SON DAKİKA

#Doğalgaz

HABER DEĞER - Doğalgaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğalgaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif Haber

Kulisleri sarsan iddia: Washington’dan Ankara’ya uzanan teklif

ABD’nin askeri operasyonunun ardından Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in New York’a götürülmesiyle birlikte, Washington–Caracas hattında yürütülen görüşmelere dair yeni ayrıntılar gün yüzüne çıktı. ABD basını, süreç öncesinde Maduro’ya sunulan bir “çıkış senaryosu”na dikkat çekti. New York Times: Aralık ayında teklif yapıldı New York Times’ın Amerikalı ve Venezuelalı kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump aralık ayının sonunda Maduro’ya iktidarı bırakması halinde Türkiye’ye gitmesini içeren bir teklif sundu. Haberde, bu senaryoda Maduro’ya yurtdışında “rahat bir yaşam” vadedildiği, ancak teklifin reddedildiği aktarıldı. Cumhuriyetçi Senatör’den dikkat çeken sözler Air Force One’da Trump’la birlikte bulunan Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, iddiaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, Maduro’nun yakalanmadan önce farklı bir tercih yapabileceğini savundu. Graham, “Şu anda Türkiye’de olabilirdi, ama New York’ta. Trump ona bir çıkış yolu sundu; reddetti” ifadelerini kullandı. Resmî açıklama yok Türkiye seçeneğine dair iddialar gündem yaratırken, Ankara’dan ya da Washington’dan konuya ilişkin resmî bir doğrulama veya yalanlama gelmedi. Washington Post: Türkiye daha önce de gündemdeydi Washington Post, kasım ayı sonunda yayımladığı bir haberde, olası bir sürgün senaryosunda Türkiye’nin seçenekler arasında yer aldığını yazmıştı. Aynı haberde, böyle bir anlaşmanın Maduro’nun ABD’ye iade edilmeyeceğine dair güvence içerebileceği ileri sürülmüştü. “Erdoğan’a güveniyor” değerlendirmesi Washington Post’a konuşan Beyaz Saray’a yakın bir kaynak, Türkiye seçeneğini “Maduro’nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a güvendiği” şeklinde yorumladı. Johns Hopkins Üniversitesi’nden araştırmacı Lisel Hintz ise Ankara’nın böyle bir hamleyi dış politika dengeleri açısından fırsat olarak görebileceğini savundu. Türkiye–Venezuela hattı Son yıllarda Türkiye ile Venezuela arasında özellikle madencilik ve enerji alanlarında işbirliği dikkat çekiyor. İki ülke arasında altın, petrol ve doğalgaz başlıklarında yapılan anlaşmalar, bu temasların arka planını oluşturan unsurlar arasında yer alıyor.

