SON DAKİKA

#Devlet Bahçeli

HABER DEĞER - Devlet Bahçeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Bahçeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım? Haber

Ahmet Özer: CHP’li olduğum ve Kürt olduğum için mi ceza aldım?

Esenyurt Cumhuriyet Meydanı’nda yurttaşlarla bir araya gelen Ahmet Özer, “Kent Uzlaşısı” davasında kendisine verilen 6 yıl 3 ay hapis cezasını değerlendirdi. Kararın hukuki değil siyasi olduğunu öne süren Özer, “Bu dosyada örgüt üyeliğine dair tek bir somut delil yok. Olmayan bir örgüte üyelikten ceza verildi. Bu karar, barış ve çözüm sürecine darbe vurmuştur” dedi. “Siyasi bir operasyonla tutuklandım” Özer, 30 Ekim’de tutuklanmasının bir “siyasi operasyon” olduğunu savunarak, Esenyurt’ta halkın iradesinin kayyum yoluyla gasp edildiğini söyledi. “Seçimle kazanılan bir belediyeye kayyum atandı. Halk iradesi yok sayıldı” ifadelerini kullandı. “Delil yok, dosya boş” Hakkındaki iddiaların dayanaksız olduğunu belirten Özer, yargılamada kitapları, katıldığı kültürel etkinlikler ve yaptığı taziye telefonlarının suçlama konusu edildiğini anlattı. “Bir roman yazdığım için, bir festival düzenlediğim için, bir taziyede bulunduğum için örgüt üyeliğiyle suçlanıyorum. Bu akıl ve hukuk dışıdır” dedi. Dosyada gizli tanık beyanlarının da güvenilir olmadığını savundu. “Hukuka güven ciddi biçimde zedelendi” Türkiye’de yargıya güvenin ciddi biçimde azaldığını öne süren Özer, “En çok güvenmemiz gereken kurum hukuktur. Hukuk siyasallaşırsa toplumun çimentosu çöker” değerlendirmesinde bulundu. “Çifte standart sorusu” Özer konuşmasında şu soruları yöneltti: “Ben CHP’li değil de AK Parti’nin belediye başkanı olsaydım bu ceza verilir miydi? Ben Kürt olmasaydım yargılanır mıydım? Kürt kimliğini terörle eşitleyen bir anlayışla barış süreci yürütülebilir mi?” Bahçeli’ye teşekkür Mahkeme kararına tepki gösteren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklamalarını önemsediklerini belirten Özer, “Sayın Bahçeli’nin dosyanın vicdani karşılığı olmadığı yönündeki beyanına teşekkür ediyorum. Ancak artık söz değil, icraat bekliyoruz” dedi. Özer, istinaf ve Yargıtay aşamalarında kararın bozulacağına inandığını ifade ederek, “Bu karar halkın vicdanında yok hükmündedir. En büyük terazi halkın vicdanıdır” diye konuştu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den Ahmet Özer kararına eleştiri: Vicdani bir karşılığı yok Haber

