SON DAKİKA

#Denetim

HABER DEĞER - Denetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

6 katlıyı bitirmeden 8 katlı yok: Zmash Burger’e Bakanlık incelemesi Haber

6 katlıyı bitirmeden 8 katlı yok: Zmash Burger’e Bakanlık incelemesi

İstanbul Emirgan’da faaliyet gösteren Zmash Burger, klasik fast food anlayışının dışına çıkan yapısıyla kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Referansla müşteri kabul edilmesi, sınırlı sayıda kişiye hizmet verilmesi ve bazı ürünler için “önce alt seviye hamburgeri tatmış olma” şartı, mekânı gastronomik bir kulüp havasına büründürdü. Ancak bu sıra dışı ilgi, beraberinde resmi incelemeleri de getirdi. Denetim ekipleri işletmede inceleme yaptı Sosyal medyada paylaşılan görüntülerin ardından Ticaret Bakanlığı ve belediye ekipleri işletmede denetim gerçekleştirdi. Yapılan incelemelerde satıştan kaçınma, fiyatlandırma uygulamaları ve ruhsat bilgilerine ilişkin çeşitli tespitler dosyaya yansıdı. İnceleme, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında yürütülüyor. Menü var, fiyat görünürde yok Denetimlerde, işletmede müşterilerin açıkça görebileceği bir menü ve fiyat listesine yer verilmediği belirlendi. İnceleme tutanaklarına göre menüde 32 farklı ürün bulunurken, fiyatların piyasa ortalamasının oldukça üzerinde olduğu kaydedildi. Yarım litrelik suyun 258 TL’den satılması da dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Ruhsat tartışması gündeme geldi Belediye ekipleri tarafından yapılan kontrolde, hamburger satışı yapan işletmenin ruhsatında faaliyet alanının “pasta ve unlu mamuller” olarak kayıtlı olduğu tespit edildi. Bu nedenle ruhsat iptaline yönelik sürecin başlatıldığı öğrenildi. Dosyada ayrıca, 8 katlı hamburger siparişi verebilmek için daha önce 6 katlı hamburger tüketilmiş olması gerektiğine dair uygulamaya ilişkin paylaşımlar da yer aldı. İşletme sahibinden savunma: “Bu bir tercih değil, kapasite meselesi” İşletme sahibi Alp Atalık, konseptin yanlış anlaşıldığını belirterek eleştirilere yanıt verdi. Tek başına çalıştığını ve üretimden servise, temizlikten sosyal medya yönetimine kadar tüm süreci kendisinin yürüttüğünü ifade eden Atalık, sınırlı müşteri kabulünün bir seçicilik değil, tamamen kapasiteyle ilgili olduğunu söyledi. Referans kavramının da yanlış yorumlandığını belirten Atalık, uzun süredir gelmek isteyen ve sırada bekleyen misafirleri belirli bir düzen içinde ağırladığını, amacının herkese aynı kaliteyi sunmak olduğunu dile getirdi. Ürünlerin servis sıcaklığına kadar her detayın deneyimin bir parçası olarak kurgulandığını vurgulayan Atalık, “İnsanlar tadı alsın, keyif alsın istiyorum” dedi. Deneyim odaklı gastronomi tartışması büyüyor Zmash Burger’e yönelik inceleme, gastronomide “deneyim tasarımı” yaklaşımının hukuki sınırlarını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada hızla parlayan niş konseptlerin, tüketici hakları ve mevzuat karşısında ne kadar ince bir çizgide ilerlediği bu örnekle bir kez daha görünür hale geldi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydın’daki “domuz eti” iddiasında Valilikten kafa karıştıran açıklama Haber

