SON DAKİKA

#Dünya Sağlık Örgütü

HABER DEĞER - Dünya Sağlık Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Sağlık Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hantavirüs alarmı: Gemideki üç Türk yurttaş İstanbul'da ev karantinasına alındı Haber

Hantavirüs alarmı: Gemideki üç Türk yurttaş İstanbul'da ev karantinasına alındı

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) alarma geçtiği ve uluslararası kamuoyunda geniş yankı bulan Hantavirüs salgınına ilişkin Türkiye'de önemli bir adım atıldı. Geçtiğimiz hafta sonu Sağlık Bakanlığı tarafından duyurulan tahliye operasyonu kapsamında, salgın bölgesindeki gemide bulunan üç Türk vatandaşı gece geç saatlerde İstanbul’a ulaştı. Havalimanında sağlık ekipleri tarafından karşılanan vatandaşların, yapılan ilk değerlendirmelerin ardından izolasyon süreçleri başlatıldı. Sağlık Bakanlığı koordinesinde tahliye Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, uluslararası otoritelerle iş birliği içerisinde yürütülen operasyonun başarıyla tamamlandığı belirtildi. 9 Mayıs'ta başlayan hazırlıkların ardından yurttaşların yurda getirildiği ve karantina süreçlerinin titizlikle takip edildiği vurgulandı. DSÖ'nün tahliye edilen yolcular için önerdiği 42 günlük takip süreciyle uyumlu olarak, Türkiye'ye dönen yurttaşların da sağlık durumlarının anlık olarak izleneceği bildirildi. Belirti yok, karantina tedbir amaçlı Sağlık yetkililerinden alınan bilgilere göre, üç Türk yurttaşta şu an için herhangi bir hastalık belirtisi veya semptom bulunmuyor. Ancak gemideki enfekte kişilerle aynı ortamda bulunmuş olmaları ve virüsün kuluçka süresinin uzunluğu göz önünde bulundurularak, riskleri en aza indirmek amacıyla sıkı bir ev karantinası uygulanmasına karar verildi. Türkiye'de pozitif vaka bulunmuyor Sağlık Bakanlığı, daha önce yaptığı açıklamalarda Türkiye sınırları içerisinde henüz doğrulanmış bir Hantavirüs vakasına rastlanmadığını ifade etmişti. Uzmanlar, kemirgenlerden bulaşan ancak nadiren insandan insana geçebilen bu virüs türüne karşı tüm önlemlerin alındığını ve kamuoyunun panik yapmaması gerektiğini belirtiyor. İstanbul'daki evlerinde karantinaya alınan vatandaşların sağlık süreçlerinin, Bakanlık ekipleri tarafından 45 gün boyunca yakından izlenmesi bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ruhi Çenet "Hantavirüs" kriziyle gündemde: Düğün görüntüleri tepki çekti Haber

