SON DAKİKA

#Caydırıcılık

HABER DEĞER - Caydırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Caydırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Güler'den NATO 3.0 doktrini: "Türkiye'siz Avrupa daha güvenli olmaz" Haber

Bakan Güler'den NATO 3.0 doktrini: "Türkiye'siz Avrupa daha güvenli olmaz"

Avrupa'nın savunma girişimlerinde Türkiye'yi dışlayan tutumunu sert bir dille eleştiren Güler, İttifak'ın geleceğinin kağıt üstündeki bütçelerle değil, sahada karşılığı olan gerçek askeri kabiliyetlerle inşa edileceğini vurguladı. "NATO 3.0" dönemi ve yeni strateji Bakan Güler, "Birinci aşama, 'NATO 1.0' olarak adlandırılan, İkinci Dünya Savaşı'nı müteakip, Soğuk Savaş dönemini kapsayan ve gerçekçi tehdit değerlendirilmesinin yapılarak İttifakın misyonunu sürdürdüğü dönemdir. Ancak Soğuk Savaş sonrasında küresel sistemde yaşanan köklü değişim ile birlikte birçok Avrupalı Müttefik savunma harcamalarını, kuvvetlerini, stoklarını ve sanayi kapasitesini azaltmıştır. 'NATO 2.0' olarak tanımlanan bu dönemin odak noktası terörizm ve Balkanlar'daki savaşlar nedeniyle kriz yönetimi ve alan dışı harekatlar olmuştur." dedi. "Bütçe rakamları tek başına caydırıcılık üretmez" Avrupalı müttefiklere "daha fazla sorumluluk üstlenin" çağrısı yapan Güler, sadece bütçe artırmanın yeterli olmadığını şu sözlerle ifade etti:"Savunma harcamaları; hazır birliklere, eğitimli personele, mühimmata, dayanıklı lojistik sistemlere ve bütünleşik komuta yapılarına dönüşmelidir. Kağıt üzerindeki bütçeler caydırıcılık üretmez." Türkiye'nin "stratejik avantajı" Türkiye'nin Soğuk Savaş sonrası dönemde silahlı kuvvetlerini küçültmeyerek aksine profesyonel yapısını koruduğuna dikkat çeken Bakan Güler, Ankara'nın İttifak içindeki benzersiz konumunu şöyle özetledi: "Avrupa'nın büyük bölümü Soğuk Savaş sonrasında silahlı kuvvetlerini küçültürken Türkiye aynı yolu izlememiştir. Türkiye, büyük, profesyonel ve faal bir kuvvet yapısını muhafaza etmiş, hazırlık seviyesini artırmış, savunma sanayisine yatırım yapmış ve zorlu ortamlarda harekat icra etme kabiliyetini korumuştur. Bu geniş imkan ve kabiliyetler ile sahip olunan devamlılık, bugün hem Türkiye hem de İttifak için stratejik bir avantaja dönüşmüştür." Dışlama yerine ortak üretim Avrupa'nın savunma girişimlerine yönelik net bir mesaj veren Güler, İttifak içi rekabet yerine tamamlayıcılığı savundu: "Avrupa'nın savunmaya katkısı NATO'yla rekabet etmemeli, NATO'yu güçlendirmelidir. Askeri kapasitesi, gelişmiş savunma sanayi ve jeostratejik konumuyla Türkiye'nin dışlanması Avrupa'yı daha güvenli hale getirmeyecektir. NATO-AB iş birliği kapsayıcı olmalıdır." Bakan Güler, Ankara Zirvesi’nin sadece bir toplantı olmadığını, NATO’nun birliğini, savunma yatırımlarını ve Ukrayna'ya desteğini somutlaştıracak kritik bir eşik olduğunu belirterek, Türkiye’nin "kriz anında caydırıcılığın fiili yükünü taşıyan" duruşunu sürdüreceğini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ateşkes Masada, Ordu Sahada Haber

