SON DAKİKA

#Dolar

HABER DEĞER - Dolar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dolar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Savaş piyasaları sarstı: Dolar gözünü zirveye dikti Haber

Savaş piyasaları sarstı: Dolar gözünü zirveye dikti

ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonlarının bölgesel bir krize dönüşmesi, küresel finans piyasalarında dalgalanmayı artırdı. Enerji arzına yönelik artan riskler ve petrol fiyatlarındaki yükseliş, yatırımcıların güvenli liman olarak ABD dolarına yönelmesine neden oldu. Piyasalarda yaşanan bu hareketlilikle birlikte United States Dollar küresel ölçekte değer kazandı. Dolar endeksi iki gün süren yükselişin ardından 99 puanın üzerine çıkarak güçlü seyrini sürdürdü. Analistler, jeopolitik risklerin artmasının yatırımcıların riskli varlıklardan uzaklaşmasına yol açtığını belirtiyor. Savaşın enerji maliyetlerini artırması, merkez bankalarının enflasyonla mücadele politikalarını da zorlaştırdı. Özellikle Federal Reserve’in faiz indirimi beklentileri piyasalarda yeniden revize edildi. Daha önce temmuz ayında yapılması beklenen ilk faiz indiriminin, son gelişmelerle birlikte eylül ayına ötelenebileceği değerlendiriliyor. Yıl genelinde toplam 50 baz puanlık faiz indirimi beklentisi korunurken, faizlerin daha uzun süre yüksek kalacağı öngörüsü doların euro ve Avustralya doları karşısında güç kazanmasına yol açtı. Öte yandan Orta Doğu’daki gerilimin tırmanması da piyasalarda belirsizliği artırıyor. Donald Trump, İran’da yaşanan gelişmelerin yeni ve öngörülemez bir liderlik ortaya çıkarabileceğini belirterek, bölgedeki risklerin dikkatle takip edildiğini söyledi. Küresel ölçekte güçlenen dolar, Türkiye’de de kur üzerinde baskı oluşturdu. Türk lirası karşısında yükselişini sürdüren dolar kuru güne 43,95 seviyelerinde başladı ve gün içinde 44 lira sınırına yaklaştı. Uzmanlar, enerji piyasalarındaki gelişmeler ve bölgesel çatışmaların seyri netleşmeden piyasalarda oynaklığın devam edebileceğini belirtiyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

TÜİK açıkladı: Türkiye ekonomisi 2025’te yüzde 3,6 büyüdü Haber

TÜİK açıkladı: Türkiye ekonomisi 2025’te yüzde 3,6 büyüdü

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı dördüncü çeyrek ve yıllık büyüme verilerini açıkladı. Buna göre Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH), 2025 yılında bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksiyle yüzde 3,6 arttı. Türkiye ekonomisi böylece 22 çeyrektir büyüme performansını sürdürmüş oldu. GSYH 63 trilyon TL’yi aştı Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2025 yılında yüzde 41,3 artarak 63 trilyon 20 milyar 906 milyon TL olarak gerçekleşti. 2025’in dördüncü çeyreğinde ise GSYH, cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 41,4 artışla 18 trilyon 467 milyar 295 milyon TL oldu. Dördüncü çeyrek GSYH’si dolar bazında 438 milyar 605 milyon dolar olarak hesaplandı. Kişi başına gelir 18 bin dolar seviyesinde Kişi başına düşen GSYH, 2025 yılında: 712 bin 200 TL 18 bin 40 dolar olarak kaydedildi. En hızlı büyüyen sektör: İnşaat Sektörel bazda 2025 yılı performansı incelendiğinde: İnşaat: %10,8 Bilgi ve iletişim: %8,0 Vergiler eksi sübvansiyonlar: %6,9 Ticaret, ulaştırma, konaklama: %4,6 Finans ve sigorta: %3,8 Sanayi: %2,9 Gayrimenkul: %2,7 Kamu, eğitim, sağlık: %1,0 Tarım sektörü ise %8,8 daraldı. Son çeyrek büyümesi yüzde 3,4 2025 yılının dördüncü çeyreğinde: Yıllık bazda büyüme: %3,4 Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış çeyreklik artış: %0,4 Tüketim büyümeyi destekledi Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2025 yılında yüzde 4,1 arttı. Hanehalkı tüketiminin GSYH içindeki payı yüzde 54,4 olarak gerçekleşti. Dördüncü çeyrekte: Hanehalkı tüketimi: %5,2 artış Devlet harcamaları: %0,9 azalış Sabit sermaye oluşumu: %5,4 artış Dış ticarette zayıf görünüm 2025 genelinde: İhracat: %0,3 azaldı İthalat: %4,9 arttı Dördüncü çeyrekte ise ihracat %2,3 azalırken ithalat %3,8 arttı. Gelir dağılımında dikkat çeken tablo İşgücü ödemeleri 2025 yılında yüzde 40,4 artarken, net işletme artığı/karma gelir yüzde 44,2 yükseldi. Ancak işgücü ödemelerinin Gayrisafi Katma Değer içindeki payı: 2024’te %37,0 2025’te %36,9 Net işletme artığının payı ise: %43,1’den %44,1’e çıktı. Bu tablo, işletme gelirlerinin payındaki artışın sürdüğüne işaret etti. Genel tablo Ekonomi 2025 yılında büyümesini sürdürürken; inşaat ve bilgi-iletişim sektörleri öne çıktı. Tarımda daralma, ihracatta gerileme ve gelir dağılımındaki pay değişimi ise dikkat çeken başlıklar oldu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Nadir element yarışı: Gramı milyon dolar! Haber