Aydın’daki “domuz eti” iddiasında Valilikten kafa karıştıran açıklama

Aydın’ın Efeler ilçesinde 2015 yılında bir hayır etkinliğinde yurttaşlara domuz etinden yapılan kavurma ikram edildiği iddiaları yeniden gündeme gelirken, Aydın Valiliği kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine yazılı bir açıklama yayımladı. Valilik, iddianın güncel olmadığını ve söz konusu yıl içinde herhangi bir ihbar yapılmadığını belirtirken, aynı şahsın 2016 yılında domuz etiyle yakalandığını doğruladı. İddialar 11 yıl sonra yeniden gündeme geldi. İddiaya göre, 2015 yılında Efeler’de Bey Camii önünde cuma namazı çıkışında düzenlenen hayır yemeğinde, o dönem kasaplık yaptığı belirtilen C.C. isimli kişi tarafından yaklaşık 500 kilo domuz etinden yapılan kavurma pilav eşliğinde dağıtıldı. Yaklaşık 3 bin yurttaşın bu yemekten yediği, C.C.’nin ise daha sonra bir din görevlisine giderek “Bu durumda sevap mı kazandım, günah mı işledim?” diye sorduğu öne sürüldü. Şahıs hakkında başka iddialar da bulunuyor Aynı kişinin daha önce de yaban domuzu etiyle yakalandığı, bu etleri kasaplara, otellere ve restoranlara satmaya çalıştığı, ele geçirilen etlerin ise imha edildiği iddia edildi. Ayrıca C.C.’nin sosyal medya üzerinden bazı işletmeleri “isimlerinizi açıklarım” diyerek tehdit ettiği de öne sürülen iddialar arasında yer aldı. Valilik: Olay güncel değil, 2015’te ihbar yapılmadı Sosyal medyada geniş yankı uyandıran iddialar sonrası Aydın Valiliği yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, kamuoyunda söz konusu eylemin güncelmiş gibi algılandığına dikkat çekilerek, iddianın 2015 yılına ait olduğu ve o dönemde herhangi bir ihbar ya da resmî başvuru yapılmadığı için denetim ya da soruşturma yürütülmediği ifade edildi. 2016 denetimlerinde domuz eti tespit edildi Valilik açıklamasında, iddialara konu olan şahıs hakkında 2016 yılında gelen ihbarlar üzerine Efeler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından denetimler yapıldığı, bu denetimlerde iş yerlerinde muhtelif miktarlarda domuz eti tespit edildiği bilgisi de paylaşıldı. Bu tespitler üzerine ilgili mevzuat kapsamında idari ve adli işlemlerin eksiksiz uygulandığı kaydedildi. Denetimler sürüyor, soru işaretleri devam ediyor Valilik, halk sağlığının korunması ve gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla il genelindeki denetim faaliyetlerinin halen titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı. Ancak açıklamada yer alan “ihbar yoktu” vurgusu ile sonraki yıllarda yapılan tespitler arasındaki zaman farkı, kamuoyunda yeni soru işaretlerinin oluşmasına neden oldu.

ATM’lerde yeni dönem başladı: Para transferlerine açıklama zorunluluğu Haber

ATM’lerde yeni dönem başladı: Para transferlerine açıklama zorunluluğu

Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bağlı Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından bankalara gönderilen yeni mevzuat, 1 Ocak 2026 itibarıyla uygulanmaya başladı. Düzenleme, para transferlerinde şeffaflığın artırılmasını ve mali suçlarla daha etkin mücadele edilmesini hedefliyor. 200 bin TL’yi aşan işlemlere açıklama şartı Yeni düzenlemeye göre, bir kişi tarafından aynı gün içinde yapılan para transferlerinin toplamı 200 bin TL’yi aştığında, bundan sonra yapılacak her yeni işlem için transferin amacına dair açıklama girilmesi zorunlu olacak. Açıklama yapılmayan ya da onaylanmayan işlemlere izin verilmeyecek. ATM, mobil ve internet bankacılığı da kapsama alındı Uygulama yalnızca banka şubeleriyle sınırlı değil. Mobil bankacılık, internet bankacılığı ve ATM’ler üzerinden gerçekleştirilen tüm para transferleri bu kapsama dahil edildi. Kart girişi yapılarak ATM’den yapılan transferlerde de kullanıcıdan gönderilen paranın hangi amaçla aktarıldığına dair detay istenecek. Yüksek tutarlara ek yükümlülükler Düzenleme, transfer tutarına göre ek zorunluluklar da getiriyor. Aynı gün içinde yapılan para transferleri 2 milyon TL’yi aşarsa, açıklama zorunluluğu form doldurma yükümlülüğüne dönüşecek. 2 milyon TL ile 20 milyon TL arasındaki işlemlerde kullanıcıların “Nakit İşlem Beyan Formu” doldurması gerekecek. 20 milyon TL’nin üzerindeki transferlerde ise paranın kaynağına ilişkin ek bilgi ve belge sunulması şartı aranacak. Onaylanmayan işlemler gerçekleştirilmeyecek Yetkililer, yapılan açıklamaların banka ve ilgili birimler tarafından değerlendirileceğini, yeterli bulunmayan ya da onaylanmayan işlemlerin gerçekleştirilmesine izin verilmeyeceğini bildirdi. Yeni düzenleme ile birlikte para transferlerinde hem bireysel kullanıcılar hem de yüksek tutarlı işlem yapanlar için daha sıkı bir denetim süreci başlamış oldu.