Ruhi Çenet "Hantavirüs" kriziyle gündemde: Düğün görüntüleri tepki çekti

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) Arjantin çıkışlı "MV Hondius" kruvaziyer gemisinde patlak veren Hantavirüs salgını nedeniyle acil durum alarmı vermesi, Türkiye’de de yankı buldu. Gemide 24 gün boyunca seyahat ettiği öğrenilen içerik üreticisi Ruhi Çenet, New York Times’a yaptığı açıklamada kendisini evinde izole ettiğini duyurdu. Ancak Çenet’in kendisini karantinaya almadan kısa süre önce İstanbul Çatalca’da bir köy düğününe katılması, toplum sağlığını riske attığı gerekçesiyle sosyal medyada büyük bir tartışma başlattı. "En ufak belirtide ambulans çağıracağım" Yaşadığı süreci anlatan Ruhi Çenet, gemideki ilk ölüm vakasının hava koşullarına bağlandığını ancak durumun ciddiyetinin sonradan anlaşıldığını ifade etti. Sağlık ekipleriyle iletişim halinde olduğunu belirten Çenet, "Şu an evimde kendimi izliyorum. Birkaç hafta boyunca toplum içine karışmam yasak. En ufak bir ateş veya halsizlik hissettiğim an ambulans çağırmak üzere hazır bekliyorum" diyerek riskin devam ettiğini vurguladı. Köy düğünü fotoğrafları tepki çekti Ruhi Çenet’in izolasyon açıklamasına rağmen, beş gün önce Çatalca’da bir mahalle muhtarı tarafından paylaşılan düğün fotoğrafları sosyal medyada "sorumsuzluk" eleştirilerini beraberinde getirdi. Virüsün kuluçka süresinin 6 haftaya kadar çıkabildiği yönündeki DSÖ uyarılarını hatırlatan kullanıcılar, Çenet’in kalabalık bir ortama girmesine sert tepki gösterdi. Bu durum, Çenet’in 2020 yılında koronavirüs salgını döneminde de benzer şekilde Çin’e giderek yaptığı çekimler nedeniyle aldığı eleştirileri yeniden gündeme taşıdı. DSÖ: Kuluçka süresi 6 haftayı bulabilir DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, "Andes" türü Hantavirüsün insan sağlığı için ciddi tehdit oluşturduğunu ve belirtilerin ortaya çıkmasının haftalar alabileceğini hatırlatarak dünya genelinde uyanık olunması çağrısında bulundu. Gemide seyahat eden 12 farklı ülke vatandaşının takibi sürerken, Türkiye’de Sağlık Bakanlığı’nın konuya ilişkin yapacağı detaylı açıklamalar merakla bekleniyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Dünya Sağlık Örgütü'nden hantavirüs açıklaması: "Yeni bir pandemi değil" Haber

Dünya Sağlık Örgütü'nden hantavirüs açıklaması: "Yeni bir pandemi değil"

Uluslararası suları alarma geçiren MV Hondius yolcu gemisindeki gizemli salgının detayları netleşmeye başladı. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yapılan son açıklamada, Arjantin'den demir alan gemide şu ana kadar sekiz hantavirüs vakası bildirildiği ve bunlardan üçünün ölümle sonuçlandığı doğrulandı. Yaşanan ölümlerin ardından gözler DSÖ'ye çevrilirken, Örgüt Direktörü Tedros Ghebreyesus, Cenevre'de düzenlediği basın toplantısında küresel bir salgın ihtimalini reddetti. İnsandan insana bulaş endişesi Sürece dair en kritik detay, virüsün yayılım şekli oldu. Hantavirüs genellikle kemirgenlerden bulaşmasına rağmen, DSÖ yetkilileri gemide yaşanan vakalarda "insandan insana bulaş" ihtimalinin yüksek olduğuna inanıyor. Ghebreyesus, daha önceki salgınlarda insanlar arası bulaşmanın yalnızca "uzun süreli temas" sonucunda gerçekleştiğine dikkat çekti. Gemideki hastaların, virüsü taşıyan farelerin yoğun olduğu bölgelerde kuş gözlem gezilerine katıldıkları ifade edildi. "Bu bir Covid-19 vakası değil" Toplantının en çarpıcı anlarından biri, yeni bir pandemi korkusuna verilen net yanıttı. DSÖ yetkilisi Maria Van Kerkhove, "Burada açık ve net olmak istiyorum. Bu SARS-CoV-2 değil. Bu Covid pandemisinin başlangıcı gibi değil. Bu, kapalı bir alanda, bir gemide gördüğümüz bir salgın" diyerek kamuoyunu rahatlatmaya çalıştı. Ancak yetkililer, virüsün kuluçka süresinin sekiz haftaya kadar çıkabilmesi nedeniyle önümüzdeki günlerde vaka sayısının artabileceği uyarısında bulundu. Gemide Türk vatandaşları da var 146 kişinin bulunduğu gemideki tahliyelerin ardından rota Kanarya Adaları'na çevrildi. Gemideki yolcular arasında Türkiye dahil 12 farklı ülkenin vatandaşı bulunuyor. YouTube içerik üreticisi Ruhi Çenet ve kuş gözlemcisi Emin Yoğurtçuoğlu'nun da gemide olduklarını sosyal medya hesaplarından duyurmaları, Türkiye'de de endişeye neden oldu. Çenet'in ilk ölüm vakasından sonra gemiden ayrıldığı öğrenilirken, gemide kalanların İspanya'ya ulaştıklarında sıkı bir sağlık taramasından geçirileceği bildirildi. Tedavisi yok, öldürücülük oranı yüksek Hantavirüs, genellikle Hantavirüs Akciğer Sendromu (HPS) ve Kanamalı Ateşli Böbrek Sendromu (HFRS) olmak üzere iki ciddi rahatsızlığa neden oluyor. Uzmanlar, özellikle Güney Amerika'da görülen varyantın akciğerlerde sıvı birikmesine yol açtığını ve hastaların yaklaşık %45'inin hayatını kaybettiğini belirtiyor. Mevcut durumda hastalığın kesin bir aşısı veya antiviral ilaç tedavisi bulunmazken, hastalara yoğun bakım şartlarında destekleyici tedaviler uygulanıyor. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Günlük 1 gram daha az tuz, hayat kurtarabilir Haber

