SON DAKİKA

#Çin Komünist Partisi

HABER DEĞER - Çin Komünist Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin Komünist Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin, Hainan’ı dış dünyaya açıyor Haber

Çin, Hainan’ı dış dünyaya açıyor

Çin'in güneyindeki Hainan Serbest Ticaret Limanı'nda (STL) özel gümrük uygulamaları, ada genelinde perşembe günü resmen başlatıldı. CGTN, limanın tercihli politikalarının iş yatırımlarını nasıl daha fazla teşvik edeceğine, mal ve üretim unsurlarının sınır ötesi akışını nasıl kolaylaştıracağına ve Hainan'ı nasıl yurt içi ve uluslararası pazarları birbirine bağlayan kilit bir merkez hâline getireceğine ışık tutan bir makale yayımladı. Çin, Çin'in güneyinde yer alan ve yüzölçümü bakımından dünyanın en büyük serbest ticaret limanı olan Hainan Serbest Ticaret Limanı'nda (STL) özel gümrük uygulamalarını ada genelinde Perşembe günü başlattı. Bu uygulama, yurt dışından gelen malların ülkeye daha serbest girişine olanak tanırken aynı zamanda sıfır gümrük tarifesinin ve daha iş dostu önlemlerin kapsamını genişletti. Kasım ayının başlarında Hainan STL ile ilgili bir çalışma raporunu dinleyen Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, özel gümrük uygulamalarını yüksek standartlı açılımın kapsamını genişletmeye ve açık bir dünya ekonomisini teşvik etmeye yönelik, dönüm noktası niteliğinde bir hamle olarak övdü. Başkan Xi, üretim unsurlarının sınır ötesi akışını daha fazla kolaylaştırmak ve birinci sınıf iş ortamı yaratmak için gayret etmek üzere çaba sarf edilmesi çağrısında bulundu. Hainan STL'yi kurma fikri ilk defa 2018'de öne sürülmüştü. O zamandan beri, iş dostu serbest ticaret limanını yavaş yavaş hayata geçirmek amacıyla gümrüksüz alışveriş ve düşük kurumlar vergisi dâhil olmak üzere birçok tercihli politika uygulamaya konmuştu. Perşembe gününden itibaren, Hainan STL'de sıfır gümrüklü ürünlerin payı yüzde 21'den yüzde 74'e yükselecek ve gümrüksüz mal kalemlerinin sayısı yaklaşık 1900'den 6637'ye çıkarak neredeyse tüm üretim ekipmanlarını ve ham maddeleri kapsar hâle gelecek. L'Oréal Kuzey Asya ve Çin halkla ilişkiler direktörü olan Lan Zhenzhen, uygulamanın perşembe günü başlamasının ardından şirketin büyümesi konusunda iyimser. Lan Zhenzhen "Çin'in en büyük serbest ticaret pilot bölgesi olan Hainan STL, tek çatı altında dünyanın en büyük gümrüksüz satış mağazasına ev sahipliği yapıyor ve çok önemli bir alışveriş destinasyonu." dedi. "L'Oréal, küresel tüketicilere daha iyi hizmet etmek için Hainan'da yatırım yapmaya gelecekte de devam edecek." Tayland merkezli bir holding olan Charoen Pokphand (CP) Grubu da daha fazla büyüme fırsatlarından yararlanmak istiyor. CP Grubu'nun Çin'deki yöneticilerinden biri olan Xue Zengyi, grubun kahve sektöründe faaliyet gösteren şirketinin STL'nin ham ve yardımcı maddelere yönelik sıfır gümrük politikasından yararlanacağını, çiğ kahve çekirdeklerinde gümrük vergilerinde yüzde 8 ve KDV'de yüzde 13'lük düşüş sayesinde ithalat maliyetlerinin azalacağını ifade etti. Xue yurt dışından ithal edilen kahve çekirdeklerinin, Hainan'da işlenmesi ve en az yüzde 30 katma değer sağlanması durumunda Çin ana karasına gümrüksüz girebildiğini dile getirdi. ÇİN VE KÜRESEL PAZARLAR ARASINDA KÖPRÜ KURUYOR yüzde 30 eşiği, Hainan STL tarafından son yıllarda uygulamaya konan kilit politikalardan biri; şirketlerin ham maddeleri tüm dünyadan tedarik etmesine, yurt içinde değer katmasına ve bitmiş ürünleri ana kara pazarına gümrüksüz satmasına olanak tanıyor. Çok önemli bir küresel kateter tedarikçisi olan Hainan Weili Medical Technology şirketi, 2023'ün başlarında medikal cihaz işleme ve katma değerli operasyonlar alanında Hainan'ın ilk pilot uygulayıcısı olduğundan beri gümrük vergisi indirimlerinden yararlanmıştır; şirket daha önce çoğu ham maddeyi Güneydoğu Asya'dan tedarik etmekteydi. Şirketin genel müdürü He Yongshen, ana kara pazarına katma değerli ürünler satarak 2023'ten beri gümrük vergilerinde 4 milyon yuandan (yaklaşık 567.920 $) fazla tasarruf ettiklerini belirtti. Maliyetlerinin azalması sayesinde şirketin araştırma ve geliştirme ile pazar büyütme çalışmalarına daha fazla yatırım yapabildiğini sözlerine ekledi. He Yongshen'in şirketi bu değişikliklerden yararlananlardan sadece bir tanesi çünkü tercihli politikalar Hainan'a giderek artan sayıda yatırımcı çekti. Son beş yılda Hainan'a yapılan doğrudan yabancı yatırımlar 9,78 milyar dolara ulaşırken, yıllık yüzde 97 büyüme görüldü ve 176 ülkeden ve bölgeden yatırım geldi. Çin Komünist Partisi'nin Hainan Eyalet Komitesi genel sekreteri Feng Fei ise bu ada eyaletinin 1,4 milyar kişinin bulunduğu devasa yurt içi pazar ile yaklaşık 700 milyon kişinin bulunduğu Güneydoğu Asya pazarı arasında bağ kurmak bakımından eşsiz konumuna dikkat çekti. Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu bünyesindeki Çin Makroekonomik Araştırma Akademisi başkanı Huang Hanquan; Hainan STL'nin uyguladığı politikaların, Güneydoğu Asya'nın ham maddelerinin Hainan'da işlenerek ana karadaki dağıtım ağına sunulduğu bir ticaret rotası yaratmaya yardımcı olduğunu, bu sayede adanın yurt içi ve uluslararası pazarları birbirine bağlayan bir merkez hâline geldiğini ifade ederek Feng'in görüşünü destekledi. Huang, ada genelinde özel gümrük işlemlerinin başlatılmasının Çin'in yüksek standartlı açılıma yönelik taahhüdünü gözler önüne serdiğini ve hem yurt içi ekonomiyi hem de küresel büyümeyi desteklediğini sözlerine ekledi.

