupa Komisyonu; hassas tarım ürünleri için koruma mekanizmaları, pestisit kontrolleri, kriz fonu ve çiftçilere destek paketleri açıkladı. Ancak bu adımlar Fransa ve Polonya’yı ikna etmedi. Aralıkta karşı çıkan İtalya’nın bu kez destek vermesi ise dengeleri değiştirdi. Macron hükümeti baskı altında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “siyasi oybirliğiyle ret” çağrısına rağmen kararın geçmesi, Paris’in Avrupa içindeki manevra alanının sınırlı olduğunu gösterdi. Kararın ardından Fransa’da muhalefet hükümeti “çiftçileri feda etmekle” suçlarken, gözaltılar ve protestolar siyasette tansiyonu yükseltti. Şimdi ne olacak? Parlamento oylaması, tarım krizi ve sokaktaki öfkenin gölgesinde yapılacak. Mercosur dosyası artık yalnızca bir ticaret anlaşması değil; Avrupa’da gıda egemenliği, çevre politikaları ve demokratik meşruiyet tartışmalarının kesiştiği bir fay hattı olarak görülüyor.

İhracatta hedef ülke sayısı 60’a yükseldi Haber

İhracatta hedef ülke sayısı 60’a yükseldi

İhracatçılara 2026 yılının ilk müjdesi Ticaret Bakanlığı’ndan geldi. Ticaret Bakanlığı, 2026 yılında hedef ülke sayısı 55’ten 60’a çıkardı. İhracatçılara 2026 yılının ilk müjdesi Ticaret Bakanlığı’ndan geldi. Ticaret Bakanlığı, 2026 yılında hedef ülke sayısı 55’ten 60’a çıkardı. 2025 yılındaki hedef ülkeler; Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Azerbaycan, Bahreyn, Bangladeş, Birleşik Arap Emirlikleri, Birleşik Krallık, Bosna Hersek, Brezilya, Cezayir, Çekya, Çin Halk Cumhuriyeti, Endonezya, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahili, Filipinler, Fransa, Gana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Kore, Hindistan, Irak, İspanya, İtalya, Japonya, Kamboçya, Kanada, Katar, Kenya, Kolombiya, Kuveyt, Libya, Malezya, Meksika, Mısır, Nijerya, Özbekistan, Pakistan, Peru, Portekiz, Romanya, Rusya Federasyonu, Senegal, Sırbistan, Suudi Arabistan, Şili, Tanzanya, Tayland, Tunus, Umman, Ürdün, Venezuela ve Vietnam 2026 yılında da yerlerini korurken, Filistin, Suriye, Slovakya, Macaristan ve Kuzey Makedonya listeye yeni giren ülkeler oldu. Ticaret Bakanlığı’nın Türk ihracatçılarının uluslararası arenada rekabetçiliklerinin artması adına her yıl 16 kalemde devlet destekleri verdiğini dile getiren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Jak Eskinazi, yurtdışı fuar, TURQUALITY, sektörel ticaret heyetleri, tarım, URGE, yurt içi fuar katılımı, pazara giriş, birim kira ve E-İhracat desteğinin öne çıktığını vurguladı. HEDEF ÜLKELER EİB'NİN İHRACATINDAN YÜZDE 73 PAY ALDI Hedef ülkelere yönelik düzenlenen fuar katılımı ve sektörel ticaret heyetlerinde Ticaret Bakanlığı’nın 20 puan ilave destek verdiğini, hedef sektörlerdeki firmaların ilave 5 puan daha destek aldığını vurgulayan Eskinazi, “Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılının 11 aylık döneminde gerçekleştirdiği 16 milyar 860 milyon dolarlık ihracatın 12 milyar 250 milyon dolarlık yüzde 73’lük büyük dilimi hedef ülkelere yapıldı. 2026 yılında bu çizgiyi sürdürmek istiyoruz” dedi. Ticaret Bakanlığı’nın devlet destekleri için 2025 yılında bütçesinde 33 milyar TL kaynak ayırdığı bilgisini veren Eskinazi, Ticaret Bakanlığı’nın 2026 yılı için destek tutarını 45 milyar TL’ye çıkardığını, ihracatçılar olarak beklentilerinin Türkiye’ye kazandırdıkları döviz tutarının yüzde 1’inin ihracata destek olarak kanalize edilmesi olduğunu ifade etti. Ege İhracatçı Birlikleri’nin 2025 yılı etkinlikleri hakkında da bilgi veren Eskinazi, 2025 yılında 17 fuara milli katılım organizasyonu ve 13 sektörel ticaret heyeti gerçekleştirdiklerini sözlerine ekledi.

