SON DAKİKA

#Caracas

HABER DEĞER - Caracas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Caracas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Venezuela sokakları ayakta: Maduro için özgürlük çağrısı Haber

Venezuela sokakları ayakta: Maduro için özgürlük çağrısı

Venezuela’nın başkenti Caracas ve ülke genelinde tansiyon yüksek seyrini sürdürüyor. ABD’nin 3 Ocak’ta Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’i hedef alan askeri müdahalesinin yankıları, halkın sokaklara dökülmesine yol açtı. Yerel kaynaklara göre, şehir meydanları, caddeler ve bazı kamu binalarına asılan afişler ile evlerin pencerelerine asılan yazılarda “Maduro’ya özgürlük” ve “Kaçırılışlarının 25. günü” gibi çağrılar yer alıyor. Caracas’ta birçok noktada yoğun güvenlik önlemleri alınırken, polis ve askerler devriye geziyor. Bolivar Meydanı ve çevresindeki ana arterlerde toplanan kalabalık, ABD müdahalesini protesto ederken Maduro’nun serbest bırakılmasını talep ediyor. Halk arasında yapılan eylemlerde Devlet Başkanı için “özgürlük” ve “diren” gibi sloganlar sıkça duyuluyor. Bazı yerel medya haberlerine göre, sosyal konutlarda yaşayan vatandaşlar da pencerelerine benzer mesajlar asarak desteklerini gösteriyor. Bu gösteriler, yalnızca birkaç yerde küçük çapta kalmayıp daha geniş alanlara yayılan kitlesel tepkilerin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Başkentteki protestoların bir bölümü, ülkede süregelen siyasi kriz ve dış müdahaleye karşı ulusal direniş çağrısı niteliği taşıyor. Uluslararası çapta da bu olayların yankıları sürüyor. Geçtiğimiz haftalarda Maduro’nun alıkonulmasına karşı düzenlenen protestoların yanı sıra binlerce kişi Caracas sokaklarında serbest bırakılması için yürüyüşler düzenlemişti. Durum, hem Venezuela’nın iç siyasetini hem de uluslararası ilişkilerini etkileyen geniş çaplı bir krize işaret ediyor. Eylemler, Maduro’nun kaderinin yanı sıra ülkenin geleceği konusunda halkın güçlü duygular beslediğini gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’ın Venezuela planında kilit isim ortaya çıktı: “Başa çıkılması en zor kişi” karar aşamasında Haber

Trump’ın Venezuela planında kilit isim ortaya çıktı: “Başa çıkılması en zor kişi” karar aşamasında

ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu hedef alan askeri operasyonu ve ardından gelen açıklamaları, ülkede yeni bir güç mücadelesini tetikledi. The Wall Street Journal’ın (WSJ) haberine göre Washington’un Venezuela’daki hesaplarını zorlaştıran asıl isim ise İçişleri Bakanı Diosdado Cabello. Maduro sonrası boşlukta gözler Cabello’ya çevrildi ABD ordusunun düzenlediği operasyonun ardından Nicolas Maduro ve eşinin etkisiz hale getirilmesi, Venezuela’da ciddi bir iktidar boşluğu yarattı. Bu süreçte eski petrol bakanı Delcy Rodríguez geçici başkan olarak öne çıkarken, Trump yönetiminin bu geçişi nasıl yöneteceği belirsizliğini koruyor. Rodríguez’in “Kimsenin sömürgesi olmayacağız” açıklamasına Trump’ın “Bizimle iş birliği yapıyor” yanıtı, Washington–Caracas hattındaki gerilimi daha da artırdı. WSJ: En büyük engel Diosdado Cabello WSJ, Trump yönetiminin hedefleri önündeki en büyük engelin, güvenlik güçleri ve “colectivos” olarak bilinen silahlı milis gruplar üzerindeki etkisiyle tanınan İçişleri Bakanı Diosdado Cabello olduğunu yazdı. Gazeteye göre Cabello, Venezuela’nın geleceğinde “en büyük bilinmez” konumunda. Uzun süredir Maduro yönetiminin en sert savunucularından biri olan Cabello, Maduro’ya yönelik açılması planlanan davaların iddianamelerinde de adı geçen kilit figürlerden biri olarak öne çıkıyor. Devlet televizyonundan sokaklara uzanan etki alanı 62 yaşındaki Cabello, “İçişleri, Adalet ve Barış Bakanı” sıfatıyla devlet televizyonunda 10 yılı aşkın süredir yayımlanan “Balyozu İndirmek” adlı programın sunuculuğunu yapıyor. Saatler süren yayınlarda muhalefeti ve ABD’yi hedef alan sert söylemleriyle bilinen Cabello, bu program aracılığıyla hem tabanını konsolide ediyor hem de gözdağı veriyor. İki ihtimal: Uzlaşma ya da doğrudan çatışma WSJ’ye göre Cabello şu anda kritik bir yol ayrımında. Ya geçici Başkan Rodríguez liderliğindeki yeni hükümeti destekleyecek ya da bu yönetimi devirmeye yönelik bir hamleyle ABD ordusuyla doğrudan karşı karşıya gelme riskini üstlenecek. Aurora Macro Strategies’den Daniel Lansberg-Rodriguez, Cabello’nun konumunu şu sözlerle değerlendirdi: “Cabello’nun kaybedecek çok şeyi var. Washington’un er ya da geç kendisinin tasfiyesini isteyeceğini biliyor.” Birlik mesajları ve milis çağrıları Cabello’nun son günlerde kamuoyuna birlik mesajları verdiği, Rodríguez’in yemin töreninde ön sıralarda yer aldığı ve aynı gün milislere “Şüphe etmek vatana ihanettir” çağrısıyla sokaklara çıkma talimatı verdiği bildirildi. Chavez’den bugüne uzanan siyasi hat Venezuela ordusunda yüzbaşı rütbesine kadar yükselen Cabello’nun siyasi kariyeri, Hugo Chavez ile askeri akademi yıllarında kurduğu bağlara dayanıyor. Bu ilişki, zamanla ülkenin iktidardaki sosyalist hareketinin en güçlü figürlerinden biri haline gelmesini sağladı.

Yemin sonrası başkentte alarm! Caracas’ta dikkat çeken güvenlik hareketliliği Haber

Yemin sonrası başkentte alarm! Caracas’ta dikkat çeken güvenlik hareketliliği

Venezuela’da siyasi kriz sürerken, ABD’de tutuklu bulunan Nicolas Maduro’nun yerine geçici olarak göreve başlayan Delcy Rodriguez’in yemin töreninin ardından başkent Caracas’ta güvenlik alarmı verildi. Görgü tanıklarına göre başkanlık sarayı çevresinde yoğun askeri hareketlilik yaşandı. Saray çevresinde İHA tespiti AFP’nin aktardığı bilgilere göre, Miraflores Sarayı çevresinde tanımlanamayan insansız hava araçları tespit edildi. Bunun üzerine hava savunma sistemleri harekete geçirilirken, uçaksavar atışları başkent genelinde duyuldu. Hükümete yakın kaynaklar, kısa süre içinde durumun kontrol altına alındığını bildirdi. Yemin sonrası ilk mesaj Ulusal Meclis’te yemin ederek göreve başlayan Rodriguez, konuşmasında ABD operasyonuna sert tepki gösterdi. Maduro ve eşini “iki kahraman” olarak nitelendiren Rodriguez, “Venezuela’da tek bir meşru devlet başkanı vardır, o da Nicolas Maduro’dur” ifadelerini kullandı. Halkı ülkeyi savunmaya çağırdı. Trump iddialarına yanıt ABD Başkanı Donald Trump’ın, Rodriguez’in Washington ile işbirliğine açık olduğu yönündeki açıklamalarına da dolaylı yanıt veren yeni lider, Venezuela’nın “asla bir başka ülkenin sömürgesi olmayacağını” vurguladı. Ancak daha sonraki açıklamalarında ABD ile diyalog kapısını tamamen kapatmadığı da dikkat çekti. Yüksek Mahkeme kararıyla görevlendirme Venezuela Yüksek Mahkemesi, Maduro’nun “zorunlu yokluğu” gerekçesiyle Rodriguez’in geçici olarak devlet başkanlığı görevini üstlenmesine karar vermiş, bu karar Ulusal Meclis oturumuyla resmileştirilmişti. Aynı oturumda Rodriguez’in ağabeyi Jorge Rodriguez yeniden Meclis Başkanı seçildi. Kritik süreç BBC Mundo’nun analizine göre, Delcy Rodriguez hem ülke içinde hem de uluslararası arenada Maduro yönetiminin en kilit figürlerinden biri olarak görülüyor. Türkiye, Çin ve İran gibi müttefiklerle yürütülen temaslarda aktif rol alan Rodriguez’in görevi, Venezuela’daki siyasi gerilimin seyrini belirleyecek başlıca faktörlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif Haber

