SON DAKİKA

#Delil

HABER DEĞER - Delil haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Delil haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Fenomen dosyasında yeni gelişme: Enes Batur’un test sonucu ortaya çıktı Haber

Fenomen dosyasında yeni gelişme: Enes Batur’un test sonucu ortaya çıktı

Uyuşturucu soruşturması kapsamında gözaltına alınan sosyal medya fenomeni Enes Batur hakkında yapılan testin sonucu belli oldu. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmada Batur’un saç örneğinden alınan testte THC maddesine pozitif bulgu tespit edildiği aktarıldı. Havalimanında gözaltına alınmıştı Soruşturma kapsamında hakkında yakalama kararı bulunduğu belirtilen Enes Batur’un yurtdışından Türkiye’ye giriş yaptığı sırada havalimanında gözaltına alındığı öğrenildi. İşlemlerinin ardından adli kontrol kapsamında yurt dışına çıkış yasağı uygulanarak serbest bırakıldığı bildirildi. Soruşturmanın, sosyal medyada tanınan bazı isimleri kapsayan daha geniş bir dosyanın parçası olduğu ifade edildi. Test sonucu dosyaya girdi Haberlere yansıyan bilgilere göre yapılan incelemede Batur’un saç örneğinde esrar etken maddesi olarak bilinen THC’ye yönelik pozitif bulguya rastlandı. Test sonucunun soruşturma dosyasına delil olarak eklendiği aktarıldı. Adli süreçte elde edilen laboratuvar bulgularının, savcılık değerlendirmesi ve olası yargı aşamalarında dikkate alınacağı belirtiliyor. Soruşturma süreci devam ediyor Dosyaya ilişkin resmi makamlardan kapsamlı bir açıklama yapılmazken soruşturmanın sürdüğü ifade edildi. Uzmanlar, bu tür dosyalarda laboratuvar sonuçlarının tek başına hüküm anlamına gelmediğini, yargı sürecinin tüm deliller birlikte değerlendirilerek ilerlediğini vurguluyor. Sosyal medyada geniş takipçi kitlesine sahip olan Enes Batur’a ilişkin gelişmelerin kamuoyunda yakından izlenmeye devam ettiği görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi Haber

Yargıtay’dan emsal karar: Mesaj altınların kaderini belirledi

Sivas’ta açılan bir boşanma davasında ziynet eşyalarının iadesine ilişkin dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin reddettiği talep, Yargıtay incelemesi sonrası kabul edildi. Yüksek Mahkeme, erkeğin gönderdiği mesajın altınların kendisinde olduğunu gösterdiğine kanaat getirerek kararın hukuka aykırı olduğuna hükmetti. Boşanma davasında karşılıklı suçlamalar Sivas 1. Aile Mahkemesi’nde görülen davada kadın, evlilik sürecinde baskı ve şiddete maruz kaldığını, düğünde takılan altınların alındığını ve geri verilmediğini belirterek nafaka, tazminat ve ziynet eşyalarının iadesini talep etti. Erkek ise eşinin ailesine karşı olumsuz tutum sergilediğini, ev ve çocukla ilgilenmediğini ve evi terk ederken ziynetleri yanında götürdüğünü savundu. Mahkeme tarafları eşit kusurlu bularak boşanmaya karar verdi; velayet anneye verildi ve nafaka bağlandı, ancak ziynet talebi reddedildi. Dosya istinaftan da döndü Kadının karara itiraz etmesi üzerine dosya istinaf mahkemesine taşındı, fakat bu mahkeme de yerel kararın yerinde olduğuna hükmetti. Bunun üzerine dosya Yargıtay’a götürüldü. “Söz getireceğim” mesajı delil sayıldı Yargıtay incelemesinde ziynet eşyalarının kişisel mal niteliği taşıdığı vurgulandı. Daire, erkeğin gönderdiği “Söz getireceğim, bıktım artık bu konudan yeter” mesajını, altınların erkek tarafından alındığını gösteren önemli bir delil olarak değerlendirdi. Bu gerekçeyle yerel mahkemenin kararı bozuldu ve ziynet eşyalarının kadına ait olduğuna hükmedildi. Karar emsal olabilir Uzmanlara göre karar, boşanma davalarında dijital yazışmaların delil niteliğini bir kez daha ortaya koyarken, düğünde takılan ziynetlerin kime ait olduğu konusundaki içtihatlara da yön verebilecek nitelik taşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şafak operasyonunda ünlü isimler gündemde Haber

