SON DAKİKA

#Dikkat

HABER DEĞER - Dikkat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dikkat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Evinde ölü bulunan Ayşegül Eraslan’ın otopsi raporu ortaya çıktı! Haber

Evinde ölü bulunan Ayşegül Eraslan’ın otopsi raporu ortaya çıktı!

Moda tasarımcısı ve sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan’ın evinde ölü bulunması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ölümünden kısa süre önce sosyal medya hesabından kanlı olduğu görülen bir veda notu paylaşması üzerine olay ilk etapta intihar şüphesiyle değerlendirilirken, Eraslan’ın yakın çevresinden gelen açıklamalar olayın cinayet olabileceği iddialarını gündeme taşıdı. Sosyal medyada kanlı not paylaşmıştı Ayşegül Eraslan’ın Instagram hesabından yaptığı son paylaşımlarda dikkat çeken ifadeler yer aldı. Paylaşımda “Paylaşmadığım şeyler olacaktır, sizin bilmediğiniz, size anlatmadığım. Tek bildiğim ben çok iyi bir insandım. Kimseye kötülüğüm olmadı” sözlerinin yer aldığı bir not paylaşıldı. Ardından paylaşılan ve kanlı olduğu görülen ikinci notta ise Eraslan’ın köpeklerine iyi bakılmasını istediği ve babasından özür dilediği ifadeleri yer aldı. Yakın arkadaşından dikkat çeken iddia Eraslan’ın yakın arkadaşı olan fotoğrafçı Semih Palancı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada paylaşılan nottaki el yazısının Eraslan’a ait olmadığını öne sürdü. Palancı, bu nedenle durumu polise bildirdiklerini söyledi. Palancı ayrıca otopsi raporuna ilişkin bazı iddialar dile getirerek Eraslan’ın ölümünün intihar değil cinayet olabileceğini savundu. “İntihar süsü verilmiş olabilir” iddiası Palancı yayınladığı videoda, Eraslan’ın ölümünün cinayet olabileceğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Değerli arkadaşım Ayşegül Eraslan evinde ölü olarak bulundu. Gece attığı story ve kendisine ait olmayan el yazısı bizi şüphelendirdi. Polise bilgi verdik. Otopsi raporunu bekledik. Otopsi raporunda bilekleri kesilerek ve boğazı sıkılarak asılmış pozisyonu verilerek intihar etmiş gibi gösterildiğini düşünüyoruz.” Adalet çağrısı yaptı Palancı açıklamasının devamında olayın bir kadın cinayeti olabileceğini iddia ederek sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Açıklamasında “Ayşegül intihar etmemiştir. Ayşegül bir kadın cinayetinin kurbanı olmuştur. Bu olayın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Gerçekler ortaya çıkacak ve sorumlular adalet önünde hesap verecek” ifadelerine yer verdi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enes Batur’un canlı yayınında bağış yağmuru: 1 milyon TL iddiası Haber

