SON DAKİKA

#Cumhuriyet Savcısı

HABER DEĞER - Cumhuriyet Savcısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Cumhuriyet Savcısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

1980 Travması: Savcı Sacit Kayasu’nun Hikayesi Haber

1980 Travması: Savcı Sacit Kayasu’nun Hikayesi

Darbenin lideri Kenan Evren hakkında ilk suç duyurusunda bulunup iddianame hazırlayan Kayasu, mesleğinden ihraç edilmiş, uzun yıllar avukatlık yapması dahi engellenmiş ve hukuk mücadelesini uluslararası platformlara taşımıştır. İlk İddianame ve Yargı Soruşturması 21 Ekim 1952’de Denizli’nin Babadağ ilçesinde dünyaya gelen Sacit Kayasu, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olduktan sonra uzun yıllar serbest avukatlık yaptı. Ardından adalete daha etkin bir şekilde katkıda bulunabilmek amacıyla hâkimlik ve savcılık mesleğine geçiş yaptı; Çamlıhemşin, Oğuzeli, Iğdır, Adıyaman, Ödemiş ve Adana’da görev yaptı. Adana Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı sırada, 1982 Anayasası'nın darbecileri koruyan Geçici 15. maddesine rağmen, Ağustos 1999'da bir vatandaş olarak Ankara DGM'ye dilekçe veren Kayasu, sonuç alamayınca 28 Mart 2000 tarihinde dönemin 7. Cumhurbaşkanı ve Millî Güvenlik Konseyi Başkanı Kenan Evren hakkında "darbe yapmak ve anayasal düzeni değiştirmeye teşebbüs etmek" suçlamalarıyla bir iddianame hazırladı. İddianamesinde, darbe suçunun zaman aşımına uğrayacağına dikkat çekerek 12 Eylül yöneticilerinin yargılanması gerektiğini vurguladı. Ancak bu girişim, yargı ve bürokrasi içinde hemen tepkiyle karşılandı. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK), Kayasu’nun gazetecilere açıklama yaptığı ve iddianame sureti dağıttığı gerekçesiyle soruşturma izni verdi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 2001 yılının Nisan ayında Kayasu’yu "görevini kötüye kullandığı" ve "askeri kuvvetleri tahkir ve tezyif ettiği" gerekçesiyle hapis cezasına mahkûm etti; ceza daha sonra para cezasına çevrilerek ertelendi. Meslekten İhraç ve Tecrit Süreci 20 Nisan 2000'de görevinden uzaklaştırılan Kayasu, HSYK kararıyla 27 Şubat 2003’te meslekten ihraç edildi. Emeklilik hakkını elde ettiği için öncesinde emekliliğini talep etmiş olan Kayasu, görevden uzaklaştırılmakla kalmadı; avukatlık yapmak istediğinde de İstanbul Barosu talebini reddetti. Yaptığı itiraz sonucunda Türkiye Barolar Birliği aracılığıyla Baro levhasına kayıt olabildi. Yaşadığı bu süreçte başından geçenleri “Günaydın Savcı Bey” ve “10. Köyün Savcısı” adlı kitaplarında kaleme alan Kayasu, iç hukuk yollarından sonuç alamayınca hakkını Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) taşıdı. AİHM ve HSYK Mücadelesi 13 Kasım 2008’de AİHM, Sacit Kayasu’nun başvurusunu karara bağlayarak Türkiye’yi mahkûm etti. Mahkeme, görevini yapan bir savcıya verilen cezaların "yıldırıcı" nitelikte olduğunu ve Türkiye'nin hem bir savcının ifade özgürlüğünü kısıtladığını hem de mahkemede hakkını aramasına engel olduğunu oy birliğiyle hükme bağlayarak, Türkiye'yi 41 bin avro tazminata mahkûm etti. AİHM kararının ardından HSYK’ya başvurarak mesleğe iade ve özlük haklarını talep eden Kayasu, dönemin kurul üyelerinden sonuç alamadı. 2011 yılında HSYK, ihracın kaldırılmasına karar verse de kendi isteğiyle emekli olduğu gerekçesiyle mesleğe iade talebini reddetti. Bunun üzerine Kayasu, hakkını aramayan veya geciktiren HSYK üyeleri hakkında da suç duyurusunda bulundu. Haziran 2009'da yaptığı bir açıklamada, "İddianamem hazır, görev bekliyorum" diyerek darbecilerin yargılanması gerektiğindeki kararlılığını sürdürdü. MirasıSacit Kayasu'nun 2000 yılında hazırladığı iddianame, yıllar sonra Türkiye'nin kaderini değiştiren hukuki bir milat haline geldi. 2010 anayasa referandumuyla Geçici 15. maddenin kaldırılmasının ardından açılan tarihi 12 Eylül davasında, Kayasu'nun yıllar evvel hazırladığı o ilk metin önemli bir zemin oluşturdu. Karaciğer kanseri nedeniyle bir süredir tedavi gören eski Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, 28 Kasım 2014 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti. Vefatının ardından Şakirin Camii’nde kılınan cenaze namazı sonrasında Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Komisyonu, Çerçeve Yasa'yı kabul etti Haber

