SON DAKİKA

#Dijital Dönüşüm

HABER DEĞER - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzocam 2025’i yüzde 55’lik ciro artışıyla kapattı Haber

İzocam 2025’i yüzde 55’lik ciro artışıyla kapattı

İzocam, 2025 yılını geçtiğimiz yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Şirket, gü çlü satış performansı, ihracat ivmesi ve dijital dönüşüm yatırımlarıyla sektördeki liderliğini pekiştirdi. Türkiye yalıtım sektörünün lider markası İzocam, 60. kuruluş yıldönümünü kutladığı 2025 yılını satış hacmi ve üretimde elde ettiği başarıların sonucu olarak, bir önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla geride bıraktı. Son aylarda elde ettikleri güçlü performansın, yıl boyunca sürdürdükleri stratejik çalışmaların sonuçlarını net biçimde ortaya koyduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Firmamız açısından satış hacmi ve üretim açısından oldukça verimli ve başarılı bir dönem olarak tamamladığımız 2025 yılını, önceki yıla göre yüzde 55’lik bir ciro artışıyla kapattık. Camyünü ve taşyünü ürün gruplarımızda tonaj bazında rekor seviyelere ulaşmış bulunmaktayız. Tekiz sandviç panel ürün grubumuz, yılın ilk yarısında sana yi sektöründeki dalgalanmaların etkisiyle yıla zayıf başlamış olsa da ikinci yarıda önemli proje kazanımlarıyla kapasitesini doldurmuş ve yılsonu hedeflerimize ulaşmıştır. Özellikle taşyünü panel grubunda pazar liderliğimizi sürdürmekte, birçok büyük projede tercih edilmekteyiz. Mekanik izolasyon tarafında ise kauçuk izolasyon malzemeleri, camyünü ve taşyünü boru ürünlerinde pazar payımızı artırırken; XPS ve EPS ürün gruplarımızda da projelerdeki varlığımızı geçtiğimiz yıla göre yüzde 20’nin üzerinde artırmış bulunmaktayız. 2025 yılı aynı zamanda şantiye ve projelere daha fazla odaklandığımız bir yıl olmuştur. Deprem bölgesindeki yeniden yapılanma çalışmalarıyla birlikte, sanayi ve bina inşaat projelerini yakından takip etmekteyiz” diye konuştu. İzocam olarak 2025 yılında iç pazardaki güçlü performanslarına paralel olarak, ihracat pazarlarında da önemli bir ivme yakaladıklarını aç ıklayan Murat Savcı, “2024 yılına göre dolar bazında yaklaşık yüzde 30’luk bir ihracat artışı sağlamış bulunmaktayız. Bu artışta özellikle camyünü ve sandviç panel ürün gruplarımız öne çıkmaktadır. Ortadoğu ve Ukrayna’daki jeopolitik gelişmeler bazı bölgelerde satışlarımızı etkilese de Avrupa’da yeni pazarlara girişlerimiz ihracattaki başarımızı olumlu şekilde desteklemiştir” dedi. 2026’DA KAPASİTE ARTIŞI, DİJİTALLEŞME VE İHRACATTA GÜÇLÜ HEDEFLER 2026 yılına yönelik hedeflerinin; kapasite büyümesi, ihracat artışı, dijitalleşme ve sürdürülebilirlik alanlarında yakaladıkları güçlü ivmeyi devam ettirmek olduğunu belirten İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, “Hem ülkemizin enerji verimliliği hedeflerine hem de yeşil dönüşüm politikalarına katkı sunmayı, çevreye duyarlı üretim yaklaşımımızı güçlendirmeyi ve sektörümüzdeki liderliğimizi daha da ileri taşım aya kararlıyız. Enerji verimliliği yüksek binaların Türkiye’nin geleceğinde kritik rol oynayacağına olan inancımızla; ülkemizin sürdürülebilir yarınları