SON DAKİKA

#Dolandırıcılık

HABER DEĞER - Dolandırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolandırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Papel Elektronik Para’ya büyük operasyon: TMSF kayyum olarak atandı, 41 gözaltı kararı Haber

Papel Elektronik Para’ya büyük operasyon: TMSF kayyum olarak atandı, 41 gözaltı kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, şirket ve yetkilileri hakkında 7258 sayılı kanuna muhalefet ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltildi. MASAK ve TCMB raporları dosyada Soruşturmanın dayanakları arasında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) analizleri ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) denetim raporları yer aldı. Rapolara göre, yasa dışı bahis ile yasa dışı forex/dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerinin, elektronik para ve ödeme kuruluşları üzerinden finansal sisteme sokulduğu ve ardından çok sayıda yurt içi ve yurt dışı şirket aracılığıyla aklanmaya çalışıldığı tespit edildi. Yazılım ve finans altyapısı üzerinden para trafiği Dosyada, örgüt yapılanması içinde yazılım mühendisi, bilgi teknolojileri personeli ve proje yöneticisi olarak görev yapan bazı şüphelilerin; elektronik para altyapıları, yazılımsal sistemler ve finansal yönlendirme mekanizmaları üzerinden suç gelirlerinin transferine ve gizlenmesine aktif rol aldığı belirtildi. Bu kapsamda “para nakline aracılık etme” suçunun işlendiği değerlendirildi. 8 ilde eş zamanlı operasyon İstanbul’un yanı sıra Ankara, Antalya, Balıkesir, Muğla, Tokat, Kocaeli ve Bursa’da düzenlenen operasyonlarda arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Dijital ve finansal delillerin temini amacıyla şüphelilerin adreslerinde incelemeler gerçekleştirilirken, suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlıklarına da el konuldu. Soruşturma kapsamında Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin yönetimi TMSF’ye devredildi. Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğünü ve yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

65 yıl sonra ortaya çıkan büyük vurgun: Ölü kadının kimliğiyle devletten milyonlar aldılar Haber

65 yıl sonra ortaya çıkan büyük vurgun: Ölü kadının kimliğiyle devletten milyonlar aldılar

Yıllarca fark edilmedi, devlet yardımları tek tek alındı Yozgat’ta yürütülen soruşturmada, 1961 yılında 30 yaşındayken yaşamını yitiren H.E. adına uzun yıllar boyunca maaş, deprem yardımı, evde bakım yardımı ve sosyal destek ödemeleri alındığı belirlendi. Şüphelilerin, ölen kadının kimlik ve banka bilgilerini kullanarak 2005 yılından itibaren çok sayıda kamu kurumundan haksız kazanç sağladığı tespit edildi. Soruşturma jandarma ve savcılık koordinasyonunda yürütüldü İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ile Siber Suçlarla Mücadele ekipleri, Şefaatli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttükleri çalışmada usulsüzlük ağını ortaya çıkardı. İncelemelerde, kamu kaynaklarının sistematik biçimde kullanıldığı belirlendi. 87 yaşındaki kız kardeş de şüpheliler arasında Soruşturma kapsamında, hayatını kaybeden kadının 87 yaşındaki kız kardeşi S.C. ile birlikte oğlu A.E., kızı Z.D. ve torunu L.R.O. hakkında işlem yapıldı. Yozgat, Kayseri ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda dört şüpheli yakalandı. Adreslerde yapılan aramalarda cep telefonları, SIM kartlar, banka kartları ve başkasına ait kimlik kartı ele geçirildi. Birden fazla suçtan işlem yapıldı Şüpheliler hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi ve özel belgede sahtecilik” ile “banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçlamaları yöneltildi. Gözaltına alınan kişiler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Şefaatli Adliyesi’ne sevk edildi. Kamu kaynaklarının korunması yeniden gündemde Ortaya çıkan tablo, kamu kaynaklarının denetimi ve sosyal yardımların takibi konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Yetkililer, benzer usulsüzlüklerin önlenmesi için denetim mekanizmalarının güçlendirileceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

