SON DAKİKA

#Devlet Bahçeli

HABER DEĞER - Devlet Bahçeli haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Devlet Bahçeli haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz" Haber

Kılıçdaroğlu’ndan Mekke Anlaşması açıklaması: "Eleştirilerimiz var ama 'Evet' diyeceğiz"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Gaziantep temasları çerçevesinde Karkamış ilçesine bağlı Suriye Cerablus sınırında yer alan Karanfil Mahallesi'ni ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu; iç siyasetten dış politikaya, erken seçim tartışmalarından yeni anayasa söylemlerine kadar pek çok konuda kritik mesajlar verdi. "Mekke Anlaşması'na 'evet' diyeceğiz" TBMM gündemine sunulan Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın onaylanmasına dair kanun teklifine ilişkin partinin tutumunu açıklayan Kılıçdaroğlu, başlangıçta taşıdığı kaygıları ve süreçteki değişimi şu sözlerle dile getirdi: "Mekke Anlaşması ile ilgili ilk aklıma gelen şuydu: Bu anlaşma acaba ileride İran'la bizim çatışmaya ortam hazırlar mı? Bu endişemi Bolu'da yaptığımız toplantıda dile getirdim. Bu endişeyi besleyen temel unsur şuydu: Müslüman dünyasında bir Şii-Sünni kavgasının başlangıcı da olabilir miydi? Yani İran'la çatışmamız acaba buna bir hazırlık şeklinde olabilir mi diye endişelerim vardı. Tabii bunu bu kadar net dillendirmedim. Dillendirmeyi de doğru bulmadım. Fakat daha sonra İran bir açıklama yaptı ve Mekke Anlaşması'nın uygun olduğunu söyledi. Bilgim yok ama tahminim, Türkiye bu konuda İran'a bir güvence verdi. Yani 'meraklanmayın biz bu anlaşmayı yapıyoruz ama bu sizinle çatışacağımız anlamında değil'. Çünkü Kasr-ı Şirin Anlaşması'ndan bu yana İran'la hiçbir çatışmamız olmamış. Ve bu bizim açımızdan önemli. Çünkü İran da bölgede önemli bir güç, Türkiye de önemli bir güç. Bu iki gücün çatışması bölgeye zarar verir, dünyaya da zarar verir. O nedenle barış eksenli ilerlemesi lazım. Mekke Anlaşması'nı bu çerçevede İran, ‘Ben de olabilirim’ diye düşündü. Mısır ‘Ben olabilirim’ diye. Çekirdek üyeler dediğimiz üç ülke. Üç çekirdek üyenin ortak kabulüyle birlikte yeni üyeler de gelebilir buraya. Sözleşme geldi. Gerekçeleri geldi. Açıklamaları geldi. Eleştirilerimiz var ama Mekke Anlaşması’na ‘evet’ diyeceğiz." Bahçeli görüşmesi ve kürt sorunu değerlendirmesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Meclis’te gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarına değinen Kılıçdaroğlu, buluşmanın bir tesadüf sonucu gerçekleştiğini kaydetti. Görüşmede temel ülke sorunlarının kapsamlı olarak ele alınmadığını belirten CHP Lideri, MHP Lideri Bahçeli'nin tutumuna ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Sayın Bahçeli ile buluşmamız tam bir tesadüf. Kısa bir görüşme oldu. Kahve içtik. Çok böyle Türkiye'nin temel sorunlarına değinme gibi bir şey olmadı. Ama görüşebiliriz de Sayın Bahçeli ile. Şu anda Türkiye'nin huzura kavuşması için, Türkiye'de var olan Kürt sorununun çözümü için en büyük fedakarlığı yapan bir lider, kabul etmek lazım. MHP Genel Başkanı'nın bu sorunun çözümünde öncülük yapması sorunun aşılmasına büyük ölçüde kolaylık sağladı. Bunu da kabul etmek gerekiyor." "Yarı Başkanlık Sistemi de tartışılabilir" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Meclis açılışındaki anayasa değişikliği çağrısını değerlendiren Kılıçdaroğlu, yönetim sistemine ilişkin tartışmalara açık oldukları mesajını verdi. Devlette liyakat, yargı bağımsızlığı ve medya özgürlüğünün belirleyici ilkeler olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şunları aktardı: "Sayın Erdoğan Meclis’in açış konuşmasında anayasa değişikliğinden söz etti. İlk dört maddenin de değişmeyeceğinden söz etti. Tabii anayasa değişikliğinden kastedilen olay nedir tam bilmiyoruz onu. Ama biz daha önce 6 parti bir araya gelmiştik ve anayasa değişikliği ile ilgili değiştireceğimiz maddeleri ve nasıl değiştireceğimizi yazmıştık ve bunları gerekçeleriyle beraber kamuoyunu açıklamıştık. Şimdi Sayın Erdoğan'ın söylediği anayasa değişikliğinden kastedilen Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi mi yoksa yarı başkanlık sistemi mi onu bilmiyoruz. Ama bu konuda bir düşünce beyan ederlerse biz de kendi düşüncelerimizi açıklarız. Evet, bu anayasayla Türkiye yönetilemez. Dolayısıyla parlamenter sistem diyorsa nasıl bir parlamenter sistem? Yarı başkanlık sistemi öneriliyorsa nasıl bir yarı başkanlık sistemi? Bu öneriler konur, önerileri biz de sağduyuyla tartışırız. Yani illa her gelen öneriye başlangıçta ‘hayır’ bu olmaz, biz bunu reddediyoruz diye bir düşüncemiz yok." "Parlamenter sistem kırmızı çizgimiz değil, yarı başkanlığı da konuşabiliriz diyor musunuz?