SON DAKİKA

#Dışişleri Bakanlığı

HABER DEĞER - Dışişleri Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dışişleri Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İsrail saldırısında hayatını kaybeden TIR şoförü Fırat’ın aracının görüntüleri ortaya çıktı Haber

İsrail saldırısında hayatını kaybeden TIR şoförü Fırat’ın aracının görüntüleri ortaya çıktı

İran’da İsrail tarafından düzenlendiği belirtilen saldırıda hayatını kaybeden Hataylı TIR şoförü Hüseyin Fırat’ın bulunduğu araca ait görüntüler ortaya çıktı. Görüntülerde füzenin isabet ettiği TIR’ın şoför mahallinin ağır hasar aldığı dikkat çekti. Hüseyin Fırat Türkiye’ye dönmek üzere yola çıkmıştı Hatay’ın Reyhanlı ilçesinden olan TIR şoförü Hüseyin Fırat’ın İstanbul’dan aldığı yükü Afganistan’a teslim ettikten sonra Türkiye’ye dönmek için yola çıktığı öğrenildi. Fırat’ın aralarında babası Coşkun Fırat’ın da bulunduğu 15 Türk TIR’ı ile birlikte 5 Mart’ta İran’a giriş yaptığı belirtildi. İsrail füzesi TIR’a isabet etti Fırat’ın kullandığı TIR’ın Kazvin eyaletini geçerek Zencan kentine doğru ilerlediği sırada saldırıya uğradığı bildirildi. İsrail tarafından atıldığı belirtilen füzenin araca isabet etmesi sonucu TIR’ın alev aldığı ifade edildi. Saldırının ardından ağır yaralanan Hüseyin Fırat’ın hastaneye kaldırıldığı açıklandı. Hastanede hayatını kaybetti Yaralı olarak kurtarılan Hüseyin Fırat’ın Zencan Hastanesi’nde tedavi altına alındığı ancak tüm müdahalelere rağmen 12 Mart’ta hayatını kaybettiği bildirildi. Olayın ardından Fırat’ın cenazesinin Türkiye’ye getirilmesi için Dışişleri Bakanlığı devreye girdi. Cenazesi Hatay’da toprağa verildi Dışişleri Bakanlığı’nın girişimleri sonucu Hüseyin Fırat’ın cenazesi memleketi Hatay’ın Reyhanlı ilçesine getirildi. Fırat, Mezarlık Kompleksi’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından toprağa verildi. Saldırının gerçekleştiği anlara ait görüntüler ortaya çıktı Saldırının ardından Hüseyin Fırat’ın kullandığı TIR ile olayın yaşandığı bölgeye ait görüntüler kamuoyuna yansıdı. Görüntülerde TIR’ın şoför kabininin büyük ölçüde hasar gördüğü ve aracın ciddi şekilde zarar aldığı görülüyor. Ortaya çıkan görüntüler saldırının boyutunu gözler önüne sererken olayla ilgili incelemelerin sürdüğü bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dışişleri’nden Ege Adaları mesajı: Oldubittilere izin vermeyeceğiz! Haber

Dışişleri’nden Ege Adaları mesajı: Oldubittilere izin vermeyeceğiz!

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, Ege Adaları’nın silahsızlandırılmış statüsüne ilişkin son günlerde yapılan açıklamalar hakkında değerlendirmede bulundu. Keçeli, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada bazı çevrelerin iddialarını “gayriciddi, talihsiz ve zamansız” olarak nitelendirdi. Keçeli, 1923 Lozan Barış Antlaşması ve 1947 Paris Barış Antlaşması çerçevesinde Doğu Ege Adaları ile Oniki Adalar’ın gayriaskeri statüsünün uluslararası hukuk açısından açık ve tartışmaya kapalı olduğunu belirtti. “Mesnetsiz iddialar” Açıklamada, bölgede yaşanan gelişmeleri fırsat bilerek Türkiye ile NATO müttefiki Yunanistan arasındaki ilişkileri germeye çalışan bazı çevrelerin yeni bir “oldubitti girişimi” içinde olduğunun görüldüğü ifade edildi. Keçeli, Türkiye’yi revizyonizmle suçlayan çevrelerin uluslararası hukuka aykırı şekilde atacakları adımların “yok hükmünde” olacağını vurguladı. KKTC vurgusu Açıklamada ayrıca Kıbrıs meselesine de değinildi. Kıbrıslı Türklerin güvenliğinin Türkiye’nin garantörlüğü ve desteğiyle sağlandığı belirtilerek şu ifadeler kullanıldı: “Kıbrıslı Türkler ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Anavatan ve Garantör Türkiye’nin desteğiyle kendi güvenliğini sağlamaya muktedirdir.” “Sağduyu çağrısı” Keçeli açıklamasının sonunda, Türkiye aleyhine dezenformasyon yapıldığını savunan çevrelere seslenerek şu mesajı verdi: “Oldubittilere izin vermeyeceğimizi bir kez daha hatırlatıyor, herkesi sağduyuya davet ediyoruz.” Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin bölgede barış ve istikrarın korunmasına bağlılığını sürdürdüğünü de vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Savaş Kafkasya’ya sıçradı: Nahçıvan Havalimanı kamikaze dronlarla vuruldu Haber

