SON DAKİKA

#Deniz Kuvvetleri

HABER DEĞER - Deniz Kuvvetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deniz Kuvvetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Silivri gemi faciasında gelişme: Batan "Tuğberk İmamoğlu" görüntülendi Haber

Silivri gemi faciasında gelişme: Batan "Tuğberk İmamoğlu" görüntülendi

720 metre derinlikteki enkaz kaydedildi Marmara Denizi’ni sarsan facianın ardından denizin 720 metre derinliğinde yatan enkaz ilk kez görüntülendi. Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden boş durumdaki "MT Alsu" tankeri ile İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye 4199 ton rulo sac taşıyan "Tuğberk İmamoğlu" kuru yük gemisi, 2 Eylül saat 03.00 sıralarında Silivri açıklarının 18 mil güneyinde çarpışmış, 10 mürettebatın bulunduğu "Tuğberk İmamoğlu" gemisi kısa sürede sulara gömülmüştü. Günlerdir süren acı bekleyişin ortasında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı envanterindeki TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi dün batığın yerini tam 720 metre derinlikte tespit etmişti. Bugün ise uzaktan kumandalı su altı aracı (ROV) ile enkazın üzerine inen ekipler, deniz tabanındaki o manzarayı kayda geçirdi. Görüntülerde batan geminin adının net bir şekilde okunduğu, ancak 10 mürettebattan hâlâ bir iz bulunamadığı bildirildi. Geniş çaplı arama kurtarma seferberliği Kaza sonrası başlatılan arama kurtarma faaliyetleri tüm imkânlarla kararlılıkla sürdürülüyor. Sahada Deniz Kuvvetleri, Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti, AFAD ve Kızılay ekiplerinden oluşan geniş bir kadro görev yaparken; operasyona toplam 18 yüzer unsur, 5 helikopter, 2 insansız hava aracı (İHA), 1 uçak ve TCG Akın aktif olarak katılıyor. 10 canın akıbeti belirsizliğini korurken, arama çalışmalarından gelecek iyi bir haber bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanlardan ilk ifade: "Tuğberk İmamoğlu üzerimize çarptı" Haber

Silivri gemi kazasında tutuklanan kaptanlardan ilk ifade: "Tuğberk İmamoğlu üzerimize çarptı"

