SON DAKİKA

#Doğu Akdeniz

HABER DEĞER - Doğu Akdeniz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Akdeniz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: "Terör ortadan kalktığında ekonomi yeni bir hikaye yazacak" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 'Terörsüz Türkiye' açıklaması: "Terör ortadan kalktığında ekonomi yeni bir hikaye yazacak"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen ve yaklaşık 3 saat süren Kabine toplantısının ardından kameralar karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomi, dış politika, orman yangınlarıyla mücadele ve terörle mücadele başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Terörsüz Türkiye süreci ve yasal düzenleme Siyasette güven ve yönetimde istikrarın önemine vurgu yapan Erdoğan, geçmişte demokrasi ve güven eksikliğinin ülkeye en büyük bedelini terör meselesiyle ödettiğini belirtti. Terörün ekonomiye ve kamu maliyesine verdiği zararları rakamlarla paylaşan Cumhurbaşkanı, şu ifadeleri kullandı: "İstihdamdaki kayıp 2,5 milyon kişiye ulaşıyor. Terör kaynaklı kayıplar kamu maliyesi tarafında da çift yönlü baskıya neden olmuştur. Vergi kaybımız 123 milyar dolara yaklaşmaktadır. Yatırım, istihdam, finansman... Terörün yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doları geçiyor. Terörsüz Türkiye süreci menzile vardığında ülkemiz bu ağır ekonomik faturadan ebediyen kurtulacaktır." Sürece ilişkin atılacak somut adımı duyuran Erdoğan, "Önümüzdeki günlerde üzerinde çalıştığımız yasal düzenlemeyi meclise sunacağız. Terörsüz Türkiye sürecini, siyasi partilerimizin de desteğiyle hedefine ulaştıracağız. Süreç menzile vardığında 86 milyon kazanacaktır" diyerek kararlılığını yineledi. "Küresel krizler ve ekonomik destekler Dünyada her gün yeni bir krizin baş gösterdiği küresel konjonktürde Türkiye'nin çoklu şokları başarıyla yönettiğini belirten Erdoğan, ekonomi cephesindeki destek paketlerine ilişkin şu bilgileri paylaştı. Sübvansiyonlu kredi hacminin yükseltildiğini ve uygun koşullu finansman imkanları sağlandığını belirten Erdoğan, "Sadece bu dönemde 1 trilyonluk destek paketini devreye aldık. 724 bin çiftçime ve esnafımıza finansman destekleri sunduk. Turizm sektöründe vergi yükünü yarıya indirdik, turizmde istihdam için destek uygulamasını başlatıyoruz" dedi. Tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya gibi sektörlerde istihdamı korumaya yönelik desteklerin kararlılıkla sürdürüldüğünü vurgulayan Erdoğan, "Türkiye her türlü zorluğu aşacak güce ve potansiyele sahiptir. Bölgemizdeki çatışmalara rağmen Türkiye ekonomisi dimdik ayakta" değerlendirmesinde bulundu. "Kıbrıs türkü yalnız bırakılmayacak" Doğu Akdeniz ve Kıbrıs meselesine de değinen Erdoğan, Kıbrıs'taki sorunun egemen eşitlik ve eşit uluslararası statünün kabulü meselesi olduğunu vurguladı. Kıbrıs Türkünün haklarını ve meşru menfaatlerini yok sayan hiçbir girişimin başarıya ulaşamayacağını belirten Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye tarih boyunca olduğu gibi Kıbrıs Türkü kardeşlerini yalnız bırakmayacak, eski acıların yaşanmasına ne pahasına olursa olsun asla izin vermeyecektir. Geçmişte Kıbrıs Türkü'nün su ihtiyacını nasıl çözdüysek denizin altından doğalgaz hattı başta olmak üzere farklı projeleri hayata geçirmeye devam edeceğiz." Orman Yangınlarıyla mücadelede 7/24 nöbet Ülke genelindeki orman yangınlarıyla mücadele çalışmalarına değinen Erdoğan, devletin tüm imkanlarıyla sahada olduğunu belirtti. Ağustos ve eylül aylarına karşı uyarılarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu çağrıyı yaptı: "28 bine yakın orman kahramanı, 140 bini aşkın gönüllü, 28 yangın söndürme uçağı, 119 helikopter, 14 İHA, 6 bine yakın kara aracıyla bugünlerde 7/24 nöbetteyiz. Ağustos ve Eylül aylarında çok dikkatli olmalıyız. 86 milyon olarak dikkat edelim, açık alanlarda ateş yakmayalım, ormanlara cam, izmarit atmayalım, anız yakma işinden artık vazgeçelim. Orman yangınına sebep olmanın ağır cezaları olduğunu unutmayalım." haberdeger.com | Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı Haber

