SON DAKİKA

#Demokratikleşme

HABER DEĞER - Demokratikleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Demokratikleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten 27 Nisan değerlendirmesi: Demokrasi, hukukla güç kazanır! Haber

Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’ten 27 Nisan değerlendirmesi: Demokrasi, hukukla güç kazanır!

Türkiye’de 2007 yılında yaşanan 27 Nisan e-Muhtırası’nın yıl dönümünde açıklamalarda bulunan eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, geçmişteki askerî müdahalelerin demokratik sürece verdiği zarara dikkat çekerken, günümüzde de hukuk devleti ilkesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Vesayet eleştirisi Çelik, Türkiye’nin yakın tarihinde askerî vesayet anlayışının demokratik iradeyi zaman zaman gölgelediğini belirterek, bu tür müdahalelerin millet iradesini sınırlayan yaklaşımlar olduğunu dile getirdi. Bu anlayışın artık geride bırakılması gerektiğini ifade eden Çelik, demokratik standartların korunmasının önemine işaret etti. Muhtıra tartışması Açıklamasında yalnızca 27 Nisan sürecine değil, geçmişte farklı dönemlerde yaşanan müdahalelere de değinen Çelik, 2004 yılında YÖK Yasa Tasarısı sürecinde ortaya çıkan bazı açıklama ve bildirilerin de muhtıra niteliği taşıdığını belirtti. Bu tür girişimlerin demokratik işleyiş üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti. Demokrasi vurgusu Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda yaşanan gerilimlerin tarihsel bir süreç olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Çelik, demokrasinin yalnızca vesayet odaklarına karşı durmakla sınırlı olmadığını vurguladı. Hukukun üstünlüğünün sağlanmasının, demokratik sistemin temel şartı olduğunu dile getirdi. Adalet uyarısı Çelik, günümüzde adalet duygusunun yeterince karşılık bulup bulmadığının tartışılması gerektiğini belirterek, yargı bağımsızlığına ilişkin soru işaretlerinin giderilmesinin önemine dikkat çekti. Farklı görüşlerin özgürce ifade edilebildiği bir ortamın, demokrasinin sağlıklı işleyişi açısından kritik olduğunu ifade etti. Hukuk çağrısı Adaletin olmadığı bir sistemde demokrasinin güçlenemeyeceğini belirten Çelik, hukukun üstünlüğünün tesis edilmediği bir yapıda cumhuriyetin de sağlam temeller üzerine inşa edilemeyeceğini söyledi. Türkiye’nin hem geçmişteki vesayetçi anlayışları hem de günümüzdeki keyfi uygulamaları aşması gerektiğini vurguladı. Gelecek mesajı Çelik, Türkiye’nin geleceğinin; çoğulculuk, hukuk devleti ve millet iradesinin birlikte var olduğu bir demokratik zemin üzerinde şekillenmesi gerektiğini ifade etti. Darbeler ve muhtıralar kadar, güncel antidemokratik uygulamalara karşı durmanın da toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirtti. ???? 27 Nisan E-Muhtırası Dolayısıyla Bugün, 27 Nisan olarak hafızalara kazınmış müdahalenin yıl dönümü. Türkiye, geçmişte askerî vesayetin gölgesinde kalmış; demokratik iradenin önünün zaman zaman farklı yol ve biçimlerle kesildiği dönemler yaşamıştır. Bu tür müdahaleler, millet… pic.twitter.com/LGB3rL634y — Hüseyin Çelik (@hc_huseyincelik) April 27, 2026 27 Nisan e-Muhtırası’nda ne oldu? 27 Nisan e-Muhtırası, 27 Nisan 2007 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri’nin internet sitesinden yayımlanan bir bildiriyle gündeme geldi. Bildiride, cumhurbaşkanlığı seçimi sürecine ilişkin laiklik vurgusu yapılırken, askerî makamların sürece müdahil olabileceği yönünde mesajlar yer aldı. Bu gelişme kamuoyunda “e-muhtıra” olarak adlandırıldı. Dönemin hükümeti ise söz konusu bildiriyi sert bir şekilde eleştirerek demokratik sürece müdahaleye karşı durduğunu açıkladı. Süreç, Türkiye’de sivil-asker ilişkileri ve demokratikleşme tartışmalarında önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AK Parti eski MKYK üyesi Mücahit Birinci: Demokratikleşmezsek ilk seçimde CHP iktidara gelir Haber

