SON DAKİKA

#Diyalog

HABER DEĞER - Diyalog haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyalog haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖCALAN: Tek çözüm demokratik entegrasyondur! Haber

ÖCALAN: Tek çözüm demokratik entegrasyondur!

“Süreç tarihsel bir eşiğe ulaştı” Heyetin açıklamasında, yürütülen sürecin yalnızca siyasi değil, tarihsel bir sorumluluk taşıdığı ifade edildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu noktada üstlendiği rolün hayati olduğu belirtilirken, hazırlanacak yasal çerçevenin gecikmeden ve kapsayıcı şekilde hayata geçirilmesi gerektiği vurgulandı. Demokratik siyasetin güçlendirilmesi ve diyalog kanallarının açık tutulmasının çözüm için temel olduğu ifade edildi. “Ortadoğu’da üç farklı hat oluştu” Öcalan’ın değerlendirmelerinde Ortadoğu’daki gelişmelere geniş yer verildi. Özellikle İran merkezli gelişmeler üzerinden üç farklı siyasi çizginin ortaya çıktığını belirten Öcalan, ABD-İsrail hattı, İngiltere merkezli statüko hattı ve kendi savundukları demokrasi ve ortak yaşam çizgisini karşılaştırdı. Bu gelişmelerin Türkiye’de yürütülen sürecin önemini daha da artırdığı ifade edildi. “Silahlı mücadele dönemi sona erdi” Öcalan’ın açıklamalarında en dikkat çeken vurgulardan biri, silahlı mücadeleye ilişkin oldu. Sürecin geri dönülemez bir noktaya ulaştığını belirten Öcalan, “Silahlı mücadele dönemi sona ermiştir. Artık geriye dönüş mümkün değildir” ifadelerini kullandı. Bu sürecin “Demokratik Cumhuriyet ile barışa geçiş” olarak tanımlandığı aktarıldı. “Demokrasi Cumhuriyeti iki kat güçlendirir” Cumhuriyet ile bir sorunlarının olmadığını ifade eden Öcalan, esas meselenin demokratikleşme olduğunu belirtti. Demokrasi ile güçlenen bir Cumhuriyetin mümkün olduğunu vurgulayan Öcalan, sürecin başarıya ulaşması halinde Cumhuriyetin daha güçlü hale geleceğini söyledi. Açıklamada, kimlik, ifade özgürlüğü, örgütlenme hakkı ve kadın özgürlüğünün tüm yurttaşlar için güvence altına alınması gerektiği belirtildi. “Toplum temelli çözüm vurgusu” Öcalan, çözümün yalnızca devlet düzeyinde değil, toplum temelli bir dönüşümle mümkün olacağını ifade etti. Demokratik entegrasyon modelinin, Türkiye’de yaşayan tüm halklar ve inançlar için ortak bir gelecek sunduğu belirtildi. Sürecin doğru anlaşılması için kamuoyuna daha geniş şekilde anlatılması gerektiği de vurgulandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şiyar Kaymaz: Diyarbakır Devlet Bahçeli’yi bekliyor Haber

Şiyar Kaymaz: Diyarbakır Devlet Bahçeli’yi bekliyor

“Diyarbakır’da Bahçeli’ye karşı ciddi bir karşılık oluştu” Şiyar Kaymaz, son dönemde yapılan açıklamaların bölgede dikkatle takip edildiğini belirterek Diyarbakır’da farklı bir atmosfer oluştuğunu ifade etti. Kaymaz, “Bugün Diyarbakır’da Bahçeli’nin gelmesi halinde toplum tarafından olumlu karşılanabilecek bir zemin var” diyerek, geçmişe kıyasla önemli bir kırılmaya işaret etti. “Toplum artık doğrudan temas istiyor” Kaymaz’a göre süreç yalnızca siyasi söylemlerle ilerleyemez. Diyarbakır’daki yurttaşların beklentisinin doğrudan temas ve diyalog olduğunu vurguladı. “İnsanlar artık uzaktan yapılan açıklamalarla yetinmiyor. Siyasetçilerin sahaya inmesini, doğrudan temas kurmasını istiyor” dedi. “Tabanda gerçek bir yakınlaşma henüz yok” Siyasi düzeyde başlayan temasların henüz toplumsal düzeye tam yansımadığını belirten Kaymaz, tabanda hâlâ mesafe olduğunu ifade etti. “Liderler konuşuyor ama halklar arasında gerçek bir yakınlaşma henüz oluşmuş değil. Bu eksiklik giderilmeden süreç tamamlanamaz” değerlendirmesinde bulundu. Barış beklentisi yüksek, temkinli iyimserlik sürüyor Nevroz meydanlarındaki atmosferi değerlendiren Kaymaz, toplumun barış sürecine güçlü bir destek verdiğini ancak sürecin nasıl ilerleyeceğine dair soru işaretlerinin sürdüğünü söyledi. Kaymaz, “Yurttaşlar barış istiyor ama sürecin nasıl işleyeceğini de bilmek istiyor. Şeffaflık talebi çok yüksek” ifadelerini kullandı. “Süreç sahada kazanılır” Kaymaz, sürecin başarıya ulaşması için sahada kurulacak diyalogun belirleyici olacağını vurguladı. “Bu süreç Ankara’da değil, Diyarbakır’da, sokakta kazanılır. Temas olmadan güven oluşmaz” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Fidan’dan kritik uyarı: Daha büyük bir savaşa gidiyoruz Haber

