SON DAKİKA

#Delil

HABER DEĞER - Delil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Delil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mansur Yavaş: Gelsinler bakalım, korktuğumuz bir durum yok Haber

Mansur Yavaş: Gelsinler bakalım, korktuğumuz bir durum yok

Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde 2023 Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde belediye imkânlarının kampanya faaliyetlerinde kullanıldığı iddiasıyla başlatılan süreçte, İçişleri Bakanlığı tarafından Mansur Yavaş ve 8 belediye çalışanı hakkında soruşturma izni verildi. Soruşturma izninin, mülkiye müfettişlerinin hazırladığı rapor sonrası, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi imzasıyla 24 Şubat 2026 tarihinde verildiği belirtildi. “Ortada bir ilgimiz olmadığını söylüyorlar ama yine de deniyorlar” Soruşturma kararının ardından konuşan Mansur Yavaş, kendisine yönelik suçlamaların somut bir temele dayanmadığını savundu. Danıştay’a başvuracaklarını belirten Yavaş, “Bir ilgisi bulunmamış diyorlar ama ‘olsun, bir deneyelim’ anlayışı var. Danıştay’a başvuruyoruz. Perşembe günü tüm detayları, İçişleri Bakanı’nın kimlere ne dediğini belgeleriyle anlatacağım” ifadelerini kullandı. “Müfettişler geliyor, tekrar tekrar inceleme yapılıyor” Son dönemde belediyeye yönelik denetimlerin arttığını söyleyen Mansur Yavaş, açıklamasında şu sözlere yer verdi: “Son zamanlarda müfettişler geliyor, inceliyor, bir olumsuzluk bulamayınca ‘bir kez daha inceleyin’ diyorlar. Gelsinler bakalım. Allah’ın izniyle kendimizden korktuğumuz bir durum yok.” Yavaş ayrıca, belediyeye yönelik uygulamaların “çifte standart” içerdiğini savunarak, “Herkes bu çifte standardı görüyor. Devlette böyle olmamalı” dedi. ABB: “Ortada somut delil yok, hukuk zorlanıyor” Kararın ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılan açıklamada, soruşturma izninin somut delile dayanmadığı belirtildi. Açıklamada, karar metninde Yavaş’ın doğrudan emir ya da talimat verdiğine dair herhangi bir bulgu bulunmadığının açıkça yazıldığı vurgulandı. Belediye açıklamasında, “Ortada somut bir delil bulunmaksızın soruşturma izni verilmesi hukukun zorlanmasıdır” denildi. Ayrıca seçim döneminde belediye kaynaklarının kullanılmaması konusunda hassas davranıldığı, Mansur Yavaş’ın kampanya sürecinde belediye başkanlığı maaşını dahi almadığı ifade edildi. Soruşturmanın merkezinde Karabük ve Çankırı’daki mitingler var İddialara göre soruşturmanın temelini, 2023 seçim sürecinde Karabük ve Çankırı’da düzenlenen mitinglerde belediyeye ait araçlar, ses sistemleri ve personelin kullanıldığı yönündeki suçlamalar oluşturuyor. Dosyada, belediyeye ait altı aracın mitinglerde kullanıldığı ve bazı organizasyonların ABB personeli tarafından yürütüldüğü öne sürülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’ın WSJ’ye açtığı 10 milyar dolarlık dava reddedildi Haber