Bahçeli’den Ahmet Özer kararına eleştiri: Vicdani bir karşılığı yok

Devlet Bahçeli, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer hakkında “silahlı terör örgütüne üye olma” suçlamasıyla verilen hapis cezasına ilişkin açıklama yaptı. Bahçeli, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, söz konusu kararın “mahşeri vicdanda hiçbir karşılığı olmadığını” ifade etti. “Terörsüz Türkiye hedefiyle çelişiyor” Bahçeli açıklamasında, “Terörsüz Türkiye” hedefinin son bir asrın en önemli atılımı olduğunu belirterek, barış, huzur ve güvenliğin Türk milletinin temel hakkı olduğunu vurguladı. Bu çerçevede verilen cezanın, hem evrensel hukuk ilkeleriyle hem de bu hedefle “taban tabana zıt” olduğunu dile getirdi. Mahkeme kararına temyiz çağrısı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararını “sorunlu” olarak nitelendiren Bahçeli, kararın adalet ve hakkaniyet esaslarıyla çatıştığını savundu. Bahçeli, temyiz sürecinde bu kararın düzeltilmesi gerektiğini belirterek, “adaletin gerçek manada tecelli etmesi” temennisinde bulundu. “Hukuk sistemi birlik duygusunu desteklemeli” Açıklamasının sonunda Türk hukuk sistemine de çağrıda bulunan Bahçeli, yargının önyargılardan uzak bir şekilde milli birlik ve beraberlik hissiyatına adli ve ahlaki destek vermesinin “akut bir beklenti” olduğunu ifade etti. “Terörsüz Türkiye” hedefi geride kalan son bir asrın en müessir atılım ve amacıdır. Barış, huzur, istikrar ve güvenlik Türk milletinin hem hakkı hem de tartışılmaz arzu ve arayışıdır. Bu kapsamda herkes ve hepimiz buna binaen hareket ve hizmetle mükellef olduğumuzu unutmamamız… — Devlet Bahçeli (@dbdevletbahceli) January 23, 2026

Meclis, İmralı görüşmesine ait tutanakları yayımladı: Üç milletvekilinin Öcalan ile temasına dair ayrıntılar ortaya çıktı Haber

Meclis, İmralı görüşmesine ait tutanakları yayımladı: Üç milletvekilinin Öcalan ile temasına dair ayrıntılar ortaya çıktı

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), DEM Parti milletvekillerinden oluşan heyetin İmralı’da gerçekleştirdiği görüşmeye ilişkin tutanakları kamuoyuyla paylaştı. 16 sayfalık metinde, görüşmede dile getirilen siyasi yorumlar, Türkiye ve bölgeye dair değerlendirmeler ile “umut hakkı” tartışması dikkat çekti. İmralı görüşmesine dair tutanaklar Meclis sitesinde yayımlandı Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından paylaşılan tutanaklarda, DEM Parti milletvekilleri Fethi Yıldız, Gülüstan Kılıç Koçyiğit ve Hüseyin Yayman’ın İmralı’da yaptığı görüşmenin ayrıntıları yer aldı. Metinde, Abdullah Öcalan’ın Türkiye siyasetine, bölgesel gelişmelere ve Kürt meselesine ilişkin değerlendirmeleri aktarıldı. “Siyasete Ülkü Ocakları’nda başladım” ifadesi dikkat çekti Tutanakta, Abdullah Öcalan’ın geçmişine dair yaptığı değerlendirmelerden biri olarak “Siyasete Ülkü Ocakları’nda başladım” ifadesinin yer aldığı görüldü. Ayrıca Öcalan’ın, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında kullandığı ifadeler de metne yansıdı. “Umut hakkı” tartışması tutanaklarda yer aldı Görüşmede kamuoyunda son dönemde tartışılan “umut hakkı” kavramına da değinildi. Tutanakta, Bahçeli’nin bu konuda kullandığı ifadelere atıf yapıldığı, Öcalan’ın ise “umut hakkı olmadan çalışamam” değerlendirmesinde bulunduğu aktarıldı. Bu başlık, Meclis’te muhalefet partilerinin itirazlarına rağmen tutanakta yer aldı. Suriye ve bölgesel dengelere ilişkin değerlendirmeler aktarıldı Metinde, Suriye’deki gelişmelere dair yorumlar da bulunuyor. Öcalan’ın, Kürt sorununun bölgesel dengelerden bağımsız ele alınamayacağını vurguladığı, İsrail ve Orta Doğu’daki güç ilişkilerine dair değerlendirmelerde bulunduğu ifade edildi. Ayrıca Suriye’de sivil toplum ve yerel demokrasi vurgusu yapılan bölümler dikkat çekti. Sağlık durumu ve cezaevi koşulları da gündeme geldi Tutanaklarda, görüşmeye katılan milletvekillerinin Öcalan’ın sağlık durumu ve cezaevi koşullarına ilişkin sorular yönelttiği, bu başlıkların da görüşmede ele alındığı belirtildi. Tutanaklar Komisyon’da tartışma yarattı İmralı görüşmesine ilişkin tutanaklar, TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu toplantısında da gündeme geldi. Özellikle muhalefet partileri, tutanakların yayımlanmasına itiraz ederken, Meclis Başkanlığı tutumunu değiştirmedi. Yayımlanan 16 sayfalık tutanak, İmralı görüşmesine dair bugüne kadar kamuoyuna yansıyan en kapsamlı resmi belge olma özelliği taşıyor. MECLİS SAYFASINDA YER ALAN TUTANAK... haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Prof. Dr. Ali Kemal Özcan: Sorun Kürt sorunu değil, Türk-Kürt ilişkilerinin geleceğidir! Haber

