SON DAKİKA

#Donald Trump

HABER DEĞER - Donald Trump haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Donald Trump haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Altın durdurulamıyor: Rekor üstüne rekor, piyasalarda güvenli liman kaçışı Haber

Altın durdurulamıyor: Rekor üstüne rekor, piyasalarda güvenli liman kaçışı

Piyasalar güne sert yükselişle başladı Küresel piyasalarda jeopolitik ve ekonomik risklerin artması, yatırımcı davranışlarını belirgin biçimde etkiledi. ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutması ve enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde seyrettiğini vurgulaması, güvenli liman talebini artırdı. Bu atmosferde altın ve gümüşte art arda rekorlar kırıldı. Ons altında tarihi seviye görüldü ABD dolarındaki değer kaybının da etkisiyle ons altın gün içinde 5 bin 598,29 dolara kadar yükselerek tüm zamanların en yüksek seviyesini gördü. Ons altın, sabah saatlerinde önceki güne göre yaklaşık yüzde 3 artışla 5 bin 540 dolar bandında işlem gördü. Gram altın Türkiye’de rekor tazeledi Küresel fiyatlardaki yükseliş iç piyasaya da güçlü biçimde yansıdı. Gram altın 7 bin 816 liraya çıkarak tarihi zirvesini gördü. Sabah saatlerinde gram altın, yüzde 3’ü aşan yükselişle 7 bin 733 lira seviyelerinde seyretti. ABD borcu ve ticaret sistemi endişesi öne çıkıyor Marex analisti Edward Meir, artan ABD borcu ve küresel ticaret sisteminin ABD merkezli yapıdan bölgesel bloklara ayrılma ihtimalinin yatırımcıları altına yönelttiğini ifade etti. Bu sürecin, güvenli liman talebini kalıcı biçimde güçlendirdiğine dikkat çekti. Altın artık sadece kriz aracı olarak görülmüyor OCBC analistlerine göre altın, yalnızca kriz dönemlerinde ya da enflasyona karşı korunma amacıyla değil; farklı makroekonomik koşullarda portföy çeşitlendirmesi sağlayan güçlü bir değer saklama aracı olarak konumlanıyor. Bu yaklaşım, talebin geniş bir yatırımcı kitlesine yayılmasına neden oluyor. 2026 rallisi sürüyor ancak düzeltme riski masada 2025 yılında yüzde 64 değer kazanan altın, 2026’da da yükselişini sürdürerek yıl başından bu yana yüzde 28,5’in üzerinde getiri sağladı. IG analisti Tony Sycamore, yükselişin parabolik bir görünüme büründüğünü ve kısa vadede düzeltme ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Buna karşın 2026 boyunca temel dinamiklerin altını desteklemeye devam etmesi bekleniyor. Jeopolitik tansiyon risk algısını yükseltiyor ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a nükleer silahlar konusunda anlaşma çağrısı yapması ve taraflar arasında sertleşen açıklamalar, piyasalarda risk algısını artırdı. Bu gelişmeler, yatırımcıların güvenli limanlara yönelmesinde etkili oldu. Fed kararı ve Tether hamlesi fiyatları destekledi ABD Merkez Bankası’nın faizleri sabit tutması ve enflasyonun hedefin üzerinde kalmaya devam ettiğini vurgulaması, altın fiyatlarını destekleyen unsurlar arasında yer aldı. Ayrıca Tether’in yatırım portföyünün yüzde 10–15’ini fiziki altına ayırma planları da yükselişi güçlendirdi. Gümüşte de tarihi zirve kaydedildi Altınla birlikte gümüş de güçlü bir ralli yaşadı. Ons gümüş 119,42 dolara çıkarak tarihi zirvesini gördü. Sabah saatlerinde yüzde 1’e yakın artışla 117 dolar bandında işlem gören gümüşün, yıl başından bu yana getirisi yüzde 65’i aştı. Piyasalarda yaşanan bu hareketlilik, 2026 boyunca emtia fiyatlarının ve güvenli liman arayışının Türkiye toplumu da dahil olmak üzere küresel ölçekte gündemin üst sıralarında kalacağını gösteriyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

19 yıllık sahne bugünü anlattı: "Nihilist Penguen” neden herkesin dilinde? Haber

19 yıllık sahne bugünü anlattı: "Nihilist Penguen” neden herkesin dilinde?

