SON DAKİKA

#Çocuklar

HABER DEĞER - Çocuklar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuklar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emine Erdoğan’dan 23 Nisan mesajı: Türkiye sizlerle büyüyecek Haber

Emine Erdoğan’dan 23 Nisan mesajı: Türkiye sizlerle büyüyecek

Emine Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çocukların bayramını kutlayarak, onların hayallerinin ve azminin Türkiye’nin geleceğini şekillendireceğini vurguladı. “Ay yıldızın parıltısı sizin azminizden gelir” Mesajında çocuklara hitap eden Emine Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Sevgili çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nızı en içten dileklerimle kutluyor, her birinizi sevgiyle kucaklıyorum. Unutmayın ki gökyüzündeki ay yıldızın parıltısı sizin azminizden, topraktaki bereket sizin neşenizden gelir.” Çocukların hayal kurmasının ve çalışmasının Türkiye’nin geleceği açısından önemine dikkat çeken Erdoğan, “Siz hayal kurdukça Türkiye daha da büyüyecek; siz çalıştıkça Cumhuriyet ilelebet payidar kalacaktır” dedi. Atatürk ve şehitlere anma Emine Erdoğan mesajında ayrıca, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106’ncı kuruluş yıl dönümünü kutladı. Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ile tüm şehitleri rahmetle andı. Kurtulmuş’tan Anıtkabir ziyareti Öte yandan, Numan Kurtulmuş ve beraberindeki heyet, 23 Nisan kapsamında Anıtkabir’i ziyaret etti. Numan Kurtulmuş, Anıtkabir Özel Defteri’ne yazdığı mesajda, millet iradesine bağlılık vurgusu yaparak çocukların ve tüm yurttaşların haklarını koruma kararlılığını ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor Haber