Savaş Kafkasya’ya sıçradı: Nahçıvan Havalimanı kamikaze dronlarla vuruldu

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının ardından bölgede artan gerilim yeni bir cepheye sıçradı. Azerbaycan’a bağlı Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Uluslararası Havalimanı, kamikaze dronların hedefi oldu. Olayın öğle saatlerinde gerçekleştiği bildirildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, havalimanı çevresindeki sivillerin gökyüzündeki bir cismi fark ederek panikle kaçtığı anlar yer aldı. Görüntülerde hızla dalışa geçen bir kamikaze dronun havalimanı sahasına çarpmasının ardından büyük bir patlama meydana geldiği ve gökyüzüne alev topu yükseldiği görüldü. “En az iki dron isabet etti” iddiası Azerbaycan basınında yer alan haberlere göre havalimanına en az iki kamikaze dron isabet etti. Yerel kaynaklar, dronların uçuş rotasının İran topraklarını işaret ettiğini öne sürdü. Ancak saldırının kaynağına ilişkin resmi bir doğrulama henüz yapılmadı. Okul yakınına da İHA düştü Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı olayla ilgili yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, insansız hava araçlarından birinin Nahçıvan Havalimanı terminal binasına, diğerinin ise Şakarabad köyündeki bir okulun yakınına düştüğü belirtildi. Bakanlık ayrıca İran’ın Bakü Büyükelçisi Mojtaba Demirchilou’nun Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldığını duyurdu. “Karşılık verme hakkımız saklı” Azerbaycan yönetimi saldırıya ilişkin sert bir mesaj verdi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Azerbaycan tarafı, İran’a karşılık verme hakkını saklı tutmaktadır.” Bölgesel gerilim büyüyor Nahçıvan’daki saldırı, bölgede artan askeri gerilimin Kafkasya’ya sıçrayabileceği yönündeki endişeleri artırdı. Daha önce Hatay semalarında füze gerilimi yaşanmış, ayrıca Akdeniz’de bir Rus LNG tankerinin vurulduğu iddia edilmişti. Uzmanlar, İran ile ABD-İsrail hattında yükselen gerilimin bölgedeki birçok ülkeyi etkileyebilecek daha geniş çaplı bir çatışma riskini beraberinde getirdiğine dikkat çekiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ankara’dan net mesaj: Saldırılara son verin Haber

Ankara’dan net mesaj: Saldırılara son verin

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve İran’ın başlattığı misilleme hamlelerinin ardından Ankara’dan diplomatik bir açıklama geldi. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, 28 Şubat’ta yayımladığı açıklamada tarafları “saldırılara bir an önce son vermeye” davet etti ve Türkiye’nin arabuluculuk için gerekli desteği vermeye hazır olduğunu bildirdi. “Küresel istikrar risk altında” vurgusu Bakanlık açıklamasında, İran’ın üçüncü ülkeleri de hedef alan misilleme adımlarıyla devam eden sürecin “bölgemizin geleceğini ve küresel istikrarı riske atacak nitelikte” olduğu ifade edildi. Bölgesel krizin genişlemesinden duyulan kaygı dile getirilirken, uluslararası hukuka aykırı ve sivillerin hayatını tehdit eden her türlü eylemin kabul edilemez olduğu belirtildi. Açıklamada, “Bölgedeki meselelerin barışçıl yollarla çözülmesi gerekmektedir” denilerek şiddetin tırmanmasına yol açabilecek kışkırtmalar kınandı. Bölgemizdeki Son Gelişmeler Hk. https://t.co/4ciFFznVJ8 pic.twitter.com/yHNrlLGtKW — T.C. Dışişleri Bakanlığı (@TC_Disisleri) February 28, 2026 Hakan Fidan’dan yoğun diplomasi trafiği Hakan Fidan, gün içerisinde İran, Irak, Suudi Arabistan, Katar, Suriye, Mısır ve Endonezya dışişleri bakanlarıyla temas kurdu. Görüşmelerde saldırıların sona erdirilmesi için atılabilecek adımların ele alındığı bildirildi. Ankara’nın diplomatik çözüm zeminini güçlendirmeye dönük girişimlerini sürdürdüğü kaydedildi. Cumhurbaşkanlığı’ndan “destek” iddialarına yanıt Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise Türkiye’nin İran’a yönelik saldırılara destek verdiği yönündeki iddiaların “asılsız” olduğunu açıkladı. Yapılan yazılı açıklamada, Türkiye’nin tarafı olmadığı herhangi bir çatışmada hava sahası dahil hava, kara ve deniz unsurlarını operasyonel amaçlarla kullandırmayacağı vurgulandı. Bölgesel gerilim tırmanıyor Ortadoğu’da karşılıklı saldırılar ve misillemelerle derinleşen kriz, hava sahalarının kapanması ve diplomatik hareketliliğin artmasıyla yeni bir evreye girmiş durumda. Ankara’nın açıklaması, Türkiye’nin çatışmanın genişlemesini önlemeye dönük diplomatik çizgisini sürdürdüğünü ortaya koydu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