Ateşkes Masada, Ordu Sahada

Ateşkes mutabakatlarına rağmen sahadaki saldırıların şiddetini kaybetmemesi, bölgedeki kırılgan barış sürecine dair soru işaretlerini yeniden gündeme taşıdı. Askeri varlıkta siyasi karar bekleniyor Haberde, ordunun Lübnan'ın güneyinde uzun süre kalma kapasitesine sahip olduğu belirtilirken, bu durumun nihai uygulamasının siyasi makamların vereceği karara bağlı olduğu vurgulandı. 2 Mart'tan bu yana yoğun hava saldırılarıyla bölgede stratejik noktaları kontrol altına alan İsrail ordusu, olası tüm askeri senaryolara karşı teyakkuz halini koruyor. Ateşkesler ve Hizbullah çıkmazı ABD arabuluculuğunda 17 Nisan'da yürürlüğe giren ve peş peşe uzatılan ateşkes süreçlerine rağmen sahada sükunet sağlanamadı. 3 Haziran'da varılan kapsamlı mutabakat, Hizbullah'ın saldırılarını durdurmasını ve Litani Nehri'nin güneyinden çekilmesini şart koşuyordu; ancak Hizbullah bu şartları reddederek gerilimi tırmandırdı. Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2 Mart'tan bu yana süren operasyonlarda toplam can kaybı 3 bin 826 kişiye ulaştı, yerinden edilenlerin sayısı ise 1 milyonu aştı. Bölgesel mutabakatın geleceği tehlikede mi? İsrail’in Lübnan’daki askeri hamleleri, Washington ile Tahran arasında sağlanan diplomatik mutabakatın geleceği açısından da kritik bir risk faktörü olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, İsrail’in "güvenlik ve caydırıcılık" odaklı bu hamlelerinin, İran destekli Hizbullah üzerindeki baskıyı artırarak bölgesel dengeleri sarsabileceği görüşünde. Tahran'ın bölgedeki stratejik pozisyonunun zarar görmesi, nükleer ve bölgesel güvenlik başlıkları üzerinden ilerleyen ABD-İran diplomatik trafiğinin tıkanmasına yol açabilecek bir "kırılganlık" yaratıyor. Kısa vadede mutabakatı doğrudan bozması beklenmese de, sahadaki her yeni çatışma dalgası Orta Doğu'daki barış ihtimalini daha da uzaklaştırıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail’den dev silah hamlesi: ABD ile milyarlık anlaşma Haber

İsrail’den dev silah hamlesi: ABD ile milyarlık anlaşma

Orta Doğu’da gerilim sürerken İsrail, hava gücünü artıracak önemli bir adım attı. ABD ile yapılan anlaşma kapsamında yeni nesil savaş uçaklarının tedarik edilmesi kararlaştırıldı. Anlaşmanın, ülkenin askeri kapasitesini uzun vadede güçlendirmeyi hedeflediği belirtiliyor. Onaylanan anlaşma çerçevesinde, Lockheed Martin üretimi F-35 savaş uçakları ile Boeing tarafından geliştirilen F-15IA uçaklarının tedarik edileceği açıklandı. Bu alımla birlikte İsrail ordusunun envanterine iki yeni savaş filosu eklenecek. İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, anlaşmanın ülkenin uzun vadeli savunma stratejisinin parçası olduğunu belirtti. Katz, “Bu plan, İsrail’in hava üstünlüğünü onlarca yıl boyunca korumayı hedefliyor” ifadelerini kullandı. Mevcut filoya takviye Anlaşmanın, “İsrail’in Kalkanı” olarak adlandırılan savunma planının merkezinde yer aldığı vurgulandı. Yetkililer, bu adımla ordunun farklı coğrafyalarda hızlı ve etkili operasyon yapabilme kapasitesinin artırılmasının amaçlandığını ifade etti. Halihazırda F-35 savaş uçaklarını aktif olarak kullanan İsrail, yeni alımlarla bu kapasitesini daha da genişletmeyi planlıyor. F-35’ler, dünya genelinde en gelişmiş savaş uçakları arasında gösteriliyor. Caydırıcılık mesajı Uzmanlara göre bu anlaşma, doğrudan bir savaş hazırlığından ziyade bölgedeki artan gerilimlere karşı caydırıcılığı artırma hamlesi olarak değerlendiriliyor. Özellikle İran kaynaklı tehdit algısının, İsrail’in hava gücünü güçlendirme stratejisinde belirleyici olduğu ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Duma’dan sert uyarı: Finlandiya nükleer adımıyla “hedef olur” Haber

