SON DAKİKA

#Denetimler

HABER DEĞER - Denetimler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Denetimler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çorum’da tepki çeken görüntüler: Hayvanları çamura hapsettiler Haber

Çorum’da tepki çeken görüntüler: Hayvanları çamura hapsettiler

Çorum’da bir işletmede çekildiği öne sürülen görüntüler hayvan refahı tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Sosyal medyada yayılan görüntülerde büyükbaş hayvanların çamur içinde tutulduğu ve hareketlerinin kısıtlandığı iddia edildi. Kurban Bayramı öncesi kilo almalarını sağlamak amacıyla hayvanların bu şekilde bekletildiği öne sürülürken Tarım ve Orman Bakanlığı olayla ilgili inceleme başlattı. Sosyal medyada yayılan görüntüler tepki çekti Kısa sürede geniş kitlelere ulaşan görüntülerde büyükbaş hayvanların çamur içinde tutulduğu görülürken birçok yurttaş duruma tepki gösterdi. Görüntülerin ardından hayvan refahına aykırı uygulamaların yapıldığı iddiaları kamuoyunda tartışma yarattı. Hayvanların hareket edemeyecek şekilde çamurlu bir alanda tutulmasının kilo artışı sağlamak amacıyla yapıldığı öne sürüldü. Bakanlık inceleme başlattı Tarım ve Orman Bakanlığı, sosyal medyada yayılan görüntülerin ardından hızlı şekilde harekete geçti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamada görüntülerde yer alan işletmenin Çorum’da bulunduğunun tespit edildiği ve İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerinin işletmede denetim gerçekleştirdiği belirtildi. Yetkililer, yapılan incelemeler sonucunda ilgili işletmeye mevzuat kapsamında idari para cezası uygulandığını açıkladı. Hayvanların barınma koşulları düzeltildi Bakanlık açıklamasında işletmede bulunan hayvanların sağlık ve refahını olumsuz etkileyen koşulların giderilmesi için gerekli müdahalelerin yapıldığı da belirtildi. Denetimlerin ardından hayvanların bulunduğu alanların temizletildiği ve bakım alanlarının uygun şartlara kavuşturulduğu ifade edildi. Yetkililer, hayvanların sağlığına ve refahına yönelik ihmal veya kötü muamelenin kabul edilemeyeceğini vurguladı. Denetimler sürecek mesajı Tarım ve Orman Bakanlığı, hayvan refahını ihlal eden kişi veya işletmelere karşı taviz verilmeyeceğini belirtti. Bakanlık açıklamasında ülke genelinde hayvanların korunması için denetimlerin kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi. Olay, hayvan hakları ve hayvancılık sektöründe denetimlerin önemini bir kez daha gündeme getirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

