SON DAKİKA

#Dezenformasyon

HABER DEĞER - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DMM'den uyarı: "Hiçbir kirli plan amacına ulaşamayacak" Haber

DMM'den uyarı: "Hiçbir kirli plan amacına ulaşamayacak"

"Psikolojik harekat" girişimlerine karşı tedbirler alınıyor Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), son günlerde artış gösteren ve toplumsal birlik ile huzur ortamını hedef alan odaklara yönelik kritik bir uyarı yayımladı. DMM, dış kaynaklı ve maksatlı bir "psikolojik harekat" yürütülmeye çalışıldığını belirterek, bu tür girişimlere karşı gerekli adli ve idari süreçlerin işletildiğini ve ilgili kurumların kesintisiz tedbirler aldığını kaydetti. Vatandaşlara "Resmi açıklamalara itibar edin" çağrısı Art niyetli içeriklere ve kaynağı belirsiz paylaşımlara karşı vatandaşların dikkatli olması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada şu ifadeler yer aldı: "Milletimizin engin feraseti ve sağduyusu, devletimizin kararlı duruşu karşısında hiçbir kirli plan ve odak amacına ulaşamayacaktır. Vatandaşlarımızın, art niyetli içeriklere karşı hassas olması, kaynağı belirsiz paylaşımlara geçit vermeyerek, yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesi büyük önem taşımaktadır." Son günlerde ülkemize yönelik toplumsal birliği, kardeşlik ve huzur iklimini hedef alan, dış kaynaklı ve maksatlı bir psikolojik harekât stratejisinin devreye sokulmaya çalışıldığı tespit edilmiştir. Birlik ve beraberliğimize kasteden, asılsız iddialarla dezenformasyon ve… pic.twitter.com/mpr2pEW03L — Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) August 24, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İletişim Başkanı Duran: "Dezenformasyon küresel bir risk" Haber

İletişim Başkanı Duran: "Dezenformasyon küresel bir risk"

Ankara'da gerçekleştirilen "Dijital Çağda Kamu İletişimi Programı"nda katılımcılara hitap eden İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijitalleşme sürecinin devlet yönetimi üzerindeki stratejik etkilerine dikkat çekti. Tarihi ve köklü bir dönüşüm sürecinden geçildiğini ifade eden Duran, bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasıyla birlikte doğru ve güvenilir bilginin korunmasının kritik bir hale geldiğini belirterek, "İletişim kanallarını açık tutmak zorundayız. Türkiye'de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı var. Bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Bilgi saniyeler içinde milyonlara ulaşabiliyor" dedi. "Dezenformasyon ekonomik istikrarı hedef alıyor" Dezenformasyonun yalnızca teknik tedbirlerle engellenemeyeceğini, bunun vatandaşın güvenini önceleyen bir kamu kültürüyle mümkün olabileceğini dile getiren Duran, "Hakikatin korunması ise yalnızca teknik tedbirlerle olmaz. Vatandaşın güvenini önceleyen bir kamu kültürüyle mümkündür. 2025 Küresel Risk Raporu, en önemli kısa vadeli küresel risklerden biri olarak dezenformasyonu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında kamu iletişiminin devlet yönetiminin stratejik sütunu olduğunu vurgulayan İletişim Başkanı, "Kamu iletişimi devlet yönetiminin stratejik sütunu. Teknoloji karar sürecinde etkili. Tarihi ve köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Dezenformasyon küresel bir risk. Dezenformasyon, ekonomik istikrarı hedef alıyor" değerlendirmelerinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

'Terörsüz Türkiye' sürecinde kritik zirve: Bakan Çiftçi mülki ve kolluk amirleriyle görüşecek Haber

'Terörsüz Türkiye' sürecinde kritik zirve: Bakan Çiftçi mülki ve kolluk amirleriyle görüşecek

