SON DAKİKA

#Depresyon

HABER DEĞER - Depresyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Depresyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlıkçılar buluştu: Obezite ve Depresyona Bütüncül Şifa Sempozyumu gerçekleştirildi Haber

Sağlıkçılar buluştu: Obezite ve Depresyona Bütüncül Şifa Sempozyumu gerçekleştirildi

Homeopati nedir? Homeopati, bireyi yalnızca hastalığıyla değil, fiziksel ve ruhsal yönleriyle bir bütün olarak ele alan tamamlayıcı bir yaklaşım olarak tanımlanıyor. Bu yöntemde amaç, vücudun kendi kendini iyileştirme kapasitesini desteklemek ve kişiye özel çözümler geliştirmek. Su Jok terapisi nedir? Su Jok terapisi, el ve ayaklarda vücudu temsil eden noktalara uygulanan uyarılarla denge sağlamayı hedefleyen bir yöntem olarak biliniyor. Bu yaklaşımda, vücuttaki sistemlerin birbirleriyle bağlantılı olduğu kabul edilerek bütüncül bir iyileşme amaçlanıyor. “Obezite ve Depresyona Bütüncül Şifa Sempozyumu”, sağlık alanının farklı disiplinlerinden isimleri bir araya getirdi. Eczacılar, homeopatlar ve doktorların katıldığı etkinlikte, özellikle obezite ve depresyon gibi yaygın sağlık sorunlarına yönelik bütüncül çözümler ele alındı. Sempozyumda yapılan konuşmalarda, sağlık sorunlarına yalnızca semptom odaklı yaklaşmanın yetersiz kaldığı, asıl nedenlere inilmesi gerektiği vurgulandı. Katılımcılar, bireyin hem fiziksel hem de psikolojik yönleriyle ele alınmasının tedavi süreçlerinde belirleyici olduğuna dikkat çekti. Etkinlikte öne çıkan başlıklardan biri, modern tıp ile tamamlayıcı yöntemlerin birlikte değerlendirilmesi oldu. Konuşmalarda, farklı sağlık disiplinlerinin ortak bir yaklaşım geliştirmesinin daha etkili ve kalıcı sonuçlar doğurabileceği ifade edildi. Program boyunca yapılan değerlendirmelerde, obezite ve depresyon gibi günümüzün yaygın sağlık sorunlarına karşı kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların giderek daha fazla önem kazandığı vurgulandı. Sempozyum kapsamında dikkat çeken bir diğer unsur ise Eczacı ve homeopat Ayşe Bilgen’in kaleme aldığı “Çakralar ve Bütüncül Şifa Sanatı” adlı kitap oldu. Katılımcıların ilgisini çeken eser, bireyin fiziksel ve ruhsal dengesini bütüncül bir bakış açısıyla ele alarak sağlık alanında farklı bir perspektif sunuyor. Kitap, sempozyumun ana temasını destekleyen içerikleriyle öne çıktı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kahve düşman mı dost mu: 460 bin kişiyle yapılan araştırma ezberi bozdu Haber

