SON DAKİKA

#Cinayet

HABER DEĞER - Cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinayet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hamburg saldırısında 2 Türk hayatını kaybetti Haber

Hamburg saldırısında 2 Türk hayatını kaybetti

St. Pauli semtinde silahlı saldırı Almanya’nın Hamburg kentinde 1 Eylül tarihinde düzenlenen silahlı saldırı büyük yankı uyandırdı. St. Pauli semtinde, Hamburg Uluslararası Fuar Merkezi’nin karşısındaki Lagerstrasse Caddesi’nde bulunan bir iş yeri kompleksinde meydana gelen olayda, silah seslerinin duyulması üzerine bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Polis ekipleri otoparkta 47 yaşındaki bir erkeği silahla vurulmuş ve ağır yaralı halde buldu. Sağlık ekiplerinin tüm müdahalelerine rağmen bu kişi kurtarılamayarak yaşamını yitirdi. İş yeri kompleksinin içinde yapılan detaylı aramalarda ise 33 yaşındaki başka bir erkek başından vurulmuş halde ölü bulundu. Alman medyasında ikinci kişinin yanında ya da elinde silah bulunduğu yönünde iddialar yer alsa da Hamburg Savcılığı bu bilgiyi doğrulamadı. Hayatını kaybeden her iki kişinin de Türk vatandaşı olduğu tespit edildi. Saldırı sırasında 48 yaşındaki bir başka Türk vatandaşı da başını sıyıran mermi nedeniyle yaralandı. Yaralının olay yerinden kendi imkanlarıyla ayrılarak Hamburg Üniversite Hastanesi’ne başvurduğu ve hayati tehlikesinin bulunmadığı açıklandı. Alman basınında yer alan bilgilere göre, saldırıdan hemen önce kısmen maskeli 8 ila 10 kişilik bir grubun iş yeri kompleksine girdiği ve kısa süre sonra bölgeden silah seslerinin yükseldiği belirtildi. Ekipler olay yerinde bulduğu silah, mühimmat ve bazı araçları inceleme altına alırken, soruşturma Hamburg Cinayet Masası (LKA 41) ile Organize Suçlarla Mücadele Birimi tarafından Hamburg Savcılığı koordinesinde yürütülüyor. İsmail Özen bağlantısı Olayın meydana geldiği Lagerstrasse 11 adresindeki iş yeri kompleksinde, eski profesyonel boksör ve Universum Boxing’in sahibi İsmail Özen’e ait bir boks kulübünün de bulunduğu belirlendi. Özen, avukatı aracılığıyla yaptığı açıklamada saldırının kendisiyle hiçbir bağlantısı olmadığını, olayın şirketlerine ait alanlarda gerçekleşmediğini ve hayatını kaybeden kişileri tanımadığını vurguladı. Aynı komplekse 26 Haziran gecesi el bombası atılması ve temmuz ayında Özen’i hedef alan hakaret içerikli bir tabelanın polis tarafından kaldırılması dikkat çekerken, polis bu olaylarla 1 Eylül’deki saldırı arasında doğrudan bir bağ bulunduğuna dair kanıt elde edilemediğini bildirdi. Hamburg Savcılığı, saldırının arka planında organize suç yapıları arasındaki bir anlaşmazlığa işaret eden emareler bulunduğunu açıkladı. Olayın bir "mafya hesaplaşması" olduğu yönündeki iddiaların ise henüz resmi makamlarca doğrulanmadığı vurgulanırken, saldırganların kimliğinin belirlenmesi ve yakalanması için çalışmaların çok yönlü olarak sürdürüldüğü kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