Günlük 1 gram daha az tuz, hayat kurtarabilir

Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, bu tüketimin kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğine dikkati çekti. Diyetisyen Hülya Yiğit İspiroğlu, fazla tuz tüketiminin kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığına dikkat çekti. İspiroğlu, tuzun vücut için gerekli bir mineral olduğunu ancak fazlasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sinir iletimi, kas kasılması ve sıvı dengesi gibi temel işlevlerde rol oynayan tuzun, aşırı tüketildiğinde özellikle hipertansiyon, kalp-damar ve böbrek hastalıkları riskini artırdığı vurgulandı. Yapılan araştırmalara göre günlük tuz tüketiminde sadece 1 gramlık azalmanın bile toplum genelinde inme ve kalp hastalıkları riskinde önemli düşüş sağladığını belirten İspiroğlu, küçük değişikliklerin büyük etkiler yaratabileceğini ifade etti. Fazla tuz tüketiminin büyük kısmının sofrada eklenen tuzdan değil, farkında olmadan tüketilen gıdalardan geldiğini belirten İspiroğlu; ekmek, beyaz peynir, zeytin, turşu ve işlenmiş et ürünlerinin yanı sıra paketli gıdaların günlük sodyum alımını ciddi şekilde artırdığını söyledi. Yüksek sodyumun vücutta su tutulmasına yol açarak ödem oluşturabileceğini dile getiren İspiroğlu, bunun tartıda ani kilo artışı şeklinde görülebileceğini ancak doğrudan yağ artışı anlamına gelmediğini kaydetti. “Tuz alışkanlığı öğrenilir” Tuzlu beslenmenin genetikten çok alışkanlıklarla ilgili olduğunu vurgulayan İspiroğlu, çocukluk döneminden itibaren edinilen beslenme alışkanlıklarının belirleyici olduğunu ifade etti. Bu nedenle damak tadının değiştirilebileceğini belirtti. Tuz tüketimini azaltmak isteyenler için ani kesintiler yerine kademeli azaltım öneren İspiroğlu, damak tadının 2–4 hafta içinde uyum sağlayabileceğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük tuz tüketimi için 5 gramın altını önerdiğini hatırlatan İspiroğlu, Türkiye’de bu miktarın yaklaşık iki katına ulaştığını ifade ederek, yemeklerde tuz kullanımını azaltmak için sofraya tuzluk koymamak, etiket okumak ve yemeklere tuzu son aşamada eklemek gibi pratik önerilerde bulunan İspiroğlu; limon, sirke, sarımsak ve baharatların lezzet artırıcı alternatifler olduğunu kaydetti.