Antarktika’da çekilen bir belgesel sahnesi 2026’nın viral simgesine dönüştü 2007 yapımı Encounters at the End of the World belgeselinde görülen bir Adélie pengueni, kolonisi okyanusa ilerlerken aniden sürüden ayrılıp ters yöne, iç kesimlerdeki dağlara doğru yürümeye başlıyor. O kısa sekans, yıllar sonra TikTok’tan X’e, Instagram’dan YouTube’a kadar pek çok mecrada yeniden dolaşıma girerek milyonlarca yurttaşın “ben de bazen böyle hissediyorum” dediği bir metafor haline geldi. Sürü okyanusa giderken o dağlara yürüdü ve herkes aynı soruyu sordu Belgeselin bağlamında bu davranış, yön kaybı yaşayan bir canlının hayatta kalma şansını hızla yitirmesi olarak anlatılıyor; yani sahnenin “romantik” bir kaçış değil, doğada sert bir kırılma anı olduğu vurgulanıyor. Buna rağmen internetin estetik dili, o yürüyüşü “her şeyi geride bırakma” ve “içsel kopuş” hissinin simgesine çevirdi; videonun üzerine eklenen “But why?” sorusu da, penguenden çok izleyenin kendine sorduğu bir cümleye dönüştü. “Nihilist” etiketi, bir hayvana değil modern insana ayna tuttu Sosyal medya kullanıcıları bu pengueni “Nihilist Penguen” diye adlandırırken, aslında bir tür toplumsal duygu raporu yazdı: tükenmişlik, sessiz istifa, sistemden uzaklaşma, açıklaması zor bir yorgunluk. Mizahın içine gömülen bu karanlık duygulanım, tam da bu yüzden geniş bir kitlede yankı buldu; kısa bir belgesel anı, dijital çağın ortak diline dönüştü. Siyaset de trende tutundu, tartışma büyüdü Akım yalnızca popüler kültürle sınırlı kalmadı; bazı paylaşımlar siyasi bir tartışmayı da tetikledi. Haberlere göre Beyaz Saray’ın resmi hesabından, Donald Trump’ı buzullar arasında bir penguenle yürürken gösteren yapay zekâ üretimi bir görsel/video paylaşımı gündem oldu; sosyal medya ise “Grönland’da penguen olmaz” itirazıyla bu içerikleri hızla alaya aldı. Bu tür yapay zekâ içeriklerinin resmi hesaplar üzerinden yayılması, “meme” ile “yanıltıcı temsil” arasındaki çizgiye dair yeni bir tartışmayı da büyüttü. Bir belgesel karesi, dijital çağın kolektif cümlesine dönüştü Sonuçta “Nihilist Penguen”, tek bir canlıdan çok daha fazlasını temsil ediyor: kalabalığın içinde yalnızlaşmayı, konuşmadan uzaklaşmayı, “neden?” sorusunun ağırlaştığı bir dönemi. Herzog’un kadrajındaki sessiz yürüyüş, bugün Türkiye toplumunda da dahil olmak üzere pek çok yerde, “ben de bazen ters yöne yürümek istiyorum” hissinin kısa ve vurucu bir ifadesi gibi dolaşıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Trump’tan gerilim tırmandıran açıklama: İran’a büyük bir donanma gidiyor Haber

