SON DAKİKA

#Cinsel Istismar

HABER DEĞER - Cinsel Istismar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinsel Istismar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Epstein belgelerinde yeni iddia! İsrail bağlantılarına dair dikkat çeken detaylar Haber

Epstein belgelerinde yeni iddia! İsrail bağlantılarına dair dikkat çeken detaylar

Jeffrey Epstein’a ilişkin kamuoyuyla paylaşılan resmi belgelerde yeni ayrıntılar ortaya çıktı. 2005 yılına ait vergi belgelerinde Epstein’ın çeşitli kuruluşlara bağış yaptığı görülürken, bu kuruluşlar arasında İsrail Savunma Kuvvetleri’ni destekleyen bir derneğin de bulunduğu aktarıldı. Bağış kayıtları dosyalara yansıdı Belgelere göre Epstein, 3 Mart 2005’te “İsrail Savunma Kuvvetleri Dostları” adlı derneğe 25 bin dolar bağışta bulundu. Ayrıca Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimcilere fon sağladığı belirtilen “Yahudi Ulusal Fonu”na 15 bin dolar, Yahudi Kadınlar Ulusal Konseyi’ne ise 5 bin dolar verdiği kaydedildi. Filistin’e ilişkin ifadeleri tartışma yarattı Dosyalarda yer alan 20 Mayıs 2012 tarihli bir e-postada Epstein’ın Filistin’e dair görüşleri de dikkat çekti. Yazışmada Filistin’in tarihsel statüsüne ilişkin tartışmalı değerlendirmeler yaptığı görüldü. Söz konusu ifadeler, belgelerin yayımlanmasının ardından uluslararası kamuoyunda yeni tartışmaların fitilini ateşledi. Cenaze sürecine dair ilginç tanıklık FBI’a ait 12 Ağustos 2019 tarihli bir belgede, kimliği gizlenen bir tanığın ifadesine de yer verildi. Tanık, cenaze töreni sırasında basın mensuplarının boş kutular bulunan bir aracı takip etmesinin sağlandığını, ardından Epstein’ın cenazesinin farklı bir araçla taşındığını öne sürdü. Epstein dosyası yıllardır gündemde Çocuklara yönelik cinsel istismar ağı kurmak suçlamasıyla yargılanan Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Cezaevi’ndeki hücresinde ölü bulunmuştu. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), Adalet Bakanlığı ile yürütülen inceleme sonucunda Epstein’ın ölümünün intihar olduğu sonucuna varıldığını açıklamıştı. Dava dosyalarında siyaset, iş dünyası ve eğlence sektöründen çok sayıda tanınmış ismin adının geçmesi uzun süre kamuoyunun gündeminde yer almıştı. Yetkililer ise “müşteri listesi” tutulduğuna dair herhangi bir kanıt bulunamadığını bildirmişti. Ortaya çıkan yeni belgeler, Epstein soruşturmasının etkilerinin uluslararası ölçekte sürmeye devam ettiğini gösterirken, dosyalardaki bilgilerin nasıl yorumlanacağı ve yeni gelişmelerin yaşanıp yaşanmayacağı merak konusu olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein belgeleri siyaset dünyasını sarstı! Eski bakan görevini apar topar bıraktı Haber

Epstein belgeleri siyaset dünyasını sarstı! Eski bakan görevini apar topar bıraktı