Enes Batur’un canlı yayınında bağış yağmuru: 1 milyon TL iddiası

Türkiye’nin en çok takip edilen YouTuber’larından biri olan Enes Batur’un yeni videosunun ilk gösterimi sırasında yapılan bağışların toplamının 1 milyon TL’yi aştığı öne sürüldü. Sosyal medya kullanıcıları tarafından paylaşılan görüntüler ve yorumlar, kısa sürede dijital platformlarda geniş yankı uyandırdı. Canlı yayında bağışlar dikkat çekti Enes Batur’un yeni videosunun ilk gösterimi sırasında izleyicilerin yaptığı bağışların oldukça yüksek rakamlara ulaştığı iddia edildi. Yayın sırasında yapılan bağışların toplamının 1 milyon TL’yi geçtiği yönündeki paylaşımlar sosyal medyada hızla yayıldı. Yayın esnasında yapılan bağış mesajları ve destek yorumları da izleyiciler tarafından sıkça paylaşıldı. Çok sayıda kullanıcı canlı yayındaki bağış miktarlarının kısa sürede büyüdüğünü ileri sürdü. Sosyal medyada gündem oldu İddia edilen bağış miktarı kısa sürede sosyal medyada gündeme oturdu. Bazı kullanıcılar bağış rakamlarının yüksekliğine dikkat çekerken, bazıları ise dijital içerik üreticilerinin gelir modelleri üzerine tartışma başlattı. Kısa sürede çok sayıda paylaşım yapılan konu, içerik üreticilerinin canlı yayınlardan elde ettiği gelirler konusunu yeniden gündeme getirdi. Resmi açıklama yapılmadı Öte yandan bağışların toplam tutarının 1 milyon TL’yi geçtiğine dair resmi bir doğrulama henüz yapılmadı. Konuya ilişkin Enes Batur veya ekibinden resmi bir açıklama gelmedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Taşacak Bu Deniz dizisinde kavga sahnesinin kamera arkası yayımlandı Haber

Taşacak Bu Deniz dizisinde kavga sahnesinin kamera arkası yayımlandı

Taşacak Bu Deniz, her cuma akşamı yayınlanan yeni bölümleriyle izleyici karşısına çıkmaya devam ediyor. Reytinglerde dikkat çeken yapım bu kez dizideki aksiyon sahnelerinden birinin kamera arkası görüntüleriyle gündeme geldi. Trabzon’da geçen hikâye dikkat çekiyor Dizinin hikâyesinde, Ava Yaman’ın hayat verdiği Eleni karakterinin Trabzon’a gelişi ve ailesini bulma çabası anlatılıyor. Hikâyede aynı zamanda Koçari ve Furtuna aileleri arasındaki gerilim ve çatışma da önemli bir yer tutuyor. Karadeniz atmosferinde geçen dizi, aksiyon ve dramatik sahneleriyle izleyicinin ilgisini çekmeye devam ediyor. İso ve Eyüphan sahnesinin kamera arkası paylaşıldı Sosyal medyada paylaşılan kamera arkası görüntülerinde dizinin dikkat çeken kavga sahnelerinden biri yer aldı. Görüntülerde İso ve Eyüphan karakterlerinin kavga sahnesinin çekim süreci görülüyor. Televizyonda izleyiciye oldukça gerçekçi görünen sahnelerin arkasında ise oyuncuların koreografi eşliğinde sahte yumruklar attığı ve set ekibinin çekimi yönettiği anlar yer alıyor. Aksiyon sahnelerinin hazırlık süreci ortaya çıktı Paylaşılan görüntüler, aksiyon sahnelerinin kamera önünde görüldüğü kadar spontane olmadığını da gösterdi. Oyuncuların kavga sahnelerini çekmeden önce prova yaptığı ve sahnenin detaylı bir planlama ile hazırlandığı görüldü. Kamera arkası görüntüleri kısa sürede sosyal medyada yayılırken dizinin hayranları tarafından yoğun ilgi gördü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araştırma şaşırttı: Sahip olduğunuz çocuk sayısı yaşam sürenizi etkileyebilir Haber

