SON DAKİKA

#Diplomatik Çözüm

HABER DEĞER - Diplomatik Çözüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diplomatik Çözüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Washington’da kritik zirve iddiası: Trump, Netanyahu ve Avn bir araya gelebilir Haber

Washington’da kritik zirve iddiası: Trump, Netanyahu ve Avn bir araya gelebilir

İsrail merkezli i24 televizyonunun haberine göre, Binyamin Netanyahu’nun Mayıs ayının ikinci haftasında Washington’a giderek bu kritik görüşmeye katılması bekleniyor. İddiaya göre toplantıda Donald Trump ve Joseph Avn da yer alacak. Haberde, üçlü zirvenin gerçekleşmesinin bölgedeki güvenlik durumuna ve İsrail ile Lübnan arasında çatışmaların yeniden başlayıp başlamayacağına bağlı olduğu ifade edildi. Ateşkes süreci belirleyici olacak İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sonrası bölgede ciddi bir insani kriz yaşanırken, Lübnan hükümeti 1 milyondan fazla yurttaşın yerinden edildiğini açıklamıştı. Donald Trump ise 17 Nisan’da yürürlüğe giren 10 günlük geçici ateşkesin 3 hafta daha uzatıldığını duyurmuştu. Bu süreçte taraflar arasında tansiyonun düşürülmesi ve diplomatik kanalların açık tutulması hedefleniyor. “Tarihi görüşme” vurgusu Trump’ın, ateşkes süresi içerisinde Joseph Avn ve Binyamin Netanyahu’yu Beyaz Saray’da ağırlamak istediği ve bu buluşmayı “tarihi” olarak nitelendirdiği belirtildi. Uzmanlara göre böyle bir zirve gerçekleşirse: İsrail–Lübnan hattında diplomatik çözüm ihtimali artabilir ABD’nin bölgedeki arabulucu rolü güçlenebilir Ateşkesin kalıcı hale gelmesi için yeni bir zemin oluşabilir Bölgesel dengeler yeniden şekilleniyor Orta Doğu’da son dönemde artan gerilim, diplomasi trafiğini de hızlandırmış durumda. Washington’da yapılması planlanan bu olası zirve, yalnızca iki ülke arasındaki gerilimi değil, bölgedeki daha geniş güvenlik mimarisini de etkileyebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fidan’dan kritik uyarı: Daha büyük bir savaşa gidiyoruz Haber

Fidan’dan kritik uyarı: Daha büyük bir savaşa gidiyoruz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 28 Mart 2026 tarihinde İstanbul’da düzenlenen STRATCOM Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarla Orta Doğu’daki gerilime ilişkin önemli mesajlar verdi. Fidan, İsrail ve ABD ile İran hattında tırmanan çatışmaların daha geniş bir savaşa dönüşme riski taşıdığını belirtti. Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü ifade eden Fidan, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için diyalog kanallarının açık tutulmasının önemine vurgu yaptı. “Savaş büyümeden sona ermeli” Fidan, mevcut çatışmaların kontrol altına alınmaması halinde daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini belirterek, “Daha büyük bir savaşa doğru gidiyoruz. Bölge ülkelerine yayılacak savaşa karşıyız” dedi. Savaşın sona erdirilmesi ve müzakere sürecinin başlatılması gerektiğini vurgulayan Fidan, diplomatik çözüm çağrısını yineledi. Diplomasi ve diyalog vurgusu Açıklamasında Türkiye’nin barış odaklı yaklaşımına dikkat çeken Fidan, üst düzey temasların sürdüğünü ve bu çabaların daha somut hale getirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Fidan, çatışmanın uzamasının yalnızca bölgeyi değil, küresel ekonomiyi de olumsuz etkileyebileceğini belirtti. “İtidal çağrısı yapıyoruz” Dışişleri Bakanı, taraflara itidal çağrısında bulunarak gerilimin daha fazla tırmanmaması gerektiğini söyledi. Çatışmaların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını ifade eden Fidan, yaşanan gelişmelerin tüm dünyayı etkilediğini dile getirdi. Ayrıca bilgi akışı ve algı yönetimi üzerinden yürütülen süreçlere de dikkat çeken Fidan, enformasyon savaşının da eş zamanlı sürdüğünü belirtti. Fidan’ın açıklamaları, bölgedeki gelişmelerin yeni bir aşamaya evrilebileceğine işaret ederken, diplomatik çözüm arayışlarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ortadoğu’da askeri gerilim tırmanıyor: 10 bin asker planı krizi büyüttü Haber

