SON DAKİKA

#Cinayet

HABER DEĞER - Cinayet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinayet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit eden 5 şüpheli tutuklandı Haber

Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit eden 5 şüpheli tutuklandı

İstanbul Güngören’de 14 Ocak’ta bıçaklanarak hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın ailesine yönelik tehdit iddialarıyla ilgili yürütülen soruşturmada 5 şüpheli tutuklandı. Soruşturma kapsamında 1 kişi hakkında adli kontrol kararı uygulanırken, 1 şüphelinin de Şanlıurfa’da gözaltına alındığı bildirildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan açıklamada, Atlas Çağlayan’ın öldürülmesinin ardından aile bireylerine telefon mesajları yoluyla tehdit içerikli paylaşımlar gönderildiğinin tespit edildiği belirtildi. Tehdit ve provokatif sosyal medya paylaşımlarına ilişkin soruşturmanın, Başsavcılığa bağlı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütüldüğü kaydedildi. Açıklamaya göre, tehdit suçuna karıştığı belirlenen 5 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 1 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı. Soruşturma kapsamında F.K. isimli şüphelinin ise Şanlıurfa’da gözaltına alındığı aktarıldı. 14.01.2026 günü İstanbul ili Güngören ilçesinde öldürülen Atlas Çağlayan'ın aile bireylerini, olay tarihi sonrasında telefon aracılığında gönderilen mesajlarla tehdit ettiği tespit edilen beş şüpheli tutuklanmış olup, bir şüpheli hakkında da adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.… — Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı (@BakirkoyCBS) January 27, 2026 Olayın geçmişi Atlas Çağlayan, 14 Ocak’ta Güngören Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde bir baklavacı önünde, daha önce tanımadığı E.Ç. (15) ile “yan baktın” tartışması sonucu çıkan kavgada bıçaklanmıştı. Hastaneye kaldırılan Çağlayan, tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmişti. Olay sonrası gözaltına alınan E.Ç. ve beraberindeki kişiler emniyete götürülmüş, işlemlerinin ardından 18 yaşından küçük olan E.Ç. tutuklanmıştı. Cinayetin ardından sosyal medyada provokatif paylaşımlar yaptığı ve aileyi tehdit ettiği tespit edilen 8 kişi yakalanmış, bunlardan 3’ü savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı. Daha önce A.E., Y.T. ve S.T. isimli şüpheliler tutuklanırken, bir kişi hakkında da adli kontrol kararı verilmişti. Soruşturmanın hem cinayet hem de aileye yönelik tehditler boyutuyla titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Başsız kadın bedeni cinayetinde yeni gelişme : Cinayeti biri işledi, diğeri yardım etti Haber

Başsız kadın bedeni cinayetinde yeni gelişme : Cinayeti biri işledi, diğeri yardım etti

