SON DAKİKA

#Cinsel Istismar

HABER DEĞER - Cinsel Istismar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinsel Istismar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sapık doktora şok karar: Ceza sil baştan mı? Haber

Sapık doktora şok karar: Ceza sil baştan mı?

Ankara’da kamuoyunu sarsan hayvanlara yönelik şiddet davasında yeni bir süreç başladı Ankara’da farklı kişilerden sahiplendiği köpeklere cinsel istismarda bulunduğu ve öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki doktor Muhammet Mustafa Duman hakkında verilen 9 yıl 9 ay hapis cezası, istinaf incelemesinde kaldırıldı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, dosyada tespit edilen eksikliklerin yeniden yargılamayla giderilebileceğine hükmetti. 9 yıl 9 aylık hapis kararı istinafta bozuldu Yerel mahkeme, sanık hakkında “ev hayvanlarını öldürme” ve “hayvanlara cinsel istismar” suçlarından toplam 9 yıl 9 ay hapis cezası ile adli para cezası vermişti. Ayrıca “müstehcenlik” suçundan verilen hapis ve para cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar alınmıştı. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya istinafa taşındı. İstinaf, dosyada kanuna aykırı eksiklikler tespit etti Dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17’nci Ceza Dairesi, delil değerlendirmesinde ve usulde giderilmesi gereken eksiklikler bulunduğunu belirtti. Bu eksikliklerin yeniden yargılama yapılarak tamamlanabileceği kanaatine varılarak hükmün kaldırılmasına karar verildi. Duruşmalar kamu düzeni gerekçesiyle kapalı yapılacak Mahkeme, dosya içeriğinin niteliği nedeniyle genel ahlak ve kamu güvenliğinin korunmasını gerekçe göstererek duruşmaların kapalı yapılmasına hükmetti. Sanığın mevcut delil durumu ve isnat edilen suçların ağırlığı dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına karar verildi. Yeniden yargılama 30 Ocak’ta başlıyor Kamuoyunda büyük tepki çeken dosyada ilk duruşmanın 30 Ocak’ta yapılacağı bildirildi. Süreç, hayvanlara yönelik şiddet ve cinsel istismar suçlarına ilişkin cezaların etkinliği ve yargılamanın şeffaflığı açısından yakından izleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen uluslararası operasyonlar kapsamında, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu Türkiye’ye getirildi. Gürcistan başta olmak üzere Almanya, Bulgaristan, ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’da yakalanan şüpheliler, adli süreçlerin tamamlanmasının ardından ülkeye iade edildi. Gürcistan başta olmak üzere 9 ülkeden iade Yetkililerden edinilen bilgilere göre, iade edilen şüphelilerin 27’si Gürcistan’dan, 4’ü Almanya’dan, 3’ü Bulgaristan’dan, diğerleri ise ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’dan getirildi. Operasyonlar, Interpol ve Europol iş birliğiyle eş zamanlı olarak yürütüldü. 20 kişi kırmızı bültenle aranıyordu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen 40 şüpheliden 20’sinin kırmızı bültenle arandığını belirtti. Bu kişiler arasında kasten öldürme, suç örgütüne üye olma, uyuşturucu madde ticareti, cinsel istismar, yağma ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan aranan isimlerin yer aldığı bildirildi. 20 şüpheli ulusal seviyede aranıyordu Ulusal seviyede aranan 20 şüphelinin ise terör örgütü propagandası, bilişim yoluyla dolandırıcılık, hırsızlık, ruhsatsız silah bulundurma, zimmet ve malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleme gibi suçlardan arandığı açıklandı. Bu kişilerin büyük bölümünün Gürcistan’da yakalandığı bildirildi. Emniyet birimlerine tebrik Bakan Yerlikaya, operasyonlarda görev alan Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri ile istihbarat, KOM, narkotik, asayiş, siber suçlar ve terörle mücadele birimlerini tebrik etti. Uluslararası iş birliğiyle gerçekleştirilen bu iadelerle birlikte, ağır suçlardan aranan 40 kişinin daha Türkiye’de yargı önüne çıkarılması sağlandı. Yetkililer, benzer operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Müge Anlı’ya canlı yayında kan donduran itiraf: Ercan kızımı gözümün önünde öldürdü Haber

