SON DAKİKA

#Doğal Gaz

HABER DEĞER - Doğal Gaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğal Gaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Erdoğan: 2028’de 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi kaynaklarımızdan karşılayacağız Haber

Erdoğan: 2028’de 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi kaynaklarımızdan karşılayacağız

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 14-20 Nisan tarihleri arasındaki Şehitler Haftası dolayısıyla şehitleri anarak başlayan Erdoğan, enerji politikaları, Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde yaşanan okul saldırısı ve doğal gaz çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Erdoğan’dan Siverek’teki okul saldırısına ilişkin açıklama Erdoğan, dün Siverek’te bir lisede yaşanan saldırının kendisini üzdüğünü söyledi. Erdoğan, olayla ilgili soruşturma başlatıldığını, bir kişinin gözaltına alındığını ve dört yöneticinin görevden uzaklaştırıldığını açıkladı. Erdoğan, saldırıda yaralanan 16 kişiden 7’sinin taburcu edildiğini, 9 kişinin ise tedavisinin sürdüğünü belirterek, “Olayda ihmali ve kusuru olanlardan mutlaka hesap sorulacaktır” dedi. “Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefiyle ilerliyoruz” Konuşmasının büyük bölümünü enerji yatırımlarına ayıran Erdoğan, Türkiye’nin enerji alanında dışa bağımlılığı azaltmak için son 23 yılda önemli adımlar attığını söyledi. Erdoğan, “Enerjide tam bağımsız Türkiye hedefimize kararlı bir şekilde, sabırla, azimle, kararlılıkla ilerliyoruz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı, enerjiye erişimde bugün yaşanan istikrarın arkasında 23 yıllık bir çalışma olduğunu savunarak, “Sanayicimiz, üreticimiz, çiftçimiz, turizmcimiz, nakliyecimiz hiçbir endişe taşımıyorsa bunun gerisinde 23 yıllık bir çaba, mücadele ve emek vardır” dedi. “Kendi gemilerimizle sondaj yapıyoruz” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinde artık kendi gemilerini kullandığını belirtti. Yıllarca kiralama yöntemiyle yürütülen sondaj çalışmalarının yerini milli filoya bıraktığını ifade eden Erdoğan, Türkiye’nin dünyanın en büyük dördüncü derin deniz filosuna sahip olduğunu söyledi. Karadeniz’de keşfedilen doğal gazın şu anda 4 milyon hanenin ihtiyacını karşıladığını belirten Erdoğan, önümüzdeki yıllarda bu rakamın hızla artacağını ifade etti. “2026’da 8 milyon, 2028’de 17 milyon haneye ulaşacağız” Erdoğan, 2026 yılı içinde 8 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanacağını, 2028 yılına gelindiğinde ise bu sayının 16-17 milyon haneye ulaşacağını söyledi. Erdoğan, “Şu an 4 milyon hanenin ihtiyacını Karadeniz gazından karşılıyoruz. 2026 yılında bu rakamı 8 milyon haneye çıkaracağız. 2028’de 16-17 milyon hanenin doğal gazını kendi kaynaklarımızdan karşılar hale geleceğiz” dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan Türkiye’ye doğal gaz akışı kesildi: Enerji hattında kritik kırılma Haber

