SON DAKİKA

#Dezenformasyon

HABER DEĞER - Dezenformasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dezenformasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SGK’dan “650 bin emeklilik iptal edildi” iddialarına yanıt Haber

SGK’dan “650 bin emeklilik iptal edildi” iddialarına yanıt

Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), kamuoyunda tartışma yaratan emeklilik iptalleri iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada bazı medya kuruluşlarında yer alan “650 bin kişinin emekliliği iptal edildiği” yönündeki haberlerin yanlış yorumlandığı ve gerçeği yansıtmadığı belirtildi. 650 bin rakamı emeklilik iptali değil SGK’nın açıklamasına göre, 2021–2025 yılları arasında yürütülen denetimlerde 560 bin 540 kişi “sahte sigortalı” olarak tespit edildi. Ancak kurum bu rakamın emeklilik iptali anlamına gelmediğini özellikle vurguladı. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Söz konusu yüksek rakamlar yalnızca sahte sigortalı olarak bildirilen kişi sayısını ifade etmektedir. Bu veriler emekliliği iptal edilen kişi sayısını göstermemektedir.” Gerçek iptal sayısı açıklandı Kurum tarafından yapılan incelemelerde emekliliği iptal edilen toplam kişi sayısının 12 bin 209 olduğu bildirildi. SGK’nın paylaştığı verilere göre iptallerin dağılımı şöyle: 4/a (SSK) kapsamında: 9 bin 304 kişi 4/b (Bağ-Kur) kapsamında: 2 bin 905 kişi Dezenformasyon uyarısı SGK, sosyal medyada ve bazı haberlerde yayılan yanlış bilgilerin kamuoyunda kafa karışıklığına yol açtığını belirterek yurttaşlara resmi açıklamaları takip etmeleri çağrısında bulundu. Kurum açıklamasında şu uyarıya yer verdi: “Vatandaşlarımızın doğru bilgiye ulaşmak için kurumumuzun resmi internet sitesi ve sosyal medya hesaplarından yapılan açıklamaları dikkate almaları önem arz etmektedir.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dışişleri’nden Ege Adaları mesajı: Oldubittilere izin vermeyeceğiz! Haber

Dışişleri’nden Ege Adaları mesajı: Oldubittilere izin vermeyeceğiz!

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Ege Adaları’nın silahsızlandırılmış statüsüne ilişkin son günlerde yapılan açıklamalar hakkında değerlendirmede bulundu. Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bazı çevrelerin iddialarını “gayriciddi, talihsiz ve zamansız” olarak nitelendirdi. Keçeli, 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Barış Antlaşması çerçevesinde Doğu Ege Adaları ile Oniki Adalar’ın gayriaskeri statüsünün uluslararası hukuk açısından açık ve tartışmaya kapalı olduğunu belirtti. “Mesnetsiz iddialar” Açıklamada, bölgede yaşanan gelişmeleri fırsat bilerek Türkiye ile NATO müttefiki Yunanistan arasındaki ilişkileri germeye çalışan bazı çevrelerin yeni bir “oldubitti girişimi” içinde olduğunun görüldüğü ifade edildi. Keçeli, Türkiye’yi revizyonizmle suçlayan çevrelerin uluslararası hukuka aykırı şekilde atacakları adımların “yok hükmünde” olacağını vurguladı. KKTC vurgusu Açıklamada ayrıca Kıbrıs meselesine de değinildi. Kıbrıslı Türklerin güvenliğinin Türkiye’nin garantörlüğü ve desteğiyle sağlandığı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin desteğiyle kendi güvenliğini sağlamaya muktedirdir.” “Sağduyu çağrısı” Keçeli açıklamasının sonunda, Türkiye aleyhine dezenformasyon yapıldığını savunan çevrelere seslenerek şu mesajı verdi: “Oldubittilere izin vermeyeceğimizi bir kez daha hatırlatıyor, herkesi sağduyuya davet ediyoruz.” Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin bölgede barış ve istikrarın korunmasına bağlılığını sürdürdüğünü de vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

9 Şubat’ta küresel elektrik kesintisi iddiası: Gerçek mi, yapay zeka mı? Haber

9 Şubat’ta küresel elektrik kesintisi iddiası: Gerçek mi, yapay zeka mı?