TBMM Genel Kurulu'nda KKTC ambargo önergesi kararı çıktı

Annan Planı referandumu eleştirisi Meclis Genel Kurulu'nda Yeni Yol Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Mustafa Kaya, 2004 Annan Planı referandum sürecini eleştirerek, "Kabul edin, 2004 Annan referandumunda tuzağa düştünüz. Orada söylediğiniz üç tane şey vardı: 'Çözümsüzlük çözüm değildir.' 'Kazan kazan politikasını işleteceğiz.' ve 'Türkiye masadan kaçan taraf olmayacak.' dediniz. Aradan şu kadar sene geçti, o gün sizin Türkiye'ye, daha doğrusu, Türkiye olarak Kıbrıs Türk halkına 'Evet' deyin, buradan kazançlı çıkacaksınız.' mesajı vermiş olmanıza rağmen bugün Avrupa Birliği, Güney Kıbrıs'ı 'Kıbrıs Cumhuriyeti' adı altında Avrupa Birliği'ne üye yaptı ve bugün biz maalesef bu izolasyonlarla karşı karşıya kaldık" dedi. Kaya ayrıca, "Ercan Havaalanı'nın uluslararası uçuşlara açılacağına dair söz verdiler, yerine getirmediler. '259 milyon euro hibe yardım yapılacak.' dediler, bunları yerine getirmediler. Yunanistan ve Güney Kıbrıs şu anda Avrupa Birliği'nin önünde bir ayak bağına dönüştü ve Türkiye'nin Avrupa'yla olan ilişkilerini zehirlemeye devam ediyor" ifadelerini kullandı. BM ve AB'nin rolü tartışması İYİ Parti Grubu adına konuşan Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği'nin rolünü eleştirerek, "Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin adaya gelmesiyle, yeni temsilciler atanmasıyla veya yeniden müzakere masaları kurulmasıyla Kıbrıs meselesinin çözüleceğini düşünmek gerçekçi değildir. Birleşmiş Milletler bugüne kadar hangi uluslararası krizi çözmüştür; Gazze'yi mi çözmüştür, Ukrayna savaşını mı bitirmiştir, İran merkezli krizleri mi sona erdirmiştir?" diye konuştu. Türkeş Taş, "Avrupa Birliği'nin Kıbrıs'a temsilci ataması da kabul edilemez. Çünkü Avrupa Birliği bu meselenin hakemi değil, maalesef tarafıdır. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni üye yaparak zaten taraf olmuştur. Taraf olan bir yapının arabulucu veya temsilci sıfatıyla sürece dahil edilmesi hukuken de siyaseten de doğru değildir" dedi. Kıbrıs ekonomisi ve halkların iradesi DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, sorunun çözümünün halkların iradesine saygı duymaktan geçtiğini belirterek, "Bir Kıbrıs meselesi var ve bu meselenin çözüme kavuşamamış olmasının birçok nedeni var. Bu meseleyi çözebilmek için öncelikle her şeyden önce halkların kendi kaderini tayin hakkı konusunda tartışmasız bir anlayışı ortaya koymalıyız. Dolayısıyla Kıbrıs'ta yaşayan halkların kendi öz iradelerine gereken saygıyı göstermek zorundayız" dedi. Temelli, "Kıbrıs ekonomisine baktığımızda aslında biz Kıbrıs'la yaptığımız ilişkilerde yoksulluk ihraç ediyoruz, yoksulluk ithal ediyoruz. Kıbrıs ekonomisi denince aklımıza kumar kapitalizmi, bahis kapitalizmi geliyor. Oysa Doğu Akdeniz ve Akdeniz, Avrupa ve Kuzey Afrika hinterlandında önemli bir merkez olma özelliğini taşıyor" ifadelerini kullandı. İktidarın Kıbrıs politikasına eleştiri CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, Avrupa Parlamentosu raporunu eleştirerek, "Bu raporu yazanlar, ülkemize ve kahraman ordumuza dil uzatmak yerine önce Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini, hakkını, hukukunu, bağımsızlığını ve eşit statüsünü tanımalıdır" dedi. Çakırözer, "Yirmi dört yıllık AKP iktidarı ise izlediği basiretsiz politikalar yüzünden Kıbrıs Türkü'nün hakkını koruyamamaktadır. 2004 Annan Planı referandumunda çözüm iradesini ortaya koyan taraf Kıbrıs Türk halkı olmasına rağmen Avrupa Birliği 'hayır' diyen Rum tarafını tam üyelikle ödüllendirdi. Aradan tam yirmi yıl geçti. KKTC üzerindeki haksız ve hukuksuz ambargolar hâlâ kaldırılmış değil. Bunun birinci suçlusu sorumsuzca ve çifte standartlı Avrupa Birliği ise diğer ana sorumlusu da bu haksızlığa göz yuman, bu rezaleti engelleyemeyen ve sesini çıkaramayan AKP iktidarıdır" diye konuştu. Tanınma ve güvenlik tartışması AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dediniz mi bütün partilerin hassasiyeti var. Ancak geldiğimiz noktada dünyanın hâline baktığımızda tanınma mı önemli, güvenlik