SON DAKİKA

#Dolandırıcılık

HABER DEĞER - Dolandırıcılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolandırıcılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı Haber

İBB davasında gerginlik: Mahkeme salonu boşaltıldı

Aralarında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 401 sanığın yargılandığı İBB davasının ilk duruşması İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başladı. Duruşmada zaman zaman gergin anlar yaşanırken mahkeme başkanı, yaşanan tartışmaların ardından salonun boşaltılması yönünde karar verdi. Dava kapsamında 107’si tutuklu toplam 401 sanık yargılanıyor. İmamoğlu ile hakim arasında tartışma Duruşma sırasında salonda bulunan bazı avukatların “Adil yargılama istiyoruz” sloganı atmasının ardından mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında sözlü tartışma yaşandı. Söz almak isteyen İmamoğlu’na mahkeme başkanı izin vermedi. Mahkeme başkanının “Hayır, söz vermiyorum. Bu şekilde devam edemezsiniz” demesi üzerine İmamoğlu’nun buna itiraz ettiği aktarıldı. Hakim, tartışma sırasında İmamoğlu’na “Bir daha izin almadan konuşursanız salondan çıkarılırsınız” uyarısında bulundu. Duruşma haftada dört gün yapılacak Mahkeme başkanı duruşmanın planlanan takvimine ilişkin de bilgi verdi. Buna göre ilk etapta tutuklu sanıkların savunmaları alınacak ve yargılamalar haftada dört gün yapılacak. Mahkeme heyeti, yargılamanın yaklaşık bir buçuk ay sürmesinin planlandığını, ikinci aşamada ise tutuksuz sanıkların dinleneceğini açıkladı. Siyasi isimler de duruşmayı takip etti Silivri’de görülen duruşmayı takip etmek üzere çok sayıda siyasetçi ve milletvekili de mahkeme salonunda yer aldı. Duruşmaya CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP milletvekilleri, TİP milletvekili Ahmet Şık ve çeşitli siyasi parti temsilcileri katıldı. Duruşma öncesinde konuşan Dilek İmamoğlu, davanın canlı yayınlanması talebinin sürdüğünü belirtti. Savcılık 2 bin 430 yıla kadar hapis istiyor İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan yaklaşık 3 bin 800 sayfalık iddianame, 25 Kasım 2025’te mahkeme tarafından kabul edilmişti. Savcılık, İmamoğlu’nun “suç örgütü lideri” olduğu iddiasıyla 2 bin 430 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep ediyor. Sanıklar hakkında suç örgütü kurma ve yönetme, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma, dolandırıcılık, suç gelirlerini aklama ve kişisel verileri hukuka aykırı şekilde paylaşma gibi suçlamalar yöneltiliyor. Dava kapsamında 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrolle serbest, 7’si hakkında yakalama kararı bulunan toplam 402 kişi yargılanıyor. Mahkeme heyeti, davanın nisan sonuna kadar haftada dört gün devam edeceğini açıkladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Gürlek’ten İBB davası çıkışı: İsimleri kapatıp dosyaya baktık Haber