Son günlerde sosyal medyada hızla yayılan bir video, dünya genelinde 9 Şubat 2026’da üç gün sürecek büyük bir elektrik kesintisi yaşanacağı iddiasını gündeme taşıdı. Paylaşımlarda, bu senaryonun “The Simpsons” dizisinde önceden işlendiği öne sürüldü. Ancak yapılan incelemeler, söz konusu görüntülerin gerçek olmadığını gösterdi. Görüntüler yapay zeka ile üretilmiş İddiaya konu olan kesitin, diziye ait gerçek bir sahne olmadığı ve yapay zeka teknolojisi kullanılarak oluşturulduğu belirlendi. Görüntüyü ilk paylaşan hesabın da içeriğin yapay zeka üretimi olduğunu kabul ettiği aktarıldı. “Eğlence amaçlı” notu dikkat çekti Videonun açıklama bölümünde yer alan ifadelerde, içeriğin yalnızca eğlence ve eğitim amacıyla hazırlandığı belirtildi. Buna rağmen görüntüler kısa sürede farklı platformlarda bağlamından koparılarak paylaşıldı ve geniş kitlelerde endişe yarattı. Resmi bir uyarı ya da açıklama yok Küresel ölçekte planlanan veya beklenen bir elektrik kesintisine ilişkin herhangi bir resmi kurumdan yapılmış açıklama bulunmuyor. Uzmanlar, özellikle kriz ve felaket senaryoları içeren içeriklerin doğruluğu teyit edilmeden paylaşılmaması gerektiğini vurguluyor. Dijital çağın yeni riski: Yapay zeka kaynaklı dezenformasyon Uzmanlara göre yapay zeka ile oluşturulan gerçekçi görüntüler, yanlış bilgilerin çok daha hızlı yayılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların, özellikle büyük felaket iddialarında güvenilir kaynaklara başvurmaları ve şüpheli içeriklere temkinli yaklaşmaları öneriliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

"Ankara susuz değil, dezenformasyon yapılıyor" Haber

"Ankara susuz değil, dezenformasyon yapılıyor"

Son günlerde Ankara’da su kesintisi yaşandığına dair çıkan haberler üzerine basın toplantısı düzenleyen ABB Başkanı Mansur Yavaş, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti. Kent genelinde suyun kesilmediğini vurgulayan Yavaş, yapılan haberleri “dezenformasyon” olarak nitelendirdi ve bu paylaşımlarla ilgili suç duyurusunda bulunacaklarını açıkladı. “Dezenformasyon yapanların hepsini savcılığa vereceğiz” Mansur Yavaş, bazı siyasetçilerin ve televizyon yorumcularının gerçeği çarpıttığını söyleyerek, su tasarrufu çağrısı yapan ancak yüksek miktarda su tüketen isimlerin verilerinin ellerinde olduğunu dile getirdi. Yavaş, “Televizyonlarda bağırıp çağıranlar aylık ortalama 20 metreküp su kullanıyor, sosyal medyada bağıran birinin evinde ise 37 metreküp su tüketildiğini görüyoruz. Bunların tamamını dezenformasyondan savcılığa vereceğiz” dedi. “Kuraklık küresel, Ankara da etkileniyor” Açıklamasında kuraklık sorununa da değinen Yavaş, yaşanan sürecin sıradan bir kuraklık olmadığını ifade etti. Akdeniz Havzası’nın dünyanın en hızlı kuruyan bölgelerinden biri haline geldiğini söyleyen Yavaş, bu tablonun Elazığ, Konya, Kayseri ve Ankara’yı doğrudan etkilediğini belirtti. Ankara’nın tarihinin en kurak dönemlerinden birini yaşadığını vurgulayan Yavaş, nüfus artarken barajlara gelen su miktarının azaldığını dile getirdi. DSİ’ye uyarı yapıldı, yanıt gelmedi Yavaş, Devlet Su İşleri’ni daha önce uyardıklarını belirterek, 2029 yılında Ankara’da kuraklık olmasa dahi mevcut nüfusla su sıkıntısı yaşanacağına dair rapor hazırladıklarını, ancak bu rapora resmi bir yanıt alamadıklarını söyledi. “Amaç CHP’li belediyeleri başarısız göstermek” Yavaş, su kesintileri üzerinden CHP’li belediyelere yönelik bir algı operasyonu yürütüldüğünü savunarak, “Amaç, ‘CHP’li belediyeler şehri susuz bıraktı’ algısını oluşturmak. Oysa Türkiye’nin birçok kentinde su sıkıntısı yaşanıyor” ifadelerini kullandı. Belediye Meclisi’nde yaptığı yoklamada, yalnızca yedi kişinin su kesintisi yaşadığını söylediğini aktaran Yavaş, kesintilerin sınırlı bölgelerde ve geçici olduğunu vurguladı. İsim vermeden Melih Gökçek’e sert eleştiri Eski ABB Başkanı Melih Gökçek’i isim vermeden eleştiren Yavaş, “Hiç tasarruf yapmamışlar. Su tasarrufu çağrısı yapıp kendi evinde aylık 37 ton su kullananlar var. Bir ton bile kısmamışlar, muhtemelen bahçelerini suluyorlar” dedi. Yavaş’ın “Kadı defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş” sözleri dikkat çekti. “Ankara halkı susuz bırakılmadı” ASKİ’nin günlük su verme kapasitesinin 1 milyon 240 bin metreküp olduğunu belirten Yavaş, bugüne kadar bu rakamın altına düşülmediğini söyledi. Yüksek kesimlerde zaman zaman yaşanan su sıkıntıları için yurttaşlardan özür dileyen Yavaş, Ankara’nın büyük bölümünde su sorunu bulunmadığını vurguladı. Basın toplantısını “Ankara’da şu an genel bir su problemi yok” sözleriyle tamamlayan Mansur Yavaş, yurttaşları resmi açıklamalar dışındaki iddialara itibar etmemeye çağırdı.

“BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına yalanlama Haber

“BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına yalanlama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, bazı sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan “COVID-19 salgını sürecinde Türkiye’ye BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğu ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon içerdiği vurgulandı. BioNTech aşılarının doğrudan firmadan temin edildiği açıklandı Yapılan açıklamada, COVID-19’a karşı geliştirilen BioNTech mRNA aşılarının klinik kullanım amacıyla doğrudan BioNTech SE firmasından temin edildiği belirtildi. Aşıların, Mart 2021 tarihinden itibaren salgının son dönemlerine kadar mevzuata uygun şekilde tedarik edilerek Türkiye toplumunun kullanımına sunulduğu ifade edildi. Acil kullanım onayı uluslararası bilimsel kriterlere dayanıyor Açıklamada, salgın gibi küresel halk sağlığı acil durumlarında aşı ve ilaçların temininde “Acil Kullanım Ön Onayı” mekanizmasının dünya genelinde uygulandığı hatırlatıldı. BioNTech mRNA aşılarının da Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası bilimsel otoritelerin değerlendirmeleri esas alınarak, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından temin edildiği ve uygulandığı bilgisi paylaşıldı. Aşılama sürecinin bilimsel ve hukuki çerçevede yürütüldüğü vurgulandı Pandemi boyunca yürütülen tüm aşılama faaliyetlerinin, insan sağlığının korunması önceliğiyle, bilimsel kriterler, şeffaflık ilkesi ve hukuki mevzuat çerçevesinde titizlikle gerçekleştirildiği belirtildi. Yetkililer, sürecin ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürütüldüğünün altını çizdi. Kamuoyuna dezenformasyon uyarısı yapıldı İletişim Başkanlığı, teknik ve hukuki bağlamından koparılarak dolaşıma sokulan, yanıltıcı ve gerçek dışı iddialara itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, Türkiye toplumunun doğru ve güvenilir bilgiye erişiminin önemine dikkat çekildi ve yurttaşlara resmî kaynakları takip etme çağrısı yapıldı.

Çin’den AB’ye: İnsan hakları konusunda öğretmen gibi davranamazsınız! Haber

Çin’den AB’ye: İnsan hakları konusunda öğretmen gibi davranamazsınız!