için değer üretmeye devam edeceğiz” diye konuştu. Kayseri’de kurulu bulunan yeni üretim tesislerinin tam kapasiteyle devreye girmesiyle birlikte üretim maliyetlerinin azalmasını, kârlılığın artmasını ve ihracatın güçlenmesini beklediklerini vurgulayan Murat Savcı, “Kayseri tesisimizden İzocam ürün portföyünün tamamını sevk ederek lojistik verimliliğimizi artırmayı hedeflemekteyiz. Tarsus camyünü tesisimizde ise ürün portföyümüzü iyileştirme ve yeni ürün geliştirme çalışmalarımız sürdürülmektedir. XPS ürün grubunda yapılacak geliştirmelerle de perakende pazarında ve proje bazlı kullanımlarda rekabet gücümüzü daha da yükseltmeyi amaçlamaktayız. Aynı zamanda 2026 yılında ‘Kazandıran İzocam’ sadakat programımızı daha da yaygınla? ?tırmayı, tali bayilerimize yönelik yeni yazılım altyapımızı devreye almayı ve dağıtım kanalı etkinliğimizi artırmayı planlamaktayız” şeklinde konuştu. İKİZ DÖNÜŞÜM STRATEJİSİ: DİJİTALLEŞME VE SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK BİR ARADA Sürdürülebilir gelecek için inovasyon ve çevre odaklı yatırımlarının da kararlılıkla devam ettiğini ifade eden Murat Savcı, “Yapay zekâ uygulamalarımız iş süreçlerimizi hızlandırarak verimliliğimizi artırmakta; sıfır atık projelerimiz sürdürülebilir kalkınmanın güçlü halkalarından biri hâline gelmektedir. Dijitalleşme ve çevresel sürdürülebilirliği eş zamanlı olarak kapsayan ’ikiz dönüşüm’ vizyonumuz ile hem sektörümüzün rekabetçiliğini artıran hem de gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmayı amaçlayan bütünsel bir yaklaşım sergilemekteyiz” dedi. Dijitalleşmenin, tüm sektörlerde olduğu gibi yalıtım sektöründe de hızl? ? bir dönüşüme etki ettiğini belirten Murat Savcı, “İzocam olarak, bu kapsamda 2020 yılında en modern ERP (kurumsal kaynak planlama) sistemine geçerek altyapımızı yeniledik, iş süreçlerimizi daha verimli ve entegre bir yapıya taşıdık. 2021’de devreye aldığımız veri analitiği çözümleriyle karar süreçlerimizi güçlendirdik ve aynı dönemde başlattığımız RPA (robotik süreç otomasyonu) projeleriyle birçok süreci otomatize ederek verimliliğimizi artırdık. 2022’de hayata geçirilen yapay zekâ tabanlı satış ve maliyet tahminleri ile fiyat önerileri sunan projemiz ise sektörde öncü bir adım olmuştur. 2023’te müşteri ilişkileri yönetimimizi daha güçlü bir zemine taşırken, 2024’te başlattığımız projelerle üretim ve enerji verilerinin anlık takibini sağlamaya başladık. Dijitalleşme yatırımlarımızın önemli bir parçası olarak, 2024 yılından bu yana tüm İzocam tesislerinde kullanılan ‘Endüstriyel e -Tools App’ ile manuel kontrol süreçlerini tamamen dijital ortama taşıdık. Arıza analizi, iş güvenliği gözlemleri, geliştirme projeleri ve risk analizleri gibi kritik bilgiler artık anlık olarak mobil cihazlardan sisteme aktarılabilmektedir. Bu sayede hem kâğıt tüketimi azalmış hem de sahadan bilgi akışı hızlanarak ortak veri depolama süreçleri daha etkin hale gelmiştir” diye konuştu. Bu çerçevede 2025 yılında da teknoloji yatırımlarını artırarak, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini dijital dönüşümle birleştirdiklerini belirten