Fidan’dan kritik uyarı: Daha büyük bir savaşa gidiyoruz

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 28 Mart 2026 tarihinde İstanbul’da düzenlenen STRATCOM Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarla Orta Doğu’daki gerilime ilişkin önemli mesajlar verdi. Fidan, İsrail ve ABD ile İran hattında tırmanan çatışmaların daha geniş bir savaşa dönüşme riski taşıdığını belirtti. Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü ifade eden Fidan, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi için diyalog kanallarının açık tutulmasının önemine vurgu yaptı. “Savaş büyümeden sona ermeli” Fidan, mevcut çatışmaların kontrol altına alınmaması halinde daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceğini belirterek, “Daha büyük bir savaşa doğru gidiyoruz. Bölge ülkelerine yayılacak savaşa karşıyız” dedi. Savaşın sona erdirilmesi ve müzakere sürecinin başlatılması gerektiğini vurgulayan Fidan, diplomatik çözüm çağrısını yineledi. Diplomasi ve diyalog vurgusu Açıklamasında Türkiye’nin barış odaklı yaklaşımına dikkat çeken Fidan, üst düzey temasların sürdüğünü ve bu çabaların daha somut hale getirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü ifade etti. Fidan, çatışmanın uzamasının yalnızca bölgeyi değil, küresel ekonomiyi de olumsuz etkileyebileceğini belirtti. “İtidal çağrısı yapıyoruz” Dışişleri Bakanı, taraflara itidal çağrısında bulunarak gerilimin daha fazla tırmanmaması gerektiğini söyledi. Çatışmaların yalnızca bölgesel bir mesele olmadığını ifade eden Fidan, yaşanan gelişmelerin tüm dünyayı etkilediğini dile getirdi. Ayrıca bilgi akışı ve algı yönetimi üzerinden yürütülen süreçlere de dikkat çeken Fidan, enformasyon savaşının da eş zamanlı sürdüğünü belirtti. Fidan’ın açıklamaları, bölgedeki gelişmelerin yeni bir aşamaya evrilebileceğine işaret ederken, diplomatik çözüm arayışlarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Küba’dan dikkat çeken açıklama: Her senaryoya hazırız! Haber

Küba’dan dikkat çeken açıklama: Her senaryoya hazırız!

Küba yönetimi, ABD’den gelebilecek olası bir askeri saldırıya karşı hazırlık yaptığını açıkladı. 23 Mart 2026 tarihinde yapılan açıklamada, ülkenin silahlı kuvvetlerinin her türlü senaryoya karşı hazır olduğu belirtilirken, bu durumun bir önlem olarak değerlendirildiği ifade edildi. Küba Dışişleri Bakan Yardımcısı Carlos Fernandez de Cossio, Amerikan basınına yaptığı değerlendirmede, ülkelerinin ABD için bir tehdit oluşturmadığını vurguladı. Buna rağmen, olası risklere karşı hazırlıklı olmanın gerekli olduğu ifade edildi. “Hazırlıksız olmak saflık olur” mesajı Fernandez de Cossio, Küba’nın bir askeri saldırı durumunda ulusal ölçekte seferber olabilecek kapasiteye sahip olduğunu belirtti. Açıklamasında, böyle bir senaryonun düşük ihtimal olduğunu düşündüklerini ancak hazırlık yapılmamasının doğru olmayacağını dile getirdi. Bu değerlendirme, Küba’nın güvenlik politikalarında temkinli bir yaklaşım benimsediğini ortaya koydu. Ambargo eleştirisi dikkat çekti Kübalı yetkili, ABD tarafından uygulanan ambargonun ciddi ekonomik ve sosyal etkiler yarattığını ifade etti. Bu politikaların haklı bir gerekçeye dayanmadığını savunan Fernandez de Cossio, mevcut koşullarla mücadele etmek için aktif bir şekilde çalıştıklarını belirtti. Ambargonun kalıcı olmayacağı yönündeki beklentilerini de dile getiren yetkili, bu sürecin sona ermesini umduklarını söyledi. Diyalog kapısı açık tutuluyor Açıklamada, Küba’nın ABD ile ilişkilerde diyalog kanallarını açık tutmak istediği de vurgulandı. Her türlü görüşmeye hazır olduklarını belirten Fernandez de Cossio’nun sözleri, gerilime rağmen diplomatik çözüm arayışının sürdüğüne işaret etti. Küba’nın hem askeri hazırlık hem de diplomatik mesaj içeren bu açıklamaları, iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrine dair yeni bir tartışma başlatmış durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Haber Değer ekibinden Küba Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne ziyaret Haber

