Girne feribot faciasında gerçekten ihmal mi vardı?
Arama kurtarma çalışmaları
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne kentinden Mersin’in Taşucu Limanı’na sefer yapmak üzere hareket eden Türk yolcu gemisi Filojet, Girne açıklarında alabora oldu. Toplam 259 yolcu ile 8 mürettebat olmak üzere 267 kişinin bulunduğu gemiden 241 kişi sağ olarak kurtarılırken, 8 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Kayıp olduğu bildirilen 18 kişiyi aramak için gece boyu süren çalışmalar, yeni günün ilk ışıklarıyla birlikte hava ve deniz unsurlarının desteğiyle yeniden yoğunlaştırıldı.
Geminin, Girne Limanı’ndan ayrıldıktan yaklaşık 4 mil (7 kilometre) sonra su almaya başladığı öğrenildi. Cumartesi günü yapılması planlanan ancak kötü hava koşulları nedeniyle bir gün ertelenen seferde, su alan geminin alabora olmasıyla birlikte bazı yolcular denize atlarken bazıları da su yüzeyinde kalan bölümlerde yardım bekledi. Kaptanın acil durum çağrısı üzerine Türkiye ve KKTC'den yönlendirilen ekiplerin yanı sıra bölgedeki diğer tekneler de kurtarma çalışmalarına destek verdi. Olayın ardından KKTC'de kriz masası oluşturulurken, 3 günlük ulusal yas ilan edildi.
Soruşturma kapsamındaki ihmal iddiaları
KKTC Polis Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan adli soruşturma kapsamında geminin kaptanı ile 7 mürettebat gözaltına alındı. KKTC tarihinin en büyük deniz kazası olarak kayıtlara geçen olayda, NTV Temsilcisi Selim Sayarı’nın aktardığına göre Liman Başkanlığı’nın fırtınanın ardından denizde “ölü dalgaların” bulunduğu riskli bir dönemde geminin sefere çıkmasına nasıl izin verdiği araştırılıyor. Soruşturma dosyasında ayrıca yolcuların geminin su aldığını ve geri dönülmesi yönündeki uyarılarına rağmen kaptanın seferi sürdürmekte ısrar etmesi, kaza sırasında kapıların yolcuların üzerine kilitlendiği, bazı kişilere can yeleği verilmediği ve bu konuda gerekli girişimlerin yapılmadığı iddiaları titizlikle inceleniyor. Bununla birlikte, can salının gemiye sabitlenmiş olması nedeniyle yolcu tahliyesinin gerçekleştirilemediği yönündeki iddialar ile kaptanın gemiyi terk ederek kaçtığına ilişkin yolcu ifadeleri de adli birimler tarafından değerlendirilen başlıca konular arasında yer alıyor.
Öte yandan, 26 yaşında ve katamaran tipinde olduğu belirtilen Filojet’in teknik yeterliliği de mercek altına alındı. Geminin sicilinde 2 deniz kazası bulunduğu ve yaklaşık 4 yıl boyunca limanda atıl vaziyette beklediği bilgisi paylaşıldı. Ayrıca kaza anından kısa süre önce geminin yüksek hızla ilerlediği ve pruvasında patlamaya benzer bir olay yaşandığına dair yolcu beyanları da değerlendirmeye alındı.
KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, batan geminin deniz tabanına 514 metre derinlikte oturduğunu açıklayarak, bu derinlikte arama yapabilecek tam donanımlı bir gemi ile dalgıçların Türkiye’den bölgeye sevk edileceğini bildirdi. KKTC Başbakanı Ünal Üstel ise Geminin neden bir anda su almaya başlayıp alabora olduğunu teknik ekipler araştırıyor. Bu konuyla ilgili bir soruşturma başlattık. Neden gemi limandan 15-20 dakika ayrıldıktan sonra su almaya başladı. Esas nedeni nedir gemideki kara kutu ortaya çıkıp açıldıktan sonra net bilgilere ulaşmış olacağız” ifdelerini kullandı.
haberdeger.com
Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist