SON DAKİKA

#Cumhurbaşkanı

HABER DEĞER - Cumhurbaşkanı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhurbaşkanı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'dan seçim tarihi hakkında kritik açıklama geldi Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'dan seçim tarihi hakkında kritik açıklama geldi

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Çankaya Köşkü’nde bir araya geldiği gazetecilere 2028 yılında yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin takvimine ve anayasal süreçlerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Uçum, iktidarın seçim takvimine dair öngörülerini ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden adaylık koşullarını detaylandırdı. 16 Nisan Referandumu Çankaya Köşkü'ndeki toplantıda seçimlerin yapılacağı döneme ilişkin net ifadeler kullanan Uçum, sandığın 2028'in ilk baharında kurulacağını savundu. Seçimin 2028 Mart veya Nisan ayında yapılması hususunun büyük oranda netleştiğini dile getiren Uçum, kişisel öngörüsünü ve tarih seçiminin arkasındaki sembolik anlamı şu sözlerle dile getirdi: "Seçimin 2028 Mart veya Nisan ayında yapılması büyük oranda netleşti. Seçimlerin 16 Nisan 2028 yılında yapılmasını öngörüyorum. Bu tarih Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişimizin referandum tarihidir. Sembolik anlamı vardır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır." Uçum, işaret ettiği 16 Nisan tarihinin, Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişi sağlayan 16 Nisan 2017 anayasa değişikliği referandumunun yıl dönümüne denk geldiğine dikkat çekerek bu tarihin siyasi sembolizmine vurgu yaptı. Erdoğan'ın adaylığı için TBMM kararı gerekiyor Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde son kez aday olacağını öne süren Uçum, yeniden adaylık sürecinin anayasal çerçevesine ilişkin hukuki değerlendirmeleri de paylaştı. Erdoğan’ın mevcut anayasal sınırlamalar dahlinde bir kez daha aday gösterilebilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) seçimlerin yenilenmesine karar vermesi gerektiği ifade edildi. Uçum, meclis tarafından alınacak bir erken seçim veya seçimlerin yenilenmesi kararıyla birlikte Erdoğan'ın son kez kamuoyunun karşısına aday olarak çıkacağını belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"İzmir daha önce de işgal edildi" demişti: Oyuncu Berna Laçin hakkında soruşturma başlatıldı Haber

"İzmir daha önce de işgal edildi" demişti: Oyuncu Berna Laçin hakkında soruşturma başlatıldı

Siyaset gündeminin en önemli başlıklarından biri olan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın AK Parti saflarına katılım süreci, sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Tugay'ın AK Parti Genel Merkezi'ne gelerek rozet taktığı ve resmi katılımın gerçekleştiği saatlerde oyuncu Berna Laçin'in yaptığı paylaşım, hukuki süreci beraberinde getirdi. Laçin'in sanal medya hesabından paylaştığı ifadelerin ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı resen harekete geçerek inceleme başlattı. Tugay'ın partiye katılımı Gündemdeki bu kritik siyasi transfer, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleşen törenle kamuoyuna duyuruldu. Tören sırasında açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirli kardeşlerimize hizmet mücadelesinde tüm imkanlarımızla kendisine destek olacağımızı vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı. Erdoğan'ın ardından kürsüye gelen Cemil Tugay ise yeni döneme dair hedeflerini