SON DAKİKA

#Dayanışma

HABER DEĞER - Dayanışma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dayanışma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DEM Parti heyeti, TBMM'de Özgür Özel'i ziyaret edecek Haber

DEM Parti heyeti, TBMM'de Özgür Özel'i ziyaret edecek

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), CHP’de kurultayın iptali anlamına gelen “mutlak butlan” hükmü ve sonrasında genel merkez binasında yaşanan polis müdahalesinin ardından dikkat çeken bir adım atıyor. Mahkeme kararıyla görevini asıl sahibine devretmek durumunda kalan eski CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e destek vermek amacıyla meclis düzeyinde bir ziyaret planlandı. Görüşme saat 13.30'da mecliste DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan başkanlığındaki parti heyeti, bugün saat 13.30’da Özgür Özel’i Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) makam odasında ziyaret edecek. Özel, çalışmalarını meclis odasına taşımıştı Yargı kararı ve genel merkezde çıkan arbedenin ardından Özgür Özel, "Yeni genel merkez TBMM'dir" diyerek siyasi çalışmalarını meclis çatısı altına kaydırmıştı. Sürece ilk andan itibaren sert tepki gösteren DEM Parti yönetimi, yaşanan durumun sadece bir parti içi mesele olmadığını, doğrudan Türkiye’deki demokratik işleyişi hedef aldığını savunmuştu. "Muhalefet parçalanmamalı" mesajı Gelişmelere ilişkin daha önce değerlendirmelerde bulunan DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, halk iradesini zedeleyen her türlü müdahalenin karşısında durduklarını dile getirerek, muhalefet blokunun bu zorlu süreci bölünmeden, dayanışma içinde aşması gerektiğinin altını çizmişti. Dayanışma mesajı telefondan yüz yüze görüşmeye taşınıyor Olayların yaşandığı sıcak saatlerde DEM Parti Eş Genel Başkanları imzasıyla yayımlanan yazılı açıklamada da ana muhalefet partisinde meydana gelen kırılmanın ülke siyasetini derinden etkilediği ifade edilmiş ve demokratik hatların korunması adına her türlü siyasi sorumluluğu üstlenmeye hazır oldukları belirtilmişti. Kararın tebliğ edildiği gün Özgür Özel’i telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini ileten DEM Parti liderliği, CHP Genel Merkezi’ne gitmemeyi tercih etmişti. Bugünkü meclis randevusu, krizin ardından iki kanat arasındaki ilk yüz yüze temas olacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP lideri Devlet Bahçeli’den Amedspor Başkanı Nahit Eren’e tebrik mesajı Haber

MHP lideri Devlet Bahçeli’den Amedspor Başkanı Nahit Eren’e tebrik mesajı

Bahçeli, TFF 1. Lig’i ikinci sırada tamamlayarak Süper Lig’e yükselen Amedspor’un başarısını memnuniyetle karşıladığını belirtti. Bahçeli mesajında, kulübün tarihinde ilk kez Süper Lig’e yükselmesinin önemli bir gelişme olduğunu vurguladı. Diyarbakır vurgusu Bahçeli, Diyarbakır’ın bu sportif başarıyla birlikte sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan daha da canlanmasını temenni etti. Bahçeli açıklamasında, "Tarihi derinliği, kültürel zenginliği ve kadim hafızasıyla en değerli şehirlerimizden birisi olan Diyarbakır’ımızın, bu sportif başarıyla birlikte sosyal, kültürel ve ekonomik bakımdan daha da canlanmasını temenni ediyorum. Futbol kulübünüzün Süper Lig’e yükselişinin şehrimizin marka değerinin güçlenmesine, gençlerimizin spora yönelmesine ve futbolun birleştirici ruhunun daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sunacağına inancım tamdır. Bu itibarla Amedspor’un Süper Lig yolculuğunda fair play ruhunu, sporcu ahlakını ve kardeşlik hukukunu önceleyen bir anlayışla hareket ederek Türkiye’mizin huzur, birlik ve dayanışma iklimine olumlu katkılar sunacağına yürekten inanıyorum." ifadelerini kullandı. Birlik ve kardeşlik mesajı Amedspor’un Süper Lig yolculuğunda fair play ruhu, sporcu ahlakı ve kardeşlik anlayışıyla hareket etmesi gerektiğini belirten Bahçeli, bu başarının Türkiye’de birlik ve dayanışma iklimine katkı sunacağına inandığını dile getirdi. Bahçeli, mesajının sonunda Amedspor yönetimini, teknik heyeti, futbolcuları ve taraftarları tebrik ederek yeni sezonun hayırlı olmasını diledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