Murat Savcı, “Tarsus camyünü üretim tesisimizde devreye aldığımız Metriks Üretim Yönetim Sistemi ile üretim hattındaki tüm kritik proses parametrelerini (sıcaklık, basınç, enerji tüketimi, devir vb.) otomatik olarak toplayıp analiz etmeye başladık. Operatörlere anlık yönlendirme sağlayan bu dijital platform, kalite ve verimliliği artıran önemli bir adım olmuş ; Tarsus’taki başarılı uygulamanın önümüzdeki dönemde tüm tesislere yaygınlaştırılması planlanmaktadır. Gebkim tesisimizde hayata geçirilen XPS Tartım Otomasyonu ise hammadde verimliliğinde önemli bir adım olmuştur. Dijital tartım sistemi sayesinde ürünlerimiz paketleme öncesi online ölçülmekte ve reçetesinde yer alan oranlarda hammadde kullanılarak ürünlerin istenilen standartta üretimi sağlanmaktadır” dedi. Enerji verimliliği, atık yönetimi ve karbon ayak izi konularında elde ettikleri tüm bu kazanımların, attıkları dijitalleşme adımlarının olumlu sonuçlarını somut bir şekilde ortaya koyduğunu söyleyen Murat Savcı, orta vadede, yapay zeka uygulamalarını tüm iş süreçlerine entegre etmeyi, fabrikalarında dijitalleşmeyi artırmayı ve siber güvenlik altyapılarını güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK ODAKLI ÜRETİM VE GELECEĞE YATIRIM Yapay zeka projeleriy le iş süreçlerini dönüştürürken, çevreye duyarlı yaklaşımlarıyla da sektöre örnek olduklarını dile getiren İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “İzocam ürünlerimiz en az yüzde 30 oranında geri dönüştürülmüş malzeme içerirken, camyünü ürünlerinde bu oran yüzde 80’e kadar çıkmaktadır. Döngüsel ekonomi vizyonunu üretim süreçlerimize entegre ederek her bir ürünümüzde çevre dostu ve sağlıklı çözümler sunmayı, karbon ayak izimizi azaltmayı hedeflemekteyiz. Bu hedef doğrultusunda attığımız en önemli adımlardan biri, 2023 yılı sonunda hayata geçirdiğimiz ‘Zero Waste to Landfill’ (Düzenli Depolamaya Sıfır Atık) projesi olmuştur. Türkiye’de yasal bir zorunluluk olmamasına rağmen başlattığımız bu proje ile proses hurdalarının enerji üretiminde kullanılmasına, geri dönüştürülebilir atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına ve geri dön? ?ştürülemeyen atıkların alternatif sektörlerde enerji kaynağı olarak değerlendirilmesine odaklanmaktayız. Ayrıca 2022’den bu yana uyguladığımız WCM (World Class Manufacturing) vizyonu ile tesislerimizde çevresel etkiyi en aza indiren, enerji tüketimini azaltan ve CO₂ salımını düşüren projeler hayata geçirmekteyiz. Sürdürülebilirlik vizyonumuz tesis yatırımlarımızla da güçlenmektedir. Tarsus tesisimizde elyaf makinelerinde kompresör verimliliği ve hurda geri kazanım projeleri devam etmektedir. 2024’te başlattığımız ürün tipi ve proses bazlı enerji tüketim hesaplamaları ile de enerji tüketimimizi daha etkin yöneterek; her aşamada izlenebilir ve sürdürülebilir bir enerji yönetimi sağlamaktayız. Ayrıca hatlarımızda yaptığımız modernizasyonlar ile kapasite artışları sağlanmış; dijital operasyon izleme ve yönetim sistemi devreye alınmıştır. Bu dijital operasyon izleme ve yönetim sisteminin önümüzde ki dönemde diğer tesislere de aktarılması planlanmaktadır.”