paylaşarak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği ve AK Parti ailesinin kıymetli desteğiyle İzmir'i ayağa kaldırmak ve şehrimizi adeta yeniden inşa etmek üzere yola çıkıyoruz" sözleriyle kararlılığını dile getirdi. Laçin'in geçmişteki soruşturma dosyaları Başlatılan bu son soruşturma, oyuncu Berna Laçin'in sosyal medya paylaşımları nedeniyle yargı mercileriyle karşı karşıya kaldığı ilk olay olma özelliği taşımıyor. Geçmiş yıllarda da yaptığı bazı paylaşımlar nedeniyle hakkında çeşitli adli işlemler başlatılmıştı. Laçin hakkında 2018 yılında Medine'ye ilişkin yaptığı paylaşımlar sebebiyle "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçundan soruşturma açılmıştı. 1 yıla kadar hapis istemiyle yargılandığı bu davada 2019 yılında mahkeme suç unsurlarının oluşmadığına hükmederek beraat kararı vermiş, savcılığın itirazı üzerine dosyayı inceleyen istinaf mahkemesi de beraat kararını onamıştı. Öte yandan, 2024 yılında sahipsiz hayvanlara ilişkin yasal düzenlemenin TBMM'de kabul edilmesinin ardından milletvekillerini hedef alan paylaşımı nedeniyle de hakkında "Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılama" suçundan resen soruşturma başlatılmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir" Haber

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir"

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül, katıldığı egündem adlı youtube kanalında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa kararını, 2023 seçim süreçlerini ve Kaşif Kozinoğlu dosyasını tüm detaylarıyla masaya yatırdı. Programda, Yavaş'ın hamlesinden muhalefetin adaylık krizine ve derin devlet dosyalarına kadar pek çok konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulunuldu. Siyasi Hayatının Sonu mu? Akgönül değerlendirilmesinde "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir." dedi. Nedeni olarak yaptığı açıklamada, "Çünkü Mansur Yavaş bu saatten sonra kendisine "Beni Erdoğan'ın karşısına çıkarmayın" diyebilecek bir siyasal parti veya bir siyasal eğilim arayacak. Onu da herkes Erdoğan'ın karşısına çıkarmak isteyecektir. Zaten Mansur Yavaş gibi adamlar Erdoğan'ın karşısına çıkmazlar. Bu kadar akıllı adamlardı, adamlardılar. 2023 seçimlerini de değerlendiren Akgönül, "Çıksalar zaten 2023'te çıkarlardı. Çıkmadılar. 2023'te çıksalardı da bu oyunların ölçülerini alırlar. 2023 yılıyla ilgili birazdan detaylı bazı bilgiler de verebiliriz. Çünkü fırtına aslında orada başlıyor. Ben Mansur Yavaş'ın siyasal hayatının bittiğini düşünüyorum. Hatta bence Mansur Yavaş'ın belediye başkanlığı hayatı da bundan sonra bitecek. Yani Nisan 2019'da Mansur Yavaş belediye başkan adayı da olmayacaktır" dedi. Mansur Yavaş'ın Siyasi Geçmişi Mansur Yavaş'ın daha önce de siyasi kariyeri hakkında açıklamada bulunan Akgönül, "6-8 ay sonra bir partiye geçerse, söz gelimi yeni parti veya 2 yıl sonra yeniden CHP'ye geçerse —ki biliyorsun o CHP'den ayrılıp yeniden CHP'ye geri dönmüşlüğü de vardı. Aslında Mansur Yavaş'ın CHP ile kurduğu ilişki çok zikzaklıdır. 2014'te CHP'ye giriyor. 2014'teki yerel seçimlerde yine CHP'den aday olarak gösteriliyor. 2014'te %1 farkla... ve orada büyük bir şey vardı, büyük bir infial kopmuştu, elektrikler kesilmişti vesaire. %1 oy farkla Melih Gökçek'e kaybediyor. 2016'da ayrılıyor, CHP'den ayrılıyor. 2018'de yeniden geliyor, bak arada 2 yıl var. 2018'de yeniden geliyor. 