SON DAKİKA

#Delil Karartma

HABER DEĞER - Delil Karartma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Delil Karartma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rojin Kabaiş soruşturmasında şok gelişme: Telefonu uzaktan sıfırlanmış Haber

Rojin Kabaiş soruşturmasında şok gelişme: Telefonu uzaktan sıfırlanmış

Uluslararası incelemeler sonuçsuz kalmıştı Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuş, 18 gün süren arama çalışmalarının ardından 15 Ekim 2024'te Van Gölü kıyısında ölü bulunmuştu. Genç kızın ölümüne ilişkin soruşturma titizlikle sürdürülürken, dosyaya giren yeni uzman mütalaaları ve dijital aktivite kayıtları soruşturmanın seyrini değiştirecek nitelikteki delilleri gün yüzüne çıkardı. Soruşturmanın en kritik delili olan cep telefonundaki verilere ulaşılabilmesi için daha önce uluslararası düzeyde teknik adımlar atılmıştı. Adalet Bakanlığı’nın girişimleriyle Şubat ayında İspanya’ya, ardından 30 Nisan’da ise üretici firmanın merkezi olan Çin’e gönderilen cihazın kilidi bir türlü açılamamıştı. Çin’den gelen 6 sayfalık teknik raporda da cihaza erişilemediği, yapılacak zorlama müdahalelerin tüm verileri kalıcı olarak yok edebileceği uyarısında bulunulmuştu. Kayıp iken "Cihaz silme" işlemi gerçekleştirildi Fiziksel olarak şifresi kırılamayan telefonla ilgili üretici firma Xiaomi’den gelen dijital aktivite kayıtları ise şoke edici bir gerçeği gözler önüne serdi. Uzman mütalaasına göre; Rojin henüz kayıpken ve arama çalışmaları tüm hızıyla sürerken, 1 Ekim 2024 tarihinde bir IP adresi üzerinden telefona SMS gönderilerek Google hesabına giriş yapıldı. Arama faaliyetlerinin devam ettiği 10 Ekim 2024 tarihinde hesaba bağlı telefonda “Delete Device” (Cihaz Silme) kaydı oluştu. Kriminal Laboratuvarda dikkat çeken trafik ve VPN şüphesi Uzman mütalaasında, söz konusu silme işlemlerinin gerçekleştirildiği döneme ve IP adreslerine dair şu çarpıcı detaylar yer aldı. Telefonun silinme işlemlerinin, cihazın Van Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nda bulunduğu döneme denk geldiği tespit edildi. Cihaz silme işleminin gerçekleştirildiği IP adresinin Van ile ilişkili olduğu saptanırken; aynı tarihteki log kayıtlarında Çekya kaynaklı görünen başka bir IP adresi üzerinden oturum açma ve kimlik doğrulama yapıldığı, ardından sistemde "Başarılı - Cihaz silme işlemi" ifadesinin yer aldığı belirlendi. Çekya IP'sinin VPN kullanılarak maskelenmiş olabileceği değerlendiriliyor. Otopsi raporundaki ilaç bulguları şüpheleri artırıyor Dijital delillerin karartılmasına yönelik bu bulguların yanı sıra, soruşturma dosyasında yer alan tıbbi ve otopsi detayları da cinayet iddialarını güçlendiriyor. Yapılan incelemelerde, Rojin'in mide ve iç organlarında antibiyotiklerin yanı sıra, ameliyathane dışında temini imkansız olan ve solunum kaslarını saniyeler içinde felç ederek durduran güçlü bir kas gevşetici olan Rocuronium maddesinin tespit edildiği öğrenildi. Uzmanlar, bu maddenin yarılanma ömrü ile olay tarihi arasındaki çelişkilere dikkat çekerek, söz konusu maddelerin ölümden hemen önce dışarıdan verilmiş olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. Tüm bu dijital silme hareketlilikleri ve adli tıp bulguları, soruşturmanın intihar iddiasından uzaklaşarak güçlenen bir cinayet ve delil karartma şüphesine doğru evrildiğini açıkça gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku soruşturmasında eski valinin eşi gözaltına alındı Haber