WhatsApp detayı ele verdi, 700 bin liralık vurgun son anda önledi Haber

WhatsApp detayı ele verdi, 700 bin liralık vurgun son anda önledi

Eskişehir’de yaşanan olayda, telefonla aranan yaşlı bir kadın, kendisini polis olarak tanıtan kişilerce korkutularak para göndermeye ikna edildi. Dolandırıcıların yönlendirmesiyle önce banka hesabındaki 113 bin lirayı gönderen kadın, ardından yaklaşık 630 bin lira değerindeki altınlarını bozdurmak için bir kuyumcuya gitti. Ancak burada fark edilen kritik bir detay, olası bir vurgunu engelledi. WhatsApp profilindeki amblem şüphe uyandırdı Kuyumcu çalışanı Uğur Turgut, kadının kendisine gönderilen IBAN bilgisi üzerinden işlem yapmak istediğini, bu sırada dolandırıcıların WhatsApp profilinde yer alan Asayiş Şube Müdürlüğü ambleminin dikkatlerini çektiğini söyledi. Turgut, “Profildeki amblemi görünce durumdan şüphelendik. Çünkü devlet kurumları vatandaştan IBAN yoluyla para istemez” dedi. “Korkudan titriyordu, tane tane anlattık” Turgut, yaşlı kadının son derece tedirgin olduğunu belirterek, “Teyze ne yapacağını bilemiyordu, korkudan titriyordu. Onu hemen oturttuk, sakinleştirdik ve polis ekiplerine haber verdik. Devletin hiçbir kurumunun böyle bir talepte bulunmayacağını tane tane anlattık” ifadelerini kullandı. Polis ekiplerinin gelmesiyle birlikte yaşlı kadın, dolandırılmak üzere olduğunu fark etti. 700 bin liralık kayıp kapıdan döndü Esnafın dikkati sayesinde, 110 bin 500 liraya polis tarafından bloke konuldu. Yaklaşık 110–120 gram ağırlığında, bilezik ve gram altınlardan oluşan ve 700 bin liraya yakın değeri bulunan altınlar ise bozdurulmadan sahibine teslim edildi. O anlar, kuyumcunun güvenlik kameralarına da yansıdı. Benzer vakalar sık yaşanıyor Uğur Turgut, benzer olaylarla daha önce de karşılaştıklarını belirterek, “İki ay önce benzer bir durumda başka bir teyzemizi ikna edemedik. Günler sonra ağlayarak geldi ve dolandırıldığını anlattı. Bu kez ikna edebildik; en azından büyük bir kaybı önlemiş olduk” dedi. Yetkililer, yurttaşları özellikle polis, savcı, asker gibi unvanlar kullanılarak yapılan telefon ve mesajlara karşı dikkatli olmaları konusunda bir kez daha uyardı; IBAN’a para gönderme taleplerinin tamamının dolandırıcılık olduğunun altını çizdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Konut satışında yeni dönem başlıyor: Nakit devri tarihe karışıyor Haber

Konut satışında yeni dönem başlıyor: Nakit devri tarihe karışıyor

Konut ve arsa satışlarında uzun süredir tartışma konusu olan nakit ödeme, elden para teslimi ve kayıt dışı işlemler için kritik bir adım atılıyor. Ticaret Bakanlığı, alıcı ve satıcıyı aynı anda güvence altına almayı hedefleyen Güvenli Ödeme Sistemi’nin taşınmaz satışlarında da zorunlu olacağını açıkladı. Yeni düzenlemenin 1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi planlanıyor. Ödeme ile tapu devri eş zamanlı olacak Yeni düzenlemeyle birlikte taşınmaz satışlarında ödeme; nakit, havale veya elektronik fon transferi yoluyla yapılsa dahi, bedelin tapu devriyle aynı anda ve sistem üzerinden aktarılması gerekecek. Böylece tapu devri gerçekleşmeden para satıcının hesabına geçmeyecek, para aktarılmadan da mülkiyet devri tamamlanamayacak. Dolandırıcılık ve kayıt dışı hedefte Ticaret Bakanlığı, mevcut uygulamalarda tarafların yüksek miktarda nakit taşımasının; dolandırıcılık, sahtecilik, hırsızlık ve kayıt dışı ekonomi risklerini artırdığına dikkat çekti. Güvenli Ödeme Sistemi ile bu risklerin minimize edilmesi, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıkların da önüne geçilmesi amaçlanıyor. Araç satışlarında uygulanıyordu, şimdi konutta zorunlu Halihazırda ikinci el araç satışlarında kullanılan sistem, ödeme güvenliği açısından etkili bulunmuştu. Bakanlık, aynı modelin konut ve arsa satışlarında da uygulanmasıyla gayrimenkul piyasasında şeffaflığın artırılmasını hedefliyor. Yönetmelik taslağı görüşe açıldı Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’te yapılacak değişikliğe ilişkin taslak metin; ilgili kamu kurumları, meslek örgütleri ve sektör temsilcilerinin görüşüne sunuldu. Gelen değerlendirmeler doğrultusunda düzenlemeye son şeklinin verilmesi ve belirlenen tarihte yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Banka kartını arkadaşına verdi, sanık oldu: 20 yıla kadar hapis istemi Haber