Gürlek’ten İBB davası çıkışı: İsimleri kapatıp dosyaya baktık

Adalet Bakanı Akın Gürlek, gazetecilerle bir araya geldiği iftar buluşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne ilişkin yolsuzluk davası hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Gürlek, soruşturma sürecinde kişilerin makamı, adı ya da siyasi konumunun değil, dosyadaki suç iddialarının ve delillerin esas alındığını belirterek, “Dosyaya şahısların isimlerini kapatıp baktık” ifadelerini kullandı. İBB davasına ilişkin değerlendirmesinde ortada yolsuzluk, dolandırıcılık ve ihaleye fesat karıştırma iddiaları bulunduğunu söyleyen Gürlek, savcılık makamının görevinin kişi odaklı değil, suç olup olmadığına bakmak olduğunu vurguladı. Belediye başkanı, sanatçı ya da herhangi bir toplumsal konumun savcılık açısından belirleyici olmadığını söyleyen Gürlek, “Biz suç var mı yok mu buna bakarız” dedi. Soruşturmanın merkezinde somut deliller var Gürlek, dava dosyasındaki delillerin büyük bölümünün somut nitelik taşıdığını ifade etti. Bu kapsamda MASAK raporları, tanık beyanları, etkin pişmanlık ifadeleri, para hareketleri ile HTS ve baz istasyonu kayıtlarının soruşturmanın temel dayanakları arasında yer aldığını söyledi. Savcılık görevini o dönemde hukuka uygun biçimde yaptığını belirten Gürlek, vicdanen de rahat olduğunu dile getirdi. “Cumhuriyet savcısı makam ya da unvana bakmaz” Siyasi tartışmaların yargı süreçlerine gölge düşürmemesi gerektiğini söyleyen Gürlek, Cumhuriyet savcısının görevini yürütürken kişinin ismine, görevine ya da siyasi kimliğine göre hareket etmeyeceğini belirtti. Kendi şahsının tartışmanın merkezine çekilmesini doğru bulmadığını söyleyen Gürlek, bunun savunma stratejisinin bir parçası olarak üretildiğini ima etti. İddianame sonrası gözler 19 Mart’taki duruşmada İBB davasında yargılamanın 19 Mart’ta başlayacağını belirten Gürlek, dosyanın çok sanıklı yapısına dikkat çekti. Yaklaşık 406 sanığın bulunduğu davada, yargılamanın uzman bir heyet tarafından yürütüleceğini söyledi. Sürecin ne kadar sürede tamamlanacağına ilişkin net bir takvim vermeyen Gürlek, bunun mahkeme heyetinin yönetiminde ilerleyeceğini kaydetti. Yargı paketi, çocuk suçları ve boşanma davaları da gündemdeydi İftar buluşmasında yalnızca İBB davası değil, 12. Yargı Paketi, terörsüz Türkiye süreci, boşanma davaları, çocuk suçları ve yargılamaların hızlandırılması başlıkları da ele alındı. Gürlek, özellikle uzun süren davalar nedeniyle yurttaşların adalete güven sorunu yaşadığını ifade ederek, “Alo Adalet” hattı ve hedef süre denetimi gibi yeni uygulamalarla yargının daha hızlı işlemesini hedeflediklerini söyledi. Çocukların işlediği ağır suçlara ilişkin cezaları yetersiz bulduğunu da açıkça dile getiren Gürlek, öğretmen Fatma Nur Çelik cinayeti gibi olayların ardından çocuk failler için daha ağır yaptırımların gündeme alınacağını belirtti. Çekişmeli boşanma davalarında ise boşanma kararının daha hızlı kesinleşmesini sağlayacak yeni bir arabuluculuk modeli üzerinde çalışıldığını söyledi. İktidar yargıda hız, muhalefet siyasallaşma tartışması diyor Gürlek’in açıklamaları, İBB davasının yalnızca hukuki değil, siyasi etkileri bakımından da tartışılmaya devam edeceğini gösterdi. İktidar cephesi dosyadaki suç iddiaları ve delillerin soruşturmayı meşru kıldığını savunurken, muhalefet ise davanın siyasal boyutuna dikkat çekmeyi sürdürüyor. Bu tablo içinde gözler şimdi hem 19 Mart’taki duruşmaya hem de yargı paketine ilişkin somut düzenlemelere çevrilmiş durumda. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Sahte araç muayene randevusu tuzağı: 810 milyon TL’lik işlem hacmi ortaya çıktı Haber

Sahte araç muayene randevusu tuzağı: 810 milyon TL’lik işlem hacmi ortaya çıktı

Diyarbakır merkezli yürütülen soruşturma kapsamında, araç muayene hizmeti veren firmayı taklit ederek sahte internet siteleri kuran bir dolandırıcılık şebekesi deşifre edildi. Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin yürüttüğü çalışmada, şüphelilerin sahte randevu sistemleri üzerinden yurttaşları hedef aldığı belirlendi. Polis ekipleri, şüphelilerin araç muayene randevusu almak isteyen yurttaşları sahte internet sitelerine yönlendirdiğini ve sabit hatlar üzerinden iletişim kurarak ödeme talep ettiğini tespit etti. Yapılan incelemelerde örgütün banka hesaplarındaki toplam işlem hacminin 810 milyon TL’ye ulaştığı ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında şu ana kadar belirlenebilen maddi zararın ise 1 milyon 145 bin 159 TL olduğu kaydedildi. Dolandırıcılık şebekesine yönelik “Son İstasyon” adı verilen operasyon, Diyarbakır merkezli olmak üzere İstanbul, Kocaeli, Van, İzmir, Antalya, Ordu, Konya, Sakarya, Yalova, Erzurum, Hatay, Ankara ve Adana’da eş zamanlı gerçekleştirildi. Operasyonlarda toplam 26 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilere ait iki gayrimenkul, üç otomobil ve banka hesaplarında bulunan toplam 8 milyon 430 bin lira değerindeki mal varlığına el konuldu. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 25’i tutuklanırken, bir kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yetkililer, araç muayene randevularının yalnızca resmi internet siteleri üzerinden alınması gerektiğini vurgulayarak, sahte sitelere karşı yurttaşların dikkatli olması çağrısında bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İbrahim Tatlıses 4 milyon dolandırıldı! Haber

