SON DAKİKA

#Düzensiz Göç

HABER DEĞER - Düzensiz Göç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Düzensiz Göç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İspanya'dan İtalya'ya ültimatom: 9 Ağustos'a kadar süre verildi Haber

İspanya'dan İtalya'ya ültimatom: 9 Ağustos'a kadar süre verildi

Madrid ile Roma hatlarında diplomatik gerilim tırmanıyor. İspanya makamlarından yapılan resmi açıklamada, İtalya'nın İspanya'dan gelen yolculara yönelik devreye soktuğu sınır kontrolleri "yakın tarihte eşi benzeri görülmemiş tek taraflı ve haksız bir karar" olarak tanımlandı. Özellikle yaz turizminin en yoğun olduğu sezonda binlerce seyahat severin mağdur edildiğine ve ciddi bir hukuki belirsizlik ortamı yaratıldığına dikkat çekildi. Roma'ya 9 Ağustos'a kadar süre İspanya hükümeti, İtalyan yetkililere uygulamayı sonlandırmaları için 9 Ağustos Pazar gününe kadar net bir süre tanıdı. Sürenin dolmasına rağmen kontrollerin kaldırılmaması durumunda, İspanyol vatandaşlarının haklarını ve ülkenin uluslararası itibarını savunmak adına orantılı tedbirlerin devreye sokulacağı açıklandı. Başbakan Pedro Sanchez'in konuyu ele almak üzere kabine üyeleriyle acil koordinasyon toplantısı gerçekleştirdiği, Meloni hükümetine İspanyol yolculara diğer Avrupalı vatandaşlarla eşit muamele edilmesi çağrısında bulunulduğu aktarıldı. "Sebte gerekçe gösterilemez" İtalya'nın uygulamaya gerekçe olarak İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprakları Sebte'de (Ceuta) yaşanan kitlesel düzensiz göç hareketlerini göstermesi Madrid yönetimi tarafından reddedildi. Açıklamada, Sebte'nin Schengen bölgesi içinde özel bir hukuki statüye sahip olduğu, buradan giriş yapan kişilerin pasaportsuz seyahat alanında serbestçe dolaşım hakkının bulunmadığı vurgulandı. Bölgedeki son olaylarda 30 Temmuz itibarıyla şehre gelen yaklaşık 72 bin göçmenin büyük kısmının Fas'a geri gönderildiği, 80 göçmenin cansız bedenine ulaşıldığı ve 1.342 refakatsiz çocuğun kayıt altına alınarak tespit çalışmalarının sürdüğü bilgisi paylaşıldı. İspanya tarafı ayrıca, İtalya'daki düzensiz göçmen giriş rakamlarının İspanya'nın iki katı olmasına rağmen Madrid'in hiçbir zaman Roma'ya yönelik tek taraflı bir sınır kontrolü mekanizması işletmediğine dikkat çekti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İspanya açıkladı: 70 bin göçmen geri gönderildi Haber

İspanya açıkladı: 70 bin göçmen geri gönderildi

İspanya İçişleri Bakanı Fernando Grande-Marlaska, Avrupa Birliği (AB) içişleri bakanları olağanüstü toplantısının ardından kritik düzensiz göç krizine dair basın toplantısı düzenledi. Bölgedeki insan hareketliliğine ve atılan adımlara değinen Marlaska, İspanya topraklarında kalanların durumuyla yakından ilgilendiklerini ve gerekli görüldüğü takdirde iade işlemlerinin gerçekleştirileceğini vurguladı. 70 bine yakın Ggçmen Fas'a geri döndü Marlaska'nın paylaştığı verilere göre, Sebte sınırından geçiş yapan yaklaşık 72 bin düzensiz göçmenden 70 bine yakını Fas'a geri döndü. Kriz sürecinde toplam 75 kişinin yaşamını yitirdiğini belirten Bakan, yerel basında daha önce 88 olarak duyurulan can kaybı rakamını güncelledi. Avrupa Birliği içişleri bakanlarının İspanya'nın kriz yönetimine destek verdiğini aktaran Marlaska, sosyal medyada yayılan dezenformasyonun toplu geçişleri körüklediğini ve bu durumun insan hayatını büyük bir tehlikeye attığını ifade etti. Öte yandan İspanyol polisi, bölgeye geçmeye çalışan 44 göçmenin hâlâ kayıp olduğunu bildirdi. Mallorca açıklarında kayık faciası endişesi Sebte krizinin yanı sıra İspanya'nın Balear Adaları açıklarında da acı bir olay gün yüzüne çıktı. Mallorca adasına geçmeye çalışan 19 düzensiz göçmenden 2'si, teknelerinin akıntıya kapılmasından 15 gün sonra denizde sağ olarak bulundu. İspanya Denizcilik Kurtarma Hizmeti ve Sivil Muhafızlar tarafından Mallorca'nın açıklarında susuz ve aç bir halde kurtarılan Kuzey Afrikalı iki göçmen hastaneye kaldırıldı. Kurtarılan göçmenlerin ifadelerine göre, teknede toplam 19 kişi bulunuyordu ve diğer 17 kişinin yaşamını yitirmiş olabileceğinden endişe ediliyor. Kayıp kişilerin bulunması için bölgede havadan helikopter destekli arama kurtarma çalışmaları başlatıldı. Sürecin arka planı Fas'ın Fenidek kenti kıyılarından İspanya'nın Sebte kentine ulaşmak için yüzerek geçiş denemesi yapan 800'ü aşkın düzensiz göçmene 30 Temmuz tarihinde müdahale edilmişti. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez kriz karşısında tüm devlet imkanlarının seferber edildiğini duyurmuş, hükümet güvenliği sağlamak amacıyla bölgeye silahlı kuvvetlerin konuşlandırılmasına karar vermişti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