Duma’dan sert uyarı: Finlandiya nükleer adımıyla “hedef olur”

Rusya’da alt kanat parlamento olan Devlet Duması’ndan Finlandiya’ya yönelik dikkat çeken bir uyarı geldi. Savunma Komitesi Başkanı Andrey Kartapolov, Helsinki yönetiminin nükleer silahlara kapı aralayacak planını sert sözlerle eleştirdi. “Kendi tercihleri ama sonuçlarına katlanırlar” Andrey Kartapolov, Finlandiya’nın bu yönde adım atması halinde askeri hedef haline gelebileceğini belirterek, “Rus ordusunun stratejik taarruz silahları için hedef olmak istiyorsa, bu onların seçimi” ifadelerini kullandı. Finlandiya’dan nükleer düzenleme hamlesi Finlandiya Savunma Bakanlığı daha önce hükümetin parlamentoya sunduğu teklifte, savunma gerekçesiyle ülkeye nükleer silahların sokulması, taşınması ve depolanmasına izin verilmesini öngören bir düzenleme hazırlandığını açıklamıştı. Bu adım, NATO genişlemesi sonrası bölgede artan güvenlik tartışmalarının yeni bir boyuta taşındığını gösteriyor. Kremlin: “Doğrudan çatışma sinyali” Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Finlandiya’nın bu girişimini “doğrudan bir konfrontasyon” olarak nitelendirdi. Peskov, Finlandiya topraklarında nükleer silah konuşlandırılmasının Rusya için açık bir tehdit oluşturacağını ve Moskova’nın buna karşılık vereceğini vurguladı. “Avrupa daha da nükleerleşiyor” Dmitriy Peskov, Avrupa’da artan militarizasyon ve nükleerleşme eğiliminin kıta güvenliğini artırmak yerine daha da kırılgan hale getirdiğini savundu. NATO ve Batı’ya gönderme Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko ise NATO’nun büyüyen nükleer kapasitesine dikkat çekti. Gruşko, özellikle İngiltere ve Fransa’nın nükleer planlarının Rusya’nın caydırıcılık stratejisinde dikkate alınacağını belirtti. Avrupa’da yeni gerilim hattı Uzmanlara göre Finlandiya’nın bu adımı, Rusya ile NATO arasındaki gerilimi daha da tırmandırabilir. Baltık ve Kuzey Avrupa hattında artan askeri hareketlilik, kıta genelinde güvenlik dengelerinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trafik cezalarında geri adım sinyali! Erdoğan’dan “mağduriyet olmasın” talimatı Haber

Trafik cezalarında geri adım sinyali! Erdoğan’dan “mağduriyet olmasın” talimatı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son dönemde tartışma yaratan trafik cezalarıyla ilgili yeni bir talimat verdi. Kabine ve parti toplantılarında gündeme gelen yüksek cezalara yönelik yurttaş şikayetleri sonrası, mevcut düzenlemenin yeniden ele alınması istendi. Cezalar tartışma yarattı, yeni düzenleme geliyor Şubat ayında yürürlüğe giren düzenlemelerle birlikte alkollü araç kullanımı, hız ihlali, makas atma ve sahte plaka gibi suçlara verilen cezalar ciddi oranda artırılmıştı. Ancak bu artışlar kısa sürede kamuoyunda tartışma yarattı. Yurttaşlardan gelen yoğun tepkiler üzerine Erdoğan’ın kurmaylarına, hazırlanacak yeni yönetmeliğin “mağduriyet oluşturmayacak şekilde” düzenlenmesi talimatı verdiği öğrenildi. Çalışmanın Nisan ayı sonuna kadar tamamlanması bekleniyor. Şikayetler doğrudan siyasete taşındı Artan trafik cezaları, özellikle ekonomik koşullar nedeniyle yurttaşlar tarafından ağır bulunurken, şikayetler Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekilleri ve parti yöneticilerine iletildi. Bu geri bildirimler sonrası konu hem Kabine Toplantısı’nda hem de parti içi değerlendirmelerde gündeme alındı. AK Parti içinde görüş ayrılığı Yeni düzenlemeler sadece yurttaşlar arasında değil, parti içinde de farklı görüşlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Bazı isimler cezaların fazla yüksek olduğunu savunarak yurttaşların ödeme güçlüğüne dikkat çekerken, diğerleri trafik güvenliği için caydırıcılığın korunması gerektiğini vurguluyor. Amaç: Hem caydırıcılık hem adalet dengesi Hazırlanacak yeni düzenlemede, trafik güvenliğini zayıflatmadan cezaların daha dengeli hale getirilmesi hedefleniyor. Yetkililer, hem kurallara uyumu sağlayacak hem de yurttaşlar üzerinde aşırı ekonomik yük oluşturmayacak bir model üzerinde çalışıldığını belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Her karışı savunacağız” mesajı! NATO’dan Türkiye için kritik açıklama Haber