Kahve düşman mı dost mu: 460 bin kişiyle yapılan araştırma ezberi bozdu

Güne kahveyle başlayan milyonlarca yurttaşı yakından ilgilendiren dikkat çekici bir araştırma yayımlandı. Kahvenin uzun süredir tartışılan etkilerine dair yeni bulgular, alışılmış yargıları sorgulatacak nitelikte. Fudan Üniversitesi tarafından yürütülen ve Journal of Affective Disorders’da yayımlanan araştırmada, 460 binden fazla kişi yaklaşık 13 yıl boyunca takip edildi. Çalışmada kahve tüketimi ile stres, anksiyete ve depresyon arasındaki ilişki incelendi. İdeal doz şaşırtmadı ama etkisi dikkat çekti Araştırma sonuçlarına göre, günde 2 ila 3 fincan kahve tüketen kişilerin ruh hali bozukluklarına yakalanma riskinin en düşük seviyede olduğu tespit edildi. Bu miktarın altına düşüldüğünde koruyucu etkinin azaldığı, 5-6 fincan ve üzerine çıkıldığında ise risklerin yeniden arttığı görüldü. Bilim insanları, kahvenin “dozunda tüketildiğinde faydalı, aşırıya kaçıldığında zararlı” bir dengeye sahip olduğunu vurguladı. Kafein değil, kahvenin kendisi etkili olabilir Çalışmanın en çarpıcı bulgularından biri ise kahvenin etkisinin yalnızca kafeine bağlı olmaması oldu. Kafeinsiz kahve tüketen bireylerde de benzer olumlu sonuçlar gözlemlendi. Bu durum, kahvenin içerdiği anti-inflamatuar bileşenlerin ve biyolojik etkilerin ruh sağlığı üzerinde önemli rol oynayabileceğini gösterdi. Yaşam tarzından bağımsız sonuç Araştırmada yaş, egzersiz alışkanlıkları, eğitim düzeyi ve genetik faktörler gibi birçok değişken kontrol altına alındı. Ancak tüm bu farklılıklara rağmen, orta düzey kahve tüketiminin daha iyi ruh sağlığı ile ilişkili olduğu bulgusu değişmedi. Kesin sonuç değil ama güçlü bir işaret Uzmanlar, bu çalışmanın doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmadığını özellikle vurguluyor. Ancak elde edilen veriler, kahve tüketimi ile zihinsel iyi oluş hali arasında güçlü bir bağlantı olabileceğine işaret ediyor. Türkiye toplumunda da yaygın olan kahve tüketimi alışkanlıklarının, bu tür bilimsel veriler ışığında yeniden değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

15 yaş altına sosyal medya freni! Ankara’dan milyonları ilgilendiren hamle Haber

15 yaş altına sosyal medya freni! Ankara’dan milyonları ilgilendiren hamle

Türkiye’de çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı riskler yeniden Meclis gündemine taşınıyor. Kabine toplantısı sonrası konuşan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 yaş altına sosyal medya yasağı getiren düzenlemenin ay sonunda ilgili komisyona sevk edileceğini duyurdu. Düzenleme, çocukların dijital ortamda “ticari bir meta” haline getirilmesine karşı kapsamlı bir koruma hedefliyor. “Bu tabloya seyirci kalamayız” mesajı verildi Bakan Göktaş, düzenleme üzerinde yaklaşık 1,5 yıldır çalışıldığını belirterek, akademisyenlerden sivil toplum kuruluşlarına, ailelerden çocuklara kadar geniş bir kesimle görüşmeler yapıldığını söyledi. Göktaş, çocukların ruhsal ve zihinsel sağlığının tehdit altında olduğuna dikkat çekerek, bu sürecin ertelenemez hale geldiğini vurguladı. 15 yaş altına hesap açma yasağı masada Hazırlanan taslakta, sosyal ağ sağlayıcılarına açık sorumluluklar yüklenmesi öngörülüyor. Buna göre, 15 yaşından küçük çocuklara hiçbir şekilde sosyal medya hizmeti sunulmaması ve hesap açılmaması hedefleniyor. Ayrıca çocukların zararlı içeriklere maruz kalmasını önleyecek güçlü filtreleme sistemlerinin zorunlu hale getirilmesi planlanıyor. Dünya örnekleri referans alındı Bakan Göktaş, Avustralya’nın 16 yaş altına sosyal medya erişimini yasaklayan düzenlemesini hatırlatarak, benzer adımların birçok ülkede atıldığını söyledi. Dijital ortamda çetelerin ve suç ağlarının çocuklara ulaşabildiğine dikkat çeken Göktaş, düzenlemenin bir “çocuk koruma kalkanı” işlevi göreceğini ifade etti. “Geleceğimizi korumak zorundayız” vurgusu Çocukların dijital mecralardan tamamen koparılmasının değil, güvenli bir dijital alan oluşturulmasının hedeflendiğini belirten Göktaş, çocukların depresyon, anksiyete ve davranış bozukluklarıyla daha sık karşılaştığını söyledi. Bakanlık olarak “Çocuklar Güvende” platformu üzerinden binlerce zararlı içeriğe müdahale edildiğini aktaran Göktaş, sosyal medya şirketlerinden de proaktif adım beklediklerini dile getirdi. Gözler Meclis’e çevrildi Ay sonunda Meclis’e sunulması beklenen torba yasa taslağı, kabul edilmesi halinde 15 yaş altı yurttaşların sosyal medya kullanımında köklü bir değişiklik yaratacak. Düzenleme, çocukların dijital dünyada daha güvenli bir şekilde var olmasını amaçlayan en kapsamlı adımlardan biri olarak görülüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.