İstanbul’un Şişli ilçesinde çöp konteynerlerinde bulunan parçalanmış kadın cesediyle ilgili yürütülen soruşturmada vahim ayrıntılar ortaya çıktı. Özbekistan uyruklu 36 yaşındaki Durdona Khakimova’nın, Ümraniye’deki evinde sevgilisi tarafından öldürüldüğü, ardından bir arkadaşıyla birlikte cesedin parçalara ayrılarak valizle Şişli’ye taşındığı tespit edildi. Olay, Duatepe Mahallesi Kuyulubağ Sokak’ta bir hurdacının çöp konteynerinde insan uzuvları bulmasıyla ortaya çıktı. Polis ekiplerinin çevrede yaptığı incelemelerde, cesede ait diğer parçaların da farklı konteynerlere bırakıldığı belirlendi. Kimlik tespiti sonucu cesedin, av ve silah malzemeleri satan bir iş yerinde çalışan Durdona Khakimova’ya ait olduğu kesinleşti. Gürcistan’a kaçmaya çalışırken yakalandılar Güvenlik kamerası kayıtlarını inceleyen ekipler, şüphelilerin cesedin bulunduğu valizle sokaklarda dolaştığını ve parçaları farklı konteynerlere bıraktığını belirledi. Yaklaşık 8 saatlik kamera incelemesinin ardından, Özbekistan uyruklu Dılshod Akhrol Turdımurotov (30) ve Gofurjon Kamalkhodaev (28), İstanbul Havalimanı’ndan Gürcistan’a kaçmaya çalışırken gözaltına alındı. Şüphelileri Şişli’ye götüren ticari taksi şoförü de soruşturma kapsamında gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Turdımurotov’un, Ümraniye’deki evde Khakimova ile yaşanan tartışma sırasında cinayeti işlediğini, ardından arkadaşının yardımıyla cesedi parçalayıp valize koyduklarını itiraf ettiği öğrenildi. Apartman sakinleri kavgayı duymuş Öldürülen kadının karşı komşuları, olaydan iki gün önce daireden tartışma sesleri duyduklarını, seslerin bir süre sonra kesildiğini ifade etti. Cinayet işlendiği, polis ekiplerinin binaya gelmesiyle anlaşıldı. Öte yandan, Khakimova’nın cesedinin bavulla birlikte evin balkonundan çıkarılarak taksiye taşındığı anlara ait güvenlik kamerası görüntülerinin de soruşturma dosyasına girdiği bildirildi. Olayla ilgili adli süreç sürerken, şüphelilerin emniyetteki işlemleri devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hrant Dink’siz 19 yıl: Kimdi, nasıl katledildi, neden hâlâ anılıyor? Haber

Hrant Dink’siz 19 yıl: Kimdi, nasıl katledildi, neden hâlâ anılıyor?

1954’te Malatya’da doğan Hrant Dink, Türkiye Ermenisi bir gazeteci, yazar ve insan hakları savunucusuydu. 1996’da kurduğu Agos Gazetesi ile Ermenice ve Türkçe yayımlanan, iki dili ve iki hafızayı buluşturan bir gazetecilik çizgisi oluşturdu. Dink’in yazıları; inkâr yerine yüzleşmeyi, düşmanlık yerine diyalogu, korku yerine cesareti savunuyordu. Türkiye’de Ermeni meselesi başta olmak üzere azınlık hakları, demokrasi ve ifade özgürlüğü konularında ısrarlı bir dil kurdu. Dink, yazıları nedeniyle yoğun bir linç ikliminin hedefi oldu. Türk Ceza Kanunu’nun 301. maddesi kapsamında “Türklüğü aşağılama” suçlamasıyla yargılandı; hakkında tehditler yayıldı. Buna rağmen geri adım atmadı. “Bu ülkede güvercin tedirginliğiyle yaşıyorum” sözleri, hem içinde bulunduğu baskıyı hem de barışta ısrarını simgeledi. 19 Ocak 2007’de, İstanbul Şişli’deki Sebat Apartmanı önünde, Agos’un eski binası önünde silahlı saldırıya uğrayarak öldürüldü. Cinayet, yalnızca bireysel bir saldırı değil; devlet içindeki ihmaller zinciri ve organize nefretin sonucu olarak kayıtlara geçti. Soruşturma ve davalar yıllar boyunca sürdü; “cinayette kamu görevlilerinin ihmali” tartışmaları hiç dinmedi. Adalet arayışı, Dink ailesi ve kamuoyu için hâlâ kapanmamış bir dosya olarak duruyor. Dink’in öldürüldüğü yer, bugün 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı olarak yaşıyor. Anmalar, yalnızca bir yas değil; ifade özgürlüğü, çoğulculuk ve barış talebinin yeniden dile getirilişi. Hrant Dink Vakfı’nın yürüttüğü çalışmalar, Dink’in “birlikte yaşama” çağrısını geleceğe taşımayı amaçlıyor. Programdan notlar Saat 14.30: Dink’in vurulduğu yerde anma 19.00–23.00: Sebat Apartmanı’na Dink anısına yansıtma çalışmaları Vakıf, “Apartmanın önünden geçerken kafanızı yukarı kaldırmayı unutmayın” çağrısıyla herkesi hafızaya davet ediyor. Hrant Dink’in mirası, susturulan bir sesin geride bıraktığı boşluk değil; hâlâ konuşan, düşündüren ve sorumluluk yükleyen bir çağrı. 19 yıl sonra da aynı soruyu hatırlatıyor: Bu ülkede birlikte, eşit ve özgür yaşamak mümkün mü? haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Atlas vahşeti bitmedi, tehditlere dönüştü! Haber

Atlas vahşeti bitmedi, tehditlere dönüştü!