CHP’de kritik toplantı: “Savunmaya sıkışmayalım” mesajı Haber

CHP’de kritik toplantı: “Savunmaya sıkışmayalım” mesajı

Cumhuriyet Halk Partisi bünyesinde gerçekleştirilen toplantılarda, partili belediyelere yönelik operasyonların ardından izlenecek yol haritası masaya yatırıldı. Özgür Özel ile bir araya gelen yaklaşık 400 belediye başkanı, yeni dönemin siyasi ve hukuki stratejilerini değerlendirdi. Toplantılar büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanlarının katılımıyla beş ayrı oturum halinde yapılırken, her oturumda alınan kararlar ortak bir çerçevede birleştirildi. Görüşmelerde en çok öne çıkan başlık, soruşturmalara karşı dağınık değil koordineli bir yanıt verilmesi gerektiği oldu. Ortak hukuk hattı önerisi CHP kaynaklarına göre belediye başkanları, “ortak hukuk savunma hattı” kurulması fikrinde birleşti. Bu kapsamda bir kriz merkezi oluşturulması, hukuki süreçlerin tek elden takip edilmesi ve kamuoyuna ortak bir dil ile seslenilmesi gerektiği ifade edildi. Belediye başkanları, parçalı tepkilerin yerine güçlü bir koordinasyonun önemine dikkat çekti. Toplantılarda ayrıca yalnızca savunmada kalınmaması gerektiği yönünde görüşler de dile getirildi. Bazı başkanlar, siyasi olarak daha aktif bir hat izlenmesini ve karşı hamlelerin geliştirilmesini önerdi. Bu çerçevede güçlü bir hukuk komisyonu kurulması fikrinin, parti yönetiminin “çeyiz sandığı” olarak adlandırdığı planın temelini oluşturduğu belirtildi. “Sosyal belediyecilik en güçlü kalkan” Toplantılarda belediyelerin sahadaki performansı da gündeme geldi. Belediye başkanları, sosyal belediyecilik uygulamalarının siyasi baskılara karşı en güçlü yanıt olduğunu vurguladı. Kent hizmetleri, ulaşım projeleri ve sosyal yardımların görünür kılınmasının önemine dikkat çekilirken, “Saldırılara rağmen hizmeti sürdürüyoruz” mesajının öne çıkarılması gerektiği ifade edildi. “Bu yalnızca CHP meselesi değil” Belediye başkanları, yaşanan sürecin yalnızca CHP’ye yönelik olmadığını, daha geniş bir “demokrasi sorunu” olarak ele alınması gerektiğini dile getirdi. Bu kapsamda muhalefet partileri, sendikalar ve meslek odalarıyla daha geniş bir dayanışma zemini oluşturulması gerektiği görüşü öne çıktı. Toplantılardan çıkan mesaj, CHP’nin önümüzdeki süreçte hem hukuki hem de siyasi alanda daha organize ve bütüncül bir strateji izleyeceğine işaret etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Türkiye’den Mali’deki saldırılara tepki: Güçlü şekilde kınıyoruz Haber