Gülistan Doku soruşturmasında eski valinin eşi gözaltına alındı

Aralarında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel, Doku'nun telefonuna müdahale ettiği öne sürülen bilişim şirketinin sahibi ve üç doktorun da bulunduğu 15 şüpheli gözaltına alındı. Gülistan Doku'nun kayıp dosyasında beş ilde eş zamanlı yeni bir operasyon dalgası gerçekleştirildi. Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıklarının talimatıyla Elazığ, Malatya, Ankara, İstanbul ve Tunceli'de sabah saatlerinde basılan adreslerde toplam 15 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan isimler arasında eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in eşi Handan Sonel, Doku'nun telefonuna müdahale ettiği iddia edilen bir bilişim şirketinin sahibi, üç doktor, bir hemşire, bir bilgi işlem görevlisi, beş veri giriş personeli, bir iş insanı ve iki güvenlik korucusu yer alıyor. Şüphelilerin emniyetteki sorgu işlemleri devam ediyor. Soruşturma genişletiliyor Dosya, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından yeniden ele alınmış ve Jandarma Suç Araştırma Timleri bünyesinde özel bir ekip kurulmuştu. Bu ekibin yaptığı çalışmalarda olay gününe ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi ile Plaka Tanıma Sistemi verileri taranmış, 70 kameradan elde edilen yaklaşık 700 saatlik kayıt saniye saniye incelenmişti. Daha önceki operasyonlarda kimler tutuklanmıştı? Soruşturmanın geçmiş aşamalarında düzenlenen operasyonlarda da çok sayıda kişi tutuklanmıştı. Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in oğlu Mustafa Türkay Sonel ile İl Özel İdaresi eski çalışanı Erdoğan Elaldı "kasten öldürme" suçlamasıyla cezaevine gönderilirken, Elaldı'nın daraltılmış baz analizine göre Doku'yla son temas eden kişilerden biri olduğu belirlenmişti. Olayda adı geçen Zeinal Abarakov, üvey babası Engin Yücer, annesi Cemile Yücer, Umut Altaş'ın babası Celal Altaş, annesi Nurşen Arıkan, ihraç polis memuru Gökhan Ertok, dönemin koruması Şükrü Eroğlu ve hastane kayıtlarını sildiği öne sürülen eski Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi Çağdaş Özdemir de önceki aşamalarda tutuklanan isimler arasında yer almıştı. Ayrıca ABD'de yakalanan Umut Altaş hakkında kırmızı bülten çıkarıldığı ve Türkiye'ye iade süreçlerinin sürdüğü, eski Vali Tuncay Sonel'in de delil karartma ve bilişim verilerine müdahale suçlarıyla cezaevinde bulunduğu dosyadaki diğer başlıklar arasında bulunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme Haber

Gülistan Doku soruşturmasında yeni gelişme

Tuncay Sonel, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında üç gün boyunca gözaltında tutuldu. Emniyetteki işlemleri tamamlanan eski vali, yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye getirildi. “Ben devletin valisiyim” diyerek ifade vermedi Soruşturma dosyasına göre, Tuncay Sonel emniyette kendisine yöneltilen sorulara yanıt vermedi. Eski valinin, üç gün boyunca ifade vermesi istenmesine rağmen, “Ben devletin valisiyim. Emniyette cevap vermem, susma hakkımı kullanıyorum” dediği öğrenildi. Savcılık aşamasında ise Sonel’e, Gülistan Doku’nun kaybolduğu dönemde yürütülen işlemler, ihmaller ve olası müdahalelerle ilgili 73 ayrı soru yöneltilmesi bekleniyor. Suçlama: Delilleri gizlemek ve değiştirmek Tuncay Sonel hakkında yöneltilen temel suçlama, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme”. Soruşturma kapsamında, bu fiillerin dönemin valisi sıfatıyla ve kamu gücü kullanılarak işlendiği iddia ediliyor. Hukukçular, suçun kamu makamı kullanılarak işlendiğinin tespit edilmesi halinde verilecek cezanın iki katına kadar artırılabileceğini belirtiyor. Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla başlatılan soruşturma kapsamında Sonel’in daha önce açığa alındığı öğrenildi. Dosya Tunceli’den Erzurum’a taşınmıştı Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı, dosyada yetkisizlik kararı vermiş; bunun üzerine soruşturma Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na devredilmişti. Soruşturmanın Erzurum’da yürütülmesiyle birlikte dosyada yeni gözaltılar ve kamu görevlilerine yönelik işlemler başlamıştı. Daha önce de Erzurum Şehir Hastanesi’nde görev yapan bazı isimler hakkında işlem yapılmış, hastane kayıtlarının silinmesine ilişkin iddialar soruşturmanın merkezine yerleşmişti. Aile için altı yıllık mücadelenin dönüm noktası Gülistan Doku’nun ailesi, altı yıldır soruşturmanın genişletilmesi ve kamu görevlilerinin de dosyaya dahil edilmesi için mücadele ediyordu. Ailenin avukatları, dönemin en üst düzey mülki amirinin şüpheli sıfatıyla adliyeye sevk edilmesini “dosyada bugüne kadarki en önemli gelişme” olarak değerlendirdi. Bu gelişme, yıllardır sonuç alınamayan soruşturmada yalnızca faili değil, olası delil karartma zincirini de ortaya çıkarabilecek bir dönüm noktası olarak görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Mardin’de bir aile nasıl yok oldu? “Yasak Aşk” iddiası dosyanın yönünü değiştirdi Haber