AK Parti eski MKYK üyesi Mücahit Birinci: Demokratikleşmezsek ilk seçimde CHP iktidara gelir

AK Parti’nin eski Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Mücahit Birinci, Türkiye’de siyasal sistemin yönü, demokrasi tartışmaları ve ekonomik tabloya ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Uzun yıllar partinin farklı kademelerinde görev alan Birinci, AK Parti’nin kuruluş kodlarından uzaklaştığını kabul ederken, yeniden özgürlükçü bir çizgiye dönülmemesi halinde ciddi bir siyasi kırılma yaşanabileceğini ifade etti. AK Parti eski çizgisinden uzaklaştı Birinci, AK Parti’nin kuruluş yıllarında daha özgürlükçü ve sivil bir siyaset anlayışına sahip olduğunu ancak zamanla bu çizgiden uzaklaşıldığını dile getirdi. Özellikle devletçi reflekslerin artmasının partinin toplumsal bağını zayıflattığını belirten Birinci, bu değişimde çeşitli siyasi ve güvenlik süreçlerinin etkili olduğunu ifade etti. Demokratik alan daralıyor Sivil siyasetin alanının daralmasının Türkiye’de demokratik yapıyı zayıflattığını savunan Birinci, aşırı devletçi politikaların yurttaş üzerinde baskı algısı oluşturduğunu söyledi. Ona göre bu durum, sandıkta doğrudan karşılık bulabilecek bir tepkiyi de beraberinde getiriyor. Seçimler yapılmaya devam eder Toplumda zaman zaman dile getirilen “seçimlerin yapılmayacağı” yönündeki kaygıların yersiz olduğunu ifade eden Birinci, Türkiye’nin demokratik seçim geleneğinin güçlü olduğunu vurguladı. Seçimlerin zamanında yapılacağını belirten Birinci, yurttaşların demokrasiye bağlılığının altını çizdi. Ekonomi en büyük sorun Birinci’ye göre yurttaşların temel gündemi siyasal tartışmalardan çok ekonomi. Sahada en çok dile getirilen sorunun geçim sıkıntısı olduğunu belirten Birinci, mevcut ekonomik politikaların yeterli bulunmadığını açıkça ifade etti. Yargı tartışmaları sürüyor Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Birinci, sürecin siyasi olarak daha iyi yönetilmesi gerektiğini söyledi. Yargının bağımsızlığına vurgu yapan Birinci, bu tür süreçlerin kamuoyuna doğru anlatılmasının önemine dikkat çekti. Parti muhalif ruhunu kaybetti AK Parti’nin geçmişte sistem karşıtı ve değişim odaklı bir hareket olduğunu hatırlatan Birinci, bu muhalif ruhun kaybedilmesinin oy oranlarını da etkilediğini belirtti. Partinin yeniden bu dinamizme dönmesi halinde eski gücüne ulaşabileceğini ifade etti. Seçim kaybı riski var Birinci, en dikkat çekici değerlendirmesinde ise açık bir uyarıda bulundu. AK Parti’nin demokratikleşme yönünde adım atmaması halinde ilk seçimde iktidarı kaybedebileceğini söyleyen Birinci, bunun Türkiye’de siyasi dengeleri kökten değiştirebileceğini dile getirdi. Değişim iradesi mevcut Parti içinde değişim isteyen kadroların olduğunu ifade eden Birinci, bu iradenin varlığından emin olduğunu ancak ne zaman hayata geçirileceğine dair net bir öngörüsünün olmadığını söyledi. Demokratikleşme ve özgürlük alanlarının genişletilmesi gerektiğini yineledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara’da siyaset ve demokrasi gündemi: Önemli isimler bir araya geliyor Haber