“Her karışı savunacağız” mesajı! NATO’dan Türkiye için kritik açıklama

Türkiye’ye yönelen füzeler havada imha edildi Rutte, yaptığı açıklamada İran’dan Türkiye’ye yönelen üç balistik füzenin üç ayrı olayda havada etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Bu gelişme, NATO’nun Türkiye’ye yönelik güvenlik taahhütlerinin sahada aktif şekilde uygulandığına dair önemli bir mesaj olarak değerlendirildi. “NATO topraklarının her karışını savunacağız” Rutte açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “32 müttefik olarak NATO topraklarının her bir karışını savunmak için elimizden geleni yapacağız. Türkiye’ye yönelen füzelerin düşürülmesi bunun açık bir göstergesidir.” Bu sözler, özellikle bölgedeki gerilimin arttığı bir dönemde ittifakın ortak savunma refleksine vurgu yaptı. Bağdat’ta kritik karar: Tahliye tamamlandı Milli Savunma Bakanlığı, Bağdat’ta NATO kapsamında görev yapan Türk askerlerinin tahliyesinin gerçekleştirildiğini duyurdu. Açıklamada, bölgedeki güvenlik risklerinin artması nedeniyle NATO Irak Misyonu çerçevesinde çekilme kararı alındığı belirtildi. ABD’den vatandaşlarına acil çağrı Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri, Irak’taki vatandaşlarına yönelik en yüksek seviyede uyarı yaptı. ABD’nin Bağdat Büyükelçiliği, ülkede bulunan vatandaşlarına “derhal ayrılın” çağrısında bulunarak, Irak için “Seviye 4: Seyahat etmeyin” uyarısının geçerli olduğunu hatırlattı. Bölgede gerilim tırmanıyor Ortadoğu’da artan askeri hareketlilik ve karşılıklı saldırılar, Türkiye’nin güvenliği ve NATO’nun rolünü yeniden gündemin merkezine taşıdı. Uzmanlara göre, NATO’nun bu açıklaması yalnızca bir güvenlik mesajı değil; aynı zamanda olası daha büyük bir çatışma riskine karşı “caydırıcılık” hamlesi olarak da okunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı Haber

