SON DAKİKA

#Dijitalleşme

HABER DEĞER - Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakanlar Işıkhan ile Gürlek'ten kritik mesajlar: "Emekçiyi geride bırakan anlayışa geçit yok" Haber

Bakanlar Işıkhan ile Gürlek'ten kritik mesajlar: "Emekçiyi geride bırakan anlayışa geçit yok"

Çeşitli programlar ve incelemelerde bulunmak üzere Mardin'e giden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Tanıtım Toplantısı"na katıldı. Yapay zeka, dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve yeni üretim teknolojilerinin küresel piyasaları yeniden şekillendirdiğini belirten bakanlar, Türkiye'nin kalkınma hedeflerinde sosyal adaletin esas alınacağını vurguladı. "Dönüşümün merkezinde insan vardır" Toplantıda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, teknolojinin gelişim sürecinde asıl belirleyici unsurun insan kaynağı olduğunu ifade etti. İnsanı ve emekçiyi geride bırakan hiçbir teknolojik modelin başarılı olamayacağını kaydeden Işıkhan, "Asıl mesele bütün bu gelişmeler yaşanırken insanımızın nerede duracağıdır. Çalışanlarımızın geleceği nasıl şekillenecek? Gençlerimiz yeni mesleklere nasıl hazırlanacak? İşletmelerimiz bu dönüşüme nasıl uyum sağlayacak? En önemlisi de bu büyük değişimin ortaya çıkaracağı fırsatlardan toplumun bütün kesimleri nasıl yararlanacak? İşte bugün tanıtımını gerçekleştireceğimiz, uzun bir emek ve çalışmayla oluşturduğumuz Ulusal Adil Geçiş Stratejisi bu sorulara Türkiye'nin kendi şartları, öncelikleri ve kalkınma hedefleri doğrultusunda verdiği kapsamlı bir cevaptır. Bizim anlayışımızda dönüşümün merkezinde insan vardır. Çünkü biliyoruz ki insanı geride bırakan bir dönüşüm, ne kadar ileri teknolojiye dayanırsa dayansın, gerçek anlamda başarılı olamaz. Biz üretimimizi güçlendirirken çalışanlarımızı koruyan, rekabet gücümüzü artırırken sosyal adaleti gözeten, ekonomik büyümeyi toplumsal refahla buluşturan bir dönüşümü hedeflemekteyiz. Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya koyduğumuz 2053 net sıfır emisyon hedefini, ülkemizin kalkınma ve istihdam hedefleriyle birlikte değerlendiriyoruz. Türkiye Yüzyılı vizyonumuz doğrultusunda ülkemizin geleceğini üretim ve teknoloji dünyasına hazırlarken hiçbir vatandaşımızın bu değişimin dışında kalmamasına önem veriyoruz. Bu anlayış aynı zamanda medeniyetimizin köklü değerleriyle de örtüşmektedir. Emeğin hakkını gözetmek, güç durumda olana destek olmak ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek ortak değerlerimizin temelini oluşturur. Dolayısıyla adil geçiş, bizim için yalnızca ekonomik veya çevresel bir politika değil, aynı zamanda kalkınmayı adaletle, teknolojiyi insanla, bugünün ihtiyaçlarını gelecek nesillerin haklarıyla buluşturma ilkesidir. Bugün tanıtacağımız bu strateji, geniş bir istişare ve ortak akıl sürecinin bir ürünüdür." dedi. "İşçimizin aleyhine hiçbir adıma izin vermeyiz" Toplantıda söz alan Adalet Bakanı Akın Gürlek ise yargı reformları ve hukuki altyapıda emekçilerin haklarını koruyan ilkelerden taviz verilmeyeceğini vurguladı. Çalışma hayatına ilişkin adımlar atılırken sendikalar ve işçi temsilcileriyle istişare kanallarının açık tutulduğunu belirten Gürlek, "Çalışma hayatına ilişkin adımları atarken çalışanların temsilcileriyle istişare etmeye önem veriyor, sendikalarımızı bu yolda birer yol arkadaşı olarak kabul ediyoruz. İstişareye verdiğimiz bu önem reform anlayışımızın da temelinde yer almaktadır. Reformlarımızı ilkesel bir değer olarak benimseyen hükümetimizin sendikal hakları genişlettiğini, örgütlenmenin önündeki engelleri kaldırdığını, kamu görevlilerine toplu sözleşme hakkı tanıdığını, iş sağlığı ile iş güvenliği alanında tarihi düzenlemeleri devreye aldığını yakından gözlemliyorsunuz. Bu düzenlemelerin uygulamadaki karşılığı da bizler için son derece önemlidir. Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanı olarak yakından takip ettiğim hususlardan biri de çalışan emekçilerimizin mağdur olmaması için kanunlarımızda sağlanan güvencelerin uygulamaya yansımasıdır. Bu güvenceler mahkemelerimizin kanunlar çerçevesinde yürüttüğü yargılama faaliyetlerinde somut olarak karşılık bulmaktadır. Hatta bu konuda işverenlerden davaları sonuçlandırırken çalışan kesime ayrıcalık, ayrımcılık yapıyorsunuz şeklinde eleştiriler bile alıyoruz. Elbette mahkemelerimiz bağımsız ve tarafsız bir biçimde her uyuşmazlığı kendi şartları ve hukuki dayanakları çerçevesinde değerlendirmektedir. Çalışanların haklarını güvence altına alan düzenlemeler ise Cumhurbaşkanı'mızın emekçi kesime olan hassasiyetinin açık bir göstergesidir. Hangi sebeple olursa olsun çalışanların ve işçi kardeşlerimizin hakkının yenilmesine asla rıza göstermeyiz. Değerli sendika temsilcisi dostlarım, emin olun ki çözüm odaklı çalışma anlayışımızla sorunların üzerine giderken işçinin ve emekçinin üzerinden siyasi hesap yapmayı zihnimizin arkasından dahi geçirmedik. Politik emellerimiz için işçi ve emekçilerimizi kas gücü olarak kullanmadık. Bizler Anadolu'nun köylü ve işçi ailelerinin çocukları olarak bu sorunları yaşamış, bu sorunlarla büyümüş bireyleriz. Bu sebeple işçinin ve emekçinin sorununu kendi sorunumuz olarak görüyoruz. Onlara nasıl daha çok hizmet edebileceğimizin, onları çalışma hayatında hak ettikleri konuma nasıl taşıyabileceğimizin hesabını gece gündüz yaptık. Kendimizi bu gayeye adadık. Bu hizmet anlayışımızın gereği olarak çalışanlarımızın taleplerini dinlemeyi ve temsilcileriyle birlikte çözüm aramayı sürdürüyoruz. Alın terine duyduğumuz saygı o alın terinin hakkını koruma zorunluluğunu da beraberinde getirir." ifadelerini kullandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Adalet Bakanı Gürlek'ten hakim ve savcılara talimat: "Dosya ne kadar hacimli olursa olsun üzerine gidin" Haber

