SON DAKİKA

#Doğu Perinçek

HABER DEĞER - Doğu Perinçek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğu Perinçek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında adli tıp süreci tamamlandı: Örnekler yeniden kabrine konuluyor

Türk siyasi ve istihbarat tarihinin en karanlık sayfalarından biri olarak kayda geçen ve yıllardır kuşkularını koruyan Kaşif Kozinoğlu'nun Silivri Cezaevi'ndeki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada somut bir aşama geride kaldı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in sosyal medya hesabından duyurduğu, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı tarafından yeniden ele alınan dosya kapsamında gizlilik kararı sürdürülürken, soruşturmayı derinleştiren özel ekip çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Fethi kabir işleminin ardından örnekler iade ediliyor Başsavcılığın talebi üzerine 12 Eylül tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemiyle Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılmış ve Adli Tıp Kurumu'na incelenmek üzere örnekler alınmıştı. Adli Tıp'taki kapsamlı laboratuvar incelemelerinin tamamlandığı bildirilirken, alınan örneklerin usulüne uygun şekilde yeniden kabrine konulması için resmi işlemlerin başlatıldığı kaydedildi. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması hedeflenen soruşturmada elde edilen bulguların başsavcılık tarafından titizlikle değerlendirildiği ifade edildi. Geniş çaplı operasyonlar ve tutuklamalar Soruşturmanın ilk dalgasında, olayın meydana geldiği dönemde Silivri Cezaevi'nde görev yapan 10 şüpheli gözaltına alınmış, şüphelilerden birinin FETÖ kapsamında yurt dışında firari olduğu belirlendiği tespit edilmişti. Adliyeye sevk edilen zanlılardan biri tutuklanırken, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 kişi serbest bırakılmıştı. Soruşturmanın boyutları ilerleyen günlerde medya çalışanlarına, sağlık personeline ve dönemin adli bürokrasisine uzandı. Yürütülen operasyonlarda bir muhabir, bir kameraman ve 7 sağlık çalışanı gözaltına alındı. Hakimlik, aralarında muhabirin de bulunduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına karar verirken, kameramanın da yer aldığı 6 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uyguladı. Yargı ve infaz kurumundaki sorumluluk zincirine yönelik adımlarda ise olayın yaşandığı tarihte görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan tutuklandı. Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli deniz yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile jandarma albay Hasan Atilla Uğur hakkında adli kontrol hükümleri uygulanırken, eski gazeteci Osman Arslan tutuklandı; dönemin cezaevi müdürü Ömer Vatan ile vardiya amiri Kazım Beyke adli kontrolle serbest bırakıldı. Ambulans şoförü Süleyman Kaba ise jandarmadaki ifadesinin ardından serbest kaldı. Soruşturma kapsamında toplam tutuklu sayısının 9'a yükseldiği bildirildi. Medya bağlantıları ve siyasi figürler dosyada Dosya kapsamındaki iddialar ve bağlantılar, soruşturmanın magazin ve medya ayağına da sıçradı. Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade verirken, yapım hakkında da inceleme başlatıldı. Dizide "Ömer Baba" karakterini oynayan Emin Olcay ile "Kazım Kaşifoğlu" karakterini canlandıran Sedat Savtak "tanık" sıfatıyla dinlendi. Senaryo sürecine dahli olduğu tespit edilen eski emniyet müdürü Bayram Özbek de tutuklanan isimler arasında yer aldı. Ayrıca Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek "bilgi sahibi" sıfatıyla ifade verirken, FETÖ davası hükümlüsü Enver Altaylı da soruşturma çerçevesinde tutuklanan isimler arasında kayda geçti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir" Haber

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül: "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir"