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif

ABD’nin askeri operasyonunun ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York’a götürülmesiyle birlikte, Washington–Caracas hattında yürütülen görüşmelere dair yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. ABD basını, süreç öncesinde Maduro’ya sunulan bir “çıkış senaryosu”na dikkat çekti. New York Times: Aralık ayında teklif yapıldı New York Times’ın Amerikalı ve Venezuelalı kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump aralık ayının sonunda Maduro’ya iktidarı bırakması halinde Türkiye’ye gitmesini içeren bir teklif sundu. Haberde, bu senaryoda Maduro’ya yurtdışında “rahat bir yaşam” vadedildiği, ancak teklifin reddedildiği aktarıldı. Cumhuriyetçi Senatör’den dikkat çeken sözler Air Force One’da Trump’la birlikte bulunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, iddiaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Maduro’nun yakalanmadan önce farklı bir tercih yapabileceğini savundu. Graham, “Şu anda Türkiye’de olabilirdi, ama New York’ta. Trump ona bir çıkış yolu sundu; reddetti” ifadelerini kullandı. Resmî açıklama yok Türkiye seçeneğine dair iddialar gündem yaratırken, Ankara’dan ya da Washington’dan konuya ilişkin resmî bir doğrulama veya yalanlama gelmedi. Washington Post: Türkiye daha önce de gündemdeydi Washington Post, kasım ayı sonunda yayımladığı bir haberde, olası bir sürgün senaryosunda Türkiye’nin seçenekler arasında yer aldığını yazmıştı. Aynı haberde, böyle bir anlaşmanın Maduro’nun ABD’ye iade edilmeyeceğine dair güvence içerebileceği ileri sürülmüştü. “Erdoğan’a güveniyor” değerlendirmesi Washington Post’a konuşan Beyaz Saray’a yakın bir kaynak, Türkiye seçeneğini “Maduro’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvendiği” şeklinde yorumladı. Johns Hopkins Üniversitesi’nden araştırmacı Lisel Hintz ise Ankara’nın böyle bir hamleyi dış politika dengeleri açısından fırsat olarak görebileceğini savundu. Türkiye–Venezuela hattı Son yıllarda Türkiye ile Venezuela arasında özellikle madencilik ve enerji alanlarında işbirliği dikkat çekiyor. İki ülke arasında altın, petrol ve doğalgaz başlıklarında yapılan anlaşmalar, bu temasların arka planını oluşturan unsurlar arasında yer alıyor.