Ortadoğu’da askeri gerilim tırmanıyor: 10 bin asker planı krizi büyüttü

Pentagon yeni askeri seçenekleri masaya koydu Pentagon’un, İran’a yönelik olası senaryolar kapsamında Ortadoğu’daki askeri varlığını artırmayı değerlendirdiği öne sürüldü. İddialara göre bu plan, ABD Başkanı Donald Trump’a sunulan seçenekler arasında yer alıyor. Sevkiyatın, daha önce konuşulan birliklere ek olarak yaklaşık 10 bin askeri kapsayabileceği belirtiliyor. Bu adımın, sadece sahadaki askeri gücü artırmakla kalmayıp, aynı zamanda müzakere sürecinde Washington’ın elini güçlendirmeyi hedeflediği ifade ediliyor. 82. Hava İndirme Tümeni yeniden gündemde Plan kapsamında, ABD ordusunun hızlı müdahale gücü olarak bilinen 82nd Airborne Division birliklerinin de bölgeye sevk edilebileceği konuşuluyor. Ancak askerlerin hangi ülkelere veya hangi üslerde konuşlandırılacağına dair resmi bir açıklama henüz yapılmadı. Rusya’dan net mesaj: “Bölgeyi ateşe atar” Moskova yönetimi, ABD’nin İran’a yönelik olası bir kara harekâtı planına sert tepki gösterdi. Rus yetkililer, böyle bir adımın yalnızca İran’ı değil, tüm Orta Doğu’yu kapsayacak geniş çaplı bir krize yol açabileceğini vurguladı. Açıklamada, askeri müdahalenin “vahim sonuçlar” doğuracağı ifade edilirken, diplomatik çözüm çağrısı öne çıktı. Diplomasi ve askeri hazırlık aynı anda ilerliyor ABD’nin bir yandan İran ile diplomatik temaslarını sürdürmesi, diğer yandan askeri seçenekleri masada tutması dikkat çekiyor. Bu durum, bölgede “çifte strateji” izlendiği yorumlarına neden oldu. Uzmanlara göre bu gelişmeler, Orta Doğu’daki gerilimin kısa vadede düşmeyeceğini, aksine daha geniş bir çatışma riskini beraberinde getirebileceğini gösteriyor. Küresel dengeler yeniden şekilleniyor ABD-Rusya hattında yükselen söylem sertliği, sadece bölgesel değil küresel bir güç mücadelesinin de sinyallerini veriyor. Bu nedenle önümüzdeki günlerde atılacak adımlar, yalnızca savaşın seyrini değil, uluslararası sistemin dengelerini de doğrudan etkileyebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’da dikkat çeken iddia: Müzakere talimatı verildi Haber

İran’da dikkat çeken iddia: Müzakere talimatı verildi

Orta Doğu’daki savaş sürerken, İran cephesine ilişkin dikkat çekici bir iddia ortaya atıldı. 24 Mart 2026 tarihinde İsrail basınında yer alan haberlere göre, Mücteba Hamaney’in ABD ile müzakere edilmesi yönünde talimat verdiği öne sürüldü. Söz konusu iddia henüz İranlı yetkililer tarafından doğrulanmazken, gelişme bölgede diplomasiye dönüş ihtimali açısından yakından takip ediliyor. Müzakere kapısı yeniden mı aralanıyor Haberlere göre İran yönetimi içinde, artan askeri baskı ve ekonomik zorluklar nedeniyle diplomatik çözüm arayışları yeniden gündeme geldi. Bu çerçevede ABD ile doğrudan ya da dolaylı temas kurulmasının değerlendirilmesi gerektiği yönünde görüşler dile getirildiği iddia edildi. Bu yaklaşımın, çatışmaların daha da derinleşmesini önlemeye yönelik bir adım olabileceği yorumları yapıldı. İran içinde görüş ayrılığı iddiası İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, İran yönetimi içinde sertlik yanlıları ile diplomasiye açık kanat arasında bir denge arayışı yaşandığı öne sürüldü. Mücteba Hamaney’in bu süreçte daha “müzakereci” bir çizgiye yakın durduğu iddia edilirken, bu durumun yönetim içindeki güç dengelerine nasıl yansıyacağı merak konusu oldu. Enerji krizi ve uluslararası baskı etkili Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilim ve enerji sevkiyatındaki aksaklıklar, küresel ölçekte ekonomik baskıyı artırdı. Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok uluslararası aktör, taraflara müzakere çağrısında bulundu. Bu gelişmeler, İran’ın tamamen askeri bir strateji yerine kontrollü bir diplomasi sürecine açık olabileceği yönündeki değerlendirmeleri güçlendirdi. Resmi doğrulama yapılmadı İsrail basınında yer alan söz konusu iddialara ilişkin İran tarafından henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Uzmanlar, böyle bir talimatın doğrulanması halinde bölgedeki dengelerin önemli ölçüde değişebileceğini belirtirken, sürecin dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguluyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Küba’dan dikkat çeken açıklama: Her senaryoya hazırız! Haber

Küba’dan dikkat çeken açıklama: Her senaryoya hazırız!

