SON DAKİKA

#Cihat Yaycı

HABER DEĞER - Cihat Yaycı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cihat Yaycı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri varlığı Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırıyor Haber

İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri varlığı Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırıyor

İsrail’in GKRY üzerinden Ada’daki diplomatik, ekonomik ve askeri etkisini her geçen gün artırması, bölgedeki stratejik dengeleri yerinden oynattı. İsrail vatandaşlarının Rum kesiminde yoğun arazi alımları yapması ve iki yönetimin askeri iş birliklerini derinleştirmesi, güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bir boyuta ulaştı. "Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı" Kıbrıs’taki güncel gelişmeleri masaya yatıran Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, geçmişte Batılı ülkelerin Rum kesimini Avrupa Birliği’ne üye yaparak Kıbrıs sorununu “Avrupalılaştırdığını” hatırlattı. Gelinen noktada İsrail’in de bu denkleme dahil olduğuna dikkat çeken Hasgüler, durumu şu sözlerle özetledi: “Bir anlamda Avrupalılaşan Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı.” Hasgüler, İsrail’in “Acil Müdahale Gücü” adı altında Ada’ya 2 bin 500 asker konuşlandırdığını ve bu hamlenin mevcut statüyü aşındırdığını ifade etti. Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in son yıllarda savunma ve istihbarat alanlarında yakın iş birliği yürüttüğünü, bu ittifak denkleminde Yunanistan’ın da yer aldığını sözlerine ekledi. "Türkiye karşıtı askeri bir ileri karakol" Müstafi Amiral Cihat Yaycı ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail ile geliştirdiği askeri bağların doğrudan Türkiye’nin milli güvenliğini hedef aldığını belirtti. Atılan adımların niteliğine dikkat çeken Yaycı, “Kıbrıs fiilen Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı askerî bir ileri karakola dönüştürülüyor.” dedi. Türkiye’nin garantör devlet sorumluluğuyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğini koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Yaycı, İsrail ve GKRY’nin tek taraflı askeri adımlarının Ada’daki gerilimi körüklediğini ve Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarından taviz vermeyeceğini vurguladı. Yoğun toprak alımları ve yerleşim alanları Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, askeri hareketliliğin yanı sıra İsrail vatandaşlarının Güney Kıbrıs’ta yoğun şekilde arazi satın aldığı aktarıldı. Ada'nın bazı bölgelerinde yalnızca İsraillilerin ikamet ettiği kapalı yerleşim alanlarının oluştuğu kaydedilirken, uzmanlar bu nüfus ve mülkiyet hareketliliğinin ilerleyen dönemde çok daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısını yapıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye’ye yönelen füze alarmı: NATO devreye girdi Haber

Türkiye’ye yönelen füze alarmı: NATO devreye girdi

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş bölgesel gerilimi artırırken, Türkiye sınırları içinde düşürülen füze parçaları Ankara’da alarm seviyesini yükseltti. İran’dan ateşlendiği değerlendirilen bir balistik füze, Türk hava sahasına yönelmesinin ardından NATO’nun Doğu Akdeniz’de konuşlu hava ve füze savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildi. Füzenin parçalarının ise Gaziantep’te boş bir araziye düştüğü bildirildi. MSB: Havada etkisiz hale getirildi Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İran’dan ateşlenip Türk hava sahasına yöneldiği tespit edilen bir balistik mühimmat Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir. Mühimmatın bazı parçaları Gaziantep’te boş arazilere düşmüştür. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmamıştır.” Benzer bir olayın daha önce Hatay’da yaşandığı da hatırlatıldı. Cihat Yaycı: İki farklı ihtimal var Yaşanan gelişmeleri değerlendiren Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Türkiye’nin hava sahasına yönelen balistik tehdidin ciddi bir güvenlik meselesi olduğunu belirtti. Yaycı, olayın iki temel ihtimal üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Buna göre füzenin İran tarafından başka bir hedefe yönelik atılmış ancak rota sapması nedeniyle Türkiye hava sahasına yaklaşmış olabileceği ifade edildi. Yaycı’ya göre bu ihtimal İran’ın Türkiye’yi hedef almadığı yönündeki açıklamalarıyla örtüşebilir. Ancak buna rağmen Türkiye’ye yönelen bir balistik füzenin doğrudan güvenlik tehdidi anlamına geldiği vurgulandı. “Provokasyon ihtimali de var” Yaycı, üçüncü bir ihtimal olarak savaşın taraflarından birinin Türkiye’yi çatışmanın içine çekmeye yönelik bir provokasyon gerçekleştirmiş olabileceğini dile getirdi. Bu durumda Türkiye’nin hedef alındığı algısının oluşmasının NATO’yu devreye sokabileceğini belirten Yaycı, bunun savaşın kapsamını değiştirebileceğini söyledi. “Eğer Türkiye hedef alındığı algısına kapılırsa bu durum hızla NATO gündemine taşınabilir ve savaşın niteliği değişebilir.” Komuta zinciri zayıflamış olabilir Yaycı ayrıca İran’da son dönemde komuta merkezlerine yönelik saldırılar ve üst düzey komutanların hedef alınmasının komuta-kontrol sisteminde zafiyet oluşturmuş olabileceğini ifade etti. Böyle durumlarda emir zincirinin kopabileceğini, yanlış koordinatlarla atış yapılabileceğini ve kontrolsüz askeri hamlelerin ortaya çıkabileceğini belirtti. Türkiye’nin önceliği: Tırmanmayı önlemek Yaycı’ya göre Türkiye’nin öncelikle füzenin teknik kaynağını ve uçuş rotasını ayrıntılı şekilde incelemesi gerekiyor. Radar verileri ve füze parçalarının analiz edilmesiyle olayın gerçek nedeninin ortaya çıkarılması gerektiği ifade edildi. Aynı zamanda Türkiye’nin hava savunma sistemlerini yüksek hazırlık seviyesinde tutmasının ve caydırıcılığını korumasının önemine dikkat çekildi. Yaycı, bölgedeki savaşın Türkiye’ye sıçramasının hem Türkiye hem de bölge güvenliği açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirterek, Ankara’nın provokasyonlara karşı dikkatli hareket etmesi gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.