SON DAKİKA

#Dem Parti

HABER DEĞER - Dem Parti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dem Parti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı Haber

Selim Sadak’a veda: Eski DEP milletvekili son yolculuğuna uğurlandı

Cenaze Almanya’dan Şırnak’a getirildi Eski DEP 19. dönem milletvekili ve eski Siirt Belediye Başkanı Selim Sadak’ın cenazesi, Almanya’dan havayoluyla Şırnak Şerafettin Elçi Havalimanı’na getirildi. Buradan İdil ilçe merkezi girişine taşınan cenaze, yoğun güvenlik önlemleri altında karşılandı. Sadak’ın naaşı, ailesinin evine götürülerek helallik alındı. Yağmura rağmen binlerce yurttaş törene katıldı Yağışlı havaya rağmen Diyarbakır, Batman, Mardin ve Siirt başta olmak üzere çevre illerden yaklaşık bine yakın yurttaş cenaze törenine katıldı. Tören, Kürt siyasetinin önemli isimlerini bir araya getirdi. Siyaset dünyasından geniş katılım oldu Törene Tuncer Bakırhan, Pervin Buldan, Sezgin Tanrıkulu, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı Ayşe Serra Bucak, DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık ile birlikte Ahmet Türk, Leyla Zana, Sebahat Tuncel ve Gültan Kışanak katıldı. Bakırhan: “Sürgünde ölüm bir cinayettir” Sadak’ın mezarı başında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, büyük bir öfke ve üzüntü içinde olduklarını belirterek, sürgünde yaşanan ölümlerin bir kader değil, siyasal bir sonuç olduğunu söyledi. Bakırhan, Kürt yurttaşların yıllardır sürgün, mahpus ve cezaevi gerçeğiyle karşı karşıya bırakıldığını vurguladı ve “Faili devlettir, utancı devlete aittir” ifadelerini kullandı. “Kürt meselesi demokratik yollarla çözülecek” Bakırhan, Selim Sadak’a söz verdiklerini belirterek sürgünlerin sona ereceğini, Kürt meselesinin demokratik yollarla çözüleceğini ve Kürt yurttaşların eşit yurttaşlık hakkına kavuşacağını dile getirdi. Konuşmasında, daha fazla Selim Sadak, Orhan Doğan ve Mehmet Sincar kaybetmek istemediklerini söyledi. Aile adına konuşan Resul Sadak: “Barış elçisiydi” Sadak’ın kardeşi Resul Sadak, yaptığı Kürtçe konuşmada, Selim Sadak’ın hayatı boyunca barış için mücadele ettiğini ve temel amacının Kürtler arasında birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu ifade etti. Sadak, ağabeyinin mücadelesinin sahiplenileceğini söyledi. Tanrıkulu: “Mesele ölmek değil, sürgünde ölmektir” CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise Selim Sadak’ı 35 yılı aşkın süredir tanıdığını belirterek, asıl trajedinin sürgünde yaşamını yitirmek olduğunu vurguladı. Sadak’ın milletvekilliği döneminde dokunulmazlığının kaldırılmasının ardından cezaevinde kaldığını ve son yıllarını iradesi dışında Almanya’da geçirmek zorunda bırakıldığını hatırlattı. Taziyeler üç gün sürecek Sadak ailesi, ilçe merkezinde üç gün boyunca taziyeleri kabul edecek. Tören, Selim Sadak’ın siyasi mücadelesi ve sürgün gerçeği etrafında güçlü mesajların verildiği bir veda olarak kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: PKK tüm uzantılarıyla kendini feshetmeli Haber

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik: PKK tüm uzantılarıyla kendini feshetmeli