2019'da CHP Ankara Belediye Başkan adayı gösteriliyor. %50 küsür oy alıyor. Zaten 2023'te de şey, 2024'te de %60 oy alıyor. Dolayısıyla aslında 2 yıl sonra yeniden CHP'ye dönebilir Mansur Yavaş." ifadelerini kullandı. Akgönül ayrılışın sebebini de değerlendirerek, "Eğer siyasal bir hamle yaptıysa o da yeni partili seçmenlerin kendisine Ankara özelinde bundan sonra muhalefet etmesini engellemek için. Çünkü yeni partililer aslında Mansur Yavaş'a ciddi ciddi bir kimilerine göre karalama kampanyası, kimilerine göre artık gerçeği saklamama ihtiyacı olsun diye Mansur Yavaş'ın aslında Ankara'ya da bir faydasının olmadığını, Ankara'ya da bir hizmet üretmediğini söylemeye başlıyorlardı." dedi. Yavaş ardından ilçe belediylerinin de ardı arkasına istfa etmeleri hakkında Akgönül, "Sadece Mansur Yavaş değil diğer ilçe belediyeleri de istifa etti. Evet. Ama onlar hepsi yedi ilçe belediye başkanı istifa etti. Ben bu istifaların Ankara dışına da taşacağını düşünüyorum. Hepsi sadece bir ya da iki kişi hariç Mansur Yavaş'ın ismini vererek istifa ettiler. Yani "Mansur Başkan'la birlikteyiz" diye. Bu zaten kaçınılmaz. Yani sen Büyükşehirle iş tutan bir ilçe belediye başkanı olmaya çalışacaksın ve dahası zaten seni Mansur Yavaş getirdi. Yani zaten Mansur Yavaş'ın CHP listelerine soktuğu adamlardı bu giden belediye başkanları. Orada bence racona aykırı bir durum yok. Burada esas durum şu: Yani Mansur Yavaş 2028'de Cumhurbaşkanı adayı olmayacak. Bu bir. İki, eğer bağımsız kalırsa Nisan 2029'da da belediye başkanı adayı olmayacak."dedi. "Bağımsız kalırsa Nisan 2029'da belediye başkanı adayı olmayacak" Akgönül Yavaş'In bağımsız kalırsa belediye başkanı adayı olmayacağı tespitinde bulunarak, "Mansur Yavaş'ın kişisel bir karizması yok. Yani kişisel karizması %20'lerdedir. Hatta şunu diyebilirim: MHP'den belediye başkan adayı olduğunda %27 oy almıştı. 2014 yerel seçimlerinden önce değil mi? Evet, %27 oy almıştı. O da hani Mansur Yavaş'ın kişisel karizması belki %15-20'dir. Yani belediyeleri biz sizinle geçen hafta analiz ettik. Ben bu yüzden belediyelerin kapatılması gerektiğini savunmuştum. Belediyelerde partizanlar seçim yaparlar. Sempatizanlar seçim yapmazlar. Yani "ben şu belediye başkanının hizmetini çok iyi buluyorum, onu tercih ediyorum" diyen bir tane aklı başında insan yoktur. Çünkü hiçbir belediye başkanı çok iyi hizmet yapmaz. Belediye başkanları politik bir kariyer inşa etmek için belediye başkanı olurlar. Ve bunu da partiler üzerinden yaparlar. Parti dışı bir belediye başkanı olmaz." dedi. Demirtaş ve Cumhurbaşkanı değerlendirmesi Akgönül Demirtaş tahliyesi hakkında çıkacağını öngördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanının adaylığı hakkında ise, "Cumhurbaşkanlığı mevcut seçim tarihinden, 2028 yılındaki seçim tarihinden bir gün önce bile yapılan seçimde aday olabilir. Erken seçim olacağını düşünüyoruz. Tabii aslında hukuki teknik anlamıyla 2028 Nisan ayında bir seçim yapılacak. Bu erken seçim olmayacak. Hukuki anlamda bu öne alınmış seçim olacak. Öne alınan bir seçimde veya erken seçimde ki ikisinde de meclisin onayı lazım. Meclisin onayını aldığında halihazırda iki dönem cumhurbaşkanlığı yapmış biri yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilir." dedi. "Kaşif Kozinoğlu bir kahramandır ve bir şehittir" Son dönemde ölümü ile ilgili soruşturma yürütülen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu dosyası hakkında da kritik açıklamalarda bulundu. Kozinoğlu'nu bir şehit olarak nitelendiren Akgönül, "Fethi kabir yapılmıştı ve bu fethi kabirde Kaşif Kozinoğlu'nun vücut bütünlüğünün büyük oranda