mi? Tabii ki tanınsın ancak bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti dünyadaki en güvenli adalardan biri" dedi. Erdem, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, güvenlik açısından hiç kimsenin yanına dahi dokunamayacağı Türkiye'nin garantörlüğündeki bir ülkedir, bu çok önemlidir, tanınmanın da ötesindedir gelinen noktada" ifadelerini kullandı. Erdem ayrıca, "2004'te İslam İşbirliği Teşkilatına 'Kıbrıs Türk Devleti' adıyla üye olması, 2012'de Ekonomik İşbirliği Teşkilatında yer alması, 2022 yılında Türk Devletleri Teşkilatında anayasal adıyla yer alınması ve 2024 yılında Azerbaycan Millî Meclisi'nin KKTC'ye dostluk grubu kurmasının önemli gelişmeler olduğunu" söyledi. Mavi vatan ve büyükelçilik tartışması Görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Türk Cumhuriyetlerinin Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açmasını eleştirerek, "Türk cumhuriyetleri ne yazık ki Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ni tanıdılar, orada büyükelçilikler açtılar. Yıllardır mavi vatan dedik durduk, mavi vatanda şimdi Rumlar NAVTEX ilan ettiler. Bizim mavi vatan tezlerimizin olduğu yerlerde Rumlar sondaj yapıyor" dedi. Çömez, "Kıbrıs meselesinde önemli irtifa kaybediyoruz. Oraya kurduğunuz saraycıklarla veya yaptığınız altyapı yatırımlarıyla değil, diplomatik gücünüzle Kıbrıs meselesine sahip çıkın" ifadelerini kullandı. AK Parti Konya Milletvekili Orhan Erdem ise Çömez'e, "İngiliz Valisi'nin bulduğu bir binada mı cumhurbaşkanlığına devam etsin Kuzey Kıbrıs? Bir tütün fabrikasında mı Meclisi olmalı? Kurumları olmayan bir devlet olur mu?" sözleriyle karşılık verdi. Çömez ise karşılıklı tartışmada, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti coğrafyasında yapılan bütün binaları ve devlet kurumlarını memnuniyetle karşılarız. Ben sadece bunlarla övünülmesini eleştiriyorum. Türk cumhuriyetleri Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nde büyükelçilik açtı, neden engel olamadınız? Madem orası mavi vatan, neden oradaki gemilerimizi geri çektiniz?" diye sordu. Erdem de "Mavi vatanı da devreye koyan bizim dönemdir. Eskiden mavi vatan mı vardı?" yanıtını verdi. Hükümetten kararlılık mesajı AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül söz alarak, "Kıbrıs Dostluk Grubu Başkanı olarak da parlamenter diplomasi anlamında sürekli biz Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeyiz, onları asla yalnız bırakmadık, bırakmıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü desteğiyle oraya yakışır kurumlarıyla ve mekânlarıyla bununla gurur duymamız lazım çünkü biz orada geçici değiliz" dedi. Gül ayrıca, "Mavi vatanda da tüm sondaj gemilerimiz bugün Karadeniz'de. Karadeniz de mavi vatandır. Yeni keşiflerle beraber yine Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta sondaj çalışmalarımız elbette devam edecek, Somali'de de devam ediyor. Bizim hiçbir iddiamızdan vazgeçmemiz mümkün değil. Kıbrıs Türkü egemen, eşit bir devlet oluncaya kadar onların yanında olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Kurumsal binalar ve adli sorunlar eleştirisi Yeni Yol Grup Başkanı Mehmet Emin Ekmen ise KKTC'ye desteğin binalarla sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin sadece Cumhurbaşkanlığı değil, sair kurumsal binalara da kavuşması övünç duyulacak bir şeydir ama biz doğrusu Türkiye Cumhuriyeti devletinin Kıbrıs'a vereceği desteğin binalardan önce orada hukukun, ahlakın, düzenin egemen olmasını sağlamasını beklerdik" dedi. Ekmen, "Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde milletvekilleri siyaset eliyle üretilen fuhuş çetelerinin hesabını sormaktadır. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk mafyasının bir arka bahçesine dönüştürülmüştür. Biz bunlarla ilgili adli ve siyasi tedbirlerin öncelikle alınmasını beklerken yapılan binalarla övünülmesi kabul edilecek bir durum değildir" ifadelerini kullandı. Oylama sonucunda muhalefetin önerisi iktidar blokunun oylarıyla reddedildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Antalya'da 2 bin yıllık tiyatro caddesi ortaya çıktı Haber

