SON DAKİKA

#Diyarbakır

HABER DEĞER - Diyarbakır haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyarbakır haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul merkezli fuhuş operasyonu: 4 ilde 14 gözaltı, 52 kadın kurtarıldı Haber

İstanbul merkezli fuhuş operasyonu: 4 ilde 14 gözaltı, 52 kadın kurtarıldı

İstanbul merkezli olarak 4 ilde düzenlenen geniş çaplı operasyonda, organize şekilde fuhuş yaptırdığı belirlenen bir çeteye darbe vuruldu. Emniyet birimlerinin uzun süredir yürüttüğü çalışma sonucunda 14 şüpheli gözaltına alındı. 4 aylık takip sonucu operasyon İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, mobil uygulamalar üzerinden kadınların ev ve otellere yönlendirildiği ihbarı üzerine harekete geçti. Yaklaşık 4 ay süren teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelilerin kimlikleri ve çalışma yöntemi deşifre edildi. 52 kadın kurtarıldı Operasyon kapsamında fuhuş yaptırıldığı belirlenen 52 kadın emniyet ekiplerince kurtarıldı. Kadınların ifadeleri alınmak üzere ilgili birimlere götürüldüğü öğrenildi. 15 milyon liralık para trafiği Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre, çete üyelerinin elde ettikleri gelirleri farklı banka hesapları üzerinden dolaştırarak izlerini gizlemeye çalıştıkları tespit edildi. Şüphelilerin son 1 yıl içerisinde yaklaşık 15 milyon liralık işlem hacmine ulaştığı belirlendi. 4 ilde eş zamanlı baskın Operasyon, İstanbul’un Büyükçekmece, Silivri, Beylikdüzü ve Küçükçekmece ilçeleri ile birlikte Ankara, Samsun ve Diyarbakır’da toplam 14 adrese eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Çok sayıda delil ele geçirildi Adreslerde yapılan aramalarda: 16 cep telefonu14 SIM kart1 tablet980 dolar ve 105 euro43 gram altınUyuşturucu maddeler ve ekipmanlar ele geçirildi. Ayrıca kadınlara ait bilgilerin bulunduğu ajandalar da soruşturma dosyasına dahil edildi. 7 tutuklama, 7 adli kontrol Gözaltına alınan 14 şüpheliden 7’si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, diğer 7 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Yabancı uyruklu kadınların ise işlemlerinin ardından sınır dışı edilmek üzere ilgili birimlere teslim edildiği bildirildi. Soruşturma sürüyor Yetkililer, organizasyonun bağlantılarına yönelik soruşturmanın genişletilerek sürdürüldüğünü açıkladı. Uzmanlara göre bu tür operasyonlar, organize suç ağlarının çözülmesinde kritik rol oynarken, insan ticareti ve zorla çalıştırma gibi suçların da ortaya çıkarılmasını sağlıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran davasında yeni gelişme: Nevzat Bahtiyar’ın oğlu tutuklandı Haber

Narin Güran davasında yeni gelişme: Nevzat Bahtiyar’ın oğlu tutuklandı

Diyarbakır’da kamuoyunda büyük yankı uyandıran Narin Güran davasında yeni bir gelişme yaşandı. Narin Güran’ın ölümüne ilişkin davada “kasten öldürmeye yardım etmek” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırılan Nevzat Bahtiyar’ın oğlu İbrahim Bahtiyar, ruhsatsız silah bulundurduğu gerekçesiyle tutuklandı. Karar duruşmasının ardından yakalandı Olay, Narin Güran davasının görüldüğü karar duruşmasının ardından meydana geldi. Duruşmaya verilen arada adliyeden ayrılan İbrahim Bahtiyar’ın bulunduğu araç, Diyarbakır’da yunus timleri tarafından şüphe üzerine durduruldu. Araçta yapılan aramada 2 adet ruhsatsız tabanca ele geçirildi. Polis ekipleri, araçta bulunan İbrahim Bahtiyar ile beraberindeki iki kişiyi gözaltına aldı. Mahkeme tutuklama kararı verdi Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden İbrahim Bahtiyar, çıkarıldığı mahkeme tarafından “ruhsatsız silah bulundurmak” suçlamasıyla tutuklandı. Araçta bulunan diğer iki kişi ise adli kontrol uygulanmadan serbest bırakıldı. Nevzat Bahtiyar 17 yıl hapis cezası almıştı Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos 2024’te kaybolan ve 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran’a ilişkin davada, sanık Nevzat Bahtiyar geçtiğimiz günlerde görülen karar duruşmasında 17 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Mahkeme, Bahtiyar hakkında “kasten öldürmeye yardım etmek” suçundan hüküm kurmuştu. Yakalama anı kameraya yansıdı Öte yandan, İbrahim Bahtiyar ve beraberindeki kişilerin yakalandığı anların güvenlik kameralarına yansıdığı öğrenildi. Dava süreci ve yaşanan son gelişmeler, Diyarbakır’da kamuoyunun gündemindeki yerini koruyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis Haber