Adalet Komisyonu, Çerçeve Yasa'yı kabul etti

İktidarın "Terörsüz Türkiye" adını verdiği ve terör örgütü PKK'nin fiili varlığına son vermesini hedefleyen süreç kapsamında hazırlanan kanun teklifi Adalet Komisyonu'ndan geçti. Düzenleme; PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma, yardım etme, propaganda yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti ve lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamındaki suçları kapsayacak. Teklif metninde "Örgüt" tanımı PKK/KCK ve bağlantılı yapıları, "Kurul" tanımı ise süreç için oluşturulacak özel yapıyı ifade ediyor. Soruşturma ve kovuşturmalarda erteleme mekanizması Teklife göre, örgütün fiili varlığına son verdiğinin ve silah ile mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilip MGK kararıyla Resmi Gazete'de yayımlanması şartıyla geniş kapsamlı erteleme hükümleri devreye girecek. Bu doğrultuda; örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçu ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis gerektiren suçlar hariç olmak üzere, üst sınırı 15 yıl veya daha az olan suçlarda soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl, 15 yıldan fazla hapis ya da müebbet cezası gerektiren suçlarda ise 10 yıl süreyle ertelenecek. Erteleme süresince dava zamanaşımı işlemeyecek. Dosya ve deliller muhafaza edilirken, müsadereye konu malvarlıkları hakkında tasfiye kararı verilerek Hazineye irat kaydedilecek. Cumhuriyet savcısı kararlarına karşı 2 hafta içinde sulh ceza hakimliğine, mahkeme kararlarına ise 2 hafta içinde itiraz edilebilecek. MGK kararından sonra başlatılacak soruşturmalar Kurulun iznine bağlanacak. Mevcut tutuklama ve adli kontrol tedbirleri yetkili mercilerce yeniden değerlendirilerek uygun koşullarda kaldırılacak; istinaf veya temyiz aşamasındaki dosyalar içinse bozma kararı verilecek. Verilen erteleme kararları özel bir sisteme kaydedilecek ve bu kayıtlar yalnızca ilgili adli makamlarca talep edilmesi halinde incelenebilecek. Süre içinde yeniden terör suçu işlenmesi halinde erteleme kararı kaldırılarak yargılamaya devam olunacak; suçsuz geçirilen süre sonunda ise düşme kararı verilecek. Cezaların infazının ertelenmesi Benzer koşullara bağlı olarak, kasten öldürme suçundan mahkum olanlar ile 1 Haziran 2005'ten öncesine ait ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis mahkumiyetleri hariç olmak üzere; toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına çarptırılanların cezaları 5 yıl, daha yüksek süreli veya müebbet hapis cezaları ise 10 yıl süreyle infaz hakiminin kararıyla ertelenecek. Bu süreçte ceza zamanaşımı işlemeyecek. İnfaz erteleme kararlarına karşı itiraz yolu açık tutulacak. Süre içinde suç işlenmesi durumunda erteleme kaldırılarak infaz devam edecek, aksi takdirde ceza infaz edilmiş sayılacak. İşlemlerin takibi Cumhuriyet başsavcılıklarınca yürütülecek. Üst düzey kurul ve Meclis denetimi Sürecin takibi ve koordinasyonu için Cumhurbaşkanlığı Yardımcısının başkanlığında; Adalet Bakanı, Dışişleri Bakanı, İçişleri Bakanı, Milli Savunma Bakanı, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri'nden oluşan bir Kurul teşkil edilecek. Kurul, ihtiyaç duyulması halinde alt komisyonlar kurabilecek ve dışarıdan uzmanları toplantılara dahil edebilecek. Kurul, örgütün tasfiye sürecini değerlendirerek adli, idari ve yasal düzenleme taleplerinde bulunabilecek. Hak yoksunluklarının ortadan kaldırılması için ilgili mahkemelere talep götürebilecek olan Kurul, çalışmalarını düzenli olarak Meclis'e bildirecek. Ayrıca TBMM bünyesinde faaliyetleri izlemek üzere bir İzleme Komisyonu oluşturulacak. Kurulun sekretaryasını ise Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği yürütecek. Silah teslimi ve Başvuru şartları Örgüt mensuplarının beraberlerinde getirdikleri veya beyan ettikleri her türlü silah, mühimmat, patlayıcı ve malzeme kayıt altına alınacak; bu husustaki usuller İçişleri ve Milli Savunma bakanlıklarınca belirlenecek. Düzenlemeden faydalanmak isteyenlerin, MGK kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını takiben 6 ay içinde bulundukları yerin Cumhuriyet başsavcılıklarına veya görevli kurumlara yazılı başvuruda bulunması gerekecek. Süreç kapsamında görev yapan kamu personeli ise yürüttükleri faaliyetler dolayısıyla hukuki, idari veya cezai sorumluluk altına girmeyecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetinde karar açıklandı Haber