APP plaka kullananlara geçici af: Cezalar 1 Nisan’a kadar uygulanmayacak Haber

APP plaka kullananlara geçici af: Cezalar 1 Nisan’a kadar uygulanmayacak

Standart dışı plaka kullanımı nedeniyle sürücülere uygulanacak yüksek para cezaları kamuoyunda büyük tartışma yaratırken hükümetten yeni bir düzenleme geldi. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatıyla APP plaka denetimlerinin 1 Nisan tarihine kadar yalnızca rehberlik ve bilgilendirme amacıyla yapılacağı bildirildi. Bu süre boyunca sürücülere herhangi bir idari para cezası uygulanmayacağı açıklandı. APP plakalara ağır cezalar getirildi Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklik kapsamında standart dışı plaka kullanan sürücüler için ciddi yaptırımlar öngörülmüştü. Buna göre araçlarında “Amerikan Pres Plaka” olarak bilinen APP plaka bulunan sürücülere ilk ihlalde 140 bin TL para cezası kesilmesi, sürücü belgesine 30 gün el konulması ve aracın 30 gün trafikten men edilmesi kararı alınmıştı. Aynı ihlalin aynı yıl içinde tekrar edilmesi durumunda ise cezanın 280 bin TL’ye kadar çıkabileceği ve sürücü belgesinin daha uzun süreyle alınabileceği belirtilmişti. Denetimler mart ayı boyunca bilgilendirme amaçlı Yetkililer, yurttaşların mağdur olmaması için mart ayı sonuna kadar yapılacak denetimlerin yalnızca bilgilendirme amacı taşıyacağını duyurdu. Kolluk kuvvetlerinin sürücülere APP plakaların neden yasak olduğu ve nasıl değiştirileceği konusunda rehberlik edeceği ifade edildi. Bu süreçte sürücüler plakalarını değiştirmeleri için uyarılacak ancak herhangi bir cezai işlem uygulanmayacak. Plakaların 1 Nisan’a kadar değiştirilmesi gerekiyor Yeni düzenlemeye göre APP plakaların en geç 1 Nisan tarihine kadar standart plakalarla değiştirilmesi gerekiyor. Standart plakaların yazı tipi, güvenlik hologramı ve yetkili kuruluş mührü gibi güvenlik unsurları bulunuyor. Bu sayede elektronik denetim sistemleri ve şehir güvenlik kameraları tarafından araçların daha doğru şekilde tespit edilmesi hedefleniyor. Plaka değiştirme işlemi nasıl yapılacak? APP plaka kullanan sürücülerin öncelikle polis merkezi veya jandarma karakoluna başvurarak plakanın kayıp ihbarını yapması gerekiyor. Daha sonra noterden alınacak plaka basım talep belgesi ile Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’na bağlı plaka basım odalarına başvurulabiliyor. Yetkililer ayrıca sosyal medya üzerinden ücret karşılığı plaka basma vaadinde bulunan kişi veya kuruluşlara itibar edilmemesi gerektiği konusunda yurttaşları uyardı. Plaka basım işleminin yalnızca yetkilendirilmiş kurumlar tarafından yapılabileceği vurgulandı. APP plaka nedir? APP plaka olarak bilinen plakalar, resmi standartların dışında basılan ve güvenlik unsurlarını taşımayan plakalardır. Genellikle kalın yazı karakterleri ve farklı fontları nedeniyle estetik amaçlı tercih edilen bu plakalar, yetkili kuruluşlar tarafından üretilmediği için hukuken geçerli sayılmıyor. Yeni düzenlemeyle birlikte bu plakaların kullanımının tespit edilmesi halinde sürücülere ağır idari yaptırımlar uygulanabilecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ramazan sofrası ekonominin aynası oldu Haber