Araştırmacı-yazar Mehmet Sabri Akgönül, katıldığı egündem adlı youtube kanalında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın CHP’den istifa kararını, 2023 seçim süreçlerini ve Kaşif Kozinoğlu dosyasını tüm detaylarıyla masaya yatırdı. Programda, Yavaş'ın hamlesinden muhalefetin adaylık krizine ve derin devlet dosyalarına kadar pek çok konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulunuldu. Siyasi Hayatının Sonu mu? Akgönül değerlendirilmesinde "Mansur Yavaş'ın siyasal hayatı bitmiştir." dedi. Nedeni olarak yaptığı açıklamada, "Çünkü Mansur Yavaş bu saatten sonra kendisine "Beni Erdoğan'ın karşısına çıkarmayın" diyebilecek bir siyasal parti veya bir siyasal eğilim arayacak. Onu da herkes Erdoğan'ın karşısına çıkarmak isteyecektir. Zaten Mansur Yavaş gibi adamlar Erdoğan'ın karşısına çıkmazlar. Bu kadar akıllı adamlardı, adamlardılar. 2023 seçimlerini de değerlendiren Akgönül, "Çıksalar zaten 2023'te çıkarlardı. Çıkmadılar. 2023'te çıksalardı da bu oyunların ölçülerini alırlar. 2023 yılıyla ilgili birazdan detaylı bazı bilgiler de verebiliriz. Çünkü fırtına aslında orada başlıyor. Ben Mansur Yavaş'ın siyasal hayatının bittiğini düşünüyorum. Hatta bence Mansur Yavaş'ın belediye başkanlığı hayatı da bundan sonra bitecek. Yani Nisan 2019'da Mansur Yavaş belediye başkan adayı da olmayacaktır" dedi. Mansur Yavaş'ın Siyasi Geçmişi Mansur Yavaş'ın daha önce de siyasi kariyeri hakkında açıklamada bulunan Akgönül, "6-8 ay sonra bir partiye geçerse, söz gelimi yeni parti veya 2 yıl sonra yeniden CHP'ye geçerse —ki biliyorsun o CHP'den ayrılıp yeniden CHP'ye geri dönmüşlüğü de vardı. Aslında Mansur Yavaş'ın CHP ile kurduğu ilişki çok zikzaklıdır. 2014'te CHP'ye giriyor. 2014'teki yerel seçimlerde yine CHP'den aday olarak gösteriliyor. 2014'te %1 farkla... ve orada büyük bir şey vardı, büyük bir infial kopmuştu, elektrikler kesilmişti vesaire. %1 oy farkla Melih Gökçek'e kaybediyor. 2016'da ayrılıyor, CHP'den ayrılıyor. 2018'de yeniden geliyor, bak arada 2 yıl var. 2018'de yeniden geliyor. 2019'da CHP Ankara Belediye Başkan adayı gösteriliyor. %50 küsür oy alıyor. Zaten 2023'te de şey, 2024'te de %60 oy alıyor. Dolayısıyla aslında 2 yıl sonra yeniden CHP'ye dönebilir Mansur Yavaş." ifadelerini kullandı. Akgönül ayrılışın sebebini de değerlendirerek, "Eğer siyasal bir hamle yaptıysa o da yeni partili seçmenlerin kendisine Ankara özelinde bundan sonra muhalefet etmesini engellemek için. Çünkü yeni partililer aslında Mansur Yavaş'a ciddi ciddi bir kimilerine göre karalama kampanyası, kimilerine göre artık gerçeği saklamama ihtiyacı olsun diye Mansur Yavaş'ın aslında Ankara'ya da bir faydasının olmadığını, Ankara'ya da bir hizmet üretmediğini söylemeye başlıyorlardı." dedi. Yavaş ardından ilçe belediylerinin de ardı arkasına istfa etmeleri hakkında Akgönül, "Sadece Mansur Yavaş değil diğer ilçe belediyeleri de istifa etti. Evet. Ama onlar hepsi yedi ilçe belediye başkanı istifa etti. Ben bu istifaların Ankara dışına da taşacağını düşünüyorum. Hepsi sadece bir ya da iki kişi hariç Mansur Yavaş'ın ismini vererek istifa ettiler. Yani "Mansur Başkan'la birlikteyiz" diye. Bu zaten kaçınılmaz. Yani sen Büyükşehirle iş tutan bir ilçe belediye başkanı olmaya çalışacaksın ve dahası zaten seni Mansur Yavaş getirdi. Yani zaten Mansur Yavaş'ın CHP listelerine soktuğu adamlardı bu giden belediye başkanları. Orada bence racona aykırı bir durum yok. Burada esas durum şu: Yani Mansur Yavaş 2028'de Cumhurbaşkanı adayı olmayacak. Bu bir. İki, eğer bağımsız kalırsa Nisan 2029'da da belediye başkanı adayı olmayacak."dedi. "Bağımsız kalırsa Nisan 2029'da belediye başkanı adayı olmayacak" Akgönül Yavaş'In bağımsız kalırsa belediye başkanı adayı olmayacağı tespitinde bulunarak, "Mansur Yavaş'ın kişisel bir karizması yok. Yani kişisel karizması %20'lerdedir. Hatta şunu diyebilirim: MHP'den belediye başkan adayı olduğunda %27 oy almıştı. 2014 yerel seçimlerinden önce değil mi? Evet, %27 oy almıştı. O da hani Mansur Yavaş'ın kişisel karizması belki %15-20'dir. Yani belediyeleri biz sizinle geçen hafta analiz ettik. Ben bu yüzden belediyelerin kapatılması gerektiğini savunmuştum. Belediyelerde partizanlar seçim yaparlar. Sempatizanlar seçim yapmazlar. Yani "ben şu belediye başkanının hizmetini çok iyi buluyorum, onu tercih ediyorum" diyen bir tane aklı başında insan yoktur. Çünkü hiçbir belediye başkanı çok iyi hizmet yapmaz. Belediye başkanları politik bir kariyer inşa etmek için belediye başkanı olurlar. Ve bunu da partiler üzerinden yaparlar. Parti dışı bir belediye başkanı olmaz." dedi. Demirtaş ve Cumhurbaşkanı değerlendirmesi Akgönül Demirtaş tahliyesi hakkında çıkacağını öngördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanının adaylığı hakkında ise, "Cumhurbaşkanlığı mevcut seçim tarihinden, 2028 yılındaki seçim tarihinden bir gün önce bile yapılan seçimde aday olabilir. Erken seçim olacağını düşünüyoruz. Tabii aslında hukuki teknik anlamıyla 2028 Nisan ayında bir