Trump’ın WSJ’ye açtığı 10 milyar dolarlık dava reddedildi

ABD’de Başkan Donald Trump’ın The Wall Street Journal gazetesine karşı açtığı 10 milyar dolarlık hakaret davası federal mahkeme tarafından reddedildi. Mahkeme, Trump’ın iddialarını yeterince kanıtlayamadığına hükmetti. Mahkeme: “Gerçek kötücüllük” kanıtlanamadı ABD Bölge Yargıcı Darrin Gayles, 17 sayfalık kararında, gazetenin haberi “bilerek yanlış” yayımladığına dair yeterli delil sunulamadığını belirtti. Kararda, “Başkan Trump, sanıkların haberi gerçek kötücüllükle yayımladığını makul şekilde ortaya koyamadığı için suçlamalar düşürülmelidir” ifadelerine yer verildi. Bu kriter, ABD hukukunda hakaret davalarında kritik bir eşik olarak kabul ediliyor. Dava tamamen kapanmadı: 27 Nisan’a kadar süre Yargıç Gayles, eski ABD Başkanı Barack Obama tarafından atanmıştı. Mahkeme, Trump’a dava dilekçesini değiştirerek 27 Nisan’a kadar yeniden sunma hakkı tanıdı. Trump’ın hukuk ekibi ise davayı yeniden açacaklarını duyurdu. Davanın arka planı: Epstein iddiası Dava, Jeffrey Epstein hakkında yayımlanan bir haber sonrası açıldı. Gazete, Trump’ın Epstein’ın 50’nci yaş günü için yazdığı iddia edilen bir mektubu gündeme getirmişti. Haberde, mektubun “müstehcen” içerikler barındırdığı ve dikkat çekici çizimler ile ifadeler içerdiği öne sürüldü. Trump: Medyaya karşı sert tutumunu sürdürüyor Trump cephesi, haberin “yanıltıcı ve kasıtlı” olduğunu savunurken, dava süreci ABD’de medya-siyaset geriliminin son örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor. Trump’ın, ikinci başkanlık döneminde medya kuruluşlarına yönelik sert söylemlerini artırdığı, bazı gazetecilerin erişimini kısıtladığı ve yüksek tazminat talepli davalar açtığı biliniyor. Epstein dosyası hâlâ gündemde 2019 yılında cezaevinde ölü bulunan Epstein vakası, ABD’de ve dünya genelinde birçok güçlü isimle bağlantıları nedeniyle hâlâ tartışılmaya devam ediyor. ABD Adalet Bakanlığı’nın son dönemde açıkladığı belgelerde Trump’ın adı geçse de, kendisine yöneltilmiş resmi bir suçlama bulunmuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

34 yıllık öğretmen tutuklandı! “Delil yok” tartışması büyüyor Haber

34 yıllık öğretmen tutuklandı! “Delil yok” tartışması büyüyor

Mustafa Kemal Atatürk’e hakaret ettiği iddiasıyla tutuklanan felsefe öğretmeni Ramazan Avuşmak hakkında yeni detaylar ortaya çıktı. 34 yıllık eğitimci olduğu belirtilen Avuşmak’ın savcılık ifadesi, dosyadaki delil durumu ve avukatların açıklamaları, tutuklama kararının hukuka uygunluğu konusunda kamuoyunda geniş bir tartışma başlattı. “Hakaret etmedim, sözlerim yanlış anlaşıldı” Savcılık ifadesinde suçlamaları reddeden Avuşmak, derste söylediği sözlerin çarpıtıldığını savundu. Öğrencilerine yazdırdığı bir söz üzerinden gelişen tartışmada, Atatürk’e hakaret etmediğini belirten öğretmen, “Yanlış anlaşılmış olabilirim” dedi. Öğrencilerin ifadelerini geri çektiği iddiası Olayın ardından şikayetçi olduğu belirtilen bazı öğrencilerin ifadelerini geri çektiği yönündeki iddialar, dosyanın seyrini değiştirebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu durum, delil yapısının zayıfladığı yönünde yorumlara neden oldu. Hukukçular: “Tutuklama şartları oluşmamış olabilir” Dosyayı inceleyen hukukçular, mevcut durumda tutuklamanın ölçülülük ilkesine aykırı olabileceğini ifade ediyor. Delillerin büyük ölçüde toplandığı, kaçma şüphesinin bulunmadığı ve suçun katalog suçlar arasında yer almadığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor. “Tutuklama son çare olmalı” tartışması yeniden gündemde Ceza hukukunda tutuklamanın “istisnai bir tedbir” olması gerektiği vurgusu, bu olayla birlikte yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, adli kontrol gibi alternatif yöntemlerin uygulanabileceğini savunuyor. Aileden çağrı: “Bayramda yanımızda olsun” Avuşmak’ın ailesi ise tutuklama kararına tepki gösterdi. Oğlu yaptığı açıklamada, babasının yıllardır eğitimci olarak görev yaptığını belirterek, “Bayram günü cezaevinde olmasını istemiyoruz” dedi. Sosyal medyada ikiye bölünen tartışma Olay sosyal medyada da geniş yankı buldu. Bir kesim öğretmenin sözlerini eleştirirken, diğer kesim ise somut delil olmadan yürütülen süreçlerin “linç kampanyasına” dönüştüğünü savundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Tanju Özcan hakkında şantaj davası açıldı! 3 sanıkla birlikte yargılanacak Haber