Banka kartını arkadaşına verdi, sanık oldu: 20 yıla kadar hapis istemi

Ankara’da ilaç firmasında çalışan 36 yaşındaki Gökhan Yaşar, iş arkadaşı H.B.’nin talebi üzerine banka kartını ve hesap bilgilerini paylaştı. Ancak bu karar, aylar sonra ağır bir ceza tehdidiyle karşı karşıya kalmasına yol açtı. Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada Yaşar, “kendisini banka çalışanı gibi tanıtarak dolandırıcılık” suçlamasıyla yargılanıyor. “Hesabım blokedeydi” denilerek kartı aldı Yaşar’ın anlatımına göre iş arkadaşı H.B., borçları nedeniyle hesabına bloke konulduğunu, sattığı aracın parasının IBAN yoluyla alınması gerektiğini söyledi. Güven ilişkisine dayanarak kartını ve IBAN’ını paylaşan Yaşar’ın hesabına kısa süre içinde dört parça halinde para girişi oldu. Bu paralar, H.B.’nin yönlendirdiği hesaplara aktarıldı. Parayı gönderdi, bir daha ulaşamadı Yaşar, işlemlerden yaklaşık bir saat sonra H.B.’ye ulaşamadığını, telefonlarının kapandığını belirtti. Olaydan yaklaşık iki ay sonra karakola çağrıldığında ise hesabının iki farklı kişiyi dolandırmak için kullanıldığını öğrendi. “Hem ben hem başkaları mağdur” İfade veren Yaşar, hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını bilmediğini savunarak, hem kendisinin hem de parası çekilen yurttaşların mağdur olduğunu söyledi. İki çocuk babası olduğunu vurgulayan Yaşar, çalıştığı iş yerinde de ciddi sorunlar yaşadığını belirtti ve uzlaşma yoluyla zararların karşılanmasını istedi. Savunma: Banka hesabı suça alet edildi Yaşar’ın avukatı İsmail Özdemir, dosyada tipik bir “hesap kiralama” tuzağı bulunduğunu ifade etti. Özdemir’e göre dolandırıcılar, kendilerini banka çalışanı gibi tanıtarak mağdurlardan mobil bankacılık onayı alıyor, paralar üçüncü kişilerin hesaplarında toplanıyor. Bu süreçte Yaşar’ın iyi niyetinin kullanıldığını savundu. Hukuki süreç devam ediyor Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davada, Yaşar hakkında 20 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor. Dosya, banka kartı ve hesap bilgilerinin üçüncü kişilerle paylaşılmasının doğurabileceği ağır hukuki sonuçları bir kez daha gündeme getirdi.