Haber Değer ekibinden Küba Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ne ziyaret

Haber Değer ekibi, bugün Ankara’da bulunan Küba Cumhuriyeti Büyükelçiliği’ni ziyaret ederek diplomatik yetkililerle bir araya geldi. Ziyarette medya, uluslararası gelişmeler ve Türkiye–Küba ilişkileri üzerine karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Haber Değer ile Küba temsilcileri arasında samimi görüşme Gerçekleşen ziyarette Haber Değer ekibi, platformun yayın politikası ve yürüttüğü çalışmalar hakkında Küba Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği Misyon Şefi ve Konsolosluk İşlerinden Sorumlu Diplomat Oscar Redondo Ramos’a bilgi verdi. Bağımsız gazetecilik anlayışıyla faaliyet gösteren Haber Değer’in uluslararası gelişmeleri takip eden yayın çizgisi aktarılırken, taraflar medya ve iletişim alanındaki gelişmeler üzerine fikir alışverişinde bulundu. Görüşmede aynı zamanda Türkiye ile Küba arasındaki dostane ilişkilerin önemi vurgulanırken, iki ülke halkları arasındaki kültürel ve düşünsel etkileşimin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler de yapıldı. Uluslararası diyalog ve medya ilişkileri vurgusu Ziyaret kapsamında küresel gelişmeler, Latin Amerika’daki siyasi ve toplumsal süreçler ile uluslararası medya alanındaki değişimler de gündeme geldi. Karşılıklı iyi niyet mesajlarının paylaşıldığı görüşme, ilerleyen süreçte iletişim ve diyalog kanallarının açık tutulması temennisiyle sona erdi. Haber Değer ekibi, farklı ülkelerin diplomatik temsilcilikleriyle temas kurarak uluslararası gelişmeleri yerinde takip etmeye ve kamuoyuna aktarmaya devam edeceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin’den Trump’ın Hürmüz çağrısına yanıt: Askeri operasyonlar derhal durdurulmalı Haber

Çin’den Trump’ın Hürmüz çağrısına yanıt: Askeri operasyonlar derhal durdurulmalı

Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve Hürmüz Boğazı çevresindeki askeri hareketlilik uluslararası siyasetin gündemindeki yerini koruyor. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, ABD tarafının Hürmüz Boğazı bağlamında Çin’e yönelik açıklamalarına yanıt vererek tüm tarafları askeri operasyonları durdurmaya çağırdı. “Gerilim küresel ticareti tehdit ediyor” Lin Jian, düzenlediği olağan basın toplantısında Hürmüz Boğazı ve çevresindeki sularda yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel değil küresel etkiler doğurabileceğini söyledi. Sözcü, bölgede artan askeri gerilimin uluslararası mal ve enerji ticaret koridorlarını sekteye uğratabileceğini belirterek bunun küresel barış ve istikrar açısından ciddi riskler taşıdığını ifade etti. “Askeri operasyonlar derhal durdurulmalı” Çinli sözcü, taraflara gerilimi düşürme çağrısı yaparak şu ifadeleri kullandı: “Tüm taraflara derhal askeri operasyonlarını durdurma, gerilimin daha da tırmanmasından kaçınma ve bölgede yaşanan çalkantıların küresel ekonomik kalkınma üzerinde daha büyük bir etki yaratmasını önleme çağrısında bulunuyoruz.” Pekin diplomatik temasları sürdürüyor Lin Jian, Çin’in mevcut durum hakkında ilgili taraflarla diplomatik temaslarını sürdürdüğünü belirtti. Pekin yönetiminin gerilimin düşürülmesine katkı sağlayacak adımları desteklemeye devam edeceğini ifade eden sözcü, bölgede diyalog ve diplomasi yolunun öne çıkarılması gerektiğini vurguladı. Hürmüz Boğazı, dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği stratejik bir enerji koridoru olarak biliniyor ve bölgede yaşanan her gerilim küresel enerji piyasalarını doğrudan etkiliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