Tanju Özcan hakkında şantaj davası açıldı! 3 sanıkla birlikte yargılanacak

Bolu’da gündeme gelen şantaj iddiasına ilişkin soruşturma tamamlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame kabul edilirken, görevden uzaklaştırılan Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ile birlikte 3 kişi hakkında dava açıldı. Sanıkların önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor. İddianamede dikkat çeken suçlamalar yer aldı Hazırlanan iddianamede Tanju Özcan’ın, mağdur kadın Ö.Ç’ye yönelik “şantaj” suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Ayrıca Özcan hakkında belirli haklardan yoksun bırakılma yönünde de hüküm kurulması istendi. Diğer sanıklar da aynı suçtan yargılanacak Dosyada yer alan diğer sanıklar Boluspor Başkanı E.B., şoför Mehmet Eren A. ve belediye meclis üyesi H.E.S. hakkında da “iştirak halinde şantaj” suçlaması yöneltildi. Bu üç sanığın da Özcan ile birlikte aynı ceza aralığında yargılanacağı belirtildi. Ek suçlamalar: Hürriyetten yoksun bırakma ve tehdit Sanıklardan Mehmet Eren A. hakkında ayrıca daha ağır suçlamalar da yer aldı. İddianamede, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” ve “kadına karşı tehdit” suçlarından 2 ila 7 yıl arasında hapis cezası talep edildi. Olay şikayet üzerine ortaya çıktı Soruşturmanın, 16 Şubat’ta Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan bir şikayetle başladığı belirtildi. İddialara göre Mehmet Eren A., Özcan ile iletişime geçerek elinde özel mesaj ve ses kayıtları bulunduğunu öne sürdü ve çeşitli taleplerde bulundu. Dosyada, mağdur kadının ifadeleri ve taraflar arasındaki iletişim kayıtlarının da yer aldığı aktarıldı. Dijital deliller dosyaya girdi İddianamede, mağdurun telefonunda yapılan incelemelerde Özcan ile 100’ün üzerinde WhatsApp görüşmesi tespit edildiği belirtildi. Bu mesajlaşmaların dosyaya delil olarak eklendiği ifade edildi. Yargılama süreci başlıyor Sanıkların suçlamaları kabul etmediği belirtilirken, tanık beyanları ve kamera kayıtlarının da dosyada yer aldığı kaydedildi. Mahkeme sürecinin önümüzdeki günlerde başlayacağı ve davanın kamuoyu tarafından yakından takip edileceği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fenomen dosyasında yeni gelişme: Enes Batur’un test sonucu ortaya çıktı Haber