Narin Güran davasında ara karar: Nevzat Bahtiyar’a 17 yıl hapis

Narin Güran cinayetine ilişkin davada kamuoyunun merakla beklediği ara karar açıklandı. Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden hakim karşısına çıkan itirafçı Nevzat Bahtiyar, “cinayete yardım” suçundan 17 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay’ın bozma kararının ardından yeniden yargılandı Mahkeme, daha önce Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 4 yıl 6 aylık “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” cezasının ardından dosyayı yeniden ele aldı. Daha önceki karar, Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından bozulmuştu. Yargıtay, Bahtiyar’ın eyleminin yalnızca delilleri gizlemekle sınırlı olmadığını, “nitelikli kasten öldürmeye yardım” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmişti. “Cesedi götüreceksin dedi” savunmasını yineledi Duruşmada savunma yapan Nevzat Bahtiyar, olay günü amca Salim Güran tarafından çağrıldığını, eve gittiğinde Narin’in cansız bedeniyle karşılaştığını öne sürdü. Bahtiyar, Salim Güran’ın kendisini silahla tehdit ederek “Cesedi götüreceksin” dediğini, oğluyla birlikte öldürülmekle tehdit edildiği için cesedi dereye götürdüğünü söyledi. Bahtiyar savunmasında, “Beni ve annesini birlikte gördü, ben de onu öldürdüm. Cesedi sen götüreceksin dedi. Tehdit edince mecbur kaldım” ifadelerini de tekrar etti. Baba Arif Güran: “Bu adamın ifadeleri çelişkili” Mahkemede söz alan baba Arif Güran ise Nevzat Bahtiyar’ın daha önce altı kez ifade verdiğini ve tüm ifadelerinin birbiriyle çeliştiğini söyledi. Arif Güran, “Benim kızım katledildi. Kızımın ölümünde kimin parmağı varsa devlet o parmağı kessin” diyerek olayın tüm yönleriyle yeniden araştırılmasını istedi. Anne, ağabey ve amcaya verilen ağırlaştırılmış müebbet kararı korunmuştu Daha önce görülen davada anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında “iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmişti. Bu karar daha sonra Yargıtay tarafından da onanmıştı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu! Haber

HAK-İŞ'ten 'Sumud Gemisi' yorumu!

HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, Hizmet-İş Sendikası 2026 yılı 1. Grup Büyük Temsilci Buluşması kapsamında düzenlenen eğitim seminerine katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Arslan, HAK-İŞ’in Filistin dayanışmasına değinerek, Global SUMUD filosunun Gazze’ye umut taşıdığını ifade etti. Programa, Genel Başkan HAK-İŞ Konfederasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın yanı sıra; Genel Başkan Yardımcısı ve Hizmet-İş Sendikamızın Genel Başkan Vekili Halil Özdemir, Genel Başkan Yardımcıları İdris Ersoy ve Celal Yıldız, Şube Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri, işyeri sendika temsilcileri, komite başkanları ve yardımcıları ile uzmanlar katıldı. Filistin’e yönelik dayanışmanın sadece sözle değil, fiili desteklerle de sürdürüldüğünü belirten Arslan, uluslararası girişimlerle Gazze’ye ulaşmaya çalışan yardım filolarına da değindi. Bu kapsamda, Özgürlük Filosu girişimiyle Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Sumud (Direniş) gemisinin önemine dikkat çeken Arslan, farklı ülkelerden gönüllülerin bu gemide yer alarak büyük bir risk üstlendiğini ifade etti. Arslan, “Gazze’ye ulaşmak için yola çıkan bu gemiler, sadece yardım taşımıyor; aynı zamanda insanlığın vicdanını temsil ediyor. Bu yolculuk, fedakârlık ve adanmışlık gerektiren bir mücadeledir” dedi. Sumud gemisine katılan gönüllülere de değinen Arslan, bu kişilerin canlarını ortaya koyarak Filistin halkının yanında yer aldığını belirterek, bu dayanışmanın tüm dünyaya örnek olması gerektiğini ifade etti. “Ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır” Konfederasyonumuz HAK-İŞ’in yerli ve milli bir duruşa sahip olduğunu ifade eden Genel Başkanımız Mahmut Arslan, aynı zamanda uluslararası sendikal hareketin önemli ve etkin bir parçası olduklarını ifade etti. Arslan, HAK-İŞ/Hizmet-İş’in sendikal mücadelesinin sadece Türkiye ile sınırlı olmadığını belirterek, Filistin, Sudan, Suriye, Irak ve Afrika’daki birçok ülkede yaşanan zulümlere dikkat çekti. “Bizim anlayışımıza göre; sadece Türkiye’deki değil, ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın bütün mazlumları HAK-İŞ’ten alacaklıdır. Bizim de bu mazlumlara karşı bir borcumuz vardır” diyen Arslan, bu anlayışın sendikamızın temel ilkelerinden biri olduğunu vurguladı. Mazlumun yanında duruyoruz” HAK-İŞ’in bu yaklaşımı sözde bırakmadığını ifade eden Arslan, uluslararası platformlarda mazlum coğrafyaların sesi olduklarını, farklı ülkelerden sendikalarla dayanışma içinde hareket ettiklerini ve küresel sendikal yapılarda aktif görevler üstlendiklerini söyledi. Arslan, HAK-İŞ’in yüzlerce ülkede milyonlarca işçiyi temsil eden uluslararası sendikal platformlarda Türkiye’yi temsil ettiğini belirterek, “Biz hem kendi ülkemizde emeğin hakkını savunuyoruz hem de dünyanın neresinde bir mazlum varsa onun yanında duruyoruz” dedi. Arslan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının sürdüğünü, bölgede ağır bir yıkım yaşandığını ve temel insani ihtiyaçlara erişimde ciddi sorunlar bulunduğunu ifade etti. Yardım girişlerinin büyük ölçüde engellendiğini belirten Arslan, Türkiye başta olmak üzere birçok sivil toplum kuruluşunun farklı yollarla Gazze’ye destek ulaştırmaya çalıştığını söyledi. Gazze düşerse bu sadece oranın meselesi olmaz” Gazze’de yaşananların sadece bölgesel bir mesele olmadığını vurgulayan Arslan, bu sürecin tüm bölgeyi etkilediğini ifade etti. “Gazze düşerse sadece orası değil, tüm bölge etkilenir. Bu mücadele sadece Filistin’in değil, insanlığın