Adalet Bakanı Gürlek'ten hakim ve savcılara talimat: "Dosya ne kadar hacimli olursa olsun üzerine gidin"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından İstanbul Şişli’de düzenlenen "Yargının Etkinliği İzleme ve Değerlendirme Toplantısı"na katıldı. Dördüncü Yargı Reformu Stratejisi doğrultusunda yargı hizmetlerini daha etkin kılmak için çalıştıklarını belirten Gürlek, Türk adalet sisteminin dijitalleşme ve yapay zeka entegrasyonunda yeni bir aşamaya geçtiğini ifade etti. Uzun süren davalar için "Alo Adalet 135" hattı Adaletin makul sürede tecelli etmesini öncelik haline getirdiklerini kaydeden Bakan Gürlek, vatandaşların gecikmelerle ilgili sesini duyurabileceği yapay zeka destekli "Alo Adalet 135 Hattı"nın kurulduğunu açıkladı. Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü tarafından geliştirilen ve Ankara Batı, İzmir ile Kayseri adliyelerinde pilot olarak hayata geçirilen sistem; ilk etapta 5 yılı aşan davalar ve 3 yılı aşan soruşturmalar için hizmet verecek. Vatandaşlar bu hat üzerinden gecikme nedenlerini öğrenebilecek ve idari tedbir talep edebilecek. Ayrıca "UYAP AI" projesinin faaliyete geçirilme sürecinin hızlandırıldığı müjdelendi. "Sorunun kaynağını bulup çözeceğiz" Dava ve soruşturmalardaki idari ve teknik gecikmelerin önüne geçmek amacıyla 204 birimde "Yargı Hizmetlerinin Etkinliği Büroları"nın faaliyete geçirildiğini belirten Gürlek, "Gecikmiş dosyaya uzaktan bakıp genel açıklamayla yetinmeyeceğiz, sorunun kaynağını bulup çözeceğiz. Ancak hiçbir idari mekanizma hakimin vicdani kanaatine veya savcının soruşturma yetkisine müdahale edemez" diyerek yargı bağımsızlığının altını çizdi. Türkiye genelinde 597 mahalde 26 bin 777 hakim ve Cumhuriyet savcısının görev yaptığını aktaran Gürlek, son 6 ayda 196 yeni mahkeme kurulduğunu, 284 mahkemenin faaliyete geçirildiğini ve 1034 hakim ile savcı yardımcısının göreve başladığını bildirdi. Hakim ve savcılara seslenen Gürlek, "Önünüze gelen dosya ne kadar hacimli ve eski olursa olsun, üzerine kararlılıkla gidin. Çünkü her dosyanın ardında adalet bekleyen bir insan var. Kendimizi onun yerine koyalım" dedi. Finansal manipülasyonlar ve yolsuzluklara da değinen Gürlek, "Milletimizin ekonomik haklarına göz diken çıkar odaklarının hileli yöntemlerle ortaya koyduğu usulsüzlükleri tespit etmek ve hukuku süratle işletmek gibi ciddi görevlerimiz var. Bizim derdimiz, vatandaşlarımızın yargıya güvenle başvurabildiği sağlam bir adalet düzenini korumaktır" diyerek sözlerini noktaladı. Toplantı sonunda Bakan Gürlek'e hediye takdim edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Öğrencinin Hataları Kitaba Dönüşüyor: Edit Dijital’den Kişiye Özel Öğrenme Modeli LOOP Haber

