SON DAKİKA

#Cinsel Saldırı

HABER DEĞER - Cinsel Saldırı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cinsel Saldırı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gülistan Doku soruşturmasında 15 ilde 18 gözaltı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında 15 ilde 18 gözaltı

19 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen operasyon kapsamında 21 adreste arama yapılırken, 18 şüpheli gözaltına alındı. "Delillere müdahale edildi" şüphesi Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, soruşturma sürecinde bazı kolluk görevlilerinin delillere müdahale ettiği yönünde şüphe oluştuğunu belirtti. Bu kapsamda düğmeye basan ekipler, "19 şüpheliye yönelik işlem" başlatırken, "18 şüphelinin gözaltına alındığını" ve "21 adreste arama yapıldığını" bildirdi. Dosyada kritik gelişmeler yaşanıyor Gülistan Doku'dan (21) 5 Ocak 2020'den itibaren haber alamayan ailesinin Diyarbakır'dan Tunceli'ye gelerek yaptığı kayıp başvurusunun ardından başlatılan süreç, uzun süre sonuçsuz kalmıştı. Dosyanın Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yeniden ele alınmasıyla birlikte özel bir JASAT ekibi kurulmuş, "67'si ana arter olmak üzere 70 KGYS ve güvenlik kamerasına ait yaklaşık 700 saatlik görüntü" saniye saniye incelenmişti. Yürütülen soruşturma kapsamında daha önce "kasten öldürme", "kasten öldürmeye yardım", "cinsel saldırı", "suç delillerinin gizlenmesi-yok edilmesi", "bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girmek suretiyle verileri yok etme-bozma", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "suçu bildirmeme" ve "suçluyu kayırma" suçlamalarıyla aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, dönemin başhekimi ve bazı emniyet mensuplarının da bulunduğu çok sayıda zanlı tutuklanmıştı. ABD'ye kaçtığı tespit edilen ve hakkında kırmızı bülten çıkarılan şüpheli Umut Altaş ise ABD güvenlik birimlerince tutuklanmış, Türkiye'ye iade süreci başlatılmıştı. Umut Altaş'ı ICE gözetim merkezinde ziyaret eden bir ABD'li avukat, Altaş'ın "Türkiye'ye iade edilmek istediğini" ve "Gülistan Doku'nun ölümüne ilişkin Türkiye'de savcıyla görüşüp, bedeninin bulunduğu yeri göstereceğini ifade ettiğini" aktarmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tanju Özcan hakkında "cinsel saldırı" suçundan tutuklama kararı Haber

Tanju Özcan hakkında "cinsel saldırı" suçundan tutuklama kararı

Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Özcan hakkında bir belediye çalışanı tarafından öne sürülen "cinsel saldırı" iddiası üzerine ikinci bir tutuklama kararı daha verildi. Cinsel saldırı iddiaları soruşturmayı derinleştirdi Belediye çalışanı Öznur Çağalı'nın savcılığa sunduğu ifadeler, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Çağalı, Tanju Özcan'ın kendisini çeşitli dönemlerde otel görüşmelerine zorladığını ve kendisine tehditle birden fazla kez cinsel saldırıda bulunduğu iddiasında bulundu. Bu iddiaların ardından, hali hazırda cezaevinde bulunan Özcan hakkında mahkeme tarafından söz konusu dosya kapsamında tutuklama kararı çıkarıldı. Makam şoförü de cezaevine gönderildi Soruşturma kapsamında, Tanju Özcan'ın makam şoförü Suat Çelikcan da gözaltına alındı. Şoförün, Özcan ile Öznur Çağalı arasında gerçekleştiği iddia edilen otel görüşmelerine aracılık ettiği öne sürüldü. Adliyeye sevk edilen Çelikcan, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Çelikcan ifadesinde, Çağalı'yı otele bıraktığını kabul ederken, söz konusu iddialara dair herhangi bir bilgisinin veya dahlinin bulunmadığını savundu. Mağdur alışandan "zincirleme suç" iddiaları Yaşanan süreçte kendisini güvende hissetmediğini belirten Öznur Çağalı, savcılık ifadesinde aralarında Tanju Özcan ve şoförünün de bulunduğu beş isim hakkında şikayetçi oldu. Çağalı, kendisine tehditle birden fazla kez cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla Tanju Özcan'dan, delil karartmaya çalıştığını öne sürdüğü şüphelilerden ve şoför Suat Çelikcan'dan şikayetçi olduğunu dile getirdi. Soruşturma, iddialar ve bağlantılı isimlerle birlikte genişleyerek devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Norveç Kraliyet Ailesi mesubuna 4 yıl hapis Haber