İbrahim Tatlıses 4 milyon dolandırıldı!

Ünlü sanatçı İzmir’de 4 milyon dolar kaybettiğini söyledi İbrahim Tatlıses, katıldığı televizyon programında İzmir’de yaşadığı dolandırıcılık olayını anlattı. Tatlıses, taşınma sürecinde maddi kayıp yaşadığını belirterek yaklaşık 4 milyon dolar dolandırıldığını açıkladı. Yaşadığı mağduriyet sonrası daha temkinli davrandığını ifade etti. “Bende para bitmez, sadece azalır” sözleri gündem oldu Sanatçı, güçlü duruşunu koruduğunu vurgulayarak maddi kayıplara rağmen ayakta kaldığını söyledi. Açıklamalarında geçmişte vefasızlık gördüğünü dile getiren Tatlıses, merhametli bir yapısı olduğunu ancak bazı yaşananların kendisini kırdığını belirtti. Aile içi kırgınlıklarını da paylaştı Tatlıses, akrabaları ve çocuklarıyla yaşadığı sorunlara değinerek aile içindeki anlaşmazlıkların kendisini üzdüğünü ifade etti. Bazı mülk satışları ve paylaşım konularında yaşanan tartışmaları dile getiren sanatçı, sitem dolu açıklamalar yaptı. Yangın sonrası evi yenilendiğini anlattı İzmir’de bulunduğu sitede çıkan yangına da değinen Tatlıses, evinin baştan sona yenilendiğini söyledi. Yangında en çok mutfağındaki turşuların zarar görmesine üzüldüğünü dile getiren sanatçı, günlük yaşamına dair detayları da paylaştı. Tatlıses’in açıklamaları sosyal medyada geniş yankı buldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünyanın konuştuğu infaz: Çin neden milyarder aileyi neden “hızla” idam etti? Haber

Dünyanın konuştuğu infaz: Çin neden milyarder aileyi neden “hızla” idam etti?