Gain Medya dosyası büyüyor: Okan Karacan gözaltında Haber

Gain Medya dosyası büyüyor: Okan Karacan gözaltında

İstanbul’da yürütülen soruşturma kapsamında Gain Medya ve bağlantılı şirketlere yönelik operasyon genişletildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla sabah saatlerinde yapılan işlemle sunucu Okan Karacan gözaltına alınırken, soruşturmanın merkezinde kara para aklama ve yasa dışı bahis iddiaları yer alıyor. Soruşturma İstanbul merkezli olarak derinleştiriliyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama”, “örgüt kurma” ve “yasa dışı bahis” suçlamaları kapsamında yeni delillere ulaşıldığı bildirildi. Bu gelişmeler doğrultusunda dosyanın kapsamı genişletildi. Gain Medya ve bağlı şirketlere kayyum ataması devam ediyor Operasyon kapsamında Gain Medya ile Anahat Holding A.Ş.’ye daha önce Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyum olarak atanmıştı. Kayyum kararının, şirketlerin mali hareketlerinin denetim altına alınması amacıyla sürdüğü ifade ediliyor. Okan Karacan soruşturma kapsamında gözaltına alındı Bu sabah saatlerinde yürütülen işlemlerle sunucu ve yapımcı Okan Karacan gözaltına alındı. Karacan’ın hangi gerekçeyle ve dosyanın hangi bölümünde şüpheli konumunda olduğu, savcılıktaki işlemlerin ardından netlik kazanacak. Operasyonda başka isimler de yer aldı Soruşturma kapsamında Berkin Kaya, Barbaros Reşat Gülcan ve Selahattin Aydın da gözaltına alınan isimler arasında bulunuyor. Bu kişilerin mali hareketleri ve şirket bağlantıları inceleme altına alındı. MASAK raporu dikkat çekici bulgular ortaya koydu Savcılığın açıklamasına göre, Mali Suçları Araştırma Kurulu raporlarında şüphelilere ait hesaplarda çok sayıda yüksek tutarlı ve kaynağı açıklanamayan nakit giriş-çıkışları tespit edildi. Yurt dışına yoğun para transferleri yapıldığı, bu işlemlerin mevcut ticari faaliyetlerle açıklanamadığı kaydedildi. Yasa dışı bahis ve dolandırıcılık iddiaları dosyada yer aldı İncelemelerde, bazı şirket hesaplarının yasa dışı bahis ve dolandırıcılık organizasyonlarında kullanıldığına ilişkin istihbarat bulunduğu belirtildi. Hesaplarda dolaşan yüksek meblağların kaynağının tespit edilememesi, soruşturmanın temel dayanaklarından biri olarak gösterildi. Kayyum kararı yedi şirketi kapsıyor İstanbul Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği kararıyla Gain Medya A.Ş., Anahat Holding A.Ş. ve bağlı toplam yedi şirkete TMSF kayyum olarak atandı. Yargı sürecinin devam ettiği, gözaltı ve delil incelemelerinin sürdüğü bildirildi. Gain Medya soruşturması, medya ve finans dünyasında yakından izlenirken, Türkiye toplumu adına sürecin hukuki şeffaflık çerçevesinde yürütülmesi gerektiği vurgulanıyor.

Putin’in gözdesi bir gecede düşüşte: Larisa Dolina Rusya’nın en nefret edilen ismi oldu Haber

Putin’in gözdesi bir gecede düşüşte: Larisa Dolina Rusya’nın en nefret edilen ismi oldu