Norveç Kraliyet Ailesi mesubuna 4 yıl hapis

Veliaht Prenses Mette-Marit’in 29 yaşındaki oğlu Marius Borg Høiby, uzun süredir gündemi meşgul eden ve ülke çapında büyük yankı uyandıran çok sayıda suçlamanın yer aldığı davada hakim karşısına çıktı. Mahkeme, Høiby’nin iki ayrı tecavüz suçundan suçlu bulunarak 4 yıl hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. 40 ayrı suçlamayla yargılandı Norveç Kraliyet Ailesi'ni derinden etkileyen ve kamuoyunda geniş yer bulan dava sürecinde, Marius Borg Høiby toplamda 40 farklı suçlama ile karşı karşıyaydı. Savcılığın 16 yıla kadar hapis cezası talep ettiği süreçte; mahkeme, sanığı iki tecavüz suçlamasından hüküm giydirirken, diğer iki tecavüz iddiasından ise beraatına karar verdi. Karar duruşmasına video konferans yöntemiyle bağlanan Høiby, tecavüz suçlarının yanı sıra eski kız arkadaşına karşı uyguladığı aile içi şiddet, tehdit ve çeşitli trafik ihlallerinden de suçlu bulundu. 800’den fazla delil dosyada Yedi hafta boyunca devam eden ve Norveç gündeminin merkezine oturan dava dosyasına, 800’den fazla elektronik mesaj, arama kaydı ve dijital materyal delil olarak sunuldu. Duruşmalar boyunca Marius Borg Høiby’nin uyuşturucu bağımlılığı ve kendi kaydettiği cinsel içerikli videolar mahkemede titizlikle incelendi. Dosyadaki en dikkat çekici ve tartışma yaratan iddialardan biri ise, cinsel saldırı olaylarından birinin doğrudan Veliaht Prens ailesinin ikamet ettiği kraliyet konutunun bodrum katında gerçekleşmiş olduğunun ortaya çıkması oldu. Kraliyet ailesi içindeki bu "skandal" olarak nitelendirilen olaylar zinciri, Norveç'te uzun süre tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. Mahkemenin verdiği bu hapis cezası, kraliyet çevresindeki hukuksal sürecin en somut ve sert sonucu olarak kayıtlara geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tecavüzden tutuklanan torpilli yeğen 2025’te kadroya alındı Haber

Tecavüzden tutuklanan torpilli yeğen 2025’te kadroya alındı

Kamuoyunda tartışmalı “ek ders karşılığı” istihdam uygulaması, 2025’te sessiz sedasız yapılan kadro geçişleriyle yeniden gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yaklaşık 300 kişinin sözleşmeli ve ardından güvenceli statüye geçirildiği süreçte, Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu’nun yeğeninin de bu kapsamda kadroya alındığı belirlendi. KPSS’siz kadro ve “tesadüf” savunması İddialara göre Fetullah P., Cumhurbaşkanlığı Kararı’ndan kısa süre önce Bursa Nilüfer Sosyal Hizmet Merkezi’nde “ek ders karşılığı” görevlendirildi. 27 Şubat 2025’te kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte sözleşmeli ve ardından kadrolu statüye geçirildi. Aynı dönemde on binlerce aday objektif alım ilanı beklerken, bu geçişler “torpil” eleştirilerini beraberinde getirdi. Cinsel saldırı iddiası ve tutuklama B.G. adlı bir kadın, 11 Aralık 2025’te Fetullah P.’nin kendisine cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla şikâyetçi oldu. Savcılık sürecinin ardından Fetullah P., 13 Aralık 2025’te “nitelikli cinsel istismar” suçlamasıyla tutuklandı. Olay sonrası bakanlık tarafından idari inceleme başlatıldı. Şikâyetten vazgeçme ve tahliye B.G.’nin şikâyetinden vazgeçmesi üzerine Fetullah P. tahliye edildi. Tahliyenin ardından görev yaptığı birime dönmek istediği, ancak kendisine şimdilik gelmemesinin bildirildiği öğrenildi. Bakan Yardımcısı’ndan açıklama Bakan Yardımcısı Tarıkdaroğlu, BirGün’den Timur Soykan’a yaptığı açıklamada, yeğeninin ek dersli başvurusundan sonradan haberdar olduğunu savundu. Kadroya geçiş kararının “tesadüf” olduğunu öne süren Tarıkdaroğlu, süreçte etkisi bulunmadığını ve sözleşmenin uzatılmamasını isteyeceğini söyledi. KPSS’siz kadro geçişleri, torpil iddiaları ve ağır bir suçlamayla gündeme gelen bu dosya; kamuda istihdam, şeffaflık ve hesap verebilirlik tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Olayla ilgili adli ve idari süreçlerin nasıl sonuçlanacağı yakından izleniyor.