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu, "Biz 6 lider o zaman ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ demiştik. ‘Bu olmalıdır’ demiştik. Ama önemli olan şu, devlete liyakati sağlayacak ve karar mekanizmalarının sağlıklı işleyeceği, yargının bağımsız olduğu, medyanın özgür olduğu bir yapıyı savunuyoruz. Bu yapının adı ne olursa olsun. Yani bir demokrasi bütün kurallarıyla, bütün kurumlarıyla oluşmalı" ifadelerini kullandı. Erken seçim ve adaylık tartışmaları Erken seçim olasılığına dair açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, mevcut ortamda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın seçime gitmeyeceğini öngördüğünü belirtti. "Nisan 2028 teklifi gelirse varız" diyen Kılıçdaroğlu, erken seçimden kaçmanın mantığı olmadığını ifade etti. Erdoğan’ın yeniden adaylığı konusundaki soru üzerine, "Onun aday olacağını nereden düşünüyorsunuz? Belki aday olmayacak. O günün koşullarına bakılır. Ben Erdoğan'ın yeniden Cumhurbaşkanı adayı olacağını düşünmüyorum bu yapı içerisinde" değerlendirmesinde bulunan Kılıçdaroğlu; CHP’nin cumhurbaşkanı adayına ilişkin tartışmalar için ise "Bugünden cumhurbaşkanlığı adaylarını tartışmak asla ve asla doğru değil. Ülkenin bu kadar sorunu varken cumhurbaşkanlığı tartışmak kendisine post arayanların işidir" ifadelerini kullandı.Kılıçdaroğlu ayrıca, düşünce özgürlüğü kapsamındaki dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı olduklarını, ancak yolsuzluk iddiaları içeren dosyalarda dokunulmazlıkların kaldırılması gerektiğini savundu. İBB Başkanvekili Nuri Aslan ile görüştüğünü de belirten Kılıçdaroğlu, belediyelerdeki irade gaspı ve siyasi transfer iddialarını eleştirdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli'den  'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den 'fon' ve 'yolsuzluk' açıklaması: "Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap verecek"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen MHP Grup Toplantısı'nda konuştu. Konuşmasında finansal piyasalardaki usulsüzlüklerden belediyelerdeki idari soruşturmalara, dış politikadan Doğu Akdeniz ve bölgesel güvenlik başlıklarına kadar pek çok konuda sert ve net mesajlar verdi. İstanbul'daki sel felaketi Bahçeli, İstanbuldaki sel felaketi hakkında, "İstanbul'la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. İstanbul'da yaşanan sel önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır." ifadelerini kullandı. "Organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır" Son dönemde kamuoyunu meşgul eden fon soruşturmalarına değinen MHP Lideri Bahçeli, finansal sistemin sağlıklı işlemesinin milli ekonomi açısından şart olduğunu vurguladı. Yürütülen adli ve idari süreçleri desteklediklerini belirten Bahçeli şu ifadeleri kullandı: "Geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de İBB olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarı sağlamaya yönelik politikaların etkili olması, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden Türkiye ekonomisini hedef alan bir kanunsuzlukla, piyasayı bozucu işlemler yapıldığı, organize şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Suçlular açığa çıkarılacak ve hukuk önünde hesap vereceklerdir." Sürecin bir arınma ve aklanma vesilesi olması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum. Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet suçluyu cezalandırmanın yanında masumun da hakkını korumayı gerektirir. Cumhurbaşkanımızın isabetle fahiş kazancın bedelinin ödetileceğine ilişkin açıklaması adalete olan güvenimizi artırmıştır. Milletimiz emin olsun bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. " dedi. "Mahkemeler siyasi gösteri yeri değildir" İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) merkezli başlayan ve çeşitli belediyelere uzanan soruşturmalara da temas eden Bahçeli, adli süreçlerin polemik malzemesi yapılmaması gerektiğini belirtti: 3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir." "Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir" Soruşturmalar kapsamında yürütülen basın özgürlüğü tartışmalarına da değinen MHP lideri, medyanın kamuoyunu bilgilendirme sorumluluğuna saygı duyduklarını ancak hukukun üstünlüğünün esas olduğunu söyledi: "Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır." Terörsüz Türkiye vurgusu Bahçeli yürütülen Terörsüz Türkiye süreci hakkında da konuşarak, "Türkiye'nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye'nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir." vurgusunu yaptı. "Terörsüz Türkiye terörsüz bölgeden ayrı düşünülemez" Bahçeli, "Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir. Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir. Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye'nin güvenliğini de tehdit etmektedir. Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz. Önümüzdeki dönemde Türkiye'nin hedefi, güvenliğini sağlamış, millî birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir. Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır. Üniversitelerimizin, ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir."açıklamasını yaptı. "Gençlerimiz avrupa'daki kaos senaryolarına kapılmamalı" Konuşmasında Türk gençliğine de seslenen Bahçeli, Fransa'da başlayan ve Avrupa geneline yayılan kitlesel eylemlere atıfta bulunarak gençlerin provokasyonlara karşı uyanık olmasını istedi: "Gençlerimiz ne Fransa'da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa'ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışıldığı karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır. Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır." "Birleşik Kıbrıs tam bir hayaldir ve felakettir" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs'taki son gelişmeleri de yakından takip ettiklerini bildiren Bahçeli, Kapalı Maraş ve Gazi Mağusa Limanı üzerinden Rum tarafıyla yürütülen temas iddialarına sert tepki gösterdi: "Rum basınına yansıyan ve yalanlamayan Kapalı Maraş’ın BM yönetimine verilmesi ve Gazi Mağusa limanının Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik kararlar Kıbrıs Türklerinin egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır. Birleşik Kıbrıs Federasyonu tam bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir. Kıbrıs asırlardır Türk’tür ve ebediyen Türk kalacaktır." Suriye ve Irak'taki Dönüşümü ve "Terörsüz bölge hedefi" Suriye ve Irak hattındaki askeri ve siyasi gelişmeleri de değerlendiren Bahçeli, Bağdat yönetiminin gayrimeşru silahlı yapıları tasfiye adımlarını ve Suriye'de YPG/SDG unsurlarının devlet kurumlarına entegrasyonu veya tasfiyesine yönelik süreçleri olumlu karşıladıklarını açıkladı. Bahçeli, İran'ın PJAK konusundaki açıklamalarının da sahaya yansımasıyla bölgesel barışın tesis edileceğini ve "Terörsüz Türkiye" hedefinin bölgesel bir boyut kazandığını ifade ederek, "Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat eden Terörsüz Türkiye hedefimiz bölgesel bir boyut da kazanmaktadır. Diğer taraftan İran İçişleri Bakanı'nın eylül ayında gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında, “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır.” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den kritik vurgu:  "Terörsüz Türkiye stratejik bir devlet politikasıdır" Haber

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'den kritik vurgu: "Terörsüz Türkiye stratejik bir devlet politikasıdır"

Bir dizi temas ve incelemede bulunmak üzere Batman’a giden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Valilik ziyaretinin ardından Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) Kristal Park Tesisleri’nde düzenlenen "Bölge Valileri Terörsüz Türkiye Toplantısı"na başkanlık etti. Toplantıya Bölge valilerinin yanı sıra Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Ali Çardakçı ve bölge il emniyet müdürleri ile jandarma komutanları katıldı. "Dünya yeniden şekillenirken iç bütünlüğümüzü tahkim etmeliyiz" Küresel güç dengelerinin değiştiği ve yakın coğrafyada yeni jeopolitik dengelerin kurulduğu bir dönemden geçildiğini vurgulayan Bakan Mustafa Çiftçi, Türkiye'nin iç dayanışmasını en üst seviyeye çıkarmasının tarihi bir zorunluluk olduğunu ifade etti: "Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun en önemli stratejik hedeflerinden biri, terör meselesinin kalıcı biçimde sona erdirilmesidir. Çünkü Terörsüz Türkiye; milli birliğimizin tahkimi, toplumsal kardeşliğimizin güçlendirilmesi ve ülkemizin bölgesel ve küresel hareket alanının genişletilmesi bakımından stratejik bir devlet politikasıdır. Bu büyük hedefin temelinde