Öğretmen Fatma Nur Çelik cinayetinde karar açıklandı

Anadolu 2. Çocuk Ağır Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında, 17 yaşında olduğu dönemde saldırıyı gerçekleştiren sanık Furkan Samet Bakalım’ın cezası belli oldu. Mahkeme indirim uygulamadı Duruşmada esas hakkındaki mütalaasını sunan cumhuriyet savcısı, sanığın okul içerisinde öğretmen ve öğrencilere yönelik gerçekleştirdiği saldırıların sabit olduğunu belirterek cezalandırılmasını talep etti. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık Furkan Samet Bakalım’ı öğretmen Fatma Nur Çelik’e yönelik eylemi nedeniyle "kadına karşı canavarca hisle kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Sanığın olay tarihinde 17 yaşında olması sebebiyle bu ceza 24 yıl hapis cezasına dönüştürülürken, heyet tarafından sanık hakkında herhangi bir indirim uygulanmadı. Toplam ceza 37 yıl 6 ay Sanık Furkan Samet Bakalım, öğretmen Çelik’i öldürme suçunun yanı sıra, okulda yaraladığı diğer mağdurlara yönelik işlediği çeşitli suçlardan dolayı da toplamda 13 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Böylece sanığın toplam cezası 37 yıl 6 ay olarak belirlendi. Ayrıca mahkeme, sanığın M.A. isimli kişiye yönelik "nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs" suçundan ise yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle beraatine karar verdi. Tutukluluk hali devam ediyor Sanığın tutukluluk halinin devamına hükmeden mahkeme heyeti, olayda kullanılan suç aleti bıçağın müsaderesine ve dosyadaki bazı dijital materyallerin delil olarak saklanmasına karar vererek davayı noktaladı. Duruşmayı, İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ile çok sayıda öğretmen de izleyici olarak takip etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meclis’te istismar iddiası davasında flaş karar! Tutuklu sanıklar tahliye edildi Haber