İzmir Ekonomi Kulübü'nde Türkiye'nin NATO üyeliği ve güvenlik politikaları ele alındı Haber

İzmir Ekonomi Kulübü'nde Türkiye'nin NATO üyeliği ve güvenlik politikaları ele alındı

İzmir Ekonomi Kulübü tarafından düzenlenen "Ortak Gelecek İçin Ortak Akıl ile Vizyon Arayışları" toplantısında, "Milli Güvenliğin Ekonomik Boyutu: Türkiye'nin NATO Üyeliği" başlıklı sunumuyla katılımcıların karşısına çıkan Dr. Zekeriya Akçam, milli güvenlik ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiyi kapsamlı bir çerçevede ele aldı. Toplantının açılış konuşmasını Kulüp Başkanı Dr. Sıddık Topaloğlu yaparken, moderatörlüğü İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Attila Acar üstlendi. İş dünyası, akademi, bürokrasi ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı etkinlikte, Türkiye'nin NATO içindeki konumu, savunma harcamalarının ekonomik etkileri ve küresel güç dengelerindeki değişimler değerlendirildi. Konuşmasında NATO'nun yalnızca bir savunma ittifakı olmadığını belirten Akçam, örgütün aynı zamanda İkinci Dünya Savaşı sonrasında şekillenen uluslararası düzenin ve ABD liderliğindeki küresel güç mimarisinin önemli kurumsal araçlarından biri olduğunu ifade etti. Türkiye'nin 1952 yılında NATO'ya katılımının da yalnızca diplomatik bir tercih değil, dönemin uluslararası güvenlik koşullarının ortaya çıkardığı stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi. Akçam, Türkiye'nin dış politika tercihlerini anlamada yapısal gerçekçilik (neo-realizm) yaklaşımının önemli olduğunu belirterek, devletlerin güvenlik politikalarının büyük ölçüde uluslararası sistemin yapısı tarafından şekillendirildiğini vurguladı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında uygulanan denge ve tarafsızlık politikasının dönemin uluslararası şartlarının bir sonucu olduğunu ifade eden Akçam, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Sovyet tehdidinin ortaya çıkmasıyla Türkiye'nin NATO üyeliğine yöneldiğini kaydetti. Sunumunun son bölümünde güncel gelişmelere değinen Akçam, Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu'daki çatışmalar ve İran kaynaklı gerilimlerin mevcut uluslararası sistemin dönüşüm geçirdiğini gösterdiğini söyledi. Soğuk Savaş sonrasında NATO'nun önemini yitireceği yönündeki beklentilerin gerçekleşmediğini belirten Akçam, düzensiz göç, terörizm ve bölgesel çatışmaların küresel güvenlik açısından ciddi tehditler oluşturmaya devam ettiğini ifade etti. Türkiye'nin jeopolitik konumu ve güvenlik ihtiyaçları dikkate alındığında NATO üyeliğinin stratejik önemini koruduğunu dile getiren Akçam, Türkiye'nin hem ulusal güvenliği hem de bölgesel istikrar açısından ittifak içerisinde güçlü bir konumda bulunmasının kritik önemde olduğunu söyledi. NATO'nun gelecekte de uluslararası güvenlik mimarisinin temel unsurlarından biri olacağını belirten Akçam, Türkiye'nin bu yapı içerisindeki rolünün önemini sürdüreceğini vurguladı haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Roma’da NATO zirvesi: Kasapoğlu'ndan "360 derece güvenlik" vurgusu Haber

