SON DAKİKA

#Dikkat

HABER DEĞER - Dikkat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dikkat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yazar İlhami Işık: Bu dava şeytanlaştırma üzerinden yürütüldü Haber

Yazar İlhami Işık: Bu dava şeytanlaştırma üzerinden yürütüldü

Narin Güran cinayetine ilişkin tartışmalar sürerken, Baran Güran’ın ardından bu kez yazar İlhami Işık, Ferhat Özmen’in sorularını yanıtladı. Davayı ilk günden bu yana takip ettiğini belirten Işık, soruşturma sürecinin yalnızca hukuki değil, toplumsal ve medya kaynaklı ciddi sorunlar barındırdığını ifade etti. “Böylesine bir şeytanlaştırmayla ilk kez karşılaşıyorum” İlhami Işık, Türkiye’de birçok ağır davanın yaşandığını ancak bu dosyada farklı bir durum olduğunu vurguladı. “Uzun yıllardır bu ülkede birçok cinayet davası gördük ama böylesine topyekûn bir şeytanlaştırmayla ilk kez karşılaşıyorum” diyen Işık, davanın daha en başında belirli bir algı üzerinden şekillendiğini savundu. “Önce köy, sonra aile hedefe konuldu” Işık’a göre süreç, yalnızca bir soruşturma değil; aynı zamanda bir “algı inşası” süreciydi. Köyün ve ailenin sistematik biçimde hedef haline getirildiğini belirten Işık, bu durumun toplumda sorgulama refleksini ortadan kaldırdığını söyledi: “Bir köy şeytanlaştırıldı, ardından o köyün içinde bir aile. Bu noktadan sonra kimse ‘acaba’ sorusunu sormadı.” “Sorulması gereken sorular hiç sorulmadı” Işık, dosyada en dikkat çekici eksikliğin temel sorgulama mekanizmasının devre dışı kalması olduğunu ifade etti. Ortaya atılan birçok iddianın mantıksal olarak dahi test edilmediğini vurgulayan Işık, “Bu kadar kritik bir olayda en basit sorular bile sorulmadı” dedi. “Medya, acı üzerinden bir mekanizmaya dönüştü” Işık’ın en sert eleştirilerinden biri ise medyaya yönelik oldu. “Bazı kesimler, iki tık almak ya da görünürlük kazanmak için bu acıyı kullandı” diyen Işık, sürecin yalnızca habercilik değil, aynı zamanda bir “kazanç mekanizmasına” dönüştüğünü savundu. Bu durumun, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de aileye yönelik ağır bir toplumsal baskıya neden olduğunu ifade etti. “Sosyal medya mahkemeleri bu davada belirleyici oldu” Işık, davanın seyrinde sosyal medyanın etkisine dikkat çekerek, kararların büyük ölçüde bu baskı altında şekillendiğini ileri sürdü. “Aylarca sosyal medyada mahkemeler kuruldu. İnsanlar daha yargılanmadan suçlu ilan edildi” diyen Işık, bu durumun hukuk sistemini de etkilediğini savundu. “Bu yalnızca bir dava değil, toplumsal bir kırılma” Işık’a göre Narin Güran dosyası, yalnızca bir cinayet davası değil; aynı zamanda Türkiye’de toplumsal reflekslerin geldiği noktayı gösteren bir örnek. “Bu dava, vicdanın rafa kaldırıldığı bir sürecin en somut göstergesidir” ifadelerini kullanan Işık, toplumun hızlı yargılama eğiliminin tehlikelerine dikkat çekti. “Adalet Bakanlığı için bir sınav” Işık, yetkililere de açık bir çağrıda bulunarak, bu dosyanın yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. “Eğer sosyal medya mahkemeleriyle mücadele edilecekse, bunun en somut örneği bu dosyadır” diyen Işık, Narin Güran davasının adalet sistemi açısından kritik bir test olduğunu vurguladı. Toplum için uyarı: Aynı hatalar tekrar edilebilir Uzmanlara göre, bu tür davalarda erken yargı, medya baskısı ve sosyal medya etkisi birleştiğinde, adil yargılanma ilkesi ciddi şekilde zarar görebiliyor. İlhami Işık’ın sözleri ise bu riski net bir şekilde ortaya koyuyor: “Bu dava sadece geçmiş değil, gelecekte yaşanabilecek benzer hataların da habercisi.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

LGS’de bir ilk: Öğrencilere sınav arasında ücretsiz destek! Haber

LGS’de bir ilk: Öğrencilere sınav arasında ücretsiz destek!