Meclis’te istismar iddiası davasında flaş karar! Tutuklu sanıklar tahliye edildi

Ankara 57. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Türkiye Büyük Millet Meclisi lokantasında görev yapan bazı çalışanların stajyer kız öğrencilere tacizde bulunduğu iddiasına ilişkin yargılama sürdü. Mahkeme, tutuklu bulundukları süreyi ve kaçma şüphesi bulunmadığını gerekçe göstererek sanıkların tahliyesine hükmetti. Duruşmayı mağdur aileleri ve bazı milletvekilleri de takip etti. Mağdur ailelerinden tahliye kararına tepki Duruşmada söz alan mağdur annelerinden biri, sanıkların serbest bırakılmasından endişe duyduğunu belirterek elektronik kelepçe ya da uzaklaştırma tedbiri talep etti. Bir başka anne ise çocuklarını “güvenli” olduğu düşüncesiyle Meclis’e gönderdiklerini ifade ederek, taciz iddialarına ilişkin kamera kayıtlarının incelenmesini istedi. Avukat: “Rıza olduğunu söylemek hayatın olağan akışına aykırı” Mağdur tarafının avukatı, iddianamede yer alan mesaj içeriklerine dikkat çekerek, 18 yaşından küçük bir çocuğun rızasından söz edilemeyeceğini ve mağdur üzerinde baskı kurulduğunun açık olduğunu savundu. Duruşmaların gizli yapılması gerektiğini de vurguladı. Savcılık tutukluluğun devamını istedi Cumhuriyet savcısı, dosyadaki eksik hususların giderilmesini talep ederek suçlamaların niteliği nedeniyle sanıkların tutukluluk halinin sürmesini istedi. Ancak mahkeme heyeti bu talebi kabul etmeyerek tahliye kararı verdi. Sanıklar suçlamaları reddetti Sanıklar mahkemede yaptıkları savunmalarda suçlamaları kabul etmedi. Bazıları uzun yıllardır kurumda görev yaptıklarını ve işlemedikleri bir suç nedeniyle mağdur olduklarını öne sürerken, avukatları da müvekkillerinin medya baskısıyla zan altında bırakıldığını savundu. 16 yıla kadar hapis istemiyle yargılanıyorlar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, olay tarihinde 18 yaşından küçük dört mağdurun staj dönemlerinde tacize uğradıkları iddia edildi. Sanıklar hakkında “sarkıntılık yapmak suretiyle çocuğun cinsel istismarı” ve “çocuğa karşı cinsel taciz” suçlarından 16 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor. Mahkeme, davanın bir sonraki duruşmasının 15 Mayıs’ta yapılmasına karar verdi. Olay, kamuoyunda çocukların korunmasına yönelik tedbirlerin yeniden tartışılmasına neden oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İzmit’te korkunç son: Kayıp eski muhtar varil içinde ölü bulundu Haber