Öğrencinin Hataları Kitaba Dönüşüyor: Edit Dijital’den Kişiye Özel Öğrenme Modeli LOOP

Eğitim teknolojileri alanında geliştirdiği ölçme ve değerlendirme çözümleriyle dikkat çeken Edit Dijital, öğrencilerin deneme sınavlarında yaptıkları hataları analiz ederek kişiye özel çalışma kitabına dönüştüren yeni ürünü LOOP’u hayata geçirdi. “Learning from Our Own Pitfalls – Hatalarımızdan Öğrenme” yaklaşımıyla geliştirilen sistem, her öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre farklı bir çalışma süreci oluşturmayı hedefliyor. Eğitimde dijital dönüşüm, sınavların bilgisayar ortamında uygulanmasının ötesine geçiyor. Öğrencinin aldığı puan kadar hangi konularda zorlandığı, hangi kazanımlarda hata yaptığı ve öğrenme sürecinde hangi alanlara yeniden dönmesi gerektiği de giderek daha önemli hale geliyor. Edit Dijital tarafından geliştirilen LOOP, tam da bu noktadan hareket ediyor. Sistem, öğrencinin deneme sınavındaki performansını yalnızca doğru ve yanlış sayıları üzerinden değerlendirmek yerine, ortaya çıkan veriyi yeni bir öğrenme sürecinin başlangıcı olarak ele alıyor. Her öğrencinin eksiği farklı, kitabı da farklı İngilizce “Learning from Our Own Pitfalls” ifadesinin baş harflerinden oluşan LOOP, Türkçede “Hatalarımızdan Öğrenme” yaklaşımını temsil ediyor. Sistemin temelinde ise oldukça basit bir soru bulunuyor: “Her öğrencinin eksiği aynı değilse, neden herkes aynı kitabı çözsün?” Geleneksel soru bankalarında aynı seviyedeki öğrenciler büyük ölçüde aynı içeriklerle karşılaşırken, LOOP öğrencinin geçmiş sınav performansından hareketle ihtiyaç duyduğu konu ve kazanımları belirlemeyi amaçlıyor. Öğrencinin yanlış yaptığı, boş bıraktığı veya zorlandığı sorular analiz edilerek hangi alanlarda daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyduğu tespit ediliyor. Böylece deneme sınavının ardından öğrencinin karşısına yalnızca “kaç net yaptım?” sonucu çıkmıyor. Asıl soru, “Neyi bilmiyorum ve bundan sonra ne çalışmalıyım?” haline geliyor. Deneme sınavı bitiyor, öğrenme süreci yeniden başlıyor LOOP’un çalışma modelinin merkezinde öğrencinin sınavlardan elde edilen performans verileri yer alıyor. Deneme sınavındaki yanlışlar, boş bırakılan sorular ve konu-kazanım bazındaki sonuçlar değerlendirilerek öğrenciye özgü bir öğrenme haritası oluşturuluyor. Analiz sonucunda sistem, öğrencinin zaten yeterli olduğu konular yerine gelişime ihtiyaç duyduğu alanlara odaklanıyor. Böylece öğrencinin yüzlerce soruyu rastgele çözmesi yerine, kendi eksiklerine yönelik sorularla çalışması hedefleniyor. Edit Dijital Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Direktörü Abdurrahman Karaman, LOOP’un temel yaklaşımını öğrencinin kendi hatalarından öğrenmesi fikri üzerine kurduklarını belirtiyor. Karaman’a göre öğrencinin yaptığı bir hata yalnızca sınavdaki kayıp puanı değil, aynı zamanda sonraki öğrenme adımını belirleyebilecek önemli bir veriyi de temsil ediyor. Analiz sonucu kişiye özel kitaba dönüşüyor LOOP’un öne çıkan özelliklerinden biri de öğrencinin sınav analizinin yalnızca dijital bir rapor olarak kalmaması. Sistem tarafından belirlenen ihtiyaçlar doğrultusunda öğrenciye özel basılı bir çalışma kitabı hazırlanıyor. Ortaya çıkan kitap, standart bir soru bankasından farklı olarak öğrencinin kendi sınav geçmişinden ve öğrenme eksiklerinden hareketle şekilleniyor. Bir öğrencinin matematikte belirli bir kazanıma, başka bir öğrencinin ise Türkçede farklı bir konuya ağırlık vermesi gerekiyorsa hazırlanan içerik de buna göre değişiyor. Böylece kitap öğrencinin programa uyum sağlamasını beklemek yerine, öğrencinin öğrenme ihtiyacına göre biçimleniyor. Öğrencinin yanlışı, eksiği ve çalışma ihtiyacı kendi kitabının içeriğini belirliyor. “Öğrencinin hatası öğrenme verisidir” LOOP yaklaşımında hata, yalnızca başarısızlığın göstergesi