Milli Eğitim Bakanlığı, 14 Haziran’da gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) sınavı için yeni bir uygulamayı hayata geçiriyor. Buna göre, öğrenciler sınavın iki oturumu arasındaki 45 dakikalık sürede ücretsiz beslenme paketinden yararlanabilecek. Sınav arasında öğrenciler için özel paket hazırlanacak Bu yıl ilk kez uygulanacak sistem kapsamında öğrencilere kuru meyveli yulaf bar, ceviz, kuru üzüm ve sudan oluşan beslenme paketi verilecek. Uzman görüşleri doğrultusunda hazırlanan içeriklerle öğrencilerin dikkat ve konsantrasyonunun desteklenmesi hedefleniyor. Velilerin onayı olmadan verilmeyecek Beslenme paketinden faydalanmak isteyen öğrenciler için veli onayı şart olacak. Veliler, e-Okul sistemi üzerinden paket içeriğini inceleyerek onay verebilecek. Başvurular için son tarih 10 Nisan LGS başvuruları 23 Mart itibarıyla başladı ve 10 Nisan’a kadar devam edecek. Aynı sistem üzerinden beslenme paketine ilişkin talepler de alınacak. Özel gereksinimli öğrencilere ek kolaylık Bakanlık, özel gereksinimli öğrenciler için de düzenlemeler yaptı. Bu kapsamda uygun sınav ortamları sağlanacak ve ihtiyaç halinde ek süre tanınacak. Sınav takvimi netleşti LGS’nin birinci oturumu saat 09.30’da sözel derslerle başlayacak, ikinci oturum ise 11.30’da sayısal derslerle devam edecek. Sonuçlar 10 Temmuz’da açıklanacak, tercih süreci ise 13-24 Temmuz tarihleri arasında yapılacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Uyuyamayanlar için yeni yöntem: Beyni kandıran teknik gündemde Haber

Uyuyamayanlar için yeni yöntem: Beyni kandıran teknik gündemde

Uykuya dalmakta zorlananlar için geliştirilen “bilişsel karıştırma” yöntemi yeniden gündemde. 22 Mart 2026’da yayımlanan değerlendirmelere göre, bu teknik özellikle aşırı düşünen ve zihnini susturmakta zorlanan bireyler için alternatif bir yöntem olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre bilişsel karıştırma, uyanıklık ile uyku arasındaki geçiş sürecinde ortaya çıkan doğal zihinsel dağınıklığı taklit etmeye dayanıyor. Bu sayede bireyin zihni, endişe ve planlama gibi uyarıcı düşüncelerden uzaklaşarak daha sakin bir duruma geçebiliyor. Zihin rastgele düşüncelerle meşgul ediliyor Yöntemde, duygusal yük taşımayan rastgele bir kelime seçilerek bu kelimenin harfleriyle başlayan nesnelerin düşünülmesi öneriliyor. Bu nesnelerin zihinde canlandırılmasıyla birlikte dikkat, kaygı yaratan düşüncelerden uzaklaştırılıyor. Uzmanlar, bu sürecin zihinde hızlı ve bağlantısız imgeler oluşturarak uykuya geçişi kolaylaştırdığını belirtiyor. Uykuya geçiş sürecini taklit ediyor Araştırmacılara göre bilişsel karıştırma, beynin uykuya dalarken doğal olarak ürettiği “dağınık düşünce” yapısını taklit ediyor. Bu süreç, “hipnagogik zihinsel süreç” olarak adlandırılan ve uyanıklık ile uyku arasındaki geçişte ortaya çıkan bir durumla ilişkilendiriliyor. Bu nedenle yöntemin, zihni uykuya hazır hale getiren bir etki oluşturabileceği ifade ediliyor. Herkeste aynı etkiyi göstermeyebilir Uzmanlar, bu tekniğin herkes için aynı sonucu vermeyebileceğini vurguluyor. Bireylerin stres düzeyi, düşünme biçimi ve alışkanlıklarının yöntemin etkisini değiştirebileceği belirtiliyor. Bununla birlikte düzenli uygulandığında yöntemin daha etkili hale gelebileceği ve bazı kişilerde uykuya dalmayı kolaylaştırabileceği ifade ediliyor. Uyku sorunlarının sık yaşanması halinde ise uzmanlar, profesyonel destek alınması gerektiğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Hava bir anda değişiyor: Türkiye genelinde alarm verildi Haber

