SON DAKİKA

#Dünya Sağlık Örgütü

HABER DEĞER - Dünya Sağlık Örgütü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dünya Sağlık Örgütü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Günlük 1 gram daha az tuz, hayat kurtarabilir Haber

Günlük 1 gram daha az tuz, hayat kurtarabilir

Fazla tuz tüketiminin, sadece tansiyonu etkilemediğini belirten uzmanlar, bu tüketimin kilo kontrolünü ve motivasyonu da etkileyebildiğine dikkati çekti. Diyetisyen Hülya Yiğit İspiroğlu, fazla tuz tüketiminin kalp ve damar hastalıkları riskini artırdığına dikkat çekti. İspiroğlu, tuzun vücut için gerekli bir mineral olduğunu ancak fazlasının ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirterek, sinir iletimi, kas kasılması ve sıvı dengesi gibi temel işlevlerde rol oynayan tuzun, aşırı tüketildiğinde özellikle hipertansiyon, kalp-damar ve böbrek hastalıkları riskini artırdığı vurgulandı. Yapılan araştırmalara göre günlük tuz tüketiminde sadece 1 gramlık azalmanın bile toplum genelinde inme ve kalp hastalıkları riskinde önemli düşüş sağladığını belirten İspiroğlu, küçük değişikliklerin büyük etkiler yaratabileceğini ifade etti. Fazla tuz tüketiminin büyük kısmının sofrada eklenen tuzdan değil, farkında olmadan tüketilen gıdalardan geldiğini belirten İspiroğlu; ekmek, beyaz peynir, zeytin, turşu ve işlenmiş et ürünlerinin yanı sıra paketli gıdaların günlük sodyum alımını ciddi şekilde artırdığını söyledi. Yüksek sodyumun vücutta su tutulmasına yol açarak ödem oluşturabileceğini dile getiren İspiroğlu, bunun tartıda ani kilo artışı şeklinde görülebileceğini ancak doğrudan yağ artışı anlamına gelmediğini kaydetti. “Tuz alışkanlığı öğrenilir” Tuzlu beslenmenin genetikten çok alışkanlıklarla ilgili olduğunu vurgulayan İspiroğlu, çocukluk döneminden itibaren edinilen beslenme alışkanlıklarının belirleyici olduğunu ifade etti. Bu nedenle damak tadının değiştirilebileceğini belirtti. Tuz tüketimini azaltmak isteyenler için ani kesintiler yerine kademeli azaltım öneren İspiroğlu, damak tadının 2–4 hafta içinde uyum sağlayabileceğini söyledi. Dünya Sağlık Örgütü’nün günlük tuz tüketimi için 5 gramın altını önerdiğini hatırlatan İspiroğlu, Türkiye’de bu miktarın yaklaşık iki katına ulaştığını ifade ederek, yemeklerde tuz kullanımını azaltmak için sofraya tuzluk koymamak, etiket okumak ve yemeklere tuzu son aşamada eklemek gibi pratik önerilerde bulunan İspiroğlu; limon, sirke, sarımsak ve baharatların lezzet artırıcı alternatifler olduğunu kaydetti.