olarak görülmüyor. Öğrencinin yanlış yaptığı bir soru; hangi konuda zorlandığı, hangi kazanımı tam olarak öğrenemediği ve hangi noktaya yeniden dönmesi gerektiği konusunda önemli ipuçları taşıyor. Bu nedenle sistem, hatayı öğrenme sürecinin sonu olarak değil yeni bir çalışma döngüsünün başlangıcı olarak değerlendiriyor. LOOP’un ortaya koyduğu öğrenme modeli şu döngü üzerinden ilerliyor: Ölç → Hatanı Gör → Eksikliğini Belirle → Çalış → Yeniden Ölç Bu döngü tekrarlandıkça öğrencinin gelişiminin daha somut biçimde takip edilmesi ve çalışma sürecinin bireyselleştirilmesi amaçlanıyor. Yapay zekâ ve ölçme-değerlendirme aynı sistemde buluşuyor Edit Dijital’in ölçme-değerlendirme ve kişiselleştirilmiş soru bankası alanındaki çalışmalarının devamı niteliğindeki LOOP, sınavlardan elde edilen dijital verinin doğrudan eğitim materyaline dönüşmesini sağlıyor. Sistem, öğrenci performansının analiz edilmesi ve bu sonuçlara göre içerik oluşturulması sürecinde veri analitiği ve yapay zekâ destekli yaklaşımlardan yararlanıyor. Bu yönüyle LOOP, yapay zekânın eğitimde yalnızca soru üretmek veya sınav uygulamak için değil, öğrencinin sonraki öğrenme adımını belirlemek amacıyla da kullanılabileceğini ortaya koyuyor. Amaç, sınav sonucunu yalnızca bir puan veya sıralama olarak bırakmak yerine öğrencinin önündeki çalışma sürecini şekillendiren bir yol haritasına dönüştürmek. Öğretmenler için de öğrenciyi tanımanın yeni bir yolu Kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı yalnızca öğrencinin bireysel çalışma sürecini değiştirmiyor. Sınavlardan elde edilen ayrıntılı performans verileri, öğretmenlerin öğrencilerin güçlü ve gelişime açık yönlerini daha net biçimde görmesine de yardımcı olabiliyor. Bir sınıftaki öğrencilerin tamamının aynı konuda ve aynı seviyede olmadığı düşünüldüğünde, her öğrencinin ihtiyacını ayrı ayrı belirlemek öğretmen açısından önemli bir zaman ve emek gerektiriyor. LOOP yaklaşımında ise ölçme-değerlendirme sonucunda elde edilen veriler, öğrenciler arasındaki farklılıkların daha görünür hale gelmesini sağlıyor. Böylece öğretmenin pedagojik kararlarını destekleyebilecek yeni bir veri kaynağının ortaya çıkması hedefleniyor. Amaç daha fazla soru değil, doğru soruyu çözmek Eğitimde başarı uzun yıllardır öğrencinin çözdüğü soru sayısıyla ilişkilendiriliyor. Kişiselleştirilmiş öğrenme yaklaşımı ise bu anlayışa farklı bir noktadan yaklaşıyor: Önemli olan öğrencinin kaç soru çözdüğü mü, yoksa gerçekten ihtiyacı olan soruları çözüp çözmediği mi? LOOP’un temel iddiası da burada ortaya çıkıyor. Öğrencinin zaten bildiği konulardaki yüzlerce soruyu tekrar tekrar çözmesi yerine, sınav sonuçlarından hareketle eksik olduğu alanlara yoğunlaşması hedefleniyor. Bu nedenle LOOP yalnızca kişiye özel bir kitap değil, aynı zamanda öğrencinin her yeni sınav sonucuyla yeniden şekillenebilen bir öğrenme döngüsü olarak konumlanıyor. Kişiselleştirilmiş eğitimde yeni dönem Edit Dijital Ürün Geliştirme ve Ar-Ge Direktörü Abdurrahman Karaman’a göre, eğitim teknolojilerinin önümüzdeki dönemdeki önemli başlıklarından biri öğrencilerin bireysel öğrenme ihtiyaçlarının doğru biçimde tespit edilmesi olacak. Yapay zekâ, veri analitiği ve ölçme-değerlendirmenin birlikte kullanılması; hem öğrencilerin kendi öğrenme süreçlerini daha iyi tanımasına hem de öğretmenlerin öğrencilerin gelişimini daha yakından takip edebilmesine imkân sağlayabilir. Edit Dijital’in LOOP girişimi de bu dönüşümün Türkiye’deki örneklerinden biri olmayı hedefliyor. Çünkü sistemin arkasındaki düşünce, teknoloji kadar basit bir eğitim yaklaşımına dayanıyor: Her hata, doğru analiz edildiğinde yeni bir öğrenme fırsatına dönüşebilir. Ve kişiselleştirilmiş eğitimin geleceğinde öğrencinin doğru yaptığı sorular kadar, yanlış yaptığı sorulardan ne öğrendiği de belirleyici olabilir.