Keşan zehir soluyor! Yetkililer sessiz Haber

Keşan zehir soluyor! Yetkililer sessiz

Dünya Hava Kalitesi Endeksi verilerine göre PM 2.5 kirliliğinde Türkiye birincisi olan Keşan’da halk isyanda. Vatandaşlar, artan hava kirliliğine rağmen kamu kurumları ve siyasi partilerin sessizliğini “ihmal ve sorumsuzluk” olarak nitelendiriyor. Keşan’da hava kirliliği artık çevresel bir sorun olmaktan çıkarak açık bir halk sağlığı krizine dönüştü. Dünya Hava Kalitesi Endeksi’nin son verilerine göre Keşan, PM 2.5 partikül madde kirliliğinde 158 değerine ulaşarak Türkiye genelinde ilk sıraya yerleşti. Bu değer; İstanbul, İzmir ve Hatay gibi büyük ve sanayileşmiş kentleri dahi geride bıraktı. Ortaya çıkan tablo, Keşanlıların uzun süredir dile getirdiği “nefes alamıyoruz” şikâyetlerini doğruladı. Vatandaşlar, özellikle sonbaharda anız yangınları, kış aylarında ise kömürlü kalorifer ve soba kullanımının hava kirliliğini dayanılmaz seviyelere çıkardığını belirtiyor. Uzmanlara göre PM 2.5 partikülleri doğrudan akciğerlere ulaşıyor, kana karışıyor ve kalp-damar hastalıkları, astım ve kanser riskini ciddi biçimde artırıyor. Keşan’da ölçülen değerlerin “sağlıksız” sınırların çok üzerinde olması, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalar için büyük tehlike oluşturuyor. Vatandaş soruyor: Sorumlu kim, denetim nerede? Keşan halkı, hava kirliliğinin nedenlerinin açıkça ortaya konulmasını ve kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmasını istiyor. Vatandaşlar, “Bu kirlilik neden her yıl artıyor? Denetimler neden yetersiz? Hangi kaynaklar bu havayı kirletiyor ve neden açıklanmıyor?” sorularına yanıt bekliyor. Sabah ve akşam saatlerinde ağır koku, boğaz yanması ve gözlerde sızı yaşandığını belirten Keşanlılar, açık havada vakit geçirmenin neredeyse imkânsız hâle geldiğini söylüyor. Kamu kurumlarına açık çağrı Vatandaşlar, Keşan Kaymakamlığı, Keşan Belediyesi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile sağlık birimlerine çağrıda bulunarak, hava kirliliğinin kaynağının derhal açıklanmasını, ölçümlerin düzenli ve şeffaf şekilde paylaşılmasını, denetimlerin artırılmasını ve kalıcı önlemlerin acilen hayata geçirilmesini istiyor. “Bu kentte yaşayan insanlar denek değil, vatandaştır” diyen Keşanlılar, sessizliğin halk sağlığını hiçe saymak anlamına geldiğini vurguluyor. Siyaset de sessiz Keşan’daki siyasi partilerin de konuya ilişkin sessiz kalması tepki çekiyor. Vatandaşlar, çevre ve sağlık gibi siyaset üstü bir konuda iktidar ve muhalefetin ortak bir duruş sergilememesini eleştirerek, “Bu bir sağ-sol meselesi değil, yaşam hakkı meselesi” ifadelerini kullanıyor. Kömür, denetim ve doğalgaz sorusu Hava kirliliğinin başlıca nedenleri arasında kalitesiz kömür kullanımı, doğalgaza geçmeyen apartmanlar, eski tip sobalar ve denetimsiz iş yerleri gösteriliyor. Vatandaşlar, kömür satan firmaların ve kömür kullanılan binaların denetlenip denetlenmediğinin açıklanmasını istiyor. “Doğalgaz faturası ödeyen vatandaş, yan binanın kömür dumanını solumak zorunda kalıyorsa burada ciddi bir kamusal adaletsizlik vardır” diyen Keşanlılar, yapılan kömür yardımlarının da standartlara uygunluğunun sorgulanmasını talep ediyor. Keşan halkı tepkisini, “Konuşmayan siyasetçi, denetlemeyen kurum, açıklama yapmayan yetkili bu kirliliğe ortak olur. Keşan zehir soluyor ve artık bu sessizliğin hiçbir mazereti yok. Keşan halkı cevap değil, çözüm bekliyor” diyerek net bir mesajla dile getirdi.