Şafak operasyonunda ünlü isimler gündemde

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen bir soruşturma kapsamında, sabahın erken saatlerinde birçok adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele ekiplerince gerçekleştirilen operasyonda, uyuşturucu madde kullanımı ve teminine ilişkin iddialar çerçevesinde çok sayıda kişi gözaltına alındı. Operasyon sabahın ilk ışıklarıyla başladı Edinilen bilgilere göre, soruşturma uzun süredir devam eden teknik ve fiziki takiplerin ardından bu aşamaya geldi. Ekipler, belirlenen adreslere “şafak operasyonu” kapsamında baskınlar düzenledi. Aramalarda dijital materyallere ve soruşturma dosyasına delil olabileceği değerlendirilen bazı bulgulara el konuldu. Gözaltına alınan isimler kamuoyunun odağında Operasyon kapsamında gözaltına alınanlar arasında komedyen Hasan Can Kaya ile sosyal medyada Reynmen ismiyle tanınan müzisyen ve içerik üreticisi Reynmen (Yusuf Aktaş) da bulunuyor. Söz konusu gözaltı işlemlerinin, soruşturma kapsamında “şüpheli” sıfatıyla yapıldığı ve henüz yargısal bir karar anlamına gelmediği vurgulanıyor. Soruşturma savcılık koordinesinde sürüyor Yetkililerden yapılan açıklamalarda, soruşturmanın gizliliği nedeniyle ayrıntılı bilgi paylaşılmadığı, gözaltına alınan kişilerin işlemlerinin jandarmadaki ifade sürecinin ardından savcılığa sevk edileceği belirtildi. İddialara ilişkin nihai değerlendirmenin yargı makamlarınca yapılacağı ifade edildi. Masumiyet karinesi hatırlatıldı Hukukçular, Türkiye toplumunda kamuoyunun yakından tanıdığı isimlerle ilgili haberlerde masumiyet karinesine dikkat edilmesi gerektiğini vurgularken, gözaltı işleminin tek başına suçluluk anlamına gelmediğinin altını çiziyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni gelişmelerin yaşanması bekleniyor.

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adana’daki aile faciasında kan donduran mesaj Haber

Adana’daki aile faciasında kan donduran mesaj

Adana’nın Sarıçam ilçesinde 15 Ocak akşamı yaşanan ve Türkiye toplumunu derinden sarsan olayda, Sergen Altunbaş’ın, çocukları Ada (8) ve Mert (6)’i öldürdükten sonra yaşamına son vermeden önce eşine gönderdiği mesaj ortaya çıktı. Altunbaş’ın, boşanmış olmalarına rağmen birlikte yaşadığı eşi Gizem Deniz’e “Ben ve çocuklarım, sen eve geldiğinde ölmüş olacağız” ifadelerini yazdığı belirlendi. Olaydan hemen önce gönderilen mesaj soruşturmanın merkezinde Edinilen bilgilere göre aile, olaydan kısa süre önce Mersin’deydi. Sabah saatlerinde Adana’ya dönen ailede, Gizem Deniz annesinin yanında kalırken Altunbaş çocukları alıp villaya gitti. Bir süre sonra Deniz’e gönderilen mesajın ardından facia yaşandı. Mesaj, soruşturma dosyasına delil olarak girdi. Villada yangın ve silah sesleri duyuldu Sarıçam Boynuyoğun Mahallesi’ndeki villada önce bahçedeki otomobilin ateşe verildiği, ardından silah seslerinin duyulduğu bildirildi. Komşuların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Eve giren ekipler, baba ve iki çocuğun yaşamını yitirdiğini tespit etti. Komşular: “Ölüm hiç aklımıza gelmedi” Komşular, önce otomobildeki yangını fark ettiklerini, patlama ve silah seslerinin ardından durumu polise bildirdiklerini anlattı. Tanıklar, ailenin zaman zaman tartışmalar yaşasa da dışarıdan “mutlu bir aile” görüntüsü verdiğini söyledi. Yaşananların ardından anne Gizem Deniz’in olay yerine geldiği, ağır bir kriz yaşadığı öğrenildi. Soruşturma sürüyor, kamuoyu yanıt bekliyor Olayla ilgili adli soruşturma çok yönlü olarak devam ederken, çocukların cenazeleri toprağa verildi. Yetkililer, olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için incelemelerin sürdüğünü bildirdi. Aile içi şiddet ve ruh sağlığı destek mekanizmalarının önemi, bu facianın ardından yeniden gündeme geldi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis! Haber