Hava bir anda değişiyor: Türkiye genelinde alarm verildi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün 21 Mart 2026 tarihli son değerlendirmelerine göre Türkiye genelinde etkili olacak yeni bir hava sistemi için uyarı yapıldı. Yurt genelinde çok bulutlu bir hava beklenirken, birçok bölgede sağanak yağış, karla karışık yağmur ve kar etkili olacak. Özellikle Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz’in bazı kesimlerinde yağışların yer yer kuvvetli olacağı belirtilirken, yetkililer yurttaşları olası risklere karşı dikkatli olmaya çağırdı. Yağışların ülke genelinde çoğunlukla yağmur ve sağanak şeklinde görülmesi beklenirken, Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun kuzey ve doğusunda ve yüksek rakımlı bölgelerde kar ve karla karışık yağış etkili olacak. Diyarbakır, Mardin, Batman, Şırnak, Bingöl’ün güneyi ile Mersin, Adana, Hatay ve Kahramanmaraş çevrelerinde yağışların zaman zaman şiddetini artırabileceği ifade edildi. Birçok bölgede kuvvetli yağış bekleniyor Yetkililer, özellikle Güneydoğu Anadolu ile Akdeniz’in doğusunda beklenen kuvvetli yağışların sel ve su baskını riskini artırabileceğini vurguladı. 1600 metre üzerindeki yüksek kesimlerde ise yağışların kar şeklinde yoğunlaşabileceği ve hayatı olumsuz etkileyebileceği belirtildi. Bu durumun, tarım faaliyetlerinden günlük yaşama kadar birçok alanda etkili olabileceği ifade ediliyor. Rüzgar hızını artıracak Marmara ve Kıyı Ege’de kuzey yönlerden, İç Anadolu’nun doğusunda ise güney yönlerden esecek rüzgarın zaman zaman 40 ila 60 kilometre hıza ulaşması bekleniyor. Bu nedenle ulaşımda aksamalar ve günlük yaşamda çeşitli olumsuzluklar yaşanabileceği bildirildi. Kuvvetli rüzgarın özellikle açık alanlarda ve deniz ulaşımında etkisini daha belirgin hissettireceği öngörülüyor. Buzlanma ve don riski var Gece ve sabah saatlerinde iç ve doğu bölgelerde buzlanma ve don olaylarının görülebileceği uyarısı yapıldı. Sürücülerin bu saatlerde daha dikkatli olması gerektiği belirtilirken, özellikle yüksek kesimlerde riskin daha fazla olduğu ifade edildi. Yüksek kesimler için çığ uyarısı Doğu Karadeniz’in iç kesimleri ile Doğu Anadolu’nun eğimli ve kar örtüsü bulunan bölgelerinde çığ tehlikesi bulunuyor. Uzmanlar, kar erimesine bağlı olarak heyelan ve çığ riskinin artabileceğine dikkat çekerek yurttaşların tedbirli olması gerektiğini vurguladı. Hava sıcaklıklarının ise genel olarak büyük bir değişim göstermeyeceği, yalnızca bazı bölgelerde sınırlı artış yaşanabileceği tahmin ediliyor. Türkiye genelinde etkili olması beklenen bu sistemin, önümüzdeki günlerde de etkisini sürdürmesi beklenirken, yetkililer yurttaşların resmi uyarıları yakından takip etmesini istiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Evinde ölü bulunan Ayşegül Eraslan’ın otopsi raporu ortaya çıktı! Haber

Evinde ölü bulunan Ayşegül Eraslan’ın otopsi raporu ortaya çıktı!