Ankara’da siyaset ve demokrasi gündemi: Önemli isimler bir araya geliyor

Türkiye’de siyasal sistem ve demokrasi tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde, farklı alanlardan önemli isimler Ankara’da düzenlenecek bir konferansta bir araya geliyor. Etkinlikte, siyaset kurumunun işleyişi ve çözüm önerileri masaya yatırılacak. Demokrasi Platformu tarafından düzenlenen “Bahar Konferansları” serisinin ilk buluşması, 5 Nisan’da Ankara’da gerçekleştirilecek. “Önce siyaset değişmeli” başlığıyla yapılacak konferansta, Türkiye’nin demokratikleşme süreci farklı yönleriyle ele alınacak. Hukuk, siyaset ve etik başlıkları öne çıkıyor Platformdan yapılan açıklamada, Türkiye’de yaşanan pek çok sorunun temelinde siyaset kurumunun işleyişine dair yapısal sorunların bulunduğu vurgulandı. Bu kapsamda konferansta hukuk devleti, kuvvetler ayrılığı, siyasal etik ve siyasetin finansmanı gibi başlıkların tartışılacağı belirtildi. Alanında deneyimli isimler konuşacak Konferans programında Haşim Kılıç, Taha Akyol, Bekir Ağırdır, Doğu Ergil, Hüseyin Çelik ve Ertuğrul Günay gibi isimler yer alıyor. Katılımcıların, farklı perspektiflerden çözüm önerilerini paylaşması bekleniyor. Konferans 5 Nisan’da düzenlenecek Etkinlik, 5 Nisan 2026 Pazar günü saat 14.00 ile 17.00 arasında The Green Park Hotel’de gerçekleştirilecek. Konferansın basına açık olacağı ve kamuoyunun süreci yakından takip edebileceği ifade edildi. Türkiye toplumunda siyasal tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemde düzenlenecek konferansın, farklı görüşlerin bir araya geldiği bir diyalog zemini oluşturması hedefleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ÖCALAN: Tek çözüm demokratik entegrasyondur! Haber

ÖCALAN: Tek çözüm demokratik entegrasyondur!

“Süreç tarihsel bir eşiğe ulaştı” Heyetin açıklamasında, yürütülen sürecin yalnızca siyasi değil, tarihsel bir sorumluluk taşıdığı ifade edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu noktada üstlendiği rolün hayati olduğu belirtilirken, hazırlanacak yasal çerçevenin gecikmeden ve kapsayıcı şekilde hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve diyalog kanallarının açık tutulmasının çözüm için temel olduğu ifade edildi. “Ortadoğu’da üç farklı hat oluştu” Öcalan’ın değerlendirmelerinde Ortadoğu’daki gelişmelere geniş yer verildi. Özellikle İran merkezli gelişmeler üzerinden üç farklı siyasi çizginin ortaya çıktığını belirten Öcalan, ABD-İsrail hattı, İngiltere merkezli statüko hattı ve kendi savundukları demokrasi ve ortak yaşam çizgisini karşılaştırdı. Bu gelişmelerin Türkiye’de yürütülen sürecin önemini daha da artırdığı ifade edildi. “Silahlı mücadele dönemi sona erdi” Öcalan’ın açıklamalarında en dikkat çeken vurgulardan biri, silahlı mücadeleye ilişkin oldu. Sürecin geri dönülemez bir noktaya ulaştığını belirten Öcalan, “Silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Artık geriye dönüş mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Bu sürecin “Demokratik Cumhuriyet ile barışa geçiş” olarak tanımlandığı aktarıldı. “Demokrasi Cumhuriyeti iki kat güçlendirir” Cumhuriyet ile bir sorunlarının olmadığını ifade eden Öcalan, esas meselenin demokratikleşme olduğunu belirtti. Demokrasi ile güçlenen bir Cumhuriyetin mümkün olduğunu vurgulayan Öcalan, sürecin başarıya ulaşması halinde Cumhuriyetin daha güçlü hale geleceğini söyledi. Açıklamada, kimlik, ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve kadın özgürlüğünün tüm yurttaşlar için güvence altına alınması gerektiği belirtildi. “Toplum temelli çözüm vurgusu” Öcalan, çözümün yalnızca devlet düzeyinde değil, toplum temelli bir dönüşümle mümkün olacağını ifade etti. Demokratik entegrasyon modelinin, Türkiye’de yaşayan tüm halklar ve inançlar için ortak bir gelecek sunduğu belirtildi. Sürecin doğru anlaşılması için kamuoyuna daha geniş şekilde anlatılması gerektiği de vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz! Haber

Ufuk Uras: Özgürlüğün şarkısı şiddetin çalgısıyla çalınmaz!