Roma’da NATO zirvesi: Kasapoğlu'ndan "360 derece güvenlik" vurgusu

AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, NATO Parlamenter Asamblesi Akdeniz ve Orta Doğu Özel Grubu ile Siyasi Komisyon Ortak Toplantıları'na katılmak üzere gittiği Roma'daki temaslarını tamamlayarak yurda döndü. Görüşmeler kapsamında Avrupa-Atlantik güvenliği ile Körfez bölgesinin istikrarı arasındaki stratejik bağlantılar değerlendirilirken, NATO'nun güney kanadındaki ortaklık imkanları da ayrıntılı bir şekilde masaya yatırıldı. Bütüncül güvenlik ve hibrit tehditler Toplantı çerçevesinde söz alan Kasapoğlu, günümüzün karmaşık güvenlik ortamında "360 derece güvenlik yaklaşımının" kritik bir rol oynadığını ifade etti. Terörizm, düzensiz göç, enerji arz güvenliği ve hibrit tehditlerin artık birbirisinden kopuk düşünülemeyeceğine dikkat çeken Kasapoğlu, bölgesel krizlerin ancak bu bütüncül bakış açısıyla aşılabileceğinin altını çizdi. Stratejik rekabet ortamının temel unsurlarının ele alındığı oturumlarda; enerji güvenliği, deniz yollarının korunması, göç rotaları ve siber tehditler gibi başlıkların merkezi bir konuma geldiği vurgulandı. Uluslararası hukuk ve Ukrayna desteği NATO'nun güney kanadında dayanışma ve ortak güvenlik anlayışının güçlendirilmesinin ön plana çıktığı görüşmelerde, müttefikler arasındaki iş birliğinin önemi bir kez daha tescillendi. Toplantı sonunda yayımlanan mesajlarda müttefikler, Ukrayna'nın egemenliği, bağımsızlığı ve toprak bütünlüğüne yönelik sarsılmaz desteklerini yinelediler. Katılımcılar, bölgesel istikrarın anahtarı olarak uluslararası hukuka dayalı düzenin korunmasının hayati önem taşıdığı konusunda fikir birliğine vardılar. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı Haber

Bahçeli’den İran sınırı uyarısı: Çok katmanlı hazırlık yapılmalı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, belediye başkanlarının katılımıyla düzenlenen iftar programında yaptığı konuşmada bölgesel gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden savaşın bölgeyi daha geniş bir istikrarsızlık alanına sürükleyebileceğini belirten Bahçeli, Türkiye’nin özellikle İran sınırına yönelik güvenlik tedbirlerini artırması gerektiğini vurguladı. Ortadoğu’daki krizlerin birbirinden kopuk olmadığını söyledi Bahçeli konuşmasında Gazze’den İran’a kadar uzanan krizlerin tek tek değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Lübnan, Suriye, Irak ve İran hattında yaşanan gelişmelerin daha geniş bir jeopolitik hesaplaşmanın parçası olduğunu belirten Bahçeli, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiğini söyledi. Bahçeli’ye göre Avrasya’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada enerji hatları, ticaret koridorları ve nüfuz alanları üzerinden yeni bir güç mücadelesi yürütülüyor. Ortadoğu’da çatışmanın yeni bir aşamaya geçtiğini belirtti Bahçeli, bölgede uzun yıllar vekâlet savaşları üzerinden yürüyen mücadelenin artık daha doğrudan bir çatışma evresine girdiğini söyledi. Gazze’de başlayan gerilimin Lübnan, Suriye ve Irak üzerinden İran’a kadar uzanan bir etki yarattığını ifade etti. Bu durumun yalnızca askeri hedeflerin değil, devletlerin caydırıcılık kapasitesinin ve bölgesel nüfuz alanlarının da test edildiği bir süreç olduğunu vurguladı. İran’da yaşanabilecek çözülmenin bölgeyi etkileyebileceğini söyledi Bahçeli konuşmasında İran’da yaşanabilecek olası bir zayıflamanın yalnızca iç politika meselesi olmayacağını ifade etti. Böyle bir durumun düzensiz göç hareketleri, kaçak ekonomi ağları ve silahlı grupların yayılması gibi sonuçlar doğurabileceğini belirtti. Bahçeli, Suriye krizinin Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini hatırlatarak benzer risklerin İran merkezli gelişmelerde de ortaya çıkabileceğini söyledi. “Sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir” Türkiye’nin bu süreçte güçlü bir devlet refleksi göstermesi gerektiğini vurgulayan Bahçeli, İran sınırına özel olarak dikkat çekti. Bahçeli, “Her şeyden önce sınır güvenliği en üst düzeyde tahkim edilmelidir. İran hattında doğabilecek her ihtimal için çok katmanlı bir hazırlık yapılmalıdır” ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca muhtemel göç hareketleri, kaçakçılık faaliyetleri ve terör sızmaları gibi risklerin aynı güvenlik perspektifi içinde ele alınması gerektiğini söyledi. Avrupa ile koordinasyon çağrısı yaptı Bahçeli konuşmasında Avrupa Birliği ile erken koordinasyon kurulması gerektiğini de ifade etti. Suriye krizinde Avrupa’nın hazırlıksız yakalandığını ve yükün büyük bölümünü Türkiye’nin taşıdığını hatırlatan Bahçeli, yeni bir bölgesel kriz durumunda aynı tablonun yaşanmaması gerektiğini belirtti. Türkiye’nin yalnız yük taşıyan bir sınır ülkesi değil, kriz yönetiminde merkezi bir aktör olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin jeopolitik rolüne dikkat çekti Bahçeli konuşmasının sonunda Türkiye’nin jeopolitik önemine değinerek küresel rekabette ticaret koridorları ve enerji hatlarının belirleyici hale geldiğini ifade etti. Türkiye’nin Avrasya’nın merkezinde yer alan stratejik bir ülke olduğunu söyleyen Bahçeli, bu konumun kriz dönemlerinde stratejik akıl ve güçlü devlet refleksi gerektirdiğini belirtti. haberdeger.com Bağımsız • Yerli • Antiemperyalist

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.