bozulmadığı, 15 yıllık yeraltında değil mi, defnedilmesine rağmen bu bizim inancımıza göre şehitlere verilen bir payedir aslında. Bu yüzden ben Kaşif Kozinoğlu'nun kahraman olduğunu ve bir şehit olduğunu düşünüyorum. Niye kahramandır'ı söylüyorum? Burada bir tersine çevirme yapalım. Ekrem Dumanlı vardı bilirsiniz. Zaman Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda bir numaralı FETÖ'cü. Hatta bana göre o mahrem imamların biridir. Ekrem Dumanlı Kaşif Kozinoğlu'nun öldürülmesinden, bana göre öldürülmesinden sonra ya da şüpheli ölümünden sonra diyelim ama ben onun şehit edildiğini düşünüyorum, öldürülmesinden sonra bir yazı yazmıştı: "Kaşifinizden kahraman çıkmaz" demişti. Bu hitabı üzerime alınıyorum. Yani aslında "Kaşifimiz kahramandı"yı Ekrem Dumanlı'nın yazısına bir cevap olarak bence herkesin vermesi gerekir." dedi. Kurtlar Vadisi hakkında değerlendirme Akgönül dizi hakkında yürütülen soruşturmaya da atıfta bulunarak, "Her kim yaptıysa suyu bulandırıyor arkadaşlar. Hatta hatırlayın en son o Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay da ifade vermeye gitti. Yani böyle bir şey olabilir mi? Emin Olcay ne bilsin yani Kaşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili ne bilsin? Dün, dün dediğim yani birkaç gün önce Sabah Gazetesi'ne röportaj veriyor. Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz'ı kötülüyor. Bir diss atıyor kendince. Ertesi gün savcılıktan ifadesine başvurulmak için bile değil, bilgi almak için o sıfatla çağrılıyor. Abi bu adam ne bilsin yani?" dedi. Dizinin tarihinden itibaren değerlendirmelerde bulunan Akgönül, " Kurtlar Vadisi ilk çıktığından beri 2002'den beri zaten MİT içerisindeki kapışmanın, Milli İstihbarat Teşkilatı içerisindeki kapışmanın bir tarafı olarak konuşuyordu. Her zaman konuşuyordu. Bak 2004 yılında çok şaşıracaksın, dönemin MİT başkanı Şenkal Bey'e, Şenkal Atasagun'a Kurtlar Vadisi ile ilgili bir rapor gidiyor. Raporu kim yazıyor? Kaşif Kozinoğlu. Ve raporda ne diyor? "Bu dizinin konsept danışmanı Soner Yalçın ama akıl babası, akıl vereni Hasan Atilla Uğur" diyor. Peki Hasan Atilla Uğur ne oluyor? Bugün Kaşif Kozinoğlu'nun bana göre cinayet şüphelisi ki sağlık problemleri el vermediği için cezaevine konulmadı ama şu anda ev hapsinde. Zaten o da Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde bir payı var Hasan Atilla Uğur'un ve bana göre güçlü bir payı var." diye konuştu. Hasan Atilla Uğur'un savcılık ifadeleri Akgönül soruşturmanın önemli ismi Hasan Atilla Uğur hakkında da açıklamalarda bulundu. Açıklamasında "Rasim Ozan Kütahyalı Kaşif Kozinoğlu cinayeti için "kokteyl cinayet" dedi. Daha doğrusu "kokteyl operasyon". Doğru telaffuz edelim: kokteyl operasyon. Kokteyl operasyon şu demek: Başfail FETÖ'cüdür ama zamanında Ergenekoncu olarak bilinenlerden de destek almıştır. Dolayısıyla bence cinayeti FETÖ işletti ama dönemin Ergenekoncularından da bazılarından —Ergenekon örgütünden değil, Ergenekonculardan bazılarından— da destek aldı. İşte bu destekçilerden zaten ikisi Kaşif Kozinoğlu rahmetlinin koğuş arkadaşıydı. Ve orada dikkat et sen Hasan Atilla Uğur'un savcılıktaki ifadelerini? Ne diyor? Hiçbir şey demiyor. "Hatırlamıyorum" diyor. "Hatırlamıyorum". "Hangi ilacı verdin?", "Hatırlamıyorum". "Çıktığında elinin arkasında bir şey var saklıyorsun, değnek mi iğne mi her neyse artık bir şey var saklıyorsun, ne var?", "Hatırlamıyorum" diyor. Şimdi savcılık bu kadar çok nisyan ile malul olan birine onun hatırlayacağı bir