Yılbaşı alarmı: Ülke genelinde 4 gün boyunca kesintisiz güvenlik uygulaması Haber

Yılbaşı alarmı: Ülke genelinde 4 gün boyunca kesintisiz güvenlik uygulaması

Yılbaşı sürecinde olası güvenlik risklerine karşı kapsamlı önlemler devreye alındı. İçişleri Bakanlığı, Emniyet, Jandarma, Sahil Güvenlik, AFAD ve Göç İdaresi başta olmak üzere tüm birimleriyle ülke genelinde geniş çaplı bir güvenlik planını hayata geçirdi. 12 bin 687 noktada denetim, 325 bin personel sahada İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın verdiği bilgilere göre, 4 günlük yılbaşı tedbirleri kapsamında 12 bin 687 uygulama noktası oluşturuldu. Toplam 325 bin 267 personel görevlendirilirken, bunların 298 bini asayiş, 27 bini trafik alanında görev yapacak. Sahada 44 bin 68 ekip, 720 hava aracı, 238 deniz unsuru ve 430 dedektör köpeği aktif olacak. Kaçak alkol, uyuşturucu ve aranan şahıslara darbe Yerlikaya, son bir ayda yürütülen operasyonların bilançosunu da paylaştı. Buna göre 306 bin litre kaçak ve sahte alkol ele geçirildi, 816 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Uyuşturucuyla mücadelede ise 3,5 ton uyuşturucu madde ve 14 milyon adet hap yakalanırken, 3 bin 406 kişi tutuklandı. Ayrıca çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 19 bin 616 kişi yakalandı. Kameralar, PTS ve yüz tanıma sistemleri aktif Yılbaşı tedbirleri boyunca güvenlik güçleri ileri teknolojiyle desteklenecek. Türkiye genelinde 31 bin 424 KGYS noktası, 107 bin 423 kamera, 4 bin 366 Plaka Tanıma Sistemi noktası, 6 bin 708 yüz tanıma kamerası ve 1.064 mobil PTS aktif olarak kullanılacak. Görevli 115 bin 854 kolluk personeli yaka kamerasıyla sahada olacak. AFAD ve Göç İdaresi de teyakkuzda AFAD, yılbaşı gecesi 81 ilde 1.410 personel ve 396 araç ile 7/24 esasına göre görev yapacak. Göç İdaresi Başkanlığı ise düzensiz göçle mücadele kapsamında 375 Mobil Göç Noktası Aracı ve 4 bin 575 personel ile denetimlerini en üst seviyeye çıkardı. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Hiçbir iç ve dış tehdide karşı boşluk bırakmayacağız” mesajı vererek, yılbaşı sürecinde yurttaşların huzur ve güvenliği için tüm devlet imkanlarının seferber edildiğini vurguladı. 2026’nın Türkiye halkı ve tüm dünya için barış, sağlık ve esenlik getirmesi temennisinde bulundu.

Tepkiler sonuç verdi: Nureddin Yıldız’ın lisede vereceği “evlilik” dersi ertelendi Haber

Tepkiler sonuç verdi: Nureddin Yıldız’ın lisede vereceği “evlilik” dersi ertelendi

“6 yaşındaki kız çocukları evlenebilir” sözleriyle daha önce geniş kesimlerin tepkisini çeken Nureddin Yıldız’ın, Bursa’nın İnegöl ilçesindeki bir lisede evlilik temalı ders vereceğinin duyurulması kamuoyunda infial yarattı. Gelişmeler üzerine sendikalar harekete geçti, ders programı ertelendi. Eğitim-İş okul önünde eylem kararı aldı Dersin duyurulmasının ardından Eğitim-İş Bursa Şubesi, “Çocuk evliliği suçtur, savunulamaz” diyerek okul önünde protesto çağrısı yaptı. Şube, söz konusu etkinliğin iptal edilmesini talep ederek yurttaşları saat 19.30’da okul önünde toplanmaya davet etti. Ders, protestolar sonrası ertelendi Cumhuriyet’in aktardığına göre, yaşanan tepkilerin ardından etkinliğin paydaşlarından Anadolu Gençlik Derneği İnegöl Temsilciliği yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, “Bir Ömür Okulu” kapsamında yapılması planlanan programın, “yanlış ve çarpıtılmış haberler nedeniyle olayların farklı bir mecraya çekilmemesi amacıyla” ileri bir tarihe ertelendiği belirtildi. Tartışmalar sürüyor Karar, eğitim çevreleri ve kadın-çocuk hakları savunucuları tarafından “gecikmiş ama gerekli” bir adım olarak değerlendirilirken, benzer etkinliklerin eğitim kurumlarında düzenlenmesine ilişkin denetim ve izin süreçleri yeniden tartışmaya açıldı.