Kaptanlar duçlamaları kabul etmedi Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan ALSU tankerinin 1’inci kaptanı Ahmet Erarslan ile 3’üncü kaptanı Murat Evciman çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Olay anında istirahatte olduğunu belirten 1’inci kaptan Ahmet Erarslan, çarpışma sesini duymasıyla köprü üstüne çıktığını söyledi. Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisini sancak kıç omuzluğunda gördüğünü aktaran Erarslan, şunları kaydetti: "Biz Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmadık, Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bizim gemimize çarpmıştır. Tuğberk İmamoğlu isimli gemi bize ‘İskeleye al’ uyarısı yaptıktan sonra bizim gemimiz iskeleye aldığı halde, Tuğberk İmamoğlu gemisinin kendisini iskeleye alması yerine sancağa alması nedeniyle gemimize çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini düşünüyorum. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Şayet bizim gemimiz şiddetli biçimde Tuğberk İmamoğlu gemisine çarpmış olsaydı, bulunduğumuz gemide daha büyük hasar meydana gelirdi. Bizim bulunduğumuz gemi kazayı yaslama olarak hissetmiştir. Bizim gemimizdeki AIS cihazı aktif bir şekilde çalışmaktaydı. Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS cihazı ise kapalı konumdaydı. Çünkü biz Tuğberk İmamoğlu gemisini AIS’den görememiştik. Biz Tuğberk İmamoğlu gemisini yalnızca radardan takip edebilmiştik. Kaza, Tuğberk İmamoğlu’nun bizim gemimize vurması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm." 3'üncü Kaptan Evciman: "Telsizden seslendim" Kazanın yaşandığı sırada geminin sevk ve idaresinden sorumlu olan 3’üncü kaptan Murat Evciman ise yedi aylık tecrübesi bulunduğunu belirterek olay anını anlattı. Karşı gemiden gelen uyarı üzerine manevra yaptığını savunan Evciman, ifadelerini şu sözlerle aktardı: "Aramızdaki mesafe 500 metreye kadar kalınca Tuğberk İmamoğlu gemisi birden sancağını alıp rotasını benim üzerime doğru çevirdi. Ben bu sırada karşıdaki geminin manevra yapacağını düşündüm ve telsizden ‘Tuğberk İmamoğlu, üstüme doğru geliyorsun, gelme’ şeklinde seslendim. Seslendikten sonra aramızdaki mesafe azaldığı için ben bulunduğum geminin rotasını iskeleye doğru çevirdim. Bu sırada Tuğberk İmamoğlu gemisi sancak yapmaya devam etti ve üzerime doğru gelmeye devam etti. Ben Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye sancak almaya başladığı andan itibaren ışıklarını görüyordum. Tuğberk İmamoğlu gemisi, iskele baş omuzundan benim bulunduğum geminin sancak baş omuz kısmına çarptı. Çarpışma olduğu anda hemen köprü üst katından birkaç basamak inerek ‘Çarpışma oldu’ diye bağırdım. Sonra hemen köprü üstüne geldim. Köprü üstüne geldiğimde Tuğberk İmamoğlu gemisinin ışıklarını gördüm. Kazadan yaklaşık 20 saniye sonra köprü üstüne 2’nci kaptan Barış Hazar geldi ve gemiyi tam sağa doğru çevirip Tuğberk İmamoğlu gemisinden uzaklaştırdı. Çarpışmadan yaklaşık 10-15 dakika sonra Sektör Marmara’ya bilgi verildi. Kaza, diğer geminin rotasını üzerimize doğru çevirmesinden kaynaklanmıştır. Bilirkişi raporunda hakkımda yapılan tespitleri kabul etmiyorum. Yaşanan olayda benim bir kusurum bulunmamaktadır. Çatışmadan önce Tuğberk İmamoğlu gemisinin AIS’i görünmediği için Sektör Marmara da bana bir uyarıda bulunmamıştı. Kaza, Tuğberk İmamoğlu gemisinin benim bulunduğum gemiye çarpması nedeniyle meydana geldi. Böyle bir olay yaşandığı için çok üzgünüm." Batan geminin yeri tespit edildi Diğer yandan, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Marmara Denizi Silivri açıklarında batan Tuğberk İmamoğlu isimli kuru yük gemisinin yerinin belirlendiğini duyurdu. Açıklamada, "Marmara Denizi Silivri açıklarında, 2 Eylül 2026 tarihinde iki ticari geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu isimli gemiyi ve personeli arama çalışmaları devam ediyor. İlk günden itibaren kaza bölgesinde çalışmalarını sürdüren Deniz Kuvvetlerimizin TCG Akın kurtarma ve yedekleme gemisi, batan geminin yerini tespit etti. Çalışmalar koordineli şekilde devam ediyor." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Emekli Amiral hakkında resen soruşturma başlatıldı Haber