Müge Anlı’ya canlı yayında kan donduran itiraf: Ercan kızımı gözümün önünde öldürdü

1995 yılında henüz 4 yaşındayken kaybolan Emine Yıldırımcan’ın akıbeti, 30 yıl sonra televizyon ekranlarında yeniden gündeme geldi. Dosyanın ele alındığı programda yapılan açıklamalar, bugüne kadar bilinmeyen ağır suç iddialarını ve aile içi şiddeti ortaya koydu. “Öz kızını istismar ettiği iddia edilen üvey baba yıllar sonra yeniden gündemde” Programda konuşan Emine’nin kuzeni Aymila, küçük kızın kaybolmadan önce annesi Raziye Tanrıkulu’nun, Ercan Yılmaz ile dini nikâhla birlikte yaşamaya başladığını anlattı. Aileye göre Emine’nin ortadan kaybolması bu birliktelikten sonra gerçekleşti. Yıllar boyunca Emine’yle görüşmelerinin engellendiğini belirten Aymila, şüphelerin başından beri üvey baba üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. “Tesbih makinesi” iddiası yayında dile getirildi Canlı yayına bağlanan Ercan Yılmaz’ın öz kızı Selin, babasının geçmişte cinsel istismar suçlamalarıyla cezaevine girdiğini hatırlatarak Emine’ye yönelik şiddet ve cinayet iddialarını detaylandırdı. Selin, Emine’nin öldürülmesinin ardından cesedin yok edilmesi için “tesbih makinesi” kullanıldığı yönünde anlatımlar yaptı. Bu iddia stüdyoda ve kamuoyunda büyük infial yarattı. Anne Raziye Tanrıkulu: “Her şeyi gözlerimle gördüm” Yayında ilk kez açıkça konuşan anne Raziye Tanrıkulu, kızının öldürülmesine tanık olduğunu belirterek yıllardır susmasının nedenini tehdit ve şiddetle açıkladı. Tanrıkulu, “Ercan, cinayeti benim üzerime yıkamakla ve ailemi öldürmekle tehdit etti. Korktum, kimseye anlatamadım” dedi. Yaşadıklarını anlatırken ağır psikolojik travma yaşadığını da dile getirdi. Soruşturma çağrısı güçlendi Programda yapılan itirafların ardından, kamuoyunda dosyanın yeniden açılması ve etkin bir soruşturma yürütülmesi çağrıları yükseldi. Emine Yıldırımcan’ın akıbetine ilişkin anlatımlar, Türkiye’de cezasızlık, çocuk istismarı ve aile içi şiddet tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Eğitim-Sen: Okullarda şiddet sistematik hale geldi Haber