Türkiye'nin iç güvenlik ve toplumsal huzur gündeminde tarihi bir dönemeç olarak değerlendirilen 'çerçeve yasa'nın Meclis Genel Kurulu'nda kabul edilmesiyle birlikte, sürecin sahaya yansıtılmasına yönelik adımlar hız kazandı. Meclis iradesi ile saha yönetimi tek ekran buluşmasında İçişleri Bakanlığı GAMER Toplantı Salonu'ndan video konferans yoluyla düzenlenecek üst düzey zirve, yasamayı temsil eden Meclis iradesi ile yürütmeyi temsil eden sahadaki mülki idareyi bir araya getirecek. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un da bizzat katılarak bilgilendirmede bulunacağı toplantıda, 81 ilin valileri, emniyet müdürleri ve jandarma komutanları yer alacak. Bakanlık açıklamasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin vizyonu doğrultusunda yasal çerçeveye kavuşan sürecin bu zirveyle resmen sahaya ineceği vurgulandı. Sahadaki yol haritası Toplantıda, valilerin illerindeki sürecin en üst düzey koordinatörü ve mülkî lideri olarak görev yapacağı belirtilerek sürecin 81 ilde anlık olarak takip edilmesi, toplumsal entegrasyon, rehabilitasyon ve kamu düzeninin etkin bir şekilde ilerletilmesi sağlanacak. Aynı zamanda sahnede karşılaşılabilecek olası sorunlar, provokasyonlar ve dezenformasyon dalgalarına karşı dikkatli olunması istenirken; şehir merkezlerinde emniyet, kırsal alanda ise jandarma teşkilatının kamu düzeninin korunmasında sıfır tolerans ilkesiyle hareket edeceği vurgulandı. Güvenlik güçlerinin bir yandan provokasyonları engellerken diğer yandan vatandaşla kurulan güven bağını güçlendireceği ifade edilirken; yarın saat 15.00'te gerçekleştirilecek zirvenin, 'Terörsüz Türkiye' vizyonunun sahadaki uygulama rehberini netleştireceği ve sürecin yeni aşamasını resmen başlatacağı kaydedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan  Ahbap çıkışı: "Depremde fırsatçılık yapanlar hesap veriyor" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ahbap çıkışı: "Depremde fırsatçılık yapanlar hesap veriyor"

Konuşmasında 6 Şubat depremleri sürecinde yaşananlara ve son dönemdeki operasyonlara dikkat çeken Erdoğan, depremi kullanarak fırsatçılık yapanların ve çarpık ilişkiler kuranların adalete hesap verdiğini vurguladı. "Depremi kullanarak fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor" Şura’daki hitabında Covid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremleri döneminde yoğun iletişim saldırılarına ve sinsi operasyonlara maruz kaldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgelerin yaşananları gözler önüne serdiğini ifade etti. Erdoğan, "Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini bizlere çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor" dedi. Süreç içerisinde yaşananların hesap sorulma aşamasında olduğunu belirten Erdoğan, "Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız, ucu nereye varırsa varsın" ifadelerini kullandı. Gerilimden ve korku yaymaktan medet umanların bu imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmasına asla fırsat vermeyeceklerini kaydetti. "Olgu ve algı arasındaki makas giderek açıldı" Konuşmasında modern iletişim teknolojilerine, yapay zekâya ve sosyal medyanın rolüne değinen Erdoğan, olgu ile algı arasındaki makasın açılmasına ve dezenformasyon süreçlerine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: "Merkezinde bilgi ve informasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat, bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır. Sizlerin de çok iyi bildiği gibi günümüzde olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken kitleler, algoritma faşizmi denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışılıyor. Bu süreçte en fazla zarar gören kavram ise hiç şüphe yok ki hakikat oluyor. Oysa iletişimin temel amacı, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmaktır. Dezenformasyon ve manipülasyonun mevzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamı, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı hâline getiriyor." "Dezenformasyonla mücadeleyi millî güvenlik meselesi görüyoruz" Dezenformasyonun yanlış bilgi yaymanın ötesinde toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan asimetrik bir unsura dönüştüğünün altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz." Dijital egemenliğin ve güvenli bir iletişim altyapısının birinci öncelik olduğunu vurgulayan Erdoğan, hakikati muhafaza edemeyen hiçbir ülkenin müreffeh bir geleceği inşa edemeyeceğini sözlerine ekledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ? Haber

BİZİ SIRTIMIZDAN VURDULAR! Kim bu ADİL ÖKSÜZ?