Emekli Amiral hakkında resen soruşturma başlatıldı

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamaya göre, emekli Amiral Türker Ertürk'ün sosyal medya hesabı üzerinden yayımlanan videolardaki ifadeleri üzerine adli süreç başlatıldı. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, "Bir sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan video içeriklerinde geçen ifadeleri nazarında, Türker Ertürk hakkında Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatıldı" ifadelerine yer verildi. Türker Ertürk kimdir? 1957 yılında Trabzon'da doğan Türker Ertürk, Heybeliada'daki Deniz Harp Okulu'ndan mezun olarak 1979 yılında subay rütbesiyle Türk Deniz Kuvvetleri'ne katıldı. Askeri kariyeri boyunca 15 yıl gemilerde görev yapan Ertürk; üç savaş gemisinin komutanlığını üstlendi, Deniz Kuvvetleri Milli Plan Subaylığı, Donanma Komutanlığı Eğitim ve Tatbikat Kısım Amirliği ve Deniz Kuvvetleri Komuta Kontrol Daire Başkanlığı gibi kritik görevlerde bulundu. 1988-1990 yılları arasında Deniz Harp Akademisi eğitimini tamamlayan Ertürk, 1999 yılında Roma'daki NATO Savunma Koleji'nden mezun oldu. 30 Ağustos 2006 tarihinde tuğamiralliğe terfi eden Türker Ertürk, 2006-2008 yılları arasında Karadeniz Bölge Komutanlığı görevini yürüttü. Ertürk, 9 Ağustos 2010 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri'nden istifa etti. Askerlik sonrası siyasi çalışmalara katılan Ertürk, CHP bünyesinde çeşitli faaliyetlerde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump'ın Hürmüz Boğazı açıklaması sonrası İran'dan sert karşılık Haber

Trump'ın Hürmüz Boğazı açıklaması sonrası İran'dan sert karşılık

Küresel enerji hatlarının ve uluslararası deniz ticaretinin kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı'na ilişkin Washington ve Tahran hatlarından art arda çelişkili ve sert açıklamalar gelmeye devam ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarda bölgedeki stratejik su yoluna ve İran'ın mevcut durumuna dair çarpıcı iddialarda bulundu. Trump'tan İran'a ağır eleştiriler ve "kontrol" iddiası Hürmüz Boğazı üzerindeki ABD ablukasının uluslararası kamuoyunda "çelikten duvar" olarak nitelendirildiğini savunan ABD Başkanı Donald Trump, bölgede tam bir hakimiyet kurduklarını ve bu kontrolü sürdürmekte kararlı olduklarını belirtti. İran'ın askeri ve ekonomik yapısının büyük bir çöküş içerisinde olduğunu öne süren Trump, Tahran yönetiminin bölgedeki askeri kapasitesini yitirdiğini iddia etti. Trump, İran'a yönelik eleştirilerini şu sözlerle sürdürdü: "Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, kalan askerleri maaşlarını alamıyor. Devrim Muhafızları Ordusu kırıp geçirildi ve kaçıyorlar. Liderlikleri belirsiz. Paraları yok. Ülkeleri vuruluyor." İran'ın elinde yalnızca taraflı ve yalancı bir basın ile yüzde 300'ü bulan devasa bir enflasyon kaldığını öne süren ABD Başkanı, ülkenin gidişatının her geçen gün daha kötüye gittiğini vurguladı. Trump, İran'ın artık yalnızca söylemlerden ibaret olduğunu ve Ortadoğu'daki eski gücünü tamamen kaybettiğini savunarak, "İran sadece konuşuyor, icraat yok, artık Ortadoğu'nun zorbası değiller" değerlendirmesinde bulundu. İran'dan "Hakimiyet tamamen bizde" açıklaması ABD Başkanı Trump'ın bölgedeki hakimiyet iddialarına ve ablukanın kalktığına yönelik söylemlerine İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan doğrudan yanıt geldi. İran Devrim Muhafızları Ordusu, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğunu duyurarak bölgedeki tüm hareketliliğin tamamen ve kararlı bir şekilde kontrol altında tutulduğunu açıkladı. İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri Komutanı Tuğamiral Ali Azmayi, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin resmi ajans IRNA'ya değerlendirmelerde bulundu. Bölgedeki askeri varlığın ve denetimin en üst düzeyde sürdürüldüğünü vurgulayan Azmayi, boğazdaki duruma dair net mesajlar verdi. Açıklamasında Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğunu belirten Tuğamiral Azmayi, deniz gücünün sahadaki etkinliğine dikkati çekerek, "Hürmüz Boğazı kapalıdır. Hareketlilik üzerindeki hakimiyetimiz tam ve kararlıdır. Bu boğazdaki hiçbir hareket Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri mensuplarının gözünden kaçmaz" ifadelerini kullandı. Öte yandan ABD'li yetkililerin konuyla ilgili yaptığı değerlendirmelere de tepki gösteren Azmayi, Washington yönetiminin açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, "Gerçek, sahada görülmeli, bildirilerde ve Amerikalı yetkililerin açıklamalarında değil" dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yüksek Askeri Şura toplanıyor: Gözler Komuta kademesindeki kritik kararlarda Haber