ABD’deki Rümeysa Öztürk davası: Delilsiz sınır dışı kararı verildi Haber

ABD’deki Rümeysa Öztürk davası: Delilsiz sınır dışı kararı verildi

ABD’de Massachusetts’te görülen davada kamuoyuna açıklanan mahkeme belgeleri, Türk öğrenci Rümeysa Öztürk hakkında sınır dışı tavsiyesinin somut delillere dayanmadığını ortaya koydu. ABD’nin Massachusetts eyaletindeki federal mahkemenin açıkladığı dosyalarda, İç Güvenlik Bakanlığı (DHS) tarafından hazırlanarak ABD Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen yazışmalar yer aldı. Belgelerde, Rümeysa Öztürk’ün yanı sıra Mahmud Halil, Muhsin Mahdavi, Bedir Han Suri ve Yunseo Chung’un sınır dışı edilmesine yönelik resmi tavsiyeler bulunduğu görüldü. Mahkeme dosyalarına göre, tamamı yasal olarak ABD’de bulunan bu öğrenciler hakkında alınan yakalama ve sınır dışı kararları, üniversite kampüslerinde Filistin’e destek gösterilerine katılmaları ve bu eylemlere ilişkin mesajlar paylaşmaları gerekçe gösterilerek hazırlandı. Ancak belgelerde, bu faaliyetlerin ABD Anayasası kapsamında ifade özgürlüğü alanına girdiği ve bu nedenle mahkemenin sınır dışı işlemlerine itiraz edebileceği uyarısı da yer aldı. Beyaz Saray yönetimi söz konusu eylemleri “antisemitik” olarak nitelendirip terör örgütlerine destek iddiasında bulunurken, dosyalarda Rümeysa Öztürk’ün antisemitik faaliyetlerde bulunduğuna ya da herhangi bir terör örgütünü desteklediğine dair kanıt olmadığı açıkça ifade edildi. Türk öğrenci hakkında hazırlanan belgelerde, Öztürk’ün üniversitedeki öğrenci gazetesi The Tufts Daily’de ortak yazarı olduğu bir makaleye odaklanıldığı aktarıldı. Söz konusu yazıda, üniversite yönetimine İsrailli şirketlere yönelik yatırımların durdurulması ve Filistin’e yönelik uygulamaların tanınması çağrısı yapıldığı belirtildi. Bu makaleye atıf yapan bir notun da vize işlemlerini yürüten Dışişleri Bakanlığı Konsolosluk İşleri Bürosu’na gönderildiği kaydedildi. Dosyalarda ayrıca DHS, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ve İç Güvenlik Soruşturmaları (HSI) tarafından sağlanan bilgilerin, Öztürk’ün vize almaya uygun olmadığına dair yeterli kanıt sunmadığına dikkat çekildi. Buna rağmen “tüm koşullar göz önünde bulundurulduğunda” vizesinin iptal edilmesinin tavsiye edildiği ifade edildi. Rümeysa Öztürk, geçen yıl 25 Mart’ta ICE’ye bağlı, yüzleri maskeli altı görevli tarafından sokakta gözaltına alınmıştı. Marco Rubio, öğrencinin vizesinin iptal edildiğini ve sınır dışı edileceğini açıklamıştı. Ancak federal yargıç Denise Casper, sınır dışı işlemini durdurma kararı vermişti. Mahkemenin talebi üzerine Mayıs 2025’te serbest bırakılan Öztürk’ün hukuki sürecinin halen devam ettiği bildirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Venezuela krizinin merkezindeki isim ve Türkiye’nin tutumu Haber