Türkiye’den Mali’deki saldırılara tepki: Güçlü şekilde kınıyoruz

Türkiye, Mali’de meydana gelen saldırılara ilişkin resmi açıklama yaptı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, ülkenin farklı bölgelerinde gerçekleşen terör saldırılarının güçlü şekilde kınandığı belirtildi. Açıklamada, saldırılarda hayatını kaybedenler için başsağlığı dilekleri iletilirken, “Mali’nin farklı bölgelerinde bugün meydana gelen terör saldırılarını güçlü biçimde kınıyoruz” ifadelerine yer verildi. Türkiye, yaşamını yitirenlerin ailelerine ve Mali halkına taziyelerini iletti. Türkiye’den dayanışma mesajı Bakanlık açıklamasında ayrıca, Türkiye’nin Mali ile dayanışma içinde olmaya devam edeceği vurgulandı. Açıklamada, “Terörle mücadelesinde Mali’yle dayanışma içinde olmaya ve bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisine yönelik çabalara destek vermeye devam edeceğiz” denildi. Ülke genelinde eş zamanlı saldırılar Mali ordusundan yapılan açıklamalara göre, kimliği henüz belirlenemeyen silahlı gruplar başta Bamako olmak üzere birçok noktaya saldırı düzenledi. Sabah saatlerinde başlayan saldırıların, askeri üsler ve kritik bölgeleri hedef aldığı bildirildi. Başkentteki Kati askeri üssü ve Modibo Keita Havalimanı çevresindeki askeri kampın yanı sıra Kidal, Gao ve Sevare şehirlerinde yoğun silah sesleri ve patlamalar yaşandığı aktarıldı. Ülke genelinde güvenlik durumunun hassasiyetini koruduğu ifade ediliyor. Yaşanan gelişmeler, Sahel bölgesinde uzun süredir devam eden güvenlik krizinin yeni bir boyut kazandığını ortaya koyarken, uluslararası toplumun bölgeye yönelik yaklaşımı da yeniden tartışma konusu haline geliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Egemenlikten geleceğe: 23 Nisan 106. yılında ne anlatıyor? Haber

Egemenlikten geleceğe: 23 Nisan 106. yılında ne anlatıyor?

23 Nisan, 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla birlikte Türkiye tarihinde bir kırılma noktası olarak kabul ediliyor. Mustafa Kemal Atatürk öncülüğünde kurulan Meclis, egemenliğin saraydan alınıp yurttaşa devredildiği bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. Bu tarih, yalnızca bir kurumun açılışı değil; aynı zamanda halk iradesine dayalı yeni bir yönetim anlayışının ilanı olarak değerlendiriliyor. Bir ulusun kendi kaderini belirlediği gün 23 Nisan 1920’de Ankara’da açılan Meclis, Osmanlı İmparatorluğu’nun son döneminde yaşanan işgaller ve siyasal krizler karşısında ulusal direnişin merkezi haline geldi. Meclis’in açılmasıyla birlikte “egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesi somut bir yönetim biçimine dönüştü. Bu süreç, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı en kritik aşamalardan biri olarak görülüyor. Çocuklara armağan edilen ilk ve tek bayram 23 Nisan’ın en dikkat çekici yönlerinden biri, dünyanın ilk ve tek çocuk bayramı olması. Mustafa Kemal Atatürk, 1929 yılında bu günü çocuklara armağan ederek geleceğin teminatı olarak gördüğü yeni nesillere özel bir anlam yükledi. Bu karar, yalnızca sembolik bir jest değil; aynı zamanda çocukların toplumsal yaşamda özne olarak görülmesinin de erken bir örneği olarak kabul ediliyor. Her yıl Türkiye’nin dört bir yanında ve farklı ülkelerden gelen çocukların katılımıyla kutlanan bayram, uluslararası bir boyut da kazanmış durumda. Özellikle TRT tarafından düzenlenen Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenlikleri, farklı kültürlerden çocukları bir araya getirerek barış ve dayanışma mesajı veriyor. Geçmişten bugüne değişen anlamlar 106 yıl sonra 23 Nisan, yalnızca tarihsel bir anma günü değil; aynı zamanda çocuk hakları, eğitim politikaları ve toplumsal eşitlik tartışmalarının da odak noktası olmaya devam ediyor. Uzmanlar, bayramın ruhunun korunabilmesi için çocukların yaşam koşullarının iyileştirilmesi, nitelikli eğitime erişimlerinin sağlanması ve haklarının güvence altına alınması gerektiğine dikkat çekiyor. Bugün 23 Nisan, bir yandan ulusal egemenliğin sembolü olarak hatırlanırken, diğer yandan çocukların geleceğine dair sorumlulukları da yeniden hatırlatan güçlü bir tarihsel miras olarak varlığını sürdürüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu! Haber

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu!