Ramazan sofrası ekonominin aynası oldu

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte Türkiye’de iftar sofralarının maliyeti yeniden ekonomi gündeminin başına oturdu. Hem evde kurulan sofraların hem de dışarıdaki iftar menülerinin ciddi biçimde zamlanması, yurttaşların tüketim alışkanlıklarını değiştirirken sosyal dayanışma, sosyal devlet ve piyasa tartışmalarını da görünür hale getirdi. İftar sofraları hayat pahalılığının sembolü haline geliyor Evde dört kişilik mütevazı bir iftar sofrasının maliyetinin belirgin biçimde yükselmesi, gıda enflasyonunun en somut göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Temel gıda ürünlerindeki artış, özellikle sabit gelirli yurttaşların davet kültürünü sınırlarken, daha sade sofralara yönelim dikkat çekiyor. Ekonomik iftar menülerinin dahi yüksek seviyelere çıkması, Ramazan’ın paylaşım kültürü ile piyasa fiyatları arasındaki gerilimi görünür kılıyor. Lüks iftarlar ile mütevazı sofralar arasındaki makas büyüyor Mahalle lokantalarında başlayan iftar menüleri ile otel ve lüks restoranlardaki fiyatlar arasındaki fark, gelir dağılımı tartışmasını derinleştiriyor. Orta segment bir iftarın bile aile bütçesinde ciddi bir kalem haline gelmesi, Ramazan sofralarının yalnızca dini değil sınıfsal bir tartışma başlığına dönüşmesine neden oluyor. Aynı akşam farklı ekonomik gerçekliklerin yaşanması, “sofra eşitsizliği” kavramını gündeme taşıyor. Denetimler ve piyasa müdahalesi tartışması öne çıkıyor Fiyat artışları sonrası gıda piyasasına yönelik denetimlerin artırılması, stokçuluk ve fahiş fiyat tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Bir kesim piyasa müdahalesinin zorunlu olduğunu savunurken, diğer kesim maliyet baskısının fiyatları kaçınılmaz biçimde yukarı çektiğini ifade ediyor. Bu tartışma, Ramazan döneminde gıdaya erişimin sosyal politika başlığı olarak ele alınmasına yol açıyor. Dayanışma ağları ve “yurttaş sofrası” kavramı güçleniyor Belediyelerin kurduğu halk iftarları, dayanışma mutfakları ve gıda kolisi uygulamaları sosyal ekonomi modellerinin sahadaki en görünür örnekleri arasında yer alıyor. Yardım taleplerindeki artış, gelir baskısının gündelik hayata yansımasını ortaya koyarken, paylaşım kültürünün kurumsal biçimlerde yeniden üretildiği görülüyor. Bu tablo, Ramazan’ın toplumsal dayanışma kapasitesini test eden bir dönem olduğunu gösteriyor. Tüketim alışkanlıkları değişiyor Yurttaşların daha planlı alışverişe yöneldiği, toplu davetlerin azaldığı ve ev içi tüketimin arttığı gözlemleniyor. İndirim takipleri, kooperatif alışverişi ve alternatif gıda ağlarına yönelim artarken, Ramazan’ın ekonomik davranışları yeniden şekillendirdiği ifade ediliyor. Ramazan ekonomisi ne söylüyor? Ortaya çıkan tablo üç temel eğilime işaret ediyor. İlk olarak gıda enflasyonu Ramazan’da görünür hale geliyor ve sofra maliyeti yurttaşın en somut enflasyon göstergesine dönüşüyor. İkinci olarak sınıfsal farklar sembolikleşiyor; farklı gelir gruplarının aynı dönemi bambaşka ekonomik deneyimlerle yaşadığı görülüyor. Üçüncü olarak sosyal dayanışma mekanizmaları yeniden önem kazanıyor ve piyasa fiyatlarının yarattığı boşluğu kolektif çözümler doldurmaya çalışıyor. Bu nedenle Ramazan sofraları artık yalnızca yemek değil; ekonomi politikalarının, sosyal devlet anlayışının ve toplumsal eşitlik tartışmasının aynası olarak okunuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Resmi Gazete kararı: 3 elektronik para kuruluşunun faaliyet izni iptal edildi Haber

Resmi Gazete kararı: 3 elektronik para kuruluşunun faaliyet izni iptal edildi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) üç elektronik para ve ödeme kuruluşuna ilişkin kararı 21 Şubat 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı. Karara göre TTM Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş., Klon Ödeme Kuruluşu A.Ş. ve Fzypay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izinleri iptal edildi. İptal gerekçeleri kuruluşlara göre farklılık gösterdi. TTM’nin faaliyet izni şartların kaybedilmesi nedeniyle iptal edildi Yayımlanan tebliğe göre TTM Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni, verilen yetkinin bir yıl içinde kullanılmaması ve ilgili kanunda belirtilen faaliyet şartlarının kaybedildiğinin tespit edilmesi gerekçesiyle iptal edildi. Kararın dayanağını Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’un ilgili maddeleri oluşturdu. Klon Ödeme için güvenlik riski değerlendirmesi yapıldı Klon Ödeme Kuruluşu A.Ş.’nin faaliyet izni ise kanunda belirtilen şartların kaybedilmesi ve kurumun faaliyetlerine devam etmesinin ödemelerin güvenliği açısından risk oluşturduğunun değerlendirilmesi üzerine iptal edildi. Merkez Bankası’nın bu kararı, ödeme sistemlerinin güvenliğine ilişkin denetim çerçevesinde alındı. Fzypay faaliyetlerden feragat ettiğini bildirdi Fzypay Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin faaliyet izni ise kuruluşun yetkiden feragat ettiğini veya faaliyetlerini durdurduğunu Merkez Bankası’na bildirmesi nedeniyle iptal edildi. Bu karar, kanunun yetkiden açık feragat durumlarını düzenleyen maddesine dayandırıldı. Denetimler sürüyor Merkez Bankası’nın elektronik para ve ödeme kuruluşlarına yönelik denetimlerinin, finansal sistemin güvenliği ve tüketici haklarının korunması amacıyla sürdüğü belirtiliyor. Son karar, sektörde lisans şartlarının yerine getirilmesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