Antalya'da 2 bin yıllık tiyatro caddesi ortaya çıktı

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın "Geleceğe Miras Projesi" kapsamında Afyon Kocatepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Bilgin başkanlığında 2022 yılından bu yana sürdürülen kazılar, antik kentin saklı kalmış katmanlarını aydınlatmaya devam ediyor. Çalışmalar sonucunda gün ışığına kavuşturulan cadde, ziyaretçilerin antik tiyatrodan tarihi yolu takip ederek doğrudan akropolise çıkabilmesine olanak tanıyacak. Mühendislik harikası cadde depremlere meydan okudu Antik dönemin en yoğun kullanılan şehir içi ulaşım arterlerinden biri olan caddenin genişliği 3 ila 5 metre arasında değişiyor. Caddenin altında yer alan yaklaşık 1 metre derinliğindeki gelişmiş kanalizasyon sistemi ve taş döşemelerin eğime uygun özel yerleşim tekniği, binlerce yıllık yapının depremlere rağmen zeminde kayma yaşanmadan günümüze ulaşmasını sağladı. Güzergah üzerinde yapılan kazılarda iyi korunmuş bir ekmek fırını, kamu yapıları, sivil konutlar, anıtsal bir kapı ve iki katlı dükkanlar ile stoa kompleksine ulaşıldı. Ayrıca doğu sur kapısının dışında tespit edilen Klasik Dönem'e ait mezar, alanın MÖ 5. yüzyılın sonlarından itibaren nekropolis (mezarlık) olarak kullanıldığını kanıtladı. Doğu Akdeniz ile ticari bağlar tescillendi Kazı heyetinin dükkan ve stoa kompleksinde gerçekleştirdiği çalışmalarda elde ettiği bulgular, Aspendos'un uluslararası ticaret ağını gözler önüne serdi. Alanda ele geçirilen bir Fenike sikkesi ile bölgeye özgü cam koku kapları, antik kentin Suriye ve Filistin başta olmak üzere Doğu Akdeniz coğrafyasıyla güçlü ticari ve kültürel ilişkiler kurduğunu belgeledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bakan Güler: "Ankara zirvesi NATO için önemli bir dönüm noktası" Haber

Bakan Güler: "Ankara zirvesi NATO için önemli bir dönüm noktası"