Çin, Myanmar’ın kuzeydoğusunda yer alan Laukkaing bölgesinde faaliyet gösteren organize suç ağının 11 üyesini idam etti. İnfaz edilenler, yıllarca bölgenin suç ekonomisini kontrol eden ve askeri–siyasi bağlantılarıyla bilinen Ming ailesi ile Bau, Wei ve Liu klanlarıyla ilişkiliydi. BBC’ye göre bu infazlar, Çin’in bugüne kadar sınır ötesi dolandırıcılık ağlarına karşı attığı en sert adımlardan biri olarak kayda geçti. İdam kararları neden bu kadar hızlı alındı? İnsan hakları savunucularına göre Çin’in idam cezasını sık uygulaması sürpriz değil. Çin, dünyada en fazla idam cezası uygulayan ülkelerden biri olmasına rağmen, infazlara ilişkin resmi rakamları devlet sırrı olarak saklıyor. Ancak bu dosyada dikkat çeken unsur, yargı süreçlerinin olağan dışı bir hızla tamamlanması oldu. BBC, bu hızın arkasında Çin vatandaşlarının doğrudan mağdur edilmesinin ve kamuoyunda oluşan büyük tepkinin etkili olduğunu aktarıyor. Suç hanedanlığı nasıl kuruldu? İdam edilen isimlerin bağlı olduğu aileler, Myanmar’ın yoksul Shan Eyaleti’ndeki Laukkaing’i 2009’dan itibaren fiilen kontrol etmeye başladı. Myanmar ordusunun etnik silahlı grup MNDAA’yı bölgeden çıkarmasının ardından güçlenen bu aileler, önce uyuşturucu üretimiyle, ardından kumarhaneler ve çevrimiçi dolandırıcılıkla servetlerini büyüttü. Bölge, kısa sürede Güneydoğu Asya’nın en büyük dolandırıcılık merkezlerinden biri haline geldi. Askeri ve siyasi bağlantılar dosyada öne çıkıyor BBC’nin aktardığına göre suç aileleri, Myanmar ordusuyla yakın ilişkiler kurdu. 2021’deki askeri darbeden sonra, bugün cuntanın başında bulunan General Min Aung Hlaing’in, Liu ailesinin liderini başkent Naypyidaw’da ağırlaması ve onursal unvan vermesi bu ilişkilerin sembolü olarak görülüyor. Ailelere ait şirketler ülke genelinde yatırımlar yaparken, bazı üyeler ordu destekli siyasi partilerden aday oldu. Dolandırıcılık kamplarında sistematik işkence iddiaları Laukkaing’de kurulan dolandırıcılık komplekslerinin, Asya’daki benzer yapılara kıyasla çok daha sert olduğu belirtiliyor. On binlerce kişinin yüksek maaş vaadiyle bölgeye getirildiği, pasaportlarına el konularak kamplarda tutulduğu ve “domuz kasaplığı” olarak bilinen karmaşık dolandırıcılık yöntemlerini uygulamaya zorlandığı ifade ediliyor. Mağdurların büyük bölümünün Çin yurttaşları olması, Pekin yönetiminin tavrını sertleştiren en önemli unsur oldu. Kırılma noktası hangi olaydı? BBC’ye göre dönüm noktası, Ming ailesinin yönettiği Crouching Tiger Villa’da Ekim 2023’te yaşanan olay oldu. Bir kaçış girişimi sırasında birden fazla Çin yurttaşının öldürülmesi, Pekin yönetimini harekete geçirdi. Çin’in örtülü onayıyla MNDAA ve müttefikleri Laukkaing’i yeniden ele geçirdi. Operasyonun ardından dört ailenin liderleri gözaltına alındı ve onlarca aile üyesi Çin makamlarına teslim edildi. Çin mesaj vermek istedi Ming ailesinin lideri Ming Xuechang’ın yakalandıktan sonra intihar etmesi, dosyanın seyrini daha da sertleştirdi. Çinli yetkililer, soruşturma sırasında aile üyelerinden birinin “gücünü göstermek için rastgele bir kişiyi öldürdüğünü” itiraf ettiğini kamuoyuyla paylaştı. Uzmanlara göre bu açıklamalar, idamların hem iç kamuoyuna hem de bölge ülkelerine yönelik bir gözdağı niteliği taşıdığını gösteriyor. Dolandırıcılık bitti mi, yer mi değiştirdi? Çin, Tayland ve Kamboçya üzerinde diplomatik baskı kurarak bazı Çinli iş insanlarının iadesini sağladı. Ancak uzmanlar, bu sert müdahaleye rağmen dolandırıcılık ekonomisinin tamamen ortadan kalkmadığı görüşünde. Ağların Myanmar’da başka bölgelere kaydığı ve farklı ülkelerde yeniden örgütlendiği belirtiliyor. BBC’nin analizine göre, bu infazlar Çin’in sınır ötesi suçlara karşı “sıfır tolerans” mesajı taşısa da, bölgedeki karmaşık suç ekonomisinin tek bir hamleyle sona ermesi mümkün görünmüyor.

Papel Elektronik Para’ya büyük operasyon: TMSF kayyum olarak atandı, 41 gözaltı kararı Haber