Araştırma şaşırttı: Sahip olduğunuz çocuk sayısı yaşam sürenizi etkileyebilir

Finlandiya’daki University of Helsinki tarafından yürütülen ve Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma, aile planlaması ile yaşam süresi arasında dikkat çekici bir bağlantı olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, çocuk sayısının biyolojik yaşlanma hızını etkileyebileceğine dair önemli bulgular elde etti. Araştırma 14 binden fazla kişi üzerinde yapıldı Araştırma kapsamında genetik faktörlerin etkisini en aza indirmek için 14 bin 836 kadın ikiz kardeşin sağlık verileri incelendi. Ayrıca bu büyük grubun içinden seçilen 1.054 katılımcının biyolojik yaşlanma göstergeleri hücresel düzeyde analiz edildi. Elde edilen veriler, hiç çocuk sahibi olmayan kadınlar ile çok sayıda çocuk sahibi olan kadınların biyolojik olarak daha hızlı yaşlandığını ve ölüm risklerinin daha yüksek olduğunu gösterdi. En düşük yaşlanma oranı 2 ila 3 çocukta Araştırmanın sonuçlarına göre en sağlıklı biyolojik yaşlanma hızına sahip grup ortalama 2 ila 3 çocuk sahibi olan kadınlar oldu. Bu grubun hamileliklerinin genellikle 24 ile 38 yaş arasında gerçekleştiği ve diğer gruplara göre daha düşük yaşlanma hızına sahip olduğu tespit edildi. Buna karşılık ortalama 6 ila 7 çocuk sahibi olan kadınlarda hücresel yaşlanma belirtilerinin daha hızlı ortaya çıktığı gözlemlendi. Evrimsel bedel: “Tek kullanımlık beden” teorisi Bilim insanları bu durumu evrimsel biyolojide önemli bir yere sahip olan “tek kullanımlık beden” teorisi ile açıklıyor. Helsinki Üniversitesi’nden biyolog Mikaela Hukkanen’e göre insan vücudu sınırlı enerji kaynaklarına sahip. Bu enerji büyük ölçüde üreme sürecine harcandığında vücudun bakım ve onarım mekanizmalarına ayrılan enerji azalıyor. Bu durum ise hücresel hasarın artmasına ve yaşam süresinin kısalmasına yol açabiliyor. Hiç çocuk sahibi olmamak neden riskli olabilir Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de hiç çocuk sahibi olmayan kadınlarda da hızlı yaşlanma belirtilerinin görülmesi oldu. Bilim insanları bu durumun doğrudan çocuk sahibi olmamakla ilişkili olmayabileceğini belirtiyor. Uzmanlara göre çocuksuzluk ile hızlı yaşlanma arasında görülen bağlantının nedeni, her iki durumu da etkileyebilecek altta yatan bazı sağlık sorunları veya kronik hastalıklar olabilir. Uzmanlardan önemli uyarı Araştırma ekibinden epigenetik uzmanı Miina Ollikainen, sonuçların bireysel yaşam tercihleri için doğrudan bir tavsiye olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Ollikainen, hiçbir kadının yalnızca bu araştırmanın sonuçlarına dayanarak çocuk sahibi olma planlarını değiştirmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlara göre genetik yapı, beslenme, stres düzeyi ve yaşam tarzı gibi birçok faktör yaşam süresi üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Karnına koyduğu torba hayatını kabusa çevirdi: Bilseydim asla kullanmazdım Haber