Prof. Dr. Ali Kemal Özcan: Sorun Kürt sorunu değil, Türk-Kürt ilişkilerinin geleceğidir!

“Sorun ontolojiktir, varoluşsaldır” Son aylarda yaptığı uyarılara dikkat çeken Özcan, yaşanan sürecin “ontolojik”, yani varoluşsal bir sorun haline geldiğini belirterek, şu ifadeleri kullandı: “Bu mesele geçici bir siyasal kriz değildir. Türk-Kürt ilişkileri bin yıllık bir geçmişe sahiptir. Sorun, varoluşsal bir noktaya gelmiştir.” Türk-Kürt ilişkilerinin etnik ya da mezhepsel bir mesele olmadığını vurgulayan Özcan, bu ilişkinin tarihsel ve sosyolojik bir temele dayandığını söyledi. “10 Mart mutabakatı yeterli değil” 10 Mart’ta yapılan mutabakata da değinen Özcan, bu adımın umut verici olduğunu ancak tek başına yeterli olmadığını ifade etti: “Ortak bir metne imza atılması önemlidir. Ancak bu metinlerin içi doldurulmadığı sürece kalıcı çözüm üretmez.” Taraflar arasında gerçek bir iletişim eksikliği olduğunu belirten Özcan, mevcut tabloyu “sağırlar diyaloğu” olarak niteledi. “Devlet ve örgüt aynı kefeye konulamaz” Devlet ile silahlı örgütlerin karşılaştırılmasının doğru olmadığını savunan Özcan, güç dengelerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi: “Devletle örgüt aynı kefeye konulamaz. Güçleri kıyaslanamaz düzeydedir. Analitik değerlendirme yapılırken bu göz ardı edilmemelidir.” Bahçeli ve çözüm süreci değerlendirmesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçmişteki barışa dönük hamlelerinden umutlandığını dile getiren Özcan, son açıklamaların ise bu umudu zedelediğini belirtti. Özcan, Bahçeli’nin Mazlum Abdi ve Abdullah Öcalan’a yönelik sözlerini “talihsiz” olarak nitelendirerek, bu yaklaşımın toplumsal gerilimi artırdığını söyledi. “Terör bir sonuçtur, sebep değil” Kürt meselesinin nedenlerine dikkat çeken Özcan, şiddetin bir sonuç olduğunu vurguladı: “Terör bir gecede ortaya çıkmadı. Terör bir sonuçtur. İsyan, inkârın sonucudur.” Bu sorunun yalnızca güvenlik politikalarıyla çözülemeyeceğini, tarihsel ve sosyolojik nedenlerin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Anayasa eleştirisi: “Kürtler 100 yıldır kürt olamıyor” Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’ndaki vatandaşlık tanımına da değinen Özcan, mevcut yapının Kürt kimliğini görünmez kıldığını savundu: “Vatandaş olunca Türk oluyorsun anlayışı, Kürt varlığını inkâr ediyor. Bu, varoluşsal bir problemdir.” Özcan, bu yaklaşımın toplumsal aidiyet krizine yol açtığını söyledi. “Vicdan ve akıl olmadan çözüm olmaz” Dini ve ahlaki boyuta da değinen Özcan, çözümün vicdan ve akılla mümkün olabileceğini ifade etti: “İnsanın Allah’ı vicdanıdır. Akıl ve vicdan birlikte olmadıkça barış sağlanamaz.” Ortadoğu’da yaşanan çatışmalara dikkat çeken Özcan, şiddetin dini söylemlerle meşrulaştırılmasını da eleştirdi. “Türk-Kürt ilişkileri tarihinin en kritik döneminde” Programın sonunda uyarılarını yineleyen Özcan, mevcut sürecin ciddi riskler barındırdığını belirtti: “Türk-Kürt ilişkileri bin yıllık tarihinde ilk defa bu kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya. Ruhsal ve toplumsal bir kopuş yaşanıyor.” Bu sürecin geri döndürülebilir olduğunu ancak zamanın hızla daraldığını vurgulayan Özcan, yönetici elitlere sorumluluk çağrısı yaptı. “Sorun Kürt sorunu değil, Türk-Kürt ilişkileridir” Özcan, konuşmasının sonunda şu değerlendirmede bulundu: “Sorun sadece Kürt sorunu değildir. Sorun, Türk-Kürt ilişkilerinin geleceğidir. Bu ilişki koparsa, her iki taraf da kaybeder.” Türk ve Kürt halklarının birbirinden ayrılmasının “bir bedeni ikiye bölmek” anlamına geleceğini söyleyen Özcan, barışçı ve kapsayıcı bir yaklaşımın zorunlu olduğunu ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj Haber