“Dünya adil değil” Uras, “Dünya Savaşı’ndan sonra büyük bir hesaplaşma” başlığıyla tartışılan döneme dair değerlendirmesinde, kapitalist sistem içinde kaynakların ve pazarların paylaşımı eksenindeki mücadelenin sürdüğünü ifade etti. Sovyetler Birliği’nin dağılması sonrası “tarihin sonu” ve “eşit bir dünya” söylemlerinin 11 Eylül sonrasında çöktüğünü savunan Uras, günümüz dünyasının adil olmadığını söyledi. “Karbon mu silikon mu” Uras, yapay zekâ ve “robotlar dünyası” tartışmasına değinerek “karbon varlıklarla silikon varlıkların mücadelesini anlamlandırmak” için hâlâ yoğun bir düşünsel mesai gerektiğini belirtti. Uras, teknolojinin belirleyiciliğinin arttığı yeni dönemde, dünyanın nereye evrileceğinin kolay öngörülemediğini dile getirdi. “Meşru müdafaa” Uras: “Burada Müslüman Müslümana vuruyor okuması yok, meşru müdafaa var” dedi. İran’ın Körfez ülkelerine dönük saldırılarını değerlendiren Uras, ana akım medyada öne çıkan yaklaşımın meseleyi çarpıttığını savundu. “Doğrudan ABD üslerine yönelik bir meşru müdafaa hakkı kullanılıyor” görüşünü dile getiren Uras, müzakereler sürerken İran yönetimine dönük saldırıların kabul edilebilir olmadığını söyledi ve yaşananları uluslararası hukukun aşınması bağlamında değerlendirdi. “Uluslararası hukuk” Uras, Türkiye’nin tutumunu “diplomasi ve eşit mesafe” vurgusuyla olumlu bulduğunu söyledi. Türkiye’nin hem NATO üyesi hem de İran’la sınır komşusu olması nedeniyle hassas bir denklemde bulunduğunu belirten Uras, çatışmanın müzakere zeminiyle sonlandırılması çağrılarının önemli olduğunu ifade etti. “Akıllı bombaların aklı olmuyor” diyen Uras, savaşın sivil yurttaşlar ve tarihî mekânlar açısından yıkıcı sonuçlar doğurabileceğine dikkat çekti. “Öcalan bildirisi” Uras, Abdullah Öcalan’ın son bildirisine de değinerek metnin genel çerçevede devletin açıkladığı perspektifle uyumlu olduğunu söyledi. Bildiride yer alan “demokratik entegrasyon”, “buyurgan dilden uzaklaşma” ve “barış yasaları” vurgularının yeni bir siyasal dil arayışına işaret ettiğini belirten Uras, metni eşitlikçi ve anayasal zeminde bir çözüm çağrısı olarak okuduğunu ifade etti. Öcalan’ın umut hakkı tartışmasını kişisel bir talep zeminine çekmemesini de değerlendiren Uras, sürecin bireysel bir mesele üzerinden değil, toplumsal mutabakat ve Meclis zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. Uras, “Senkronize adımlar atılmazsa süreç pazarlığa dönüşür. Eş anlı ilerleme önemli” değerlendirmesinde bulundu. “İsrail’in meşruiyeti yok” Uras, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırıları sonrası ölçünün kaçtığını, izlenen politikaların uluslararası meşruiyeti olmadığını savundu. “Normalleşme, normal olmayanla olmaz” diyen Uras, bölgesel gerilimlerin Türkiye’de demokratikleşme ve barış gündemini daha kritik hale getirdiğini belirtti. “Adres Meclis” Uras, Meclis zeminini “süreçlerin temel muhatabı” olarak işaret etti. “Şiddetten arındırılmış bir toplum” hedefinin ortak bir yurttaş mutabakatıyla güçlenebileceğini söyleyen Uras, siyasal partilerin tutumlarının Meclis’te sınanacağını vurguladı. “Demokrasilerde asgari müştereklerde buluşulur; azami müştereklerde buluşmak faşizmde olur” ifadelerini kullandı. Ufuk Uras kimdir? Ufuk Uras, siyasetçi ve akademisyendir. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 23. Dönem İstanbul milletvekili olarak görev yaptı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi kökenlidir ve aynı üniversitede öğretim üyesi olarak çalıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Süreçte yeni faz mesajı: Erdoğan “Riske girmek dahil üzerimize düşeni yaptık” dedi Haber