Doç. Dr. Zeliha Bürtek: Çocuklar yetişkinlerin yapamadığını yapıyor

Toplumdaki çürümenin ilk olarak sokak hayvanlarıyla kurduğu ilişki sırasında görünür hale geldiğini anlatan Bürtek, artık Türkiye’de insanların birbirine güvenmediğini, kurumların çözüm üretmediğini ve toplumun ortak bir duygu etrafında buluşamadığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, sosyal çürüme kavramını ilk kez sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmaları sırasında fark ettiğini belirtti. Yaklaşık on yıldır hayvanlarla ilgili gönüllü çalışmalar yürüttüğünü anlatan Bürtek, mahallede, üniversitede ve belediyelerde karşılaştığı insan ilişkilerinin kendisini bu sonuca götürdüğünü söyledi. “Sosyal çürüme sokakta başladı” Bürtek, sokak hayvanları üzerinden toplumun her kesimiyle temas ettiğini belirterek, “Hayvanlarla ilişki kurduğunuzda belediyeyle, üniversiteyle, mahalleyle, esnafla, herkesle muhatap oluyorsunuz. Orada insanların iyilik karşısındaki tuhaf, baskılanmış ve sorunlu haliyle karşılaşıyorsunuz. Ben sosyal çürümeyi ilk kez burada gördüm” dedi. Sokakta yaşananların teorilerle açıklanamayacağını savunan Bürtek, akademide yapılan tartışmaların gündelik hayatın gerçekliğinden uzak olduğunu söyledi. Sosyal çürümenin, bir kuramın ya da ithal edilmiş kavramların değil, doğrudan yaşanan hayatın sonucu olduğunu ifade etti. “Türkiye’deki durumu Batı’nın kavramları açıklamıyor” Doç. Dr. Zeliha Bürtek, Türkiye’de yaşananların sıklıkla “anomi” gibi Batı merkezli kavramlarla açıklanmaya çalışıldığını ancak bunun gerçeği yansıtmadığını söyledi. Bürtek, “Bizde haklarıyla var olan bir birey de yok, ona karşılık veren bir kamu da yok. Bu yüzden Batı’daki toplumsal çözülme kavramlarını Türkiye’ye getirip yapıştırmak hiçbir şeyi açıklamıyor” diye konuştu. Bürtek’e göre Türkiye’de insanlar haklarıyla değil, yalnızca kimlikleriyle kamusal alanda var olmaya çalışıyor. Kadınların, öğretmenlerin ve farklı toplumsal kesimlerin haklarını almak için mücadele ettiğini belirten Bürtek, bu nedenle yaşanan sorunun yalnızca bir “kuşak çatışması” olarak görülemeyeceğini vurguladı. “Çocuklar asosyal değil, yetişkinlere had bildiriyor” Canlı yayının en dikkat çeken bölümlerinden biri, Doç. Dr. Zeliha Bürtek’in çocuklar ve gençler üzerine yaptığı değerlendirmeler oldu. Bürtek, çocukların içine kapanık ya da ilgisiz olmadığını, tam tersine yetişkinlerin kurduğu bozuk düzenin farkında olduklarını söyledi. “Çocuklar her şeyi görüyor. Anne ile baba arasındaki gerilimi, evdeki yoksulluğu, iş hayatındaki çıkmazı, televizyondaki şiddeti, siyasetteki dili görüyor. Bu yüzden çocuklar artık asosyal değil; tam tersine, yetişkinlerin yapamadığını yapan bir noktaya geldiler” diyen Bürtek, son dönemde gençlerin ve çocukların öfkesini de bu çerçevede değerlendirdi. Bürtek’e göre çocuklar bugün ailelerine, okula ve topluma “kendinize gelin” mesajı veriyor. Ancak yetişkinlerin suskunluğu nedeniyle bu mesaj giderek daha sert bir biçimde ortaya çıkıyor. “Yetişkin rica ediyor, çocuk bağırıyor” Toplumun suskunluğunun da sosyal çürümeyi derinleştirdiğini söyleyen Bürtek, insanların sansür, baskı ve gelecek kaygısı nedeniyle konuşamadığını belirtti. Bu nedenle yetişkinlerin acısını ve öfkesini “rica eden” bir dilin içine hapsettiğini savundu. “Acıyan bir insan rica etmez, bağırır. Ama bugün yetişkin bağırmıyor; rica ediyor, dolaylı konuşuyor, susuyor. Çocuk ise rica etmiyor. Çocuk bağırıyor, küfrediyor, tepki gösteriyor” ifadelerini kullanan Bürtek, son dönemde öğrencilerin ve gençlerin öne çıktığı protestoların da bu nedenle yaşandığını söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, gençlerin ideolojik değil, özgürlük ve saygı arayışıyla hareket ettiğini savunarak, “Bu çocuklar kendi giyimlerinin, kimliklerinin, yaşam tarzlarının saygı gördüğü bir toplum istiyor” dedi. “Asıl sorun çocuklar değil, yetişkinlerin kaybettiği dünya” Bürtek, çocukların suçla, şiddetle ya da sosyal medyayla açıklanmasının yanlış olduğunu söyledi. Ona göre asıl problem, çocukların içinde büyüdüğü yetişkin dünyasının çökmesi. Ailelerin ekonomik baskı, işsizlik, güvencesizlik ve bozulmuş ilişkiler içinde yaşamaya çalıştığını belirten Bürtek, “Duygusal olarak çökmüş ebeveynler çocuk yetiştirmeye çalışıyor. Çocuklar da bunu görüyor. Bu yüzden çocukların yaşadığı kriz, yetişkinlerin krizinden bağımsız değil” dedi. Özellikle son dönemde çocuklar için “suça meyilli” gibi kavramların kullanılmasını eleştiren Bürtek, asıl sorulması gereken sorunun çocukların nasıl bu noktaya geldiği olduğunu ifade etti. “Okula polis koymak çözüm değil” Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in okullarda yeni güvenlik tedbirleri alınacağı yönündeki açıklamalarının ardından okullara polis ve güvenlik görevlisi yerleştirilmesinin tartışıldığını hatırlatan Bürtek, bunun gerçek çözüm olmadığını söyledi. “Devlet sürekli kontrol aktörlerini artırıyor. Okula polis, jandarma, güvenlik görevlisi koyuyor. Ama çocuğun yetişmesi için gereken öğretmen, aile, güven ve kültür ortamı yok. Sahte bir güven yaratılıyor” diyen Bürtek, eğitimin ve toplumsal güvenin yeniden inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. “Toparlanmanın ilk adımı eğitim” Doç. Dr. Zeliha Bürtek’e göre toplumsal toparlanmanın ilk adımı eğitim sisteminin yeniden kurulması. Bürtek, sürekli değiştirilen eğitim sisteminin hem çocukları hem de aileleri büyük bir belirsizliğe sürüklediğini söyledi. “Çocuklar daha anaokulundan itibaren karmaşık bir sistemin içine giriyor. Üniversiteler de bitmiş durumda. Sayıyı artırdılar ama niteliği düşürdüler. Eğer bu toplumun yeniden toparlanması isteniyorsa, önce eğitimden başlanmalı” ifadelerini kullandı. Bürtek, yalnızca eğitimin değil, kültürün de çöktüğünü savunarak, toplumun geçmişle bağını kaybettiğini söyledi. Türkçe’nin, edebiyatın, mahalle kültürünün ve ortak yaşam pratiklerinin yok olduğunu belirten Bürtek, “Bugün insanların birbirine bağı var ama ilişkisi yok. Birbirlerini görüyorlar ama tanımıyorlar” dedi. “Ankara kaygı taşımıyor” Canlı yayının sonunda Haber Değer Genel Yayın Yönetmeni Ferhat Özmen’in “Devlet kurumlarında ve siyasi partilerde büyük bir yorgunluk görüyorum” sözleri üzerine konuşan Bürtek, asıl sorunun yorgunluk değil, kayıtsızlık olduğunu söyledi. “Kaygılanmayan bir Ankara var. Bu kadar kadın cinayeti, çocukların yaşadığı şiddet, sokak hayvanlarının öldürülmesi karşısında ortak bir dil kurmayan bir devlet var. Eğer gerçekten kaygıları olsaydı, farklı siyasi görüşlerden herkes aynı meselelerde ortak bir ses çıkarırdı” diyen Bürtek, Türkiye’de asıl tartışılması gereken meselenin devletin toplum için nasıl bir gelecek tasarladığı olduğunu söyledi. Doç. Dr. Zeliha Bürtek, “Biz neden sürekli birbirimize soru soruyoruz? Asıl soruyu devlete sormamız gerekiyor. Böyle bir toplumla nasıl bir gelecek kurulmak isteniyor?” diyerek sözlerini tamamladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Geleceğimiz dijital kuşatma altında Haber