Nilüfer’in sorunlarına gençlerden yapay zeka destekli çözümler Haber

Nilüfer’in sorunlarına gençlerden yapay zeka destekli çözümler

Nilüfer Belediyesi’nin “Yazılım Kampları” projesi kapsamındaki adımı olan “Nilüfer Yapay Zeka Hackathonu” başladı. Pancar Deposu’nda bir araya gelen gençler, 24 saatlik kesintisiz maratonda kentin çöp toplama rotalarından tesis doluluk oranlarına kadar birçok soruna akıllı çözümler üretecek. Nilüfer Belediyesi, kentin dijital dönüşüm süreçlerine gençleri dahil etmek amacıyla başlattığı “Yazılım Kampları” projesinin startını verdi. Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Yapay Zeka Topluluğu iş birliğiyle düzenlenen “Nilüfer Yapay Zeka Hackathonu”, Nilüfer Pancar Deposu’nda başladı. Yaklaşık 40 yazılımcı gencin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte ekipler, belediyecilik hizmetlerinde verimliliği artıracak projeler geliştirmek için yarışıyor. Etkinliğin açılışına Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Yalçın Işıkyıldız ve çok sayıda öğrenci katıldı. “Gençleri karar ortağı olarak görüyoruz” Açılışta konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, kendisinin de bilişim sektöründen gelen biri olduğunu hatırlatarak, dijitalleşme vizyonuna verdikleri önemi vurguladı. Seçim döneminde vaat ettikleri “yazılım kampları” projesini hayata geçirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Başkan Şadi Özdemir, kent yönetiminde gençlerin fikrine ihtiyaç duyduklarını belirterek, şunları söyledi: “Bir kentin geleceği; fikri olan gençlerle, üreten zihinlerle ve çözüm arayan ekiplerle kurulur. Biz Nilüfer Belediyesi olarak ihtiyaçlarımızı sadece masa başında tanımlamak yerine, bu kentin gençleriyle birlikte düşünmek istedik. Temizlikten ulaşıma kadar her alanda yapay zekanın üreteceği çözümleri sizlerle konuşmak istiyoruz. Çünkü biz gençleri birer karar ortağı olarak görüyoruz. Buradan çıkacak her fikir, her satır kod bizim için çok kıymetli bir rehber olacak.” Akıllı şehircilik için iki kritik görev BUÜ Yapay Zeka Topluluğu Başkanı Esra Tungır ise yapay zekayı toplumsal fayda odağında ele aldıklarını belirterek, gençlere ve teknolojiye verdiği destekten dolayı Nilüfer Belediyesi’ne teşekkür etti. Konuşmaların ardından Başkan Şadi Özdemir’in startı vermesiyle kodlama maratonu başladı. Genç mühendis ve yazılımcı adaylarından oluşan ekipler, etkinlik boyunca iki ana kategoride proje geliştirecek. Ekiplerden; Nilüfer Belediyesi’nin çöp toplama araçlarının rotalarını optimize ederek yakıt tasarrufu sağlayacak algoritmalar ve belediyeye ait kütüphane, spor salonu, etüt merkezi gibi mekanların anlık doluluk oranlarını takip edecek sistemler tasarlamaları bekleniyor. Pancar Deposu’nda gerçekleşen ve ekiplerin gece boyunca aralıksız çalışacağı hackathon, 28 Aralık Pazar günü sona erecek. Hazırlanan projeler; uygulanabilirlik, teknik yetkinlik ve yaratıcılık kriterlerine göre jüri tarafından değerlendirilecek ve dereceye giren takımlar ödüllendirilecek.