İran’dan Türkiye’ye doğal gaz akışı kesildi: Enerji hattında kritik kırılma

İran’ın en büyük doğal gaz sahalarından biri olan Güney Pars’ta meydana gelen saldırının ardından Türkiye’ye yapılan doğal gaz sevkiyatı tamamen durdu. Enerji hattındaki kesinti, bölgesel kriz riskini artırırken, gaz akışının ne zaman normale döneceği belirsizliğini koruyor. Saldırı sonrası bölgesel enerji dengesi sarsıldı Uluslararası kaynaklara göre, İsrail’in 18 Mart’ta İran’ın Güney Pars gaz sahasını hedef almasıyla başlayan süreç, enerji altyapısını doğrudan etkiledi. İran’ın buna karşılık bölgedeki enerji noktalarına yönelik hamleleri, yalnızca Türkiye’yi değil, küresel LNG tedarik zincirini de etkileyen bir krizi tetikledi. Art arda gelen saldırılar sonrası Avrupa gaz piyasasında fiyatlar hızla yükselirken, vadeli işlemler son üç yılın en yüksek seviyelerine ulaştı. Türkiye alternatif kaynaklara yöneldi Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği verilerine göre Türkiye’nin yıllık gaz ihtiyacının yaklaşık yüzde 14’ü İran’dan karşılanıyordu. Sevkiyatın durmasıyla birlikte Ankara’nın Rusya ve Azerbaycan’dan gelen hatlara ve mevcut stratejik rezervlere yöneldiği belirtiliyor. Enerji yönetiminden henüz resmi bir açıklama yapılmazken, sürecin hassasiyeti nedeniyle teknik incelemelerin sürdüğü ifade ediliyor. Depolar dolu, tüketim yakından izleniyor Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın daha önce yaptığı açıklamalara göre Türkiye’nin doğal gaz depolama kapasitesi yaklaşık 6,3 milyar metreküp seviyesinde bulunuyor. Günlük ortalama tüketimin ise 230 milyon metreküp civarında olduğu belirtiliyor. Mevcut stokların kısa vadede arz sıkıntısını önleyebileceği ancak kesintinin uzaması halinde yeni önlemlerin gündeme gelebileceği değerlendiriliyor. Güney Pars krizi bölgeyi etkiliyor İran için kritik öneme sahip Güney Pars sahası, yalnızca Türkiye’ye değil, bölgedeki birçok ülkeye enerji akışı sağlayan stratejik bir merkez olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre bu hattaki kesintiler sadece Türkiye ile sınırlı kalmayabilir. Irak başta olmak üzere bölge ülkelerine yapılan sevkiyatın da etkilenmesi, enerji krizinin daha geniş bir coğrafyaya yayılabileceği ihtimalini güçlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi Haber

Avrupa’da enerji alarmı: Gaz depolarındaki kış stokları tükendi

Rus enerji şirketi Gazprom’dan yapılan açıklama, Avrupa’da enerji güvenliği konusundaki endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Şirket, Avrupa genelindeki doğal gaz depolama tesislerinde doluluk oranının yüzde 30’un altına gerilediğini ve kışa hazırlık amacıyla depolanan gazın şubat ortasında tamamen tüketildiğini duyurdu. Gazprom’un açıklaması, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmesinin ardından geldi. Avrupa depolarındaki gaz hızla tüketildi Gazprom tarafından yapılan yazılı açıklamada Avrupa ülkelerinin depolardaki gaz rezervlerini hızla kullandığı belirtildi. Açıklamada özellikle Hollanda’daki yeraltı depolarında doluluk oranının yüzde 10’un altına kadar düştüğüne dikkat çekildi. Şirket, Avrupa genelinde kış için depolanan gazın şubat ayının ortasında tamamen çekildiğini ve şu anda depolarda önceki yıllardan kalan stokların kullanılmaya başlandığını bildirdi. Avrupa’nın en büyük tedarikçisi Rusya’ydı Ukrayna savaşı öncesinde Rusya, Avrupa’nın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumundaydı. Gazprom, yaklaşık yarım yüzyıl boyunca kurduğu boru hattı altyapısıyla 2022 yılına kadar Avrupa gaz pazarının yaklaşık yüzde 40’ını kontrol ediyordu. Ancak Batı’nın uyguladığı yaptırımlar ve siyasi gerilimler nedeniyle Avrupa ülkeleri Rus gazına olan bağımlılığı azaltmaya yöneldi. Bu süreçte Avrupa, sıvılaştırılmış doğal gaz tedariki için ABD, Katar ve Norveç gibi alternatif kaynaklara yöneldi. Gaz sevkiyatında büyük düşüş Gazprom verilerine göre Rusya’nın Avrupa’ya yaptığı doğal gaz ihracatı son yıllarda ciddi şekilde azaldı. Şirketin Avrupa’ya gönderdiği gaz miktarı 2021 yılında yaklaşık 201,7 milyar metreküp seviyesindeyken, bu rakam 2024 yılında 15 milyar metreküpe kadar geriledi. Rusya yeni pazarlar arıyor Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova yönetiminin Avrupa gaz piyasasından tamamen çekilme ihtimalini gündeme getirmiş ve hükümete bu yönde hazırlık yapılması talimatı vermişti. Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise Rus enerji şirketlerinin Avrupa dışında yeni pazarlar aradığını açıkladı. Novak, Hindistan, Çin, Tayland ve Filipinler gibi ülkelerle uzun vadeli enerji anlaşmaları yapılması için görüşmeler yürütüldüğünü belirtti. Enerji uzmanları, Avrupa’daki gaz depolarında yaşanan hızlı düşüşün kıtanın enerji güvenliği açısından yeni bir risk oluşturabileceğini değerlendiriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi Haber

Beyaz Saray’dan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” Raporu: Dr. Hüseyin Korkmaz değerlendirdi