Yargıtay Başkanı'ndan Adli Yıl açılışında çarpıcı mesajlar: "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur" Haber

Yargıtay Başkanı'ndan Adli Yıl açılışında çarpıcı mesajlar: "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur"

Yargıtay'da yeni Adli Yıl töreni 2026-2027 adli yılının başlaması dolayısıyla Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda resmi açılış töreni düzenlendi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan törene; Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay, eski TBMM Başkanı Bülent Arınç, Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, siyasi parti liderleri, belediye başkanları ve hukuk camiasının önde gelen isimleri katıldı. Törende kürsüye gelen Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, bir devleti güçlü kılan temel unsurun vatandaşların o devletin adaletine duyduğu güven olduğunu belirtti. Millî Mücadele ve 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın önemine değinen Kerkez, bağımsız vatanı korumanın ve adaletle yaşatmanın temel görevleri olduğunu ifade etti. "Hâkim sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez" Adaletin haklı ile güçlü arasında seçim yaparken yalnızca hakkı esas aldığını belirten Kerkez, hâkimlik mesleğinin sorumluluklarına ve tarafsızlık ilkelerine dikkat çekti: "Hâkim; hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir. Özellikle sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez. Sadece baktığı dosyadaki olay ve delillerle ilgilenir; dava konusundaki kendi şahsi görüş ve kanaatinden de sıyrılarak karar verir. Bu nedenle hâkimlik mesleğinin özünde aslında büyük bir yalnızlık vardır." Kararların gerekçeli ve ikna edici olması gerektiğinin altını çizen Kerkez, dosyaların arkasında somut hayatların, insan öykülerinin, emeklerin ve hak arama mücadelelerinin bulunduğunu hatırlattı. Hukuk ya da ceza dosyalarının matematiksel birer problem olmadığını vurgulayan Kerkez, "Öyleyse adaletin göz bebeği insan olmalıdır" dedi. "Geciken adalet değil, zamanında adalet" Mahkeme salonlarındaki kürsü yüksekliğinin taraflara uzaklık anlamına gelmediğini, aksine dava konusunun bütününü daha iyi kavramayı amaçladığını belirten Yargıtay Başkanı, zaman yönetimine ilişkin de uyarılarda bulundu: "Hepimizin bildiği gibi, geciken adalet adalet değildir. Bazen aşırı hızlı karar vermek de adaletin tecellisine engel olabilir. Bu nedenle yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir. Hâkim; doğru karar verir, gerekçeli karar verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir ve en önemlisi adil bir karar verir." Uyuşmazlıkların mahkemelere taşınmadan çözülmesinde arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının geliştirilmesinin önemine işaret eden Kerkez, dijitalleşme sürecinde UYAP sisteminin Türkiye'deki adalet hizmetlerine sağladığı katkılardan da övgüyle söz etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İletişim Başkanı Duran: "Dezenformasyon küresel bir risk" Haber