Venezuela’da dengeleri değiştiren çıkış: Tek lider Maduro’dur Haber

Venezuela’da dengeleri değiştiren çıkış: Tek lider Maduro’dur

ABD’nin askeri operasyonla Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşini alıkoyduğunu açıklamasının ardından, ülkede siyasi kriz derinleşiyor. Gözler, sessizliğini bozan Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodríguez’e çevrildi. “Venezuela hiçbir ülkenin sömürgesi olmayacak” Rodríguez, yaptığı sert açıklamada Venezuela’nın tek meşru liderinin Maduro olduğunu vurgulayarak, “Zincirler kırıldı. Bu halk bir daha asla köle olmayacak” ifadelerini kullandı. ABD yönetiminin söylemlerinin aksine konuşan Rodríguez, ülkesinin hiçbir devletin kolonisi olmayacağını belirtti. Maduro için acil kanıt ve serbest bırakma talebi Rodríguez, Maduro ve eşinin hayatta olduklarına dair derhal kanıt sunulmasını isteyerek, “Maduro derhal serbest bırakılmalıdır” dedi. ABD’nin tutumunu uluslararası hukukun açık ihlali olarak nitelendiren Rodríguez, bu sürecin tarih ve adalet önünde karşılıksız kalmayacağını savundu. Yüksek Mahkeme devreye girdi Gelişmelerin ardından Venezuela Yüksek Mahkemesi Anayasa Dairesi, Delcy Rodríguez’i geçici devlet başkanı olarak atadı. Kararda, idari sürekliliğin ve ulusun savunulmasının sağlanmasının amaçlandığı ifade edildi. Trump’tan açık tehdit ABD Başkanı Donald Trump ise Rodríguez’i doğrudan hedef aldı. Trump, “Eğer istediklerimizi yaparsa ABD ordusu Venezuela’ya girmez” diyerek askeri müdahale ihtimalini açıkça gündemde tuttu. Gerilim tırmanıyor Caracas yönetimi yurttaşlara sükûnet çağrısı yaparken, ABD ile Venezuela arasındaki kriz yalnızca diplomatik değil, bölgesel istikrar açısından da yeni bir kırılma noktasına ilerliyor.

Rusya’dan dikkat çeken değerlendirme: ABD’nin Venezuela operasyonu yasa dışı ama tutarlı Haber

Rusya’dan dikkat çeken değerlendirme: ABD’nin Venezuela operasyonu yasa dışı ama tutarlı

Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev, Rus haber ajansı TASS’a yaptığı açıklamada, ABD’nin Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’e yönelik askeri operasyonunu değerlendirdi. Medvedev, operasyonu “yasa dışı ancak tutarlı” sözleriyle nitelendirerek, ABD Başkanı Donald Trump’ın bu adımla Rusya’yı eleştirme meşruiyetini tamamen yitirdiğini savundu. “ABD’nin amacı kaynakları kontrol etmek” iddiası Medvedev, Maduro’nun geçmişte yaptığı ve ABD’nin asıl hedefinin Venezuela’nın petrol ve maden kaynakları olduğu yönündeki açıklamaları hatırlattı. Trump’ın bu niyeti gizlemediğini öne süren Medvedev, Washington’un müdahaleci çizgisinin açık biçimde sürdürüldüğünü ifade etti. “Kendi çıkarlarında son derece katılar” ABD’nin başka ülkelerin doğal kaynaklarını hedef alan politikalar izlediğini savunan Medvedev, Trump yönetiminin yaklaşımını, “Davranışlarının bariz şekilde yasa dışı olmasına rağmen tutarlı olduğunu inkâr edemezsiniz. O ve ekibi, ülkelerinin ulusal çıkarlarını savunmada son derece katı” sözleriyle değerlendirdi. Caracas’taki saldırılar sonrası gerilim tırmandı Venezuela’nın başkenti Caracas’ta 3 Ocak gecesi patlama ve uçak seslerinin duyulmasının ardından Venezuela yönetimi, ABD’yi sivil ve askeri tesislere saldırmakla suçlamıştı. Kısa süre sonra Trump, Maduro ve eşinin büyük çaplı bir operasyonla yakalanarak ülke dışına çıkarıldığını duyurmuştu. Uluslararası tepkiler bölündü Operasyonun ardından Venezuela yönetimi, ABD’nin kınanması için uluslararası topluma çağrı yaparken; bazı ülkeler saldırıyı sert biçimde eleştirdi, bazıları ise Washington’a destek veren açıklamalar yayımladı. Medvedev’in sözleri, Venezuela krizi etrafında oluşan küresel ayrışmanın yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz! Haber

Trump’tan tartışmalı açıklama: Geçiş sağlanana kadar Venezuela’yı biz yöneteceğiz!