Bahçeli’den bayrak provokasyonuna sert mesaj

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Nusaybin’de Türkiye bayrağına yönelik saldırı girişimine ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Bahçeli, yaşananları bugüne kadar karşılaşılan provokasyonların “en ağırı” olarak nitelendirirken, saldırının arkasındaki kişi ve yapıların tüm yönleriyle ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. Bayrağa yönelik saldırı provokasyon olarak tanımlandı Bahçeli, Türkiye bayrağının hedef alınmasının yalnızca bir sembole değil, Türkiye toplumunun ortak değerlerine ve bağımsızlık iradesine yönelmiş açık bir saldırı olduğunu ifade etti. Açıklamada, bayrağın Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinin simgesi olduğu hatırlatılarak, bu tür girişimlerin hafife alınamayacağı belirtildi. Provokasyonların bilinçli şekilde tırmandırıldığı savunuldu MHP lideri, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri doğrultusunda atılan adımların bazı çevreleri rahatsız ettiğini öne sürdü. Bahçeli, Türkiye’nin ve bölge ülkelerinin güvenlik ve istikrar arayışından duyulan rahatsızlık nedeniyle provokasyonların bilinçli olarak artırıldığını savunarak, yaşananların tesadüf olmadığını dile getirdi. DEM Parti’ye sorumluluk çağrısı yapıldı Bahçeli, açıklamasında DEM Parti’yi de hedef alarak, Nusaybin’de yapılan grup toplantısının ardından yaşanan gelişmelerin siyasi sorumluluk doğurduğunu ileri sürdü. DEM Parti’nin net bir tutum belirlemesi gerektiğini ifade eden Bahçeli, silah ve şiddetle arasına mesafe koymanın önemine dikkat çekti. “En ağır şekilde cezalandırılmalı” vurgusu öne çıktı Açıklamanın en dikkat çekici bölümünde Bahçeli, Türkiye bayrağına yönelik saldırıyı planlayan, teşvik eden ya da uygulama aşamasında yer alan herkesin en ağır şekilde cezalandırılması gerektiğini söyledi. Olası istihbarat bağlantılarının da araştırılması çağrısında bulunan Bahçeli, olayın arka planının tüm yönleriyle açığa çıkarılmasını istedi. Terörsüz Türkiye vurgusu ile mesaj tamamlandı Bahçeli, açıklamasını “Terörsüz Türkiye” hedefinden geri adım atılmayacağı mesajıyla tamamladı. Provokasyonlara karşı dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan MHP lideri, Türkiye toplumunun milli ve manevi değerlerine yönelik her girişime karşı kararlı bir duruş sergileneceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Siyasette sınır ötesi gerilim Haber