İletişim Başkanı Duran: "Dezenformasyon küresel bir risk"

Ankara'da gerçekleştirilen "Dijital Çağda Kamu İletişimi Programı"nda katılımcılara hitap eden İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijitalleşme sürecinin devlet yönetimi üzerindeki stratejik etkilerine dikkat çekti. Tarihi ve köklü bir dönüşüm sürecinden geçildiğini ifade eden Duran, bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasıyla birlikte doğru ve güvenilir bilginin korunmasının kritik bir hale geldiğini belirterek, "İletişim kanallarını açık tutmak zorundayız. Türkiye'de yaklaşık 62,3 milyon aktif sosyal medya kullanıcısı var. Bilgiye ulaşmak artık çok kolay. Bilgi saniyeler içinde milyonlara ulaşabiliyor" dedi. "Dezenformasyon ekonomik istikrarı hedef alıyor" Dezenformasyonun yalnızca teknik tedbirlerle engellenemeyeceğini, bunun vatandaşın güvenini önceleyen bir kamu kültürüyle mümkün olabileceğini dile getiren Duran, "Hakikatin korunması ise yalnızca teknik tedbirlerle olmaz. Vatandaşın güvenini önceleyen bir kamu kültürüyle mümkündür. 2025 Küresel Risk Raporu, en önemli kısa vadeli küresel risklerden biri olarak dezenformasyonu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Konuşmasının devamında kamu iletişiminin devlet yönetiminin stratejik sütunu olduğunu vurgulayan İletişim Başkanı, "Kamu iletişimi devlet yönetiminin stratejik sütunu. Teknoloji karar sürecinde etkili. Tarihi ve köklü bir dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Dezenformasyon küresel bir risk. Dezenformasyon, ekonomik istikrarı hedef alıyor" değerlendirmelerinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trafik sigortasında 1 Temmuz dönemi: Vatandaşı neler bekliyor? Haber

Trafik sigortasında 1 Temmuz dönemi: Vatandaşı neler bekliyor?