Süreçte yeni faz mesajı: Erdoğan “Riske girmek dahil üzerimize düşeni yaptık” dedi

Recep Tayyip Erdoğan, Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grup toplantısında yaptığı konuşmada “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin önemli mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı, kritik eşiklerde risk almaktan kaçınmadıklarını belirterek sürecin yeni bir faza geçtiğini duyurdu. Erdoğan: Süreçte önemli mesafeler alındı Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaklaşık 16 aydır devam eden sürecin “bir devlet projesi” olduğunu ifade ederek kayda değer ilerlemeler sağlandığını söyledi. Meclis bünyesinde yürütülen Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu çalışmalarının tamamlanmasının yeni dönemin başlangıcı olduğunu belirten Erdoğan, hedefi “önce Terörsüz Türkiye, ardından Terörsüz bölge” sözleriyle tarif etti. Erdoğan, komisyonun kritik kavşaklarda görevini yerine getirmesi için hükümetin risk almaktan çekinmediğini vurguladı. Yeni aşamada Meclis öne çıkacak Konuşmada sürecin bundan sonraki bölümünde Meclis’in belirleyici rol üstleneceği mesajı verildi. Erdoğan, komisyon raporunun bir sonuç değil, yeni bir yol haritası olduğunu ifade ederek siyasi ve kurumsal koordinasyonun artırılacağını söyledi. Cumhur İttifakı içinde dayanışma ve eşgüdümün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, yeni fazda ittifak içi uyumun daha kritik hale geldiğini dile getirdi. Bahçeli’nin “statü” çıkışına Adalet Bakanlığı yanıtı Cumhurbaşkanı, Devlet Bahçeli’nin İmralı’ya ilişkin “statü açığı” tartışmasına da değindi. Erdoğan, konunun Adalet Bakanlığı’nın sorumluluğunda ilerlediğini belirterek sürece ilişkin teknik çalışmaların ilgili kurumlar tarafından yürütüldüğünü söyledi. Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın statüsünün nasıl ele alınacağına dair tartışma çağrısı yapmıştı. Eleştirilere “cımbızlama” tepkisi Erdoğan, komisyon raporuna yönelik eleştiriler için metinden kelimelerin seçilerek spekülasyon yapılmasının sürece zarar verdiğini savundu. Cumhurbaşkanı, toplumun geniş kesimlerinin süreci sahiplendiğini ifade ederek eleştirilerin azınlıkta kaldığını söyledi. DEM Parti’den farklı yaklaşım Komisyon raporuna muhalefet şerhi sunan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), sürecin güvenlik merkezli değil hak ve özgürlükler temelinde ele alınması gerektiğini belirtti. Parti, sürecin adlandırılmasına da itiraz ederek çözümün demokratikleşme ve anadil hakları üzerinden ilerlemesi gerektiğini savundu. Süreçte hedef: Bölgesel boyut Erdoğan konuşmasının sonunda sürecin sadece Türkiye ile sınırlı kalmayacağını, bölgesel ölçekte bir hedefe evrileceğini ifade etti. Cumhurbaşkanı, yeni aşamanın “uhulet ve suhuletle” yürütüleceğini belirterek siyasi aktörlere koordinasyon çağrısı yaptı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı Haber