Platin Global 100 Ödülleri sahiplerini buldu Haber

Platin Global 100 Ödülleri sahiplerini buldu

'Türkiye'nin En Dinamik Aylık Ekonomi ve İş Dünyası Dergisi' mottosuyla 27 yılı başarıyla geride bırakan Platin, Bağımsız Pazar Araştırma Şirketi Ipsos ile birlikte yürüttüğü araştırma sonuçlarına göre Türkiye'nin Global 100 endeksinde ülkemizi uluslararası arenada başarıyla temsil eden şirketleri bu yıl “Etki Ekonomisi” temasıyla ödüllendirdi. Platin Global 100 Ödülleri 2025, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu ve T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’ın teşrifleriyle gerçekleşti. Borsa İstanbul, Takas İstanbul, Merkezi Kayıt Kuruluşu, Turkish Airlines, Türk Telekom, Vakıfbank ve Ziraat Bankası sponsorluğunda gerçekleşen Platin Global 100 Ödülleri 24 TV'den canlı yayınlandı. Ödül töreninde, T.C. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı A. Burak Dağlıoğlu, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve Platin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bahar Akgün açıklamalarda bulundu. Sekizinci kez gerçekleşen Platin Global 100 Ödülleri’nin açılışını yapan Platin Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Bahar Akgün; “Platin Dergisi, 27 yıllık yayıncılık birikimiyle Türkiye iş dünyasının bugününe ve yarınına yön veren tematik içerikler üretmeyi amaçlayan, referans bir ekonomi ve iş dünyası yayınıdır. Bu vizyon doğrultusunda, Ipsos Türkiye iş birliğiyle hazırlanan Platin Global 100 Endeksi, üretim ve ihracat performanslarıyla küresel ölçekte öne çıkan Türk şirketlerini 8’inci kez bir araya getirmektedir. Farklı sektörlerde ülkemizi başarıyla temsil eden bu şirketler, her yıl belirlenen gelecek odaklı temalar çerçevesinde ödüllendirilmektedir. 2025 yılı itibarıyla Platin Global 100’ün odağı, ekonomik büyümeyi sosyal ve çevresel faydayla birlikte ele alan Etki Ekonomisi olmuştur. Şeffaflık, ölçülebilirlik ve hesap verebilirlik temelinde şekillenen bu yaklaşım; çıktıdan sonuca, niyetten gerçek etkiye geçişi temsil etmektedir. Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu, etki yönetimini merkezine alan şirketleri destekleyerek; sürdürülebilirliği iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası haline getiren bir ekosistemin oluşmasına katkı sağlamak hedeflenmektedir. Bu anlayışla, geleceği bugünden tasarlayan ve somut değer yaratan şirketler ödüllendirilerek Türkiye iş dünyasında etki odaklı dönüşümün yaygınlaşmasına öncülük edilmektedir.” dedi. Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu da yaptığı konuşmada;Etki Ekonomisi yaklaşımının yatırım anlayışında niteliksel bir dönüşümü ifade ettiğini belirterek, bugüne kadar yatırımların ağırlıklı olarak büyüklüğü üzerinden değerlendirildiğini, gelinen noktada ise yatırımların nasıl bir ekonomik, sosyal ve çevresel etki yarattığının da en az bu kadar önemli hale geldiğini vurguladı. Etki ekonomisinin; sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda şeffaflık, ölçülebilirlik ve hesap verebilirlik ilkelerini güçlendiren bütüncül bir çerçeve sunduğunu ifade etti. Dağlıoğlu ayrıca, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi ve Milli Enerji ve Maden Politikası gibi stratejik adımlarla küresel yatırım ekosisteminde yalnızca bir yatırım merkezi değil, yön veren bir aktör konumuna ilerlediğine dikkat çekti. Etki yatırımı, sosyal etki analizi ve etki odaklı fon mekanizmalarının Türkiye’de hızla geliştiğini belirten Dağlıoğlu, önümüzdeki dönemde bu alanlara ayrılan finansal kaynakların artacağını ve etki odaklı yaklaşımın yatırım ekosisteminin kalıcı bir unsuru haline geleceğini ifade etti. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, sekizinci kez düzenlenen Platin Global 100 Ödül Töreni'nde açıklamalarda bulundu. “Küresel ekonominin jeopolitik gerilimler, ticaret savaşları, dijitalleşme ve iklim değişikliği gibi çok boyutlu sınamalarla önemli bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirtti. Uluslararası kuruluşların büyüme beklentilerinde sınırlı yukarı yönlü revizyonlar yapmasına rağmen küresel büyümenin tarihsel ortalamaların altında seyrettiğine dikkat çeken Bakan, tüm bu zorluklara rağmen Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesi ve ihracat gücüyle pozitif ayrışmayı başardığını ifade etti. Bolat, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında da kesintisiz büyümesini sürdürdüğünü vurgulayarak, nominal GSYH’nin 1,5 trilyon doların üzerine çıkarak rekor seviyeye ulaştığını, mal ihracatının yıllıklandırılmış bazda 270 milyar dolar seviyesini yakaladığını, hizmet ihracatının ise 117 milyar dolarla tarihi bir başarıya imza attığını kaydetti. Cari işlemler açığında sağlanan güçlü gerilemenin makroekonomik dengeleri güçlendirdiğini belirten Bakan, sürdürülebilir ihracat anlayışı çerçevesinde yeşil ve dijital dönüşüm ile yerli ve millî üretimin stratejik önemine işaret etti. Konuşmasında Etki Ekonomisi kavramına da özel bir vurgu yapan Bakan, ekonomik başarının artık yalnızca büyüklük ve hacimle ölçülemeyeceğini belirterek, “Bugün artık sadece ne kadar ürettiğimizi değil; nasıl ürettiğimizi, kimin için ürettiğimizi ve neye etki ettiğimizi de sorgulamak zorundayız” dedi. Etki ekonomisinin çevresel sürdürülebilirlik, toplumsal refah ve kalıcı değer üretimini merkeze alan yeni bir paradigma sunduğunu ifade eden Bakan, kamu, özel sektör, sivil toplum ve akademi iş birliğiyle bu anlayışın yaygınlaştırılacağını vurguladı. Bakan, Platin Global 100 Ödülleri ile yalnızca ticari başarılarıyla değil, yarattıkları sosyal ve çevresel etkiyle de öne çıkan şirketlerin ödüllendirilmesinin, Türkiye’nin sürdürülebilir ve kapsayıcı büyüme hedeflerine önemli katkı sağladığını sözlerine ekledi. 24 TV'den de canlı yayınlanan Platin Global 100 Ödülleri, çekilen hatıra fotoğrafıyla son buldu.