Fransa’nın eski Kültür Bakanı Jack Lang, Jeffrey Epstein ile geçmiş temaslarının ortaya çıkmasının ve hakkında mali soruşturma başlatılmasının ardından Paris merkezli Arap Dünyası Enstitüsü (IMA) başkanlığı görevinden istifa etti. Fransa Dışişleri Bakanlığı, kendi denetimlerindeki kurumun başındaki Lang’ın istifasının Bakan Jean-Noel Barrot tarafından kabul edildiğini açıkladı. İstifanın, dışişleri yetkilileriyle yapılması planlanan acil toplantı öncesinde gerçekleştiği bildirildi. Belgelerde adı yüzlerce kez geçti ABD Adalet Bakanlığı tarafından 30 Ocak’ta yayımlanan Epstein belgelerinde Lang’ın isminin 600’den fazla kez yer aldığı belirtildi. Dosyada, Lang ile reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken hapishanede ölü bulunan Epstein arasında 2012-2019 yılları arasında aralıklı yazışmalar bulunduğu aktarıldı. Yazışmalarda Paris’te kültürel ziyaret önerilerinin yer aldığı, ayrıca 2017’de Epstein’ın Lang’a Fas seyahati için özel uçağını tahsis ettiğine dair ifadelerin bulunduğu kaydedildi. Offshore iddiaları soruşturmayı derinleştirdi Fransa Ulusal Mali Savcılığı, Lang ve film yapımcısı kızı Caroline Lang hakkında “vergi dolandırıcılığı kaynaklı para aklama” suçlamasıyla soruşturma başlattı. Soruşturmanın, Epstein dosyalarında geçen offshore şirket bağlantılarına dayandığı bildirildi. Bağımsız araştırma sitesi Mediapart’a göre Epstein’ın 2016’da ABD’ye bağlı Virgin Adaları’nda kurduğu bir offshore şirketin hisselerinin yarısının Caroline Lang’a ait olduğu ortaya çıktı. Vasiyette 5 milyon euro iddiası Belgelerde Caroline Lang’ın adının da 900’den fazla kez geçtiği belirtilirken, gelişmelerin ardından Lang’ın Fransa Bağımsız Yapımcılar Sendikası’ndaki görevinden istifa ettiği aktarıldı. Mediapart, Epstein’ın vasiyetinde Caroline Lang’a 5 milyon euro bıraktığını yazdı. Caroline Lang ise France 2’ye yaptığı açıklamada böyle bir vasiyetten haberi olmadığını ve herhangi bir ödeme almadığını ifade etti. Doğrudan suç bağlantısına dair kanıt bulunmadı Le Monde ve Mediapart tarafından yapılan incelemelerde, yayımlanan ABD belgelerinde Jack Lang veya kızının Epstein’ın cinsel suçlarına doğrudan karıştığını gösteren bir kanıt bulunmadığı vurgulandı. Buna karşın ortaya çıkan temaslar ve mali iddialar, Fransa kamuoyunda şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Fransız siyasetinin tanınan isimlerinden biriydi Jack Lang, 1980’ler ve 1990’larda Cumhurbaşkanı François Mitterrand döneminde Kültür Bakanı olarak görev yapmış ve Louvre Piramidi gibi büyük kültürel projelerde rol almıştı. 2013 yılından bu yana Arap Dünyası Enstitüsü’nün başkanlığını yürütüyordu. İstifanın ardından kurumun yönetimine ilişkin yeni adımların nasıl şekilleneceği merak konusu olurken, gelişmelerin Fransa’da siyaset ve kültür çevrelerinde uzun süre tartışılması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Epstein’ın hücresindeki sır perdesi aralanıyor! Son saatlere ait görüntüler yayımlandı Haber

Epstein’ın hücresindeki sır perdesi aralanıyor! Son saatlere ait görüntüler yayımlandı

Cinsel istismar ve insan ticareti suçlamalarıyla yargılanmayı beklerken 2019’da cezaevinde ölü bulunan finansçı Jeffrey Epstein hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. ABD Adalet Bakanlığı tarafından yayımlanan görüntüler, Manhattan’daki Metropolitan Correctional Center (MCC) cezaevinde yaşanan kritik saatlere dair dikkat çekici bilgiler içeriyor. Olayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen, güvenlik zafiyetleri ve prosedür ihlalleri kamuoyundaki soru işaretlerini canlı tutuyor. Yüksek riskli mahkûm olarak tutuluyordu 6 Temmuz 2019’da tutuklanan Epstein, ağır suçlamalar ve kamuoyundaki tanınırlığı nedeniyle “yüksek riskli” statüsüne alınmıştı. Psikolojik değerlendirmelerde intihar düşüncesi olmadığını ifade ettiği belirtilse de cezaevi yönetimi, olası risklere karşı özel gözetim uygulamıştı. Hücre arkadaşıyla yaşanan olay dikkat çekmişti 23 Temmuz’da dört cinayetten hükümlü Nicholas Tartaglione ile kaldığı hücrede boynunda kızarıklıklarla yerde bulunması ilk alarmı vermişti. Epstein, hücre arkadaşının kendisini öldürmeye çalıştığını öne sürerken Tartaglione bu iddiayı reddetti. Kısa süreli gözlemin ardından Epstein tek kişilik hücreye alındı. Son temas: 20 dakikalık telefon görüşmesi 9 Ağustos’ta mahkemeye çıkan Epstein’ın yaklaşık 20 dakika süren bir telefon görüşmesi yaptığı ve bunun dış dünyayla kurduğu son temas olduğu kaydedildi. Protokol ihlali iddiası Resmi kayıtlara göre 10 Ağustos gecesi saat 03.00 ile 05.00 arasında yapılması gereken iki zorunlu hücre kontrolü gerçekleştirilmedi. Bu detay, ölümün ardından başlatılan soruşturmalarda en çok tartışılan başlıklardan biri oldu. Dakika dakika ölüm süreci Saat 06.33’te cezaevi personeli tıbbi acil durum bildirimi yaptı ve ilk açıklamalarda Epstein’ın kendini astığı ifade edildi. Nabzı alınamayan mahkûm kısa süre içinde revire götürüldü ve hayata döndürme çalışmaları başlatıldı. Ancak saat 07.36’da hastanede ölüm resmen ilan edildi. Komplo teorileri neden bitmiyor? Yetkililer ölüm nedenini intihar olarak açıklasa da Epstein’ın siyaset, iş dünyası ve elit çevrelerle bağlantıları olduğu iddiaları, olayın yalnızca bireysel bir vakadan ibaret olup olmadığı sorusunu sürekli gündemde tutuyor. Yeni yayımlanan görüntüler, tartışmaları sona erdirmekten çok yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump masum mu? Haber