Mutasyona uğrayan H3N2 alarmı: DSÖ dünyayı uyardı Haber

Mutasyona uğrayan H3N2 alarmı: DSÖ dünyayı uyardı

Küresel grip sezonunun yaşandığı Kuzey Yarımküre’de, H3N2 influenza virüsüne ilişkin yeni bir gelişme gündeme geldi. Dünya Sağlık Örgütü’nün hangi verilerle uyardığı, virüsün nerelerde artış gösterdiği ve Türkiye’de durumun nasıl değerlendirildiği resmi açıklamalarla ortaya kondu. DSÖ, H3N2’nin yeni alt sınıfında hızlı artış gözlemledi Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ağustostan bu yana birçok ülkede H3N2 influenza virüsünün “K alt sınıfı” olarak adlandırılan varyantında hızlı bir artış görüldüğünü duyurdu. Ghebreyesus, küresel grip aktivitesinin genel olarak normal aralıkta seyrettiğini ancak bu alt sınıfın dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Önemli mutasyon var, hastalık şiddeti artmış değil Paylaşılan verilere göre, yeni alt sınıf H3N2 virüslerinde belirgin bir mutasyon tespit edildi. Buna karşın, mevcut verilerin hastalık şiddetinde belirgin bir artışa işaret etmediği ifade edildi. DSÖ, mutasyonun yayılım dinamikleri açısından izlenmesinin kritik olduğuna dikkat çekti. Aşı vurgusu yeniden gündemde Ghebreyesus, özellikle grip komplikasyonları açısından risk grubunda bulunan yurttaşlar ve onlara bakım verenler için grip aşılarının hayati önem taşıdığını belirtti. DSÖ’ye göre, aşılar ağır hastalık ve hastane yatışlarının önlenmesinde temel araç olmayı sürdürüyor. Türkiye’den “beklenen bir varyant” değerlendirmesi geldi Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Avrupa’da yayılan H3N2 varyantının Türkiye için özel bir tehlike oluşturmadığını söyledi. Demirkol, influenza virüslerinin her yıl mutasyona uğradığını belirterek bunun grip mevsiminde doğal olarak beklenen bir durum olduğunun altını çizdi. Küresel izleme sürüyor DSÖ, H3N2’nin mutasyon geçiren alt sınıfına ilişkin verilerin yakından takip edildiğini ve ülkelerle düzenli olarak paylaşıldığını açıkladı. Uzmanlar, sürecin bilimsel izleme ve şeffaf bilgilendirme ile yönetilmesinin Türkiye toplumu ve dünya genelindeki yurttaşlar açısından belirleyici olacağını vurguluyor.

“BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına yalanlama Haber

“BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına yalanlama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, bazı sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan “COVID-19 salgını sürecinde Türkiye’ye BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğu ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon içerdiği vurgulandı. BioNTech aşılarının doğrudan firmadan temin edildiği açıklandı Yapılan açıklamada, COVID-19’a karşı geliştirilen BioNTech mRNA aşılarının klinik kullanım amacıyla doğrudan BioNTech SE firmasından temin edildiği belirtildi. Aşıların, Mart 2021 tarihinden itibaren salgının son dönemlerine kadar mevzuata uygun şekilde tedarik edilerek Türkiye toplumunun kullanımına sunulduğu ifade edildi. Acil kullanım onayı uluslararası bilimsel kriterlere dayanıyor Açıklamada, salgın gibi küresel halk sağlığı acil durumlarında aşı ve ilaçların temininde “Acil Kullanım Ön Onayı” mekanizmasının dünya genelinde uygulandığı hatırlatıldı. BioNTech mRNA aşılarının da Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası bilimsel otoritelerin değerlendirmeleri esas alınarak, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından temin edildiği ve uygulandığı bilgisi paylaşıldı. Aşılama sürecinin bilimsel ve hukuki çerçevede yürütüldüğü vurgulandı Pandemi boyunca yürütülen tüm aşılama faaliyetlerinin, insan sağlığının korunması önceliğiyle, bilimsel kriterler, şeffaflık ilkesi ve hukuki mevzuat çerçevesinde titizlikle gerçekleştirildiği belirtildi. Yetkililer, sürecin ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürütüldüğünün altını çizdi. Kamuoyuna dezenformasyon uyarısı yapıldı İletişim Başkanlığı, teknik ve hukuki bağlamından koparılarak dolaşıma sokulan, yanıltıcı ve gerçek dışı iddialara itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, Türkiye toplumunun doğru ve güvenilir bilgiye erişiminin önemine dikkat çekildi ve yurttaşlara resmî kaynakları takip etme çağrısı yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.