Nadir element yarışı: Gramı milyon dolar!

Küresel ekonomi artık yalnızca petrol, doğalgaz ya da altın üzerinden şekillenmiyor. Yarı iletkenlerden nükleer enerjiye, uzay teknolojilerinden tıbba kadar kritik alanlarda kullanılan nadir elementler, stratejik güç dengelerini değiştiren yeni kaynaklar olarak öne çıkıyor. Bilimsel veriler bazı elementlerin gram fiyatının milyonlarca dolara ulaştığını ortaya koyarken, bu maddeler ülkelerin teknoloji bağımsızlığı tartışmalarının merkezine yerleşiyor. Listenin zirvesinde kaliforniyum var Yapay olarak nükleer reaktörlerde üretilen kaliforniyum, olağanüstü nötron yayma özelliği nedeniyle enerji, savunma ve madencilikte kullanılıyor. Son verilere göre bu elementin gram fiyatı 25 ila 30 milyon dolar arasında değişiyor. Sınırlı üretim kapasitesi ve yüksek teknik gereksinimler kaliforniyumu dünyanın en pahalı maddelerinden biri haline getiriyor. Doğada neredeyse yok: Astatin Astatin ise ticari piyasası dahi oluşamayacak kadar nadir bir element olarak biliniyor. Dünya üzerinde aynı anda toplam miktarının birkaç gramı geçmediği tahmin edilen bu element yalnızca ileri düzey bilimsel araştırmalarda kullanılıyor. Bu nedenle astatin, fiyatı ölçülemeyecek kadar değerli maddeler arasında gösteriliyor. Sanayinin lüks metalleri Kristalize osmiyum ve rodyum gibi metaller de endüstride kritik rol oynuyor. En yoğun elementlerden biri olan osmiyumun gram fiyatı saflığa bağlı olarak 10 bin ila 20 bin dolar seviyesine çıkabiliyor. Rodyum ise otomotiv katalizörleri ve yüksek teknoloji üretiminde kullanılması nedeniyle gram başına yaklaşık 4 bin dolar değerinde işlem görüyor. Paladyum da teknoloji üretiminde vazgeçilmez metaller arasında yer alıyor. Yeni güç dengesi: Nadir elementler Uzmanlara göre nadir element rezervleri yalnızca ekonomik değer değil, aynı zamanda jeopolitik güç anlamına geliyor. Uzay madenciliği projeleri, stratejik rezerv politikaları ve yarı iletken üretim rekabeti bu maddeleri önümüzdeki yılların en kritik kaynakları arasına taşıyor. Bu nedenle ülkelerin teknoloji politikalarında nadir elementler giderek daha merkezi bir rol üstleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Altın ve gümüşte sert çöküş: Güvenli liman neden bir anda sarsıldı? Haber

Altın ve gümüşte sert çöküş: Güvenli liman neden bir anda sarsıldı?