"Taciz etti" savunması kurtarmadı: 17 yaşındaki Beyza’ya cinayetten 20 yıl hapis!

Muğla’nın Milas ilçesinde, kendisini taciz ettiğini iddia ettiği manav Halil İbrahim Mercan’ı (56) sokak ortasında uyuduğu sandalyede bıçaklayarak öldüren 17 yaşındaki Beyza Ö. hakkındaki yargılama tamamlandı. Mahkeme, genç kızın "taciz ve tehdit" iddialarını doğrulayacak herhangi bir somut delil bulunmadığına hükmederek sanığı 20 yıl hapis cezasına çarptırdı. İndirimlerle 20 yıla düştü Milas Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında heyet, sanığın eylemini "Beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi kasten öldürme" suçu kapsamında değerlendirdi. Önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası veren mahkeme, sanığın suç tarihinde 17 yaşında olması nedeniyle cezayı 24 yıla indirdi. Ardından uygulanan takdiri indirimle birlikte nihai ceza 20 yıl hapis olarak belirlendi. Mahkeme: "Taciz kanıtlanamadı, akıl sağlığı yerinde" Davanın seyrini değiştiren en önemli detay, mahkemenin savunmaya yaklaşımı oldu. Beyza Ö., cinayeti maktulün kendisini taciz ve tehdit etmesi nedeniyle işlediğini öne sürmüştü. Ancak mahkeme gerekçeli kararında şu tespitlere yer verdi: Sanığın "taciz ve tehdit" iddiasını doğrulayacak herhangi bir kanıt veya şahit bulunamadı. Manisa Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi’nden alınan rapora göre sanığın ceza ehliyetinin tam olduğu belirlendi. Suç aleti bıçak üzerindeki incelemede sanığın DNA'sı ile tam uyum sağlandı. Uyurken 7-8 bıçak darbesi Korkunç olay 2 Şubat 2025 tarihinde sabaha karşı yaşanmıştı. İddianameye göre Halil İbrahim Mercan sokaktaki bir sandalyede uyuduğu sırada, elinde bıçakla gelen Beyza Ö., maktulün omuz, kafa ve göğüs bölgesine 7-8 kez vurduktan sonra kaçmıştı. Güvenlik kameralarına da yansıyan kaçış anları ve babası tarafından teslim edilen suç aleti, cinayeti aydınlatan temel deliller oldu. Mahkeme, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar vererek sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. Tarafların karara 2 hafta içinde itiraz etme hakkı bulunuyor.