Feti Yıldız’dan AK Parti raporuna teyit vurgusu: İlkesel eşik pazarlık konusu olamaz Haber

Feti Yıldız’dan AK Parti raporuna teyit vurgusu: İlkesel eşik pazarlık konusu olamaz

Milliyetçi Hareket Partisi Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı uzun paylaşımda, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Meclis’e sunduğu süreç raporundaki “tespit ve teyit mekanizması”na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, söz konusu bölümün, MHP’nin daha önce ortaya koyduğu yaklaşım ile birebir örtüştüğünü ifade etti. “Tespit ve teyit sürecin en kritik eşiğidir” Yıldız, terör örgütünün silah bırakması, kendisini tasfiye etmesi ve varlığının sona erdirilmesinin devlet tarafından tespit ve teyit edilmesinin sürecin en önemli aşaması olduğunu belirtti. Bu adımın yalnızca sahadaki fiilî durumun kaydı olmadığını vurgulayan Yıldız, aynı zamanda hukuki ve idari işlemler için bir başlangıç noktası olduğuna dikkat çekti. “Bu eşik aşılmadan hiçbir ileri adım atılamaz” MHP’li Yıldız, devletin tespit ve teyidi olmadan sürecin hiçbir ileri safhasına geçilmemesi gerektiğini vurguladı. Bu anın, hem ilgili kurumlar hem de hukuk düzeni açısından yeni bir dönemin miladı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Güvenlik ve hukuk birlikte işletilmeli Paylaşımda, tespit ve teyit sürecinin devletin ilgili güvenlik kurumları arasında sağlanacak koordinasyonla yürütülmesi gerektiği belirtildi. Yıldız, bu sürecin objektif, ölçülebilir ve açık kriterlere bağlanmış göstergeler üzerinden yapılmasının zorunlu olduğunu kaydetti. Silahsızlanma somut delillerle ortaya konulmalı Yıldız’a göre, örgütün silahlı kapasitesinin ortadan kalktığı, lojistik ağların sürdürülebilir bir tehdit oluşturamayacak şekilde dağıtıldığı ve silahların sahada yeniden kullanılmasına imkân vermeyecek biçimde imha edildiği somut tespit ve delillerle ortaya konulmalı. Şeffaflık ve kayıt altına alma vurgusu Süreç boyunca uygulanacak yöntemlerin şeffaf olması gerektiğini belirten Yıldız, idari kararlar ile bu kararlara esas teşkil eden bilgi, belge ve kıstasların kayıt altına alınmasının zorunlu olduğunu ifade etti. Bu kayıtların, gerektiğinde yargısal ve hukuki denetime açık biçimde muhafaza edilmesi gerektiğini vurguladı. Meclis ve yargı denetimi için arşiv şartı Tespit sürecinde kullanılan veri toplama, analiz ve raporlama mekanizmalarının kurumsal arşivlerde düzenli biçimde saklanmasının önemine işaret eden Yıldız, bunun bireysel başvurular, anayasal denetim süreçleri ve Meclis denetimi açısından hayati olduğunu belirtti. “Bu karar pazarlık değil, devlet tasarrufudur” Feti Yıldız, tespit ve teyit kararının herhangi bir pazarlığın ya da keyfî bir tasarrufun konusu olamayacağını vurguladı. Bu kararın, devletin güvenlik ve hukuki yetkisinin birleştiği, ölçülebilir delillere dayanan, şeffaf ve denetlenebilir bir kurumlar arası mutabakatla alınacağını ifade etti. Toplumsal güven ve kalıcı huzur hedefi Yıldız, tespit ve teyit mekanizmasının titizlikle işletilmesinin, kalıcı huzur ve toplumsal güven üretme kapasitesini doğrudan etkileyeceğini belirtti. Yanlış, eksik ya da zamansız bir tespitin hem adalet duygusunu zedeleyebileceğini hem de yeni güvenlik riskleri doğurabileceğini söyledi. AK Parti raporuyla tam paralellik vurgusu Paylaşımının başında AK Parti raporundaki ilgili bölümün, MHP’nin ilkesel yaklaşımıyla birebir örtüştüğünü ifade eden Yıldız, bu çerçevenin Türkiye toplumunda güven duygusunu pekiştirecek ve ileride doğabilecek hukuki ve toplumsal tartışmaların önünü kesecek bir zemin sunduğunu kaydetti.