Ocak ayı boyunca yatırımcıların küresel belirsizlikten kaçış adresi olan altın ve gümüş, 30 Ocak sonrası sert bir satış dalgasıyla karşı karşıya kaldı. Asya piyasalarında spot altın yüzde 9’u aşan düşüşle ons başına 4.403 dolara, gümüş ise yüzde 15’in üzerinde kayıpla 72 doların altına geriledi. Böylece altın, 1983’ten bu yana en sert günlük düşüşünü yaşadı. Rekor rallinin ardından sert fren Değerli metallerdeki bu ani geri çekilme, haftalar süren hızlı yükselişin ardından geldi. Ocak sonunda altın 5.500 doların, gümüş ise 120 doların üzerine çıkarak tüm zamanların zirvelerini görmüştü. Ancak bu yükselişin önemli bir bölümü, yoğun spekülatif işlemler ve kaldıraçlı pozisyonlarla desteklenmişti. Uzmanlara göre düşüş, bu aşırı birikimin kısa sürede boşalmasıyla hızlandı. Fed hamlesi ve dolar etkisi Piyasalardaki yön değişiminde ABD Merkez Bankası’na ilişkin gelişmeler de etkili oldu. ABD Başkanı Donald Trump’ın eski Fed yöneticisi Kevin Warsh’ı başkanlığa aday göstermesi, piyasalarda Fed’in bağımsızlığına dair endişeleri azalttı. Bu gelişme doların güçlenmesine yol açarken, doların değer kazanması altın ve gümüş üzerinde aşağı yönlü baskı yarattı. Jeopolitik riskler azaldı ama yeterli mi? Hafta sonu ABD–İran hattında tansiyonun kısmen düşmesi de satışları tetikleyen faktörler arasında yer aldı. Ancak analistlere göre jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değil. Risk algısındaki sınırlı yumuşama, yaşanan sert düşüşü tek başına açıklamaya yetmiyor. Asıl neden: Spekülasyon ve kaldıraçlı işlemler Piyasa uzmanları, düşüşün arkasındaki temel nedenin aşırı spekülasyon olduğuna dikkat çekiyor. Son haftalarda altın ve gümüşte yoğun şekilde kaldıraçlı işlem yapılması, satış başladığında zincirleme bir çözülmeye yol açtı. Kâr satışları devreye girince düşüş kartopu gibi büyüdü ve fiyatlar kısa sürede sert şekilde geri çekildi. Temel göstergeler hâlâ güçlü Uzmanlara göre fiyatlardaki bu gerileme, uzun vadeli görünümde köklü bir değişim anlamına gelmiyor. G-7 ülkelerinde sürdürülemez borç seviyeleri, küresel ticaret riskleri ve büyük para birimlerine olan güvensizlik, altın ve gümüşü orta ve uzun vadede destekleyen faktörler olmaya devam ediyor. Bu nedenle piyasada yaşanan hareket, daha çok “temizlenme” süreci olarak yorumlanıyor. Küçük yatırımcıyı nasıl etkiler? Türkiye’de altın, birçok yurttaş için birikim ve değer koruma aracı olmayı sürdürüyor. Uzmanlara göre fiziki altınla uzun vadeli birikim yapan hanehalkı, bu tür kısa vadeli sert dalgalanmalardan sınırlı etkileniyor. Altın takı ve fiziki birikim, günlük fiyat hareketlerinden ziyade uzun vadeli eğilimlere bağlı kalmaya devam ediyor. Gümüş ve petrolde eş zamanlı düşüş Gümüşteki kaybın altına kıyasla daha sert olmasında Çin kaynaklı satışların etkili olduğu belirtiliyor. Aynı dönemde küresel piyasalarda petrol fiyatları da yüzde 5’in üzerinde geriledi. Enerji ve emtia piyasalarındaki bu eş zamanlı düşüş, yatırımcıların riskli pozisyonları azaltma eğilimini güçlendirdi. Uzmanlara göre değerli metallerde yaşanan bu sert geri çekilme, yükseliş trendinin tamamen sona erdiği anlamına gelmiyor. Aksine, spekülatif fazlalığın temizlenmesinin ardından altın ve gümüşte yeniden dengelenme ve alım fırsatları gündeme gelebilir. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Venezuela dalgası piyasaları sarstı: Dolar 43’ü aştı, euroda sert düşüş Haber