Hasar süreçlerinden tazminat hesaplamalarına kadar pek çok alanda bürokrasiyi azaltmayı ve şeffaflığı artırmayı hedefleyen yeni düzenleme, trafik sigortası ekosisteminde köklü bir dönüşümü beraberinde getiriyor. Değer kaybında bürokrasisiz dönem Yeni dönemde değer kaybı tazminatı süreçlerindeki bürokrasi tamamen ortadan kalkıyor. Mevcut uygulamada araç sahiplerinin ayrıca başvuruda bulunması gerekirken, artık araç hasarı için başvuran hak sahibi değer kaybı talebinde de bulunmuş sayılacak. Hasar tespiti sırasında eksper, aracın marka, model, yaş ve kaza geçmişini dikkate alarak değer kaybını da hesaplayacak ve bu tutarı hazırlayacağı rapora bağımsız bir kalem olarak ekleyecek. Sigorta şirketleri, hesaplanan bu değer kaybı tutarını raporun kendilerine ulaşmasının ardından hak sahibine SMS veya e-Devlet üzerinden anında bildirmekle yükümlü olacak. Eksper zorunluluğunda 40 bin TL sınırı Hasar tespitlerinde standart bir disiplin oluşturmak adına eksper zorunluluğu da yeniden düzenlendi. Trafik sigortasının 400 bin TL olan maddi teminatının 10’da 1’ini, yani 40 bin TL'yi aşan tüm hasarlarda eksper atanması zorunlu hale getirildi. Bu tutarın altındaki hasarlar için sigorta şirketi ile vatandaş kendi arasında anlaşmaya devam edebilecek. Eksperler ise herhangi bir dış müdahaleye imkan tanınmaması için merkezi bir sistem üzerinden otomatik olarak görevlendirilecek. Parça değişiminde yeni standartlar Onarım süreçlerinde kaliteyi korumak adına parça değişimine ilişkin standartlar da güncellendi. Hasar gören parçanın onarımı mümkün değilse öncelik orijinal parça kullanımına verilecek. Eşdeğer veya yeniden kullanılabilir parça kullanımı ise yalnızca hak sahibinin yazılı onayı ile mümkün olacak ve bu konudaki ispat yükümlülüğü tamamen sigorta şirketinde kalacak. Ayrıca, eksper raporuyla ağır hasarlı olduğu tespit edilen araçlar için "trafikten çekilmiştir" ibareli tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödemesi gerçekleştirilmeyecek. Dijitalleşme ve şeffaflık zorunluluğu Sürecin şeffaflaşması adına dijital verilerin kullanımı da zorunlu hale getirildi. Sigorta şirketine hasar başvurusunda bulunanlar veya poliçe yaptıranlar, e-Devlet sisteminde kayıtlı cep telefonu numaralarını bildirmek zorunda olacaklar. Böylece değer kaybı tazminatı ve hasar süreçlerine dair tüm kritik bilgiler, kalıcı veri saklayıcıları üzerinden hak sahiplerine doğrudan ulaştırılacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te Haber

Yargı sisteminde kökten dönüşüm: 12. Yargı Paketi Meclis'te

Yargılamaları hızlandırmayı, kamu kaynaklarını verimli kullanmayı ve dijitalleşmeyi hedefleyen pakette, hukuk sistemini doğrudan etkileyecek önemli düzenlemeler yer alıyor. "Duruşmalar arasında 3 ay sınırı" Paketin en dikkat çeken düzenlemelerinden biri, yargılama sürelerinin kısaltılmasına yönelik atılan adım oldu. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılan değişiklikle, duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak 3 aydan fazla olamayacağı hükme bağlanıyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, "Yargılamaların hızlandırılması, usul ekonomisinin sağlanması ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin biçimde temini amacıyla hukuk yargılamalarında duruşmalar arası süre 3 aydan fazla olamayacak" dedi. Ancak, işin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hallerde hakim, gerekçesini belirterek daha uzun süre tayin edebilecek. İcrada yeni dönem: Yazılı başvuru zorunluluğu İcra sisteminde de önemli bir değişikliğe gidiliyor. Yargı kararıyla idare aleyhine hükmedilen para alacakları için doğrudan icra takibi yapılması dönemi sona eriyor. Yeni düzenlemeye göre, vatandaşların icra takibi başlatmadan önce idareye yazılı başvuru yapması ve hesap numarasını bildirmesi zorunlu hale getiriliyor. Akbaşoğlu, "Böylece devletimizin üzerindeki gereksiz mali külfetler ortadan kaldırılırken vatandaşlarımızın alacaklarını çok daha hızlı tahsil edebilmelerine imkân sağlıyoruz. İdareye tanınan bir aylık süre içerisinde ödeme yapılmadığı takdirde cebri icra yoluna gidilebilmesi imkânı da devam edecek" ifadelerini kullandı. Dijitalleşme ve E-Duruşma adımları Yargı süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla dijital altyapı güçlendiriliyor. Bu kapsamda e-Duruşma sisteminin kapsamı genişletilerek ön inceleme duruşmaları da e-Duruşma ile gerçekleştirilecek. Aynı zamanda noterlik işlemlerinde de dijital bir dönüşüm sağlanıyor. Noterlik evraklarının mahkemelere gönderilmesinde kağıt süreçleri azaltılarak, evrakların güvenli elektronik imza ile saniyeler içerisinde ilgili merciye ulaştırılmasına olanak tanınacak. Ayrıca idari mahkemelerin kapsamı genişletilerek, uyuşmazlıkların tek hakim tarafından karara bağlanması süreci yaygınlaştırılacak. Yeni suç tanımı: Hesap bilgilerini paylaşmak Türk Ceza Kanunu'na eklenen düzenleme ile hesap bilgilerinin başkalarıyla paylaşılması müstakil bir suç haline getiriliyor. Haksız menfaat sağlamak amacıyla hesap bilgilerini başkalarına devredenler veya bu hesapların dolandırıcılık faaliyetlerinde kullanılmasına olanak tanıyanlar, artık "nitelikli dolandırıcılık" yerine bu yeni ve özel suç kapsamında hapis cezası ile yargılanacaklar. Yargıtay'ın bozma yetkisine sınır Paketle birlikte, yargılamaların gereksiz uzamasının önüne geçmek için Yargıtay'ın bozma yetkisine sınırlama getiriliyor. İlk derece mahkemelerinin sadece "görevsizlik" veya "yetkisizlik" gerekçesiyle Yargıtay tarafından bozulmasının önü kapatılıyor. Ayrıca Adli Tıp Kurumu'nun bilimsel kapasitesinin güçlendirilmesi ve Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda hukuki boşlukların doldurulması da paket içerisinde yer alan diğer önemli başlıklar arasında. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Göktaş: "Engelli hakları için yeni çalışma grupları oluşturulacak" Haber