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli: Geleceğimiz dijital kuşatma altında

Devlet Bahçeli, okul saldırılarının yalnızca güvenlik meselesi olarak ele alınamayacağını belirterek, dijital platformlar, sosyal medya, akran zorbalığı ve çevrimiçi oyunların çocuklar üzerindeki etkisinin de araştırılması gerektiğini savundu. “Okullar özgürlüğün öğretildiği alanlardır” Devlet Bahçeli, “Okullar özgürlüğün kıymetinin öğretildiği alanlardır, eğitim bir beka meselesidir” dedi. Bahçeli, son dönemde okullarda yaşanan saldırıların toplumda derin yaralar açtığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki elim hadiselerin tek boyutlu değerlendirmelerle geçiştirilmeleri mümkün değildir. Bu vahim gelişmeler vicdanlarda derin yarıklar açmıştır.” “Geleceğimiz dijital kuşatma altında” Devlet Bahçeli, özellikle çocukların dijital dünyadaki içeriklerden olumsuz etkilendiğini söyledi. Bahçeli, sosyal medya platformlarındaki saldırgan dilin, mesajlaşma uygulamalarının ve bazı dijital oyunların çocukları etkilediğini öne sürerek, “Geleceğimiz dijital kuşatma altında. Ekran ışığı arttıkça yavrularımızın gözlerindeki fer sönmesin diye bugünden harekete geçmeliyiz” dedi. MHP lideri, okul saldırılarının arkasındaki nedenlerin psikolojik, sosyal ve dijital boyutlarıyla birlikte araştırılması gerektiğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sephora’ya İtalya’da soruşturma: Çocuklara yönelik pazarlama iddiası Haber