AK Parti Gençlik Kolları heyeti Çin’i ziyaret etti: Gençlik diplomasisinde yeni dönem Haber

AK Parti Gençlik Kolları heyeti Çin’i ziyaret etti: Gençlik diplomasisinde yeni dönem

Heyet, Çin Komünist Partisi yetkilileriyle gençlik iş birliğini görüştü AK Parti Gençlik Kolları Merkez Yürütme Kurulu ve Merkez Karar ve Yönetim Kurulu üyelerinden oluşan heyet, resmi ziyaret kapsamında Çin Halk Cumhuriyeti’ne giderek gençlik, kültürel iş birliği ve dış politika alanlarında temaslarda bulundu. Heyette AK Parti Kocaeli İl Gençlik Kolları Başkanı Doğan Orak da yer aldı. Ziyaretin ilk gününde heyet, Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Dış İlişkiler Başkanlığı Batı Asya ve Kuzey Afrika Genel Müdürü Jiao Zhixin ile görüştü. Görüşmede iki ülkenin gençlik teşkilatları arasında ortak projeler, kültürel alışveriş programları ve karşılıklı ziyaretlerin artırılması konusunda mutabakata varıldı. Çin Dışişleri ile temas: Genç kuşaklar arasında sürdürülebilir etkileşim planı Heyet, Çin Dışişleri Bakanlığı Batı Asya ve Kuzey Afrika Genel Müdürü Zhou Biao ile de bir araya gelerek Türkiye-Çin ilişkilerinin gençlik düzeyinde güçlendirilmesine ilişkin başlıkları ele aldı. Taraflar, değişim programları, uluslararası seminerler ve ortak gençlik platformları kurulması üzerinde çalışma yürütme kararı aldı. Cumhuriyet Bayramı Pekin’de kutlandı Ziyaretin dikkat çeken anlarından biri, Türkiye Cumhuriyeti Pekin Büyükelçiliği’nin düzenlediği 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu oldu. Heyet, Çin’de yaşayan yurttaşlarla birlikte Cumhuriyet’in 102. yılını kutladı. Törende, Türkiye’nin uluslararası alandaki konumu ve genç kuşakların temsil gücü vurgulandı. Teknoloji ve kültür başlıkları da gündemdeydi Resmi görüşmelerin yanı sıra heyet, Çin'in teknoloji ekosistemini yerinde incelemek için Lenovo Gelecek Merkezini ziyaret etti. Burada Ar-Ge süreçleri, yapay zekâ ve üretim teknolojileri hakkında brifing aldı. Heyet ayrıca Çin Komünist Parti Müzesi, Yasak Şehir, Tiananmen Meydanı, Çin Seddi, Yu Bahçesi, Şanghay Şehir Yapılanma Sergisi ve Çin Komünist Partisi Birinci Ulusal Kongre binası gibi tarihî ve kültürel alanları gezdi. "Gençlik diplomasisi stratejik bir köprü" Ziyareti değerlendiren heyet üyeleri, Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerin yalnızca devletler arası değil, toplumdan topluma bağlarla da güçleneceğini ifade etti. Gençlik diplomasisinin uzun vadeli uluslararası iş birliğinde stratejik bir rol üstlendiği vurgulandı.

Uygur Araştırmalar Merkezi (CUS): Çin, zulmü hoşgörü maskesiyle gizliyor Haber

Uygur Araştırmalar Merkezi (CUS): Çin, zulmü hoşgörü maskesiyle gizliyor