Mutasyona uğrayan H3N2 alarmı: DSÖ dünyayı uyardı Haber

Mutasyona uğrayan H3N2 alarmı: DSÖ dünyayı uyardı

Küresel grip sezonunun yaşandığı Kuzey Yarımküre’de, H3N2 influenza virüsüne ilişkin yeni bir gelişme gündeme geldi. Dünya Sağlık Örgütü’nün hangi verilerle uyardığı, virüsün nerelerde artış gösterdiği ve Türkiye’de durumun nasıl değerlendirildiği resmi açıklamalarla ortaya kondu. DSÖ, H3N2’nin yeni alt sınıfında hızlı artış gözlemledi Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ağustostan bu yana birçok ülkede H3N2 influenza virüsünün “K alt sınıfı” olarak adlandırılan varyantında hızlı bir artış görüldüğünü duyurdu. Ghebreyesus, küresel grip aktivitesinin genel olarak normal aralıkta seyrettiğini ancak bu alt sınıfın dikkatle izlenmesi gerektiğini vurguladı. Önemli mutasyon var, hastalık şiddeti artmış değil Paylaşılan verilere göre, yeni alt sınıf H3N2 virüslerinde belirgin bir mutasyon tespit edildi. Buna karşın, mevcut verilerin hastalık şiddetinde belirgin bir artışa işaret etmediği ifade edildi. DSÖ, mutasyonun yayılım dinamikleri açısından izlenmesinin kritik olduğuna dikkat çekti. Aşı vurgusu yeniden gündemde Ghebreyesus, özellikle grip komplikasyonları açısından risk grubunda bulunan yurttaşlar ve onlara bakım verenler için grip aşılarının hayati önem taşıdığını belirtti. DSÖ’ye göre, aşılar ağır hastalık ve hastane yatışlarının önlenmesinde temel araç olmayı sürdürüyor. Türkiye’den “beklenen bir varyant” değerlendirmesi geldi Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol, Avrupa’da yayılan H3N2 varyantının Türkiye için özel bir tehlike oluşturmadığını söyledi. Demirkol, influenza virüslerinin her yıl mutasyona uğradığını belirterek bunun grip mevsiminde doğal olarak beklenen bir durum olduğunun altını çizdi. Küresel izleme sürüyor DSÖ, H3N2’nin mutasyon geçiren alt sınıfına ilişkin verilerin yakından takip edildiğini ve ülkelerle düzenli olarak paylaşıldığını açıkladı. Uzmanlar, sürecin bilimsel izleme ve şeffaf bilgilendirme ile yönetilmesinin Türkiye toplumu ve dünya genelindeki yurttaşlar açısından belirleyici olacağını vurguluyor.

“BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına yalanlama Haber

“BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına yalanlama

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, bazı sosyal medya mecralarında dolaşıma sokulan “COVID-19 salgını sürecinde Türkiye’ye BioNTech aşısı gelmedi” iddialarına ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğu ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik dezenformasyon içerdiği vurgulandı. BioNTech aşılarının doğrudan firmadan temin edildiği açıklandı Yapılan açıklamada, COVID-19’a karşı geliştirilen BioNTech mRNA aşılarının klinik kullanım amacıyla doğrudan BioNTech SE firmasından temin edildiği belirtildi. Aşıların, Mart 2021 tarihinden itibaren salgının son dönemlerine kadar mevzuata uygun şekilde tedarik edilerek Türkiye toplumunun kullanımına sunulduğu ifade edildi. Acil kullanım onayı uluslararası bilimsel kriterlere dayanıyor Açıklamada, salgın gibi küresel halk sağlığı acil durumlarında aşı ve ilaçların temininde “Acil Kullanım Ön Onayı” mekanizmasının dünya genelinde uygulandığı hatırlatıldı. BioNTech mRNA aşılarının da Dünya Sağlık Örgütü ve uluslararası bilimsel otoritelerin değerlendirmeleri esas alınarak, Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tarafından temin edildiği ve uygulandığı bilgisi paylaşıldı. Aşılama sürecinin bilimsel ve hukuki çerçevede yürütüldüğü vurgulandı Pandemi boyunca yürütülen tüm aşılama faaliyetlerinin, insan sağlığının korunması önceliğiyle, bilimsel kriterler, şeffaflık ilkesi ve hukuki mevzuat çerçevesinde titizlikle gerçekleştirildiği belirtildi. Yetkililer, sürecin ulusal ve uluslararası standartlara uygun şekilde yürütüldüğünün altını çizdi. Kamuoyuna dezenformasyon uyarısı yapıldı İletişim Başkanlığı, teknik ve hukuki bağlamından koparılarak dolaşıma sokulan, yanıltıcı ve gerçek dışı iddialara itibar edilmemesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, Türkiye toplumunun doğru ve güvenilir bilgiye erişiminin önemine dikkat çekildi ve yurttaşlara resmî kaynakları takip etme çağrısı yapıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.