Eğitim-Sen: Okullarda şiddet sistematik hale geldi

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda Ankara’dan Samsun’a, Mersin’den Manisa’ya kadar farklı illerde yaşanan vakaların, eğitim sisteminin derin bir yapısal sorunla karşı karşıya olduğunu gösterdiği vurgulandı. “Son bir ay içinde yaşananlar, çözüm üretilmediği takdirde okulda şiddetin kalıcı hale geleceğinin göstergesidir” ifadelerine yer verildi. Birçok kentten çarpıcı örnekler Raporda yer alan olaylar arasında; Mersin Anamur’da bir okul müdürünün 12 yaşındaki öğrencisi tarafından silahlı saldırıya uğraması, Samsun’da öğretmenlerin veliler tarafından darp edilmesi, Bursa İnegöl’de bir okul müdürünün öğrenciye fiziksel şiddet uygulaması ve Ankara’da öğretmenlere yönelik akran zorbalığının sosyal medyaya yansıması bulunuyor. Ayrıca Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşanan cinsel istismar vakası ile Manisa Turgutlu’da otizmli bir öğrencinin okul yönetimi tarafından şiddete maruz bırakılması da raporda yer aldı. “Şiddet idari bir araca dönüştü” Eğitim-Sen, Manisa Turgutlu’da yaşanan taciz iddiasını açığa çıkaran bir öğretmenin, “okulun adını çıkardığı” gerekçesiyle sistematik mobbinge maruz bırakılmasını, şiddetin yalnızca fiziksel değil idari bir araç olarak da kullanıldığının göstergesi olarak değerlendirdi. Sendikaya göre bu durum, öğretmenleri yalnızlaştıran ve itibarsızlaştıran mevcut eğitim politikalarının bir sonucu. Güvenlikçi değil, bütüncül çözüm çağrısı Raporda, okulda şiddetin x-ray cihazları, güvenlik kameraları veya kolluk önlemleriyle çözülemeyeceği vurgulandı. Eğitim-Sen; rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikolojik danışman sayısının artırılması ve her okul için “Krize Müdahale ve Eylem Planı” oluşturulması çağrısında bulundu. Aile içi şiddeti önleyici mekanizmaların kurulması ve ebeveyn eğitimlerinin yaygınlaştırılması da öneriler arasında yer aldı. Demokratik ve barışçıl okul iklimi vurgusu Sendika, ÇEDES ve benzeri projeler, MESEM’lerde çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması ve liyakatsiz atamaların eğitimdeki çürümeyi derinleştirdiğini savundu. Eğitim-Sen, çözümün “baskı ve korku mekânları” yerine; katılımcı, dayanışmacı ve barışçıl bir okul kültürünün inşa edilmesinden geçtiğini vurguladı.

Epstein dosyasında Türkiye iddiası: Kız çocukları istismar adasına götürüldü Haber

Epstein dosyasında Türkiye iddiası: Kız çocukları istismar adasına götürüldü

ABD’de çocuklara yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan milyarder Jeffrey Epstein dosyasına ilişkin yeni belgelerin yayımlanması, dünya genelinde yankı uyandırdı. Açıklanan belgelerde Türkiye’ye dair iddiaların da yer aldığı öne sürülürken, konu Türkiye kamuoyunda siyasi tartışma başlattı. ABD Adalet Bakanlığı belgeleri tartışma yarattı ABD Adalet Bakanlığı tarafından Epstein dosyasının bir bölümünün kamuoyuna açılmasının ardından, belgelerde farklı ülkelerden reşit olmayan kız çocuklarının istismar ağına dahil edildiğine dair ifadeler bulunduğu ileri sürüldü. Belgelerin, Epstein’in kurduğu sistemin uluslararası boyutuna işaret ettiği iddia edildi. Turhan Çömez: “Korkunç bir insanlık suçu” İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, belgelerde Türkiye’den küçük kız çocuklarının da “istismar adasına” götürüldüğünün yazdığını savundu. Çömez, çocukların İngilizce bilmedikleri için yaşadıkları zorlukların dahi not edildiğini belirterek, “Tek kelimeyle korkunç bir insanlık suçu” ifadelerini kullandı. Paylaşılan belgeye atıf yapıldı Çömez’in aktardığına göre belgede, Epstein’in Türkiye, Çek Cumhuriyeti, Asya ülkeleri ve farklı bölgelerden çok sayıda reşit olmayan kızı taşıdığı, bu çocukların bir kısmının İngilizce bilmediği bilgisi yer aldı. İddialar, Epstein’in istismar ağının küresel ölçekte örgütlendiğine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi. Geçmişe gönderme ve çağrı Çömez, yıllar önce küresel çocuk istismarı çetelerine ilişkin bir dosyayı dönemin İçişleri Bakanlığı’na sunduğunu ve bu sayede bazı suçluların yakalandığını da hatırlattı. Açıklamalar, Türkiye toplumunda çocukların korunmasına yönelik uluslararası işbirliği ve şeffaf soruşturma çağrılarını güçlendirdi. Toplumsal ve hukuki beklenti Sivil toplum çevreleri, iddiaların bağımsız ve kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini vurgularken, çocuk haklarının korunmasının evrensel bir sorumluluk olduğunun altını çiziyor. Belgelerde yer aldığı öne sürülen iddiaların doğruluğunun, hukuki süreçlerle netleştirilmesi bekleniyor.