 Kırmızı bültenle aranan Serkan Kurtuluş Türkiye'ye getirildi Haber

 Kırmızı bültenle aranan Serkan Kurtuluş Türkiye'ye getirildi

Türkiye'de cinayet, suç örgütü kurma, silahlı yağma ve tehdit başta olmak üzere birçok ağır suçlamayla aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, yaklaşık 6 yıl süren hukukî ve diplomatik mücadelenin ardından Arjantin'den Türkiye'ye getirildi. Serkan Kurtuluş'u taşıyan Türk Hava Yolları'na ait uçak, saat 22.50 sıralarında İstanbul Havalimanı'na iniş yaptı. Emniyet yetkilileri tarafından uçaktan indirilen Kurtuluş, gerekli adli ve idari işlemlerin yürütülmesi amacıyla İstanbul Havalimanı Emniyet Şube Müdürlüğü'ne götürülerek sağlık kontrolünden geçirildi. İçişleri Bakanlığı'ndan açıklama Operasyonun ardından İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Devletimizin kararlı mücadelesi sınır tanımıyor. Kırmızı bültenle aranan organize suç örgütü elebaşı Serkan Kurtuluş, Arjantin’de yakalanmasının ardından Brezilya’dan aktarmalı olarak İstanbul Havalimanı’na getirildi. Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığımız, KOM ve İstihbarat Başkanlıklarımız ile Dışişleri Bakanlığı ve Adalet Bakanlığı koordinesinde; 13 bin kilometre uzaktan Türkiye’ye gerçekleştirilen bu iade süreci suçla mücadeledeki kararlılığımızın açık bir göstergesidir. Huzurumuza kasteden hiçbir odak adaletten kaçamayacak. Sınır ötesinde dahi adaleti tecelli ettiren Kahraman Polislerimize, Adalet ve Dışişleri Bakanlıklarımızın emeği geçen tüm mensuplarına teşekkür ediyoruz." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Gürlek Duyurdu: 17 yıllık cinayet ve 4 yıllık suikast aydınlatıldı Haber

Bakan Gürlek Duyurdu: 17 yıllık cinayet ve 4 yıllık suikast aydınlatıldı

Adalet Bakanlığı, kamu vicdanında derin izler bırakan karanlık dosyaları aydınlatmaya devam ediyor. Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinasyonunda yeniden ele alınan Bandırma'daki bebek ölümü ve Ceyhan'daki silahlı saldırı olaylarında yeni kriminal teknolojiler, HTS ve DNA incelemeleri sayesinde önemli sonuçlara ulaşıldı. 17 yıllık bebek cinayeti parmak iziyle çözüldü Balıkesir’in Bandırma ilçesinde 10 Mayıs 2009 tarihinde bir çöp konteynerinde poşete sarılı halde bulunan kız bebek cinayeti, gelişen kriminal teknolojiler sayesinde aydınlatıldı. Döneminde annesi tespit edilerek hapis cezasına çarptırılmasına rağmen babası belirlenemeyen dosya, yeniden açıldı. Bebeğin sarılı olduğu poşet üzerinde yapılan detaylı parmak izi incelemesinde şüpheli U.C.'ye ulaşıldı. DNA testleri, tanık beyanları ve cezaevi ziyaretçi kayıtlarının eşleştirilmesiyle U.C.'nin bebeğin biyolojik babası olduğu kesinleşti. Gözaltına alınan şüpheli, "kendisini savunamayacak durumdaki kişiye karşı kasten öldürme" suçundan tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ceyhan'daki motosikletli suikastın şebekesi çökertildi Adana’nın Ceyhan ilçesinde 4 Haziran 2022 tarihinde Eyyüp Özbadem'in motosikletli kişilerin silahlı saldırısı sonucu hayatını kaybettiği olay da çözüme kavuşturuldu. Uzman ekiplerin HTS ve baz kayıtları, eski kamera görüntüleri ile kriminal raporları sıfırdan incelemesiyle cinayetin arkasındaki perde aralandı. Yapılan kapsamlı analizler sonucunda; cinayetin H.A. tarafından azmettirildiği, tetikçiliğin B.G. ve S.B. tarafından yapıldığı, M.A. ile O.K.'un ise faillere yardım ettiği tespit edildi. Öte yandan soruşturmanın seyrini değiştiren bir başka ayrıntıda, şüphelilerin olay öncesine ait kritik güvenlik kamerası görüntülerinin M.Ö. ve U.Ö. tarafından silinerek delillerin karartıldığı belirlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlar neticesinde cinayet ve azmettirmeyle doğrudan bağlantılı 5 şüpheli tutuklanırken, delilleri yok etmeye çalışan 2 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rojin Kabaiş davasında 15 dakikalık sır için özel ekip Haber