Sephora’ya İtalya’da soruşturma: Çocuklara yönelik pazarlama iddiası

Avrupa’da kozmetik sektörüne yönelik dikkat çeken bir soruşturma başlatıldı. İddialar, yetişkinlere yönelik ürünlerin çocuklara dolaylı yollarla pazarlanmış olabileceğine işaret ediyor. Sephora ve Benefit Cosmetics’in bağlı olduğu LVMH hakkında, İtalya Rekabet Kurumu tarafından soruşturma açıldı. Soruşturma kapsamında şirketlerin çocukları hedef alan pazarlama stratejileri izleyip izlemediği araştırılıyor. Influencerlar üzerinden yönlendirme iddiası Yetkililer, markaların sosyal medya üzerinden özellikle genç influencerlar aracılığıyla çocuklara ulaştığını değerlendiriyor. İddialara göre, henüz 10 yaşına bile gelmemiş çocuklara yaşlanma karşıtı cilt bakım ürünlerinin tanıtıldığı öne sürülüyor. “Kozmetikoreksi” riski gündemde Soruşturmada, “kozmetikoreksi” olarak adlandırılan kozmetik ürünlere yönelik bağımlılık eğiliminin artmış olabileceği ihtimali de inceleniyor. Uzmanlar, çocuklarda cilt bakımına yönelik sağlıksız bir takıntının yükselişte olduğuna dikkat çekiyor. Sağlık uyarıları yetersiz olabilir Yetkililer, ürünlerin çocuklar için uygun olmadığına dair uyarıların açık şekilde yapılmamış olabileceğini belirtiyor. Ayrıca bu ürünlerin çocuklarda tahriş, alerjik reaksiyon ve uzun vadeli cilt sorunlarına yol açabileceği ifade ediliyor. Şirketten iş birliği mesajı LVMH tarafından yapılan açıklamada, soruşturma sürecinde yetkililerle tam iş birliği içinde olunacağı belirtildi. Öte yandan maliye polisinin şirketin İtalya’daki merkezinde arama yaptığı da aktarıldı. Türkiye’de de mağazaları bulunan markalara yönelik bu soruşturmanın, küresel kozmetik sektöründe pazarlama yöntemlerine ilişkin yeni tartışmalar başlatması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Doğum izni uzuyor: 24 hafta için kritik düzenleme geliyor Haber

Doğum izni uzuyor: 24 hafta için kritik düzenleme geliyor

Bakanlıktan yeni adım, yarım kalan izinler tamamlanabilecek Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın hazırladığı yeni düzenleme, doğum izni süresinde önemli değişiklikler getiriyor. 28 Mart 2026 itibarıyla yapılan açıklamaya göre, doğum izninin 24 haftaya çıkarılması hedeflenirken, bu süreyi tamamlayamayanlar için de yeni bir hak tanınıyor. Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, yürürlüğe girecek düzenleme kapsamında, daha önce işe dönmek zorunda kalan yurttaşların eksik kalan doğum izni sürelerini tamamlayabileceğini belirtti. Eksik kalan izinler tamamlanabilecek Yeni düzenlemeye göre, doğum iznini 24 haftaya tamamlayamadan işbaşı yapmak zorunda kalanlar, yasal süreç başladıktan sonra kalan sürelerini kullanabilecek. Bu adımın, çalışma hayatında ebeveyn haklarını güçlendirmeyi amaçladığı ifade ediliyor. Hedef 24 hafta doğum izni Mevcut sistemde 16 hafta olan doğum izninin 24 haftaya çıkarılması planlanıyor. Aynı düzenleme kapsamında babalık izninin de artırılması gündemde yer alıyor. Bakanlık, bu değişiklikle aile yapısını desteklemeyi ve doğum sonrası süreçte ebeveynlerin daha fazla zaman kazanmasını hedefliyor. Çocuklar ve aile politikaları gündemde Açıklamalarda ayrıca çocukların dijital dünyadaki varlığına yönelik düzenlemeler de öne çıktı. 15 yaş altına yönelik sosyal medya düzenlemesinin kısa süre içinde Meclis gündemine gelmesi bekleniyor. Bakanlık, hem aile yapısını güçlendirmeye hem de çocukların korunmasına yönelik politikaların sürdürüleceğini vurguladı. Yeni düzenleme hayata geçtiğinde, doğum izni konusunda uzun süredir beklenen değişikliklerin önemli bir kısmı uygulamaya alınmış olacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Geçim sıkıntısı bayramı gölgeledi: Emekliler için bayram artık hesap günü Haber