Trump’tan gerilim tırmandıran açıklama: İran’a büyük bir donanma gidiyor

Donald Trump, sosyal medya paylaşımları ve açık oturumlarda İran’a doğru “büyük bir donanma” ya da “armada”nın hareket ettiğini belirterek Tahran’a yönelik baskıyı artırdı. Trump, bu askeri varlığın ABD Merkezi Komutanlığı (CENTCOM)’ın Ortadoğu’da konuşlandırdığı uçak gemisi ve eşlik eden savaş gemilerini kapsadığını söyledi ve İran’ın nükleer silahsızlanma konusunda masaya oturmasını umduğunu ifade etti. Bu donanmanın, Venezuela’ya gönderilen filo gibi güçlü ve hızlı hareket etmeye hazır olduğu yorumları yapıldı. ABD donanması bölgeye konuşlandırıldı Trump, “Başında büyük uçak gemisi USS Abraham Lincoln’ün bulunduğu bu filo, İran’a doğru büyük bir güçle ilerliyor” diye yazdı ve bu askeri adımı daha önceki Venezuela operasyonuyla kıyasladı. ABD hükümeti, donanmanın “bölgesel güvenlik ve istikrarı desteklemek” amacıyla konuşlandırıldığını belirtiyor. Trump hem baskı hem diyalog mesajı verdi Trump, askeri varlığın amacının zorla bir çatışma çıkarmak değil, İran’ı müzakere masasına çekmek olduğunu da vurguladı. Tahran’a “adil ve eşit bir nükleer anlaşma” yapma çağrısı yaparken, zamanın daraldığını ifade etti. Bölge gerilimli; Türkiye dışişlerinden çağrı Bu gelişmelerin ortasında Hakan Fidan önderliğindeki Türkiye, ABD ile İran arasındaki sorunların adım adım çözülmesini, askeri seçeneklerden kaçınılmasını ve nükleer pazarlığın güçlendirilmesini önerdi. Türkiye tarafı, dış müdahalelerin bölge istikrarını daha da bozacağı uyarısında bulundu. Askeri manevralar devam ediyor ABD, Ortadoğu’daki askeri varlığını sadece deniz unsurlarıyla değil, çok günlük hava tatbikatları ve ek savunma sistemleri konuşlandırarak da güçlendiriyor. USS Abraham Lincoln uçak gemisi grubunun gelişini takiben, F-15E ve Birleşik Krallık Typhoon gibi savaş uçakları da bölgeye intikal etti. İran sert yanıt verdi İran yönetimi, herhangi bir askeri saldırıyı “tam ölçekli savaş” olarak değerlendireceğini ve sert şekilde karşılık vereceğini açıkladı. Bu yanıt, bölgedeki tansiyonun yükselmeye devam ettiğini gösteriyor. Tüm bu gelişmeler sürmekte olan jeopolitik gerilimlere işaret ediyor ve uluslararası diplomasinin sonuçlarıyla yakından izleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İran’dan ABD’ye billboardlu mesaj: Rüzgâr eken, fırtına biçer Haber

İran’dan ABD’ye billboardlu mesaj: Rüzgâr eken, fırtına biçer

İran, başkent Tahran’da yer alan Enghelab (Devrim) Meydanı’na yerleştirilen dikkat çekici bir reklam panosuyla ABD’ye sert bir mesaj verdi. Billboardda, güvertesi hasar görmüş, patlayan savaş uçaklarıyla dolu bir uçak gemisi, etrafa saçılmış cesetler ve kan izleriyle birlikte resmedildi. Geminin arkasından akan kanın, ABD bayrağının çizgilerini andıracak biçimde tasvir edilmesi dikkat çekti. Görselde yer alan “Rüzgâr eken, fırtına biçer” sloganı, olası bir askeri müdahaleden kaçınılması çağrısı olarak değerlendirildi. Gelişme, Donald Trump’ın geçen hafta Air Force One’da yaptığı açıklamaların ardından geldi. Trump, ABD’nin İran’ı “izlediğini” ve “her ihtimale karşı” bölgeye savaş gemileri sevk edildiğini söylemiş, olası bir müdahalenin haziran ayında İran’ın nükleer tesislerine yönelik ABD saldırılarını “çerez gibi” göstereceğini iddia etmişti. Enghelab Meydanı, İran’da genellikle devlet tarafından organize edilen etkinliklere ve ulusal gündeme paralel olarak değiştirilen duvar görsellerine ev sahipliği yapmasıyla biliniyor. Bu nedenle söz konusu billboardun, resmi söylemle uyumlu sembolik bir mesaj taşıdığı belirtiliyor. Öte yandan İran Devrim Muhafızları’nın üst düzey komutanlarından biri cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD ve İsrail’e “yanlış bir hesap yapmaktan kaçınmaları” çağrısında bulundu; İran’ın askeri kapasitesinin “her zamankinden daha hazır” olduğunu ve “parmağın tetikte” bulunduğunu söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de geçtiğimiz günlerde ABD’ye yönelik en net uyarılarından birini yaptı. Arakçi, ülkesinin yeniden bir saldırıya uğraması halinde “eldeki tüm imkânlarla karşılık vereceğini” belirterek, haziran ayında İsrail ile yaşanan ve 12 gün süren çatışmada gösterilen itidalin bu kez geçerli olmayacağını vurguladı. Tahran ile Washington arasındaki bu son gerilim, İran genelinde 28 Aralık’ta başlayan ve halen süren protestoların gölgesinde yaşanıyor. ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı’na göre protestolarda hayatını kaybedenlerin sayısı en az 5 bin 2’ye, gözaltına alınanların sayısı ise 41 bin 280’in üzerine çıktı. Ülkede devam eden internet kesintileri nedeniyle gerçek bilanço hakkında ciddi belirsizlikler bulunduğu ifade ediliyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Venezuela’da su balonu oynayan çocuklara ‘vatana ihanet’ suçlaması: 25 kişi gözaltına alındı Haber