NATO’nun güncel güvenlik stratejileri ve Türkiye’nin bölgesel barışa katkıları üzerinde duran Güler, Ankara’da gerçekleştirilecek zirvenin tarihi önemine dikkat çekti. "Ankara'da stratejik bir yönelim belirlenecek" Ankara'da düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nin beklentileri aşan bir nitelikte olacağını ifade eden Bakan Güler, zirveye dair şu değerlendirmeyi paylaştı: "Ankara'da gerçekleştireceğimiz NATO Zirvesi'ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmüyoruz. Bu zirve, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz." "Hürmüz Boğazı'nda göreve hazırız" Bölgesel krizlerin çözümünde Türkiye'nin proaktif bir rol üstlendiğini hatırlatan Güler, Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirterek, "Bölgesel barış ve istikrarın sağlanması kapsamında İran-ABD Savaşı'nı sona erdirmek amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşıladığımızı da ilettik, teşekkür ettik ve gerektiğinde Hürmüz Boğazı'nda mayın temizliğine destek vermeye hazır olduğumuzu vurguladık" ifadelerini kullandı. Savunma sanayinde ortak irade Türk savunma sanayinin müttefik ülkeler nezdinde dikkat çektiğini belirten Güler, ikili görüşmelerine dair şunları aktardı: "Toplantılar esnasında NATO üyesi üç ülkenin savunma bakanı, Türk savunma sanayinin gelişmişliği ve Türkiye ile iş birliğinin artırılmasının önemli ve gerekli olduğunu özellikle vurguladılar." "Güney kanadı artık merkezi bir mesele" NATO’nun güney kanadındaki gelişmelerin ciddiyetine vurgu yapan Bakan Güler, "Günümüz güvenlik ortamı, güney kanadının yalnızca çevresel değil, merkezi bir güvenlik meselesi olduğunu da göstermektedir" sözleriyle Türkiye’nin bölgedeki kritik rolünün altını çizdi. "Garantörlük sorumluluğumuzun gereğini yaparız" Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri ve özellikle Fransa ile GKRY arasındaki anlaşmayı değerlendiren Güler, tepkisini şu ifadelerle dile getirdi: "Son olarak garantörlük sıfatı olmayan Fransa ile GKRY arasında imzalanan anlaşma; aslında meşruiyeti olmayan, hassas dengeleri bozan ve uluslararası hukuka aykırı olan bir girişimdir. Türkiye'nin askeri kapasitesi, caydırıcılığı ve bölgesel konumu dikkate alındığında, ülkemizi ve KKTC'nin hak ve menfaatlerini hedef alan herhangi bir girişimin veya ittifakın başarı şansı bulunmamaktadır." KKTC’nin güvenliğinin Türkiye için kırmızı çizgi olduğunu yineleyen Güler, "Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin güvenliğini tehdit edecek gelişmeler karşısında da garantörlük sorumluluklarımızın gereğini yerine getirme irademiz tamdır" dedi. haberdeger.com Gündem • Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Netanyahu’nun Türkiye’ye ifadeleri tepki çekiyor Haber

Netanyahu’nun Türkiye’ye ifadeleri tepki çekiyor

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Erdoğan'ın bölgesel politikalara dair eleştirilerine yönelik ifadeler kullanırken, Ankara’dan bu sözlere peş peşe sert tepkiler geldi. Erdoğan’dan Bölgesel Uyarılara Karşı Kararlı Mesajlar AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda bölgedeki gelişmelere dair önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz'de Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin haklarına yönelik girişimlere müsamaha gösterilmeyeceğini belirtti. Bölgede bir "fitne ateşi" yakılmak istendiğine işaret eden Erdoğan, "İhtirasları cüsselerini fazlasıyla aşan bazı ufak tefek yapılar, İsrail'in fitne kayığına binmişler, siyonizmin taşeronluğunu üstlenmişler" ifadesini kullandı. Türkiye'nin kararlılığını vurgulayan Erdoğan, "Eğer Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin ve Kıbrıs Türkü'nün hak ve hukukuna kastedilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur" uyarısında bulundu. Netanyahu’dan Karşı Açıklama Erdoğan'ın sözlerine sosyal medya üzerinden yanıt veren İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Erdoğan'ı "Kendi halkını ezen" bir lider olarak tanımladı. Erdoğan'ın Hamas'a yönelik desteğini eleştiren Netanyahu, "Dünyanın en ahlaklı ordusu olan İsrail Devleti ve IDF, Orta Doğu’yu ve tüm dünyayı tehdit eden İran ve vekilleri aleyhine güçlü eylemlerini sürdürecektir" ifadelerine yer verdi. İletişim Başkanı Duran: "Tarihin En Büyük Tutarsızlığı" Netanyahu'nun açıklamalarına ilk yanıt İletişim Başkanı Burhanettin Duran'dan geldi. Gazze'deki saldırıları nedeniyle Uluslararası Adalet Divanı'nda soykırım suçuyla yargılanan İsrail yönetiminin Türkiye'ye yönelik değerlendirmelerini eleştiren Duran, "Soykırım suçlamasıyla yargılananların, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alması tarihin en büyük tutarsızlıklarından biridir" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Gürlek: "Sözleri Yok Hükmündedir" Adalet Bakanı Akın Gürlek de Netanyahu'nun ifadelerini reddederek, İsrail Başbakanı'nın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında sanık konumunda olduğunu hatırlattı. Gürlek şu ifadeleri kullandı: "Gazze’de çocukların, kadınların, masum sivillerin üzerine bombalar yağdıran; insanlığın ortak vicdanında mahkûm olmuş Binyamin Netanyahu’nun, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef alan ifadeleri yok hükmündedir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen bir soykırım soruşturmasında şüpheli, kabul edilen iddianamede ise sanık konumunda bulunan Netanyahu’nun; insanlık onurunu savunan Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef almaya kalkışması tam anlamıyla bir akıl tutulmasıdır. Netanyahu ve beraberindeki cinayet şebekesi, işledikleri insanlık suçlarının hesabını er ya da geç bağımsız yargı önünde verecektir." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Yunanistan’dan dikkat çeken Türkiye hamlesi Haber