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgeyi daha geniş bir istikrarsızlık alanına sürükleyebileceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin özellikle İran sınırına yönelik güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’daki krizlerin birbirinden kopuk olmadığını söyledi Bahçeli konuşmasında Gazze’den İran’a kadar uzanan krizlerin tek tek değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Lübnan, Suriye, Irak ve İran hattında yaşanan gelişmelerin daha geniş bir jeopolitik hesaplaşmanın parçası olduğunu belirten Bahçeli, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Bahçeli’ye göre Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada enerji hatları, ticaret koridorları ve nüfuz alanları üzerinden yeni bir güç mücadelesi yürütülüyor. Ortadoğu’da çatışmanın yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti Bahçeli, bölgede uzun yıllar vekâlet savaşları üzerinden yürüyen mücadelenin artık daha doğrudan bir çatışma evresine girdiğini söyledi. Gazze’de başlayan gerilimin Lübnan, Suriye ve Irak üzerinden İran’a kadar uzanan bir etki yarattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca askeri hedeflerin değil, devletlerin caydırıcılık kapasitesinin ve bölgesel nüfuz alanlarının da test edildiği bir süreç olduğunu vurguladı. İran’da yaşanabilecek çözülmenin bölgeyi etkileyebileceğini söyledi Bahçeli konuşmasında İran’da yaşanabilecek olası bir zayıflamanın yalnızca iç politika meselesi olmayacağını ifade etti. Böyle bir durumun düzensiz göç hareketleri, kaçak ekonomi ağları ve silahlı grupların yayılması gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bahçeli, Suriye krizinin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini hatırlatarak benzer risklerin İran merkezli gelişmelerde de ortaya çıkabileceğini söyledi. “Sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir” Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir devlet refleksi göstermesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, İran sınırına özel olarak dikkat çekti. Bahçeli, “Her şeyden önce sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir. İran hattında doğabilecek her ihtimal için çok katmanlı bir hazırlık yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca muhtemel göç hareketleri, kaçakçılık faaliyetleri ve terör sızmaları gibi risklerin aynı güvenlik perspektifi içinde ele alınması gerektiğini söyledi. Avrupa ile koordinasyon çağrısı yaptı Bahçeli konuşmasında Avrupa Birliği ile erken koordinasyon kurulması gerektiğini de ifade etti. Suriye krizinde Avrupa’nın hazırlıksız yakalandığını ve yükün büyük bölümünü Türkiye’nin taşıdığını hatırlatan Bahçeli, yeni bir bölgesel kriz durumunda aynı tablonun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yalnız yük taşıyan bir sınır ülkesi değil, kriz yönetiminde merkezi bir aktör olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik rolüne dikkat çekti Bahçeli konuşmasının sonunda Türkiye’nin jeopolitik önemine değinerek küresel rekabette ticaret koridorları ve enerji hatlarının belirleyici hale geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan stratejik bir ülke olduğunu söyleyen Bahçeli, bu konumun kriz dönemlerinde stratejik akıl ve güçlü devlet refleksi gerektirdiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı Haber

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı

Kim Jong-un, iktidardaki Kore İşçi Partisi kongresinde yaptığı konuşmada dış politikaya ilişkin sert ve çelişkili mesajlar verdi. Kuzey Kore lideri, Washington’a diyalog sinyali gönderirken Seul yönetimiyle temas ihtimalini bir kez daha dışladı. Washington’a koşullu diyalog mesajı Kim, ABD’nin Kuzey Kore’yi nükleer güç olarak tanıması ve “düşmanca politikalarını” geri çekmesi halinde iki ülke arasında ilişkilerin normalleşebileceğini söyledi. Devlet ajansı KCNA’nın aktardığı açıklamalarda Kim, ABD ile “iyi geçinmemek için bir neden olmadığını” ifade ederek müzakere kapısını tamamen kapatmadı. Uzmanlar bu mesajı, Pyongyang’ın diplomatik seçeneklerini açık tutma stratejisinin parçası olarak değerlendiriyor. Seul’e sert ret: “Hiçbir işimiz yok” Kuzey Kore lideri, Güney Kore’yi “en düşmanca varlık” olarak tanımlayarak iki ülke arasındaki diyaloğun gündemlerinde olmadığını vurguladı. Kim, Seul’ün artık “aynı ulusun parçası” olarak görülmediğini ifade ederken güvenliğin tehdit edilmesi halinde Güney Kore’ye karşı askeri güç kullanabileceklerini öne sürdü. Bu söylem, son yıllarda Koreler arası ilişkilerde artan gerilimin sürdüğüne işaret ediyor. Nükleer ve askeri kapasiteyi büyütme çağrısı Kim konuşmasında, nükleer silahlı ordunun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek denizaltından fırlatılabilen kıtalararası balistik füzeler, kısa menzilli taktik nükleer silahlar ve Güney Kore’yi hedef alan topçu sistemleri üzerinde çalışılması talimatı verdi. Pyongyang yönetiminin bu adımlarının, bölgesel caydırıcılık stratejisinin merkezinde yer aldığı değerlendiriliyor. Rusya ve Çin dengesi, ABD ile temas ihtimali Kuzey Kore’nin son dönemde Moskova ve Pekin ile ilişkilerini derinleştirdiği, özellikle Rusya’ya askeri destek karşılığında teknoloji ve ekonomik yardım beklentisi içinde olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti sırasında Kim ile olası bir görüşme ihtimaline dair spekülasyonlar da artmış durumda. Analistler, Pyongyang’ın hem askeri güç gösterisi hem de diplomatik manevra alanını genişletmeye çalıştığını ifade ediyor. Diplomasi hâlâ belirsiz Kuzey Kore, nükleer programın sınırlandırılmasına yönelik çağrıları reddetmeyi sürdürürken 2019’daki başarısız ABD-Kuzey Kore zirvesinden sonra kesilen diplomatik sürecin yeniden başlayıp başlamayacağı belirsizliğini koruyor. Kim, ülkesinin hem barışçıl birlikte yaşama hem de kalıcı çatışma senaryolarına hazır olduğunu söyleyerek kararın Washington’ın tutumuna bağlı olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Suça sürüklenen çocuklar için kritik adım! Yeni yasa yolda Haber