MSB’den “Cevap hakkımız saklıdır” mesajı Haber

MSB’den “Cevap hakkımız saklıdır” mesajı

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran’da devam eden çatışmalar ve Türkiye’ye yöneldiği tespit edilen balistik mühimmatla ilgili açıklama yaptı. Bakanlık, 4 Mart’ta İran’dan ateşlenen ve Irak ile Suriye hava sahasını geçerek Türkiye’ye yönelen bir balistik mühimmatın Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından havada etkisiz hale getirildiğini duyurdu. Açıklamada, tehdidin imha edilmesinin ardından Hatay’ın Dörtyol ilçesine düşen parçanın, önleme sırasında kullanılan hava savunma mühimmatına ait olduğu belirtildi. Olayda herhangi bir can kaybı ya da yaralanma yaşanmadığı ifade edildi. “Cevap verme hakkımız mahfuz” MSB açıklamasında Türkiye’nin hava sahası ve vatandaşlarının güvenliğini koruma konusunda kararlı olduğu vurgulanarak şu ifadeler kullanıldı: “Kimden gelirse gelsin hasmane tutumlara cevap verme hakkımızın mahfuz olduğunu bir kez daha vurguluyoruz.” Bakanlık ayrıca gelişmelerin NATO ve müttefik ülkelerle yakın koordinasyon içinde takip edildiğini bildirdi. İran’dan göç iddialarına yalanlama Açıklamada, İran ile ABD ve İsrail arasında yaşanan çatışmalar nedeniyle Türkiye’ye kitlesel göç olduğu yönündeki sosyal medya paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığı da belirtildi. Bakanlık, Türkiye-İran sınır hattında olağan dışı bir hareketlilik bulunmadığını ve sınır güvenliğinin yoğun tedbirlerle sürdürüldüğünü kaydetti. PJAK vurgusu MSB ayrıca İran’daki gelişmelere değinerek terör örgütü PJAK’ın faaliyetlerinin yalnızca İran’ın güvenliğini değil, bölgedeki istikrarı da olumsuz etkilediğini belirtti. Türkiye’nin komşu ülkelerin toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğu vurgulandı. “Çatışmalar sona ermeli” Bakanlık açıklamasında son olarak bölgede artan gerilime dikkat çekilerek saldırıların durdurulması ve sorunların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiği ifade edildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı Haber