seçim yapılacak. Bu erken seçim olmayacak. Hukuki anlamda bu öne alınmış seçim olacak. Öne alınan bir seçimde veya erken seçimde ki ikisinde de meclisin onayı lazım. Meclisin onayını aldığında halihazırda iki dönem cumhurbaşkanlığı yapmış biri yeniden cumhurbaşkanı adayı olabilir." dedi. "Kaşif Kozinoğlu bir kahramandır ve bir şehittir" Son dönemde ölümü ile ilgili soruşturma yürütülen eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu dosyası hakkında da kritik açıklamalarda bulundu. Kozinoğlu'nu bir şehit olarak nitelendiren Akgönül, "Fethi kabir yapılmıştı ve bu fethi kabirde Kaşif Kozinoğlu'nun vücut bütünlüğünün büyük oranda bozulmadığı, 15 yıllık yeraltında değil mi, defnedilmesine rağmen bu bizim inancımıza göre şehitlere verilen bir payedir aslında. Bu yüzden ben Kaşif Kozinoğlu'nun kahraman olduğunu ve bir şehit olduğunu düşünüyorum. Niye kahramandır'ı söylüyorum? Burada bir tersine çevirme yapalım. Ekrem Dumanlı vardı bilirsiniz. Zaman Gazetesi'nin genel yayın yönetmeni ve aynı zamanda bir numaralı FETÖ'cü. Hatta bana göre o mahrem imamların biridir. Ekrem Dumanlı Kaşif Kozinoğlu'nun öldürülmesinden, bana göre öldürülmesinden sonra ya da şüpheli ölümünden sonra diyelim ama ben onun şehit edildiğini düşünüyorum, öldürülmesinden sonra bir yazı yazmıştı: "Kaşifinizden kahraman çıkmaz" demişti. Bu hitabı üzerime alınıyorum. Yani aslında "Kaşifimiz kahramandı"yı Ekrem Dumanlı'nın yazısına bir cevap olarak bence herkesin vermesi gerekir." dedi. Kurtlar Vadisi hakkında değerlendirme Akgönül dizi hakkında yürütülen soruşturmaya da atıfta bulunarak, "Her kim yaptıysa suyu bulandırıyor arkadaşlar. Hatta hatırlayın en son o Ömer Baba karakterini canlandıran Emin Olcay da ifade vermeye gitti. Yani böyle bir şey olabilir mi? Emin Olcay ne bilsin yani Kaşif Kozinoğlu cinayeti ile ilgili ne bilsin? Dün, dün dediğim yani birkaç gün önce Sabah Gazetesi'ne röportaj veriyor. Raci Şaşmaz ve Necati Şaşmaz'ı kötülüyor. Bir diss atıyor kendince. Ertesi gün savcılıktan ifadesine başvurulmak için bile değil, bilgi almak için o sıfatla çağrılıyor. Abi bu adam ne bilsin yani?" dedi. Dizinin tarihinden itibaren değerlendirmelerde bulunan Akgönül, " Kurtlar Vadisi ilk çıktığından beri 2002'den beri zaten MİT içerisindeki kapışmanın, Milli İstihbarat Teşkilatı içerisindeki kapışmanın bir tarafı olarak konuşuyordu. Her zaman konuşuyordu. Bak 2004 yılında çok şaşıracaksın, dönemin MİT başkanı Şenkal Bey'e, Şenkal Atasagun'a Kurtlar Vadisi ile ilgili bir rapor gidiyor. Raporu kim yazıyor? Kaşif Kozinoğlu. Ve raporda ne diyor? "Bu dizinin konsept danışmanı Soner Yalçın ama akıl babası, akıl vereni Hasan Atilla Uğur" diyor. Peki Hasan Atilla Uğur ne oluyor? Bugün Kaşif Kozinoğlu'nun bana göre cinayet şüphelisi ki sağlık problemleri el vermediği için cezaevine konulmadı ama şu anda ev hapsinde. Zaten o da Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümünde bir payı var Hasan Atilla Uğur'un ve bana göre güçlü bir payı var." diye konuştu. Hasan Atilla Uğur'un savcılık ifadeleri Akgönül soruşturmanın önemli ismi Hasan Atilla Uğur hakkında da açıklamalarda bulundu. Açıklamasında "Rasim Ozan Kütahyalı Kaşif Kozinoğlu cinayeti için "kokteyl cinayet" dedi. Daha doğrusu "kokteyl operasyon". Doğru telaffuz edelim: kokteyl operasyon. Kokteyl operasyon şu demek: Başfail FETÖ'cüdür ama zamanında Ergenekoncu olarak bilinenlerden de destek almıştır. Dolayısıyla bence cinayeti FETÖ işletti ama dönemin Ergenekoncularından da bazılarından —Ergenekon örgütünden değil, Ergenekonculardan bazılarından— da destek aldı. İşte bu destekçilerden zaten ikisi Kaşif Kozinoğlu rahmetlinin koğuş arkadaşıydı. Ve orada dikkat et sen Hasan Atilla Uğur'un savcılıktaki ifadelerini? Ne diyor? Hiçbir şey demiyor. "Hatırlamıyorum" diyor. "Hatırlamıyorum". "Hangi ilacı verdin?", "Hatırlamıyorum". "Çıktığında elinin arkasında bir şey var saklıyorsun, değnek mi iğne mi her neyse artık bir şey var saklıyorsun, ne var?", "Hatırlamıyorum" diyor. Şimdi savcılık bu kadar çok nisyan ile malul olan birine onun hatırlayacağı bir şeyler söylemeli." kaydetti. "Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir" Akgönül Perinçek'in soruşturmada bilgili olduğunu değerlendirerek, "Peki kimdir acaba hatırlayanlar? Kim olabilir? Doğu Perinçek. Bence Doğu Bey, Doğu Perinçek Kaşif Kozinoğlu cinayetinin veya şüpheli ölümünün en bilgili kişisidir. Yani Raci Şaşmaz ve Bahadır Özdener'i çağıracağına, Emin Olcay'ı çağıracağına, Doğu Perinçek'i bilgi verme sıfatıyla... Ama ne sanık ne tanık. Hani burada da Doğu Bey'i biz zan altında bırakmayalım. Çünkü Kaşif Kozinoğlu ölmeden önce Doğu Perinçek'e bir sürü mektup gönderiyor. Bunlar var. "Kaşif Kozinoğlu'nun Mezara Götürmediği Sırlar" diye kitap olarak yayınlanıyor. Kaynak Yayınları'nın genel yayın yönetmeni ve Doğu Perinçek bilgi verme sıfatıyla savcılığa davet edilmelidir." dedi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun  kuruluş yıl dönümü Ankara'da kutlandı Haber

Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun kuruluş yıl dönümü Ankara'da kutlandı

Çin Halk Cumhuriyeti'nin Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin'in ev sahipliğinde bir otelde gerçekleştirilen resepsiyona Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Korgeneral İlkay Altındağ, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, yabancı misyon temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda davetli katıldı. Türkiye ve Çin'in milli marşlarının okunmasıyla başlayan programda, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 55'inci yıl dönümüne dikkat çekildi. "İki ülke arasındaki ilişkiler güçleniyor" Resepsiyonda konuşan Çin'in Ankara Büyükelçiliği Savunma Ataşesi Yang Jianjun, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu stratejik yönlendirmeler doğrultusunda iki ülke ilişkilerinin derinleştiğini belirtti. Farklı alanlardaki iş birliğinin silahlı kuvvetler arasındaki ilişkilere de yeni fırsatlar sunduğunu ifade eden Yang, iki ülke ordularının devlet başkanları arasında varılan mutabakatları hayata geçirerek stratejik iletişimi derinleştirmesi, siyasi karşılıklı güveni artırması ve karşılıklı faydaya dayalı iş birliğini genişletmesi temennisinde bulundu. Yang, kadim İpek Yolu'nun iki büyük medeniyeti birbirine bağladığını vurgulayarak, yeni dönemde bu tarihi bağların yeniden canlılık kazanacağına inandıklarını kaydetti. "Köklü ilişkiler gelişmeye devam ediyor" MSB Savunma ve Güvenlik Genel Müdürü Korgeneral İlkay Altındağ ise konuşmasında, Türkiye ile Çin arasındaki köklü ilişkilerin askeri ve savunma alanlarında gelişmeye devam ettiğini belirtti. Orduların yalnızca kendi ülkelerinin güvenliğini sağlamakla kalmadığını, aynı zamanda küresel barış ve istikrarın korunmasında da önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade eden Altındağ, değişen güvenlik ortamı ve asimetrik tehditlerin stratejik iş birliğini zorunlu hale getirdiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Doğu Perinçek, 'Büyük Savaşı Önleyecek İttifak' konferansında konuştu! Haber

Doğu Perinçek, 'Büyük Savaşı Önleyecek İttifak' konferansında konuştu!

Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi (DÜNYA-MER) tarafından Ankara'da düzenlenen "Büyük Savaşı Önleyecek İttifak" konferansına 19 ülkeden devlet yetkilileri, büyükelçiler, emekli askerler, siyasetçiler ve akademisyenler katıldı. Organizasyonun, Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'ne alternatif bir Avrasya platformu olarak değerlendirildiği belirtildi. Konferansın açılışında konuşan DÜNYA-MER Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Türkiye'ye yönelik güvenlik tehditlerinin ABD ve NATO'dan kaynaklandığını savunarak, Türkiye-Rusya-Çin-İran arasında ittifak kurulmasının gerekli olduğunu ifade etti. Koray ayrıca, Türkiye'nin NATO'dan ayrılmasının küresel dengeleri değiştireceğini öne sürdü. Eski Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Şükrü Sina Gürel ise Türkiye'nin NATO'ya katılım sürecinin ABD'nin çevreleme politikalarıyla bağlantılı olduğunu savunurken, NATO'nun Türkiye'ye katkı sağlamadığını ve ABD'nin bölgedeki askeri varlığının Türkiye açısından güvenlik sorunu oluşturduğunu dile getirdi. Rusya'dan eski bakan Aleksandr Galuşka, Batı'nın küresel ekonomik düzenini eleştirerek, doların siyasi ve ekonomik bir silah haline geldiğini, ülkelerin kendi para birimlerini kullanması ve askeri iş birliğini artırması gerektiğini söyledi . Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, NATO Zirvesi'ni eleştirerek, Türkiye'nin ABD kaynaklı tehditlerle karşı karşıya olduğunu savundu. Perinçek, Türkiye, Rusya, Çin ve İran'ın oluşturacağı ittifakın olası savaşları önleyebileceğini ifade etti. Belarus'un Ankara Büyükelçisi Anatoly Glaz, tek bir ülkenin küresel güvenliği sağlayamayacağını belirterek, Avrasya'da güvenlik sorunlarının çözümü için ABD'ye ihtiyaç olmadığını söyledi. Çevrim içi katılan eski ABD Deniz İstihbarat Subayı Scott Ritter, NATO'nun Türkiye'nin çıkarlarına hizmet etmediğini ileri sürerek, Ankara'nın gelecekte Rusya, Çin ve İran ile ilişkilerini geliştireceğini düşündüğünü dile getirdi. Konferansın ikinci oturumunda konuşan emekli büyükelçi Fatih Ceylan ise daha dengeli bir değerlendirme yaparak, Türkiye'nin Rusya ve Çin ile ilişkilerini ulusal çıkarlarını gözeterek sürdürmesi gerektiğini, değişen uluslararası ortamda ekonomik, teknolojik ve toplumsal dayanıklılığın güçlendirilmesinin stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı. Eski CIA analisti Larry C. Johnson, Türkiye'nin NATO ile ilişkilerinde bir yol ayrımında olduğunu öne sürerken, Avrupa'dan katılan Francesco Cosimato ise Avrupa'nın savunma ve istihbarat alanındaki zorluklarına dikkat çekti. Konferansta ayrıca NATO'nun bölgesel rolü ve Türkiye'nin jeostratejik konumu üzerine farklı görüşler dile getirildi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Devrimciye son veda: Gazi Yalçın Küçük’e askeri tören Haber