11. Yargı Paketi yürürlüğe girdi: Deprem suçları kapsam dışı bırakıldı Haber

11. Yargı Paketi yürürlüğe girdi: Deprem suçları kapsam dışı bırakıldı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi, özellikle deprem davaları açısından kritik bir değişiklik getirdi. Paket kapsamında, deprem nedeniyle binaların yıkılması veya ağır hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçlarından hüküm giyenler, denetimli serbestlik ve erken tahliye hükümlerinden yararlanamayacak. Deprem suçları açıkça istisna edildi Paketin 27. maddesinde yapılan değişiklikle, “deprem nedeniyle bina veya diğer yapıların yıkılması, çökmesi ya da hasar alması sonucu meydana gelen öldürme suçları” düzenlemenin dışına çıkarıldı. Böylece kamuoyunda “Covid affı” olarak anılan genişletilmiş infaz indiriminin, deprem davalarında uygulanmasının önü kapatıldı. Hangi suçlar kapsam dışında? Yasa; terör ve örgütlü suçlar ile kadına ve çocuğa yönelik kasten öldürme, cinsel saldırı ve çocuğun cinsel istismarı suçlarını da açıkça kapsam dışında bırakıyor. Buna karşılık, 31 Temmuz 2023’ten önce hükmü kesinleşmemiş olan bazı hükümlüler için kapalı cezaevinden açık cezaevine ve denetimli serbestliğe geçiş süreleri üç yıl erkene çekildi. Trafikte yol kesmeye hapis, eylemlere istisna Paketle birlikte trafikte yol kesen, aracı durduran ya da engelleyenlere 3 yıla kadar hapis cezası öngören düzenleme kabul edildi. Ancak yürüyüş ve gösteri yapanlar bu maddenin dışında tutuldu. Depremzede ailelerin mücadelesi belirleyici oldu 6 Şubat depremlerinde yakınlarını kaybedenlerin oluşturduğu Adalet Peşinde Aileler Platformu, düzenlemenin Genel Kurul gündemine gelmesiyle Meclis önünde günlerce eylem yaptı; iktidar ve muhalefet partilerinin grup başkanlarıyla görüşerek deprem suçlarının af kapsamı dışında tutulmasını talep etti. Bu talep doğrultusunda AKP ve MHP arasında uzlaşı sağlandı. Dosya sayısı dikkat çekici AKP kaynaklarına göre yalnızca 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler sonrasında açılan yaklaşık 2.500 deprem davası bulunuyor. Yeni düzenleme, bu dosyalar bakımından erken tahliye tartışmalarını sona erdirmiş oldu. 11. Yargı Paketi, infaz rejiminde genişlemeler getirirken, deprem kaynaklı öldürme suçları başta olmak üzere toplumsal vicdanı yaralayan ağır suçları açıkça istisna ederek yürürlüğe girdi.