Emine Yıldırımcan dosyasında üvey baba ve ‘tesbih makinesi’ detayı Haber

Emine Yıldırımcan dosyasında üvey baba ve ‘tesbih makinesi’ detayı

Kayıp dosya yıllar sonra yeniden açıldı Henüz çocuk yaşta kaybolan Emine Yıldırımcan’ın dosyası, aradan geçen yaklaşık 30 yılın ardından yeniden Türkiye toplumunun gündemine taşındı. Programda aktarılan yeni tanık anlatımları, çelişkili ifadeler ve aile beyanları dosyanın tekrar ele alınmasına yol açtı. Yayında, olayın aydınlatılması için geçmişte göz ardı edildiği iddia edilen detaylar kamuoyuyla paylaşıldı. Aile “gerçeği öğrenmek istiyoruz” diyerek başvurdu Emine Yıldırımcan’ın kuzeni ve amcası, yıllardır süren belirsizliğin sona ermesi talebiyle programa başvurdu. Aile üyeleri, küçük kızın kayboluşuna ilişkin soruların bugüne kadar yanıtsız kaldığını, çelişkili anlatımlar nedeniyle adalet duygusunun zedelendiğini dile getirdi. Kuzen Aymila, Emine’yi görmek ve iletişim kurmak istediklerini ancak annesi tarafından bu taleplerin engellendiğini öne sürdü. Şüpheler üvey baba üzerinde yoğunlaştı Yayında aktarılan bilgilere göre Emine’nin annesi, biyolojik babadan ayrıldıktan sonra Ercan Yılmaz ile dini nikâh kıydı ve Emine bu eve taşındı. Aile üyeleri, Emine’nin kaybolmasının da bu süreçten sonra gerçekleştiğini belirterek şüphelerin o dönemde de üvey baba üzerinde toplandığını ancak somut bir sonuca ulaşılamadığını ifade etti. “Tesbih makinesi” iddiası kamuoyunda infial yarattı Programda en çok tartışılan başlıklardan biri, yıllar sonra ortaya atılan ve kamuoyunda infial yaratan “tesbih makinesi” iddiası oldu. Yayına bağlanan tanıklar, Emine’ye yönelik şiddet uygulandığını ve ardından cesedin yok edilmesine ilişkin korkunç bir yöntemin kullanıldığını iddia etti. Bu anlatımlar, dosyanın seyrini değiştirebilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle geniş tartışma yarattı. Geçmişteki istismar iddiaları dosyaya eklendi Yayında paylaşılan bilgilere göre, Ercan Yılmaz’ın önceki evliliğinden olan üç kızının da 2000’li yıllarda cinsel istismar iddiasıyla şikâyetçi olduğu ve bu kapsamda 2004 yılında tutuklandığı belirtildi. Bu geçmiş dosyalar, Emine Yıldırımcan’ın kayboluşuna ilişkin iddialarla birlikte yeniden değerlendirilmesi gereken unsurlar arasında gösterildi. Üvey baba suçlamaları reddetti Programda adı geçen Ercan Yılmaz ise kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddetti. Özellikle “tesbih makinesi” iddiasının gerçeği yansıtmadığını savunan Yılmaz, teknik olarak bunun mümkün olmadığını ileri sürdü. Yayında yapılan bu savunma, tanık anlatımlarıyla birlikte kamuoyunun değerlendirmesine sunuldu. Toplum gerçeğin ortaya çıkmasını bekliyor Emine Yıldırımcan’ın kayboluşuna ilişkin dosya, Müge Anlı ile Tatlı Sert programında yeni tanıklar, ifadeler ve değerlendirmelerle ele alınmaya devam ediyor. Yaklaşık 30 yıldır yanıt bekleyen bu dosyada, Türkiye toplumunun ortak beklentisi gerçeğin ortaya çıkması ve adaletin sağlanması yönünde.