ise tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışı bulunmaktadır." "Aynı yanlışların tekrarlanmasına kesinlikle izin vermemeliyiz" Terörle mücadele geçmişine ve devlet hafızasına değinen Bakan Çiftçi, kamu düzeninden ve milli egemenlikten taviz verilmeyeceğini belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizim arzumuz, bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evlat acısıyla sınanmamasıdır. Ancak bu hedefe ulaşırken devletimizin vakarından, hukukundan ve egemenlik haklarından en küçük bir taviz verilmesi söz konusu olamaz. Türkiye geçmişte 'çözüm süreci' olarak adlandırılan bir tecrübe yaşadı. Bu tecrübenin bize öğrettiği önemli dersler vardır. İyi niyetle atılan adımların terör örgütleri tarafından istismar edilmesi devlet hafızamızda kalıcı izler bırakmıştır. Aynı yanlışların tekrarlanmasına kesinlikle izin vermemeliyiz. Devletimizin şefkati de kudreti de yerli yerinde olacaktır." "İç cephemiz ne kadar güçlü olursa dışarıdaki sözümüz o kadar etkili olur" Bölge valilerinin sahadaki idari sorumluluğuna ve provokasyonlara karşı uyanık olunması gerektiğine dikkat çeken Çiftçi, sürecin dış politika ve jeopolitik boyutunu şu sözlerle özetledi: "Türkiye Yüzyılı, devletimizin jeopolitik hedefleriyle milletimizin tarihi sorumluluk ve medeniyet misyonunun yeniden buluştuğu büyük bir yürüyüştür. Bu yürüyüşte, içeride kardeşliğini tahkim etmiş bir Türkiye’nin bölgesel etkisi daha da güçlenecektir. İç cephemiz ne kadar güçlü olursa, dışarıdaki sözümüz o kadar etkili olacaktır. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü destekle ilerleyen Terörsüz Türkiye hedefini başarıya ulaştırmak için hep birlikte çalışacağız." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devlet Bahçeli'den Azerbaycan mesajı: "Hangi konuda olursa olsun iki ülke ayrılmaz bir bütündür" Haber

Devlet Bahçeli'den Azerbaycan mesajı: "Hangi konuda olursa olsun iki ülke ayrılmaz bir bütündür"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Azerbaycan'ın 18 Ekim Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü dolayısıyla bir mesaj yayımlayarak Türk dünyasındaki dayanışma ve kardeşlik hukukuna vurgu yaptı. "Karabağ Zaferi bağımsızlığa yeni bir güç kazandırdı" Azerbaycan’ın 1991 yılında egemenliğini yeniden ilan ettiği tarihi süreci hatırlatan Bahçeli, Karabağ’da elde edilen askeri ve siyasi başarının önemine değindi: "18 Ekim 1991’de kabul edilen Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Devlet Bağımsızlığı Hakkında Anayasa Akti ile egemenlik ve hürriyetini tüm dünyaya yeniden haykıran kardeş ve dost ülkemizin Müstəqilliyin Bərpası Günü kutlu olsun. Bu anlamlı günün 35. yıl dönümünü en samimi duygularımla tebrik ediyorum. Kardeş Azerbaycan’ın bağımsızlık günü bir devletin yalnızca yeniden doğuşu değil, esareti kabullenmeyip boyun eğmeyen bir milletin asil duruşunun ifadesidir. Azerbaycan, 27 Eylül-10 Kasım 2020’deki Karabağ Zaferi ile millî müstakilliğine yeni bir anlam ve güç kazandırmıştır." "Tek millet, iki devlet anlayışından geri dönüş olmayacak" Türkiye ile Azerbaycan'ın tarihsel kader birliğine işaret eden ve iki ülke ilişkilerinin stratejik sarsılmazlığını belirten MHP Lideri Bahçeli, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü: "'Bir kere yükselen bayrak bir daha inmez!' ifadesi dost ve kardeş Azerbaycan’ın bağımsızlık düşüncesinin özüdür. 'Azerbaycan'ın sevinci bizim sevincimiz, kederi bizim kederimizdir' sözü duygularımızın somut beyanıdır. Büyük bir medeniyetin beşiğinde yer alan Türkiye ve Azerbaycan 'Tek millet, iki devlet' anlayışı ile bütün zorluklara karşı aynı düşüncelerle göğüs germiş ve ortak bir duruş sergilemiştir. Aynı duygu ve düşüncelerle bundan sonraki geleceklerine istikamet çizecekleri de muhakkak bir gerçekliktir. Bundan geri dönüş olmayacaktır." "Ezelden ebede yolumuz ve sevdamız bir" Açıklamasının son bölümünde iki ülkenin bölünmez bir bütün oluşturduğunu altını çizerek belirten Bahçeli, mesajını şu sözlerle tamamladı: "Azerbaycan ve Türkiye hangi konuda olursa olsun birbirinden ayrılmaz bir bütündür. Biz aynı soydan bir ananın iki oğluyuz. Ezelden ebede dinimiz, dilimiz, aşkımız, yolumuz birdir. Sevdamız da kavgamız da birdir. Bu vesile ile kardeşlerimizin Bağımsızlığın Yeniden Sağlanması Günü’nü tekrar kutluyor, her birine selam ve muhabbetlerimi iletiyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli'den  Suudi Arabistan'a destek çağrısı: " Mekke İttifakı kapsamında askerî destek verilmeli" Haber