Rusya’da pop müziğin en tanınmış isimlerinden biri olan ve Vladimir Putin tarafından sık sık övgüyle anılan Larisa Dolina, tek bir dava kararıyla kamuoyunun gözünde sert bir düşüş yaşadı. Dolandırıcılık mağduriyeti sonrası açılan dava, bu kez Dolina’yı mağdur değil, öfkenin odağı haline getirdi. Dolandırıcılık sonrası satılan ev kriz yarattı 70 yaşındaki Dolina, kendilerini “Rus istihbarat ajanı” olarak tanıtan kişiler tarafından dolandırılarak yaklaşık 175 milyon rublelik servetini kaybetti. Zararını karşılamak isteyen sanatçı, Moskova’daki lüks dairesini Polina Lurye adlı genç bir kadına sattı. Ancak süreç burada kapanmadı. Mahkeme kararı genç alıcıyı evsiz bıraktı Dolina, satışın dolandırıcılık sürecinin parçası olduğunu öne sürerek dairenin kendisine iadesini talep etti. Mahkeme bu talebi kabul etti. Kararla birlikte Lurye, parasını ödediği evden çıkarıldı ve ödediği 112 milyon rubleyi geri alamadı. Mahkeme, genç kadına parasını dolandırıcılardan tahsil etmesini önerdi. Bu karar Mart 2025’te ve Kasım ayındaki itirazda da onandı. Adalet duygusunun zedelenmesi öfkeyi büyüttü Dolina’nın parasını ve evini korurken, alıcının hem parasız hem evsiz kalması Rusya toplumunda büyük bir adaletsizlik duygusu yarattı. Sosyal medyada Dolina, kısa sürede “ülkenin en nefret edilen kadını” olarak anılmaya başladı. Tepkiler yalnızca dijital ortamla sınırlı kalmadı. Boykot çağrıları günlük hayata yayıldı Sanatçının konserleri boş kaldı, kamuoyu yoklamalarında katılımcıların büyük çoğunluğu Dolina’ya öfkeli olduğunu dile getirdi. Tepkilerin sembolü haline gelen olaylardan biri ise Burger King’in aldığı karar oldu. Şirket, “Lurye’ye para iade edilene kadar” Dolina’nın adresine sipariş teslim etmeyeceğini açıkladı. Kremlin yakınlığı tartışmaları derinleştirdi Dolina’nın iktidara yakın bir isim olması, davanın seyrine ilişkin tartışmaları daha da alevlendirdi. Kamuoyunda, Kremlin’e yakınlığın mahkeme kararlarında imtiyaz sağladığı yönündeki iddialar yüksek sesle dile getirildi. Bu durum, Rusya toplumunda nadir görülen açık bir öfke dalgasına dönüştü. Geri adım ve özür yetmedi Artan baskı üzerine Dolina, devlet televizyonuna siyahlar içinde çıkarak kamuoyundan özür diledi ve parayı taksitler halinde geri ödeyeceğini açıkladı. Ancak birçok yurttaş bu açıklamayı samimi bulmadı ve “timsah gözyaşları” olarak nitelendirdi. “Dolina etkisi” diye anılan yeni bir kavram doğdu Olay, yalnızca bir pop yıldızının itibar kaybı olarak kalmadı. Rusya’da ikinci el emlak piyasasında alıcı ve satıcı arasındaki güvenin sarsılmasını tanımlamak için “Dolina etkisi” adı verilen yeni bir kavram ortaya çıktı. Sanatçının adı, yolsuzluk ve adaletsizlik tartışmalarının simgesine dönüştü. Skandal Rusya toplumunda kalıcı iz bıraktı Siyasetçiler olayı “ulusal bir utanç” ve “sistemin iflası” olarak tanımlarken, Kremlin cephesi skandalın dış güçlerce istismar edildiğini savundu. Ancak gelinen noktada Dolina’nın kamuoyundaki imajının ağır biçimde zedelendiği ve bu yaranın kolay kolay kapanmayacağı görüşü öne çıkıyor.

Binlerce kişiye tahliye yolu açıldı ama o suçları işleyenler listeden silindi! Haber

Binlerce kişiye tahliye yolu açıldı ama o suçları işleyenler listeden silindi!

Kadın ve çocuğa karşı suç işleyenler tahliye edilmeyecek: işte kapsam dışı kalanlar Meclis'ten geçen yeni düzenleme, 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar bakımından hükümlülerin kapalı cezaevinden açık cezaevine ve oradan da denetimli serbestliğe üç yıl daha erken ayrılmalarına olanak tanıyor. İlk etapta 55 bin, birkaç ay içinde ise toplam 115 bin yurttaşın tahliyesini öngören bu düzenlemede, AKP'nin kamuoyundan yükselen tepkileri dikkate almasıyla kritik bir değişikliğe gidildi. Daha önceki taslaklarda sadece terör ve anayasal düzene karşı suçlar kapsam dışı tutulurken, kabul edilen son haliyle kadınlara ve çocuklara karşı işlenen ağır suçlar da "af" kapsamından çıkarıldı. Buna göre eşe, boşanılan eşe, kadınlara ve çocuklara karşı kasten öldürme, cinsel istismar ve cinsel saldırı suçu işleyenler bu erken tahliye imkanından yararlanamayacak. Çocukları suça sürükleyen çete liderlerine 30 yıl hapis ve trafik zorbalarına yeni cezalar Pakette dikkat çeken bir diğer önemli değişiklik, suç örgütleri ve kamu güvenliğini tehdit eden eylemlerle ilgili oldu. Ahmet Minguzzi cinayetinin ardından gündeme gelen "suça sürüklenen çocuklar" için ceza artırımı planından "çocuğun üstün yararı" ilkesi gözetilerek vazgeçildi; bunun yerine çocukları suç aracı olarak kullanan çetelere odaklanıldı. Silahlı çetelerin 18 yaşın altındaki çocukları kullanması durumunda örgüt yöneticilerine 30 yıla kadar hapis cezası verilmesinin önü açıldı. Ayrıca trafik güvenliğini tehlikeye atan ve "yol kesme" olarak bilinen eylemler artık tek başına bir suç sayılarak faillere 3 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Toplu alanlarda havaya ateş açarak yurttaşların hayatını riske atan kişilere ise 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası verilebilecek. Dolandırıcılıkla mücadelede biyometrik dönem ve akıl hastaları için yeni tedbirler Yargı paketi, artan dolandırıcılık vakalarına karşı finansal güvenlik önlemlerini de sıkılaştırıyor. Banka hesabı açılışlarında fotoğraf, yüz tanıma veya çipli kimlik gibi biyometrik doğrulama yöntemleri zorunlu hale getirilirken, şüpheli durumlarda hesapların 48 saate kadar askıya alınabilmesi sağlanacak. Bir kişinin alabileceği GSM hattı sayısına sınırlama getirilirken, dolandırıcılık suçlarının yargılamalarının asliye ceza mahkemelerinde yapılarak daha hızlı sonuçlandırılması hedefleniyor. Pakette ayrıca "tam akıl hastası" tanısı konulan hükümlülerin rehabilitasyon süreci tamamlanmadan toplum içine karışmasını engelleyecek düzenlemeler de yer alıyor. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, yasanın Meclis Genel Kurulu'ndan geçse bile cezaevlerindeki altyapı hazırlıkları nedeniyle hemen uygulanamayacağını, sürecin zaman alacağını belirtti.