Devrimciye son veda: Gazi Yalçın Küçük’e askeri tören

6 Nisan’da hayatını kaybeden devrimci bilim insanı ve yazar Prof. Dr. Yalçın Küçük için Ankara’da cenaze töreni düzenlendi. Küçük, Cebeci Asri Mezarlığı’nda gerçekleştirilen törenin ardından toprağa verildi. Törene farklı siyasi çevrelerden, akademiden ve basın dünyasından çok sayıda isim katıldı. Cebeci’de son yolculuk Yalçın Küçük’ün naaşı, Ankara Cebeci Asri Mezarlığı içerisinde bulunan İsmet Oğultürk Camisi’ne getirildi. Burada kılınan cenaze namazının ardından Küçük, Cebeci Asri Mezarlığı’nda toprağa verildi. Tören boyunca yoğun bir katılım gözlemlendi. Kalabalık bir katılım gerçekleşti Cenaze törenine başta ailesi olmak üzere akademisyen dostları, eski öğrencileri ve sosyalist siyasetin farklı kesimlerinden temsilciler katıldı. Küçük’ün uzun yıllar birlikte çalıştığı gazeteciler ve yayıncılar da törende yer aldı. Ergenekon-Balyoz süreçlerinde birlikte yargılanan isimler de cenazede hazır bulundu. Eski 1. Ordu Komutanı Hurşit Tolon, CHP İzmir Milletvekili Tuncay Özkan, Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şule Perinçek, eski Devlet Bakanı Ufuk Söylemez, eski milletvekili Oğuz Oyan, eski Yargıtay üyesi Hamdi Yaver Aktan ve TKP Parti Meclisi üyesi Aydemir Güler törende yer alan isimler arasında dikkat çekti. Gazetecilerden ise Soner Yalçın, Murat Yetkin, Zihni Erdem ve Mehmet Ali Güller başta olmak üzere çok sayıda isim son görev için hazır bulundu. Askeri tören düzenlendi Kıbrıs Gazisi olan Yalçın Küçük için askeri tören de gerçekleştirildi. Türk bayrağına sarılı naaş, askerlerin omuzlarında taşındı. Tören sırasında duygusal anlar yaşanırken, kalabalık zaman zaman sloganlarla Küçük’e veda etti. Bir yurttaşın “Devrimi yapacağız Yalçın Hoca, sana söz” sözleri dikkat çekti. Ailesi taziyeleri kabul etti Cenaze töreninde Küçük’ün eşi Temren Küçük ve oğlu Ömer Devrim Küçük taziyeleri kabul etti. Cami avlusunda toplanan kalabalık, Küçük’ü entelektüel mirasına atıf yapan sloganlarla uğurladı. Çelenk gönderenler Yalçın Küçük için birçok kurum ve isim çelenk gönderdi. Çelenk gönderenler arasında Odatv ve gazeteci Soner Yalçın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB Başkan Vekili Nuri Arslan, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek ve Şule Perinçek, Prof. Dr. Mehmet Haberal yer aldı. Ayrıca Türkiye Komünist Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Birleşik Komünist Parti, Devrim Partisi ve Kırmızı Kedi Yayınevi de çelenk gönderen kurumlar arasında bulundu. Fikir dünyasında iz bıraktı Akademik çalışmaları ve siyasi yazılarıyla uzun yıllar Türkiye’de tartışmaların merkezinde yer alan Yalçın Küçük, ardında geniş bir düşünsel miras bırakarak son yolculuğuna uğurlandı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.