Karnına koyduğu torba hayatını kabusa çevirdi: Bilseydim asla kullanmazdım

Ağrı’da yaşayan 19 yaşındaki Gamze Kaya, karın ağrısını dindirmek için sıcak su torbası kullandıktan kısa süre sonra torbanın patlaması sonucu göbeği ve bacaklarında ciddi yanıklar oluştu. Ambulansla hastaneye kaldırılan genç yurttaş, ilk müdahalenin ardından Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi’ne sevk edildi. Doktorlar, ikinci derece derin yanıklar oluştuğunu ve tedavinin bir süre daha devam edeceğini açıkladı. Kaynar su torbaya konuldu, saniyeler içinde facia yaşandı Olayın yaklaşık beş gün önce evde meydana geldiği öğrenildi. Kaynattığı suyu torbaya doldurup karnına yerleştiren Kaya, kısa süre sonra yanma hissi yaşadı. Torbayı kaldırmak isterken ürün aniden patladı ve içindeki sıcak su vücudundan aşağı döküldü. Göbeği ve iki bacağı yanan genç yurttaş yürümekte zorlanırken, yaşadığı kazanın ardından günlük yaşamından da uzak kaldı. “Çok pişmanım, keşke yapmasaydım” Sıcak su torbasının ağrısına iyi geleceğini düşündüğünü belirten Kaya, suyun aşırı sıcak olduğunu fark ettiğinde artık çok geç olduğunu söyledi. Böyle bir sonuçla karşılaşacağını bilseydi torbayı hiç kullanmayacağını dile getiren genç yurttaş, benzer kazaların yaşanmaması için herkesi dikkatli olmaya çağırdı. Torbanın uzun süredir kullanıldığı için incelmiş olabileceğini de ifade etti. “Ben yandım, siz yanmayın” Yaşadığı sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorlayıcı olduğunu anlatan Kaya, işine gidemediğini, dışarı çıkamadığını ve hareket etmekte güçlük çektiğini belirtti. Baba Ramazan Kaya ise kızının başına gelen olaydan büyük üzüntü duyduklarını söyleyerek, başka yurttaşların benzer acılar yaşamaması için bu tür ürünlerin kullanımında daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar uyardı: İki yıldan eski torbalar risk taşıyor Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Emre Nohutçu, sıcak su torbalarının özellikle kış aylarında sık kullanılan ürünler olduğunu ancak eskidiklerinde ciddi tehlike oluşturabildiğini söyledi. Plastik yapının zamanla zayıfladığını, üzerine basınç uygulanması ya da torbanın genişlemesiyle patlamaların yaşanabildiğini belirten Nohutçu, kapak kısmının tam kapanmamasının da kazalara yol açabileceğine dikkat çekti. Üzerindeki simge üretim yılını gösteriyor Uzmanlara göre sıcak su torbalarının çoğunda çiçek benzeri bir sembol bulunuyor ve ortasındaki sayı ürünün üretim yılını işaret ediyor. Bu tarih baz alınarak torbaların en az iki yıl kullanımın ardından değiştirilmesi öneriliyor. Nohutçu, süresi geçmiş ürünlerin mümkünse hiç kullanılmaması gerektiğini belirterek, bu kış yalnızca torba patlaması nedeniyle beş hastanın tedavi altına alındığını aktardı. Uzmanlar, basit görülen ev ürünlerinin bile ciddi yaralanmalara yol açabileceğini hatırlatarak, özellikle yüksek sıcaklıkla kullanılan malzemelerde Türkiye toplumunun daha bilinçli hareket etmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

30 Kasım Dünya Şoförler Günü’ne özel kutlama Haber

30 Kasım Dünya Şoförler Günü’ne özel kutlama

Konya Büyükşehir Belediyesi, “30 Kasım Dünya Şoförler Günü” dolayısıyla Konya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi’nde görevli şoförler için program düzenledi. Konya Büyükşehir Belediyesi, “30 Kasım Dünya Şoförler Günü” dolayısıyla program düzenledi. Büyükşehir Taş Bina Kültür Sanat’ta gerçekleştirilen programda Konya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi’nde görevli şoförler bir araya geldi. “RAYLI SİSTEMLERLE BERABER GÜNDE ORTALAMA 500 BİNE YAKIN KİŞİYE HİZMET VERİYORUZ” Konya Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Dairesi Başkanı Hasan Görgülü, programda yaptığı konuşmada, şoförlerin her gün şehri bir yerden bir yere taşıdığını belirterek, “Raylı sistemlerle beraber günde ortalama 500 bine yakın kişiye hizmet veriyoruz. Aslında her biriniz direksiyona geçtiğinde Belediye Başkanımızı temsil ediyorsunuz. Allah hepinizin yar ve yardımcısı olsun, kaza bela vermesin” dedi. “HEPİNİZİN ALIN TERİ, GAYRETİ VE EMEĞİ BİZİM İÇİN ÇOK KIYMETLİ” Konya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Mustafa Uzbaş, şoförlüğün büyük sorumluluk, yüksek dikkat ve güçlü emanet bilinci gerektiren değerli bir meslek olduğunu söyledi. Şoförlerin her gün binlerce yolcu taşıdığına dikkati çeken Uzbaş, “Vatandaşlarımızı evlerine, işlerine, okullarına güvenle ulaştırmak ve şehrin 24 saat boyunca ayakta kalmasını sağlamak ancak fedakarlık, sabır ve özveriyle mümkündür. Her gün binlerce yolcuyu güvenle taşıyan sizler, kamu hizmetlerinin doğrudan vatandaşla temas eden en güçlü yanlarından birini temsil ediyorsunuz. Hepinizin alın teri, gayreti ve emeği bizim için çok kıymetli. 30 Kasım Dünya Şoförler Günü’nüzü tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı. Konya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Furkan Kuşdemir’in de katıldığı programın sonunda 20 yılını dolduran şoförler ile örnek şoförlere plaket takdim edildi.