Bakan Göktaş: "Engelli hakları için yeni çalışma grupları oluşturulacak"

Bakan Göktaş, kurulun çalışmalarını daha vizyoner bir yaklaşımla sürdürmesi adına iki yeni alt çalışma grubu oluşturulacağını açıkladı. Yeni dönemde iki kritik odak: Yapay zeka ve iklim Bakan Göktaş, kurul bünyesinde "İklim Değişikliği ve Engellilik" ile "Yapay Zeka, Destek Teknolojileri ve Engellilik" isimli iki alt çalışma grubunun kurulacağını duyurdu. İklim değişikliğinin engelli bireyler üzerindeki risklerini belirleyerek somut çözüm önerileri geliştirmeyi hedeflediklerini belirten Göktaş, teknoloji alanında ise engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak politikaların destek teknolojileri ve yapay zeka entegrasyonuyla şekillendirileceğini ifade etti. Göktaş, "Kurulumuzun çalışmalarını daha geleceğe dönük bir yaklaşımla sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulmasına yönelik hazırlıklarımızı da tamamladık" diyerek, bu alt kurulların "hem alınan kararların takibini güçlendirecek hem de uygulama süreçlerinde kurumlarımız arasındaki koordinasyonu daha sağlam bir zemine taşıyacağını" belirtti. Sosyal destek ve istihdamda rekor rakamlar Toplantıda sağlanan sosyal hizmetlere ilişkin güncel verileri de paylaşan Bakan Göktaş, engelli istihdamında 2002 yılından bu yana 15 kat artış sağlandığını ve 82 bin 907 kişinin kamuda istihdam edildiğini açıkladı. Sosyal destek modelleri kapsamında ise 518 bin 313 aileye "Evde Bakım Yardımı" çerçevesinde "aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz" açıklamasında bulunan Göktaş, bugüne kadar toplam 268 milyar liranın üzerinde kaynak aktarıldığını belirtti. Ayrıca korumalı iş yerlerinde çalışan engelliler için "her engelli için aylık 7 bin 655 lira ücret teşviki veriyoruz" ifadelerini kullandı. Dijital erişim ve gelecek vizyonu Engelli bireylerin hizmetlere ulaşımını kolaylaştıran dijital adımlara da değinen Göktaş, "'Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması' ile hizmetlerimizi vatandaşlarımıza daha yakın hale getirdik" dedi. Dijitalleşme vizyonuna vurgu yapan Göktaş, "Erişilebilirlik Dijital Bilgilendirme Platformu" ile kurumların "standartlar, mevzuat ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacaklarını" aktardı. Bakanlık, 23 Haziran tarihinde kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerin katılımıyla gerçekleştirilecek geniş kapsamlı bir çalıştay ile "erişilebilirlikten eğitime, istihdamdan bakım hizmetlerine" kadar her alanı kapsayan II. Eylem Planı hazırlıklarına devam edecek. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.