Bahçeli'den Suudi Arabistan'a destek çağrısı: " Mekke İttifakı kapsamında askerî destek verilmeli"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de düzenlenen haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" hedefinden bölgesel gelişmelere, Fransa'daki kitlesel gösterilerden yerel yönetimlerdeki adli soruşturmalara kadar pek çok başlığa değindi. "Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle sürecek" "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" girişimlerinin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Bahçeli, "Terörsüz Türkiye, birlikle ve dirlikle yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber insanlığa adaletli bir nizam vaaz eden, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının şuurudur. Milletimizin özgün iradesi ile tesis edilmekte olan Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge girişimi, Türkiye aşımlarını ve bölgede hâkimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye'yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır. Peşinen söylemeliyim, Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geri dönmeyecektir. Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek, en kısa zamanda nihayete erdirilecektir." dedi. Suudi Arabistan'a askeri destek çağrısı İsrail'in Mescid-i Aksa'ya yönelik eylemlerini ve bölgesel kışkırtmalarını sert dille eleştiren Bahçeli, Suudi Arabistan'a yönelik Husilerin düzenlediği saldırılara da dikkat çekti. Mekke İttifakı kapsamında Türkiye'nin müttefiki Suudi Arabistan'a her türlü askeri desteği sağlaması gerektiğini savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk kıblemiz Mescid-i Aksa'ya ne kıblemiz Kâbe'ye ne de Hazreti Resulullah'ın kutlu mabedine yönelik saldırılara göz yumamayız. Sessiz kalamayız. Tahammül göstermeyiz. Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler, tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır. Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız. Ne gerekiyorsa da onu yaparız. Bu yönde diplomasinin imkânları yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır. Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabistan'ın savunmasına mümkün olan her türlü askerî desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır. Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan'a yönelik artan husus saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır. Suudi Arabistan'ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye-Mekke olarak savunma anlaşmasından kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir." dedi. Yunanistan ve Doğu Akdeniz Uyarısı Atina yönetiminin İsrail ve ABD ile geliştirdiği projelere ve deniz yetki alanı hamlelerine değinen Bahçeli, üçüncü ülkelerin desteğiyle Ankara'nın itirazlarının aşılamayacağını savundu. Yunanistan'a seslenen MHP lideri, "Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa Türk barışına sığınmasını, bizleri korkutmak için silahlanıyorsa hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye'nin besleyeceği saygı ve dostluğun İsrail'in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir" dedi. "Hiçbir yolsuzluk hukuk önünde koruma görmemelidir" Sermaye piyasaları, futbol camiası ve belediyelere yönelik yürütülen adli süreçlere değinen Bahçeli, muhalaneti hedef alarak rüşvet ve usulsüzlük operasyonlarının üzerinin fon tartışmalarıyla örtülmeye çalışıldığını iddia etti. Devlet kurumlarının çalana ve talan edene karşı şeffaf bir iletişim yürütmesi gerektiğini belirten Bahçeli, "Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir. Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış." ifadelerini kullandı. "Batı emperyalizmine kapılmayın" Fransa'da eğitim şartları ve öğretmen açığı gerekçesiyle sokaklara dökülen öğrencilere yönelik sert polis müdahalelerini hatırlatan Bahçeli, Batı dünyasını çifte standart ve ikiyüzlülükle suçladı. Benzer olaylar Türkiye'de yaşandığında insan hakları dersi verenlerin Fransa'daki şiddete sessiz kaldığını iddia eden Bahçeli, konuşmasını gençlere yönelik şu çağrıyla tamamladı: "Fransa'da yaşanan öğrenci eylemleri, Avrupa'nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir. Gençlerimize sesleniyorum; Fransa'ya heveslenmeyin! Batı emperyalizmine kapılmayın! Türkiye'ye sahip çıkın, Türkiye sizin olsun!" haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli'den Öcalan hakkında dikkat çeken çıkış: "Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'daki kişinin de hakkıdır" Haber