Siyasette sınır ötesi gerilim

DEM Parti, 20 Ocak 2026 Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi grup toplantısını Mardin’in Nusaybin ilçesinde gerçekleştirdi. Suriye sınır hattında yapılan toplantıda, bölgedeki çatışmalar ve Kürt yurttaşların durumu gündeme taşındı. Toplantının ana başlıklarından biri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin SDG/YPG’ye ilişkin sözleri oldu. Grup toplantısı sınır hattında yapıldı DEM Parti, Suriye’de devam eden çatışmalara dikkat çekmek amacıyla grup toplantısını sınır hattına yakın bir noktada düzenledi. Nusaybin’de yapılan toplantıya parti eş genel başkanları ve milletvekilleri katıldı. Parti yetkilileri, bölgedeki gelişmelerin yalnızca sınırın ötesini değil, Türkiye toplumunu da doğrudan etkilediğini vurguladı. Bahçeli’nin sözleri tartışmayı büyüttü MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM’de yaptığı konuşmada SDG/YPG’nin Kürt yurttaşları temsil etmediğini savunarak, örgütü terör yapısı olarak nitelendirdi. Bahçeli, Kürt yurttaşlar ile SDG/YPG arasında net bir ayrım yapılması gerektiğini ifade etti. Bu açıklamalar, siyasette yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Bakırhan’dan çok sert yanıt geldi DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Bahçeli’nin sözlerine Nusaybin’de sert ifadelerle yanıt verdi. Bakırhan, “Kimin kimi temsil ettiğine siz karar veremezsiniz. Sana mı soracağız kimin kimi temsil ettiğini? SDG bal gibi Kürtleri temsil ediyor” diyerek, özerk yönetimin bölgede yaşayan tüm halkların iradesini yansıttığını savundu. Bakırhan, temsil tartışmalarının halkın rızasıyla belirlenmesi gerektiğini vurguladı. Tartışma siyaset gündeminin üst sıralarına taşındı DEM Parti’nin Nusaybin’de yaptığı açıklamalarla birlikte, SDG’nin temsiliyeti ve Suriye’deki siyasi yapı Türkiye siyasetinde yeniden tartışma konusu oldu. Açıklamalar, Kürt yurttaşların temsili, sınır ötesi gelişmeler ve Türkiye’nin bölge politikası başlıklarını yeniden gündemin merkezine taşıdı. Tartışmanın önümüzdeki günlerde de siyasi polemiklere konu olması bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli: Gerçek hasta adam ABD’dir, 50 parçaya bölünecektir Haber

