SON DAKİKA

#Duruşma

HABER DEĞER - Duruşma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Duruşma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Veyis Ateş davasında yeni karar: Mahkemeye gelmeyen tanıklar zorla getirilecek Haber

Veyis Ateş davasında yeni karar: Mahkemeye gelmeyen tanıklar zorla getirilecek

İstanbul Adalet Sarayı 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ikinci celsesinde, kamuoyunun yakından tanıdığı eski Habertürk Genel Müdürü Veyis Ateş hazır bulundu. Daha önce 9 ay boyunca cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Ateş, duruşmaya müdafi avukatıyla birlikte katıldı. Yargılamada "uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırmak" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapmak" suçlamaları ele alınıyor. "Bir an önce aklanmak istiyorum" Görülen duruşmada, mahkeme salonunda bulunması gereken tanıklar Serap Şaylan ve Ebru Gülan'ın yer almadığı tespit edildi. Tanıkların mazeretsiz katılım sağlamaması üzerine söz alan sanık Veyis Ateş, sürecin uzamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi. Medyatik bir kimliğe sahip olduğunu belirten Ateş, daha önceki bir başka dosyada (Mehmet Akif davası) tanık olarak çağrıldığında hemen ifade verdiğini hatırlattı. 9 aylık bir tutukluluk süreci geçirdiğini vurgulayan Ateş," Mehmet Akif dosyasında tanıktım. Tahliyemden sonra o duruşmaya katıldım. Zaten 9 aylık bir tutukluluk dönemim var. Medyatik bir insanım.Tanıklar bir an önce gelsinler, ifadelerini versinler. Benim amacım bir an önce aklanmak ve beraat etmektir" dedi. Mahkemeden zorla getirme kararı Sanık beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, duruşma davetine icabet etmeyen tanıklar Ebru Gülan ve Serap Şaylan'ın bir sonraki celseye zorla getirilmesine hükmetti. Heyet, dosyada eksik kalan diğer hususların tamamlanması amacıyla duruşmayı 8 Aralık 2026 tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Murat Kapki'ye tahliye vaadi iddiasıyla yargılanıyordu: Mücahit Birinci hakkında hapis cezası  talep edildi Haber

Murat Kapki'ye tahliye vaadi iddiasıyla yargılanıyordu: Mücahit Birinci hakkında hapis cezası talep edildi

İstanbul 30. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ikinci duruşmasında, tutuksuz sanık Avukat Mücahit Birinci ile ilgili davada tutuklu bulunan iş insanı Murat Kapki hakim karşısına çıktı. "Getirdiği metinde gerçeği yansıtmayan iddialar vardı" Duruşmada ifade veren iş insanı Murat Kapki, Mücahit Birinci’nin 31 Temmuz 2025 tarihinde kendisini cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek çarpıcı iddialarda bulundu. Birinci’nin yanında önceden hazırlanmış bir metin getirdiğini ifade eden Kapki; söz konusu metni imzalaması ve içeriğindeki iddiaları savcılık makamına beyan etmesi durumunda tahliye edilebileceğinin kendisine iletildiğini öne sürdü. Metinde Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve Murat Ongun’un da aralarında bulunduğu isimler hakkında asılsız iddiaların yer aldığını kaydeden Kapki, "Ben kimseye iftira atamam" diyerek teklifi reddettiğini aktardı. Kapki ayrıca, Birinci’nin kendisine "Makyavelist düşün" telkininde bulunduğunu ifade etti. Hakkındaki iddialara yanıt veren Mücahit Birinci ise gerçekleştirdiği eylemlerin avukatlık meslek faaliyeti kapsamında olduğunu savundu. Birinci, vekaletname çerçevesinde cezaevinde müvekkil veya dosya muhataplarıyla görüşmenin, belgeler üzerinden değerlendirme yapmanın suç teşkil etmeyeceğini belirterek beraatini istedi. Duruşma 22 Ocak 2027’ye ertelendi Duruşma sonunda esas hakkındaki mütalaasını sunan Cumhuriyet Savcısı, sanık Mücahit Birinci’nin üzerine atılı "görevi kötüye kullanma" suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmasını talep etti. Mahkeme heyeti, tarafların savunmalarını hazırlamaları ve dosyadaki eksikliklerin giderilmesi amacıyla davayı 22 Ocak 2027 tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım" Haber

Ekrem İmamoğlu savunma yapmaya başladı: "Adaletli bir ülke için nefer gibi çalışacağım"