Bir çocuğun ölümünün ardından ailesine yönelen mesajlar infial yarattı. İstanbul’da 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak öldürülmesinin ardından yaşananlar kamuoyundaki tepkiyi daha da büyüttü. Cinayetin ardından bu kez aile hedef alındı. Atlas’ın annesi Gülhan Çağlayan, ölümün ardından kendisine yönelik ağır tehdit mesajları aldığını açıkladı. “Oğlunu öldürdük, sıra sende” mesajı gönderildi Oğlunun ölümü sonrası adalet çağrısı yapan anne Gülhan Çağlayan, yaptığı açıklamada tehdit edildiğini belirtti. Çağlayan, kendisine gönderilen mesajlarda “Oğlun Atlas’ı öldürdük, sıra sende. Seni de oğlunun yanına gömeceğiz” ifadelerinin yer aldığını söyledi. Tehditlere boyun eğmeyeceğini vurgulayan anne, yetkililere çağrıda bulundu. Olay ‘yan bakma’ tartışmasıyla başladı Olay, 14 Ocak akşamı İstanbul’un Güngören ilçesinde meydana geldi. İddiaya göre daha önce birbirini tanımayan iki grup arasında “yan bakma” gerekçesiyle başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Yaşanan arbede sırasında 15 yaşındaki E.Ç., üzerinde bulunan bıçakla Atlas Çağlayan’ı göğsünden yaraladı. Genç yaşta hayata veda etti Ağır yaralanan Atlas Çağlayan, olay yerine çağrılan ambulansla hastaneye kaldırıldı. Ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Atlas’ın ölümü, kentte ve sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Şüphelinin ifadesi ortaya çıktı Cinayet şüphelisi E.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Savcılıktaki ifadesinde, Atlas’ın kendisine küfrettiğini ve üzerine geldiğini öne süren E.Ç., bu nedenle bıçağı çıkardığını ve bir kez vurduğunu iddia etti. Aile için korku ve adalet arayışı bir arada Atlas Çağlayan’ın ölümünün ardından ailesine yönelen tehditler, olayın yalnızca bir cinayetle sınırlı kalmadığını ortaya koydu. Anne Gülhan Çağlayan hem oğlunun ölümü hem de kendisine gönderilen mesajlar nedeniyle büyük bir korku yaşadıklarını belirterek, sorumluların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Müge Anlı’ya canlı yayında kan donduran itiraf: Ercan kızımı gözümün önünde öldürdü Haber

Müge Anlı’ya canlı yayında kan donduran itiraf: Ercan kızımı gözümün önünde öldürdü