Venezuela’da su balonu oynayan çocuklara ‘vatana ihanet’ suçlaması: 25 kişi gözaltına alındı

Venezuela’nın doğusundaki işçi sınıfı kenti Barcelona’da, Karnaval kutlamalarının parçası olarak düzenlenen su balonu oyunu, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle sonuçlandı. Yaşları 13 ile 25 arasında değişen çocuklar ve gençler, “vatana ihanet” suçlamasıyla gözaltına alındı. Olay, Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yakalanmasından iki gün sonra, 5 Ocak’ta meydana geldi. Görgü tanıklarının ve ailelerin aktardığına göre, Neverí Nehri kıyısında toplanan çocuklar ve gençler su balonlarıyla oyun oynarken polis ve Ulusal Muhafız birlikleri bölgeye geldi. Müdahale sırasında ateş açıldığı, kalabalığın panik içinde dağıldığı belirtildi. Toplam 25 kişi gözaltına alındı. “Donald Trump’ı destekliyorsunuz” suçlaması Gözaltına alınan 17 yaşındaki bir çocuk, bir polis memurunun kendisine küfrederek “Hepinizi mahvedeceğim. Donald Trump’ı destekliyorsunuz” dediğini aktardı. Aileler ve görgü tanıkları, gözaltıların herhangi bir somut delile dayanmadığını ifade etti. The New York Times muhabirleri, gözaltına alınanların yaşadığı mahallede çocuklar ve aileleriyle görüştü. Görüşülen kişiler, hükümetten misilleme görme korkusuyla isimlerinin açıklanmasını istemedi. Reşit olmayanlar serbest, yetişkinler cezaevinde Mahkeme belgelerine göre, 15’i reşit olmayan çocuk olmak üzere 25 kişi “vatana ihanet” dahil çeşitli suçlamalarla hakim karşısına çıkarıldı. Tepkilerin artması ve ailelerin sosyal medyada başlattığı kampanyaların ardından, 15 çocuk Venezuela’dan ayrılmama ve ayda bir mahkemeye çıkma şartıyla serbest bırakıldı. Ancak 18 yaş üzerindeki 10 kişi hâlâ tutuklu bulunuyor. Tutukluların aileleri, cezaevindeki koşulların kötü olduğunu ve sağlık sorunları yaşayan gençlerin durumundan endişe duyduklarını dile getirdi. 19 yaşındaki bir tutuklunun ablası Scarlett Ruiz, kardeşinin uykusuzluk ve fiziksel yıpranma yaşadığını belirtirken, epilepsi hastası bir gencin annesi oğlunun nöbet geçirme riskinden kaygı duyduğunu söyledi. Baskı ve korku iklimi İnsan hakları savunucuları, olayın Venezuela’da son dönemde artan baskı ortamının bir parçası olduğunu vurguluyor. İnternet özgürlüğü aktivisti Andrés Azpúrua, güvenlik güçlerinin vatandaşları keyfi şekilde durdurup telefonlarını kontrol ettiğini ve muhalif görülen kişilerin hedef alındığını ifade etti. İçişleri Bakanı Diosdado Cabello ise bazı polislerin vatandaşlardan para sızdırdığını kabul ederek, “Burada gaspın yeri yok” açıklamasında bulundu. Maduro’nun yakalanmasının ardından ilan edilen olağanüstü hâl, güvenlik güçlerine geniş yetkiler tanırken, muhalefet ve insan hakları örgütleri bu durumun keyfi gözaltıları artırdığı görüşünde. Aileler ise tek taleplerinin çocuklarının serbest bırakılması olduğunu vurguluyor: “Biz siyasi insanlar değiliz. Tek istediğimiz çocuklarımızın özgürlüğü.” haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Avrupa-ABD arasında diplomasi trafiği: Avrupalılar Trump’a karşı Grönland’ı nasıl savundu? Haber