Rojin Kabaiş davasında 15 dakikalık sır için özel ekip

Dosyanın üzerindeki sis perdesini aralamak için kurulan ekip, soruşturmanın en kritik noktalarından biri olan ve "bilerek karartıldığı" öne sürülen 15 dakikalık kamera kaydına odaklandı. "Kayıtların çözülmesi cinayeti aydınlatacak" Acılı baba Nizamettin Kabaiş, yürütülen yeni çalışmaların kendilerine umut verdiğini belirterek, "Kamera kaydının bilerek karartıldığını düşünüyorum. O kaydın çözülmesi soruşturma açısından çok önemli" ifadelerini kullandı. Baba Kabaiş, Adalet Bakanlığı tarafından dosyaya gönderilen özel bir cihazın, sinyal verilerini detaylı bir şekilde analiz ederek Rojin'in izlediği güzergahı ve etkileşimde olduğu kişileri ortaya çıkaracağını belirtti. Üniversite yönetimine inceleme yolu açıldı Soruşturma süreci idari açıdan da hareketlendi. Daha önce Van Valiliği İl İdare Kurulu tarafından verilen "soruşturma izni verilmemesi" kararı, Erzurum Bölge İdare Mahkemesi tarafından kaldırıldı. Bu gelişmeyle birlikte üniversite yönetimi ve yurt yetkilileri hakkında soruşturma başlatılmasının önü açıldı. Ailenin avukatı Abdurrahman Karabulut ise olayın bir cinayet olduğunu vurgulayarak, elde ettikleri bulgular ışığında bir senaryo üzerinde durduklarını açıkladı. Bu senaryoya göre Rojin'in telefonunun bulunduğu Bardakçı köyü sınırına çağrıldığı, burada kaçırılıp öldürüldüğü tahmin ediliyor. Cesedin bir araçla Mollakasım Köyü yakınlarına götürüldüğü ve tekneyle Van Gölü'ne bırakıldığı düşünülüyor. Cesedin, bulunmasından sadece birkaç gün önce göle atılmış olma ihtimali üzerinde duruluyor. Şimdiye kadar 400’ün üzerinde DNA incelemesinin yapıldığı dosyada, özel ekibin çalışmalarıyla olayın üzerindeki sır perdesinin kalkması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kırmızı bültenle aranan Umut Altaş'tan Gülistan Doku soruşturmasında çarpıcı iddialar Haber

Kırmızı bültenle aranan Umut Altaş'tan Gülistan Doku soruşturmasında çarpıcı iddialar

Tunceli'de 6 yıl önce kaybolan ve geçtiğimiz aylarda cinayet şüphesiyle yeniden incelemeye alınan Gülistan Doku dosyasında yeni gelişmeler yaşanıyor. Hakkında kırmızı bülten bulunan ve New York'ta sokakta yaşarken ulaşılan firari şüpheli Umut Altaş, 24 TV ve Akşam Gazetesi’ne konuşarak önemli iddialar ortaya attı. Türkiye'ye dönüp teslim olacağını açıklayan Altaş'ın ifadeleri soruşturmanın seyrini değiştirebilecek nitelikte. Valilik konutundaki görüşme iddiası Olay döneminde valilik konutunda gerçekleştirdiklerini öne sürdüğü bir görüşmeyi aktaran Umut Altaş, Mustafa Türkay Sonel’in cinayeti kendisine bizzat itiraf ettiğini belirterek, "Türkay bana bu cinayeti işlediğine dair yazılı bir not da bıraktı. Valilik konutundaki görüşmemizde bana, 'Çok bağırıyordu, ben de sıktım' dedi. O dönem yaşananları tam olarak kavrayamamıştım. Hatta bir keresinde araçtayken cinayet silahına da dokundum. Ben artık bu karanlık olayın çözülmesini istiyorum." dedi. Eski valinin korumasına yönelik suçlamalar Cinayetin ardından cesedin ortadan kaldırılması süreciyle ilgili de iddialarda bulunan Altaş, eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in koruma polisine işaret ederek, "Türkay Sonel cinayetten sonra bana 'Şükrü o işi halletti' dedi. Bahsettiği kişi, eski valinin koruması Şükrü'ydü. Daha sonra İstanbul’daki bir ziyaretimizde eski vali beni alnımdan öptü; şimdi geriye dönüp baktığımda bunun, o dönem sustuğum için bir teşekkür öpücüğü olabileceğini düşünüyorum. Olay günü Türkay ile aynı araçtaydık ancak cinayetten haberim yoktu. Beni arabayla aldıktan sonra Tunceli Üniversitesi çevresinde, köprü, viyadük ve dere yatağının olduğu bölgede sürekli tur attı. Sanırım polis gelip gelmediğini kontrol ediyordu." ifadelerini kullandı. Cesedin gömüldüğü yer için iki tahmin Gülistan Doku'nun cansız bedeninin nerede olduğuna dair kesin bir bilgisi olmadığını ancak şüphelendiği noktalar bulunduğunu belirten Altaş, arama çalışmalarına yön verebilecek şu tahminlerde bulundu: "Cesedin gömüldüğü yerle ilgili iki güçlü tahminim var. Bunlar Bayraktepe civarı ile Aktuluk Mahallesi çevresidir. Cesedin, cinayetin işlendiği olay yerine son derece yakın ve araç girişinin kolayca mümkün olduğu kuytu bir noktaya gömülmüş olabileceğini değerlendiriyorum." Şüphelinin geçmişteki davranışları Mustafa Türkay Sonel'in geçmişte çevresine karşı agresif ve şiddet eğilimli davranışlar sergilediğini iddia eden Umut Altaş, şüphelinin nüfuzunu kullanarak olaylardan sıyrıldığını belirterek, "Türkay, 18 yaşından küçük kızlarla beraber olan ve şiddet eğilimi son derece yüksek biridir. Kendi kız kardeşini ve eski sevgilisi Elif'i de feci şekilde darp etmişti. Bir gün sokakta görevli polislerle tartıştı. Polislerin üstüne yürüyüp onlara silah gösterdi. Ardından cebinden bir kart çıkarıp yüzlerine okuttu ve polisler hiçbir şey yapamadı. Onun arkasındaki gücü ilk kez orada, o an anladım." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kağıthane'de damat dehşeti: Kayınvalidenin kan donduran ifadesi ortaya çıktı Haber