ABD Başkanı Donald Trump, Venezuela’nın başkenti Caracas’a düzenlenen saldırıların ardından düzenlediği basın toplantısında, operasyonun kapsamı ve sonrasına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Trump, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in alıkonulmasının ardından, ülkede yönetimin “makul bir geçiş süreci” tamamlanana kadar ABD kontrolünde olacağını savundu. “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş bir operasyon” iddiası Trump, Venezuela’ya yönelik saldırıyı “İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülmemiş” büyüklükte bir askeri operasyon olarak tanımladı. Operasyonun amacının “diktatör Maduro’yu adalete teslim etmek” olduğunu öne süren Trump, çok sayıda helikopter ve savaş uçağı kullanılmasına rağmen ABD tarafında herhangi bir can kaybı yaşanmadığını ve hava araçlarının zarar görmediğini iddia etti. “Geçiş sağlanana kadar yönetimde kalacağız” mesajı Venezuela’da uzun süredir devam eden siyasi krizin tekrar etmesini istemediklerini dile getiren Trump, “Güvenli, uygun ve makul bir geçiş yapabileceğimiz zamana kadar Venezuela’yı yönetmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Trump, Venezuela’nın halkın iyiliğini gözetmeyen başka aktörlerin eline geçmesine izin vermeyeceklerini savundu. Maduro ve Flores için ABD’de yargılama hazırlığı Trump, Maduro ve eşi Cilia Flores’in “ABD ve yurttaşlarına karşı ölümcül narko-terörizm” suçlamasıyla New York Güney Bölgesi tarafından itham edildiğini açıkladı. İkilinin şu anda New York’a doğru giden bir gemide bulunduğunu söyleyen Trump, yargılamanın New York veya Miami’de yapılmasına karar verileceğini ifade etti. Petrol ambargosu sürecek, ABD şirketleri devreye girecek Trump, Venezuela petrolüne uygulanan ambargonun tamamen yürürlükte kalacağını ve ABD Donanması’nın bölgedeki askeri varlığını koruyacağını belirtti. ABD’nin talepleri karşılanana kadar bu durumun değişmeyeceğini söyleyen Trump, Amerikan petrol şirketlerinin Venezuela’da devreye sokulacağını, milyarlarca dolarlık yatırımla petrol altyapısının onarılacağını ve üretimin yeniden başlatılacağını dile getirdi. Bölgesel gerilim mesajlarla derinleşti Trump, açıklamasında Gustavo Petro’ya da atıfta bulunarak Kolombiya’ya yönelik sert ifadeler kullandı. Bu sözler, Venezuela merkezli krizin yalnızca iki ülkeyle sınırlı kalmayıp bölgesel bir gerilime dönüşebileceği yorumlarına yol açtı. Trump’ın açıklamaları, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri ve siyasi müdahalesinin uluslararası hukuk, egemenlik ve bölgesel istikrar açısından yeni ve daha derin tartışmaları beraberinde getirdi.