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi kompleksinde yürütülen ve 53’ü tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı İBB Davası’nın 98. oturumunda kritik bir aşamaya geçildi. 19 Mart 2025 tarihinden bu yana cezaevinde tutulan Ekrem İmamoğlu, geniş güvenlik önlemleri altında getirildiği salonda ilk savunmasını yaptı. İmamoğlu ve avukatlarının savunma sürecinin 4 gün boyunca devam etmesi öngörülüyor. Duruşmayı İmamoğlu’nun ailesinin yanı sıra YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, tiyatro oyuncusu İlyas Salman ve yazar Sunay Akın ile çok sayıda partili takip etti. "Böyle bir yargılama fiziti Türk yargısı adına üzücü" Duruşma salonunun fiziki yapısına ve yargılama koşullarına tepki göstererek savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu, adil bir yargılama ortamının tesis edilmediğini savundu. İmamoğlu, mahkeme salonunda şu ifadeleri kullandı: "Öncelikle bugün burada, Silivri’de, hiç de arzu etmediğimiz bir ortamda, ülkemizin de asla ve asla hak etmediği bir pozisyonda ve insanlarımızın yüzde 75’inin, 80’inin şiddetle reddettiği bir yargılamanın içerisindeyiz. Yargılamanın adil bir ortamda olması gerekirken, Silivri’de bir kampüste, 'Avrupa’nın en büyük salonu' diye lanse edilen duruşma salonundayız. Gerçekten mimarisiyle bir mahkeme salonu değil; mahkemenin bu şekilde tasarlanmasının, hepimizin sırtını yaslayacağı yargının, yargıcın bu şekilde bir kürsü nizamında olmasının doğru olmadığını düşünüyorum. Böyle bir ortamda bulunmak gerçekten üzücü. Türk yargısı adına da üzücü." "Demokrasi adına herkesi selamlıyorum" Her zamanki gibi Silivri’deki cezaevinden duruşma salonuna nakledildiğini belirten İmamoğlu, şunları kaydetti: "Halkımıza, insanlarımıza sesleneceğim. Kıymetli halkıma, başta İstanbul hemşehrilerim olmak üzere bütün ülkemize, hatta dünyada demokrasiyi, adaleti takip eden ve dünyada demokrasinin, adaletin yaşaması için mücadele edenlere; ona, o duygulara, o evrensel değerlere kendini bağlı hissedenlere sesleneceğim. Bu yönüyle hem 87 milyon yurttaşımızı hem de dünyada bu şekilde düşünen bütün insanlığı sevgiyle, saygıyla, demokrasi adına, adalet adına selamlıyorum. Sözlerime başlarken, benimle birlikte bu salonda haksız yere tutsak edilmiş kıymetli yol arkadaşlarım var, dostlarım var, birlikte kaderdaşlık yaptığım insanlar var. Her birinin aylardır gözünün içine bakarak bir kader birliği yapıyoruz ve o insanlarla gerçekten tarifsiz bir tarihî dönemin içerisindeyiz. Burada bulunan ve çok yakın zamanda aramızdan ayrılan arkadaşlarımız oldu. Her birisinin yaşamı bir kitaptır. Her birisinin yaşamı gerçekten bir zulmün, zalimliğin, aileleri başta olmak üzere insanlara yaşatılanların tarifsiz duygularla kaleme alınması ve geleceğe aktarılması gereken hikayelerini barındırmaktadır" Sanık aileleri ve "ADA" vurgusu Aylardır birlikte yargılandığı mesai arkadaşlarına ve tutuklu yakınlarının oluşturduğu Aile Dayanışma Ağı’na (ADA) özel olarak teşekkür eden İmamoğlu, cezaevi sürecinde ailelerin ve çocukların büyük sıkıntılar yaşadığını dile getirdi. Duruşma salonundaki yol arkadaşlarına duyduğu güveni ifade eden İmamoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: "Buradaki arkadaşların büyük bir kısmıyla da burada tanıştım. Elbet aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım, İstanbul’a, Beylikdüzü’ne hizmet ettiğim yol arkadaşlarım da var. Onları da diğerlerini de kucaklıyorum. Her birine birer kahraman gibi baktığımın altını çiziyorum tekrar. Onlarla da gurur duyuyorum açıkçası. Sadece ben değil, bence milletimiz de milletimizin büyük çoğunluğu da onlarla gurur duyuyor. Tarihi bir mücadele hattı kurdular: Aile Dayanışma Ağı (ADA). Burada yaşanan şey normal bir yargılama süreci olmadı, olmuyor. Türk yargı tarihinde akla hayale gelmeyecek zalimliklerle, işkencelerle muhatap oldular. 500-600 kilometre, Türkiye’nin farklı noktalarına gönderildiler, baskı altında kaldılar. Allah bana ömür verdikçe, özgür günlerimde hangi yetkiye, hangi imkana sahip olursam, elimdeki ekmeğimle, aşımla o ailelerin yanında olacağımı; sadece onların değil, bu ülkede hapislerdeki kader mahkumlarının da yanında olup onların yaşadıkları sıkıntıları hayat boyu gözeteceğimi, bu ülkenin adaletli bir ülke olması için bir nefer gibi çalışacağımı belirtmek istiyorum." haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi Haber