Avrupa-ABD arasında diplomasi trafiği: Avrupalılar Trump’a karşı Grönland’ı nasıl savundu?

Avrupa ile ABD arasındaki ilişkiler, Grönland üzerinden patlak veren krizle son yılların en ciddi sınavlarından birini verdi. Donald Trump’ın, Danimarka Krallığı’na bağlı özerk ada Grönland’ın “satın alınması” amacıyla sekiz Avrupa ülkesine yüzde 10 ek gümrük vergisi uygulama tehdidi, kıtada sert tepkilere yol açtı. Trump’ın açıklamalarının ardından Avrupa başkentleri, Danimarka’nın egemenliğini destekleyen ortak bir tutum sergilerken, tehditlerin NATO müttefikliğine aykırı olduğu vurgulandı. Emmanuel Macron, “Hiçbir tehdit veya zorlamaya boyun eğmeyeceğiz” diyerek sert bir mesaj verdi. Misilleme hazırlığı ve birlik mesajı Kriz derinleşirken, AB büyükelçileri ek tarifelere karşı olası önlemleri değerlendirmek üzere acil toplantılar yaptı. Fransa’nın gündeme getirdiği ve daha önce hiç kullanılmamış olan Anti-Coercion Instrument (Zorlayıcı Eylemlere Karşı Önlem Mekanizması), çok sayıda sektörü kapsayan misilleme ihtimalini masaya taşıdı. Brüksel’deki diplomatik kaynaklar, Grönland’ın yanı sıra AB egemenliğini savunmak için “ekonomik bedel ödemeye hazır olunduğu” mesajının ortaklaştığını aktardı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Davos’ta yaptığı konuşmada, “Yanıtımız kararlı, birleşik ve orantılı olacak” diyerek birlik vurgusu yaptı. Avrupa Parlamentosu da AB-ABD ticaret anlaşmasının onayını süresiz erteleyerek Washington’a siyasi baskıyı artırdı. Diplomasi kapısı ve NATO devreye girişi Gerilimi tırmandırmadan çözüm arayan Avrupalılar, diplomasiyi öne çıkardı. Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, tırmanma istemediklerini belirtirken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte devreye girerek Trump’la Davos’ta görüştü. Görüşmelerin ardından, Grönland ve Arktik bölgesinin güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan bir “çerçeve anlaşması” üzerinde mutabakata varıldı. Henüz ayrıntıları açıklanmayan anlaşmayla Trump, ek tarifeleri uygulamayacağını ve Grönland’ın mülkiyetine yönelik adım atmayacağını teyit etti. Kriz üzerine Brüksel’de toplanan Avrupa liderleri, transatlantik bağların “bir haftalık krizle feda edilemeyecek kadar değerli” olduğu mesajını verdi. Kriz geride kaldı, soru işaretleri sürüyor Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, anlaşmanın Danimarka ve Grönland’ın rızası olmadan hazırlanmadığını vurguladı. Ancak Avrupa başkentlerinde, Trump’ın öngörülemez dış politikasının benzer krizleri yeniden tetikleyebileceği endişesi devam ediyor. AB yetkilileri, Grönland krizinin Avrupa’da daha bağımsız bir dış politika arayışını güçlendirdiği görüşünde. Bir üst düzey AB kaynağı, “İlişkinin artık farklı bir zeminde ilerlediği herkes tarafından görüldü. Bu da Avrupa açısından yeni kararları zorunlu kılıyor” değerlendirmesinde bulundu. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Rusya, Ukrayna’nın büyük şehirlerine yoğun saldırılar başlattı Haber