“Nasıl dışarıda?” sorusu stüdyoyu ayağa kaldırdı: Müge Anlı’da Emine davası Türkiye toplumunu sarstı Haber

“Nasıl dışarıda?” sorusu stüdyoyu ayağa kaldırdı: Müge Anlı’da Emine davası Türkiye toplumunu sarstı

Programda ortaya atılan iddialar yargı sürecini yeniden tartışmaya açtı Canlı yayında paylaşılan bilgilere göre, Emine Yıldırımcan’ın ölümüyle ilgili olarak üvey baba Ercan Yılmaz hakkında cinsel istismar ve kasten öldürme suçlamaları bulunuyor. Programda dile getirilen iddialar, hem olayın vahameti hem de yargı sürecine ilişkin soru işaretleri nedeniyle Türkiye toplumunda infial yarattı. “52 yıl ceza aldı deniliyor, peki nasıl serbest?” sorusu gündemde Programın sunucusu Müge Anlı, dosyada yer aldığı ifade edilen mahkûmiyet kararlarına dikkat çekerek, “Cinsel istismardan ve kasten öldürmeden toplamda onlarca yıl ceza aldığı belirtiliyor. Bu kararlar onanmışsa, nasıl oluyor da bugün dışarıda?” sorusunu yöneltti. Bu ifade, adalet sisteminin infaz ve denetim mekanizmalarının kamuoyu tarafından yeniden sorgulanmasına neden oldu. Yayına bağlanan tanık beyanları tartışmayı derinleştirdi Canlı yayına bağlanan bazı kişiler, olayla ilgili bildiklerini anlattıklarını belirterek, iddiaların ciddiyetine vurgu yaptı. Programda, aile içinden geldiği ifade edilen bazı anlatımların soruşturma makamları tarafından değerlendirilmesi gerektiği çağrısı yapıldı. Sunucu ve uzmanlar, tüm iddiaların hukuki mercilerce titizlikle incelenmesi gerektiğinin altını çizdi. Çocuklara yönelik şiddet iddiaları toplumda ortak bir hassasiyet yarattı Yayında dile getirilen iddialar, çocuklara yönelik her türlü şiddet ve istismarın Türkiye toplumunda kabul edilemez olduğu yönündeki ortak duyarlılığı bir kez daha görünür kıldı. Sosyal medyada çok sayıda yurttaş, dosyanın yeniden ele alınması ve infaz süreçlerine ilişkin şeffaf bir açıklama yapılması çağrısında bulundu. Yetkililere çağrı: Hukuki süreç şeffaf biçimde açıklansın Programda ve kamuoyunda yükselen tepkilerin ortak noktası, iddiaların doğruluğunun yargı makamları tarafından açık ve şeffaf biçimde ortaya konması talebi oldu. Uzmanlar, çocukların korunmasına yönelik mekanizmaların güçlendirilmesi ve benzer dosyalarda infaz süreçlerinin kamuoyuna net biçimde anlatılmasının, Türkiye toplumunun adalete olan güveni açısından hayati olduğuna dikkat çekti.

Maduro’dan Washington’a meydan okuma: ABD’nin ‘terör örgütü’ dediği o çeteleri tarihe gömdük! Haber

Maduro’dan Washington’a meydan okuma: ABD’nin ‘terör örgütü’ dediği o çeteleri tarihe gömdük!

"Suç imparatorluklarını yıktık" Başkent Caracas’ta Bolivarcı Ulusal Polis Servisi Akademisi’nin yeni merkezinin açılışında konuşan Maduro, suç örgütlerine karşı yürütülen amansız mücadelede sona gelindiğini savundu. Maduro; insan kaçakçılığı, uyuşturucu ticareti ve suikastlarla anılan Tren de Aragua, Tren del Llano ve "El Koki" olarak bilinen yapıların, devletin demir yumruğuyla etkisiz hale getirildiğini belirtti. "Biz tehdit değil, kıtanın güvenlik teminatıyız" ABD yönetiminin Karayipler’deki askeri hareketliliğini ve Venezuela’ya yönelik "saldırgan" politikalarını eleştiren Maduro, Washington’a net bir mesaj gönderdi. Ülkesinin ABD için hiçbir zaman bir tehdit oluşturmadığını vurgulayan Venezuela lideri, "Venezuela ABD için ne geçmişte ne de bugün bir tehdittir; asla da olmayacaktır. Aksine biz tüm Amerika kıtası için bir güvenlik garantisi ve umuduz" ifadelerini kullandı. Maduro, emperyalist tavırlara rağmen ABD dahil tüm ülkelerle istihbarat paylaşımı ve ortak güvenlik operasyonlarına hazır olduklarını da sözlerine ekledi. ABD yaptırım listesine almıştı Maduro’nun "bitirdik" dediği Tren de Aragua çetesi, yakın zamanda ABD Hazine Bakanlığı’nın radarına girmişti. Washington yönetimi, çeteyi "yabancı terör örgütü" olarak tanımlayarak göçmen kaçakçılığı, kara para aklama ve cinsel istismar gibi suçlara karıştığı gerekçesiyle örgüte yönelik yeni yaptırım kararları almıştı.