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası 2026 yılı 1. Grup Büyük Temsilci Buluşması kapsamında düzenlenen eğitim seminerine katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Arslan, HAK-İŞ’in Filistin dayanışmasına değinerek, Global SUMUD filosunun Gazze’ye umut taşıdığını ifade etti. Programa, Genel Başkan HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, Genel Başkan Yardımcıları İdris Ersoy ve Celal Yıldız, Şube Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, işyeri sendika temsilcileri, komite başkanları ve yardımcıları ile uzmanlar katıldı. Filistin’e yönelik dayanışmanın sadece sözle değil, fiili desteklerle de sürdürüldüğünü belirten Arslan, uluslararası girişimlerle Gazze’ye ulaşmaya çalışan yardım filolarına da değindi. Bu kapsamda, Özgürlük Filosu girişimiyle Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud (Direniş) gemisinin önemine dikkat çeken Arslan, farklı ülkelerden gönüllülerin bu gemide yer alarak büyük bir risk üstlendiğini ifade etti. Arslan, “Gazze’ye ulaşmak için yola çıkan bu gemiler, sadece yardım taşımıyor; aynı zamanda insanlığın vicdanını temsil ediyor. Bu yolculuk, fedakârlık ve adanmışlık gerektiren bir mücadeledir” dedi. Sumud gemisine katılan gönüllülere de değinen Arslan, bu kişilerin canlarını ortaya koyarak Filistin halkının yanında yer aldığını belirterek, bu dayanışmanın tüm dünyaya örnek olması gerektiğini ifade etti. “Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır” Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in yerli ve milli bir duruşa sahip olduğunu ifade eden Genel Başkanımız Mahmut Arslan, aynı zamanda uluslararası sendikal hareketin önemli ve etkin bir parçası olduklarını ifade etti. Arslan, HAK-İŞ/Hizmet-İş’in sendikal mücadelesinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını belirterek, Filistin, Sudan, Suriye, Irak ve Afrika’daki birçok ülkede yaşanan zulümlere dikkat çekti. “Bizim anlayışımıza göre; sadece Türkiye’deki değil, ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır. Bizim de bu mazlumlara karşı bir borcumuz vardır” diyen Arslan, bu anlayışın sendikamızın temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı. Mazlumun yanında duruyoruz” HAK-İŞ’in bu yaklaşımı sözde bırakmadığını ifade eden Arslan, uluslararası platformlarda mazlum coğrafyaların sesi olduklarını, farklı ülkelerden sendikalarla dayanışma içinde hareket ettiklerini ve küresel sendikal yapılarda aktif görevler üstlendiklerini söyledi. Arslan, HAK-İŞ’in yüzlerce ülkede milyonlarca işçiyi temsil eden uluslararası sendikal platformlarda Türkiye’yi temsil ettiğini belirterek, “Biz hem kendi ülkemizde emeğin hakkını savunuyoruz hem de dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun yanında duruyoruz” dedi. Arslan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sürdüğünü, bölgede ağır bir yıkım yaşandığını ve temel insani ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar bulunduğunu ifade etti. Yardım girişlerinin büyük ölçüde engellendiğini belirten Arslan, Türkiye başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun farklı yollarla Gazze’ye destek ulaştırmaya çalıştığını söyledi. Gazze düşerse bu sadece oranın meselesi olmaz” Gazze’de yaşananların sadece bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Arslan, bu sürecin tüm bölgeyi etkilediğini ifade etti. “Gazze düşerse sadece orası değil, tüm bölge etkilenir. Bu mücadele sadece Filistin’in değil, insanlığın