mücadelesidir” diyen Arslan, Türkiye’nin bu konuda daha güçlü bir duruş sergilemesi gerektiğini dile getirdi. “HAK-İŞ bu davanın yanında olmaya devam edecek” HAK-İŞ’in yıllardır Filistin meselesinde aktif bir duruş sergilediğini belirten Arslan hem ulusal hem de uluslararası platformlarda Filistin halkının yanında yer almaya devam edeceğimizi söyledi. Arslan, “Bu mücadele bir vicdan meselesidir. Filistin davasına sahip çıkmaya, mazlumların yanında durmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu. “Kadın üyelerimizin temsiline önem veriyoruz” Kadınların sendikal hayattaki yerine de değinen Mahmut Arslan, kadınların sendikamız içinde yalnızca sayısal bir unsur olarak değil, karar alma süreçlerinin aktif bir parçası olarak görülmesi gerektiğini vurguladı. Kadınların sendikal mücadelede daha aktif rol üstlenmesi gerektiğini de vurgulayan Arslan, kadın üyelerimizin teşkilat içinde görev almaktan çekinmemesi, sorumluluk üstlenmesi ve hak ettiği yerlere gelmesi için mücadele etmeleri gerektiğini söyledi. “Üyelerimizin işlerine dönmeleri için mücadelemiz sürüyor” Hizmet-İş Sendikamızın temel ilkesinin hak ve adalet olduğunu vurgulayan Mahmut Arslan, siyasi ayrım gözetmeksizin haksızlığa uğrayan tüm emekçilerin yanında olduğumuzu ifade etti. Arslan, Diyarbakır, Van, Altındağ, Bolu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere birçok bölgede yürüttüğümüz eylemlere dikkat çekerek, sendikamızın sahada aktif ve kararlı bir mücadele yürüttüğünü belirtti. Van, Diyarbakır ve Altındağ’daki yaptığımız eylemlerde de sendikamızın kararlı duruş sergilediğini ifade eden Arslan, işten çıkarılan üyelerimizin haklarını alana kadar mücadelemizi sürdüğümüzü söyledi. Demokrasiye sahip çıktık, bedeller ödedik” Genel Başkan Mahmut Arslan, HAK-İŞ’in Türkiye’nin demokrasi mücadelesinde her zaman net ve kararlı bir duruş sergilediğini belirterek, 12 Eylül ve 28 Şubat süreçlerinde darbelere karşı açık şekilde tavır alındığını ifade etti. Arslan, bu dönemlerde HAK-İŞ’in diğer bazı yapılar gibi darbecilerle birlikte hareket etmediğini, aksine millet iradesinin ve demokrasinin yanında durduğunu vurgulayarak, HAK-İŞ’in ve Hizmet-İş’in bu duruşu nedeniyle kapatılma, baskı ve çeşitli yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını söyledi. “Biz her zaman demokrasiden yana olduk” diyen Arslan, HAK-İŞ’in zor dönemlerde gösterdiği bu kararlı tavrın bugün de aynı şekilde devam ettiğini belirterek, “Biz her zaman millet iradesinin yanında olduk ve bunun bedelini ödedik. Ama hiçbir zaman geri adım atmadık” ifadelerini kullanarak, HAK-İŞ’in geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasiye sahip çıkmaya devam edeceğini vurguladı. “Ekonomik ve sosyal haklar için mücadelemiz sürüyor” Arslan, belediye şirket işçilerinin 52 günlük ilave tediye hakkı için yürütülen çalışmalara değinerek, bu sorunun çözümü için girişimlerin sürdüğünü belirtti. KİT’lerde çalışan işçilerin kadro sorununa da dikkat çeken Arslan, bu sorunun çözülmesi için sendika olarak yoğun çaba sarf ettiklerini ifade etti. “Vergi ve emeklilik sisteminin değişmesi gerekli” Vergi sistemi ve emeklilik konularına da değinen Arslan, mevcut sistemin adaletsiz olduğunu belirterek, HAK-İŞ olarak vergi mitingleri düzenledik ve sistemin değişmesi için mücadele ettiğimizi söyledi. Emeklilik sistemindeki sorunların çözümü için hazırlanan raporların ilgili kurumlarla paylaşıldığını belirten Arslan, çalışanların ve emeklilerin haklarının korunması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti."