Pezizkian’dan sert mesaj: Zorba ve hain düşmanın elini keseceğiz Haber

Pezizkian’dan sert mesaj: Zorba ve hain düşmanın elini keseceğiz

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezizkian, 24,5 milyon hematlık yatırımla hayata geçirilen dört büyük enerji projesinin açılış törenine video konferansla katıldı. Konuşmasında hem ekonomik krize hem de dış tehditlere değinen Pezizkian, “Bu süreç öyle ilerlemeli ki zorba ve hain düşmanın eli bu topraklardan tamamen kesilsin” ifadeleriyle dikkat çekti. “Su, elektrik ve gazda baskı altındayız ama üretimden vazgeçmeyeceğiz” Pezizkian, ülkede 8 yıldır yağışların ortalamanın altında seyrettiğini hatırlatarak, enerji krizinin yönetimi için tüketim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini vurguladı. “Hükümetin sanayiye su, elektrik ya da gaz kesme gibi bir niyeti yok. Üretim çarkını durdurmamak için elimizden geleni yapıyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı, konutlarda doğalgaz kullanımının elektrikle ikame edilmesi gerektiğini belirterek, “Temiz enerjiye geçiş hem daha ekonomik hem daha yönetilebilir bir sistem yaratır” açıklamasını yaptı. “Güneş enerjisinde kimse inanmadı ama başardık” 745 MW’lık güneş enerjisi santralinin devreye alınmasıyla birlikte İran’ın yenilenebilir enerji hamlesinin hızlandığını söyleyen Pezizkian, “7 bin MW üretim hedefinden söz ettiğimizde çoğu kişi bunun hayal olduğunu düşündü. Bugün ise bunun mümkün olduğunu gösterdik” dedi. “Bir toplumun en büyük gücü birliktir” Konuşmasının en dikkat çeken kısmında iç bütünlüğe vurgu yapan Pezizkian, “Hiçbir şey bir topluma birlik kadar güç vermez. Düşmanın hırsını uyandıran, iç ayrılıklardır. Eğer yurttaşlarımız bizim halk için çalıştığımızı görürse, geçmişte olduğu gibi yine yanımızda duracaktır” diyerek ulusal birlik mesajı verdi. “Su kaynakları güvence altına alınmazsa kalkınmanın anlamı yoktur” Cumhurbaşkanı, iklim krizine bağlı su kıtlığını ülkenin en kritik güvenlik sorunu olarak tanımladı: “Su kaynaklarını korumazsak istikrar da kalkınma da mümkün olmaz. Ülkemizin onurlu ve güçlü bir şekilde ayakta kalması, suyun doğru yönetilmesine bağlıdır.”

Suriye'de su ararken doğal gaz buldular Haber

Suriye'de su ararken doğal gaz buldular

Suriye'nin Şam kentinin doğusundaki Akobar beldesinde, halkın su ihtiyacını karşılamak için hayırsever desteğiyle açılan bir kuyu beklenmedik bir şekilde doğal gaz kaynağına dönüştü. Kuyudan yaklaşık bir aydır çıkan gaz, hem belde halkında hem de yerel yönetimde büyük heyecan yarattı. "Su beklerken ateş yükseldi" Kuyunun açılmasına öncülük eden Adnan Gadem, Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada, “Su bulmak amacıyla başladığımız bu çalışmada, yerin altından gaz çıkacağını hiç tahmin etmezdik. Şam kırsalında bu tür kaynaklar halktan hep gizlendi, artık yeni yönetimle birlikte bu kaynakların halk yararına kullanılmasını bekliyoruz” dedi. Belediye Başkanı: Alev bir anda yükseldi Akobar Belediye Başkanı Hasan Salih İsmail ise kuyunun yaklaşık 140 metre derinliğinde açıldığını ve ilk anda alevlerin yükseldiğini söyledi. İsmail, “Bölgemizde genelde 70 metrede su çıkar ama burada su yerine alev fışkırdı. Durumu hemen Enerji Bakanlığı’na ilettik. Mühendisler kuyunun bir süre açık kalması gerektiğini söyledi ve gaz çıkışı hâlâ devam ediyor” diye konuştu. Beşar Esed korkusu yüzünden gizlenen keşifler Belediye Başkanı İsmail, yaklaşık 5 yıl önce aynı bölgede yine benzer bir gaz çıkışı yaşandığını ancak o dönem rejim korkusu nedeniyle yetkililere bilgi veremediklerini belirtti. “O zamanlar korkudan sessiz kaldık. Şimdi ise durum farklı. Yeni yönetimin halk için çalışacağına inanıyoruz” dedi. Suriye'nin savaş ve yoksullukla mücadele eden kırsal bölgelerinde bulunan bu tür yer altı kaynakları, eğer değerlendirilirse bölge halkı için yeni bir umut olabilir. Akobar’da çıkan doğal gazın işlenip işlenemeyeceği henüz belirsizliğini korurken, belde halkı gelişmenin istihdama ve bölge ekonomisine katkı sunmasını bekliyor. Enerji Bakanlığı’nın bölgedeki çalışmalarını sürdürdüğü öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.