Rusya, Ukrayna’nın büyük şehirlerine yoğun saldırılar başlattı

Rus kuvvetleri, cumartesi sabahı Ukrayna genelinde geniş çaplı bir saldırı başlattı. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri (AFU), yaklaşık 400 insansız hava aracı ve farklı tiplerde füzelerin kullanıldığı saldırılarda 372 hedefin hava savunma sistemleri tarafından düşürüldüğünü veya etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Yerel yetkililer, saldırıların ana hedeflerinin başkent Kiev ile ülkenin ikinci büyük kenti Harkov olduğunu bildirdi. Kiev Belediye Başkanı Vitali Klitschko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, kentin yoğun bombardıman altında olduğunu belirterek yurttaşlara sığınakları terk etmemeleri çağrısında bulundu. Kiev’de insansız hava araçlarının enkazlarının düştüğü bazı binalarda yangın çıktı. Başkentin kimi bölgelerinde su ve ısınma kesintileri yaşanırken, bir kişinin yaşamını yitirdiği bildirildi. Çok sayıda Kievli geceyi metro istasyonlarında geçirdi. Kiev Bölgesel Askeri Yönetimi, çevre yerleşimlerde dört kişinin daha yaralandığını açıkladı. Harkov’da ise art arda patlamalar meydana geldi. Belediye Başkanı Ihor Terekhov, Rus insansız hava araçlarının çok sayıda konuta isabet ettiğini, yüksek katlı binalarda yangınlar çıktığını duyurdu. Yerinden edilmiş kişilerin kaldığı bir pansiyonun yanı sıra bir hastane ve doğum hastanesinin de hasar gördüğü bildirildi. Aralarında hamile bir kadın ve bir çocuğun bulunduğu en az 14 kişi yaralandı. Ülkenin kuzeyindeki Çernigiv de yoğun bombardımandan etkilendi. Yerel yönetim, enerji altyapı tesislerinin vurulduğunu ve ekipmanların zarar gördüğünü, kentin büyük bölümünün saldırılardan etkilendiğini açıkladı. Saldırılar, Rusya, Ukrayna ve ABD’den müzakerecilerin, ABD Başkanı Donald Trump’ın desteklediği barış planı kapsamında Abu Dabi’de doğrudan görüşmelere başladığı günlere denk geldi. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, görüşmeler öncesinde yaptığı açıklamada, Moskova’nın Ukrayna birliklerinin Donbass’tan çekilmesi talebinin müzakerelerdeki en büyük engellerden biri olmaya devam ettiğini söyledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Kuveyt, ABD’nin göçmen vizesi yasağı listesine neden alındı? Haber

Kuveyt, ABD’nin göçmen vizesi yasağı listesine neden alındı?