Moda tasarımcısı ve sosyal medya fenomeni Ayşegül Eraslan’ın evinde ölü bulunması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ölümünden kısa süre önce sosyal medya hesabından kanlı olduğu görülen bir veda notu paylaşması üzerine olay ilk etapta intihar şüphesiyle değerlendirilirken, Eraslan’ın yakın çevresinden gelen açıklamalar olayın cinayet olabileceği iddialarını gündeme taşıdı. Sosyal medyada kanlı not paylaşmıştı Ayşegül Eraslan’ın Instagram hesabından yaptığı son paylaşımlarda dikkat çeken ifadeler yer aldı. Paylaşımda “Paylaşmadığım şeyler olacaktır, sizin bilmediğiniz, size anlatmadığım. Tek bildiğim ben çok iyi bir insandım. Kimseye kötülüğüm olmadı” sözlerinin yer aldığı bir not paylaşıldı. Ardından paylaşılan ve kanlı olduğu görülen ikinci notta ise Eraslan’ın köpeklerine iyi bakılmasını istediği ve babasından özür dilediği ifadeleri yer aldı. Yakın arkadaşından dikkat çeken iddia Eraslan’ın yakın arkadaşı olan fotoğrafçı Semih Palancı, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada paylaşılan nottaki el yazısının Eraslan’a ait olmadığını öne sürdü. Palancı, bu nedenle durumu polise bildirdiklerini söyledi. Palancı ayrıca otopsi raporuna ilişkin bazı iddialar dile getirerek Eraslan’ın ölümünün intihar değil cinayet olabileceğini savundu. “İntihar süsü verilmiş olabilir” iddiası Palancı yayınladığı videoda, Eraslan’ın ölümünün cinayet olabileceğini öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Değerli arkadaşım Ayşegül Eraslan evinde ölü olarak bulundu. Gece attığı story ve kendisine ait olmayan el yazısı bizi şüphelendirdi. Polise bilgi verdik. Otopsi raporunu bekledik. Otopsi raporunda bilekleri kesilerek ve boğazı sıkılarak asılmış pozisyonu verilerek intihar etmiş gibi gösterildiğini düşünüyoruz.” Adalet çağrısı yaptı Palancı açıklamasının devamında olayın bir kadın cinayeti olabileceğini iddia ederek sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi. Açıklamasında “Ayşegül intihar etmemiştir. Ayşegül bir kadın cinayetinin kurbanı olmuştur. Bu olayın üzerinin örtülmesine izin vermeyeceğiz. Gerçekler ortaya çıkacak ve sorumlular adalet önünde hesap verecek” ifadelerine yer verdi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Enes Batur’un canlı yayınında bağış yağmuru: 1 milyon TL iddiası Haber

Enes Batur’un canlı yayınında bağış yağmuru: 1 milyon TL iddiası

Türkiye’nin en çok takip edilen YouTuber’larından biri olan Enes Batur’un yeni videosunun ilk gösterimi sırasında yapılan bağışların toplamının 1 milyon TL’yi aştığı öne sürüldü. Sosyal medya kullanıcıları tarafından paylaşılan görüntüler ve yorumlar, kısa sürede dijital platformlarda geniş yankı uyandırdı. Canlı yayında bağışlar dikkat çekti Enes Batur’un yeni videosunun ilk gösterimi sırasında izleyicilerin yaptığı bağışların oldukça yüksek rakamlara ulaştığı iddia edildi. Yayın sırasında yapılan bağışların toplamının 1 milyon TL’yi geçtiği yönündeki paylaşımlar sosyal medyada hızla yayıldı. Yayın esnasında yapılan bağış mesajları ve destek yorumları da izleyiciler tarafından sıkça paylaşıldı. Çok sayıda kullanıcı canlı yayındaki bağış miktarlarının kısa sürede büyüdüğünü ileri sürdü. Sosyal medyada gündem oldu İddia edilen bağış miktarı kısa sürede sosyal medyada gündeme oturdu. Bazı kullanıcılar bağış rakamlarının yüksekliğine dikkat çekerken, bazıları ise dijital içerik üreticilerinin gelir modelleri üzerine tartışma başlattı. Kısa sürede çok sayıda paylaşım yapılan konu, içerik üreticilerinin canlı yayınlardan elde ettiği gelirler konusunu yeniden gündeme getirdi. Resmi açıklama yapılmadı Öte yandan bağışların toplam tutarının 1 milyon TL’yi geçtiğine dair resmi bir doğrulama henüz yapılmadı. Konuya ilişkin Enes Batur veya ekibinden resmi bir açıklama gelmedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Taşacak Bu Deniz dizisinde kavga sahnesinin kamera arkası yayımlandı Haber