Trump masum mu?

ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te düzenlenen törende basın mensuplarının sorularını yanıtlarken Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump, yayımlanan belgelerde kendisiyle bağlantılı herhangi bir bulguya rastlanmadığını ileri sürerek masumiyetinin ortaya çıktığını söyledi. “Binlerce, milyonlarca sayfa belge incelendi ve benimle ilgili hiçbir şey bulunamadı” diyen Trump, Epstein tartışmalarının artık geride bırakılması gerektiğini belirtti. Ülkenin yönetimine odaklanmanın daha önemli olduğunu vurgulayan Trump, Epstein ile ilişkili olduğunu iddia ettiği bazı Demokrat isimlere de gönderme yaptı. Epstein dosyaları kapsamında eski ABD Başkanı Bill Clinton ile eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın Kongre’de ifade verecek olmasına da değinen Trump, bu durumu “üzücü” olarak nitelendirdi ve Hillary Clinton’ın yetenekli bir siyasetçi olduğunu ifade etti. Jeffrey Epstein, reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurma suçlamalarıyla yargılanırken 10 Ağustos 2019’da New York’taki cezaevi hücresinde ölü bulunmuştu. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı tarafından yürütülen incelemelerde Epstein’ın intihar ettiği sonucuna varılmıştı. Dosyalarda siyaset, iş dünyası ve sanat camiasından birçok tanınmış ismin adı geçse de yetkililer “müşteri listesi” tutulduğuna dair somut kanıt bulunamadığını açıklamıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sapık doktora şok karar: Ceza sil baştan mı? Haber

Sapık doktora şok karar: Ceza sil baştan mı?

Ankara’da kamuoyunu sarsan hayvanlara yönelik şiddet davasında yeni bir süreç başladı Ankara’da farklı kişilerden sahiplendiği köpeklere cinsel istismarda bulunduğu ve öldürdüğü suçlamasıyla yargılanan 28 yaşındaki doktor Muhammet Mustafa Duman hakkında verilen 9 yıl 9 ay hapis cezası, istinaf incelemesinde kaldırıldı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, dosyada tespit edilen eksikliklerin yeniden yargılamayla giderilebileceğine hükmetti. 9 yıl 9 aylık hapis kararı istinafta bozuldu Yerel mahkeme, sanık hakkında “ev hayvanlarını öldürme” ve “hayvanlara cinsel istismar” suçlarından toplam 9 yıl 9 ay hapis cezası ile adli para cezası vermişti. Ayrıca “müstehcenlik” suçundan verilen hapis ve para cezasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar alınmıştı. Kararın temyiz edilmesi üzerine dosya istinafa taşındı. İstinaf, dosyada kanuna aykırı eksiklikler tespit etti Dosyayı inceleyen Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17’nci Ceza Dairesi, delil değerlendirmesinde ve usulde giderilmesi gereken eksiklikler bulunduğunu belirtti. Bu eksikliklerin yeniden yargılama yapılarak tamamlanabileceği kanaatine varılarak hükmün kaldırılmasına karar verildi. Duruşmalar kamu düzeni gerekçesiyle kapalı yapılacak Mahkeme, dosya içeriğinin niteliği nedeniyle genel ahlak ve kamu güvenliğinin korunmasını gerekçe göstererek duruşmaların kapalı yapılmasına hükmetti. Sanığın mevcut delil durumu ve isnat edilen suçların ağırlığı dikkate alınarak tutukluluk halinin devamına karar verildi. Yeniden yargılama 30 Ocak’ta başlıyor Kamuoyunda büyük tepki çeken dosyada ilk duruşmanın 30 Ocak’ta yapılacağı bildirildi. Süreç, hayvanlara yönelik şiddet ve cinsel istismar suçlarına ilişkin cezaların etkinliği ve yargılamanın şeffaflığı açısından yakından izleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi Haber

Kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan 40 suçlu Türkiye’ye getirildi

İçişleri Bakanlığı koordinesinde yürütülen uluslararası operasyonlar kapsamında, kırmızı bültenle ve ulusal seviyede aranan toplam 40 suçlu Türkiye’ye getirildi. Gürcistan başta olmak üzere Almanya, Bulgaristan, ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’da yakalanan şüpheliler, adli süreçlerin tamamlanmasının ardından ülkeye iade edildi. Gürcistan başta olmak üzere 9 ülkeden iade Yetkililerden edinilen bilgilere göre, iade edilen şüphelilerin 27’si Gürcistan’dan, 4’ü Almanya’dan, 3’ü Bulgaristan’dan, diğerleri ise ABD, Hırvatistan, İsviçre, Karadağ, Rusya ve Yunanistan’dan getirildi. Operasyonlar, Interpol ve Europol iş birliğiyle eş zamanlı olarak yürütüldü. 20 kişi kırmızı bültenle aranıyordu İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, iade edilen 40 şüpheliden 20’sinin kırmızı bültenle arandığını belirtti. Bu kişiler arasında kasten öldürme, suç örgütüne üye olma, uyuşturucu madde ticareti, cinsel istismar, yağma ve resmi belgede sahtecilik gibi suçlardan aranan isimlerin yer aldığı bildirildi. 20 şüpheli ulusal seviyede aranıyordu Ulusal seviyede aranan 20 şüphelinin ise terör örgütü propagandası, bilişim yoluyla dolandırıcılık, hırsızlık, ruhsatsız silah bulundurma, zimmet ve malvarlığı değerlerinin gayrimeşru kaynağını gizleme gibi suçlardan arandığı açıklandı. Bu kişilerin büyük bölümünün Gürcistan’da yakalandığı bildirildi. Emniyet birimlerine tebrik Bakan Yerlikaya, operasyonlarda görev alan Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı yetkilileri ile istihbarat, KOM, narkotik, asayiş, siber suçlar ve terörle mücadele birimlerini tebrik etti. Uluslararası iş birliğiyle gerçekleştirilen bu iadelerle birlikte, ağır suçlardan aranan 40 kişinin daha Türkiye’de yargı önüne çıkarılması sağlandı. Yetkililer, benzer operasyonların kararlılıkla sürdürüleceğini vurguladı.

Müge Anlı’ya canlı yayında kan donduran itiraf: Ercan kızımı gözümün önünde öldürdü Haber

Müge Anlı’ya canlı yayında kan donduran itiraf: Ercan kızımı gözümün önünde öldürdü