Venezuela dalgası piyasaları sarstı: Dolar 43’ü aştı, euroda sert düşüş

ABD’nin Venezuela hamlesi sonrası oluşan beklentiler, döviz piyasalarında hızlı bir hareketliliğe yol açtı. Petrol gelirlerinin artabileceği öngörüsüyle dolar küresel ölçekte güç kazanırken, Türkiye’de dolar/TL kuru kritik 43 lira eşiğini aşarak 2026’ya yükselişle başladı. Euro cephesinde ise ters yönlü bir seyir dikkat çekti. Dolar 2026’ya 43 liranın üzerinde girdi Dolar, yeni yılın ilk haftasında yükseliş ivmesini koruyarak 43 lira seviyesinin üzerine çıktı. Güne 43,0275 liradan başlayan dolar, sabah saatlerinde 43,03 lira bandında işlem gördü. Böylece 2026’ya ilişkin yükseliş tahminleri kısa sürede gerçekleşmiş oldu. Euroda kayıp derinleşiyor Euro/TL’de ise düşüş eğilimi devam ediyor. Euro, geçtiğimiz haftayı TL karşısında yüzde 22’lik kayıpla kapatmasının ardından yeni haftaya da zayıf başladı. Güncel işlemlerde euro 50,33 lira seviyelerinde alıcı bulurken, satış fiyatı da benzer bantta seyretti. Jeopolitik gelişmeler piyasaların yönünü belirliyor Uzmanlar, Venezuela merkezli gelişmelerin yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel para birimleri arasındaki güç dengesini de etkilediğine dikkat çekiyor. Doların güçlenmesi, euro üzerindeki baskıyı artırırken; önümüzdeki günlerde jeopolitik adımların ve enerji fiyatlarının döviz piyasaları açısından belirleyici olmaya devam edeceği değerlendiriliyor.

Altın 2026’ya rekor beklentilerle giriyor: Dev bankalar tahminlerini yukarı çekti Haber

Altın 2026’ya rekor beklentilerle giriyor: Dev bankalar tahminlerini yukarı çekti