Yunanistan’dan dikkat çeken Türkiye hamlesi

Türkiye sınırında görev yapan 29. Mekanize Piyade Tugayı'Nın yeni arması, bölgedeki stratejik mesajların bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Sembollerde "Türkiye" detayı Yunan basınında yer alan bilgilere göre, Türkiye sınırında konuşlu bulunan 29. Mekanize Piyade Tugayı’nın mevcut arması yenilenerek tasarlandı. Eski armadaki "Batı’ya bakan" asker figürünün, yeni tasarımda "yönünü doğrudan Türkiye sınırına çevirdiği" gözlemlendi. Ayrıca, yeni arma tasarımına stratejik bir öneme sahip olan Semadirek Adası’nın da eklenmesi dikkatlerden kaçmadı. Bölgede artan askeri ve dijital hareketlilik Yunanistan’ın bu sembolik hamlesinin yanı sıra, Doğu Akdeniz’deki askeri faaliyetlerini de artırdığı gözleniyor. Atina yönetimi, Orta Doğu’daki gelişmeleri gerekçe göstererek Güney Kıbrıs’taki askeri varlığını güçlendirme eğilimini sürdürürken, Türkiye’nin "Mavi Vatan" stratejisi Yunan kamuoyunda yakından takip ediliyor. Yaşanan bu gerilimi destekleyen diğer gelişmeler de dikkat çekiyor. Yunanistan’ın Güney Kıbrıs’a geçici olarak konuşlandırdığı 337. Filo pilotlarının, sosyal medya hesaplarında "Hayaletler Kıbrıs üzerinde" yazılı armalar paylaşması önemli bir gelişme olarak kaydedildi. Bunun yanı sıra, sosyal medyada Türkiye karşıtı hesapların, SOLOTÜRK’ün bir paylaşımında yer alan KKTC bayrağını ve "Ne Mutlu Türküm Diyene" yazısını yapay zeka araçlarıyla silerek yerlerine Yunanistan ve Güney Kıbrıs bayraklarını eklemesi, dijital alanda yeni bir propaganda tartışmasını beraberinde getirdi. Denklemin merkezinde Ankara var Siyasi ve askeri uzmanlar, Atina’nın attığı bu adımların temelinde Türkiye’nin bölgedeki yükselen gücünün yattığını belirtiyor. Uzmanlara göre, Ankara’nın Ege ve Doğu Akdeniz’deki kararlı duruşu, bölge siyasetinin ana belirleyici faktörü olmaya devam ediyor ve Yunanistan'ın stratejik tercihlerinde Türkiye'nin gücü temel bir referans noktası olarak işlev görüyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den CHP’ye "Arınma" Çağrısı: "Siyasetin Hırpalanmasına İzin Verilmemeli" Haber

Bahçeli’den CHP’ye "Arınma" Çağrısı: "Siyasetin Hırpalanmasına İzin Verilmemeli"