1995 yılında henüz 4 yaşındayken kaybolan Emine Yıldırımcan’ın akıbeti, 30 yıl sonra televizyon ekranlarında yeniden gündeme geldi. Dosyanın ele alındığı programda yapılan açıklamalar, bugüne kadar bilinmeyen ağır suç iddialarını ve aile içi şiddeti ortaya koydu. “Öz kızını istismar ettiği iddia edilen üvey baba yıllar sonra yeniden gündemde” Programda konuşan Emine’nin kuzeni Aymila, küçük kızın kaybolmadan önce annesi Raziye Tanrıkulu’nun, Ercan Yılmaz ile dini nikâhla birlikte yaşamaya başladığını anlattı. Aileye göre Emine’nin ortadan kaybolması bu birliktelikten sonra gerçekleşti. Yıllar boyunca Emine’yle görüşmelerinin engellendiğini belirten Aymila, şüphelerin başından beri üvey baba üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. “Tesbih makinesi” iddiası yayında dile getirildi Canlı yayına bağlanan Ercan Yılmaz’ın öz kızı Selin, babasının geçmişte cinsel istismar suçlamalarıyla cezaevine girdiğini hatırlatarak Emine’ye yönelik şiddet ve cinayet iddialarını detaylandırdı. Selin, Emine’nin öldürülmesinin ardından cesedin yok edilmesi için “tesbih makinesi” kullanıldığı yönünde anlatımlar yaptı. Bu iddia stüdyoda ve kamuoyunda büyük infial yarattı. Anne Raziye Tanrıkulu: “Her şeyi gözlerimle gördüm” Yayında ilk kez açıkça konuşan anne Raziye Tanrıkulu, kızının öldürülmesine tanık olduğunu belirterek yıllardır susmasının nedenini tehdit ve şiddetle açıkladı. Tanrıkulu, “Ercan, cinayeti benim üzerime yıkamakla ve ailemi öldürmekle tehdit etti. Korktum, kimseye anlatamadım” dedi. Yaşadıklarını anlatırken ağır psikolojik travma yaşadığını da dile getirdi. Soruşturma çağrısı güçlendi Programda yapılan itirafların ardından, kamuoyunda dosyanın yeniden açılması ve etkin bir soruşturma yürütülmesi çağrıları yükseldi. Emine Yıldırımcan’ın akıbetine ilişkin anlatımlar, Türkiye’de cezasızlık, çocuk istismarı ve aile içi şiddet tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı.

30 yıl sonra gelen şok itiraf: Anne canlı yayında Emine Yıldırımcan’ın cinayetini kabul etti Haber

30 yıl sonra gelen şok itiraf: Anne canlı yayında Emine Yıldırımcan’ın cinayetini kabul etti