SGK’dan sert uyarı: Sahte sigortalılığa emeklilik iptali Haber

SGK’dan sert uyarı: Sahte sigortalılığa emeklilik iptali

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), son dönemde “sahte sigortalılık” uygulamalarına yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Usulsüz prim ödemeleri, paravan şirketler üzerinden yapılan bildirimler ve fiilen çalışmadan sigortalı gösterilme gibi yöntemler incelemeye alındı. Denetimler sonucunda binlerce kişinin sigortalılığı ve emekliliği iptal edilirken, geri ödeme ve cezai süreçler de başlatıldı. Çalışmadan sigortalı gösterilme en yaygın yöntem olarak öne çıkıyor Denetimlerde en sık karşılaşılan uygulamanın, emeklilik için prim gün sayısı yetersiz olan kişilerin tanıdık şirketler üzerinden çalışıyormuş gibi sigortalı gösterilmesi olduğu belirtiliyor. Bu yöntemde kişiler prim tutarını işverene ödeyerek SGK’ya yatırılmasını sağlıyor ve yıllarca fiilen çalışmadan sigortalı görünmeye devam edebiliyor. Kurum, bu tür işlemleri sahte sigortalılık kapsamında değerlendiriyor. Paravan şirketler ve usulsüz bildirimler mercek altında SGK’nın incelemelerinde, gerçek ticari faaliyeti bulunmayan ve yalnızca sigortalı bildirimi yapmak amacıyla kurulan sahte işyerleri de tespit ediliyor. Bu şirketlerin, belirli bir ücret karşılığında kişileri sigortalı gösterdiği ve bazı yurttaşların bilerek, bazılarının ise farkında olmadan bu sisteme dahil olduğu ifade ediliyor. Ayrıca sağlık hizmetlerinden yararlanmak, doğum ödeneği almak veya Bağ-Kur yerine SSK üzerinden daha yüksek maaş hedeflemek amacıyla yapılan bildirimler de inceleme konusu oluyor. Tespit halinde primler siliniyor, emeklilik iptal ediliyor Sahte sigortalılık tespit edilmesi durumunda kişinin sigortalılık süresi ve prim günleri iptal ediliyor, yatırılan primler iade edilmiyor. Emekli olunmuşsa aylık kesiliyor ve ödenen maaşlar faiziyle geri talep ediliyor. Sahte sigortalılık süresince karşılanan sağlık giderleri, iş göremezlik ödenekleri ve diğer sosyal yardımlar da geri ödeme kapsamına giriyor. Cezai süreç hem sigortalıyı hem işvereni kapsıyor SGK’nın verilerine göre son yıllarda yüz binlerce sahte sigortalı tespit edilirken binlerce sahte işyeri hakkında işlem yapıldı. Kurum, sahte sigortalılık tespit edilen kişiler hakkında suç duyurusunda bulunabiliyor. Kişiyi sigortalı gösteren işverenler ise idari para cezalarıyla karşı karşıya kalırken, bazı durumlarda adli süreç ve hapis cezası riski de gündeme geliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sigara vitrine veda ediyor: Tütün ve e-sigaraya görünmezlik dönemi Haber