Küba yönetimi, ABD’den gelebilecek olası bir askeri saldırıya karşı hazırlık yaptığını açıkladı. 23 Mart 2026 tarihinde yapılan açıklamada, ülkenin silahlı kuvvetlerinin her türlü senaryoya karşı hazır olduğu belirtilirken, bu durumun bir önlem olarak değerlendirildiği ifade edildi. Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernandez de Cossio, Amerikan basınına yaptığı değerlendirmede, ülkelerinin ABD için bir tehdit oluşturmadığını vurguladı. Buna rağmen, olası risklere karşı hazırlıklı olmanın gerekli olduğu ifade edildi. “Hazırlıksız olmak saflık olur” mesajı Fernandez de Cossio, Küba’nın bir askeri saldırı durumunda ulusal ölçekte seferber olabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Açıklamasında, böyle bir senaryonun düşük ihtimal olduğunu düşündüklerini ancak hazırlık yapılmamasının doğru olmayacağını dile getirdi. Bu değerlendirme, Küba’nın güvenlik politikalarında temkinli bir yaklaşım benimsediğini ortaya koydu. Ambargo eleştirisi dikkat çekti Kübalı yetkili, ABD tarafından uygulanan ambargonun ciddi ekonomik ve sosyal etkiler yarattığını ifade etti. Bu politikaların haklı bir gerekçeye dayanmadığını savunan Fernandez de Cossio, mevcut koşullarla mücadele etmek için aktif bir şekilde çalıştıklarını belirtti. Ambargonun kalıcı olmayacağı yönündeki beklentilerini de dile getiren yetkili, bu sürecin sona ermesini umduklarını söyledi. Diyalog kapısı açık tutuluyor Açıklamada, Küba’nın ABD ile ilişkilerde diyalog kanallarını açık tutmak istediği de vurgulandı. Her türlü görüşmeye hazır olduklarını belirten Fernandez de Cossio’nun sözleri, gerilime rağmen diplomatik çözüm arayışının sürdüğüne işaret etti. Küba’nın hem askeri hazırlık hem de diplomatik mesaj içeren bu açıklamaları, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrine dair yeni bir tartışma başlatmış durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

LGBTİ+ derneklerinden ortak çağrı: Bombalar özgürlük getirmez Haber

LGBTİ+ derneklerinden ortak çağrı: Bombalar özgürlük getirmez

Türkiye’de faaliyet gösteren çeşitli LGBTİ+ dernekleri, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına ilişkin ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada “Bombalar özgürlük getirmez, ABD ve İsrail’in emperyalist savaşına hayır” denilerek çatışmalara karşı barış çağrısı yapıldı. Dernekler, LGBTİ+ hareketinin özgürlük mücadelesinin barış mücadelesinden ayrı düşünülemeyeceğini vurguladı. Açıklamada, yakın tarihte LGBTİ+’ların birçok farklı coğrafyada ağır hak ihlalleriyle karşı karşıya kaldığı hatırlatıldı. Nazi Almanyası döneminde LGBTİ+’lara yönelik soykırım politikaları, IŞİD’in saldırıları, 10 Ekim Ankara Gar Katliamı, İran’daki rejimin LGBTİ+’lara yönelik idam uygulamaları ve farklı ülkelerde yürütülen baskıcı politikaların bu sürecin örnekleri arasında gösterildi. “Savaşın yarattığı yıkıma sessiz kalmayacağız” Dernekler açıklamalarında, savaşların toplumun en kırılgan kesimlerini hedef aldığına dikkat çekti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Mücadelesini verdiğimiz dünya bu değil ve biz LGBTİ+ örgütleri olarak ne bu savaşa ne de bu savaşın sebep olduğu yıkıma sessiz kalmayacağız.” Açıklamada ayrıca savaşların yalnızca askeri hedefleri değil, sivilleri de doğrudan etkilediği vurgulandı. Bombardımanların mahalleleri, okulları ve evleri hedef alabildiği; savaşın sağlık, barınma ve su gibi temel ihtiyaçlara erişimi zorlaştırdığı ifade edildi. “Savaş ortamı baskıyı artırıyor” LGBTİ+ dernekleri, savaş ortamının LGBTİ+ bireyler üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekti. Militarist söylemin güçlenmesiyle birlikte heteronormatif ve otoriter politikaların da güç kazandığı belirtilerek, farklı kimliklerin daha fazla hedef haline geldiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca zorunlu askerlik, militarizasyon ve paramiliter yapıların LGBTİ+ bireyler için doğrudan tehdit oluşturabildiği, savaşın tetiklediği göç ve sığınma süreçlerinde LGBTİ+’ların ayrımcılığa maruz kalabildiği vurgulandı. “Tarafımız barış” Dernekler açıklamanın sonunda uluslararası topluma çağrıda bulunarak, çatışmaların durdurulması ve diplomatik çözüm yollarının devreye sokulması gerektiğini belirtti. Açıklamada şu çağrı yapıldı: “Savaşa karşı tarafımız barıştır. Acilen çatışmasızlık ilan edilmeli, siviller korunmalı ve askeri operasyonlar durdurularak diplomatik yollar devreye sokulmalıdır.” Dernekler ayrıca uluslararası kurumların çifte standart uygulamadan uluslararası hukuku işletmesi ve halkların kendi kaderini tayin hakkının korunması gerektiğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.