Adana’da 1995 yılında 4 yaşındayken ortadan kaybolan Emine Yıldırımcan’ın dosyası, aradan geçen 30 yılın ardından Müge Anlı ile Tatlı Sert programında yeniden gündeme taşındı. Yıllardır esrarengiz bir şekilde kayıp olan küçük Emine’nin akıbetine ilişkin ortaya çıkan yeni bilgiler, Türkiye kamuoyunu derinden sarstı. ATV ekranlarında 23 Aralık 2025 tarihli canlı yayında yaşanan gelişmede, Emine’nin annesi Raziye Yıldız yıllar sonra cinayeti itiraf etti. Anne Yıldız, kızının öldürüldüğünü yıllardır bildiğini açıklayarak Müge Anlı’nın programında sürecin seyrini değiştirdi. Ancak anne, bu itirafa rağmen kızının cesedinin yerini açıklamadı. Öte yandan, o dönemde üvey baba konumunda olan Ercan Yılmaz ise suçlamaları ısrarla reddediyor. Olayın geçmişi ve şüphelerin odağı Emine Yıldırımcan, Raziye Yıldız’ın (kızlık soyadıyla Raziye Tanrıkulu) öz babası Ömer Yıldırımcan’dan boşandıktan sonra birlikte yaşamaya başladığı Ercan Yılmaz’ın evinde kayboldu. 4 yaşındaki küçük kızın 1995 yılında ortadan kaybolmasının ardından, aile içinde çelişkili açıklamalar ve uzun süreli bir sessizlik hâkim oldu. Emine’nin amcası ve kuzeni, anne Raziye’nin yıllar boyunca net bir bilgi vermediğini ve küçük kızı görmek isteyen akrabaların taleplerinin engellendiğini öne sürdü. Aile üyeleri, şüphelerinin başından beri özellikle üvey baba Ercan Yılmaz üzerinde yoğunlaştığını dile getirmişti. Anne Raziye Yıldız ise o dönem kızını para karşılığı birine verdiği iddialarını kesin dille reddetmiş ve tek isteğinin çocuğuna ne olduğunu öğrenmek olduğunu söylemişti. Programda ortaya çıkan kan donduran iddialar Dosyanın yeniden açılmasıyla birlikte dehşete düşüren iddialar peş peşe gündeme geldi. En sarsıcı iddialar, Ercan Yılmaz’ın önceki evliliğinden olan kızlarının yıllar sonra anlattıklarıyla ortaya çıktı. Canlı yayına telefonla bağlanan Yılmaz’ın öz kızı, babasının 4 yaşındaki Emine’ye cinsel istismarda bulunduğunu, ardından da küçük kızı öldürüp cesedini yok etmek için “tesbih makinesi” kullandığını gözyaşları içinde anlattı. Genç kadın, “Babam Emine’yi öldürdü, parçalara böldü… Gördüklerimden sonra beni de tehdit etti” diyerek çocukluk yıllarından beri bu sırrı vicdan azabıyla taşıdığını ifade etti. Bu ifadeler, stüdyodakiler ve ekran başındaki milyonlar için büyük bir şok etkisi yarattı. Özellikle “tesbih makinesi” detayı, kamuoyunda infiale yol açtı. Tanık beyanlarına göre olay gecesi Ercan Yılmaz’ın küçük Emine’ye şiddet uyguladığı, çocuğun bu şiddet sonucu hayatını kaybettiği öne sürüldü. Ardından Yılmaz’ın, cesedi ortadan kaldırmak için evde tesbih yapımında kullanılan makineyi devreye soktuğu iddia edildi. Bu korkunç senaryoya göre Emine’nin cansız bedeni parçalara ayrılarak talaşların arasına gizlendi ve daha sonra tamamen ortadan kaybedildi. Görgü tanığı olan üvey evlat, babasının kendisini ve Raziye’yi bir bahane ile evden uzaklaştırdığını, gece yarısı olayı gizlice izlediğini anlattı. Tanık, “Seni de aynısını yaparak öldürürüm” şeklinde tehdit edildiğini, bu nedenle yıllarca korkudan konuşamadığını, ancak artık gerçeğin ortaya çıkması için suskunluğunu bozduğunu söyledi. Canlı yayında gelen itiraf: Anne Raziye’nin açıklamaları Günler süren yayınların ardından beklenen kırılma anı 23 Aralık 2025’te yaşandı. Emine’nin annesi Raziye Yıldız, cinayetle ilgili gerçeği itiraf etti. “Olay gecesi evdeydim” diyen Yıldız, kızının öldürüldüğünü yıllar önce öğrendiğini açıkladı. Anlatımına göre, o gece Ercan Yılmaz’dan şiddet gördü, darp edilerek etkisiz hale getirildi. “Ercan, kızımın ve kendi kızlarının yanında bana şiddet uyguluyordu” sözleriyle ev içinde sürekli korku yaşadığını belirten anne, cinayet gecesi elleri kolları bağlı halde bırakıldığını söyledi. Baygınlık geçirdiği sırada evde ne yaşandığını görmediğini, ancak kendine geldiğinde tesbih makinesinin çalıştığını duyduğunu ifade etti. Raziye Yıldız, kızının ölüm haberini komşusundan öğrendiğini belirterek, “Beni evden gönderdiği zaman yapmış” dedi. Bu itiraf, 30 yıldır karanlıkta kalan dosyada anneden gelen ilk açık doğrulama oldu. Ancak kritik bir boşluk hâlâ duruyor: Emine’nin cansız bedeninin nerede olduğu bilinmiyor. Anne, kızının öldürüldüğünü kabul etse de cesedin nereye konulduğunu bilmediğini ya da bu konuda suskun kaldığını söylüyor. İtiraf sırasında dile getirilen “ver babasına” ifadesi de dikkat çekti. Bu sözlerin, Raziye Yıldız’ın olaydan önce “Çocuğa bakamıyorsan öz babasına ver” diye ısrar ettiğini ima ettiği değerlendiriliyor. Üvey babanın inkârı ve devam eden soruşturma Hakkındaki ağır suçlamalarla yüzleşen Ercan Yılmaz, tüm iddiaları kesin bir dille reddediyor. Canlı yayına bağlanan Yılmaz, kızlarının anlattıklarının gerçek dışı ve yönlendirme sonucu ortaya çıktığını savundu. Özellikle “tesbih makinesiyle ceset parçalama” iddiasının teknik olarak mümkün olmadığını öne süren Yılmaz, küçük Emine’nin kaybolmadan önce öz babasının yanında olduğunu iddia etti. Ancak tanık beyanları ve anne Raziye’nin itirafı, Yılmaz’ın savunmalarını kamuoyu nezdinde büyük ölçüde gölgede bıraktı. Bu gelişmeler üzerine resmî soruşturma başlatıldı. Savcılık, canlı yayında dile getirilen iddiaları ihbar kabul etti. Yetkililer, olası gömü yerlerinin tespiti ve eski adli kayıtların yeniden incelenmesi için çalışma başlattı. Medyanın ve kamuoyunun tepkisi Olay, medya ve sosyal medyada günlerdir başlıca gündem maddesi. “Tespih makinesi cinayeti” başlığıyla anılan dosya, toplumun her kesiminde öfke ve derin bir üzüntü yarattı. Sosyal medyada binlerce kişi, “Nasıl sustun?” diyerek anneye tepki gösterirken; bazıları ise annesinin maruz kaldığı şiddeti vurgulayarak daha karmaşık bir tabloya dikkat çekti. Öte yandan Müge Anlı ve ekibi, dosyanın yeniden açılmasındaki rolleri nedeniyle takdir topladı. Programın, 30 yıllık bir suskunluğu kırması, televizyon gazeteciliğinin etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Şimdi gözler adli makamlarda. Emine Yıldırımcan’ın cesedinin bulunup bulunamayacağı belirsizliğini korurken, kamuoyunda tek bir ortak dilek öne çıkıyor: “En azından bir mezarı olsun.”