Çelik, terör örgütlerinin meşrulaştırılmaya çalışıldığını belirterek, Türkiye’nin terörle mücadelede kararlılığını sürdüreceğini ifade etti. Suriye’de DEAŞ’la mücadelenin kesintisiz devam etmesi gerektiğini dile getiren Çelik, “PKK tüm uzantılarını feshetmeli. Suriye’de tek ülke, tek ordu ilkesi çerçevesinde tüm etnik ve mezhepsel grupların haklarının güvence altına alındığı bir yapı tesis edilmelidir” dedi. “Suriye’de ortaya çıkan tablo herkesin kazanımıdır” Suriye’deki gelişmelere de değinen Çelik, terör örgütlerinin ortadan kalkmasının en çok Suriye halkına fayda sağlayacağını söyledi. Kürtlerin, Türkmenlerin ve Arapların terör vesayetinden kurtulmasının önemine işaret eden Çelik, Suriye’de Kürtlerin kimlik, dil ve kültür haklarını güvence altına alan kararnameyi olumlu bulduklarını ifade etti. Çelik, “Suriye’de oluşan yeni tabloyu tüm etnik grupların ortak kazanımı olarak görmek gerekir” diye konuştu. SDG ve DEM Parti açıklamaları DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın “SDG Kürtleri temsil ediyor” sözlerine de değinen Çelik, bu ifadelerin bir itiraf niteliği taşıdığını savundu. Çelik, “Bu söylemleri dile getirenlerin gündeminde Kürtler değil, örgütler var. Kimin hangi örgütle yan yana durduğu açıkça ortadadır” dedi. İran ve Gazze mesajı İran’a yönelik olası bir dış müdahaleye de karşı olduklarını belirten Çelik, böyle bir girişimin bölgede daha büyük acılara yol açacağını söyledi. İran’daki sorunların İran halkı tarafından ve kendi dinamikleriyle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Gazze konusunda da açıklamalarda bulunan Çelik, Gazze’nin “emlak” olarak değil “vatan” olarak görülmesi gerektiğini ifade ederek, bölgede kalıcı bir ateşkesin sağlanmasının önemine dikkat çekti. Muhalefete eleştiri CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i de eleştiren Çelik, Kürt meselesinin istismar edildiğini savundu. Çelik, “Sayın Özel’in bilgiyle problemi var. Yanlış ve eksik bilgilendiriliyor” ifadelerini kullandı. Çelik, Türkiye’nin ve bölgenin geleceği açısından terör örgütlerinin karşısında, bölge halklarının ise yanında olmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Meclis, İmralı görüşmesine ait tutanakları yayımladı: Üç milletvekilinin Öcalan ile temasına dair ayrıntılar ortaya çıktı Haber

Meclis, İmralı görüşmesine ait tutanakları yayımladı: Üç milletvekilinin Öcalan ile temasına dair ayrıntılar ortaya çıktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), DEM Parti milletvekillerinden oluşan heyetin İmralı’da gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin tutanakları kamuoyuyla paylaştı. 16 sayfalık metinde, görüşmede dile getirilen siyasi yorumlar, Türkiye ve bölgeye dair değerlendirmeler ile “umut hakkı” tartışması dikkat çekti. İmralı görüşmesine dair tutanaklar Meclis sitesinde yayımlandı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından paylaşılan tutanaklarda, DEM Parti milletvekilleri Fethi Yıldız, Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve Hüseyin Yayman’ın İmralı’da yaptığı görüşmenin ayrıntıları yer aldı. Metinde, Abdullah Öcalan’ın Türkiye siyasetine, bölgesel gelişmelere ve Kürt meselesine ilişkin değerlendirmeleri aktarıldı. “Siyasete Ülkü Ocakları’nda başladım” ifadesi dikkat çekti Tutanakta, Abdullah Öcalan’ın geçmişine dair yaptığı değerlendirmelerden biri olarak “Siyasete Ülkü Ocakları’nda başladım” ifadesinin yer aldığı görüldü. Ayrıca Öcalan’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında kullandığı ifadeler de metne yansıdı. “Umut hakkı” tartışması tutanaklarda yer aldı Görüşmede kamuoyunda son dönemde tartışılan “umut hakkı” kavramına da değinildi. Tutanakta, Bahçeli’nin bu konuda kullandığı ifadelere atıf yapıldığı, Öcalan’ın ise “umut hakkı olmadan çalışamam” değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı. Bu başlık, Meclis’te muhalefet partilerinin itirazlarına rağmen tutanakta yer aldı. Suriye ve bölgesel dengelere ilişkin değerlendirmeler aktarıldı Metinde, Suriye’deki gelişmelere dair yorumlar da bulunuyor. Öcalan’ın, Kürt sorununun bölgesel dengelerden bağımsız ele alınamayacağını vurguladığı, İsrail ve Orta Doğu’daki güç ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Suriye’de sivil toplum ve yerel demokrasi vurgusu yapılan bölümler dikkat çekti. Sağlık durumu ve cezaevi koşulları da gündeme geldi Tutanaklarda, görüşmeye katılan milletvekillerinin Öcalan’ın sağlık durumu ve cezaevi koşullarına ilişkin sorular yönelttiği, bu başlıkların da görüşmede ele alındığı belirtildi. Tutanaklar Komisyon’da tartışma yarattı İmralı görüşmesine ilişkin tutanaklar, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında da gündeme geldi. Özellikle muhalefet partileri, tutanakların yayımlanmasına itiraz ederken, Meclis Başkanlığı tutumunu değiştirmedi. Yayımlanan 16 sayfalık tutanak, İmralı görüşmesine dair bugüne kadar kamuoyuna yansıyan en kapsamlı resmi belge olma özelliği taşıyor. MECLİS SAYFASINDA YER ALAN TUTANAK... haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj Haber