Sigara vitrine veda ediyor: Tütün ve e-sigaraya görünmezlik dönemi

Tütünle mücadelede yeni bir aşamaya geçiliyor Tütün bağımlılığıyla mücadele kapsamında hazırlanan ve son aşamaya gelen yeni düzenleme taslağı, tütün ve elektronik sigara ürünlerinin gündelik hayattaki görünürlüğünü azaltmayı hedefliyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmanın ayrıntılarını, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu kamuoyuyla paylaştı. Satış noktalarında tütün ürünleri göz önünden kaldırılacak Taslak düzenlemeye göre market, büfe ve benzeri satış yerlerinde tütün ürünleri artık kasa arkasında dahi görünür olmayacak. Sigara ve diğer tütün ürünlerine ait her türlü görsel unsurun yurttaşların görebileceği alanlardan kaldırılması planlanıyor. Bu adımla özellikle satın alma davranışını tetikleyen görsel etkenlerin ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Çocukların sigara görüntüsüyle karşılaşması sınırlandırılacak Yeni düzenlemenin önemli başlıklarından biri de çocukların korunması. Parklar, bahçeler ve oyun alanlarında sigara içme görüntülerinin azaltılması hedefleniyor. Taslakta, çocukların tütün kullanan yetişkinleri sıkça görmesinin normalleştirici etki yarattığına dikkat çekiliyor ve bu alanlarda yeni kuralların devreye alınması öngörülüyor. Kapalı alanlarda denetimler sıkılaşacak Kapalı alanlarda sigara kullanımına ilişkin mevcut mevzuatta da değişikliğe gidilmesi planlanıyor. Denetimlerin artırılması ve caydırıcılığın güçlendirilmesiyle, dumansız hava sahası uygulamasının daha etkin hale getirilmesi hedefleniyor. Elektronik sigara algısına da müdahale edilecek Taslak çalışmada elektronik sigara ve benzeri yeni nesil tütün ürünleri özel olarak ele alınıyor. Bu ürünlerin “zararsız” ya da “masum” olduğu yönündeki algının ortadan kaldırılması amaçlanıyor. Sağlık otoriteleri, elektronik sigaranın da bağımlılık ve sağlık riski barındırdığına dikkat çekiyor. Yeni düzenlemenin yasalaşması halinde, Türkiye toplumunda tütün ürünlerinin gündelik hayattaki görünürlüğü önemli ölçüde azalacak ve özellikle çocuklar ile gençler için daha koruyucu bir kamusal alan hedeflenmiş olacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Aydın’daki “domuz eti” iddiasında Valilikten kafa karıştıran açıklama Haber

Aydın’daki “domuz eti” iddiasında Valilikten kafa karıştıran açıklama

Aydın’ın Efeler ilçesinde 2015 yılında bir hayır etkinliğinde yurttaşlara domuz etinden yapılan kavurma ikram edildiği iddiaları yeniden gündeme gelirken, Aydın Valiliği kamuoyunda oluşan tepkiler üzerine yazılı bir açıklama yayımladı. Valilik, iddianın güncel olmadığını ve söz konusu yıl içinde herhangi bir ihbar yapılmadığını belirtirken, aynı şahsın 2016 yılında domuz etiyle yakalandığını doğruladı. İddialar 11 yıl sonra yeniden gündeme geldi. İddiaya göre, 2015 yılında Efeler’de Bey Camii önünde cuma namazı çıkışında düzenlenen hayır yemeğinde, o dönem kasaplık yaptığı belirtilen C.C. isimli kişi tarafından yaklaşık 500 kilo domuz etinden yapılan kavurma pilav eşliğinde dağıtıldı. Yaklaşık 3 bin yurttaşın bu yemekten yediği, C.C.’nin ise daha sonra bir din görevlisine giderek “Bu durumda sevap mı kazandım, günah mı işledim?” diye sorduğu öne sürüldü. Şahıs hakkında başka iddialar da bulunuyor Aynı kişinin daha önce de yaban domuzu etiyle yakalandığı, bu etleri kasaplara, otellere ve restoranlara satmaya çalıştığı, ele geçirilen etlerin ise imha edildiği iddia edildi. Ayrıca C.C.’nin sosyal medya üzerinden bazı işletmeleri “isimlerinizi açıklarım” diyerek tehdit ettiği de öne sürülen iddialar arasında yer aldı. Valilik: Olay güncel değil, 2015’te ihbar yapılmadı Sosyal medyada geniş yankı uyandıran iddialar sonrası Aydın Valiliği yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, kamuoyunda söz konusu eylemin güncelmiş gibi algılandığına dikkat çekilerek, iddianın 2015 yılına ait olduğu ve o dönemde herhangi bir ihbar ya da resmî başvuru yapılmadığı için denetim ya da soruşturma yürütülmediği ifade edildi. 2016 denetimlerinde domuz eti tespit edildi Valilik açıklamasında, iddialara konu olan şahıs hakkında 2016 yılında gelen ihbarlar üzerine Efeler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından denetimler yapıldığı, bu denetimlerde iş yerlerinde muhtelif miktarlarda domuz eti tespit edildiği bilgisi de paylaşıldı. Bu tespitler üzerine ilgili mevzuat kapsamında idari ve adli işlemlerin eksiksiz uygulandığı kaydedildi. Denetimler sürüyor, soru işaretleri devam ediyor Valilik, halk sağlığının korunması ve gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla il genelindeki denetim faaliyetlerinin halen titizlikle sürdürüldüğünü vurguladı. Ancak açıklamada yer alan “ihbar yoktu” vurgusu ile sonraki yıllarda yapılan tespitler arasındaki zaman farkı, kamuoyunda yeni soru işaretlerinin oluşmasına neden oldu.