Yüksek Askeri Şura toplanıyor: Gözler Komuta kademesindeki kritik kararlarda

Geleneksel süreç gereği Cumhurbaşkanı Erdoğan ve kurul üyelerinin Anıtkabir ziyaretiyle start alacak çalışmalar, akabinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde devam edecek. Tek gün içinde neticelenmesi öngörülen zirvede çıkacak nihai kararlar, Cumhurbaşkanı'nın onay süzgecinden geçtikten sonra resmen yürürlüğe girecek. Şura masasında yeni isimler yer alacak Külliye'de gerçekleştirilecek kritik toplantıya devletin üst kademesi tam kadro iştirak edecek. Toplantı masasında; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin hazır bulunacak. Bununla birlikte Adalet Bakanı Akın Gürlek, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, kariyerlerinde ilk defa YAŞ masasında şura üyesi sıfatıyla koltuğa oturacak. Toplantıda ayrıca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile kuvvet komutanları da görev yapacak. Kuvvet Komutanlıklarında görev süresi ve değişim ihtimalleri Geçtiğimiz dönem göreve getirilen Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel'in mevcut görev süreleri halihazırda devam ediyor. Buna karşın, görev sürelerinin sonuna gelen Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu ile Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ziya Cemal Kadıoğlu'nun sürelerinin uzatılıp uzatılmayacağı masadaki en önemli başlıklar arasında bulunuyor. Şura'dan bu iki komutanın emekliye sevk edilmesi yönünde karar çıkması durumunda; Deniz Kuvvetleri için Donanma Komutanı Oramiral Kadir Yıldız, Hava Kuvvetleri için ise Muharip Hava Kuvveti Komutanı Orgeneral Rafet Dalkıran kuvvet komutanlığı için en güçlü alternatifler olarak öne çıkıyor. Üst rütbe terfileri değerlendiriliyor Komuta kademesindeki bu kritik dengelerin yanı sıra, alt kadrolardaki general ve amiral kadrolarının terfi dosyaları da incelemeden geçecek. Kara Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinden Korgeneral Zorlu Topaloğlu ile Hava Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinden Korgeneraller İsmail Günaydning, Erdoğan Gür ve İsmail Üner'in bir üst rütbeye terfi edip etmeyecekleri bugün netlik kazanacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Putin'den Rus gemilerine müdahale emri: "Kararlı şekilde mücadele edilmeli" Haber

Putin'den Rus gemilerine müdahale emri: "Kararlı şekilde mücadele edilmeli"