şeyler söylemeli." kaydetti. "Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir" Akgönül Perinçek'in soruşturmada bilgili olduğunu değerlendirerek, "Peki kimdir acaba hatırlayanlar? Kim olabilir? Doğu Perinçek. Bence Doğu Bey, Doğu Perinçek Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir. Yani Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'i çağıracağına, Emin Olcay'ı çağıracağına, Doğu Perinçek'i bilgi verme sıfatıyla... Ama ne sanık ne tanık. Hani burada da Doğu Bey'i biz zan altında bırakmayalım. Çünkü Kaşif Kozinoğlu ölmeden önce Doğu Perinçek'e bir sürü mektup gönderiyor. Bunlar var. "Kaşif Kozinoğlu'nun Mezara Götürmediği Sırlar" diye kitap olarak yayınlanıyor. Kaynak Yayınları'nın genel yayın yönetmeni ve Doğu Perinçek bilgi verme sıfatıyla savcılığa davet edilmelidir." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral'dan fon krizi açıklaması: "Ucu nereye giderse gitsin hesabını vermelidir" Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Saral'dan fon krizi açıklaması: "Ucu nereye giderse gitsin hesabını vermelidir"

"Mesele yalnızca uğranılan zarar değil, sisteme duyulan güvendir" Sermaye piyasalarında son dönemin en önemli gündem maddesi olan ve yaklaşık 1 milyon yatırımcıyı yakından ilgilendiren fon krizine dair Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'dan kapsamlı bir değerlendirme geldi. Yaşananların yalnızca bazı fonların veya yatırımcıların uğradığı zararlardan ibaret olmadığının altını çizen Saral, asıl meselenin milletin alın teriyle biriktirdiği varlıklara ve finansal sisteme duyulan güven olduğunu belirtti. Saral, süreçle ilgili değerlendirmelerini şu sözlerle aktardı: "Son günlerde yaşadığımız fon krizi, yaklaşık 1 milyon yatırımcıyı ilgilendiren; Borsa İstanbul'dan sermaye piyasalarına kadar uzanan ciddi bir meseledir. Burada mesele yalnızca birkaç fonun ya da yatırımcının uğradığı zarar değildir. Asıl mesele, milletimizin alın teriyle biriktirdiği parasına ve finansal sisteme duyduğu güvendir." "Sorumlular hukuk önünde hesap vermelidir" Süreçte ihmali veya sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi gerektiğinin altını çizen Saral, soruşturmanın en derinlemesine şekilde yürütülmesi çağrısında bulundu. Saral açıklamasında, "Bu süreci görmezden gelen, ihmali veya sorumluluğu bulunan kim varsa hukuk önünde hesabını vermelidir. Ucu nereye giderse gitsin, kime dokunursa dokunsun, gerçekler bütün açıklığıyla ortaya çıkarılmalıdır" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanlığı ve ilgili kurumların soruşturmayı en kılcal damarlarına kadar takip edeceğine ve vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için kararlı adımlar atılacağına inandığını belirten Saral, her zaman milletin, hakkın ve adaletin yanında olduklarını vurguladı. Fon krizi üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik yürütülen siyasi tartışmalara da tepki gösteren Saral, konunun farklı mecralara çekilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Saral, konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu mesele üzerinden Cumhurbaşkanımızı yıpratmaya yönelik hiçbir siyasi hesabın da milletimizin mağduriyetinin önüne geçirilmesine izin verilmemelidir." Açıklamasını Adalet Bakanlığı'nın çalışmalarını desteklediklerini belirterek sürdüren Saral, devletin adaletinin tecelli edeceğini, sorumluların kim olursa olsun hesap vereceğini ve milletin haklarının korunacağını sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.