Suça sürüklenen çocuklar için kritik adım! Yeni yasa yolda

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, suça sürüklenen çocuklara yönelik hazırlanan yasa taslağının siyasi partiler arasında değerlendirildiğini ve belirli bir mutabakata varıldığını duyurdu. Tunç, çocukları suça iten nedenlerin kapsamlı biçimde araştırılması ve elde edilecek sonuçlara göre kanun değişikliğine gidilmesinin planlandığını belirtti. Taslak Meclis sürecine hazırlanıyor Bakan Tunç, Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesini ziyaretinin ardından yaptığı açıklamada, Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan taslağın Meclis grubunda ele alındığını söyledi. Komisyon çalışmalarının sürdüğünü ifade eden Tunç, düzenlemelerin tamamlanmasının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında yasal değişikliğin gündeme geleceğini dile getirdi. Hakimlere dosya bazlı takdir yetkisi Taslakta, özellikle kasten öldürme gibi ağır suçlarda çocuğun suçu işleme biçimi, geçmiş suç kaydı ve eğilimi gibi unsurların dikkate alınarak hakimlere daha geniş bir takdir hakkı tanınmasının öngörüldüğü aktarıldı. Mevcut düzenlemelerin Türk Ceza Kanunu’nun 31’inci maddesinde yer aldığını hatırlatan Tunç, gelinen noktada caydırıcılığı artıracak adımlara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. “Çocukları suça iten nedenler araştırılacak” Tunç, yapılacak çalışmalarda yalnızca cezai boyutun değil, çocukları suça sürükleyen sosyal ve çevresel faktörlerin de inceleneceğini vurguladı. Bu kapsamlı soruşturmanın ardından ortaya çıkacak verilerin yasa değişikliğine temel oluşturmasının hedeflendiğini belirtti. Tehdit soruşturmasında dört kişiye ceza Bakan Tunç, Ahmet Minguzzi’nin ailesine yönelik sosyal medya tehditlerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında dört kişinin ceza aldığını açıkladı. Çocukların korunması konusundaki hassasiyetin yüksek olduğunu dile getiren Tunç, evladını kaybeden ailelerin yaşadığı acının farkında olduklarını ve süreci yakından takip ettiklerini söyledi. “Gerekli düzenlemeler gündeme gelecek” Türkiye’de çocukların korunmasına yönelik yasal çerçevenin 2005 yılında yürürlüğe girdiğini hatırlatan Tunç, anayasal ve yasal düzenlemelerin uygulamaya tam olarak yansıması için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Komisyon raporlarının tamamlanmasının ardından gerekli yasal düzenlemelerin Meclis gündemine taşınacağı ifade edildi. Planlanan değişiklikler, çocuk adalet sistemi ile caydırıcılık arasındaki dengeye ilişkin tartışmaları yeniden gündeme getirirken, Türkiye toplumunda hem çocukların korunması hem de suçla mücadele konusunda nasıl bir yol izleneceği merakla bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.