Konya’da poliklinik müdürü çift hakkında cinsel saldırı iddiası Haber

Konya’da poliklinik müdürü çift hakkında cinsel saldırı iddiası

İddiaların adresi Konya’nın Kulu ilçesi oldu Olay, Konya’nın Kulu ilçesinde faaliyet gösteren özel bir diş kliniğinde yaşandı. İddiaya göre klinik müdürü olan evli çift, aynı iş yerinde çalışan 29 yaşındaki Z.M.’yi evlerine davet etti. Z.M., burada alkol etkisi altına sokulduğunu, iradesi dışında cinsel saldırıya uğradığını ve evden çıkmasının engellendiğini beyan etti. “Kendime geldiğimde yatak odasındaydım” İddianamede yer alan ifadelere göre Z.M., içtiği enerji içeceğinin alkollü olduğunu sonradan fark ettiğini, bilincini kaybettiğini ve kendine geldiğinde yatak odasında çıplak halde olduğunu söyledi. Z.M., erkek şüphelinin cinsel saldırıda bulunduğunu, kadın şüphelinin ise kendisini zorla öptüğünü belirterek korku ve baskı nedeniyle direnemediğini anlattı. Tehdit, darp ve şantaj iddiaları dosyada yer aldı Genç kadın, bağırmaması için ağzının kapatıldığını, darp edildiğini ve “öldürme” ile tehdit edildiğini ifade etti. Ayrıca çıplak halde görüntülerinin çekildiğinin söylenerek şantaj yapıldığını, evden çıkmasına izin verilmediğini, fırsat bulduğunda telefonunu alarak kaçtığını ve durumu arkadaşlarına anlattığını dile getirdi. Adli tıp bulguları soruşturmayı derinleştirdi Dosyaya giren Adli Tıp raporunda, mağdurun vücudunda ve giysilerinde şüphelilere ait DNA profillerine rastlandığı bilgisi yer aldı. Bu bulgular, savcılık tarafından hazırlanan iddianamede delil olarak gösterildi. Çift hakkında ağır suçlamalarla dava açıldı Savcılık, iki şüpheli hakkında “nitelikli cinsel saldırı”, “şantaj”, “cebir, tehdit veya hileyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “özel hayatın gizliliğini ihlal” ve “tehdit” suçlamalarıyla ayrı ayrı uzun süreli hapis cezaları talep etti. İddianame Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Yargı süreci devam ederken dosya, iş yerlerinde güç ilişkilerinin kötüye kullanılması ve cinsel şiddetle mücadele başlıklarını Türkiye toplumunun gündemine bir kez daha taşıdı. Kamuoyu, sürecin şeffaf ve adil biçimde sonuçlanmasını bekliyor.

Binlerce kişiye tahliye yolu açıldı ama o suçları işleyenler listeden silindi! Haber

Binlerce kişiye tahliye yolu açıldı ama o suçları işleyenler listeden silindi!