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin’de Türkiye bayrağına yönelik saldırı girişimine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Bahçeli, yaşananları bugüne kadar karşılaşılan provokasyonların “en ağırı” olarak nitelendirirken, saldırının arkasındaki kişi ve yapıların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. Bayrağa yönelik saldırı provokasyon olarak tanımlandı Bahçeli, Türkiye bayrağının hedef alınmasının yalnızca bir sembole değil, Türkiye toplumunun ortak değerlerine ve bağımsızlık iradesine yönelmiş açık bir saldırı olduğunu ifade etti. Açıklamada, bayrağın Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinin simgesi olduğu hatırlatılarak, bu tür girişimlerin hafife alınamayacağı belirtildi. Provokasyonların bilinçli şekilde tırmandırıldığı savunuldu MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların bazı çevreleri rahatsız ettiğini öne sürdü. Bahçeli, Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışından duyulan rahatsızlık nedeniyle provokasyonların bilinçli olarak artırıldığını savunarak, yaşananların tesadüf olmadığını dile getirdi. DEM Parti’ye sorumluluk çağrısı yapıldı Bahçeli, açıklamasında DEM Parti’yi de hedef alarak, Nusaybin’de yapılan grup toplantısının ardından yaşanan gelişmelerin siyasi sorumluluk doğurduğunu ileri sürdü. DEM Parti’nin net bir tutum belirlemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, silah ve şiddetle arasına mesafe koymanın önemine dikkat çekti. “En ağır şekilde cezalandırılmalı” vurgusu öne çıktı Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde Bahçeli, Türkiye bayrağına yönelik saldırıyı planlayan, teşvik eden ya da uygulama aşamasında yer alan herkesin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. Olası istihbarat bağlantılarının da araştırılması çağrısında bulunan Bahçeli, olayın arka planının tüm yönleriyle açığa çıkarılmasını istedi. Terörsüz Türkiye vurgusu ile mesaj tamamlandı Bahçeli, açıklamasını “Terörsüz Türkiye” hedefinden geri adım atılmayacağı mesajıyla tamamladı. Provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan MHP lideri, Türkiye toplumunun milli ve manevi değerlerine yönelik her girişime karşı kararlı bir duruş sergileneceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette sınır ötesi gerilim Haber

Siyasette sınır ötesi gerilim

DEM Parti, 20 Ocak 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısını Mardin’in Nusaybin ilçesinde gerçekleştirdi. Suriye sınır hattında yapılan toplantıda, bölgedeki çatışmalar ve Kürt yurttaşların durumu gündeme taşındı. Toplantının ana başlıklarından biri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin SDG/YPG’ye ilişkin sözleri oldu. Grup toplantısı sınır hattında yapıldı DEM Parti, Suriye’de devam eden çatışmalara dikkat çekmek amacıyla grup toplantısını sınır hattına yakın bir noktada düzenledi. Nusaybin’de yapılan toplantıya parti eş genel başkanları ve milletvekilleri katıldı. Parti yetkilileri, bölgedeki gelişmelerin yalnızca sınırın ötesini değil, Türkiye toplumunu da doğrudan etkilediğini vurguladı. Bahçeli’nin sözleri tartışmayı büyüttü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de yaptığı konuşmada SDG/YPG’nin Kürt yurttaşları temsil etmediğini savunarak, örgütü terör yapısı olarak nitelendirdi. Bahçeli, Kürt yurttaşlar ile SDG/YPG arasında net bir ayrım yapılması gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, siyasette yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bakırhan’dan çok sert yanıt geldi DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’nin sözlerine Nusaybin’de sert ifadelerle yanıt verdi. Bakırhan, “Kimin kimi temsil ettiğine siz karar veremezsiniz. Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor” diyerek, özerk yönetimin bölgede yaşayan tüm halkların iradesini yansıttığını savundu. Bakırhan, temsil tartışmalarının halkın rızasıyla belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Tartışma siyaset gündeminin üst sıralarına taşındı DEM Parti’nin Nusaybin’de yaptığı açıklamalarla birlikte, SDG’nin temsiliyeti ve Suriye’deki siyasi yapı Türkiye siyasetinde yeniden tartışma konusu oldu. Açıklamalar, Kürt yurttaşların temsili, sınır ötesi gelişmeler ve Türkiye’nin bölge politikası başlıklarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Tartışmanın önümüzdeki günlerde de siyasi polemiklere konu olması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fidan, SDG–İsrail iddialarını yineledi: Tesadüf değil Haber