Dünyadan 9 anlamlı yılbaşı ritüeli Haber

Dünyadan 9 anlamlı yılbaşı ritüeli

Her yıl aynı geri sayım, aynı şarkılar, aynı kutlama ritüelleri… Yeni yıla girerken farklı kültürlerin yüzyıllardır yaşattığı anlamlı geleneklere göz atmaya ne dersiniz? Geçtiğimiz yılların yükünü, mücadelelerini ve dönüşümlerini geride bırakırken; dünyada yeni yılı karşılamanın daha sade, daha sembolik ve daha bilinçli yolları var. İşte dünyanın dört bir yanından, umut, bereket ve yenilenme teması etrafında şekillenen dokuz yılbaşı geleneği. İspanya | Şansın on iki üzümü İspanya’da yeni yıl, her biri bir ayı temsil eden 12 üzümle karşılanır. Gece yarısı saat kulesi her çaldığında bir üzüm yenir. Rivayete göre bu on iki üzümü zamanında bitirebilenler, yıl boyunca şansı yanlarında taşır. Geleneğin kökeni 19. yüzyıl Madrid’ine uzanır ve bugün ülke genelinde cava şişeleri eşliğinde coşkuyla sürdürülür. Rusya | Yılbaşı hediyeleri Rusya’da yılbaşı, Noel’in yerini alan en büyük aile bayramıdır. Çocuklar hediyelerini Ded Moroz’tan alır; ona torunu Sneguroçka eşlik eder. Sovyet döneminde şekillenen bu gelenek, bugün hâlâ yeni yılı umutla karşılamanın sembollerinden biri. Japonya | Toshikoshi soba Japonya’da yılın son gecesi, aile sofralarında uzun ömür ve dayanıklılığı simgeleyen toshikoshi soba yenir. Karabuğdaydan yapılan bu noodle, hem geçmiş yılın zorluklarını geride bırakmayı hem de yeni yıla güçle adım atmayı temsil eder. İrlanda | Kötü ruhları uzaklaştırmak İrlanda’da yılbaşı gecesi evlerde ekmekler kapılara ve duvarlara vurularak kötü ruhların uzaklaştırıldığına inanılır. Ayrıca gece yarısından sonra eve ilk giren kişinin kim olduğu da önemlidir: Siyah saçlı bir erkeğin bolluk getirdiği, kırmızı saçlı bir kadının ise uğursuzluk sayıldığına dair eski inanışlar hâlâ hatırlanır. ABD (Güney) | Hoppin’ John Amerika’nın güneyinde, özellikle Afro-Amerikan topluluklarda, Hoppin’ John adlı yemek yeni yıl sofralarının vazgeçilmezidir. Fasulye, pirinç ve domuz etinden oluşan bu yemek; bereketi, huzuru ve maddi refahı simgeler. Bazı aileler tabağın altına bozuk para koyarak şanslarını artırmayı dener. Kolombiya | Bavulla dilek tutmak Kolombiya’da yeni yıla girerken boş bir bavulla evin etrafında dolaşmak, bol seyahatli bir yıl dilemenin yolu sayılır. Aynı zamanda cebine mercimek doldurmak da bolluk ve kazanç çağrısı olarak görülür. Filipinler | Yuvarlak meyveler ve puantiyeler Filipinler’de yuvarlak şekiller parayı ve refahı simgeler. Bu nedenle yılbaşı gecesi sofralarda 12 yuvarlak meyve yer alır. Puantiyeli kıyafetler giymek de iyi şansın çağrıldığı bir başka gelenektir. Yunanistan | Kapıda soğan Yunanistan’da yeni yılın ilk günü kapılara asılan soğanlar, yeniden doğuşun ve büyümenin sembolüdür. Aileler çocuklarını sabah hafifçe soğanla uyandırarak yılın bereketli geçmesini diler. Brezilya | Denize yedi dilek Brezilya’da yılbaşı gecesi beyaz kıyafetlerle denize girilir. Denizlerin tanrıçası Yemanjá’ya saygı sunulur; yedi dalganın üzerinden atlanırken her dalga için bir dilek tutulur. Beyaz çiçekler denize bırakılır, yeni yıl umutla karşılanır. Danimarka | Tabak kırmak Danimarka’da eski tabak ve bardaklar sevdiklerinin kapısına atılır. Ne kadar çok kırık varsa, o kadar çok dostluk ve iyi şans olduğuna inanılır. Gece yarısında herkes sandalyeden zıplayarak yeni yıla birlikte “atlamış” olur.