Keşan zehir soluyor! Yetkililer sessiz Haber

Keşan zehir soluyor! Yetkililer sessiz

Dünya Hava Kalitesi Endeksi verilerine göre PM 2.5 kirliliğinde Türkiye birincisi olan Keşan’da halk isyanda. Vatandaşlar, artan hava kirliliğine rağmen kamu kurumları ve siyasi partilerin sessizliğini “ihmal ve sorumsuzluk” olarak nitelendiriyor. Keşan’da hava kirliliği artık çevresel bir sorun olmaktan çıkarak açık bir halk sağlığı krizine dönüştü. Dünya Hava Kalitesi Endeksi’nin son verilerine göre Keşan, PM 2.5 partikül madde kirliliğinde 158 değerine ulaşarak Türkiye genelinde ilk sıraya yerleşti. Bu değer; İstanbul, İzmir ve Hatay gibi büyük ve sanayileşmiş kentleri dahi geride bıraktı. Ortaya çıkan tablo, Keşanlıların uzun süredir dile getirdiği “nefes alamıyoruz” şikâyetlerini doğruladı. Vatandaşlar, özellikle sonbaharda anız yangınları, kış aylarında ise kömürlü kalorifer ve soba kullanımının hava kirliliğini dayanılmaz seviyelere çıkardığını belirtiyor. Uzmanlara göre PM 2.5 partikülleri doğrudan akciğerlere ulaşıyor, kana karışıyor ve kalp-damar hastalıkları, astım ve kanser riskini ciddi biçimde artırıyor. Keşan’da ölçülen değerlerin “sağlıksız” sınırların çok üzerinde olması, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için büyük tehlike oluşturuyor. Vatandaş soruyor: Sorumlu kim, denetim nerede? Keşan halkı, hava kirliliğinin nedenlerinin açıkça ortaya konulmasını ve kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını istiyor. Vatandaşlar, “Bu kirlilik neden her yıl artıyor? Denetimler neden yetersiz? Hangi kaynaklar bu havayı kirletiyor ve neden açıklanmıyor?” sorularına yanıt bekliyor. Sabah ve akşam saatlerinde ağır koku, boğaz yanması ve gözlerde sızı yaşandığını belirten Keşanlılar, açık havada vakit geçirmenin neredeyse imkânsız hâle geldiğini söylüyor. Kamu kurumlarına açık çağrı Vatandaşlar, Keşan Kaymakamlığı, Keşan Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile sağlık birimlerine çağrıda bulunarak, hava kirliliğinin kaynağının derhal açıklanmasını, ölçümlerin düzenli ve şeffaf şekilde paylaşılmasını, denetimlerin artırılmasını ve kalıcı önlemlerin acilen hayata geçirilmesini istiyor. “Bu kentte yaşayan insanlar denek değil, vatandaştır” diyen Keşanlılar, sessizliğin halk sağlığını hiçe saymak anlamına geldiğini vurguluyor. Siyaset de sessiz Keşan’daki siyasi partilerin de konuya ilişkin sessiz kalması tepki çekiyor. Vatandaşlar, çevre ve sağlık gibi siyaset üstü bir konuda iktidar ve muhalefetin ortak bir duruş sergilememesini eleştirerek, “Bu bir sağ-sol meselesi değil, yaşam hakkı meselesi” ifadelerini kullanıyor. Kömür, denetim ve doğalgaz sorusu Hava kirliliğinin başlıca nedenleri arasında kalitesiz kömür kullanımı, doğalgaza geçmeyen apartmanlar, eski tip sobalar ve denetimsiz iş yerleri gösteriliyor. Vatandaşlar, kömür satan firmaların ve kömür kullanılan binaların denetlenip denetlenmediğinin açıklanmasını istiyor. “Doğalgaz faturası ödeyen vatandaş, yan binanın kömür dumanını solumak zorunda kalıyorsa burada ciddi bir kamusal adaletsizlik vardır” diyen Keşanlılar, yapılan kömür yardımlarının da standartlara uygunluğunun sorgulanmasını talep ediyor. Keşan halkı tepkisini, “Konuşmayan siyasetçi, denetlemeyen kurum, açıklama yapmayan yetkili bu kirliliğe ortak olur. Keşan zehir soluyor ve artık bu sessizliğin hiçbir mazereti yok. Keşan halkı cevap değil, çözüm bekliyor” diyerek net bir mesajla dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.