Dünya Diyabet Günü’nde tarama seferberliği Haber

Dünya Diyabet Günü’nde tarama seferberliği

Ankara Üniversitesi Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Podoloji Programı öğretim elemanları ve öğrencileri, “14 Kasım Dünya Diyabet Günü” kapsamında Kızılcahamam’da dikkat çeken bir diyabet farkındalık etkinliğine imza attı. Kaymakamlık, Belediye Başkanlığı ve İlçe Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle bu yıl 2.’si düzenlenen etkinlikte, Kızılcahamam Belediyesine ait Emekliler Lokali ve Büyük Kaplıca’da kurulan sağlık noktalarında yüzlerce vatandaşa tansiyon ve glukoz ölçümünden ayak muayenesine, oksijen seviyesi ölçümü, monofilament ve diapazon testlerinden diyabetik ayak sağlığı eğitimine kadar kapsamlı taramalar yapıldı. 2 gün boyunca yoğun ilgi gören etkinlikte, her yaştan Kızılcahamamlı hem tarama hizmetlerinden yararlandı hem de diyabetle ilgili bilinçlendirildi. Şikâyeti tespit edilen vatandaşlar ilgili sağlık birimlerine yönlendirilirken, özellikle ilk kez diyabetik ayak eğitimi alan katılımcılar programdan büyük memnuniyet duyduklarını ifade etti. Etkinlik kapsamında, “Diyabet Farkındalık Slogan Yarışması”nı kazanan Podoloji Programı 2. sınıf öğrencisi Kardelen Baysal’a ödülü takdim edildi. “Şekerin değil, yaşam kaliten yüksek olsun”, “Diyabetin gözü ayakta, işin çözümü podologta”, “Diyabetin gölgesi ayağına düşmesin”, “Şeker yüksekse risk ayakta, tedbir podologta” sloganları yarışmada dikkat çeken sloganlar arasında yer aldı. Etkinliğe video mesaj gönderen Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Ünüvar, diyabetin hem Türkiye’de hem dünyada giderek büyüyen bir sağlık sorunu olduğunu vurguladı. Konfora dayalı yaşantı sebebiyle kiloların arttığını, kalp ve diğer kronik hastalıkların da artış gösterdiğini ifade eden Ünüvar, bunların başında diyabet hastalığının geldiğini söyledi. Bu konuda 14 Kasım Dünya Diyabet Günü vesilesiyle düzenlenen etkinliklerin son derece kıymetli olduğunu belirten Ünüvar, “Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulumuzu bu etkinlik için gönülden tebrik ediyorum. Birlikte hareket edersek, en önemlisi hareket edersek diyabeti yenebileceğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı. Kızılcahamam Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Yusuf Yaylı da etkinliğin bu yıl 2.’sinin düzenlendiğine işaret ederek, “Podoloji Programımızın uygulamalarının bu kadar ilgi görmesi bizi çok mutlu etti. Emeği geçen hocalarımıza, öğrencilerimize ve destek sağlayan yetkililere teşekkür ediyorum. Bu etkinlik artık bir gelenek haline geldi, bundan sonraki yıllarda daha da geliştirerek sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.