Dışa hoşgörü, içte baskı Uygur Araştırmalar Merkezi (CUS) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) din politikalarındaki çelişkileri gözler önüne serdi. “Çin’in Dine İkiyüzlülüğü: ÇHC’nin Dini Politikalarında Çelişkileri Ortaya Çıkarmak” başlıklı rapor, Pekin yönetiminin dünyaya “din özgürlüğü savunucusu” olarak yansıtılan imajının, ülke içinde yürütülen sert baskı ve asimilasyon politikalarıyla taban tabana zıt olduğunu belgeliyor. CUS’un hazırladığı çalışmada, Çinli yetkililerin camilerin ve İslami kurumların varlığını vitrin olarak kullanarak, özellikle Müslüman ülkelere karşı dini hoşgörü mesajı verdiği; buna karşın Doğu Türkistan’da Uygur Müslümanlarına yönelik sistematik baskıların sürdüğü vurgulandı. Ramazan yasağı, cami yıkımları, “yeniden eğitim” kampları Rapor, Çin’in Doğu Türkistan’da Ramazan orucu, dini kıyafetler ve cami ibadetleri gibi temel dini uygulamaları dahi kısıtladığını ortaya koyuyor. Binlerce cami ve türbenin yıkıldığı, milyonlarca Uygur’un ise “aşırılıkla mücadele” bahanesiyle sözde yeniden eğitim kamplarında alıkonulduğu belirtildi. Raporda, bu uygulamaların “modern tarihin en kapsamlı dini zulüm kampanyalarından biri” olduğu değerlendirmesi yer aldı. “Çin, dini jeopolitik araç olarak kullanıyor” CUS’un raporuna göre Çin, dini sadece iç kontrol aracı olarak değil, jeopolitik bir güç unsuru olarak da kullanıyor. Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) ve diğer diplomatik platformlar aracılığıyla Müslüman çoğunluklu ülkelerle ilişkilerini güçlendiren Pekin, bu ülkelerin sessizliğini sağlamak için dini söylemleri manipüle ediyor. Rapor, Çin’in devlet kontrolündeki medya organları ve resmi dini kurumlarla seçici etkileşim kurarak, uluslararası kamuoyuna “hoşgörü yanılgısı” yansıttığını belirtiyor. Abdulhakim Idris: “Bu aldatma küresel ahlaki standartlara hakaret” Uygur Araştırmalar Merkezi İcra Direktörü Abdulhakim Idris, rapora ilişkin açıklamasında Çin’in “çifte oyununa” dikkat çekti: “Çin hükümeti bir yandan camileri yıkıyor, imamları ev hapsine alıyor; diğer yandan yurtdışındaki camilere bağış yaparak kendisini Müslümanların dostu gibi gösteriyor. Bu aldatma sadece zulüm mağdurlarına hakaret değil, aynı zamanda küresel din özgürlüğü standartlarına da ağır bir darbe.” Idris, Müslüman dünyasına da çağrıda bulunarak, “Bu adaletsizlik karşısında sessiz kalmak, suç ortaklığına dönüşür” ifadelerini kullandı. Uluslararası çağrı: “Çin hesap vermeli” CUS raporu, sonunda demokratik hükümetler, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum örgütlerine net bir çağrı yapıyor: Pekin’in dini çifte standartlarının ifşa edilmesi, ÇKP’nin diplomatik, yasal ve ekonomik yollarla sorumlu tutulması, Uygur Müslümanları, Tibetliler, Çinli Hristiyanlar ve Falun Gong mensuplarıyla küresel dayanışma ağı kurulması. Rapor, Çin’in uluslararası arenada savunduğunu iddia ettiği “inanç özgürlüğü” ilkeleriyle gerçekte yürüttüğü baskı politikaları arasındaki uçurumu gözler önüne sererek son buluyor.