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi Haber

Baran Güran: Medya ve kurumlar sorumluluk sınavını geçemedi

Diyarbakır’da öldürülen Narin Güran cinayetine ilişkin dava, kamuoyunda yalnızca bir cinayet soruşturması olarak değil, aynı zamanda adalet sisteminin işleyişine dair derin bir tartışma olarak ele alınıyor. 140 Journos tarafından hazırlanan belgesel ve Narin’in abisi Baran Güran’ın Ferhat Özmen’e yaptığı açıklamalar, dosyadaki çelişkileri ve iddia edilen ihmalleri yeniden gündeme taşıdı. Baran Güran, hem soruşturmayı yürüten kurumları hem de medyayı açık şekilde eleştirerek sürecin başından itibaren ciddi hatalar yapıldığını ifade etti. Güran’a göre, doğrulanmamış bilgiler üzerinden oluşturulan yayınlar ve eksik yürütülen soruşturma adımları, hem kamuoyunun yanlış yönlendirilmesine hem de ailenin doğrudan hedef haline getirilmesine yol açtı. Bu tablo, belgeselde de benzer şekilde ortaya konulurken, sürecin yalnızca adli değil, aynı zamanda iletişim açısından da yönetilemediği vurgulandı. Belgesel detayları: İlk saatlerdeki hatalar kritik oldu 140 Journos belgeselinde, olayın ilk anlarından itibaren yapılan hataların zincirleme şekilde büyüdüğü aktarılıyor. Arama çalışmalarında kritik bölgelerin yeterince incelenmemesi, güvenlik kameralarının etkin kullanılmaması ve delil toplama süreçlerindeki eksiklikler, dosyanın seyrini doğrudan etkileyen başlıklar arasında yer alıyor. Baran Güran da bu noktaya dikkat çekerek, “İlk saatlerde doğru adımlar atılsaydı bu olay çok daha erken çözülebilirdi” değerlendirmesinde bulundu. “Makarna detayı” tartışması: Soruşturmanın ciddiyeti sorgulanıyor Dosyada en çok dikkat çeken ve kamuoyunda tartışma yaratan başlıklardan biri ise Güran’ın aktardığı “makarna” olayı oldu. Güran, soruşturma sırasında bazı görevlilerin bilimsel yöntemler yerine tartışmalı uygulamalara yöneldiğini öne sürerek, bir noktada elde edilen bulgular üzerinden köyde “salçalı makarna yapan kişi”nin aranmasına kadar gidildiğini söyledi. Bu iddia, soruşturmanın ciddiyeti ve yöntemleri konusunda önemli soru işaretleri doğururken, belgeselde de benzer şekilde sürecin profesyonellikten uzaklaştığına dair eleştiriler dikkat çekti. Aile daha baştan suçlandı iddiası Belgesel ve röportajda ortaklaşan bir diğer kritik başlık ise kamuoyunda oluşan erken yargı oldu. Narin henüz bulunmadan ailenin suçlu ilan edilmesi, Güran’a göre sürecin en kırılgan noktalarından biriydi: “Hiçbir delil yokken aile hedef gösterildi. Bu algı hem soruşturmayı hem de toplumu etkiledi.” Cezalar tartışma yarattı: “Adalet duygusu zedelendi” Dava sürecinde verilen cezalar da kamuoyunda geniş yankı uyandırdı. Aile bireylerine yönelik ağır cezalar ile Nevzat Bahtiyar’a verilen 4 yıl 6 ay hapis cezası arasındaki fark, adalet tartışmalarını derinleştirdi. Baran Güran, bu durumu “İtiraf eden kişi düşük ceza alırken, aile bireylerine ağır cezalar verilmesi adalet duygusunu zedeliyor” sözleriyle değerlendirdi. “Adalet yerini bulmalı” çağrısı Güran ailesi, dosyanın yeniden incelenmesi ve tüm yönleriyle ele alınması gerektiğini savunuyor. Baran Güran, “Bizim tek talebimiz gerçeğin ortaya çıkması. Adalet yerini bulmalı” diyerek mücadelelerini sürdüreceklerini ifade etti. 140 Journos belgeseliyle birlikte yeniden gündeme gelen dava, yalnızca bir cinayet dosyası değil; aynı zamanda soruşturma süreçleri, medya etiği ve adalet mekanizması üzerine geniş bir tartışmayı da beraberinde getiriyor. Toplumun cevabını aradığı soru Ortaya çıkan tablo, kamuoyunda tek bir sorunun giderek daha yüksek sesle sorulmasına neden oluyor: Bu dosyada gerçekten tüm gerçekler ortaya çıkarıldı mı, yoksa adalet hâlâ eksik mi? haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