Geçim sıkıntısı bayramı gölgeledi: Emekliler için bayram artık hesap günü

Bayram geliyor ama emekliler için sevinç değil, geçim sıkıntısı büyüyor Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala Türkiye’de emekli yurttaşlar için bayram hazırlığı artık heyecan değil, ağır bir yük haline geldi. Bir zamanlar “torunlarım gelecek” diye gün sayan, evini hazırlayan, mutfağını dolduran yaşlılarımız bugün aynı bayramı tedirginlikle karşılıyor. Çünkü artık mesele bayramı karşılamak değil, bayramı çıkarabilmek. Eskiden bayram, emekliler için evin en hareketli zamanıydı. Şimdi ise birçok hane için sessizlik ve eksiklik duygusu büyüyor. İnsanlar artık misafir ağırlamaktan bile çekiniyor. Sofralar küçüldü, bayram hazırlığı hesap listesine dönüştü Emekliler için pazar ve market artık alışveriş yapılan yerler değil, vazgeçişlerin yaşandığı alanlara dönüşmüş durumda. Fiyat soruluyor, ürünler tek tek inceleniyor, sonra yerine bırakılıyor. Bayram şekeri, tatlı, kolonya, kahve… Bir zamanlar “olmazsa olmaz” olan her şey şimdi “alınmasa da olur” listesine yazılıyor. Çünkü temel gıda bile zor karşılanırken, bayram hazırlığı lüks haline geliyor. Sofralar daralıyor, çeşit azalıyor. Bayramın o tanıdık bereket görüntüsü yerini eksik tabaklara bırakıyor. Emekliler için bayram mahcubiyete dönüştü Emeklilerin en ağır yükü yalnızca kendi geçimleri değil; torunlarına karşı hissettikleri sorumluluk. Birçok emekli artık bayram harçlığı verememenin mahcubiyetini yaşıyor. Çocukların uzattığı eller boş kalıyor, gözler kaçırılıyor. Bu durum sadece ekonomik değil, derin bir duygusal kırılma yaratıyor. Çünkü bayram, en çok çocukların sevindiği bir gün olmalıydı. Ama bugün çocuklar umutla değil, eksiklikle karşılaşıyor. Bayramlık, şeker, kolonya… Hepsi ateş pahası Emekliler için bayramın simgeleri artık erişilemez hale gelmiş durumda. Bayram şekeri, kolonya, tatlı, yeni kıyafet… Hepsi “ateş pahası” olarak tanımlanıyor. Birçok emekli bu yıl bayram alışverişini tamamen iptal etmiş durumda. Bazıları ise sadece sembolik birkaç ürünle yetinmeye çalışıyor. Bayram hazırlığı, gelenek olmaktan çıkıp “en azla idare etme” çabasına dönüşmüş durumda. Emekliler geçim derdiyle evine çekiliyor Eskiden bayram, kapıların sonuna kadar açıldığı, sofraların kurulduğu, misafirlerin ağırlandığı bir gündü. Bugün ise birçok emekli, misafir ağırlamaktan çekiniyor. “İkram edemezsem ayıp olur” düşüncesi, insanları evine kapanmaya itiyor. Bayramın o sıcaklığı, yerini sessiz bir geri çekilişe bırakıyor. Bu tablo yalnızca bayrama özgü değil. Bu, emeklilerin uzun süredir yaşadığı geçim sıkıntısının en görünür hali. Emekli maaşlarıyla yaşamını sürdürmeye çalışan milyonlarca yurttaş, her geçen gün daha derin bir darboğaza itiliyor. Gıda, kira, fatura derken bayram gibi özel günler bile yük haline geliyor. Bayram, toplum için hâlâ çok değerli. Türkiye halkı için bayram; birlik, paylaşma ve dayanışma demek. Ama bugün bu değer, ekonomik gerçeklerle çatışıyor. Bayram yaklaşırken emeklilerin gündemi tek bir başlıkta toplanıyor: GEÇİM Torunlarına harçlık veremeyen, bayram şekeri alamayan, misafir ağırlamaktan çekinen emekliler için bu bayram, sevinçten çok eksiklik duygusuyla karşılanıyor. Bir zamanlar bayramın en güçlü taşıyıcısı olan emekliler, bugün ekonomik dar boğazın en ağır yükünü omuzluyor. Türkiye’de milyonlarca emekli yurttaş için bayram artık bir gelenek değil, geçim sıkıntısının en görünür olduğu günlerden biri haline gelmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Berdel dayatmasına direnen anne katledildi: Ağrı’daki cinayet çocuk istismarı tartışmasını büyüttü Haber