Çin Ulusal Günü’nde devam eden Uygur soykırımı unutulmamalı Haber

Çin Ulusal Günü’nde devam eden Uygur soykırımı unutulmamalı

Baskının gölgesinde kutlama Uygurlar, Tibetliler, Çinli muhalifler ve ÇKP yönetimi altında acı çeken milyonlar için 1 Ekim’in, susturulmuş seslerin ve yok edilen kimliklerin simgesi olduğuna dikkat çekildi. Açıklamada, ÇKP’nin “ulusal birlik” adı altında düzenlediği kutlamaların, aslında yıllardır süren baskıyı örtbas etmeye yönelik bir propaganda gösterisine dönüştüğü belirtildi. Xi Jinping’in Sincan ziyareti meşrulaştırma girişimi Geçtiğimiz hafta Devlet Başkanı Xi Jinping’in sözde “Sincan Uygur Özerk Bölgesi”ne giderek üç günlük bir ziyaret yaptığı hatırlatıldı. Xi’nin, bölgedeki politikaları “tamamen doğru ve etkili” olarak nitelendirmesi ve “sosyal istikrarı koruma” çağrısı, Uygur hareketi tarafından zorla çalıştırma, keyfi gözaltılar, dini özgürlüklerin yok edilmesi ve sistematik kimlik silme politikalarının devam edeceğinin işareti olarak değerlendirildi. “Kutlamalar zulmü gizleyemez” Uygur hareketi İcra Direktörü Rushan Abbas, “Çin’in bu günde düzenlediği kutlamaların ardında baskı altında yaşayan sayısız insan var. Benim ailem gibi binlerce aile acı çekmeye devam ediyor. Kız kardeşim Dr. Gulshan Abbas, milyonlarca insanla birlikte haksız yere hapiste tutuluyor. Bu kutlamalara katılmak, bu zulümlerin sorgulanmadan devam etmesine izin vermektir” dedi. Uluslararası topluma çağrı Uygur hareketi, uluslararası toplumu sadece söylemlerle yetinmemeye davet ederek Çin hükümetinin “insanlığa karşı suçlar ve soykırım teşkil eden uygulamaları” nedeniyle hesap vermesi gerektiğini belirtti. Açıklamada, “Bu vahşeti durdurmak ve mağdurların haklarını korumak için küresel baskının sürdürülmesi ve somut adımlar atılması zorunludur” ifadeleri kullanıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.