Bolsonaro'ya 27 yıl hapis! Haber

Bolsonaro'ya 27 yıl hapis!

Brezilya’nın eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro, askeri darbe girişimi ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya yönelik planları nedeniyle 27 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Brezilya Yüksek Mahkemesi’nde görülen davada 5 yargıçtan 4’ü Bolsonaro’nun suçlu olduğunu belirtti, 1 yargıç ise beraat yönünde oy kullandı. 70 yaşındaki Bolsonaro, 2022 başkanlık seçimlerini kaybettikten sonra iktidarı elinde tutmak için darbe hazırlıkları yaptığı, orduyu yönlendirmeye çalıştığı ve kamuoyunda seçim sistemine yönelik güvensizlik yaratmaya çalıştığı suçlamalarıyla karşı karşıya kaldı. 8 Ocak 2023’te Bolsonaro taraftarları, seçim sonuçlarını protesto etmek amacıyla başkent Brasília’da Kongre, Yüksek Mahkeme ve Başkanlık Sarayı’na baskın düzenledi. Bu olayda yüzlerce kişi gözaltına alındı; kamu binalarında ve tarihi sanat eserlerinde büyük çaplı zarar meydana geldi. Yargıç Cármen Lúcia, kararında Bolsonaro'nun aşağıdaki suçlardan tamamından hüküm giydiğini açıkladı: Darbe girişiminde bulunmak Silahlı suç örgütüne liderlik etmek Demokratik düzeni şiddet yoluyla ortadan kaldırmaya teşebbüs Kamu mallarına zarar vermek (iki ayrı suç) Savcılık ayrıca, Bolsonaro’nun Lula da Silva ve bazı yargıçlara yönelik suikast planlarından haberdar olduğu, ordu komutanlarına darbe teklifinde bulunduğu ve uzun süreli planlamalar yaptığı iddialarını da mahkemeye sundu. Bolsonaro, Ağustos 2025’ten bu yana ev hapsinde tutuluyor. Avukatları, sağlık durumunu gerekçe göstererek duruşmalara katılmadığını açıkladı. Kararın açıklandığı sırada Bolsonaro’nun avukatı mahkeme salonunu terk etti. Bazı Brezilyalılar, Yüksek Mahkeme'nin kararını meşalelerle kutladı. Bolsonaro'nun destekçileri ise kararın siyasi amaçlı olduğunu ve 2026’daki seçimlere katılımını engellemeye yönelik bir girişim olduğunu savundu. Öte yandan Bolsonaro, seçim sistemine dair şüphe uyandırma çabaları nedeniyle 2023'ten itibaren siyasi yasaklı hale gelmişti. Ancak bu yasağa karşı mücadele etmeyi sürdürdüğü ve yeniden aday olmak istediği biliniyor. ABD Başkanı Donald Trump, kararla ilgili yaptığı açıklamada, “Çok şaşırdım. Bunu bana da yapmaya çalıştılar ama başaramadılar,” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.