“Cesedi parçaladım” ifadesi gündemde: Davada çarpıcı savunma Haber

“Cesedi parçaladım” ifadesi gündemde: Davada çarpıcı savunma

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran’ın yaşamını yitirdiği davada sanık Nevzat Bahtiyar’ın mahkemedeki ifadeleri dikkat çekti. Duruşmada dile getirilen sözler, davanın seyrine ilişkin yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Sanıktan dikkat çeken ifade Sanık Nevzat Bahtiyar, mahkeme salonunda verdiği ifadede, cesedi parçalayarak iyilik yaptığını düşündüğünü söyledi. Bu sözler, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken davanın hassasiyetini bir kez daha gündeme taşıdı. Olayın geçmişi yeniden gündemde Diyarbakır’da kaybolduktan sonra cansız bedeni bulunan Narin Güran’a ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında Bahtiyar’ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında dava açılmıştı. Soruşturma sürecinde elde edilen bulgular ve tanık ifadeleri doğrultusunda yargılama devam ediyor. Aileden tepki geldi Duruşmada ortaya çıkan ifadeler sonrası Güran ailesinin tepkisi dikkat çekti. Aile üyeleri, sanığın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını savunarak adalet talebini yineledi. Yargıtay süreci ve hukuki değerlendirme Dava sürecine ilişkin alınan kararlar ve Yargıtay değerlendirmeleri de kamuoyunun yakından takip ettiği başlıklar arasında yer alıyor. Uzmanlar, dosyanın hem hukuki hem de toplumsal açıdan önemli bir örnek teşkil ettiğini belirtiyor. Türkiye toplumunda büyük hassasiyet yaratan bu tür davaların, adalet mekanizması ve toplumsal vicdan açısından yakından izlenmeye devam ettiği görülüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Şiyar Kaymaz: Diyarbakır Devlet Bahçeli’yi bekliyor Haber

Şiyar Kaymaz: Diyarbakır Devlet Bahçeli’yi bekliyor

“Diyarbakır’da Bahçeli’ye karşı ciddi bir karşılık oluştu” Şiyar Kaymaz, son dönemde yapılan açıklamaların bölgede dikkatle takip edildiğini belirterek Diyarbakır’da farklı bir atmosfer oluştuğunu ifade etti. Kaymaz, “Bugün Diyarbakır’da Bahçeli’nin gelmesi halinde toplum tarafından olumlu karşılanabilecek bir zemin var” diyerek, geçmişe kıyasla önemli bir kırılmaya işaret etti. “Toplum artık doğrudan temas istiyor” Kaymaz’a göre süreç yalnızca siyasi söylemlerle ilerleyemez. Diyarbakır’daki yurttaşların beklentisinin doğrudan temas ve diyalog olduğunu vurguladı. “İnsanlar artık uzaktan yapılan açıklamalarla yetinmiyor. Siyasetçilerin sahaya inmesini, doğrudan temas kurmasını istiyor” dedi. “Tabanda gerçek bir yakınlaşma henüz yok” Siyasi düzeyde başlayan temasların henüz toplumsal düzeye tam yansımadığını belirten Kaymaz, tabanda hâlâ mesafe olduğunu ifade etti. “Liderler konuşuyor ama halklar arasında gerçek bir yakınlaşma henüz oluşmuş değil. Bu eksiklik giderilmeden süreç tamamlanamaz” değerlendirmesinde bulundu. Barış beklentisi yüksek, temkinli iyimserlik sürüyor Nevroz meydanlarındaki atmosferi değerlendiren Kaymaz, toplumun barış sürecine güçlü bir destek verdiğini ancak sürecin nasıl ilerleyeceğine dair soru işaretlerinin sürdüğünü söyledi. Kaymaz, “Yurttaşlar barış istiyor ama sürecin nasıl işleyeceğini de bilmek istiyor. Şeffaflık talebi çok yüksek” ifadelerini kullandı. “Süreç sahada kazanılır” Kaymaz, sürecin başarıya ulaşması için sahada kurulacak diyalogun belirleyici olacağını vurguladı. “Bu süreç Ankara’da değil, Diyarbakır’da, sokakta kazanılır. Temas olmadan güven oluşmaz” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.