Kağıthane'de damat dehşeti: Kayınvalidenin kan donduran ifadesi ortaya çıktı

Kağıthane Çeliktepe Mahallesi'nde dün gerçekleşen trajik olayın detayları, gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleriyle netleşti. Hakkında uzaklaştırma kararı bulunan 33 yaşındaki Rüzgar Eser, boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin ailesiyle birlikte yaşadığı eve gelerek dehşet saçtı. Kapıyı konuşmak için açtılar, silahla karşılaştılar Kayınvalide Delal A., emniyetteki ifadesinde damadının Batman'dan İstanbul'a geldiğini ve kapıyı "konuşmak istiyorum" diyerek çaldığını belirtti. Eve girdikten kısa bir süre sonra tartışmanın başladığını anlatan Delal A., olay anını şu sözlerle ifade etti: "Konuşmaya başladıktan 10 dakika sonra yine kavga çıktı. Bir anda silahını çekerek ateş etmeye başladı. Ben de ona engel olmak için mutfağa koşup bıçak aldım. Kızıma tekrar ateş etmeye çalışınca aramızda boğuşma oldu. Bu sırada elimdeki bıçağı rastgele salladım." Aileyi darbedip eşini vurdu İddiaya göre Rüzgar Eser, tartışma sırasında eşi Nurşin E.’yi silahla yaraladıktan sonra evde bulunan baldızı Betül E. ve kayınvalidesi Delal A.’yı da darbetmeye başladı. Çıkan arbede sırasında mutfaktan bıçak alan anne Delal A., damadını göğsünden bıçaklayarak etkisiz hale getirdi. Göğsünden yaralanan Rüzgar Eser olay yerinde hayatını kaybetti. Şüpheliler adliyeye sevk edildi Ağır yaralanan Nurşin E. hastanede tedavi altına alınırken, darbedilen Delal A. ve kızı Betül E. tedavilerinin ardından gözaltına alındı. Cinayet Büro Amirliği'ndeki işlemleri tamamlanan anne ve kız, bugün adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kübra Yapıcı cinayetinde zanlıdan olay yeri itirafları Haber

Kübra Yapıcı cinayetinde zanlıdan olay yeri itirafları

Serik ilçesinde 30 Nisan gecesi kaybolan Kübra Yapıcı’nın, Burdur’da ormanlık bir alanda öldürüldüğü ortaya çıktı. Güvenlik kamerası kayıtlarından kimlikleri tespit edilen Ata Berk Sezen ve İlyas Umut Dalğar’ın izini süren ekipler, şüphelileri gözaltına aldı. İtirafçı zanlı İlyas Umut Dalğar, olay yerinde gerçekleştirilen yer gösterme ve keşif çalışmasında cinayet anını ve sonrasında yaşananları anlattı. Cinayetin detaylarını anlattı Zanlı Dalğar, Kübra Yapıcı’nın borç meselesi nedeniyle ormanlık alana götürüldüğünü ve burada uyurken ateşli silahla vurulduğunu ifade etti. Keşif sırasında verdiği beyanda, cesedin yakılarak yok edilmeye çalışıldığını söyleyen Dalğar, "Benzini döktü, yaktı. 3-4 saat burada 2-3 kere yaktı. Sonra parçaları kürek yardımıyla topladık. Çuvallayıp bataklık gibi bir yere attık" dedi. Dalğar ayrıca, maktulü sadece halıya sardıklarını ve suç aleti silahı İstanbul yolu üzerinde gömdüklerini belirtti. İncelemeler sürüyor İtirafın ardından ormanlık alanda arama yapan ekipler, Yapıcı’ya ait olduğu değerlendirilen yanmış ceset parçalarına ulaştı. Bazı parçaların ise baraj sularına atıldığı tespit edildi. Cinayetin diğer şüphelisi Ata Berk Sezen İstanbul’da yakalanırken, olay yerinin konumu nedeniyle soruşturma Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından devralındı. Olayla ilgili adli süreç devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.