2 çocuk annesi Gülhan altınları için öldürüldü Haber

2 çocuk annesi Gülhan altınları için öldürüldü

Siirt’te 39 yaşındaki Gülhan Börülce’nin evinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmada kan donduran detaylar ortaya çıktı. Olayla bağlantılı olarak gözaltına alınan üst komşuları Şükrü K. ve eşi Fatma K., çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Evinde bıçaklanmış halde bulundu Olay, 18 Aralık’ta Barış Mahallesi’ndeki bir lojmanda meydana geldi. Börülce’den haber alamayan yakınlarının ihbarı üzerine eve giren ekipler, genç kadını bıçaklanarak öldürülmüş halde buldu. Börülce’nin cenazesi otopsi için Siirt Eğitim ve Araştırma Hastanesi morguna kaldırıldı. Soruşturmayı Siirt Cumhuriyet Başsavcılığı yürüttü. Cinayet şüphelisi komşu çıktı Yapılan çalışmalar sonucunda, Börülce’nin üst komşuları Şükrü K. (32) ve Fatma K. (29) gözaltına alındı. Emniyette ifadesi alınan Şükrü K., cinayeti itiraf etti. Uzun süredir yasa dışı bahis oynadığını ve büyük borçlar altına girdiğini söyleyen Şükrü K., Gülhan Börülce’nin altınlarını bildiğini ve yaklaşık bir aydır cinayeti planladığını anlattı. Altınlar için planlı saldırı Şüpheli ifadesinde, Börülce’nin evine bahaneyle girdiğini, boğuşma sırasında mutfaktan aldığı bıçakla kadını öldürdüğünü ve kolundaki bilezikleri alarak kaçtığını söyledi. Altınları daha sonra bir kuyumcuda bozdurduğunu, paranın bir kısmıyla borçlarını ödediğini belirtti. Cinayetten sonra rol yaptı Şükrü K., olaydan sonra tekrar lojmana döndüğünü, kalp masajı yaptığını, sağlık ekipleri gelene kadar çevredekileri oyaladığını ve hatta otopside kimlik tanığı olarak bulunduğunu da ifadesinde kabul etti. “Pişmanım, suçlamayı kabul ediyorum” dedi. Komşu çift tutuklandı Şüpheliler, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Fatma K. suçlamaları reddederken, mahkeme her iki ismin de tutuklanmasına karar verdi. İki çocuk annesi Gülhan Börülce’nin altınları için öldürülmesi, kadın cinayetlerinde ekonomik saiklerin ve cezasızlık algısının geldiği noktayı bir kez daha gözler önüne serdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.