CHP'nin mevcut durumunun demokrasiye ciddi bir tehdit oluşturduğunu belirten Bahçeli, parti yönetimine "arınma" çağrısı yaptı. "CHP'de yaşananlar demokrasimize zarar veriyor" Konuşmasına bayramın huzur dolu atmosferini anımsatarak başlayan Bahçeli, CHP’de yaşanan "mutlak butlan" tartışmalarına ve parti içi karmaşaya dair şu değerlendirmelerde bulundu: "Yaşananlar CHP'ye yakışmıyor. Bayram, CHP için kucaklaşma değil kutuplaşmaya dönüştü. CHP'de kutuplaşma derinleşti. Yaşanan gelişmeler demokrasimize zarar verici bir noktaya varmaktadır. Provokasyonları artıracak söylem ve eylemlerden kaçınılmalı. Türk siyasetinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya ve meşrulaştırılmaya çalışılmaktadır. Yargıtay, CHP için kararını bir an önce vermelidir." Bahçeli, CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarına da değinerek, partinin kendi içine dönüp bir hesaplaşma yapması gerektiğini savundu: "Yolsuzlukla anılanların yaptıkları korunmamalıdır. CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı, toplumun hassasiyetlerini gözeterek arınmalı ve durulmalıdır. Türkiye bir hukuk devletidir, kimse hukukun üstünde değildir." "İslam dünyası artık ayağa kalkmalı" Dış politika başlıklarını geniş bir çerçevede ele alan Bahçeli, küresel kurumların yetersizliğine vurgu yaptı: "Birleşmiş Milletler can çekişmektedir. Avrupa Birliği ve NATO gibi kurumlar kan kaybetmektedir. Dünyada yeni bir denge arayışı başlamışken İslam coğrafyasının bir ve bütün olarak çıkması elzemdir. Türkiye buna hazırdır. İslam ülkeleri arasında kuvvetli birlik temin edilemedi. Bu yalın gerçeği görmek için daha ne kadar acı çekilecektir? Bir kez daha Kudüs Paktı teklifimiz ciddiyetle ele alınmalı, İslam dünyası ayağa kalkmalı ve İsrail'e haddini bildirmelidir. Filistin özgürleşmelidir." "ABD savaşı bitirmeli ve bölgeden çekilmelidir" Bölgedeki çatışmalara dair ABD'ye yönelik sert eleştirilerini sürdüren Bahçeli, sözlerini şu şekilde noktaladı: "İsrail bir yandan Lübnan'a saldırırken bir yandan Batı Şeria'da terör estirmektedir. Filistinliler göçe zorlanmakta ve acımasızca katledilmektedir. Doğu Akdeniz'de huzur aranıyorsa Türkiye'siz olmaz. Daha fazla bu savaş devam etmemelidir. Trump mademki 'İran'da vurmadık bir şey kalmadı' diyor, o halde savaşı bitirsin. Bölge halkı nefes alsın, insanlık daha fazla endişe etmesin. ABD derhal bu savaşı durdurmalı ve bölgedeki varlığını sonlandırıp çekilmelidir. İnsanlığın huzuru için atılacak her adıma Türkiye şüphesiz sonuna kadar destek olacaktır." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İçişleri Bakanlığı 8 şehir için sarı kodlu meteorolojik uyarı yayımladı Haber