‘Terörsüz Türkiye’ raporu Meclis’te kabul edildi: Kurtulmuş 7 başlığı tek tek açıkladı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda çalışmalar yürüten Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun hazırladığı 60 sayfalık ortak rapor kabul edildi. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında yapılan 21’inci toplantıda oylanan rapor, 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla komisyondan geçti. Rapor 7 ana bölümden oluşuyor Kurtulmuş, raporun 7 ana başlık altında hazırlandığını açıkladı. Buna göre birinci bölümde komisyonun çalışma süreci, ikinci bölümde temel hedefler, üçüncü bölümde Türk ve Kürt yurttaşlar arasındaki kardeşliğin tarihi kökleri ve kardeşlik hukuku ele alındı. Dördüncü başlıkta komisyonda dinlenen kişi ve kurumların söylem analizlerinden çıkan mutabakat alanları yer aldı. Beşinci bölüm PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakması sürecine, altıncı bölüm yasal düzenleme önerilerine, yedinci bölüm ise demokratikleşme başlığına ayrıldı. Rapor, sonuç ve değerlendirme kısmıyla sona eriyor. Ekler ve dijital paylaşım vurgusu yapıldı Ana rapora beş ek hazırlandığı belirtildi. Bu eklerde komisyon üyeleri, çalışma usul ve esasları, siyasi partilerin sunduğu raporların dijital bağlantıları ve QR kodları, şimdiye kadarki toplantı özetleri ile dinlenen kurum ve kişi listeleri yer alacak. 21’inci toplantının tam tutanağının da rapora ekleneceği ifade edildi. “Rapor af mahiyetinde değildir” Kurtulmuş, raporun bir af düzenlemesi niteliği taşımadığını özellikle vurgulayarak, metnin terör eylemleri ve şiddet ikliminin sona erdirilmesine yönelik iradeyi ortaya koyduğunu söyledi. Çalışmaların tamamlanmış bir süreç olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, raporun bir “nihayet değil, atılacak adımların mihenk taşı” olduğunu ifade etti. Kardeşlik ve milli dayanışma vurgusu TBMM Başkanı, Türkiye toplumunun uzun yıllar ağır bedeller ödediğini belirterek terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı olmadığını dile getirdi. Hukuk devleti pratiğinin güçlendirilmesi, demokratik siyasetin ve toplumsal bütünleşmenin ilerletilmesi gerektiğini söyledi. Bölgedeki istikrarsızlıkların emperyal müdahalelerle bağlantılı olduğunu belirten Kurtulmuş, çözümün daha fazla kardeşlik ve bütünleşmeden geçtiğini ifade etti. Yeni anayasa mesajı Kurtulmuş, yeni anayasa hazırlığının komisyonun doğrudan görev alanında olmadığını ancak Türkiye için ertelenemez bir sorumluluk olduğunu kaydetti. Meclis’in milli iradenin tecelligahı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sürecin toplumsal meşruiyet zemininde ilerlemesi gerektiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan dünyaya rest: ABD 66 uluslararası örgütten çekiliyor Haber

Trump’tan dünyaya rest: ABD 66 uluslararası örgütten çekiliyor

ABD Başkanı Donald Trump, göreve gelişinin ikinci döneminde dış politikada sert bir yön değişikliğine daha imza attı. İmzalanan başkanlık kararnamesiyle ABD’nin, 66 uluslararası örgütteki üyeliği ve bu kuruluşlara sağlanan mali katkıları sonlandırma süreci başlatıldı. Beyaz Saray, kararın “ABD’nin egemenliği ve ekonomik çıkarlarını koruma” amacı taşıdığını savundu. 31 BM kuruluşu ve 35 BM dışı yapı kapsamda Kararnameye göre, 31 Birleşmiş Milletler kuruluşu ile 35 BM dışı uluslararası yapıdan çekilme işlemleri “en kısa sürede” tamamlanacak. Çekilme kararı; çevre, iklim krizi, toplumsal cinsiyet eşitliği ve demokratikleşme alanlarında faaliyet yürüten pek çok kurumu doğrudan etkiliyor. Beyaz Saray: Vergi mükelleflerinin parası boşa harcanıyor Beyaz Saray’dan yapılan açıklamada, söz konusu örgütlerin ABD’nin ulusal güvenliğine, ekonomik refahına ve siyasi egemenliğine aykırı faaliyetler yürüttüğü öne sürüldü. Açıklamada, “Amerikan yurttaşlarının vergileri, etkisiz ya da ABD karşıtı gündemlere aktarılıyor” denildi. Rubio: ABD karşıtı ve müsrif yapılar ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da kararı savunarak, çekilinen kurumları “ABD karşıtı, gereksiz ve israf niteliğindeki örgütler” olarak tanımladı. Rubio, Washington’un başka uluslararası kuruluşlardan çekilme ihtimalini de değerlendirdiğini açıkladı. İklim ve demokrasi kurumları listede ABD’nin çekildiği kuruluşlar arasında İklim Değişikliği Hükümetlerarası Paneli (IPCC) ile demokratik geçiş süreçlerini destekleyen Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardım Enstitüsü (IDEA) de bulunuyor. Ayrıca BM Ekonomik ve Sosyal İşler Dairesi ile BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi de karardan etkilenecek yapılar arasında yer alıyor. Trump çizgisi net: “Az ver, çok al” dönemi Trump, ikinci başkanlık döneminde ABD’nin “çok para ödediği ama karşılığında az kazandığı” tüm uluslararası mekanizmalara mesafeli yaklaşacağını daha önce de dile getirmişti. Bu yaklaşım, NATO’dan ticaret anlaşmalarına kadar birçok alanda ABD lehine yeniden müzakere baskısı olarak kendini göstermişti. DSÖ ve UNESCO’dan sonra yeni kopuş Trump yönetimi, Ocak 2025’te göreve geldikten sonra Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNESCO gibi önemli uluslararası kurumlardan da çekilmişti. Son karar, ABD’nin çok taraflı küresel sistemden kademeli kopuşunun sürdüğünü gösteriyor.