Fenomen dosyasında yeni gelişme: Enes Batur’un test sonucu ortaya çıktı

Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan sosyal medya fenomeni Enes Batur hakkında yapılan testin sonucu belli oldu. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada Batur’un saç örneğinden alınan testte THC maddesine pozitif bulgu tespit edildiği aktarıldı. Havalimanında gözaltına alınmıştı Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunduğu belirtilen Enes Batur’un yurtdışından Türkiye’ye giriş yaptığı sırada havalimanında gözaltına alındığı öğrenildi. İşlemlerinin ardından adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldığı bildirildi. Soruşturmanın, sosyal medyada tanınan bazı isimleri kapsayan daha geniş bir dosyanın parçası olduğu ifade edildi. Test sonucu dosyaya girdi Haberlere yansıyan bilgilere göre yapılan incelemede Batur’un saç örneğinde esrar etken maddesi olarak bilinen THC’ye yönelik pozitif bulguya rastlandı. Test sonucunun soruşturma dosyasına delil olarak eklendiği aktarıldı. Adli süreçte elde edilen laboratuvar bulgularının, savcılık değerlendirmesi ve olası yargı aşamalarında dikkate alınacağı belirtiliyor. Soruşturma süreci devam ediyor Dosyaya ilişkin resmi makamlardan kapsamlı bir açıklama yapılmazken soruşturmanın sürdüğü ifade edildi. Uzmanlar, bu tür dosyalarda laboratuvar sonuçlarının tek başına hüküm anlamına gelmediğini, yargı sürecinin tüm deliller birlikte değerlendirilerek ilerlediğini vurguluyor. Sosyal medyada geniş takipçi kitlesine sahip olan Enes Batur’a ilişkin gelişmelerin kamuoyunda yakından izlenmeye devam ettiği görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi Haber

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi

Sivas’ta açılan bir boşanma davasında ziynet eşyalarının iadesine ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin reddettiği talep, Yargıtay incelemesi sonrası kabul edildi. Yüksek Mahkeme, erkeğin gönderdiği mesajın altınların kendisinde olduğunu gösterdiğine kanaat getirerek kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Boşanma davasında karşılıklı suçlamalar Sivas 1. Aile Mahkemesi’nde görülen davada kadın, evlilik sürecinde baskı ve şiddete maruz kaldığını, düğünde takılan altınların alındığını ve geri verilmediğini belirterek nafaka, tazminat ve ziynet eşyalarının iadesini talep etti. Erkek ise eşinin ailesine karşı olumsuz tutum sergilediğini, ev ve çocukla ilgilenmediğini ve evi terk ederken ziynetleri yanında götürdüğünü savundu. Mahkeme tarafları eşit kusurlu bularak boşanmaya karar verdi; velayet anneye verildi ve nafaka bağlandı, ancak ziynet talebi reddedildi. Dosya istinaftan da döndü Kadının karara itiraz etmesi üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı, fakat bu mahkeme de yerel kararın yerinde olduğuna hükmetti. Bunun üzerine dosya Yargıtay’a götürüldü. “Söz getireceğim” mesajı delil sayıldı Yargıtay incelemesinde ziynet eşyalarının kişisel mal niteliği taşıdığı vurgulandı. Daire, erkeğin gönderdiği “Söz getireceğim, bıktım artık bu konudan yeter” mesajını, altınların erkek tarafından alındığını gösteren önemli bir delil olarak değerlendirdi. Bu gerekçeyle yerel mahkemenin kararı bozuldu ve ziynet eşyalarının kadına ait olduğuna hükmedildi. Karar emsal olabilir Uzmanlara göre karar, boşanma davalarında dijital yazışmaların delil niteliğini bir kez daha ortaya koyarken, düğünde takılan ziynetlerin kime ait olduğu konusundaki içtihatlara da yön verebilecek nitelik taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şafak operasyonunda ünlü isimler gündemde Haber