Bahçeli'den Öcalan hakkında dikkat çeken çıkış: "Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'daki kişinin de hakkıdır"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Siyaset ve Liderlik Okulu’nun 24. Dönem Eğitim ve Öğretim Yılı Açılış Töreni’nde basın mensuplarının sorularını yanıtlayarak gündeme ilişkin sert ve kritik mesajlar verdi. "Terörle mücadelede geri dönüş yoktur" "Terörsüz Türkiye" sürecine dair yürütülen yasal çalışmalara ve kurulacak mekanizmalara değinen MHP Lideri Bahçeli, kararlılık vurgusu yaptı. MHP'nin durduğu çizginin arkasında olduğunu belirten Bahçeli, konuşmasında şu ifadeleri kaydetti: "Terörsüz Türkiye devlet politikası haline dönüşmüştür. Faaliyet alanları bellidir. Çalışmalar sürüyordur. Şimdi yasa çerçevesinde bazı kurulların oluşturulması gerekmektedir. Terörle mücadelede geri dönüş yoktur. Bu ülkeyi seven her insan kardeşlik ruhuyla hareket etmeli. MHP olarak sözümüz sözdür. Ne söylediysek arkasındayız. Geri dönüşümüz de yoktur. Siyasallaşma koordinatörlüğü İmralı'da bulunan kişinin de hakkıdır." Fon skandalı tartışmalarında YENİ Parti'ye eleştiri Kamuoyunda geniş yer kaplayan fon skandalı iddiaları ve tartışmalarına da temas eden Bahçeli, YENİ Parti'yi hedef alarak iddiaların hukuki süreçler tamamlanmadan siyasi malzeme yapılmasını eleştirdi. Hukuki araştırmalar ve yargı incelemeleri sonuçlanmadan peşin hüküm verilmesinin yanlış bir yöntem olduğunu savunan Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu konu gündeme taşınır taşınmaz birçok çevre değişik yorumlar yapıyor. Hukuken araştırılmadan sorgulamalar yapılmadan yapmak doğru değildir. Araştırılmadan soruşturma yapılmadan herkesi suçlamak yanlış bir yoldur. Biraz sabırlı olmalarında önemli fayda vardır. Bu memlekete hizmet edecek her insan eli öpülecek insandır. Var ise bir suç gereği de yapılmalıdır. O da ayrı bir konudur. Sabırla beklemekte fayda var. Meclis faaliyettedir, yargı faaliyettedir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İmralı Heyeti'nden Meclis'te kritik temas: Bahçeli ile süreç görüşüldü Haber

İmralı Heyeti'nden Meclis'te kritik temas: Bahçeli ile süreç görüşüldü

Siyasi dinamiklerin yoğun bir trafikle ilerlediği Ankara'da, "Terörsüz Türkiye" ve çözüm odaklı temaslar kapsamında kritik bir görüşme gerçekleştirildi. DEM Parti Basın Bürosu tarafından yapılan bilgilendirmeye göre, İmralı Heyeti'nde yer alan Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Faik Özgür Erol; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve TBMM Başkanvekili Celal Adan ile Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir araya geldi. Barış ve demokratik toplum süreci masadaydı Gerçekleştirilen kritik buluşmada, Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ndeki son gelişmelerin tüm detaylarıyla masaya yatırıldığı bildirildi. Tarafların, önümüzdeki dönemde atılması planlanan adımlar ve Meclis bünyesinde yürütülecek çalışmalar hakkında karşılıklı görüş alışverişinde bulunduğu kaydedildi. Ziyaret, DEM Parti heyetinin geçtiğimiz günlerde AK Parti grubuyla gerçekleştirdiği temasın ardından dikkat çekti. Daha önce AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Genel Başkanvekili Efkan Ala ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile bir araya gelen heyet; "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" sonrasındaki süreci ve Meclis'te kurulması planlanan İzleme Komisyonu'nun çalışmalarını değerlendirmişti. İktidar ve MHP kanadıyla art arda yürütülen bu temasların, önümüzdeki günlerde Meclis'teki yasama ve uzlaşı süreçlerine nasıl yansıyacağı yakından takip ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cemil Tugay'la yan yana: "İzmir bugün bir başka" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan Cemil Tugay'la yan yana: "İzmir bugün bir başka"