İBB Davasında ara karar: Savcılık İmamoğlu ve 57 sanık için tutukluluğun devamını istedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde yürütülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği geniş kapsamlı yolsuzluk davasında yargılama süreci devam ediyor. Aralarında görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 57’si tutuklu toplam 436 sanığın yargılandığı davanın 91’inci duruşmasında, sanıkların ve müdafilerinin tahliye talepleri alındı. Binlerce sayfalık iddianame ve ağır suçlama listesi İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırıldıktan sonra tutuklanan Ekrem İmamoğlu hakkında hazırlanan 11 Kasım 2025 tarihli 3 bin 809 sayfalık dev iddianamede, İmamoğlu “örgüt lideri” sıfatıyla yer almıştı. İddianamede; suç işlemek amacıyla örgüt kurma, rüşvet, suç gelirlerinin aklanması, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, kişisel verilerin kaydedilmesi ve ele geçirilmesi, suç delillerini gizleme, rüşvet alma, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, çevrenin kasten kirletilmesi ile Vergi Usul, Orman ve Maden kanunlarına muhalefet gibi çok sayıda suçlama yöneltiliyor. Bu kapsamda İmamoğlu’nun 142 ayrı eylem nedeniyle toplamda 828 yıl 2 aydan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması isteniyor. "Neden tutuklu olduğumun cevabını bulamadım" Duruşmada söz alarak savunma yapan tutuklu sanıklardan Ağaç A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Aytekin Karaarslan, hakkındaki suçlamalara tepki gösterdi. Mayısta gözaltına alındığını ve 5 aydır cezaevinde bulunduğunu belirten Karaarslan, yaşadığı hukuki belirsizliği şu sözlerle dile getirdi: "Tam 150 gündür neden tutuklu olduğumu her gece kendime soruyorum ama cevabını bulamadım." Mali işler genel müdür yardımcısı olarak temel sorumluluğunun şirketin mali disiplinini sağlamak olduğunu savunan Karaarslan, kendisine yöneltilen "ihaleye fesat karıştırma" suçlamasına ilişkin dosyada somut hiçbir delil bulunmadığını ifade etti. Tahmin ve varsayımlarla hareket edildiğini öne süren Karaarslan, HTS ve MASAK raporlarında yer alan tek hususun Şubat 2023'teki Maraş depremlerinin ardından aile birikimleri olan 202 gram altının dijital ortama yatırılması olduğunu belirtti. Savcıdan tutukluluk hali talebi Sanıkların savunmalarının ardından duruşma savcısı mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, dosya kapsamındaki mevcut delil durumu ve suçların niteliğini gerekçe göstererek, aralarında Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep etti. Mahkeme heyeti, savcılığın mütalaasının ardından ara kararını açıklamak üzere duruşmaya ara verdi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

YENİ Parti İstanbul İl Başkanı'da dahil 26 sanıklı davada polis şikayetinden vazgeçti Haber

YENİ Parti İstanbul İl Başkanı'da dahil 26 sanıklı davada polis şikayetinden vazgeçti

Duruşmada suçlamalar reddedildi Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun 31 Ocak’ta Çağlayan Adliyesi’ne ifade vermeye geldiği sırada yaşanan olaylara ilişkin açılan davanın üçüncü celsesi, 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görüldü. YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in katılmadığı duruşmada 4 sanık ile avukatlar hazır bulundu. Sanıklar mahkemedeki savunmalarında yöneltilen suçlamaları reddederek, eylemin barışçıl bir toplantı niteliğinde olduğunu ve suçlamaya dönüştürüldüğünü savundu. Kalabalık nedeniyle "dağılın" ihtarlarını duymadıklarını, biber gazına maruz kaldıklarını ve alandan çıkışlarının engellendiğini belirten sanıklar, polise veya kamu malına zarar verdiklerine dair dosyada herhangi bir görüntü bulunmadığını ifade ederek beraatlarını talep etti. Üçüncü polis memuru da şikâyetini geri çekti Davanın üçüncü celsesinde dosyada "müşteki" sıfatıyla yer alan üçüncü polis memuru dinlendi. Daha önceki celselerde dinlenen polislerden biri sanıkları teşhis edemediğini, diğeri ise kargaşa sırasında düştüğünü ancak kendisini kimsenin itmediğini belirterek şikâyetçi olmadığını kaydetmişti. Bugünkü duruşmada dinlenen üçüncü müşteki polis de şikâyetçilikten vazgeçtiğini ve davaya katılmak istemediğini bildirdi. Duruşmada hakim ile polis memuru arasında şu diyalog gerçekleşti: Hakim: "Mukavemet edildiğini gördünüz mü?" Polis memuru: "Olumsuz. O hengamede mümkün değil." Hakim: "Dağılın anonsu yapıldı mı?" Polis memuru: "Yapıldığını hatırlıyorum." Hakim: "Ona rağmen dağılınmadı mı? Polis memuru: "Emin değilim." Avukatların olay yeri tutanağında imzası bulunan diğer polislerin dinlenmesi talebini yinelemesinin ardından duruşma savcısı eksikliklerin giderilmesini istedi. Özgür Çelik ve 25 sanık hakkında "görevi yaptırmamak için direnme", "kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere silahsız katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama", "kasten yaralama" ve "kamu malına zarar verme" suçlamalarıyla 3 yıl 11 aydan 17 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Hakim, henüz dinlenmeyen 5 sanık ile 2 müştekinin dinlenmesi amacıyla duruşmayı 19 Nisan 2027 tarihine erteledi. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.