Venezuela krizinin merkezindeki isim ve Türkiye’nin tutumu

Nicolás Maduro, 1962 yılında Venezuela’nın başkenti Caracas’ta dünyaya geldi. İşçi sınıfı bir aileden gelen Maduro, genç yaşta eğitimini yarıda bırakarak otobüs şoförlüğü yaptı ve sendikal faaliyetler içinde yer aldı. 1990’lı yılların başında Hugo Chávez ile tanışması, siyasi kariyerinin yönünü belirledi. Chávez liderliğindeki Bolivarcı hareketin parçası olan Maduro, kısa sürede rejimin öne çıkan isimlerinden biri haline geldi. Chávez sonrası iktidarın mirasçısı oldu Maduro, 2005–2006 yılları arasında Ulusal Meclis Başkanlığı, 2006–2013 döneminde ise Dışişleri Bakanlığı görevlerini üstlendi. Chávez’in sağlık sorunlarının ağırlaştığı süreçte en yakın siyasi yardımcıları arasına giren Maduro, Chávez’in ölümünün ardından 14 Nisan 2013’te yapılan seçimleri yüzde 50,7 oyla kazanarak devlet başkanı oldu. Bu sonuç, Venezuela siyasetinde uzun süre tartışma konusu edilirken, ülke hızla sert bir kutuplaşma sürecine girdi. Ekonomik çöküş ve otoriterleşme eleştirileri derinleşti Maduro’nun iktidarının ilk yılları, Chávez dönemindeki sosyal politikaların sürdürülmesi vaadiyle başladı. Ancak petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte Venezuela ekonomisi hızla çöktü. 2014’ten itibaren kriz derinleşirken, 2018’de yıllık enflasyonun yüzde 1,3 milyona ulaşmasıyla hiperenflasyon ülke tarihinin en ağır ekonomik yıkımına dönüştü. Asgari ücret artışları ve ücretsiz konut projeleri hayata geçirilse de, kıtlık ve pahalılık kronik hale geldi. 2017’de artan protestoların ardından Maduro’nun Ulusal Meclis’i fiilen devre dışı bırakarak Kurucu Meclis kurması, yönetimin otoriterleştiği yönündeki eleştirileri artırdı. Uluslararası kriz ve Guaidó süreciyle yalnızlaşma 2019 yılında muhalefet lideri Juan Guaidó’nun kendisini geçici devlet başkanı ilan etmesiyle Venezuela krizi uluslararası boyuta taşındı. ABD ve birçok Batı ülkesi Guaidó’yu tanırken, Maduro yönetimiyle diplomatik ilişkiler koptu. Washington, Maduro’yu yolsuzluk ve uyuşturucu suçlamalarıyla hedef alırken, ağır yaptırımlar uygulandı. Maduro ise ekonomik çöküşün sorumlusu olarak ABD’nin “ekonomik savaşını” gösterdi. Türkiye, Maduro’nun yanında duran ülkelerden biri oldu Türkiye-Venezuela ilişkileri resmen 1950 yılında kurulsa da, iki ülke arasındaki yakınlaşma özellikle 2016 sonrasında hız kazandı. Maduro’nun 2016’da İstanbul’da düzenlenen bir enerji kongresine katılmasıyla başlayan süreç, karşılıklı üst düzey ziyaretlerle derinleşti. Recep Tayyip Erdoğan, 2019 krizinde Guaidó’yu tanımayarak Maduro’ya açık destek veren liderlerden biri oldu. Erdoğan, bu süreci “anayasal bir darbe girişimi” olarak nitelendirirken, Türkiye toplumunun Venezuela halkıyla dayanışma içinde olduğunu vurguladı. Ekonomik işbirliği ve altın ticareti dikkat çekti İki ülke arasındaki ilişkilerde özellikle altın ticareti öne çıktı. 2018 yılında Türkiye, Venezuela’dan çıkarılan altının en büyük alıcılarından biri olurken, bu durum ABD’nin tepkisini çekti. Ankara ise ticaretin uluslararası kurallara uygun olduğunu savundu. Gıda, sağlık ve altyapı alanlarında yapılan anlaşmalarla birlikte, 2025 itibarıyla ikili ticaret hacmi 665 milyon dolara ulaştı ve taraflar orta vadede 3 milyar dolarlık hedef açıkladı. Maduro yönetimi içeride eleştiri, dışarıda destekle ayakta Bugün Maduro yönetimi, ülke içinde otoriterleşme, muhalefetin bastırılması ve derin ekonomik krizle anılırken; uluslararası alanda Rusya, Çin, Küba ve Türkiye gibi aktörlerin desteğiyle varlığını sürdürüyor. Batı ile ilişkiler büyük ölçüde kopmuş olsa da, zaman zaman arabulucular üzerinden yürütülen sınırlı temaslar gündeme geliyor. Venezuela krizinin nasıl sonuçlanacağı belirsizliğini korurken, Maduro’nun siyasi geleceği ve Türkiye’nin bu dosyadaki tutumu, bölgesel ve küresel dengeler açısından yakından izlenmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.