mücadelesidir” diyen Arslan, Türkiye’nin bu konuda daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini dile getirdi. “HAK-İŞ bu davanın yanında olmaya devam edecek” HAK-İŞ’in yıllardır Filistin meselesinde aktif bir duruş sergilediğini belirten Arslan hem ulusal hem de uluslararası platformlarda Filistin halkının yanında yer almaya devam edeceğimizi söyledi. Arslan, “Bu mücadele bir vicdan meselesidir. Filistin davasına sahip çıkmaya, mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “Kadın üyelerimizin temsiline önem veriyoruz” Kadınların sendikal hayattaki yerine de değinen Mahmut Arslan, kadınların sendikamız içinde yalnızca sayısal bir unsur olarak değil, karar alma süreçlerinin aktif bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların sendikal mücadelede daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini de vurgulayan Arslan, kadın üyelerimizin teşkilat içinde görev almaktan çekinmemesi, sorumluluk üstlenmesi ve hak ettiği yerlere gelmesi için mücadele etmeleri gerektiğini söyledi. “Üyelerimizin işlerine dönmeleri için mücadelemiz sürüyor” Hizmet-İş Sendikamızın temel ilkesinin hak ve adalet olduğunu vurgulayan Mahmut Arslan, siyasi ayrım gözetmeksizin haksızlığa uğrayan tüm emekçilerin yanında olduğumuzu ifade etti. Arslan, Diyarbakır, Van, Altındağ, Bolu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok bölgede yürüttüğümüz eylemlere dikkat çekerek, sendikamızın sahada aktif ve kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Van, Diyarbakır ve Altındağ’daki yaptığımız eylemlerde de sendikamızın kararlı duruş sergilediğini ifade eden Arslan, işten çıkarılan üyelerimizin haklarını alana kadar mücadelemizi sürdüğümüzü söyledi. Demokrasiye sahip çıktık, bedeller ödedik” Genel Başkan Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde her zaman net ve kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde darbelere karşı açık şekilde tavır alındığını ifade etti. Arslan, bu dönemlerde HAK-İŞ’in diğer bazı yapılar gibi darbecilerle birlikte hareket etmediğini, aksine millet iradesinin ve demokrasinin yanında durduğunu vurgulayarak, HAK-İŞ’in ve Hizmet-İş’in bu duruşu nedeniyle kapatılma, baskı ve çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. “Biz her zaman demokrasiden yana olduk” diyen Arslan, HAK-İŞ’in zor dönemlerde gösterdiği bu kararlı tavrın bugün de aynı şekilde devam ettiğini belirterek, “Biz her zaman millet iradesinin yanında olduk ve bunun bedelini ödedik. Ama hiçbir zaman geri adım atmadık” ifadelerini kullanarak, HAK-İŞ’in geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğini vurguladı. “Ekonomik ve sosyal haklar için mücadelemiz sürüyor” Arslan, belediye şirket işçilerinin 52 günlük ilave tediye hakkı için yürütülen çalışmalara değinerek, bu sorunun çözümü için girişimlerin sürdüğünü belirtti. KİT’lerde çalışan işçilerin kadro sorununa da dikkat çeken Arslan, bu sorunun çözülmesi için sendika olarak yoğun çaba sarf ettiklerini ifade etti. “Vergi ve emeklilik sisteminin değişmesi gerekli” Vergi sistemi ve emeklilik konularına da değinen Arslan, mevcut sistemin adaletsiz olduğunu belirterek, HAK-İŞ olarak vergi mitingleri düzenledik ve sistemin değişmesi için mücadele ettiğimizi söyledi. Emeklilik sistemindeki sorunların çözümü için hazırlanan raporların ilgili kurumlarla paylaşıldığını belirten Arslan, çalışanların ve emeklilerin haklarının korunması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.