İzmit’te korkunç son: Kayıp eski muhtar varil içinde ölü bulundu

Kocaeli’nin İzmit ilçesine bağlı Eseler Mahallesi’nde kayıp olarak aranan eski muhtar Sadık Savurtaş’tan acı haber geldi. Yakınlarının ihbarı üzerine başlatılan arama çalışmaları sonucunda Savurtaş, akşam saatlerinde kendi bahçesinde bir varilin içinde yaşamını yitirmiş halde bulundu. Sadık Savurtaş en son öğleden sonra görüldü ve evine dönmedi Eseler Mahallesi’nde yaşayan 64 yaşındaki Sadık Savurtaş’ın bugün saat 16.00 sıralarında görüldükten sonra evine dönmemesi üzerine ailesi kayıp başvurusunda bulundu. İhbarın ardından jandarma ekipleri, mahalle sakinleri ve Savurtaş’ın yakınları bölgede geniş çaplı arama çalışması başlattı. Arama çalışmaları akşam saatlerinde acı gerçekle sonuçlandı Saat 20.30 sıralarında yapılan aramalar sırasında Savurtaş, kendisine ait bahçede bir varilin içinde hareketsiz halde bulundu. Olay yerine sevk edilen sağlık ekipleri, yaptıkları kontrollerde Savurtaş’ın hayatını kaybettiğini belirledi. Olay yeri incelemesi ve savcılık süreci başlatıldı İl Jandarma Komutanlığı Olay Yeri İnceleme ekipleri, varilin bulunduğu alanda detaylı çalışma yaptı. Cumhuriyet Savcısı da olay yerinde incelemelerde bulunurken, Savurtaş’ın cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Ölümün nedeni yapılacak otopsiyle netleşecek Yetkililer, ölümün nasıl gerçekleştiğine dair henüz resmi bir açıklama yapmazken, olayın tüm yönleriyle araştırıldığı ve soruşturmanın sürdüğü bildirildi. İlk bulgular kamuoyuyla paylaşılmadı. Sadık Savurtaş’ın geçmişte televizyon programına katıldığı öğrenildi Çiftçilikle uğraştığı belirtilen Sadık Savurtaş’ın, yaklaşık 6 yıl önce “Kim Milyoner Olmak İster?” adlı bilgi yarışmasına katıldığı ve yarışmada bin TL kazandığı bilgisi de ortaya çıktı. Yetkililerden soruşturma mesajı geldi Jandarma ekipleri, olayın aydınlatılması için çok yönlü incelemenin sürdüğünü belirtirken, Savurtaş’ın ölümüne ilişkin tüm ihtimallerin değerlendirildiği ifade edildi.

İzmir’de lise birincisi Asmin Yıldız tutuklandı! Haber

İzmir’de lise birincisi Asmin Yıldız tutuklandı!

Sınıfta çekilen video “örgüt propagandası” sayıldı İzmir’in Menemen ilçesindeki Haldun Koşay Anadolu Lisesi son sınıf öğrencileri, boş derste müzik açarak halay çekti. Sınıfta çekilen bu video, bir öğrencinin TikTok hesabında paylaşıldı. Kısa sürede “Hafıza” adlı bir sosyal medya hesabı tarafından alıntılanan görüntü, 600 binden fazla kişiye ulaştı ve tartışma yarattı. Videoda çalan müziğin içeriği nedeniyle, “örgüt propagandası” iddiasıyla beş öğrenci hakkında soruşturma başlatıldı. Okul birincisi Asmin Yıldız, savcının talebiyle tutuklanarak Aliağa Şakran Kadın Cezaevi’ne gönderildi. Avukatı: “Kürtçe bilmeyen bir öğrencinin farkında olmadan çektiği video suç sayılamaz” Asmin Yıldız’ın avukatı Zeynep Sedef Özdoğan, İzmir Barosu’nda düzenlenen basın açıklamasında süreci anlattı: “Sınıfta öğrenciler halay çekiyor, Asmin de bunu TikTok hesabında paylaşıyor. Kürtçe bilmediği için şarkının içeriğinin farkında değil. Videonun altına herhangi bir açıklama da yazmıyor. Ancak sosyal medyada hızla yayılan görüntü, linç kampanyasına dönüşüyor. Asmin tepkileri görünce özür dileyerek videoyu kaldırıyor. Buna rağmen gece yarısı evi basılarak gözaltına alınıyor ve ertesi gün tutuklanıyor.” Özdoğan, Asmin’in “kaçma şüphesi” iddiasıyla tutuklandığını belirterek, bunun hukukla bağdaşmadığını söyledi. “Asmin Cumhuriyet Savcısı olmak istiyordu” Avukat Özdoğan, Asmin’in eğitimine ve hedeflerine vurgu yaparak şunları kaydetti: “Cumhuriyet Savcısı olmak isteyen, hukuk okumak isteyen bir çocuk bu. Ülkesine hizmet etmek, adaletin bir parçası olmak istiyor. Ama şimdi o hayaller cezaevi duvarları ardında. Biz diyoruz ki: Asmin’in yeri cezaevi değil, okul sıraları ve ailesinin yanı olmalı.” Ailesine yönelik tehditler: “Okula gitseydi öldürürdük” Asmin’in teyzesi Didem Bozkur, basın toplantısında ailenin tehdit mesajları aldığını belirtti: “Aileye ‘Asmin okula gitseydi öldürürdük’ şeklinde mesajlar geliyor. Bu tehditler nedeniyle aile tedirgin. Biz sadece adalet istiyoruz.” Anne Sevgi Yıldız ise kızının üniversiteye hazırlandığını söyleyerek gözyaşları içinde şu ifadeleri kullandı: “Kızımın bir paylaşım yüzünden elimizden alınmasını hak etmiyoruz. Asmin ders çalışan, hayalleri olan bir çocuk. Kızımın yeri okul sıraları, cezaevi değil.” Baro ve hukukçular sürecin takipçisi İzmir Barosu Genel Sekreteri Zöhre Dalkıran, Asmin Yıldız’ın tutukluluğuna tepki göstererek, konunun takipçisi olacaklarını belirtti. Avukat Özdoğan ise Anayasa’nın 19., 25., 26. ve 42. maddelerini hatırlatarak, ifade özgürlüğü ve eğitim hakkının ihlal edildiğini söyledi. Eğitim yerine cezaevi tartışması büyüyor Asmin Yıldız’ın tutuklanması, sosyal medyada ve hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Öğrencinin eğitim hakkı ve ifade özgürlüğü temelinde tahliye edilmesi çağrıları artarken, hukukçular sürecin “ifade özgürlüğü sınırlarını aşan bir yargı uygulaması” olduğunu savunuyor.

Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında Haber

Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında sanıklar ilk kez hakim karşısında

‘Yenidoğan Çetesi’ soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i tehdit eden Mustafa Kemal Zengin ve aralarında eski avukatların da bulunduğu 13 sanık, bugün Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanıklar, “örgüt kurmak”, “kamu görevlisini öldürmeye teşebbüs” ve “yargıyı etkilemeye teşebbüs” suçlamalarından yargılanıyor. Duruşmada gergin anlar Saat 11.00’de başlayan duruşmaya, tutuklu sanıklar, bazı tutuksuz sanıklar, taraf avukatları ve Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin katıldı. Tutuklu sanıklardan avukat Aylin Arslantatar, salona alındığı sırada yüksek sesle “Adalet tecelli edecek! Yavuz beni tutuklattın, bu ülkede bir savcı avukata kumpas kurdu” sözleriyle tepki gösterdi. Mahkeme başkanı sanığı uyararak duruşma düzeninin korunması konusunda ihtarda bulundu. İddianamede ağır suçlamalar yer alıyor 24 Haziran 2025’te kabul edilen iddianameye göre, örgüt kurucusu olduğu belirtilen Mustafa Kemal Zengin ve yöneticiler Aylin Aslantatar ile Gökhan Güler, savcı Yavuz Engin’e yönelik olarak “Kamu görevlisini yerine getirdiği görev nedeniyle tasarlayarak öldürmeye teşebbüs”e azmettirme, “Suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma”, “Yargı görevini yapanı etkilemeye teşebbüs”, “Tehdit ve kişisel verileri hukuka aykırı elde etme” gibi çok sayıda suçtan yargılanıyor. Savcılık, bu üç sanık için 48 yıldan 100 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Diğer 10 sanık için ise değişen oranlarda hapis cezaları istendi. Soruşturmanın geçmişi Soruşturma, İstanbul’un Yenidoğan ilçesindeki organize suç yapılanmasına ilişkin yürütülen operasyonlarla başladı. Savcı Yavuz Engin’in, çete bağlantılarını ortaya çıkarması sonrası, örgüt üyelerinin tehdit mesajları gönderdiği ve takibe alındığı iddia edildi. Sanıklar, yargı sürecini etkilemeye çalışmakla ve kamu görevlilerine yönelik planlı tehdit girişimleriyle suçlanıyor. Mahkeme süreci devam ediyor Duruşmada sanık savunmaları alınmaya başlanırken, mahkeme heyeti tanıkların dinlenmesi ve delil incelemesinin sürdürülmesi yönünde karar aldı. Bir sonraki duruşma tarihi, Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından önümüzdeki haftalarda açıklanacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.