Pekin: Açıklama yalan ve dezenformasyon dolu Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, Avrupa Birliği’nin Çin’deki heyeti tarafından yayımlanan insan hakları açıklamasını hedef alarak, metnin “gerçekleri görmezden gelen, kötü niyetli bir karalama kampanyası” olduğunu savundu. Guo, açıklamanın hem Çin’in içişlerine hem de yargı egemenliğine müdahale niteliği taşıdığını belirtti. Pekin’in açıklamaya “kararlılıkla karşı çıktığını” ifade eden sözcü, AB’nin uluslararası hukuk ilkelerini ihlal ettiğini öne sürdü. “Çin insan haklarında tarihi ilerlemeler kaydetti” Bakanlık sözcüsü, Çin hükümetinin insan haklarının geliştirilmesine büyük önem verdiğini savunarak, ülkenin “ulusal koşullarına uygun özgün bir insan hakları modeli” ortaya koyduğunu söyledi. Guo, Xinjiang, Xizang (Tibet) ve Hong Kong’un Çin’in iç meselesi olduğunu vurgulayarak, hiçbir dış gücün bu alanlara müdahale hakkı olmadığını yineledi. Bu bölgelerde “toplumsal istikrarın sağlandığını, ekonomik kalkınmanın sürdüğünü ve insanların yaşam koşullarının iyileştiğini” ifade etti. “Çin Anayasası ifade ve din özgürlüğünü güvence altına alıyor” Guo Jiakun, Çin Anayasası’nın yurttaşların temel haklarını koruduğunu belirterek, “hukukun üstünlüğünün uygulandığını ve yasalar önünde herkesin eşit olduğunu” söyledi. Sözcü, insan haklarının “yasadışı faaliyetlerde bulunan kişiler için bir kalkan olarak kullanılamayacağını” savundu. AB’ye sert suçlamalar: Irkçılık, göçmen ihlalleri, ifade kısıtlamaları Guo, AB’nin kendi insan hakları sicilinde ciddi sorunlar bulunduğunu da öne sürdü. AB’de: Irk ayrımcılığının arttığını, Göçmen ve mülteci haklarının ihlal edildiğini, İfade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların çoğaldığını, Dini nefrete göz yumulduğunu iddia eden Guo, bu nedenle AB’nin “insan hakları konusunda öğretmenlik yapacak konumda olmadığını” söyledi. “İnsan haklarını siyasallaştırmayı bırakın” Çin, AB’ye “insan hakları konusunu araçsallaştırmayı ve bu bahaneyle diğer ülkelerin içişlerine müdahale etmeyi bırakma” çağrısı yaptı.

Maduro rejimi için yolun sonu mu? Eski sağ kolundan Trump'a şok mektup! Haber

Maduro rejimi için yolun sonu mu? Eski sağ kolundan Trump'a şok mektup!

Hücresinden gönderdiği mektupla itiraflara başladı: Hizbullah ve FARC bağlantısı Kamuoyunda "El Pollo" lakabıyla tanınan Hugo Armando Carvajal Barrios, kaleme aldığı mektupta Venezuela askeri istihbaratına liderlik ettiği yıllara dair kan donduran iddialarda bulundu. Yüksek rütbeli devlet yetkililerinin uyuşturucu kaçakçılığı operasyonlarını bizzat koordine ettiğini öne süren Carvajal, Maduro yönetiminin FARC, ELN, Küba istihbarat ajanları ve Hizbullah üyeleriyle kirli ittifaklar kurduğunu belirtti. İddiaya göre bu yapılanma, Venezuela içindeki yasa dışı faaliyetlerin yanı sıra ABD’ye uzanan kokain güzergahlarını da kontrol ediyor ve elde edilen gelirle siyasi istihbarat operasyonlarını finanse ediyor. Seçim manipülasyonu iddiası ve 'suç yapılarını' deşifre etme sözü Eski istihbarat şefi, itiraflarını sadece uyuşturucu ticaretiyle sınırlı tutmayarak seçim güvenliği konusuna da değindi. Chavez yönetimi döneminde elektronik oylama sistemlerinin denetlendiğini veya etkilenmiş olabileceğini savunan Carvajal, "Smartmatic" şirketini örnek göstererek rejimin casusluk ve dezenformasyon faaliyetlerini teşvik ettiğini öne sürdü. Elindeki bilgilerin Venezuela devlet aygıtına sızmış "suç yapılarını" çökertmeye yeteceğini iddia eden Carvajal, ABD yetkililerine yeni belgelerle ifade vermeye hazır olduğunu vurgulayarak Washington'a açık bir iş birliği çağrısında bulundu. Washington'da yankılandı: Marco Rubio'dan 'sert yanıt' çıkışı Carvajal’ın mektubu, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Maduro hükümetine yönelik baskı politikasını sertleştirdiği bir döneme denk geldi. Mektuba doğrudan atıf yapmasa da Rubio, Washington'un Maduro'nun vaatlerine artık güvenemeyeceğini belirterek Bolivarcı rejimin uyuşturucu kaçakçılığıyla olan bağlarına dikkat çekti. Venezuela'daki yönetimin "sürekli söz tutmama" modeline karşı ABD'nin daha sert bir yanıt vermesi gerektiğini savunan Rubio'nun bu çıkışı, Caracas üzerindeki uluslararası baskının dozunun artacağının sinyali olarak yorumlandı. Sır küpü 'El Pollo' kimdir? Chavez'in sağ kolundan muhalifliğe uzanan yol Hugo Chavez döneminde 2004-2011 yılları arasında Askeri Karşı-İstihbarat Müdürlüğü'nü (DGCIM) yöneten Carvajal, uzun yıllar rejimin en sadık isimlerinden biri ve güvenlik aygıtının kilit figürü olarak görüldü. Ancak 2019 yılında rejimle ipleri kopararak muhalefet lideri Juan Guaido’yu desteklediğini açıkladı. ABD tarafından uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla aranan ve başına ödül konulan Carvajal, İspanya'da yakalanıp 2023 yılında ABD'ye iade edildi. Şu anda "kokain ithal etme planı yapma" ve "yabancı militan gruplara maddi destek sağlama" suçlamalarıyla yargılanan eski şefin itirafları, bölgedeki dengeleri değiştirebilecek nitelikte görülüyor.