Güllü soruşturmasında Başsavcı’dan olay itiraf Haber

Güllü soruşturmasında Başsavcı’dan olay itiraf

Yalova’da evinin penceresinden düşerek şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden ünlü şarkıcı Güllü’nün (Gül Tut) ölümündeki sır perdesi, Başsavcılık'tan gelen çarpıcı açıklamayla aralandı. Soruşturmanın seyri "kasten öldürme" suçlamasına dönerken, Yalova Cumhuriyet Başsavcısı Duygu Bayar Öksüz, "En başından itibaren düşme veya intihar olduğu kanaatinde değildik. Güllü cinayetini ilk günden biliyorduk" diyerek dosyadaki gizliliğin nedenini açıkladı. Yurt dışına kaçarken yakalandılar Başsavcılığın titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında fiziki ve teknik takibe alınan şarkıcının kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve arkadaşı Sultan Nur Ulu ile beraberindeki 2 kişi, İstanbul’da operasyonla gözaltına alındı. Şüphelilerin valizlerini hazırlayıp yurt dışına kaçma hazırlığında oldukları iddia edildi. Gözaltına alınan isimler hakkında "kasten öldürme" suçlaması bulunuyor. Dikkat çeken mesaj: "Valizleri alıp döneceğim" Operasyonun ardından, şüpheli Tuğyan Ülkem Gülter’in olaydan kısa süre önce attığı mesajlar da dosyaya girdi. Gülter’in, gözaltına alınmadan saatler önce Güllü’nün eski asistanı Çiğdem E.’ye, "Abla valizleri alıp geri Yalova’ya döneceğim" şeklinde mesaj attığı tespit edildi. Bu mesaj, savcılığın "kaçış planı" iddiası ile şüphelinin "geri dönüyordum" savunması arasında kritik bir delil niteliği taşıyor. Avukattan "Para yok" savunması Şüphelilerin avukatı Rahmi Çelik ise kaçış iddialarını yalanladı. Müvekkillerinin maddi durumunun kötü olduğunu savunan Çelik, "Bırakın yurt dışını, Büyükçekmece’den Yalova’ya gelecek paraları bile yoktu" diyerek kaçma şüphelerinin yersiz olduğunu öne sürdü. Soruşturma, gizlilik kararı çerçevesinde çok yönlü olarak sürdürülüyor.

Ersoy'un "Siyasi operasyon" savunması AKP'li ismi küplere bindirdi Haber

Ersoy'un "Siyasi operasyon" savunması AKP'li ismi küplere bindirdi

Uyuşturucu ve suç örgütü soruşturması kapsamında tutuklanan eski Habertürk Genel Yayın Yönetmeni Mehmet Akif Ersoy'un hakimlikteki "Bu bana yapılan siyasi bir operasyondur" savunması yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Ersoy'un bu çıkışına en sert tepki, eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar'dan geldi. Tayyar, "Uçarak zirveye konarken sorgulamayan aklın, fuhuş ve uyuşturucu operasyonuna kulp takması tuhaf" diyerek zehir zemberek ifadeler kullandı. Ersoy: "Gizli tanıkla yapılan siyasi operasyon" "Uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarıyla cezaevine gönderilen Ersoy, hakimlik sorgusunda hakkındaki iddiaları reddetti. Yolsuzluğu olmadığını ve kendisine iftira atıldığını savunan Ersoy, "Bu çok net bir şekilde siyasi operasyondur. Elde hiçbir delil olmadan gizli tanık beyanı ile arkadaşlarım dahil edildi" ifadelerini kullandı. Tayyar'dan çok sert yanıt: "Önemli bir figür değilsin" Ersoy'un bu savunması üzerine sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Şamil Tayyar, Ersoy'un "siyasi operasyon" tezini sert bir dille çürüttü. Tayyar, Ersoy'un siyasi bir operasyona hedef olacak kadar önemli bir figür olmadığını savunarak şu ifadeleri kullandı: "Uçarak zirveye konarken siyasi sorgulama yapmayan bir aklın, fuhuş ve uyuşturucu operasyonuna 'siyasi kulp' takması çok tuhaf geldi. TMSF bünyesindeki bir yöneticiyi bir saniyede görevden alarak tasfiye etmek mümkünken, neden böyle bir operasyon yapılsın? Cirmi ne ki ne kadarlık alanı yakabilsin? Kendine fazlaca bir anlam yüklemiş." "Hatırlı dostlarına güvendi, şimdi şokta" Tayyar, Ersoy'un "dokunulmazlık" hissiyatına kapıldığını öne sürerek, yaşanan düşüşün nedenini "hatırlı dostlara" güvenmeye bağladı. Eski vekil, "Sanırım, hatırlı dostları sayesinde dokunulmaz olduğunu sanıyordu. Hoyratça tepindiği ilişkilerin tepesinden bu kadar sert düşeceğine ihtimal vermiyordu, şimdi şokta. Umarım yaşadıklarından ders çıkarır" değerlendirmesinde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.