Yıllar sonra bir ilk! Aliyev duyurdu: Tüm kısıtlamalar kaldırıldı Haber

Yıllar sonra bir ilk! Aliyev duyurdu: Tüm kısıtlamalar kaldırıldı

Aliyev, Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev’in daveti üzerine gittiği Astana’daki Azerbaycan-Kazakistan Yüksek Devletlerarası Konseyi’nin 2. toplantısında konuştu. Açıklamasında, iki ülke arasındaki barış sürecine dikkat çekti: “Azerbaycan'dan Ermenistan'a kargo taşımacılığında işgalden beri uygulanan tüm kısıtlamalar kaldırıldı. Bu türden ilk transit kargo, Kazakistan tahılının Ermenistan'a taşınması oldu. Bence bu, Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki barışın artık kağıt üzerinde değil, pratikte olduğunun göstergesidir.” “Zengezur Koridoru 2028 sonuna kadar açılabilir” Aliyev, bölgenin en stratejik projelerinden biri olarak görülen Zengezur Koridoru’nun da hızla ilerlediğini belirtti. “Azerbaycan’daki tüm karayolu ve demiryolu bağlantıları önümüzdeki yılın ortasına kadar tamamlanacak. Eğer diğer ülkelerde de aynı hızla ilerleme olursa, Zengezur Koridoru’nun açılışı 2028 yılı sonuna kadar gerçekleşebilir,” dedi. Zengezur Koridoru, Azerbaycan’ı doğrudan Nahçıvan üzerinden Türkiye’ye bağlayacak yeni bir ticaret hattı olarak bölgesel lojistiği kökten değiştirmesi beklenen bir proje olarak öne çıkıyor. “Trump Rotası” projesine destek Aliyev, konuşmasında ayrıca Uluslararası Barış ve Refah için Trump Rotası (TRIPP) Projesi’ne de değindi. “ABD Başkanı Donald Trump, projeye kendi adını vermiştir ve bu da projenin mutlaka hayata geçirileceğine işaret etmektedir. Böylece Orta Koridor’un bir güzergahı daha açılmış olacak,” ifadelerini kullandı. Bu projeyle Asya’dan Avrupa’ya uzanan ticaret yollarının çeşitlenmesi, ülkeler arasındaki yük trafiğinin artması ve bölgesel entegrasyonun güçlenmesi hedefleniyor. Azerbaycan–Kazakistan ilişkilerinde 15 yeni anlaşma Astana temasları kapsamında Azerbaycan ve Kazakistan arasında; Enerji, Dijital dönüşüm, Sağlık, İçişleri, Yapay zeka, Ulaştırma ve Yatırım alanlarında 15 iş birliği anlaşması imzalandı. Bu adım, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri güçlendirirken, Güney Kafkasya bölgesinde istikrarlı barış ve iş birliği döneminin habercisi olarak değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.