Türk Devletleri Teşkilatı Medya Bakanları Bakü'de buluştu Haber

Türk Devletleri Teşkilatı Medya Bakanları Bakü'de buluştu

Azerbaycan’ın ev sahipliğinde Bakü’de düzenlenen TDT Medya ve Enformasyon Toplantıları, Türk dünyasında dezenformasyonla mücadele, medya iş birliği ve ortak stratejilerin güçlendirilmesine odaklandı. Türkiye adına toplantıya Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi katıldı. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Medya ve Enformasyondan Sorumlu Bakanlar 7. Toplantısı ile 12. Çalışma Grubu Toplantısı, 27–28 Kasım tarihlerinde Bakü’de gerçekleştirildi. Türkiye’yi toplantılarda Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi başkanlığındaki heyet temsil etti. İletişim Başkanlığı'ndan aktarılan habere göre Azerbaycan Medya Kalkınma Ajansı Başkanı Ahmet İsmayılov ev sahipliğinde yapılan toplantıya Kazakistan, Özbekistan ve Kırgızistan’dan üst düzey temsilciler ile KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ve TDT Genel Sekreter Yardımcısı Ömer Kocaman da katıldı. “TDT DEZENFORMASYONA KARŞI ORTAK PLATFORMUMUZDUR” Toplantının açılışında konuşan İsmayılov, medya alanında iş birliğinin önemine dikkat çekerek TDT’yi "dezenformasyon ve hibrit tehditlere karşı ortak mücadele platformu" olarak gördüklerini ifade etti. TDT Genel Sekreter Yardımcısı Kocaman ise bilginin modern dünyada stratejik bir güç olduğunu belirterek, ortak medya söylemi ve güvenilir bilgi ekosistemi oluşturmanın gerekliliğini vurguladı. Türkiye adına konuşan İletişim Başkan Yardımcısı Ferhat Pirinççi, toplantıların Türk devletleri arasındaki iletişim ve medya iş birliği açısından stratejik önem taşıdığını belirtirken, Türk dünyasının tarih, kültür ve dil ortaklığının, küresel ölçekte ancak güçlü bir iletişim ağıyla daha görünür olabileceğini söyleyerek şu değerlendirmelerde bulundu. “Medya iş birliği artık sadece haber paylaşımından ibaret değil; yanlış bilginin etkisiz hâle getirilmesi, ortak değerlerin savunulması ve doğru bilginin dolaşımını da kapsıyor.” diyen Pirinççi, “Dezenformasyonla mücadelede teknik kapasite paylaşımı, ortak dijital platformlar ve medya çalışanlarının karşılıklı eğitimleri kritik öneme sahip.” dedi. Pirinççi ayrıca UNESCO’nun 15 Aralık’ı “Dünya Türk Dili Ailesi Günü” ilan etmesini Türk dünyası için önemli bir kazanım olarak nitelendirdi. ÜYE ÜLKELERDEN ORTAK PROJE VE İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI Toplantıda söz alan Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve KKTC temsilcileri de medya alanında ortak projelerin artırılması, yapay zekâ etiği, veri koruması, belgesel yapımları ve çocuklara yönelik içerikler gibi birçok alanda iş birliğine hazır olduklarını belirtti. Toplantı sonunda, 2026 yılı Enformasyon Eylem Planı ile toplantı bildirisi kabul edildi. Bir sonraki TDT Medya Bakanları Toplantısı’nın Kazakistan’da yapılması kararlaştırıld

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.