Kuzey Kore’den Washington’a mesaj: Diyaloğa açık, Seul’e kapılar kapalı

Kim Jong-un, iktidardaki Kore İşçi Partisi kongresinde yaptığı konuşmada dış politikaya ilişkin sert ve çelişkili mesajlar verdi. Kuzey Kore lideri, Washington’a diyalog sinyali gönderirken Seul yönetimiyle temas ihtimalini bir kez daha dışladı. Washington’a koşullu diyalog mesajı Kim, ABD’nin Kuzey Kore’yi nükleer güç olarak tanıması ve “düşmanca politikalarını” geri çekmesi halinde iki ülke arasında ilişkilerin normalleşebileceğini söyledi. Devlet ajansı KCNA’nın aktardığı açıklamalarda Kim, ABD ile “iyi geçinmemek için bir neden olmadığını” ifade ederek müzakere kapısını tamamen kapatmadı. Uzmanlar bu mesajı, Pyongyang’ın diplomatik seçeneklerini açık tutma stratejisinin parçası olarak değerlendiriyor. Seul’e sert ret: “Hiçbir işimiz yok” Kuzey Kore lideri, Güney Kore’yi “en düşmanca varlık” olarak tanımlayarak iki ülke arasındaki diyaloğun gündemlerinde olmadığını vurguladı. Kim, Seul’ün artık “aynı ulusun parçası” olarak görülmediğini ifade ederken güvenliğin tehdit edilmesi halinde Güney Kore’ye karşı askeri güç kullanabileceklerini öne sürdü. Bu söylem, son yıllarda Koreler arası ilişkilerde artan gerilimin sürdüğüne işaret ediyor. Nükleer ve askeri kapasiteyi büyütme çağrısı Kim konuşmasında, nükleer silahlı ordunun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek denizaltından fırlatılabilen kıtalararası balistik füzeler, kısa menzilli taktik nükleer silahlar ve Güney Kore’yi hedef alan topçu sistemleri üzerinde çalışılması talimatı verdi. Pyongyang yönetiminin bu adımlarının, bölgesel caydırıcılık stratejisinin merkezinde yer aldığı değerlendiriliyor. Rusya ve Çin dengesi, ABD ile temas ihtimali Kuzey Kore’nin son dönemde Moskova ve Pekin ile ilişkilerini derinleştirdiği, özellikle Rusya’ya askeri destek karşılığında teknoloji ve ekonomik yardım beklentisi içinde olduğu belirtiliyor. Bununla birlikte ABD Başkanı Donald Trump’ın Çin ziyareti sırasında Kim ile olası bir görüşme ihtimaline dair spekülasyonlar da artmış durumda. Analistler, Pyongyang’ın hem askeri güç gösterisi hem de diplomatik manevra alanını genişletmeye çalıştığını ifade ediyor. Diplomasi hâlâ belirsiz Kuzey Kore, nükleer programın sınırlandırılmasına yönelik çağrıları reddetmeyi sürdürürken 2019’daki başarısız ABD-Kuzey Kore zirvesinden sonra kesilen diplomatik sürecin yeniden başlayıp başlamayacağı belirsizliğini koruyor. Kim, ülkesinin hem barışçıl birlikte yaşama hem de kalıcı çatışma senaryolarına hazır olduğunu söyleyerek kararın Washington’ın tutumuna bağlı olduğunu vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ahmet Türk’ten Bahçeli’nin Öcalan çağrısına destek: Barışa katkı sunar Haber

Ahmet Türk’ten Bahçeli’nin Öcalan çağrısına destek: Barışa katkı sunar

Ahmet Türk, Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan’a yönelik “statü” tartışmasını başlatan açıklamalarına destek verdi. Ankara’da konuşan Türk, Öcalan’ın örgütüyle temasının Türkiye açısından barış sürecine katkı sağlayabileceğini ifade etti. “Öcalan’ın örgütüyle temas kurması Türkiye’nin yararınadır” Türk, Bahçeli’nin açıklamasını Öcalan’ın hukuki statüsünün ve İmralı’daki koşullarının yeniden ele alınması olarak değerlendirdi. Öcalan’ın İmralı’dan çıkma beklentisi olmadığını belirten Türk, ancak daha “özgür koşulların” sağlanmasının ve örgütüyle iletişim kurabilmesinin kalıcı barış açısından önemli olacağını dile getirdi. Bu temasın toplumda güven ortamı oluşturabileceğini savundu. “Ahmetler makama” çıkışı önemli ama yeterli değil Bahçeli’nin grup toplantısında dile getirdiği “Ahmetler makama” çağrısının süreç açısından anlamlı olduğunu belirten Türk, bunun tek başına yeterli olmadığını söyledi. Türk, kayyum uygulamalarından vazgeçilmesi ve yargı süreçlerine ilişkin bazı düzenlemelerin yapılması gibi somut adımların atılması gerektiğini ifade etti. “Güven verici adımlar atılmalı” Türk, toplumda güvensizlik oluştuğunu belirterek, kayyum uygulamaları, Selahattin Demirtaş ve Kobani davası gibi başlıklarda atılacak adımların sürece katkı sunabileceğini dile getirdi. Süreç komisyonu raporunun önemli olduğunu ancak belirleyici olanın iktidarın tutumu olduğunu söyledi. Bahçeli ile diyalog sürüyor Türk, Bahçeli ile zaman zaman görüştüklerini ve diyaloğun devam ettiğini açıkladı. Yakın dönemde yapılan bir telefon görüşmesinde Kobani’ye gönderilecek insani yardım tırlarının geçişi için Mürşitpınar Sınır Kapısı’nın açılması talebini de Bahçeli’ye ilettiğini aktardı. Açıklamalar, Türkiye’de Kürt meselesi ve çözüm tartışmalarının yeniden siyaset gündeminin üst sıralarına taşındığı bir dönemde geldi. Sürecin nasıl şekilleneceği ise önümüzdeki dönemde atılacak adımlara bağlı olacak. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.