St. Petersburg'da askeri yetkililerle bir araya gelen Putin, "Bu yöndeki çalışmaların etkin olacağını umuyorum" dedi. Korsanlıkla kararlı mücadele vurgusu Kremlin Sarayı'ndan yapılan açıklamaya göre Putin, Rus Donanması Günü vesilesiyle St. Petersburg'da Rusya Deniz Kuvvetleri Komutanı Aleksandr Moiseyev ve filo komutanlarıyla bir araya geldi. Görüşmede operasyonel durum hakkında bilgi alan Putin, ticari filo dahil Rus gemilerini hedef alan girişimlere karşı net bir talimat verdi. Putin, "Kötü niyetli şahıslar, ticari filo dahil filomuzu etkileme yönünde girişimlerde bulunuyor. Bu tür durumlarda, korsanlıkla uluslararası deniz hukuku çerçevesinde, ancak kararlı şekilde mücadele edilmesi gerekiyor. Bu yöndeki çalışmaların etkin olacağını umuyorum" ifadelerini kullandı. Kaliningrad bölgesine yönelik tehditlere de değinen Putin, bölgenin güvenliğinin Rusya'nın sahip olduğu tüm imkanlarla sağlanacağını vurguladı. "Donanmayı geliştirmeye devam edeceğiz" Rusya Deniz Kuvvetlerine bağlı birliklerin Ukrayna'daki çatışmalarda aktif rol aldığını belirten Putin, deniz piyade askerlerinin her zaman ilerlediğini ve bu yıl Ukrayna'da 20'den fazla yerleşim yerini kurtardığını kaydetti. Rus donanmasını geliştirmeye ve gemileri modern silahlarla donatmaya devam edeceklerini dile getiren Putin, donanmanın nükleer üçlemede büyük öneme sahip olduğunu belirtti. Ukrayna'nın Batı toprakları ve savaş açıklamaları Ukrayna'nın batı kısmındaki toprakların eski Sovyetler Birliği lideri Josef Stalin tarafından hediye edildiğini öne süren Putin, "Ukrayna'nın er ya da geç bu toprakları kaybedeceğinden eminim. Bunlar, Polonya, Macaristan ve Romanya'ya ait idi. Her şey, bugün yarın veya birkaç yıl sonra tarihsel olarak yerli yerine gelecek" dedi. Rusya'nın daha önce Ukrayna'nın toprak bütünlüğünün tek garantörü olduğunu, ancak Kiev'in Rusya'yı düşman bilmeyi seçtiğini söyleyen Putin, Ukrayna'daki savaşta zafer elde etmek için ellerinden geleni yapacaklarını ve özel askeri operasyonun er ya da geç sona ereceğini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! | İhanetin Denizdeki Yüzü: Ömer Faruk HARMANCIK