Taşacak Bu Deniz dizisinde kavga sahnesinin kamera arkası yayımlandı

Taşacak Bu Deniz, her cuma akşamı yayınlanan yeni bölümleriyle izleyici karşısına çıkmaya devam ediyor. Reytinglerde dikkat çeken yapım bu kez dizideki aksiyon sahnelerinden birinin kamera arkası görüntüleriyle gündeme geldi. Trabzon’da geçen hikâye dikkat çekiyor Dizinin hikâyesinde, Ava Yaman’ın hayat verdiği Eleni karakterinin Trabzon’a gelişi ve ailesini bulma çabası anlatılıyor. Hikâyede aynı zamanda Koçari ve Furtuna aileleri arasındaki gerilim ve çatışma da önemli bir yer tutuyor. Karadeniz atmosferinde geçen dizi, aksiyon ve dramatik sahneleriyle izleyicinin ilgisini çekmeye devam ediyor. İso ve Eyüphan sahnesinin kamera arkası paylaşıldı Sosyal medyada paylaşılan kamera arkası görüntülerinde dizinin dikkat çeken kavga sahnelerinden biri yer aldı. Görüntülerde İso ve Eyüphan karakterlerinin kavga sahnesinin çekim süreci görülüyor. Televizyonda izleyiciye oldukça gerçekçi görünen sahnelerin arkasında ise oyuncuların koreografi eşliğinde sahte yumruklar attığı ve set ekibinin çekimi yönettiği anlar yer alıyor. Aksiyon sahnelerinin hazırlık süreci ortaya çıktı Paylaşılan görüntüler, aksiyon sahnelerinin kamera önünde görüldüğü kadar spontane olmadığını da gösterdi. Oyuncuların kavga sahnelerini çekmeden önce prova yaptığı ve sahnenin detaylı bir planlama ile hazırlandığı görüldü. Kamera arkası görüntüleri kısa sürede sosyal medyada yayılırken dizinin hayranları tarafından yoğun ilgi gördü. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araştırma şaşırttı: Sahip olduğunuz çocuk sayısı yaşam sürenizi etkileyebilir Haber

Araştırma şaşırttı: Sahip olduğunuz çocuk sayısı yaşam sürenizi etkileyebilir

Finlandiya’daki University of Helsinki tarafından yürütülen ve Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırma, aile planlaması ile yaşam süresi arasında dikkat çekici bir bağlantı olabileceğini ortaya koydu. Bilim insanları, çocuk sayısının biyolojik yaşlanma hızını etkileyebileceğine dair önemli bulgular elde etti. Araştırma 14 binden fazla kişi üzerinde yapıldı Araştırma kapsamında genetik faktörlerin etkisini en aza indirmek için 14 bin 836 kadın ikiz kardeşin sağlık verileri incelendi. Ayrıca bu büyük grubun içinden seçilen 1.054 katılımcının biyolojik yaşlanma göstergeleri hücresel düzeyde analiz edildi. Elde edilen veriler, hiç çocuk sahibi olmayan kadınlar ile çok sayıda çocuk sahibi olan kadınların biyolojik olarak daha hızlı yaşlandığını ve ölüm risklerinin daha yüksek olduğunu gösterdi. En düşük yaşlanma oranı 2 ila 3 çocukta Araştırmanın sonuçlarına göre en sağlıklı biyolojik yaşlanma hızına sahip grup ortalama 2 ila 3 çocuk sahibi olan kadınlar oldu. Bu grubun hamileliklerinin genellikle 24 ile 38 yaş arasında gerçekleştiği ve diğer gruplara göre daha düşük yaşlanma hızına sahip olduğu tespit edildi. Buna karşılık ortalama 6 ila 7 çocuk sahibi olan kadınlarda hücresel yaşlanma belirtilerinin daha hızlı ortaya çıktığı gözlemlendi. Evrimsel bedel: “Tek kullanımlık beden” teorisi Bilim insanları bu durumu evrimsel biyolojide önemli bir yere sahip olan “tek kullanımlık beden” teorisi ile açıklıyor. Helsinki Üniversitesi’nden biyolog Mikaela Hukkanen’e göre insan vücudu sınırlı enerji kaynaklarına sahip. Bu enerji büyük ölçüde üreme sürecine harcandığında vücudun bakım ve onarım mekanizmalarına ayrılan enerji azalıyor. Bu durum ise hücresel hasarın artmasına ve yaşam süresinin kısalmasına yol açabiliyor. Hiç çocuk sahibi olmamak neden riskli olabilir Araştırmanın dikkat çeken bulgularından biri de hiç çocuk sahibi olmayan kadınlarda da hızlı yaşlanma belirtilerinin görülmesi oldu. Bilim insanları bu durumun doğrudan çocuk sahibi olmamakla ilişkili olmayabileceğini belirtiyor. Uzmanlara göre çocuksuzluk ile hızlı yaşlanma arasında görülen bağlantının nedeni, her iki durumu da etkileyebilecek altta yatan bazı sağlık sorunları veya kronik hastalıklar olabilir. Uzmanlardan önemli uyarı Araştırma ekibinden epigenetik uzmanı Miina Ollikainen, sonuçların bireysel yaşam tercihleri için doğrudan bir tavsiye olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Ollikainen, hiçbir kadının yalnızca bu araştırmanın sonuçlarına dayanarak çocuk sahibi olma planlarını değiştirmemesi gerektiğini belirtti. Uzmanlara göre genetik yapı, beslenme, stres düzeyi ve yaşam tarzı gibi birçok faktör yaşam süresi üzerinde belirleyici olmaya devam ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Karnına koyduğu torba hayatını kabusa çevirdi: Bilseydim asla kullanmazdım Haber