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, 21 Ocak 2026 itibarıyla 75 ülkenin vatandaşlarına göçmen vizesi verilmesini askıya aldı. Listeye, ABD’nin NATO dışı en yakın müttefiklerinden biri olan Kuveyt’in de eklenmesi dikkat çekti. Körfez Savaşı’ndan bu yana Washington’la güçlü askeri ve siyasi bağlar kuran Kuveyt’in karara dahil edilmesi, “neden” sorusunu gündeme taşıdı. Güçlü müttefiklik ilişkisine rağmen Kuveyt, 1990-1991 Körfez Savaşı’ndan bu yana ABD’nin bölgedeki en önemli ortaklarından biri olarak öne çıkıyor. 2003 Irak işgali ve ABD’nin IŞİD’e karşı yürüttüğü operasyonlarda kritik rol üstlenen ülkede bugün yaklaşık 13 bin 500 Amerikan askeri bulunuyor. Pentagon, vize yasağının açıklandığı gün Kuveyt’e yönelik 800 milyon dolarlık silah satışını Kongre’ye bildirdi. ABD Ordusu Merkez Komutanlığı’nda görev yapmış Asha Castleberry, karara ilişkin yaptığı değerlendirmede “Kuveyt’le köklü ve güçlü ilişkilerimiz nedeniyle gerçekten şaşırdım” dedi. Siyasi manevra iddiası Analistler, kararın güvenlikten ziyade siyasi baskı aracı olabileceğini savunuyor. Emory Üniversitesi’nden Körfez uzmanı Courtney Freer, bunun Trump yönetiminin Kuveyt’le belirli konularda pazarlık yapmak için kullandığı bir taktik olabileceğini belirtti. Freer, özellikle Kuveyt’in İsrail’le normalleşmeye kesin olarak karşı çıkmasının Washington’daki rahatsızlığı artırmış olabileceğine dikkat çekti. Müslüman Kardeşler faktörü Kararın arkasında Müslüman Kardeşler meselesinin de olabileceği ifade ediliyor. Trump yönetimi, bazı ülkelerdeki Müslüman Kardeşler yapılanmalarını terör örgütü ilan etmişti. Ortadoğu Demokrasi Merkezi’nden Abdullah Alaoudh, Kuveyt’in bu örgüte karşı diğer Körfez ülkeleri kadar sert bir tutum almamasının ABD’de baskı unsuru haline gelmiş olabileceğini söyledi. Alaoudh, vize yasağını “tamamen siyasi” olarak nitelendirdi. Vatandaşlıktan çıkarılmalar ve insan hakları Son iki yılda Kuveyt’te on binlerce kişinin vatandaşlıktan çıkarıldığına dair iddialar da kararla ilişkilendiriliyor. Geçmiş ABD yönetimleri bu uygulamaları insan hakları ihlali olarak değerlendirebilirdi. Ancak uzmanlara göre Trump yönetimi döneminde insan hakları, dış politikada belirleyici bir unsur olmaktan büyük ölçüde çıktı. Net bir açıklama yok ABD Dışişleri Bakanlığı, Kuveyt’in neden listeye alındığına ve yasağın kimleri kapsadığına dair sorulara henüz resmi bir yanıt vermedi. Uzmanlar ise bu kararın, ABD’ye yakın diğer Körfez ülkeleri için de “dokunulmaz olmadıkları” yönünde bir mesaj taşıyabileceğini ifade ediyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

AB’den Washington’a: ABD ile ilişkiler büyük bir darbe aldı Haber

AB’den Washington’a: ABD ile ilişkiler büyük bir darbe aldı

vrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Brüksel’de düzenlenen acil AB zirvesinde yaptığı açıklamada, ABD ile transatlantik ilişkilerin son günlerde ciddi bir sarsıntı yaşadığını belirtti. Kallas, “Son bir haftada ilişkiler kesinlikle büyük bir darbe aldı” ifadelerini kullandı. AB: İlişkilerde belirsizlik derinleşti Kallas, Avrupa ile ABD arasındaki ilişkilerin giderek öngörülemez bir hâl aldığını vurgulayarak, “Bir gün her şey bir yönde ilerliyor, ertesi gün tamamen değişebiliyor” dedi. Buna rağmen Avrupalı liderlerin, “80 yıllık ilişkileri çöpe atma niyetinde olmadığını” özellikle vurguladı. Grönland gerilimi acil zirveyi tetikledi Acil zirve, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland’ın ABD kontrolüne geçmesine karşı çıkan sekiz Avrupa ülkesine yüzde 10 gümrük vergisi uygulanacağını açıklamasının ardından toplandı. Trump’ın daha sonra vergilerden vazgeçtiğini duyurmasına rağmen, AB yetkilileri zirvenin “kaçınılmaz” olduğunu savundu. Macron: Avrupa hazırlıklı olmalı Zirvede söz alan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Avrupa’nın yeni tehditler karşısında “son derece dikkatli” olması gerektiğini belirterek, gerekirse Birliğin elindeki tüm araçları kullanmaya hazır olması çağrısında bulundu. AB-ABD ticaret anlaşması yeniden masada Öte yandan Avrupa Parlamentosu, Trump’ın gümrük vergisi tehdidini geri çekmesinin ardından AB-ABD ticaret anlaşmasının onay sürecini yeniden değerlendirmeye hazır olduğunu açıkladı. Parlamento, daha önce bu anlaşmanın onayını ABD’ye karşı bir baskı aracı olarak askıya almıştı. Brüksel’den gelen açıklamalar, transatlantik ilişkilerde derin bir güvensizlik dönemine girildiğine işaret ederken, AB’nin Washington karşısında daha temkinli ve hazırlıklı bir çizgiye yöneldiğini ortaya koyuyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.