Deniz Kuvvetleri'nin mahrem yapılanmasında "Kurmay Başkanı" sıfatıyla görev alan Harmancık, ihanetin Akıncı Üssü'ndeki merkez karargahında yer alan "Yurtta Sulh Konseyi" üyelerinden biriydi. Darbecilerin atama listesinde iki rütbe birden terfi ettirilerek Deniz Kuvvetleri Kurmay Başkanı olarak atanmıştı. Genelkurmay Başkanı Akar'dan darbe bildirisini imzalayarak okumasını isteyen Harmancık'tı. Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ifadesinde, Harmancık'ın elinde iki yapraktan oluşan bir metni getirip önce okuduğunu ve ardından kendisine "Siz şunu bir okuyun ve bunu imzalayıp TV'de okursanız her şey çok güzel olacak, herkesi alıyoruz, herkesi getiriyoruz" dediğini söyledi. Akar ayrıca, "Şiddetle ve hiddetle reddettim. 'Kendinizi ne zannediyorsunuz? Siz kimsiniz? Topladığınızı söylediğiniz ikinci başkan, kuvvet komutanları nerede? Bakanlar nerede? Elinizde kim varsa getirin, sizin başınız kıçınız kim?' diye bağırdım." dedi. İhanet Toplantılarının Müdavimi Darbenin sivil yöneticisi Adil Öksüz'ü tanımadığını, herhangi bir evde bir araya gelmediğini iddia etmesine rağmen, İzmir'deki darbe girişimi davasının gizli tanıkları ise bunu yalanladı. Anlatılanlara göre darbe girişiminin "olgunlaşma" sürecinde, firari imam Adil Öksüz’ün başkanlığında Ankara Konutkent’teki villalarda gerçekleştirilen gizli toplantıların değişmez ismiydi. Harmancık'ın Öksüz'ün darbe toplantıları yaptığı villada 6, 7, 8 Temmuz tarihlerinde bulunduğunmuş ve Deniz Kuvvetleri'nin ihanet planındaki sevk ve idaresinden sorumlu ana aktör olmuştu. Kuzgun kod adlı gizli tanık ifadesinde, "Harmancık'ı gördüm. Bana bir darbe planı üzerinde çalışıyoruz, darbe planını bitirdik, ufak tefek ayrıntılar kaldı." dedi. 15 Temmuz veya 22 Temmuz'da darbe planını uygulamaya koyacaklarını, konuyla ilgili bana birkaç konuk soracaklarını, gözaltına alınabilecek amirlerin kimler olabileceğini söyledi." ifadelerini kullanmıştı. "Cumhurbaşkanı'nı öldüremedik, Almanya'ya kaçtığını yayalım" Gizli tanık ayrıca Harmancık'ın evden genelkurmayda sivillere ateş açan darbeci Sinan Sürel ile birlikte ayrıldığını belirtti. Telefonla aradığı Erdek Mayın Filo Komutanlığı'ndan karargahı kontrol altına alıp gemileri kaldırmalarını istedi. İstanbul Atatürk Havalimanı'na gönderilen CASA uçağıyla askerlerin Akıncı Üssü'ne getirilmesini sağladı. Tanık İbrahim Halil Ağaç'ın ifadesine göre, Harmancık telefonda görüştüğü kişiye, "Cumhurbaşkanı'nı öldürmedik, planlarımız boşa gitti. Cumhurbaşkanı'nın Almanya'ya kaçtığı yönünde haberleri yaymamız lazım. Yoksa her şey boşa gidecek" diyerek telefondaki şahsa Fox TV'yi bağlamalarını söyledi. Harmancık, "girişim başarısız oldu, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. Tutuklu sanık eski yüzbaşı Özay Cödel'in ifadesine göre, Ömer Faruk Harmancık yanına gittiğimde görevim bittiğini, girişimin başarısız olduğunu söyledi. "Silahları ve malzemeleri 141. filoya bırakın, kaçabiliyorsanız kaçın" dedi. "Eşeklik Ettim" Savunması Akıncı Üssü'nde yakalandığında, "Üs komutanına haber vermeden İstanbul'a gitmek için buraya geldim" diyerek tarihe geçecek bir yalan söyledi. Hangi filonun nerede olduğunu bile bilmediğini iddia edecek kadar tuhaf bir savunma kurgulayan Harmancık, mahkeme başkanının "Bu yaptığınız askeri mantığa sığar mı?" sorusuna, "Yaptığımın bir yanlış olduğunu, hatta eşeklik olduğunu söyledim" cevabını vererek, suçunu "basit bir hata" gibi göstermeye çalıştı. 141 Kez Ağırlaştırılmış Müebbet TRT’de darbe bildirisini zorla okutan eski yarbay Ümit Gençer'in telefonunda "Dost" olarak kayıtlı olan kişinin bizzat Ömer Faruk Harmancık olduğu, emniyetin dijital incelemeleriyle tescillendi. WhatsApp üzerinden o ihanet metnini Gençer'e ileten Harmancık, darbe gecesi boyunca "patates hatlar" ve şahsi telefonlarıyla bir trafik yönetti. Erdoğan'a suikast timinde yer alan eski SAT yüzbaşı Özay Cödel ile o gece yaptığı 7 görüşme, onun darbenin "operasyonel sorumlusu" olduğunun kanıtıydı. Mahkemede "Terörist başı olduğunu kabul edersem, kendimi de terörist ilan etmiş olurum" diyerek, hukuki bir kurnazlıkla örgüt bağını reddetti. Ancak sicili ve yaptığı eylemler, onun örgütün en sadık "denizci" tetikçilerinden biri olduğunu kanıtlıyordu. "Anayasayı ihlal", "Cumhurbaşkanına suikast" ve 139 kişiyi şehit etmek suçlamalarından yargılandığı Genelkurmay çatı davasında mahkeme 141 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. O gece devletin üniformasını kirleten Harmancık, bugün cezaevinde, tarih sayfalarına kazınan ihanetinin bedelini ödüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.