Balıklı Rum Hastanesi’ndeki “sahte reçete” operasyonunda 3 tutuklama Haber

Balıklı Rum Hastanesi’ndeki “sahte reçete” operasyonunda 3 tutuklama

İstanbul’daki Balıklı Rum Hastanesi’nde yürütülen usulsüz reçete soruşturmasında yeni bir aşamaya geçildi. Hastane ve SGK’nın ihbarları üzerine başlatılan soruşturmada gözaltına alınan 6 şüpheli, Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edildi. Mahkeme, A.E., N.D. ve R.Ç.’nin tutuklanmasına; A.H., E.Ç. ve Y.E.’nin ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti. Soruşturma 112 milyon liralık zarara işaret ediyor Soruşturma, Balıklı Rum Hastanesi Çocuk Psikiyatri Bölümü’nde 2017–2021 yılları arasında işlendiği iddia edilen geniş kapsamlı bir usulsüz reçete ağına dayanıyor. Savcılık açıklamasına göre bölümde görevli bir doktorun öncülüğünde, hastane sistemine hiç kayıt yapılmamış kişiler muayene edilmiş gibi gösterildi, kişisel verileri ele geçirilen hastalar adına sahte reçeteler düzenlendi. Bazıları kırmızı ve yeşil reçeteye tabi ilaçlardan oluşan bu reçeteler SGK’ya fatura edilerek kamu kurumunun 112 milyon lira zarara uğratıldığı belirtildi. Aramalar, gözaltılar ve suçlamalar Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, 21 Kasım 2025’te yürüttüğü soruşturmada geniş operasyon başlattı. Prof. Dr. A.E., tıbbi sekreter N.D., eczacılar Y.E. ve A.H., eczane çalışanı R.Ç., ilaç mümessili C.K. ve E.Ç. için “arama, yakalama ve gözaltı” talimatı verildi. Şüpheliler hakkında yöneltilen suçlamalar şöyle: Zincirleme şekilde kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Kişisel verileri hukuka aykırı olarak elde etmek ve paylaşmak. Operasyon kapsamında 6 kişi gözaltına alınırken bir şüphelinin firari olduğu bildirildi. Sahte protokoller, hayali muayeneler, yabancılara ilaç satışı Savcılık, usulsüzlüğün işleyişine ilişkin önemli ayrıntılar paylaştı. Buna göre SGK’nın provizyon vermediği kişiler adına reçeteler yazıldı, özel kliniklerde takip edilen ancak hastaneye gitmeyen hastalar için işlemler yapıldı, bölümle ilgisi olmayan hastalar adına sahte protokol numaraları oluşturuldu. Temin edilen ilaçların bir kısmının ise kimliği belirsiz yabancı uyruklu kişilere satıldığı ve bu yolla maddi kazanç sağlandığı ifade edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.