Berdel dayatmasına direnen anne katledildi: Ağrı’daki cinayet çocuk istismarı tartışmasını büyüttü

Ağrı’nın Patnos ilçesine bağlı Özdemirler köyünde 35 yaşındaki Güler Özkan’ın, 17 yaşındaki kızının “berdel” usulüyle zorla evlendirilmesine karşı çıktığı için eşi tarafından öldürüldüğü iddia edildi. 28 Ocak’ta gerçekleşen olayda sekiz çocuk annesi kadının, kızının rızası dışında evlendirilmesine itiraz ettiği, evde günler süren tartışmaların ardından silahlı saldırıya uğrayarak yaşamını yitirdiği belirtildi. Anne kızını korumaya çalıştı, şiddet tırmandı Kadın hakları savunucularının aktardığı bilgilere göre 17 yaşındaki genç kızın berdel kapsamında akraba biriyle evlendirilmek istendiği, annenin bu duruma karşı çıkması üzerine ev içinde sistematik şiddet ve baskının arttığı ifade edildi. Tartışmaların bir hafta boyunca sürdüğü, cinayetin de bu süreçte yaşandığı bildirildi. “Bu yalnızca bir kadın cinayeti değil” Olayı takip eden hukukçular, yaşananların yalnızca bir kadın cinayeti değil aynı zamanda çocuk yaşta evlendirme ve istismar boyutu taşıdığını vurguladı. Genç kızın uzun süredir fiziksel şiddete maruz kaldığı, evde ağır bir travma ortamının bulunduğu iddiaları soruşturma dosyasına yansıdı. Soruşturma genişletildi, çocuklar koruma altında Cinayetin ardından fail olduğu öne sürülen eş ile birlikte olaya yardım ettiği iddia edilen bir kişinin tutuklandığı, bazı çocukların koruma altına alındığı açıklandı. Baro ve kadın örgütleri, davada berdel dayatması, çocuk yaşta evlendirme ve sistematik şiddet başlıklarının birlikte değerlendirilmesini talep ederek sürecin takipçisi olacaklarını duyurdu. Yaşanan olay, Türkiye toplumunda erken yaşta evlilik, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet ve geleneksel baskı mekanizmalarının yarattığı riskler konusunda tartışmaları yeniden görünür hale getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.