Fidan, SDG–İsrail iddialarını yineledi: Tesadüf değil

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Umman Dışişleri Bakanı Sayyid Badr Al Busaidi ile Ankara’da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, Suriye’deki son gelişmelere ve Halep’te yaşanan saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Fidan, sivillerin hedef alınmasının SDG’nin niyetleri konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını savunarak, örgütün İsrail’le koordinasyon içinde hareket ettiğini ileri sürdü. “Halep’teki saldırılar barış umutlarını zedeliyor” Halep’te sivil yerleşimlerin hedef alınmasına dikkat çeken Fidan, bu saldırıların Suriye’de barış ve istikrar çabalarına zarar verdiğini söyledi. Fidan, “Halep’te sivil halka yönelik gerçekleştirilen saldırılar, SDG’nin gerçek niyetiyle ilgili endişeleri ne yazık ki haklı çıkarmış ve barış çabaları konusunda karamsar bir tabloya yol açmıştır” ifadelerini kullandı. “SDG, İsrail’in politikalarına alet oluyor” Fidan, SDG’nin İsrail’le koordinasyon içinde olduğu yönündeki iddiaları yineleyerek, bunun tesadüf olmadığını savundu. Suriye’de ulusal birlik vurgusu yapan Fidan, SDG’nin entegrasyon sürecine girmesi gerektiğini belirtti ve şu ifadeleri kullandı: “SDG’nin zamana oynamak yerine kendi ülkesinde sahici bir entegrasyon sürecini hayata geçirmesi gerekirdi. Bunun yerine İsrail’in politikasına alet olması tesadüf değildir.” “Türkiye’de yeni bir iklim var” vurgusu Fidan, Türkiye’de son dönemde oluşan siyasi iklime de değinerek, İmralı’dan gelen mesajlara ve bu çerçevede yürütülen temaslara işaret etti. Buna rağmen sürece direnen bir yaklaşım olduğunu savunan Fidan, bu durumun bölgesel çözüm ihtimalini zayıflattığını ileri sürdü. DEM Parti: “İsrail’le anlaşan kim?” Fidan’ın açıklamalarından saatler önce Meclis önünde konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, iktidarın “SDG–İsrail işbirliği” iddialarına sert yanıt vermişti. Koçyiğit, Şam yönetimi ile İsrail arasında yürütülen temaslara dikkat çekerek, şu soruları yöneltmişti: “Paris’te, Amerika’nın aracılığıyla yeni rejimle İsrail arasında yapılan anlaşmayı tartışan oldu mu? Golan Tepeleri’nin İsrail’e bırakılmasını konuşan oldu mu? Kim İsrail’le anlaşma yapıp Suriye topraklarından vazgeçti?” Koçyiğit, Kürt yurttaşların yaşam hakkı başta olmak üzere temel haklarının bu tür iddialarla hedef alındığını belirterek, bu yaklaşımı kabul etmediklerini vurgulamıştı. Suriye gündeminde gerilim sürüyor Fidan’ın açıklamaları, Suriye’de SDG, Şam yönetimi ve bölgesel aktörler arasındaki gerilimin sürdüğünü bir kez daha ortaya koyarken, iktidar ile DEM Parti arasındaki söylem farkı da derinleşmiş görünüyor. Bölgedeki askeri ve diplomatik gelişmelerin önümüzdeki günlerde de Türkiye siyasetinin ana başlıklarından biri olması bekleniyor.

Halep’te Kürt mahallelerine saldırı tepkisi büyüyor: Bu bir imha operasyonudur Haber