Akademisyen kimliğini bir "kamuflaj" olarak kullanan Öksüz, darbe sürecini Ankara'daki gizli bir villada yöneterek kalkışmanın onayını Fetullah Gülen'den aldı. Akademik Maske Altında Gizli İhanet 1967 yılında Kahramanmaraş Andırın'da doğan Adil Öksüz, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi'nden mezun olduktan sonra Sakarya Üniversitesi'nde yardımcı doçent olarak görev yaptı. Çevresine "kendi halinde bir akademisyen" imajı çizen Öksüz, arka planda örgüt hiyerarşisinde çift kimlikli bir hayat sürdürüyordu. İdari ve akademik görevlerini, yurt dışı seyahatleri ve örgüt içindeki temasları için birer "paravan" olarak kullanan Öksüz, FETÖ hiyerarşisinde de yer almayı sürdürdü. "Hava Kuvvetleri İmamı" ve Gizli Villa FETÖ'nün kamu kurumlarına sızdırdığı "mahrem imamlar" yapılanmasının en kritik ismi olan Öksüz, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Hava Kuvvetleri yapılanmasından doğrudan sorumluydu.İstihbarat raporlarına göre Öksüz, doğrudan örgüt elebaşı Fetullah Gülen'den talimat alan ve Hava Kuvvetleri unsurlarını yöneten en üst düzey sivil yönetici konumundaydı.2016 Haziran ayından itibaren Ankara'da "danışmanlık merkezi" adı altında kullanılan 3 katlı bir villayı karargah haline getirdi ve Haziran ayı sonunda darbe hazırlıklarını başlattı. "Şapka" kod adlı gizli tanığın ifadeleriyle de doğrulanan süreçte, örgüt mensubu askerlerle burada darbe planlarını olgunlaştıran Öksüz, sürekli villanın katları arasında mekik dokuyarak darbeyi planlayan askerlerle kritik toplantılar düzenledi. Pensilvanya'dan Onaylı Darbe Öksüz'ün darbe öncesi seyahat trafiği, eylemin merkeziyle olan bağlantısını net bir şekilde ortaya koydu. 2016'nın Mart ve Haziran aylarında defalarca ABD'ye uçan Öksüz'ün, darbe planının son onayını almak üzere 11 Temmuz 2016'da Ankara Esenboğa'dan ABD'ye gitti. Darbeden sadece iki gün önce 13 Temmuz 2016'da Türkiye'ye döndüğü HTS kayıtları ve havalimanı verileri belgelenerek "Namık" kod adlı hainin bu trafiği, yargı dosyalarına darbe hazırlığının en somut delillerinden biri olarak girdi. Adliye Kapısından Yürüyerek Kaçtı 15 Temmuz gecesi darbenin komuta merkezi olan Akıncı Üssü'nde jandarma ekiplerince yakalanan Öksüz, üzerindeki GPS cihazına rağmen "tarla bakmaya gelmiştim" savunmasını sundu. Ancak yargı içindeki FETÖ yapılanması devreye girdi ve FETÖ yapılanması sayesinde 18 Temmuz 2016'da çıkarıldığı mahkemede adli kontrol şartıyla serbest kalan Öksüz, savcılığın itirazı da reddedilince, darbenin sivil anahtarı adliye kapısından elini kolunu sallayarak ayrıldı. Ardından Sakarya'ya geçerek kayınpederinin evinde bıraktığı aracıyla izini kaybettirdi. İhanet Zincirinde Algı Operasyonu: "Timsah" Projesi Örgüt, Öksüz'ün kaçış sürecini korumak için devasa bir algı operasyonuna imza attı. İtirafçı beyanlarına göre, MİT'ten sızdırılan şablonlarla sahte belgeler üretilerek Öksüz, "Timsah" kod adıyla MİT ajanı gibi gösterilmeye çalışılarak devletin terörle mücadelesi bulandırılmak istendi. Bu dezenformasyon faaliyetiyle, örgüt kendi militanını korumaya çalışırken, aynı zamanda devletin güvenlik birimlerine karşı algı operasyonu yürüttü. Örgüt medyası ve sosyal medya üzerinden bu sahte belgeler sistematik şekilde dolaşıma sokuldu. Firari Hainin İzinde Serbest bırakıldıktan sonra Sakarya'ya geçerek "34 SIR 49" plakalı aracını kayınpederinin garajına bırakan ve izini kaybettiren Öksüz, 10 yıldan beri beri kırmızı bültenle aranıyor. 2019'da dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Gülen yapılanmasının Hava Kuvvetleri imamı hakkında "Nerede olduğunu biliyoruz ancak açıklayamayız" demişti. Almanya'da olduğu iddia edildi ancak bilgi doğrulanmadı. Kaçmasına yardım eden kişiler ise yargılandı. 24 Ekim 2024 Perşembe günü Gülen'in cenazesinde tabutun arkasında duran bir kişi Öksüz'e benzetildi, ancak kimse emin olamadı. On yıl geçti, Adil Öksüz'le ilgili gizem hala çözülemedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.