Hayalet sınıflar ortaya çıktı: 48 özel okulun ruhsatı iptal edildi Haber

Hayalet sınıflar ortaya çıktı: 48 özel okulun ruhsatı iptal edildi

Milli Eğitim Bakanlığı, özel okullara yönelik yürüttüğü denetimlerde ciddi usulsüzlükler tespit etti. Bakanlık, fiilen eğitim yapılmayan sınıflar oluşturduğu belirlenen 48 özel okulun faaliyet iznini iptal etti. Denetimlerde çok sayıda okul hakkında da ağır para cezaları uygulandı. “Hayalet sınıf” nedir? Denetim raporlarına göre “hayalet sınıf” uygulaması; okula devam etmeyen öğrencilerin devamsızlıklarının sisteme işlenmemesi, gerçeğe aykırı not girişleri yapılması ve örgün eğitim şartlarını taşımayan öğrencilerin kayıtlarının sürdürülmesi gibi usulsüzlükleri kapsıyor. Bu yöntemle bazı okulların, mevzuata aykırı şekilde öğrenci kayıtlarını sürdürdüğü belirlendi. Ruhsat iptali ve milyonluk cezalar MEB, usulsüzlüklerin tespiti sonrası hızlı bir şekilde işlem başlattı. Hayalet sınıf uygulaması yaptığı belirlenen 48 özel okulun ruhsatı iptal edilirken, diğer bazı okullara da uyarı ve idari yaptırımlar uygulandı. Kesilen para cezalarının toplamının yaklaşık 300 milyon lirayı bulduğu bildirildi. Güçlü Özgan: Sistem hem öğretmeni hem veliyi mağdur ediyor Gazeteci Güçlü Özgan, Yeri ve Zamanı programında konuyu değerlendirerek şunları söyledi: “Özel okullarla ilgili tartışmalar bitmiyor. İşletenler, öğretmenler ve veliler sistemden şikâyetçi. 2025 itibarıyla hayatımıza ‘hayalet sınıf’ diye bir kavram girdi. Okula devam etmeyen öğrenciler için devamsızlık girilmemesi, sahte notlar ve mevzuata aykırı kayıtlar… Ne kadar kuralsızlık varsa uygulanmış. Bakanlık denetliyor ve 48 okulda bu ihlalleri tespit ediyor. Ardından ruhsat iptalleri geliyor.” Denetimler sürecek Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileri, özel okullara yönelik denetimlerin artarak devam edeceğini ve öğrencilerin eğitim hakkını zedeleyen uygulamalara karşı “sıfır tolerans” politikası izleneceğini vurguluyor. “Hayalet sınıf” skandalı, özel okul sistemindeki yapısal sorunları bir kez daha gündeme taşırken; denetimlerin sıkılaştırılması, hem veliler hem de eğitim emekçileri açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.