Uluslararası güvenlik ve ABD-Çin ilişkileri alanında çalışmalar yürüten Dr. Hüseyin Korkmaz (Ph.D.), Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından yayımlanan “Yapay Zekâ ve Büyük Ayrışma” başlıklı raporu resmi X hesabından değerlendirdi. Korkmaz, raporun yapay zekâyı 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi olarak konumlandırdığını ve küresel ölçekte yeni bir “Büyük Ayrışma” sürecinin başladığını iddia ettiğini aktardı. Raporun girişinde, tarihçi Kenneth Pomeranz’ın “The Great Divergence” adlı eserine atıf yapıldığına dikkat çekildi. Sanayi Devrimi’nin ardından sanayileşen ülkeler ile geri kalan dünya arasındaki ekonomik makasın açıldığı hatırlatılarak, benzer bir sürecin bu kez yapay zekâ üzerinden yaşanabileceği savunuldu. ABD’nin yatırım üstünlüğü vurgusu Raporda yer verilen verilere göre ABD’de kümülatif özel sektör yapay zekâ yatırımları 470 milyar doları aşarken, Avrupa Birliği ülkelerinin toplam yatırımı yaklaşık 50 milyar dolar seviyesinde kaldı. Ayrıca ABD’nin küresel hesaplama kapasitesinin yüzde 74’ünü elinde bulundurduğu belirtildi. Raporda, OpenAI ve Anthropic gibi şirketlerin gelir artış hızlarının geçmişteki büyük teknoloji firmalarının büyüme dönemlerini geride bıraktığı ifade edildi. Sektörde maliyetlerin her yıl katlanarak arttığı, buna karşın model yeteneklerinin hızla geliştiği kaydedildi. Çin’in konumu ve donanım bağımlılığı tartışması Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de Çin’in yapay zekâ modellerinin büyük ölçüde Amerikan donanımı üzerinden eğitildiği iddiası oldu. Çin’in bu alanda önemli bir aktör olmakla birlikte ileri düzey hesaplama altyapısında ABD’ye bağımlı olduğu öne sürüldü. Dr. Korkmaz ise bu değerlendirmeye temkinli yaklaştı. Çin’in yüksek kamu yatırımları ve asimetrik kapasitesinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Korkmaz, rapordaki bazı çıkarımların politik bir çerçeve taşıdığı izlenimi verdiğini ifade etti. Enerji arzı kritik eşik olarak gösterildi Raporda, yapay zekâ veri merkezlerinin 2028 yılına kadar ABD’de toplam elektrik tüketiminin yüzde 12’sine ulaşabileceği öngörüldü. Bu durumun enerji arzını yapay zekâ rekabetinin en önemli belirleyicilerinden biri haline getirdiği vurgulandı. Nükleer enerji ve doğal gaz erişiminin stratejik önem kazandığı belirtilirken, enerji hâkimiyeti ile yapay zekâ hâkimiyeti arasında doğrudan bir ilişki kuruldu. “Pax Silica” ve yeni bloklaşma Raporda ABD’nin Japonya ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi müttefikleriyle birlikte tedarik zincirlerini kontrol etmeye yönelik bir blok oluşturduğu ve bunun “Pax Silica” olarak adlandırıldığı ifade edildi. Bu yapının, teknoloji alanında yeni bir bloklaşmayı beraberinde getirebileceği değerlendirildi. Dr. Korkmaz, bu kavramın özellikle Çin’e yönelik teknolojik bir tecrit anlamı taşıyabileceğini belirterek, sürecin yeni ve hibrit bir soğuk savaş dinamiğine evrilebileceğini dile getirdi. Türkiye açısından değerlendirme Korkmaz, Türkiye açısından en büyük riskin teknolojiyi üreten değil tüketen bir ekonomi konumunda kalmak olduğunu ifade etti. Yapay zekânın üretim ve enerji altyapısıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Korkmaz, ulusal stratejinin üretken yapay zekâ ve enerji yatırımları üzerine inşa edilmesinin önemine işaret etti. Beyaz Saray’ın raporu, yapay zekâyı yalnızca ekonomik bir büyüme aracı değil, küresel güç dengelerini yeniden şekillendirecek stratejik bir unsur olarak konumlandırırken; Dr. Hüseyin Korkmaz’ın değerlendirmeleri, bu sürecin ekonomik olduğu kadar jeopolitik boyutlar taşıdığına dikkat çekti. ????Beyaz Saray Ekonomik Danışmanlar Konseyi tarafından "Yapay Zeka ve Büyük Ayrışma" başlıklı bir rapor yayınlandı. ????Rapora göre yapay zeka; 21. yüzyılın yeni Sanayi Devrimi ve “İkinci Büyük Ayrışma"nın tetikleyicisi olabilir. ????Bahse konu rapora yakından bakalım.⤵️ pic.twitter.com/xZJUlpjzGa — Hüseyin Korkmaz (@drhkorkmaz) February 13, 2026