Bahçeli: Gerçek hasta adam ABD’dir, 50 parçaya bölünecektir

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 2026 yılının ilk TBMM Grup Toplantısı’nda iç ve dış politikaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın sözlerini hedef alan Bahçeli, küresel siyasetin “hukuksuzluk ve zorbalık” ekseninde ilerlediğini savundu. “Hukuka uymayan devletin çeteden farkı kalmaz” ABD Başkanı Trump’ın “Hukuka ihtiyacım yok” yönündeki ifadelerine sert tepki gösteren Bahçeli, hukukun devletin varlık temeli olduğunu vurguladı. Bahçeli, hukuku hiçe sayan bir devletin organize suç yapılarından farkı kalmayacağını belirterek, bu anlayışın dünyayı kaosa sürüklediğini söyledi. “Gerçek hasta adam artık ABD’dir” Osmanlı İmparatorluğu için 19. yüzyılda kullanılan “hasta adam” tanımını ABD’ye uyarlayan Bahçeli, Amerika’nın içeriden çürüdüğünü savundu. Bahçeli, ABD’nin “kristal vazo gibi 50 parçaya ayrılacağı günlerin uzak olmadığını” öne sürdü. NATO ve Grönland çıkışı: “Ahlaki bağlayıcılığı kalmadı” Trump’ın Grönland’a yönelik açıklamalarını da değerlendiren Bahçeli, bir NATO üyesinin toprağına başka bir müttefikin göz dikmesinin ittifakın meşruiyetini sorgulatır hale getirdiğini söyledi. Bahçeli, NATO’nun ahlaki ve hukuki bağlayıcılığının ciddi biçimde zedelendiğini ifade etti. İran vurgusu: “Gezi Parkı süreciyle benzerlikler var” İran’da 16 gündür süren protestolara da değinen Bahçeli, yaşananların yalnızca ekonomik nedenlerle açıklanamayacağını savundu. Olayların Gezi Parkı süreciyle benzerlikler taşıdığını dile getiren Bahçeli, İran’ın istikrarsızlığının Türkiye için hayati bir mesele olduğunu söyledi. Emekliler için çağrı: “Gövdemizi taşın altına koymalıyız” Ekonomik başlıklara da değinen Bahçeli, yaklaşık 5 milyon emeklinin geçim sıkıntısına dikkat çekti. Emeklilerin insanca yaşayabileceği bir gelir düzeyine kavuşturulması gerektiğini belirten Bahçeli, hükümete “el değil gövdeyle taşın altına koyma” çağrısı yaptı. “Milli birlik kırmızı çizgimizdir” Bahçeli, konuşmasını milli birlik ve beraberlik vurgusuyla tamamladı. Türkiye’nin bölünmesine yönelik her girişimin karşısında duracaklarını belirten Bahçeli, bunun Türk tarihine ve ortak geleceğe karşı bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Bahçeli’den ABD’ye sert mesaj: Kınamak yetmez, lanetliyorum Haber

Bahçeli’den ABD’ye sert mesaj: Kınamak yetmez, lanetliyorum

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada gündemin sıcak başlıklarına değindi. Bahçeli’nin konuşmasının merkezinde, ABD’nin Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi ve Nicolás Maduro’ya yönelik operasyon yer aldı. “Bu saldırı uluslararası hukukun inkârıdır” Bahçeli, Venezuela Devlet Başkanı’nın seçimle göreve geldiğini ve ülkesinin egemen eşitliğinin uluslararası hukuk tarafından tanındığını hatırlatarak, ABD’nin attığı adımın açık bir hukuk ihlali olduğunu vurguladı. Yapılan müdahalenin yalnızca Venezuela’ya değil, tüm dünya düzenine yönelik bir tehdit anlamı taşıdığını ifade etti. “Sadece kınamıyorum, lanetliyorum” MHP lideri, ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısını sert ifadelerle eleştirerek, “Seçimle göreve gelmiş, egemenliği hukuken tescillenmiş bir ülkenin devlet başkanına karşı yapılan bu saldırıyı nefretle, şiddetle ve her yönüyle sadece kınamıyor, lanetliyorum” dedi. Bahçeli’nin bu sözleri, Meclis’te ve siyaset kulislerinde dikkat çekti. “Güce dayalı dünya düzeni dayatılıyor” Konuşmasında küresel gelişmelere de değinen Bahçeli, güç kullanımını meşrulaştıran anlayışın yaygınlaştığını belirterek, bunun tüm ülkeler için tehlikeli bir emsal oluşturduğunu söyledi. Uluslararası hukukun yok sayılmasının, gelecekte hiçbir ülkenin güvende olmayacağı bir süreci beraberinde getireceğini dile getirdi. Bahçeli’nin açıklamalarının ayrıntılarının, Grup Toplantısı’nın ilerleyen bölümünde netleşmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.