Kadın ve çocuğa karşı suç işleyenler tahliye edilmeyecek: işte kapsam dışı kalanlar Meclis'ten geçen yeni düzenleme, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar bakımından hükümlülerin kapalı cezaevinden açık cezaevine ve oradan da denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılmalarına olanak tanıyor. İlk etapta 55 bin, birkaç ay içinde ise toplam 115 bin yurttaşın tahliyesini öngören bu düzenlemede, AKP'nin kamuoyundan yükselen tepkileri dikkate almasıyla kritik bir değişikliğe gidildi. Daha önceki taslaklarda sadece terör ve anayasal düzene karşı suçlar kapsam dışı tutulurken, kabul edilen son haliyle kadınlara ve çocuklara karşı işlenen ağır suçlar da "af" kapsamından çıkarıldı. Buna göre eşe, boşanılan eşe, kadınlara ve çocuklara karşı kasten öldürme, cinsel istismar ve cinsel saldırı suçu işleyenler bu erken tahliye imkanından yararlanamayacak. Çocukları suça sürükleyen çete liderlerine 30 yıl hapis ve trafik zorbalarına yeni cezalar Pakette dikkat çeken bir diğer önemli değişiklik, suç örgütleri ve kamu güvenliğini tehdit eden eylemlerle ilgili oldu. Ahmet Minguzzi cinayetinin ardından gündeme gelen "suça sürüklenen çocuklar" için ceza artırımı planından "çocuğun üstün yararı" ilkesi gözetilerek vazgeçildi; bunun yerine çocukları suç aracı olarak kullanan çetelere odaklanıldı. Silahlı çetelerin 18 yaşın altındaki çocukları kullanması durumunda örgüt yöneticilerine 30 yıla kadar hapis cezası verilmesinin önü açıldı. Ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye atan ve "yol kesme" olarak bilinen eylemler artık tek başına bir suç sayılarak faillere 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Toplu alanlarda havaya ateş açarak yurttaşların hayatını riske atan kişilere ise 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası verilebilecek. Dolandırıcılıkla mücadelede biyometrik dönem ve akıl hastaları için yeni tedbirler Yargı paketi, artan dolandırıcılık vakalarına karşı finansal güvenlik önlemlerini de sıkılaştırıyor. Banka hesabı açılışlarında fotoğraf, yüz tanıma veya çipli kimlik gibi biyometrik doğrulama yöntemleri zorunlu hale getirilirken, şüpheli durumlarda hesapların 48 saate kadar askıya alınabilmesi sağlanacak. Bir kişinin alabileceği GSM hattı sayısına sınırlama getirilirken, dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının asliye ceza mahkemelerinde yapılarak daha hızlı sonuçlandırılması hedefleniyor. Pakette ayrıca "tam akıl hastası" tanısı konulan hükümlülerin rehabilitasyon süreci tamamlanmadan toplum içine karışmasını engelleyecek düzenlemeler de yer alıyor. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, yasanın Meclis Genel Kurulu'ndan geçse bile cezaevlerindeki altyapı hazırlıkları nedeniyle hemen uygulanamayacağını, sürecin zaman alacağını belirtti.

Beyoğlu’ndaki taciz davasında şok karar! Haber

Beyoğlu’ndaki taciz davasında şok karar!

İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, tutuklu sanıklar Ömer K. ve Semir T. hakim karşısına çıktı. Savcılık mütalaasında 30 yıla kadar hapisleri istenen sanıklar hakkında hükmünü açıklayan mahkeme heyeti, suçun sabit olduğunu belirterek cezai işlem uyguladı ancak sanıkların cezaevinden çıkmalarının önünü açan bir karara imza attı. Hapis cezasına rağmen serbest kaldılar Mahkeme heyeti, sanık Semir T.’yi "birden fazla kişiyle birlikte cinsel saldırı" suçundan, daha önceki suç kayıtlarını da dikkate alarak 9 yıl hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanık Ömer K. ise aynı suçtan 7 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Ancak mahkeme, sanıkların tutuklu geçirdikleri süreyi dikkate alarak her iki ismin de tahliyesine hükmetti. Bu karar, sanıkların suçlu bulunmalarına rağmen serbest kalmaları anlamına geldiği için tepkiyle karşılandı. Hürriyeti tahdit suçundan beraat kararı Kararın dikkat çeken bir diğer yönü ise sanıkların "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlamasından beraat etmesi oldu. Mahkeme, mağdur yurttaşın hareket özgürlüğünün kısıtlanmasının cinsel saldırı suçunun doğal bir unsuru olduğunu ve eylemin ayrıca bir hürriyeti kısıtlama suçu oluşturmadığını savundu. Bu hukuki yorumla birlikte sanıklar, iddianamede yer alan bu suçlamadan aklanmış oldu. Tepkiler üzerine tutuklanmışlardı Olayın geçmişi, yargı sürecindeki çalkantıları gözler önüne seriyor. Saldırganlar, olayın hemen ardından mağdurun ilk etapta şikayetçi olmaması gerekçesiyle serbest bırakılmıştı. Ancak güvenlik kamerası görüntülerinin sosyal medyada yayılması ve Türkiye halkının gösterdiği büyük tepki üzerine 25 Eylül tarihinde yeniden gözaltına alınarak tutuklanmışlardı. Suç dosyaları kabarık olan ve hırsızlık, gasp, yaralama gibi suçlardan kayıtları bulunan sanıklar, aylar sonra gelen tahliye kararıyla yeniden sokağa dönmüş oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.