Venezuela saldırısı Washington’u karıştırdı Haber

Venezuela saldırısı Washington’u karıştırdı

ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği saldırı, yalnızca uluslararası alanda değil, ABD iç siyasetinde de derin bir krize yol açtı. Donald Trump yönetiminin askeri harekâtı Kongre onayı olmadan başlattığı yönündeki iddialar, özellikle Demokrat kanatta sert tepkilere neden oldu. Temsilciler Meclisi üyeleri, operasyonun hem anayasal yetki aşımı hem de kamu iradesine aykırı olduğunu savundu. Demokratlardan Trump yönetimine açık isyan geldi Temsilciler Meclisi’nin Demokrat üyelerinden Jim McGovern, Trump yönetimini Kongre’yi yok saymakla suçladı. McGovern, ABD halkının büyük bölümünün Venezuela’ya yönelik askeri müdahaleye karşı olduğunu belirterek, buna rağmen yönetimin tek taraflı bir saldırı başlattığını ifade etti. “Haksız ve yasa dışı bir saldırı” vurgusu yapıldı McGovern, Trump’ın Venezuela’ya yönelik askeri harekâtını “haksız ve yasa dışı” olarak nitelendirdi. Kongre’den herhangi bir yetki alınmadığını vurgulayan Demokrat vekil, bu adımın ABD Anayasası’nda yer alan savaş yetkilerinin açık ihlali anlamına geldiğini söyledi. “Sağlığa para yok, savaşa sınırsız kaynak mı var?” Sosyal medya hesabından da açıklama yapan McGovern, Trump yönetiminin önceliklerini sert sözlerle eleştirdi. Sağlık hizmetleri ve sosyal politikalar için kaynak bulunamadığının sık sık dile getirildiğini hatırlatan McGovern, savaş söz konusu olduğunda “sınırsız bütçe” ayrılmasını kamu vicdanına aykırı bulduğunu ifade etti. Caracas’taki patlamalar sonrası operasyon itirafı geldi Venezuela’nın başkenti Caracas’ta gece saatlerinde patlama ve savaş uçağı seslerinin duyulmasının ardından Venezuela yönetimi saldırılardan ABD’yi sorumlu tuttu. Kısa süre sonra Trump, Nicolás Maduro’ya karşı büyük çaplı bir operasyon düzenlendiğini ve Maduro ile eşinin ülke dışına çıkarıldığını açıkladı. ABD’den Maduro’ya ağır suçlamalar yöneltildi Operasyonun ardından Pam Bondi, Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında ABD’de suç duyurusunda bulunulduğunu duyurdu. Maduro’ya uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı ve ABD’ye karşı ağır silah bulundurma gibi suçlamalar yöneltildi. ABD iç siyasetinde anayasa ve savaş yetkileri tartışması büyüyor Demokratların sert çıkışı, Trump’ın Venezuela hamlesinin yalnızca dış politika değil, ABD iç siyasetinde de ciddi bir kırılma yarattığını ortaya koydu. Kongre’nin devre dışı bırakıldığı iddiaları, ABD Anayasası’nda yer alan savaş yetkileri tartışmasını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Tartışmaların önümüzdeki günlerde hem Kongre’de hem de kamuoyunda daha da sertleşmesi bekleniyor.