İçişleri Bakanlığı 8 şehir için sarı kodlu meteorolojik uyarı yayımladı

Bakanlığın sosyal medya hesabı üzerinden yapılan açıklamada, potansiyel risk anlamına gelen "sarı" kodla işaretlenen şehirlerin yer aldığı bir Türkiye haritasına yer verildi. Bakanlık; Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Hatay ile Doğu Karadeniz bölgesindeki bazı illerde kuvvetli ve yer yer çok kuvvetli sağanak yağış beklendiğini duyurdu. Akdeniz ve Karadeniz bölgeleri risk altında Yayımlanan güncel meteorolojik verilere göre, yağışların iki ana bölgede yoğunlaşacağı tahmin ediliyor. Doğu Akdeniz Bölgesi'nde Adana'nın kuzey ile doğu kesimleri, Osmaniye il geneli, Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesi ve ilerleyen saatlerde Hatay'ın batı şeridinde aralıklı, yerel olarak kuvvetli gök gürültülü sağanak yağışlar öngörülüyor. Doğu Karadeniz Bölgesi'nde ise Giresun ve Trabzon çevreleri ile Artvin'in güney kesimlerinde yerel kuvvetli; Rize genelinde ve Artvin'in kuzey bölgelerinde yer yer çok kuvvetli sağanak yağışların etkili olması bekleniyor. Vatandaşlara olumsuzluklara karşı tedbir çağrısı İçişleri Bakanlığı, sel felaketlerinin yol açtığı hasarları hatırlatarak olumsuz hava koşullarına karşı hazırlıklı olunması gerektiğinin altını çizdi. Yapılan resmi açıklamada, ani sel, su baskını, yıldırım düşmesi, heyelan riski, yerel dolu yağışı, ulaşımda yaşanabilecek aksamalar ve fırtına anında kuvvetli rüzgar gibi risklere karşı tüm vatandaşların dikkatli ve tedbirli davranması, yetkili mercilerden gelecek uyarıları yakından takip etmesi istendi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden (@meteoroloji_twi) alınan son bilgilere göre; ????️ 29 Mayıs 2026 Cuma günü; ???? Adana'nın kuzey ve doğusu, Osmaniye, Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesi ve zamanla Hatay'ın batısında aralıklı ve yerel olarak kuvvetli sağanak ve gök gürültülü sağanak… pic.twitter.com/Bp34iEnDDh — T.C. İçişleri Bakanlığı (@TC_icisleri) May 29, 2026 haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri varlığı Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırıyor Haber

İsrail’in Güney Kıbrıs’taki askeri varlığı Doğu Akdeniz’de gerilimi tırmandırıyor

İsrail’in GKRY üzerinden Ada’daki diplomatik, ekonomik ve askeri etkisini her geçen gün artırması, bölgedeki stratejik dengeleri yerinden oynattı. İsrail vatandaşlarının Rum kesiminde yoğun arazi alımları yapması ve iki yönetimin askeri iş birliklerini derinleştirmesi, güvenlik mimarisini doğrudan etkileyen bir boyuta ulaştı. "Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı" Kıbrıs’taki güncel gelişmeleri masaya yatıran Prof. Dr. Mehmet Hasgüler, geçmişte Batılı ülkelerin Rum kesimini Avrupa Birliği’ne üye yaparak Kıbrıs sorununu “Avrupalılaştırdığını” hatırlattı. Gelinen noktada İsrail’in de bu denkleme dahil olduğuna dikkat çeken Hasgüler, durumu şu sözlerle özetledi: “Bir anlamda Avrupalılaşan Kıbrıs şimdilerde İsraillileşmeye başladı.” Hasgüler, İsrail’in “Acil Müdahale Gücü” adı altında Ada’ya 2 bin 500 asker konuşlandırdığını ve bu hamlenin mevcut statüyü aşındırdığını ifade etti. Ayrıca İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile GKRY lideri Nikos Hristodulidis’in son yıllarda savunma ve istihbarat alanlarında yakın iş birliği yürüttüğünü, bu ittifak denkleminde Yunanistan’ın da yer aldığını sözlerine ekledi. "Türkiye karşıtı askeri bir ileri karakol" Müstafi Amiral Cihat Yaycı ise Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin İsrail ile geliştirdiği askeri bağların doğrudan Türkiye’nin milli güvenliğini hedef aldığını belirtti. Atılan adımların niteliğine dikkat çeken Yaycı, “Kıbrıs fiilen Doğu Akdeniz’de Türkiye karşıtı askerî bir ileri karakola dönüştürülüyor.” dedi. Türkiye’nin garantör devlet sorumluluğuyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) güvenliğini koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Yaycı, İsrail ve GKRY’nin tek taraflı askeri adımlarının Ada’daki gerilimi körüklediğini ve Ankara’nın Doğu Akdeniz’deki hak ve çıkarlarından taviz vermeyeceğini vurguladı. Yoğun toprak alımları ve yerleşim alanları Türkiye gazetesinde yer alan habere göre, askeri hareketliliğin yanı sıra İsrail vatandaşlarının Güney Kıbrıs’ta yoğun şekilde arazi satın aldığı aktarıldı. Ada'nın bazı bölgelerinde yalnızca İsraillilerin ikamet ettiği kapalı yerleşim alanlarının oluştuğu kaydedilirken, uzmanlar bu nüfus ve mülkiyet hareketliliğinin ilerleyen dönemde çok daha büyük sorunlara yol açabileceği uyarısını yapıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.