2025 yılında jeopolitik gerilimler, merkez bankalarının yoğun alımları ve ABD para politikasındaki gevşeme sinyalleriyle tarihi bir performans sergileyen altın, yatırımcıların 2026 projeksiyonlarında da güçlü görünümünü koruyor. Küresel bankalar ve piyasa analistleri, yeni yılda altının seyrine ilişkin güncel tahminlerini paylaşırken, güvenli liman talebinin süreceği görüşü öne çıkıyor. Altın 45 yılın zirvesini aştı 2025 boyunca yaklaşık yüzde 63 değer kazanan altın, eylül ayında enflasyona göre düzeltilmiş tarihi zirvesini aşarak ekim başında ons başına 4 bin dolar seviyesinin üzerine çıktı. Bu yükselişte, yatırımcıların altına dayalı ETF’lere yönelmesi ve merkez bankalarının hızlanan alımları belirleyici oldu. Gümüş, performansıyla dikkat çekti Altındaki yükselişe gümüş de eşlik etti. Gümüş fiyatları 2025’i yüzde 140’ı aşan bir artışla tamamladı. Sanayi talebindeki artış, arz sıkışıklığı ve spekülatif işlemler bu yükselişte etkili oldu. Dünya Altın Konseyi Baş Stratejisti John Reade, piyasadaki tabloyu “kariyerim boyunca benzeri görülmemiş” sözleriyle değerlendirdi. 2026’da altın için genel beklenti: Yükseliş sürer mi? Analistlere göre mevcut makroekonomik koşullar korunursa, altındaki yukarı yönlü eğilim 2026’da da devam edebilir. Faiz indirimleri, doların zayıflaması ve jeopolitik belirsizlikler, altını destekleyen ana faktörler olarak öne çıkıyor. Dev bankaların 2026 altın tahminleri JP Morgan Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Natasha Kaneva, yükselişin doğrusal olmayacağını ancak temel dinamiklerin güçlü kaldığını belirterek, 2026 sonunda ons altının 5 bin dolara yaklaşabileceğini ifade etti. Goldman Sachs, temel senaryosunda altının Aralık 2026’ya kadar yüzde 14 artışla ons başına 4 bin 900 dolara yükseleceğini öngördü ve yatırımcı talebinin yukarı yönlü risk oluşturduğunu vurguladı. Morgan Stanley, artış hızının daha sınırlı olabileceğini ancak faiz indirimleri ve zayıf doların fiyatları destekleyeceğini belirtti. Banka, 2026’nın dördüncü çeyreğinde ons fiyatını 4 bin 800 dolar seviyesinde görüyor. UBS, beklentisini yukarı yönlü revize ederek 2026’nın ilk üç çeyreği için 5 bin dolar hedefi koydu. Son çeyrekte ise sınırlı bir düzeltme ihtimaline dikkat çekti. Bank of America ve HSBC, elverişli koşullar altında altının 2026’da 5 bin dolar seviyesini test edebileceği görüşünde birleşti. Analistler ne diyor? Capital.com Kıdemli Piyasa Analisti Kyle Rodda, yükselişin arkasında faiz indirim beklentileri, jeopolitik riskler ve küresel mali belirsizliklerin bulunduğunu belirtti. Rodda’ya göre teknik göstergeler zaman zaman aşırı alıma işaret etse de, temel dinamikler altın lehine çalışıyor. KCM Trade Global Baş Analisti Tim Waterer ise merkez bankalarının dolardan uzaklaşarak altına yönelmesinin sürdüğünü vurgulayarak, faiz indirimleri ve küresel riskler nedeniyle altının 2026’da da yatırımcılar için cazibesini koruyacağını ifade etti. Küresel bankaların güncel tahminleri, 2026 yılında altın piyasasında dalgalanmalar yaşansa bile ana yönün yukarı olmaya devam edebileceğine işaret ediyor. Jeopolitik belirsizlikler ve para politikasındaki gevşeme sinyalleri sürdükçe, altın yatırımcıların güvenli limanı olmaya devam edecek gibi görünüyor.

Altın haftaya tarihi rekorla başladı Haber

Altın haftaya tarihi rekorla başladı

Küresel piyasalarda altın, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) geçen hafta 25 baz puanlık faiz indiriminin ardından yeni haftaya tarihi rekorlarla başladı. Güvenli liman alımları ve doların zayıflamasıyla ons altın tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkarken, gram altın da ilk kez 6 bin lira sınırını geçti. Ons altın tarihi zirveyi gördü Spot altın fiyatı, pazartesi günü ons başına 4.383,73 dolara yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Fed’in faiz indirimlerinin sürebileceğine yönelik beklentiler, altına olan talebi artırırken, jeopolitik belirsizlikler de yükselişi destekledi. Gram altın 6 bin lirayı aştı Küresel piyasalardaki yükselişin yurt içine yansımasıyla gram altın da rekor kırdı. Yeni haftaya yüzde 1,3 artışla başlayan gram altın, 6 bin 51 liraya çıkarak tarihte ilk kez 6 bin lira eşiğini aştı. 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performans Altın fiyatları yıl başından bu yana yüzde 67 değer kazanarak 1979’dan bu yana en güçlü yıllık performansına hazırlanıyor. Merkez bankalarının güçlü alımları, küresel riskler ve faizlerin düşmeye devam edeceği beklentisi bu yükselişte belirleyici oldu. Gümüş altını geride bıraktı Değerli metallerde dikkat çeken bir diğer gelişme ise gümüşte yaşandı. Gümüş fiyatları yıl başından bu yana yüzde 138 artarak altını açık ara geride bıraktı. Bu yükselişte yatırımcı girişleri ve devam eden arz sıkıntıları etkili oldu. Doların zayıflaması altını destekliyor Dolar endeksindeki gerileme, altını küresel yatırımcılar açısından daha cazip hale getirirken fiyatlardaki yükselişi destekledi. Piyasalarda 2026 yılında ABD’de iki faiz indirimi yapılacağı beklentisi, getiri sağlamayan altının cazibesini daha da artırıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.