SON DAKİKA

#Cezalandırma

HABER DEĞER - Cezalandırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cezalandırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Tunç, Minguzzi için düzenlenen mevlit programına katıldı Haber

Bakan Tunç, Minguzzi için düzenlenen mevlit programına katıldı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy’de yaşamını yitiren 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin vefat yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen mevlit programına katıldı, çocukların suça sürüklenmesi ve cezai sorumluluklarına ilişkin Meclis’te tüm siyasi partilerle mutabakata varıldığını açıkladı. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Kadıköy’de uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi için Sultanahmet Camisi’nde düzenlenen mevlit programına katıldı. Programa Minguzzi ailesi, yakınları ve Adalet Bakanlığı yetkilileri de katıldı. Bakan Tunç, burada yaptığı açıklamada, Minguzzi’nin ölüm yıl dönümü vesilesiyle bir kez daha rahmetle anıldığını ve ailesine sabır dileklerini ilettiğini söyledi. Tunç, dün de Atlas Çağlayan’ın ailesini ziyaret ederek taziye dileklerini ilettiklerini ve soruşturma sürecine ilişkin aileyi bilgilendirdiklerini belirtti. Çocukların suça sürüklenmesi ve cezai sorumluluklarıyla ilgili olarak Meclis’te yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Tunç, "Türk Ceza Kanunu’nda 12 yaşından küçüklerin ceza sorumluluğu bulunmuyor. 12-15 yaş grubunda cezalar yarı oranında, 15-18 yaş grubunda ise üçte bir oranında uygulanıyor. Kasten öldürme gibi ağır suçlarda 12-15 yaş grubuna 15 yıla kadar, 15-18 yaş grubuna ise 24 yıla kadar ceza verilebiliyor" dedi. Bakan Tunç, Meclis’te bütün siyasi parti gruplarıyla çocukları suça sürükleyen nedenlerin belirlenmesi ve ortadan kaldırılması, gerekli cezalandırma ve önleyici tedbirlerin değerlendirilmesi konusunda mutabakata vardıklarını belirterek, elde edilecek rapor doğrultusunda kanun değişiklikleri gündeme geleceğini söyledi. Bakan Tunç, çocukların sosyal medya ve diğer olumsuz etkilerden korunması gerektiğini vurgulayarak, soruşturmaların titizlikle takip edildiğini ve hukuki süreçlerin ailelerin hassasiyetine uygun şekilde yürütüldüğünü ifade etti. Tunç ayrıca, Ahmet Minguzzi, Atlas Çağlayan ve bu şekilde hunharca katledilen tüm çocuklar için rahmet diledi. Bakan Tunç, açıklamasını, “Ailelerin acısı tarif edilemez. Ancak kanunlar ve tedbirlerle çocuklarımızın korunması için hassasiyetimizi sürdürüyoruz. Meclis’teki çalışmalar tamamlandığında gerekli yasal düzenlemeler gündeme gelecektir” sözleriyle tamamladı.

Öğrenciler barınma hakkını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya Haber

Öğrenciler barınma hakkını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya

Van’da, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi kampüsünde yaşanan şüpheli öğrenci ölümlerinin ardından başlayan protestolar, şimdi öğrenciler açısından ciddi bir barınma krizine dönüşmüş durumda. Protestolara katıldıkları gerekçesiyle haklarında emniyet kayıtları tutulan öğrenciler, KYK yurtlarından çıkarılma riskiyle karşı karşıya. Emniyet tarafından hazırlanan listeler yurt müdürlüklerine iletildi Edinilen bilgilere göre Van İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve eylemler sırasında gözaltına alınan öğrencilerin yer aldığı listeler, KYK yurt müdürlüklerine gönderildi. Bu listeler doğrultusunda yurt yönetimleri, öğrencileri tek tek çağırarak savunma vermelerini talep etmeye başladı. Savunma talepleri 19 Kasım’daki kampüs eylemlerine dayandırılıyor Öğrencilere tebliğ edilen belgelerde, 19 Kasım 2024 tarihinde üniversite kampüsü içerisinde gerçekleştirilen yürüyüş ve protesto eylemleri gerekçe gösterildi. Belgelerde, “kanunsuz eyleme katılmak”, “trafiği engellemek” ve “görevli memura mukavemet” gibi iddialar yer aldı. Yönetmelik maddesi yurttan atılma tehdidini gündeme getiriyor Öğrencilerden savunma istenen gerekçe, Yurt Hizmetleri Yönetmeliği’nin 24/ç maddesi oldu. Bu madde, devletin güvenlik güçlerine karşı gelmek veya fiili saldırı iddialarını kapsıyor ve uygulanması hâlinde öğrencilerin yurtla ilişiğinin kesilmesine kadar varan sonuçlar doğurabiliyor. Öğrenciler psikolojik baskı altında savunma vermeye zorlandıklarını söylüyor Yurt müdürlüklerine çağrılan öğrenciler, savunma sürecinin ciddi bir baskı ortamında yürütüldüğünü belirtiyor. Öğrenciler, barınma haklarının ellerinden alınabileceği imasıyla savunma vermeye zorlandıklarını, bunun ise açık bir gözdağı anlamına geldiğini ifade ediyor. “Bu bir fişleme ve cezalandırma yöntemi” tepkisi yükseliyor Öğrenciler, katıldıkları eylemlerin demokratik ve barışçıl olduğunu, kampüste yaşanan ölümlere ve güvenlik zafiyetlerine dikkat çekmek amacı taşıdığını vurguluyor. Emniyet tarafından hazırlanan listelerin yurt yönetimlerine gönderilmesini ise açık bir fişleme ve cezalandırma girişimi olarak değerlendiriyorlar. Kampüsteki ölümler protestoların fitilini ateşlemişti Van YYÜ öğrencisi Rojin Kabaiş’in kaybolduktan günler sonra cansız bedenine ulaşılması ve ardından Efe Kaplan’ın ateşli silahla yaşamına son vermesi, üniversite kampüsünde büyük tepki yaratmıştı. Bu olayların ardından öğrenciler, üniversite yönetimini ve kampüs güvenliğini protesto etmek için rektörlük önünde eylemler düzenlemiş, çok sayıda öğrenci gözaltına alınmıştı. Barınma hakkı ve ifade özgürlüğü tartışması büyüyor Yaşanan son gelişmelerle birlikte, üniversite öğrencilerinin barınma hakkı, ifade özgürlüğü ve demokratik protesto hakkı yeniden kamuoyunun gündemine taşındı. Öğrenciler, hak arama mücadelesi nedeniyle yurtlardan çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya bırakılmalarının kabul edilemez olduğunu vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.