Karnına koyduğu torba hayatını kabusa çevirdi: Bilseydim asla kullanmazdım

Ağrı’da yaşayan 19 yaşındaki Gamze Kaya, karın ağrısını dindirmek için sıcak su torbası kullandıktan kısa süre sonra torbanın patlaması sonucu göbeği ve bacaklarında ciddi yanıklar oluştu. Ambulansla hastaneye kaldırılan genç yurttaş, ilk müdahalenin ardından Erzurum Şehir Hastanesi Yanık Tedavi Merkezi’ne sevk edildi. Doktorlar, ikinci derece derin yanıklar oluştuğunu ve tedavinin bir süre daha devam edeceğini açıkladı. Kaynar su torbaya konuldu, saniyeler içinde facia yaşandı Olayın yaklaşık beş gün önce evde meydana geldiği öğrenildi. Kaynattığı suyu torbaya doldurup karnına yerleştiren Kaya, kısa süre sonra yanma hissi yaşadı. Torbayı kaldırmak isterken ürün aniden patladı ve içindeki sıcak su vücudundan aşağı döküldü. Göbeği ve iki bacağı yanan genç yurttaş yürümekte zorlanırken, yaşadığı kazanın ardından günlük yaşamından da uzak kaldı. “Çok pişmanım, keşke yapmasaydım” Sıcak su torbasının ağrısına iyi geleceğini düşündüğünü belirten Kaya, suyun aşırı sıcak olduğunu fark ettiğinde artık çok geç olduğunu söyledi. Böyle bir sonuçla karşılaşacağını bilseydi torbayı hiç kullanmayacağını dile getiren genç yurttaş, benzer kazaların yaşanmaması için herkesi dikkatli olmaya çağırdı. Torbanın uzun süredir kullanıldığı için incelmiş olabileceğini de ifade etti. “Ben yandım, siz yanmayın” Yaşadığı sürecin hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorlayıcı olduğunu anlatan Kaya, işine gidemediğini, dışarı çıkamadığını ve hareket etmekte güçlük çektiğini belirtti. Baba Ramazan Kaya ise kızının başına gelen olaydan büyük üzüntü duyduklarını söyleyerek, başka yurttaşların benzer acılar yaşamaması için bu tür ürünlerin kullanımında daha fazla dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı. Uzmanlar uyardı: İki yıldan eski torbalar risk taşıyor Yanık Tedavi Merkezi doktorlarından Emre Nohutçu, sıcak su torbalarının özellikle kış aylarında sık kullanılan ürünler olduğunu ancak eskidiklerinde ciddi tehlike oluşturabildiğini söyledi. Plastik yapının zamanla zayıfladığını, üzerine basınç uygulanması ya da torbanın genişlemesiyle patlamaların yaşanabildiğini belirten Nohutçu, kapak kısmının tam kapanmamasının da kazalara yol açabileceğine dikkat çekti. Üzerindeki simge üretim yılını gösteriyor Uzmanlara göre sıcak su torbalarının çoğunda çiçek benzeri bir sembol bulunuyor ve ortasındaki sayı ürünün üretim yılını işaret ediyor. Bu tarih baz alınarak torbaların en az iki yıl kullanımın ardından değiştirilmesi öneriliyor. Nohutçu, süresi geçmiş ürünlerin mümkünse hiç kullanılmaması gerektiğini belirterek, bu kış yalnızca torba patlaması nedeniyle beş hastanın tedavi altına alındığını aktardı. Uzmanlar, basit görülen ev ürünlerinin bile ciddi yaralanmalara yol açabileceğini hatırlatarak, özellikle yüksek sıcaklıkla kullanılan malzemelerde Türkiye toplumunun daha bilinçli hareket etmesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.