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı Haber

Alaaddin Aldemir, HİSAR Derneği’nin toplantısına katıldı

Hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında yürüttüğü araştırma ve toplantılarla dikkat çeken Hukuk İktisat ve Siyaset Araştırmaları Derneği (HİSAR), bugün Ankara’da bir toplantı gerçekleştirdi. Akademisyenler, hukukçular ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı buluşmada, Türkiye’nin güvenlik politikaları, toplumsal barış ve “terörsüz bir gelecek” hedefi çok boyutlu olarak ele alındı. Toplantıya eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Alaaddin Aldemir de katıldı. Alaaddin Aldemir’den “toplumsal mutabakat” vurgusu Toplantıda söz alan Alaaddin Aldemir, terörle mücadelenin yalnızca güvenlik politikalarıyla sınırlı ele alınmaması gerektiğini ifade etti. Aldemir, hukuk devleti ilkeleri, demokratik katılım ve toplumsal uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımın kalıcı barış için zorunlu olduğunu belirterek, “Terörsüz Türkiye” hedefinin geniş bir toplumsal mutabakatla mümkün olabileceğini söyledi. Hukuk ve siyaset perspektifinden değerlendirmeler Toplantıda yapılan sunumlarda, terörle mücadelenin hukuki zemini, demokratik standartların korunması ve ekonomik-sosyal politikaların rolü ele alındı. Katılımcılar, güvenlik politikalarının insan haklarıyla uyumlu biçimde yürütülmesinin toplumsal güveni güçlendireceği görüşünde birleşti. HİSAR Derneği’nin çalışmaları ve düzenli Çarşamba toplantıları Ankara merkezli bir sivil toplum kuruluşu olan HİSAR Derneği, eski milletvekili Ayhan Bilgen’in öncülüğünde kuruldu. Dernek, hukuk, iktisat ve siyaset alanlarında araştırmalar yaparak Türkiye’nin temel meselelerine yönelik nitelikli analizler ve çözüm önerileri üretmeyi amaçlıyor. HİSAR’ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini ise Vakkas Cebe yürütüyor. Dernek, sivil toplumun siyasete katılımını artırmayı ve farklı toplumsal kesimler arasında diyalog ve uzlaşıyı güçlendirmeyi temel misyonları arasında görüyor. Bu kapsamda HİSAR, her hafta düzenli olarak gerçekleştirdiği Çarşamba toplantılarında “alternatif siyaset”, “adalet”, “demokratikleşme” ve “toplumsal barış” gibi başlıkları ele alıyor. Bu buluşmalarda akademisyenler, siyasetçiler ve sivil toplum temsilcileri bir araya gelerek güncel meseleler üzerine yapıcı tartışmalar yürütüyor. Çalışmalar sürecek mesajı Toplantının ardından HİSAR Derneği yetkilileri, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda akademik çalışmalar, raporlar ve düzenli toplantılarla sürece katkı sunmaya devam edeceklerini belirtti. Bugünkü toplantı, soru-cevap bölümü ve karşılıklı görüş alışverişiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.