Enerjide kritik adım: TPAO ile bp arasında stratejik mutabakat Haber

Enerjide kritik adım: TPAO ile bp arasında stratejik mutabakat

Türkiye’nin enerji politikalarında yeni bir sayfa açabilecek anlaşma İstanbul’da imza altına alındı. Bakan Bayraktar, millî petrol şirketi TPAO ile enerji devi bp arasındaki mutabakatın hem Türkiye’de hem de uluslararası sahalarda ortak projelerin önünü açacağını duyurdu. İş birliği mevcut sahalardan yeni aramalara uzanıyor Bayraktar’ın açıklamasına göre anlaşma; mevcut petrol ve doğal gaz sahalarının geliştirilmesi, yeni arama potansiyellerinin birlikte değerlendirilmesi, petrol ihracat kapasitesinin artırılması ve doğal gaz taşıma altyapısının güçlendirilmesi gibi başlıkları kapsıyor. Mutabakatın, enerji alanında daha bütüncül bir iş birliği çerçevesi sunduğu ifade edildi. Ortak projeler bölgesel ölçekte genişleyebilir Uzun yıllara dayanan TPAO–bp ortaklığının yeni coğrafyalarda daha güçlü bir zemine taşınmasının hedeflendiğini belirten Bayraktar, Irak başta olmak üzere bölge ülkeleri ve Orta Asya’da geliştirilebilecek projelerin de masada olduğunu kaydetti. 2028 hedefleri için üretim kapasitesi artırılacak Bakanlık, 2026 itibarıyla TPAO’yu arama ve üretimde yeni bir faza taşımayı planlıyor. Karadeniz ve Gabar’daki projelerle üretim kapasitesinin yükseltilmesi, yurt dışı ortaklıklarla da bu büyümenin küresel ölçekte desteklenmesi hedefleniyor. “Enerjide daha etkin Türkiye” vurgusu Bayraktar, güçlü ve rekabetçi bir enerji yapısı oluşturmayı amaçladıklarını belirterek Türkiye’nin uluslararası alanda daha etkin bir aktör haline gelmesi için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

DMM: "Rus gazı kesiliyor, enerji krizi kapıda” iddiası gerçeği yansıtmıyor Haber

DMM: "Rus gazı kesiliyor, enerji krizi kapıda” iddiası gerçeği yansıtmıyor

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), sosyal medyada yayılan “Türkiye’nin Rus gazını bırakacağı, ABD ile LNG anlaşması nedeniyle enerji krizinin kapıda olduğu” iddiasına ilişkin ne olduğuna, iddianın neden ortaya atıldığına ve devletin resmi tutumunun ne olduğuna yönelik açıklama yayımladı. Açıklamada, Türkiye’nin uzun vadeli sözleşmelerle Rusya’dan doğal gaz alımını kesintisiz sürdürdüğü ve arz güvenliği açısından en güçlü ülkelerden biri konumunda olduğunun altı çizildi. Enerji krizine dair iddialar yalanlandı DMM, Türkiye’nin ABD ile LNG anlaşması yaptığı için Rus gazı alımının sona ereceğine dair paylaşımların tamamen asılsız olduğunu belirtti. Enerji arzında herhangi bir kriz veya kesinti riskinin bulunmadığı vurgulandı. Rus gazı tedariki planlandığı gibi sürüyor Açıklamada, Rusya Federasyonu’ndan doğal gaz tedarikinin uzun vadeli anlaşmalar kapsamında sürdüğü, mevcut sözleşmelerin planlandığı şekilde uygulanmaya devam ettiği ifade edildi. Rus gazının kesileceğine dair iddiaların hiçbir resmi temeli olmadığı belirtildi. Türkiye çok kaynaklı enerji stratejisi yürütüyor Türkiye’nin boru hattı, LNG ve depolama altyapısıyla bölgesinin en güçlü arz güvenliği kapasitesine sahip ülkelerinden biri olduğuna dikkat çekildi. ABD, Azerbaycan, İran, Cezayir, Umman ve Katar gibi çok sayıda ülkeden LNG ve boru gazı tedarik edilmesinin, enerjide çeşitliliği artırmayı amaçlayan teknik bir tercih olduğu vurgulandı. Kriz senaryolarının gerçekliği yok DMM açıklamasında, enerji arzının çoklu tedarik kaynakları sayesinde güvence altında olduğu ve ortaya atılan “enerji krizi” iddialarının tamamen spekülatif olduğu belirtildi. Kamuoyunun doğrulanmamış paylaşımlara değil resmi kurum açıklamalarına itibar etmesi istendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.