Binlerce kişiye tahliye yolu açıldı ama o suçları işleyenler listeden silindi! Haber

Binlerce kişiye tahliye yolu açıldı ama o suçları işleyenler listeden silindi!

Kadın ve çocuğa karşı suç işleyenler tahliye edilmeyecek: işte kapsam dışı kalanlar Meclis'ten geçen yeni düzenleme, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar bakımından hükümlülerin kapalı cezaevinden açık cezaevine ve oradan da denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılmalarına olanak tanıyor. İlk etapta 55 bin, birkaç ay içinde ise toplam 115 bin yurttaşın tahliyesini öngören bu düzenlemede, AKP'nin kamuoyundan yükselen tepkileri dikkate almasıyla kritik bir değişikliğe gidildi. Daha önceki taslaklarda sadece terör ve anayasal düzene karşı suçlar kapsam dışı tutulurken, kabul edilen son haliyle kadınlara ve çocuklara karşı işlenen ağır suçlar da "af" kapsamından çıkarıldı. Buna göre eşe, boşanılan eşe, kadınlara ve çocuklara karşı kasten öldürme, cinsel istismar ve cinsel saldırı suçu işleyenler bu erken tahliye imkanından yararlanamayacak. Çocukları suça sürükleyen çete liderlerine 30 yıl hapis ve trafik zorbalarına yeni cezalar Pakette dikkat çeken bir diğer önemli değişiklik, suç örgütleri ve kamu güvenliğini tehdit eden eylemlerle ilgili oldu. Ahmet Minguzzi cinayetinin ardından gündeme gelen "suça sürüklenen çocuklar" için ceza artırımı planından "çocuğun üstün yararı" ilkesi gözetilerek vazgeçildi; bunun yerine çocukları suç aracı olarak kullanan çetelere odaklanıldı. Silahlı çetelerin 18 yaşın altındaki çocukları kullanması durumunda örgüt yöneticilerine 30 yıla kadar hapis cezası verilmesinin önü açıldı. Ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye atan ve "yol kesme" olarak bilinen eylemler artık tek başına bir suç sayılarak faillere 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Toplu alanlarda havaya ateş açarak yurttaşların hayatını riske atan kişilere ise 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası verilebilecek. Dolandırıcılıkla mücadelede biyometrik dönem ve akıl hastaları için yeni tedbirler Yargı paketi, artan dolandırıcılık vakalarına karşı finansal güvenlik önlemlerini de sıkılaştırıyor. Banka hesabı açılışlarında fotoğraf, yüz tanıma veya çipli kimlik gibi biyometrik doğrulama yöntemleri zorunlu hale getirilirken, şüpheli durumlarda hesapların 48 saate kadar askıya alınabilmesi sağlanacak. Bir kişinin alabileceği GSM hattı sayısına sınırlama getirilirken, dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının asliye ceza mahkemelerinde yapılarak daha hızlı sonuçlandırılması hedefleniyor. Pakette ayrıca "tam akıl hastası" tanısı konulan hükümlülerin rehabilitasyon süreci tamamlanmadan toplum içine karışmasını engelleyecek düzenlemeler de yer alıyor. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, yasanın Meclis Genel Kurulu'ndan geçse bile cezaevlerindeki altyapı hazırlıkları nedeniyle hemen uygulanamayacağını, sürecin zaman alacağını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.