Mardin’de bir aile nasıl yok oldu? “Yasak Aşk” iddiası dosyanın yönünü değiştirdi

Üç canın alındığı evde yeni iddia soruşturmayı derinleştirdi. Mardin’in Kızıltepe ilçesinde aynı evde anne, baba ve 5 yaşındaki çocuklarının başlarından silahla vurulmuş halde bulunmasının ardından yürütülen soruşturmada “yasak ilişki” iddiası gündeme geldi. Emniyet birimlerinin kurduğu özel ekip, olay yerindeki bulgular ve tanık ifadeleri doğrultusunda dosyayı çok yönlü ele alıyor. Komşunun ifadesi dosyaya girdi, iki kişi tutuklandı. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan komşu M.C., ifadesinde, ailenin babasının başka bir kadınla ilişkisi olduğunu, bu nedenle eşler arasında tartışma çıktığını ve olayların bu tartışmanın ardından gerçekleştiğini öne sürdü. M.C., ayrıca olayda kullanılan silahı kendisinin temin ettiğini ve daha sonra kanalizasyona attığını iddia etti. Delil karartma şüphesiyle tutuklanan M.C.’ye yardım ettiği belirlenen V.E. de çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Böylece dosyadaki tutuklu sayısı ikiye çıktı. Kriminal raporlar dikkat çekti: Baba ve çocuğun elinde barut izi. Soruşturmanın teknik ayağında Diyarbakır Kriminal’de yapılan el svaplarında, aile fertlerinden babanın ve 5 yaşındaki çocuğun ellerinde barut izine rastlandığı öğrenildi. Bu bulgu, olayın oluş biçimine dair farklı senaryoların birlikte değerlendirilmesine yol açtı. Emniyet, raporların adli süreçte delil değerinin, olayın zaman çizelgesi ve kamera kayıtlarıyla birlikte incelendiğini vurguluyor. Evde zorlanma yok, silah kayıp: İlk tespitler çelişkileri artırdı. Olay yerine giren ekiplerin ilk incelemelerinde, kapıda zorlama izine rastlanmadığı ve evde yalnızca iki boş kovan bulunduğu kaydedildi. Olay silahının bulunamaması, hem “delil karartma” iddiasını hem de olayın üçüncü kişilerce yönlendirilmiş olabileceği ihtimalini güçlendiren unsurlar arasında yer aldı. Aile yakınları “para ve altınlar kayıp” diyor, cinayet ihtimali masada. Ailenin yakınları, evde bulunan para ve altınların kayıp olduğunu belirterek olayın yalnızca aile içi bir şiddet vakası olmayabileceğini savundu. İddialara göre, kaybolan değerli eşyalar dosyayı “hırsızlık amaçlı cinayet” ihtimali yönünde de genişletti. Emniyet, envanter çalışmasının sürdüğünü ve iddiaların araştırıldığını bildirdi. Avukatlardan çağrı: Spekülasyondan kaçınılsın, gerçekler yargıda açığa çıkacak. Ailenin avukatları, kamuoyuna yaptıkları açıklamada, dosyayla ilgili farklı mecralarda dolaşan spekülatif bilgilerin sürece zarar verebileceğini belirterek, hem ölenler hem de aile yakınları için hassasiyet çağrısı yaptı. Avukatlar, tutuklamaların yalnızca “delil karartma” değil, “öldürme” şüphesi kapsamında da değerlendirildiğini ifade etti. Soruşturma sürüyor, yanıt bekleyen sorular çok. Olayın kesin oluş şekli, silahın bulunup bulunamayacağı, kayıp değerlerin akıbeti ve tanık ifadelerinin kamera kayıtlarıyla örtüşüp örtüşmediği; önümüzdeki günlerde adli bilirkişi raporlarıyla netleşecek. Emniyet birimleri, dosyanın bütün ihtimallerle ele alındığını vurgulayarak, kamuoyunun gelişmelerden bilgilendirileceğini duyurdu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.