Şafak operasyonunda ünlü isimler gündemde

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen bir soruşturma kapsamında, sabahın erken saatlerinde birçok adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, uyuşturucu madde kullanımı ve teminine ilişkin iddialar çerçevesinde çok sayıda kişi gözaltına alındı. Operasyon sabahın ilk ışıklarıyla başladı Edinilen bilgilere göre, soruşturma uzun süredir devam eden teknik ve fiziki takiplerin ardından bu aşamaya geldi. Ekipler, belirlenen adreslere “şafak operasyonu” kapsamında baskınlar düzenledi. Aramalarda dijital materyallere ve soruşturma dosyasına delil olabileceği değerlendirilen bazı bulgulara el konuldu. Gözaltına alınan isimler kamuoyunun odağında Operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında komedyen Hasan Can Kaya ile sosyal medyada Reynmen ismiyle tanınan müzisyen ve içerik üreticisi Reynmen (Yusuf Aktaş) da bulunuyor. Söz konusu gözaltı işlemlerinin, soruşturma kapsamında “şüpheli” sıfatıyla yapıldığı ve henüz yargısal bir karar anlamına gelmediği vurgulanıyor. Soruşturma savcılık koordinesinde sürüyor Yetkililerden yapılan açıklamalarda, soruşturmanın gizliliği nedeniyle ayrıntılı bilgi paylaşılmadığı, gözaltına alınan kişilerin işlemlerinin jandarmadaki ifade sürecinin ardından savcılığa sevk edileceği belirtildi. İddialara ilişkin nihai değerlendirmenin yargı makamlarınca yapılacağı ifade edildi. Masumiyet karinesi hatırlatıldı Hukukçular, Türkiye toplumunda kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerle ilgili haberlerde masumiyet karinesine dikkat edilmesi gerektiğini vurgularken, gözaltı işleminin tek başına suçluluk anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adana’daki aile faciasında kan donduran mesaj Haber

Adana’daki aile faciasında kan donduran mesaj

Adana’nın Sarıçam ilçesinde 15 Ocak akşamı yaşanan ve Türkiye toplumunu derinden sarsan olayda, Sergen Altunbaş’ın, çocukları Ada (8) ve Mert (6)’i öldürdükten sonra yaşamına son vermeden önce eşine gönderdiği mesaj ortaya çıktı. Altunbaş’ın, boşanmış olmalarına rağmen birlikte yaşadığı eşi Gizem Deniz’e “Ben ve çocuklarım, sen eve geldiğinde ölmüş olacağız” ifadelerini yazdığı belirlendi. Olaydan hemen önce gönderilen mesaj soruşturmanın merkezinde Edinilen bilgilere göre aile, olaydan kısa süre önce Mersin’deydi. Sabah saatlerinde Adana’ya dönen ailede, Gizem Deniz annesinin yanında kalırken Altunbaş çocukları alıp villaya gitti. Bir süre sonra Deniz’e gönderilen mesajın ardından facia yaşandı. Mesaj, soruşturma dosyasına delil olarak girdi. Villada yangın ve silah sesleri duyuldu Sarıçam Boynuyoğun Mahallesi’ndeki villada önce bahçedeki otomobilin ateşe verildiği, ardından silah seslerinin duyulduğu bildirildi. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, baba ve iki çocuğun yaşamını yitirdiğini tespit etti. Komşular: “Ölüm hiç aklımıza gelmedi” Komşular, önce otomobildeki yangını fark ettiklerini, patlama ve silah seslerinin ardından durumu polise bildirdiklerini anlattı. Tanıklar, ailenin zaman zaman tartışmalar yaşasa da dışarıdan “mutlu bir aile” görüntüsü verdiğini söyledi. Yaşananların ardından anne Gizem Deniz’in olay yerine geldiği, ağır bir kriz yaşadığı öğrenildi. Soruşturma sürüyor, kamuoyu yanıt bekliyor Olayla ilgili adli soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, çocukların cenazeleri toprağa verildi. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için incelemelerin sürdüğünü bildirdi. Aile içi şiddet ve ruh sağlığı destek mekanizmalarının önemi, bu facianın ardından yeniden gündeme geldi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.