Venezuela krizinin merkezindeki isim ve Türkiye’nin tutumu Haber

Venezuela krizinin merkezindeki isim ve Türkiye’nin tutumu

Nicolás Maduro, 1962 yılında Venezuela’nın başkenti Caracas’ta dünyaya geldi. İşçi sınıfı bir aileden gelen Maduro, genç yaşta eğitimini yarıda bırakarak otobüs şoförlüğü yaptı ve sendikal faaliyetler içinde yer aldı. 1990’lı yılların başında Hugo Chávez ile tanışması, siyasi kariyerinin yönünü belirledi. Chávez liderliğindeki Bolivarcı hareketin parçası olan Maduro, kısa sürede rejimin öne çıkan isimlerinden biri haline geldi. Chávez sonrası iktidarın mirasçısı oldu Maduro, 2005–2006 yılları arasında Ulusal Meclis Başkanlığı, 2006–2013 döneminde ise Dışişleri Bakanlığı görevlerini üstlendi. Chávez’in sağlık sorunlarının ağırlaştığı süreçte en yakın siyasi yardımcıları arasına giren Maduro, Chávez’in ölümünün ardından 14 Nisan 2013’te yapılan seçimleri yüzde 50,7 oyla kazanarak devlet başkanı oldu. Bu sonuç, Venezuela siyasetinde uzun süre tartışma konusu edilirken, ülke hızla sert bir kutuplaşma sürecine girdi. Ekonomik çöküş ve otoriterleşme eleştirileri derinleşti Maduro’nun iktidarının ilk yılları, Chávez dönemindeki sosyal politikaların sürdürülmesi vaadiyle başladı. Ancak petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte Venezuela ekonomisi hızla çöktü. 2014’ten itibaren kriz derinleşirken, 2018’de yıllık enflasyonun yüzde 1,3 milyona ulaşmasıyla hiperenflasyon ülke tarihinin en ağır ekonomik yıkımına dönüştü. Asgari ücret artışları ve ücretsiz konut projeleri hayata geçirilse de, kıtlık ve pahalılık kronik hale geldi. 2017’de artan protestoların ardından Maduro’nun Ulusal Meclis’i fiilen devre dışı bırakarak Kurucu Meclis kurması, yönetimin otoriterleştiği yönündeki eleştirileri artırdı. Uluslararası kriz ve Guaidó süreciyle yalnızlaşma 2019 yılında muhalefet lideri Juan Guaidó’nun kendisini geçici devlet başkanı ilan etmesiyle Venezuela krizi uluslararası boyuta taşındı. ABD ve birçok Batı ülkesi Guaidó’yu tanırken, Maduro yönetimiyle diplomatik ilişkiler koptu. Washington, Maduro’yu yolsuzluk ve uyuşturucu suçlamalarıyla hedef alırken, ağır yaptırımlar uygulandı. Maduro ise ekonomik çöküşün sorumlusu olarak ABD’nin “ekonomik savaşını” gösterdi. Türkiye, Maduro’nun yanında duran ülkelerden biri oldu Türkiye-Venezuela ilişkileri resmen 1950 yılında kurulsa da, iki ülke arasındaki yakınlaşma özellikle 2016 sonrasında hız kazandı. Maduro’nun 2016’da İstanbul’da düzenlenen bir enerji kongresine katılmasıyla başlayan süreç, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle derinleşti. Recep Tayyip Erdoğan, 2019 krizinde Guaidó’yu tanımayarak Maduro’ya açık destek veren liderlerden biri oldu. Erdoğan, bu süreci “anayasal bir darbe girişimi” olarak nitelendirirken, Türkiye toplumunun Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu vurguladı. Ekonomik işbirliği ve altın ticareti dikkat çekti İki ülke arasındaki ilişkilerde özellikle altın ticareti öne çıktı. 2018 yılında Türkiye, Venezuela’dan çıkarılan altının en büyük alıcılarından biri olurken, bu durum ABD’nin tepkisini çekti. Ankara ise ticaretin uluslararası kurallara uygun olduğunu savundu. Gıda, sağlık ve altyapı alanlarında yapılan anlaşmalarla birlikte, 2025 itibarıyla ikili ticaret hacmi 665 milyon dolara ulaştı ve taraflar orta vadede 3 milyar dolarlık hedef açıkladı. Maduro yönetimi içeride eleştiri, dışarıda destekle ayakta Bugün Maduro yönetimi, ülke içinde otoriterleşme, muhalefetin bastırılması ve derin ekonomik krizle anılırken; uluslararası alanda Rusya, Çin, Küba ve Türkiye gibi aktörlerin desteğiyle varlığını sürdürüyor. Batı ile ilişkiler büyük ölçüde kopmuş olsa da, zaman zaman arabulucular üzerinden yürütülen sınırlı temaslar gündeme geliyor. Venezuela krizinin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini korurken, Maduro’nun siyasi geleceği ve Türkiye’nin bu dosyadaki tutumu, bölgesel ve küresel dengeler açısından yakından izlenmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.