1995 yılında henüz 4 yaşındayken kaybolan Emine Yıldırımcan’ın akıbeti, 30 yıl sonra televizyon ekranlarında yeniden gündeme geldi. Dosyanın ele alındığı programda yapılan açıklamalar, bugüne kadar bilinmeyen ağır suç iddialarını ve aile içi şiddeti ortaya koydu. “Öz kızını istismar ettiği iddia edilen üvey baba yıllar sonra yeniden gündemde” Programda konuşan Emine’nin kuzeni Aymila, küçük kızın kaybolmadan önce annesi Raziye Tanrıkulu’nun, Ercan Yılmaz ile dini nikâhla birlikte yaşamaya başladığını anlattı. Aileye göre Emine’nin ortadan kaybolması bu birliktelikten sonra gerçekleşti. Yıllar boyunca Emine’yle görüşmelerinin engellendiğini belirten Aymila, şüphelerin başından beri üvey baba üzerinde yoğunlaştığını ifade etti. “Tesbih makinesi” iddiası yayında dile getirildi Canlı yayına bağlanan Ercan Yılmaz’ın öz kızı Selin, babasının geçmişte cinsel istismar suçlamalarıyla cezaevine girdiğini hatırlatarak Emine’ye yönelik şiddet ve cinayet iddialarını detaylandırdı. Selin, Emine’nin öldürülmesinin ardından cesedin yok edilmesi için “tesbih makinesi” kullanıldığı yönünde anlatımlar yaptı. Bu iddia stüdyoda ve kamuoyunda büyük infial yarattı. Anne Raziye Tanrıkulu: “Her şeyi gözlerimle gördüm” Yayında ilk kez açıkça konuşan anne Raziye Tanrıkulu, kızının öldürülmesine tanık olduğunu belirterek yıllardır susmasının nedenini tehdit ve şiddetle açıkladı. Tanrıkulu, “Ercan, cinayeti benim üzerime yıkamakla ve ailemi öldürmekle tehdit etti. Korktum, kimseye anlatamadım” dedi. Yaşadıklarını anlatırken ağır psikolojik travma yaşadığını da dile getirdi. Soruşturma çağrısı güçlendi Programda yapılan itirafların ardından, kamuoyunda dosyanın yeniden açılması ve etkin bir soruşturma yürütülmesi çağrıları yükseldi. Emine Yıldırımcan’ın akıbetine ilişkin anlatımlar, Türkiye’de cezasızlık, çocuk istismarı ve aile içi şiddet tartışmalarını bir kez daha gündeme taşıdı.

Eğitim-Sen: Okullarda şiddet sistematik hale geldi Haber

Eğitim-Sen: Okullarda şiddet sistematik hale geldi

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen), eğitim kurumlarında yaşanan şiddet olaylarına ilişkin kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda Ankara’dan Samsun’a, Mersin’den Manisa’ya kadar farklı illerde yaşanan vakaların, eğitim sisteminin derin bir yapısal sorunla karşı karşıya olduğunu gösterdiği vurgulandı. “Son bir ay içinde yaşananlar, çözüm üretilmediği takdirde okulda şiddetin kalıcı hale geleceğinin göstergesidir” ifadelerine yer verildi. Birçok kentten çarpıcı örnekler Raporda yer alan olaylar arasında; Mersin Anamur’da bir okul müdürünün 12 yaşındaki öğrencisi tarafından silahlı saldırıya uğraması, Samsun’da öğretmenlerin veliler tarafından darp edilmesi, Bursa İnegöl’de bir okul müdürünün öğrenciye fiziksel şiddet uygulaması ve Ankara’da öğretmenlere yönelik akran zorbalığının sosyal medyaya yansıması bulunuyor. Ayrıca Şırnak’ın Cizre ilçesinde yaşanan cinsel istismar vakası ile Manisa Turgutlu’da otizmli bir öğrencinin okul yönetimi tarafından şiddete maruz bırakılması da raporda yer aldı. “Şiddet idari bir araca dönüştü” Eğitim-Sen, Manisa Turgutlu’da yaşanan taciz iddiasını açığa çıkaran bir öğretmenin, “okulun adını çıkardığı” gerekçesiyle sistematik mobbinge maruz bırakılmasını, şiddetin yalnızca fiziksel değil idari bir araç olarak da kullanıldığının göstergesi olarak değerlendirdi. Sendikaya göre bu durum, öğretmenleri yalnızlaştıran ve itibarsızlaştıran mevcut eğitim politikalarının bir sonucu. Güvenlikçi değil, bütüncül çözüm çağrısı Raporda, okulda şiddetin x-ray cihazları, güvenlik kameraları veya kolluk önlemleriyle çözülemeyeceği vurgulandı. Eğitim-Sen; rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, psikolojik danışman sayısının artırılması ve her okul için “Krize Müdahale ve Eylem Planı” oluşturulması çağrısında bulundu. Aile içi şiddeti önleyici mekanizmaların kurulması ve ebeveyn eğitimlerinin yaygınlaştırılması da öneriler arasında yer aldı. Demokratik ve barışçıl okul iklimi vurgusu Sendika, ÇEDES ve benzeri projeler, MESEM’lerde çocuk işçiliğinin meşrulaştırılması ve liyakatsiz atamaların eğitimdeki çürümeyi derinleştirdiğini savundu. Eğitim-Sen, çözümün “baskı ve korku mekânları” yerine; katılımcı, dayanışmacı ve barışçıl bir okul kültürünün inşa edilmesinden geçtiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.