Papel Elektronik Para’ya büyük operasyon: TMSF kayyum olarak atandı, 41 gözaltı kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi ve Aklama Suçu Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturmada, şirket ve yetkilileri hakkında 7258 sayılı kanuna muhalefet ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamaları yöneltildi. MASAK ve TCMB raporları dosyada Soruşturmanın dayanakları arasında Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) analizleri ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) denetim raporları yer aldı. Rapolara göre, yasa dışı bahis ile yasa dışı forex/dolandırıcılık faaliyetlerinden elde edilen suç gelirlerinin, elektronik para ve ödeme kuruluşları üzerinden finansal sisteme sokulduğu ve ardından çok sayıda yurt içi ve yurt dışı şirket aracılığıyla aklanmaya çalışıldığı tespit edildi. Yazılım ve finans altyapısı üzerinden para trafiği Dosyada, örgüt yapılanması içinde yazılım mühendisi, bilgi teknolojileri personeli ve proje yöneticisi olarak görev yapan bazı şüphelilerin; elektronik para altyapıları, yazılımsal sistemler ve finansal yönlendirme mekanizmaları üzerinden suç gelirlerinin transferine ve gizlenmesine aktif rol aldığı belirtildi. Bu kapsamda “para nakline aracılık etme” suçunun işlendiği değerlendirildi. 8 ilde eş zamanlı operasyon İstanbul’un yanı sıra Ankara, Antalya, Balıkesir, Muğla, Tokat, Kocaeli ve Bursa’da düzenlenen operasyonlarda arama ve el koyma işlemleri yapıldı. Dijital ve finansal delillerin temini amacıyla şüphelilerin adreslerinde incelemeler gerçekleştirilirken, suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlıklarına da el konuldu. Soruşturma kapsamında Papel Elektronik Para ve Ödeme Hizmetleri A.Ş.’nin yönetimi TMSF’ye devredildi. Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğünü ve yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. haberdeger.com ​​​​​​​Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

65 yıl sonra ortaya çıkan büyük vurgun: Ölü kadının kimliğiyle devletten milyonlar aldılar Haber

65 yıl sonra ortaya çıkan büyük vurgun: Ölü kadının kimliğiyle devletten milyonlar aldılar

Yıllarca fark edilmedi, devlet yardımları tek tek alındı Yozgat’ta yürütülen soruşturmada, 1961 yılında 30 yaşındayken yaşamını yitiren H.E. adına uzun yıllar boyunca maaş, deprem yardımı, evde bakım yardımı ve sosyal destek ödemeleri alındığı belirlendi. Şüphelilerin, ölen kadının kimlik ve banka bilgilerini kullanarak 2005 yılından itibaren çok sayıda kamu kurumundan haksız kazanç sağladığı tespit edildi. Soruşturma jandarma ve savcılık koordinasyonunda yürütüldü İl Jandarma Komutanlığı’na bağlı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ile Siber Suçlarla Mücadele ekipleri, Şefaatli Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürüttükleri çalışmada usulsüzlük ağını ortaya çıkardı. İncelemelerde, kamu kaynaklarının sistematik biçimde kullanıldığı belirlendi. 87 yaşındaki kız kardeş de şüpheliler arasında Soruşturma kapsamında, hayatını kaybeden kadının 87 yaşındaki kız kardeşi S.C. ile birlikte oğlu A.E., kızı Z.D. ve torunu L.R.O. hakkında işlem yapıldı. Yozgat, Kayseri ve Ankara’da düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda dört şüpheli yakalandı. Adreslerde yapılan aramalarda cep telefonları, SIM kartlar, banka kartları ve başkasına ait kimlik kartı ele geçirildi. Birden fazla suçtan işlem yapıldı Şüpheliler hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “nitelikli dolandırıcılık”, “resmi ve özel belgede sahtecilik” ile “banka ve kredi kartlarının kötüye kullanılması” suçlamaları yöneltildi. Gözaltına alınan kişiler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Şefaatli Adliyesi’ne sevk edildi. Kamu kaynaklarının korunması yeniden gündemde Ortaya çıkan tablo, kamu kaynaklarının denetimi ve sosyal yardımların takibi konusunu bir kez daha gündeme taşıdı. Yetkililer, benzer usulsüzlüklerin önlenmesi için denetim mekanizmalarının güçlendirileceğini vurguladı. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