Ankara'da siyasetin kalbinin attığı AK Parti Kongre Merkezi, geniş katılımlı Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na ev sahipliği yaptı. Programın en dikkat çeken anlarından biri, CHP'den ayrılarak AK Parti saflarına katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'ın salonda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yan yana yer alması oldu. Yoğun tezahüratlar eşliğinde kürsüye çıkan Erdoğan, salondaki coşku karşısında memnuniyetini dile getirdi. "İzmir bugün bir başka" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İzmir bugün bir başka. Çok coşkulu. Toplantımıza teşrif eden tüm kardeşlerime yeni yasama yılının heyecanını bizlerle paylaştıkları için teşekkür ediyor, kendilerine hoş geldiniz diyorum. 1 Ekim Perşembe günü itibaren başlayan Yeni Yasama Yılının hayırlı olmasını diliyorum. Aynı şekilde parlamentomuza siyasi partilere hiçbir ayrım yapmadan herkese başarılar diliyorum. Meclis Genel Kurulu hitabımda altını çizdiğim bir hususu bugün tekrar hatırlatmak isterim. Gazi Meclisimiz tatile, siyasi tarihimizde görülmemiş bir mutabakat örneği sergileyerek girmişti. Çerçeve yasaya verilen 467 kabul oyunun temsil ettiği uzlaşı ruhunun yeni yasama yılında da canlı tutulmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle ihtiyacımız var." dedi. "Çabalarımıza muhalefet destek olmalı" Muhalefetin çabalarına destek olması gerketiğini söyleyen Erdoğan, "İşleyen bir demokrasi için iktidar kadar, iktidarın tasarrufları kadar muhalefetin ne yaptığı, nasıl davrandığı da çok önemlidir. Bunlar karşı yakamı göz tepemin, bizim çabalarımıza muhalefetin de yapıcı tutumuyla destek olması, katkı sunması, yeri geldiğinde savaş baltalarını da yana koyarak ortak hedefler doğrultusunda ortak bir paydada buluşabilme erdemini göstermesi gerekir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere milletin hayrına olacak hiçbir meselede uzlaşmadan, diyalogdan, mutabakat arayışından kaçınmadık. Bundan sonra da kaçınmayız." dedi. Bahçeli'ye teşekkür etti Erdoğan Bahçeli'Nin dün yaptığı açıklmalara teşekkür ederek, "Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavra rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyorum. En azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak başta Terörsüz Türkiye olmak üzere milletin hayrına olacak hiçbir meselede diyalogdan kaçınmadık, kaçınmayız. Diyalog kapılarını ardına kadar açık tutacak, genel kurul çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız. İyi niyet yaklaşımımıza karşılık görmezsek şikayeti edeceğimiz yer yine milletimiz olacaktır. Türkiye buluşmalarıyla her kesim insanımızın sesine kulak verdik, eleştirilerini not ettik, tavsiyelerini aldık. Ak Kadrolar olarak milletimize hizmet ettiğimiz için mutluyuz. " ifadelerini kullandı. "Enflasyonda arzu ettiğimiz yerde değiliz" Ekonomi verilerini de paylaşan Erdoğan, "36 milyar dolarla aldığımız ihracatımızı 284 milyar seviyesine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bu başarıda emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır. Bundan taviz vermemekte kararlıyız. Pazartesi günü Eylül ayına ait enflasyon verileri açıklandı. Maalesef bölgemizdeki çatışmalar nedeniyle tırmanan petrol fiyatlarının olumsuz etkilerini en fazla hissettiğimiz alan enflasyondur. Milletimizi zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatlarındaki enflasyon ateşinin düşmesinden memnuniyet duyuyoruz. Ama enflasyonda arzu ettiğimiz yerde değiliz. Disiplinli duruşumuzdan ödün vermeden hedeflerimize ulaşacağız." açıklamasını yaptı. "Kamuya yük getirmeden birikimlerin ödenmesi için adımları atıyoruz" Fon soruşturması hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, "Reel ekonomi ile ilgili süreçleri yakından takip ederken Fon piyasasındaki ortaya çıkan soruna da kararlılıkla adımlar atıyoruz. Yargı meselenin hukuki yönüne dair, anayasalarımız yasalarımız çerçevesinde yapılması gerekeni zaten yapıyor. Milletin hakkına girenler haksız kazanç sağlayanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da yaradana verecekti. Kamuya yük getirmeden, vatandaşlarımızın birikimlerinin biran önce ödenmesi için gerekli adımları atıyoruz. İlgili birimlerimiz fon soruşturmasını takip ediyor. Türk sermaye piyasaları safralarından kurtulacak. Türkiye'ye yatırım ve sermaye girişi daha da hızlanacaktır. Türk ekonomisini yıpratmaya çalışanlar kaybedecek, ülkemiz ve milletimiz kazanacaktır. Fon soruşturmasında ödemeler için yasal süreçleri işletiyoruz. Bağımsız yargı kendi işini yapar, orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Meselenin siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda. Sorunun idari yönleri ile ilgili kurumlarımızı görevlendirdik. Meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir. Biz bu partiyi kurarken çok temel bir ilkeyi hareketi unsurumuz yaptık. Siyasetin tek limanı ahlaktır dedik. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti hükümetini kurduğumuzda bize ne dediler? "İktidar yozlaştırır" dediler. "Bunlar da çözülecek" dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık. Gençler, ne vicdanımızla yüzleşmekten taviz verdik, ne nefis muhasebesinden vazgeçtik, ne ahlaki değerlerimizi esnettik, ne de inancımızın sarsılmasına müsaade ettik. Çok sınamayla karşılaştık. Çok teste tabi tutulduk ama Allah'a hamdolsun, dünyaya sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık." dedi. "Para kulesi yapanlardan ders almayız" Erdoğan son olarak "Siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç liman almamıştır. Asla almayacaktır. Şimdi bakıyoruz kürsüden konuşmayı milletinin içine çıkmayacak tipler ahkam kesiyor. Düne kadar hırsızlara arsızlara milletin malını yağmayanlar bizlere ahlak dersi vermeye çalışıyor. AK Parti'ye gönül vermiş milyonlarca kişiye hadsizce dil uzatıyorlar. Biz baklava kutusunda rüşvet alanlara para kuleleri yapanlardan ders almayız. Yan kesicilere buradan ekmek çıkmaz. Boşuna hevesleniyorlar. Partimiz bu kadro hepsinin hevesini kursağında bırakır, bırakacaktır. Tayyip Erdoğan söylenti ile medyanın rüzgarıyla iş yapmaz. Bunu anlaşmışlardır. Biz milletin çizdiği istikamette iş tutarız." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MHP Lideri Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek: "Bir kez daha aday olmalı, seçimler 2028'de yapılmalı" Haber

MHP Lideri Bahçeli'den Cumhurbaşkanı Erdoğan'a destek: "Bir kez daha aday olmalı, seçimler 2028'de yapılmalı"

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde düzenlenen parti grup toplantısında gündeme ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında son dönemde artan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddialarına değinen Bahçeli, bu gelişmelerin toplumsal güveni zedeleyen bir çürüme tartışmasına dönüşmemesi gerektiğinin altını çizdi. "Kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı şeffaf şekilde soruşturulmalı" Yolsuzluk operasyonları ve iddialarına ilişkin net bir tutum sergileyen Bahçeli, ortaya atılan her türlü usulsüzlük iddiasının siyasi görüş veya makam farkı gözetilmeksizin incelenmesi gerektiğini vurguladı. Bahçeli, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Hangi siyasi görüşten, hangi makamdan veya hangi yapıdan gelirse gelsin kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin her iddia bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulmalı, işlemler hukuk devleti ilkesine uygun biçimde yürütülmelidir" ifadelerini kullandı. "Terörsüz Türkiye için tarihi fırsat" "Terörsüz Türkiye" sürecine de geniş yer ayıran MHP Lideri, ülkenin terör belasından tamamen kurtulması adına önemli bir eşikte olunduğunu belirtti. Vatan sevgisinden ödün vermeden siyaseti huzurun tesis aracı olarak gördüklerini söyleyen Bahçeli, "Terörden kurtulmak için tarihi fırsat önümüzdedir. Kardeşliğin kök salacağı istikbali birlikte çizeceğimiz bir zamandayız. Milletin bu konuda kararı nettir, bu topraklardan terörün silinip atılmasıdır" dedi. Dış politika ve uluslararası ilişkilere de değinen Bahçeli, Birleşmiş Milletler'in siyasi merkezinin New York olduğunu, ancak adalet merkezinin Ankara olduğunu vurguladı. BM Genel Kurulu'nda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun konuşturulmasını insanlık adına bir utanç vesikası olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın adaylığı için "2028" vurgusu Konuşmasının en çok dikkat çeken bölümlerinden biri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi geleceğine ve olası adaylığına yönelik mesajları oldu. Erdoğan'ın yeniden aday olabilmesi için anayasal çerçevede Meclis'in seçimlerin yenilenmesi kararını alması gerektiğini belirten Bahçeli, seçimin zamanında, yani 2028 yılında yapılması gerektiğini ifade etti. Bahçeli bu konuda, "Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir defa daha aday olması için Meclis’te seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır. Yenilenecek seçim 2028’de yapılmalıdır. Cumhurbaşkanı Erdoğan yeniden Cumhurbaşkanı olmalı, 3. kez adaylığı şarttır" değerlendirmesinde bulundu. Yeni yasama yılının ülke ve Meclis için hayırlı olması temennisinde bulunan Bahçeli, Türk devlet geleneğinde istişare kültürünün önemine dikkat çekerek milli birlik ve beraberliğin korunması çağrısını yinelendi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.