Halep’te Kürt mahallelerine saldırı tepkisi büyüyor: Bu bir imha operasyonudur

Halep’te Kürt ve Süryani yurttaşların yoğun olarak yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerinin tank, top, obüs ve insansız hava araçlarıyla hedef alındığı belirtilen açıklamada, bombardımanların aralıksız sürdüğü vurgulandı. Halep İç Güvenlik Güçleri’nin verilerine dayandırılan bilgilere göre saldırılarda en az 7 sivil yaşamını yitirdi, 46 kişi yaralandı. “200 binden fazla yurttaşın hayatı tehlikede” DEM Parti açıklamasında, Türkiye’nin desteğini aldığı belirtilen Hemzat, Emşat, Sultan Murad ve Nureddin Zengi gruplarının da saldırılara katıldığı iddia edildi. Şam yönetiminin aylardır mahalle sakinlerinin temel ihtiyaçlara erişimini engellediği kaydedilerek, son askeri müdahalelerin Suriye’nin siyasi ve idari bütünlüğü açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Parti, 10 Mart Mutabakatı kapsamında Nisan 2025’te Suriye Demokratik Güçleri’nin ağır silahlarla bölgeden çekildiğini ve güvenliğin yerel asayiş güçlerine devredildiğini hatırlattı. Buna rağmen gerçekleştirilen saldırıların hem bu mutabakatı hem de 1 Nisan’da yapılan anlaşmayı fiilen geçersiz kıldığı vurgulandı. Açıklamada, operasyonların 200 binden fazla yurttaşın yaşamını doğrudan tehlikeye attığı belirtildi. Garantör güçlere çağrı Suriye’nin Araplar, Kürtler, Dürziler, Ermeniler ve diğer halkların ortak yaşam alanı olduğuna dikkat çeken DEM Parti, ülkedeki çatışma ortamının sona ermesinin demokratikleşmeden geçtiğini savundu. Türkiye’nin bu süreci teşvik etmesi gerektiği ifade edilirken, tekçi yaklaşımların yeni çatışmalara zemin hazırlayacağı uyarısında bulunuldu. Açıklamanın sonunda, Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ile Şam arasında arabuluculuk yapan garantör güçlere, sorumluluklarını yerine getirerek askeri saldırıları durdurma çağrısı yapıldı. Suriye’de kalıcı barışın, tüm halkların eşit ve demokratik haklar temelinde ortak bir yönetim kurmasıyla mümkün olacağı vurgulandı.

Siyasi partilerin üye sayıları açıklandı: Hangi parti kaçıncı sırada? Haber

Siyasi partilerin üye sayıları açıklandı: Hangi parti kaçıncı sırada?

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, siyasi partilerin Temmuz 2025–Ocak 2026 dönemine ait güncel üye sayılarını kamuoyuyla paylaştı. Veriler, iktidar ve muhalefet partilerindeki üye artış ve azalışlarını net biçimde ortaya koyarken, bazı partilerde dikkat çekici yükselişler yaşandığını gösterdi. AKP üye sayısında açık ara önde Başsavcılığın 2 Ocak 2026 tarihli verilerine göre Adalet ve Kalkınma Partisi, Temmuz 2025–Ocak 2026 döneminde 664 bin 568 yeni üye kazanarak en yüksek artışı kaydeden parti oldu. AKP’nin üye sayısı 10 milyon 878 bin 733’ten 11 milyon 543 bin 301’e yükseldi. Saadet Partisi ve Anahtar Parti’de hızlı artış Muhalefet partileri arasında en dikkat çekici artış Saadet Partisi’nde yaşandı. Saadet Partisi’nin üye sayısı 246 bin 842’den 314 bin 86’ya çıkarak 67 bin 244 arttı. Anahtar Parti ise üye sayısını 42 bin 851’den 105 bin 342’ye yükselterek 62 bin 491 yeni üye kazandı. CHP ve MHP’de sınırlı yükseliş Cumhuriyet Halk Partisi’nin üye sayısı aynı dönemde 1 milyon 903 bin 432’den 1 milyon 922 bin 757’ye çıktı. Milliyetçi Hareket Partisi’nin üye sayısı ise 497 bin 428’den 498 bin 21’e yükselerek 593 kişilik artış gösterdi. Diğer partilerin güncel üye sayıları Yeniden Refah Partisi 2 bin 860 yeni üyeyle 652 bin 933’e ulaştı. DEM Parti’nin üye sayısı 13 bin 970’ten 16 bin 228’e yükseldi. Ocak 2026 itibarıyla diğer bazı partilerin üye sayıları ise şöyle kayda geçti: Türkiye İşçi Partisi 35 bin 547, İYİ Parti 391 bin 731, Zafer Partisi 71 bin 84, Gelecek Partisi 60 bin 494, DEVA Partisi 15 bin 962 ve Demokrat Parti 309 bin 27. Yargıtay verileri, siyasi partiler arasındaki üye dengelerinin büyük ölçüde korunduğunu ancak bazı partilerde hızlı yükselişlerin yaşandığını ortaya koydu. Özellikle Saadet Partisi ve Anahtar Parti’deki artışlar, muhalefet cephesinde örgütlenme dinamiklerinin değiştiğine işaret ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.