WhatsApp detayı ele verdi, 700 bin liralık vurgun son anda önledi Haber

WhatsApp detayı ele verdi, 700 bin liralık vurgun son anda önledi

Eskişehir’de yaşanan olayda, telefonla aranan yaşlı bir kadın, kendisini polis olarak tanıtan kişilerce korkutularak para göndermeye ikna edildi. Dolandırıcıların yönlendirmesiyle önce banka hesabındaki 113 bin lirayı gönderen kadın, ardından yaklaşık 630 bin lira değerindeki altınlarını bozdurmak için bir kuyumcuya gitti. Ancak burada fark edilen kritik bir detay, olası bir vurgunu engelledi. WhatsApp profilindeki amblem şüphe uyandırdı Kuyumcu çalışanı Uğur Turgut, kadının kendisine gönderilen IBAN bilgisi üzerinden işlem yapmak istediğini, bu sırada dolandırıcıların WhatsApp profilinde yer alan Asayiş Şube Müdürlüğü ambleminin dikkatlerini çektiğini söyledi. Turgut, “Profildeki amblemi görünce durumdan şüphelendik. Çünkü devlet kurumları vatandaştan IBAN yoluyla para istemez” dedi. “Korkudan titriyordu, tane tane anlattık” Turgut, yaşlı kadının son derece tedirgin olduğunu belirterek, “Teyze ne yapacağını bilemiyordu, korkudan titriyordu. Onu hemen oturttuk, sakinleştirdik ve polis ekiplerine haber verdik. Devletin hiçbir kurumunun böyle bir talepte bulunmayacağını tane tane anlattık” ifadelerini kullandı. Polis ekiplerinin gelmesiyle birlikte yaşlı kadın, dolandırılmak üzere olduğunu fark etti. 700 bin liralık kayıp kapıdan döndü Esnafın dikkati sayesinde, 110 bin 500 liraya polis tarafından bloke konuldu. Yaklaşık 110–120 gram ağırlığında, bilezik ve gram altınlardan oluşan ve 700 bin liraya yakın değeri bulunan altınlar ise bozdurulmadan sahibine teslim edildi. O anlar, kuyumcunun güvenlik kameralarına da yansıdı. Benzer vakalar sık yaşanıyor Uğur Turgut, benzer olaylarla daha önce de karşılaştıklarını belirterek, “İki ay önce benzer bir durumda başka bir teyzemizi ikna edemedik. Günler sonra ağlayarak geldi ve dolandırıldığını anlattı. Bu kez ikna edebildik; en azından büyük bir kaybı önlemiş olduk” dedi. Yetkililer, yurttaşları özellikle polis, savcı, asker gibi unvanlar kullanılarak yapılan telefon ve mesajlara karşı dikkatli olmaları konusunda bir kez daha uyardı; IBAN’a para gönderme taleplerinin tamamının dolandırıcılık olduğunun altını çizdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Konut satışında yeni dönem başlıyor: Nakit devri tarihe karışıyor Haber

Konut satışında yeni dönem başlıyor: Nakit devri tarihe karışıyor

Konut ve arsa satışlarında uzun süredir tartışma konusu olan nakit ödeme, elden para teslimi ve kayıt dışı işlemler için kritik bir adım atılıyor. Ticaret Bakanlığı, alıcı ve satıcıyı aynı anda güvence altına almayı hedefleyen Güvenli Ödeme Sistemi’nin taşınmaz satışlarında da zorunlu olacağını açıkladı. Yeni düzenlemenin 1 Mayıs 2026 itibarıyla yürürlüğe girmesi planlanıyor. Ödeme ile tapu devri eş zamanlı olacak Yeni düzenlemeyle birlikte taşınmaz satışlarında ödeme; nakit, havale veya elektronik fon transferi yoluyla yapılsa dahi, bedelin tapu devriyle aynı anda ve sistem üzerinden aktarılması gerekecek. Böylece tapu devri gerçekleşmeden para satıcının hesabına geçmeyecek, para aktarılmadan da mülkiyet devri tamamlanamayacak. Dolandırıcılık ve kayıt dışı hedefte Ticaret Bakanlığı, mevcut uygulamalarda tarafların yüksek miktarda nakit taşımasının; dolandırıcılık, sahtecilik, hırsızlık ve kayıt dışı ekonomi risklerini artırdığına dikkat çekti. Güvenli Ödeme Sistemi ile bu risklerin minimize edilmesi, taraflar arasında yaşanan anlaşmazlıkların da önüne geçilmesi amaçlanıyor. Araç satışlarında uygulanıyordu, şimdi konutta zorunlu Halihazırda ikinci el araç satışlarında kullanılan sistem, ödeme güvenliği açısından etkili bulunmuştu. Bakanlık, aynı modelin konut ve arsa satışlarında da uygulanmasıyla gayrimenkul piyasasında şeffaflığın artırılmasını hedefliyor. Yönetmelik taslağı görüşe açıldı Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’te yapılacak değişikliğe ilişkin taslak metin; ilgili kamu kurumları, meslek örgütleri ve sektör temsilcilerinin görüşüne sunuldu. Gelen değerlendirmeler doğrultusunda düzenlemeye son şeklinin verilmesi ve belirlenen tarihte yürürlüğe girmesi planlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.